Etiket: Olmak

  • Başkan Özgüven: “Bu şehrin belediye başkanı olmak büyük onur”

    Konya’nın Ereğli İlçe Belediye Başkanı Özkan Özgüven’in gerçekleştirdiği ev ziyaretleri, davetlerle çığ gibi büyüyor. Takdir toplayan ziyaretler sıcak bir sohbet ortamı oluştururken hizmetler konusunda istişare imkanı da sunuyor.

    “Bu şehrin belediye başkanı olmak büyük onur” diyen Başkan Özgüven, “Çat kapı misali başladığımız ev ve mahalle ziyaretlerimize gösterilen ilgi ve hemşehrilerimizin misafirperverliği bizi mutlu ediyor. Her zaman vatandaşlarımızla bir araya gelmeye özen gösteriyoruz. Esnaf ziyaretlerimizde, ev ve mahalle ziyaretlerimizde hemşehrilerimiz bizi samimi karşılıyor. Göreve geldiğimizde halkın başkanı olma prensibimizi gerçekleştirdiğimizi hissetmek bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor. Bu ilgiye ve vatandaşlarımızın bize olan desteğine layık olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Onlarla istişare ederek istek ve talepleri doğrultusunda hizmet rotamızı belirliyoruz. Makamlar, mevkiler gelip geçici. Bu nedenle, şehrimize daha fazla eser bırakabilmek adına gece gündüz demeden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ereğlimizi gelişen, büyüyen ve cazibe şehir hüviyetine kavuşturmaya devam edeceğiz. Bu noktada en büyük gücümüz vatandaşlarımızın bize olan desteğidir. Bize inanan ve her zaman desteğini esirgemeyen tüm hemşehrilerimize saygılarımı sunuyor, ziyaretlerimizde bize gösterdikleri güler yüzleri ve misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum” dedi.

  • Çanakkale şehidinin 103 yaşındaki oğlu, Afrin’de şehit olmak istiyor

    Babası Çanakkale Cephesinde şehit olan 103 yaşındaki Osman Ateş, Afrin’in YPG/PKK’lı teröristlerden temizlenmesi için başlatılan Zeytin Dalı Operasyonu’na katılıp şehit olmak istiyor.

    Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Balcı köyünde yaşayan 103 yaşındaki Osman Ateş, Mehmetçik’in Özgür Suriye Ordusu’yla (ÖSO) birlikte Afrin’de yürüttüğü Zeytin Dalı Operasyonu’na katılmak istediğini dile getirdi. Babası Piyade Er Karaosmanoğlu Nazif’in Seddülbahir’de şehit düştüğünü söyleyen Ateş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Operasyonu’na katılma talebinde bulundu. Yakınları tarafından, elindeki Türk bayrağıyla görüntüye alınan Ateş, “Reisicumhurumuzdan Allah razı olsun. Babam Çanakkale’de şehit oldu, ben de şehit olmak istiyorum” diye konuştu.

  • Engelli vatandaşları emekli olmak vaadiyle dolandırdı

    Engelli vatandaşları emekli olmak vaadiyle kandıran dolandırıcı Bursa’dan yapılan ihbarla yakayı ele verdi.

    Bursa’da yüzde 42 engelli raporu olan vatandaşı “Emekli olmana yardımcı olacağım, Ankara’da bürokrat tanıdıklarım var” vaadiyle kandıran Cemil K. isimli şahıs Bursa polisinin çalışmaları neticesinde yakalanarak cezaevine gönderildi.

    Bursa’da yüzde 42 engelli raporu olan ve malulen emekli olmak isteyen fakat bunun için engel oranının yüzde 45 olması gereken L.A., kendisine “Emekli olmana yardımcı olacağım, Ankara’da bürokrat tanıdıklarım var” vaadiyle gelen bir şahıs tarafından 22 bin 300 lira dolandırıldığına dair Bursa Asayiş Şube Müdürlüğüne ihbarda bulundu. İhbarı değerlendiren Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Yan Kesicilik ve Dolandırıcılık (YANDOL) Büro Amirliği konuyla ilgili başlattığı araştırmada dolandırıcının isminin Cemil K. olduğunu buldu. Cemil K. isimli şahıs hakkında inceleme yapan ekipler, şahsın daha önce de aynı yöntemle M.Ö.Ü. isimli bir vatandaşı 3 bin 450 lira, R.A. isimli bir başka vatandaşı ise 23 bin 500 lira dolandırdığını tespit etti. Şahsın yakalanması için çalışmalara başlayan YANDOL ekipleri Cemil K.’yi yakaladı. Gözaltına alınan Cemil K. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Ceviz üreticileri dünya markası olmak için bir araya geldiler

    Özel bir ceviz çiftliği öncülüğünde düzenlenen etkinlikte bir araya gelen ceviz yetiştiricileri, yaşadıkları sorunların giderilmesi ve ceviz üretiminin geliştirilmesi için yapılabilecek çalışmaları konuştular.

    Türkiye’de son dönmelerde büyük gelişme gösteren ceviz yetiştiriciliği sektörü, İstanbul’da bir araya geldi. Sarıyer’de özel bir ceviz üretim çiftliğinin öncülüğünde düzenlenen “Ceviz İçin Beraberiz” seminerinde ceviz üretimi, ticaret ve makineleşmede yaşadıkları problemler, üretiminin geliştirilmesi için kullanılabilecek yöntemler konuşuldu. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurtdışından gelen yaklaşık 150 üreticinin katıldığı seminer, ceviz üreticisi bir firmanın yetkilisi Aycan Kemaloğlu’nun sunumuyla gerçekleşti. Türkiye’de ceviz üretiminin durumu, ceviz ticaretinde Türkiye piyasasının durumu ve yaşanan problemler hakkında bilgiler aktaran Kemaloğlu, üreticilerin yaşadığı sorunların çözümü için diğer katılımcıların da önerilerini dinledi.

    Türkiye’de ceviz üretiminin giderek geliştiğinin ve dünyada öncü bir konuma gelindiğinin vurgulandığı seminerde, katılımcılar birlik olmak için bir dizi karar aldı. Sorunlarının çözümü için resmi bir kuruluş altında toplanmaları gerektiğini söyleyen katılımcılar, bir dernek kurmak için çalışma başlatılması konusunda karar aldılar. Kurulacak dernekle yaşadıkları sorunların daha rahat bir şekilde giderilebileceğini söyleyen ceviz yetiştiricileri, ceviz üretimi için önemli adımların atıldığı semineri düzenleyen firma yetkililerine teşekkür ettiler.

    Türkiye genelindeki ceviz üreticilerinin sorunlarını çözmek, ileride yaşayacakları sorunlar için birlik olmak amacıyla bir araya geldiklerini söyleyen ev sahibi firma yetkilisi Aycan Kemaloğlu, “Bildiğiniz gibi cevizde dışa bağlı bir ülkeyiz. Tükettiğimiz cevizin yüzde 50’sini dış ülkelerden ithalat eden bir ülkeyiz. Son birkaç yıldır Türkiye’de ceviz adına güzel işler yapılıyor. Devletin de verdiği desteklerle ile büyük yatırımlar yapılmakta ve sezonun son döneminde marketlerimizde, pazarlarda yerli ceviz görebiliyoruz. Bu da güzel bir gelişme bizim için. İnşallah bu yatırımların sonunda pazarlarda yerli cevizi daha fazla görebilme imkanı bulabileceğiz. Ancak biz ceviz üreticilerinin belli sorunları var. Bu problemlerimiz ortak. Burada bir araya gelerek bu sorunlarımızı konuşuyoruz. Maliyetlerimizi düşürmek için makineleşmenin, sanayileşmenin önemini anlatıyoruz. İleride neler yapabiliriz, kuracağımız bir birlikle nasıl güç sağlarız, bunları konuşuyoruz. Yaklaşık olarak 145 üreticimiz bugün düzenlenen toplantımıza katıldı. Bu seminerimize katılan herkes kendi sorunlarını anlatabiliyor. Burada bir paylaşım olduğu için tatmin söz konusu oluyor” dedi.

    Düzenlenen seminer için Bursa’nın Yenişehir ilçesinden geldiğini söyleyen Yusuf Yormazoğlu, seminerde sorunlarını paylaşabilme imkanı bulduklarının belirterek, “Bursa’nın Yenişehir ilçesinde yaklaşık bin 500 dönüm kadar ceviz bahçemiz var. Bu işte gelişmek, bilgi almak istiyorum. Sağ olsunlar böyle bir etkinliği organize ettiler, bizler de geldik. Profesyonel ceviz üreticiliği Türkiye için yeni bir sektör. Şu an üreticiler ve ceviz yetiştiricileri sektörü öğrenme aşamasında. Ama yaklaşık bir beş yıl sonra belli bir birikim noktasına geleceğiz. Dolayısıyla üreticiler tam anlamıyla organize olmuş ve birlik haline gelmiş değiller. Bugün buradan bu birliğin başlangıcını oluşturmuş durumdayız. Bugün burada olmamızın esas sebeplerinden birisi de buydu. Anladığım kadarıyla katılımcı arkadaşların da bu konuda ciddi bir iradeleri var. Umuyorum ki bu ceviz topluluğunun sonunda bir birlik oluşacaktır” diye konuştu.

    Ceviz üreticilerinin ortak kararıyla birçok kararın alındığı ve yaşanan problemler için üretilebilecek çözümlerin konuşulduğu seminer, toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

  • Nadir hastalıklı çocuklar mutlu olmak istiyor

    Mersin Şehir Hastanesi Çocuk Metabolizma Servisi’nde nadir hastalıklar nedeniyle tedavi gören çocuklar, mum üfleyip pasta keserek yeni yılı kutladı. Nadir hastalıklı çocuklar, yeni yılda daha çok mutlu olmak istediklerini söyledi.

    Dünyadaki sayıları, yarısı çocuk 35 milyonu bulan ve özellikle akraba evlilikleri nedeniyle çok büyük bir kısmı Türkiye’de yaşayan nadir hastalıklar, genetik ve doğuştan gelen, 800’den fazla hastalığı kapsayan hastalıklar. Akdeniz Bölgesi’nde görülme sıklığı da oldukça yüksek olan nadir hastalıklar, çocukları psikolojik olarak da etkiliyor.

    Nadir hastalıklı çocuklar pasta keserek yeni yılı kutladı

    Mersin’de nadir hastalıklı çocuklara tedavi hizmeti veren tek merkez olan Mersin Şehir Hastanesi Çocuk Metabolizma Servisi de moral vermek amacıyla şu an tedavileri devam eden çocuklar için erken yılbaşı kutlaması yaptı. Serviste tedavi gören 11 çocuğun moral ve motivasyonunu arttırmak, tedavi sürecine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen organizasyonda, servisin bir bölümü balonlar ve renkli kağıtlarla süslendi. Kimisi annesinin kucağında, kimisi tekerlekli sandalyede, kimisi de yürüyerek kutlamalara katılan çocuklar, Çocuk Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Şeker Yılmaz ve hemşirelerle birlikte pastaların üzerindeki mumları üfleyerek, pasta kesen çocuklar, 2018’den mutluluk diledi.

    “Bu çocukların erken tanı aldıklarında tedavi şansları var”

    Kutlamanın ardından açıklama yapan ve Mersin’de tek çocuk metabolizma uzmanı olan Dr. Berna Şeker Yılmaz, nadir hastalıkların genetik hastalıklar olduğunu söyledi. “Özellikle akraba evliliğine bağlı bölgemizde sıklığı yüksek olan hastalıklar bunlar” diyen Dr. Yılmaz, nadir hastalıkların doğuştan geldiğini belirtti. Nadir hastalıklı çocukların, erken tanı aldıklarında tedavi şansları olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Ama bunların tedavileri son derece masraflı ve son derece özel tedaviler. Sağlık Bakanlığı bu tedaviyi karşılıyor. Bunlar özel merkezlerde veriliyor. Tedavi aldıkları zaman tamamen normal hayatlarını sürdürebilen çocuklar. Ama bunlar özel çocuklar, genelde tanı almadan atlanan, farklı bulgularla farklı tedaviler uygulanan ve böylece tedavi, yaşam şansını kaybeden çocuklar. Bu hastalıklar lizozomal depo hastalıklar olarak geçiyor. Bunlar genetik bazı enzim eksikliklerine bağlı ve eklemleri, kasları, beyni, gözü, kulağı, bildiğiniz bütün organ ve dokuları etkileyen yaygın hastalıklar” dedi.

    “Türkiye’de sıklığı son derece yüksek. Nadir hastalık diyoruz ama aslında nadir değil”

    Mersin Şehir Hastanesi’nde şu anda 11 çocuğun yatarak enzim replasman tedavisi gördüğü bilgisini veren Yılmaz, “Mersin’de bunu yapan tek merkez biziz. Ulaşmak istediğimiz daha çok hastamız var. Bunlar nadir hastalıklar olarak geçiyor. 800’den fazla hastalık ama aslında nadir değiller. Türkiye’de sıklığı son derece yüksek, 3 bin ile 6 bin canlı doğumda bir görülüyor ve çoğu tanı konmadan atlanıyor. Bunların bir kısmı da Sağlık Bakanlığı’nın getirdiği Ulusal Yenidoğan Tarama Programı ile yenidoğan döneminde taranıyor. Bizim hedefimiz, bu taramaların genişletilip bütün çocukların tanı alması. Bu konuda hastanede yapılmayan tetkiklerimiz var, onların da en kısa zamanda yapılması için çabalıyoruz. Ama hiç de nadir hastalıklar değiller aslında. Sadece tanı alamayan, atlanan çocuklar.

    Dünya genelinde 35 milyon hasta olduğu söyleniyor. Bunların yüzde 50’si çocuk ve Türkiye bu oranın çok büyük bir kısmını oluşturuyor” diye konuştu.

    Erken ve doğru tanı konur ve tedavi verilirse pek çoğunda normal yaşam süresi sağlanabildiğine dikkat çeken Yılmaz, “Tedavi almayan, atlanan çocukları maalesef kaybediyoruz. Anne babaları en çok uyardığımız konu, akraba evliliği yapmamaları. Maalesef bu yapıldıktan sonra ilk çocuk tanı aldığında ikinci çocuğun mutlaka anne karnında tanı almasını istiyoruz. Bu konuda destek veriyoruz. Ailelerin bu konuda bilinçli olup, bir çocuğu hastaysa diğer gebeliklerinde mutlaka bize başvurması, önerdiğimiz tanı ve tedavi yöntemlerini kullanması gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “Toplumda dışlanan bu çocukların morale çok ihtiyaçları var”

    Bu çocukların moral ve desteğe çok ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bunlar, şeklen ve görüntü olarak çok engelli, toplum içinde de dışlanan çocuklar. Serviste bile sıkıntı yaşıyorlar. Biz burada bunlara çok güzel bir servis ortamı oluşturduk. Moral ve motivasyon desteği sağlamak için böyle bir yılbaşı programı organize ettik. Dileğimiz, bu çocuklar için daha çok şey yapabilmek, 2018’in onlar için daha güzel bir yıl olması, daha çok imkan sağlayıp daha fazla tanı koyup daha fazla tedavi verebilmek” ifadelerini kullandı.

    Üniversite bitiren Alişan’ın tek isteği bir iş

    Serviste 23 yaşındaki Alişan ile 14 yaşındaki Sıla Kutlu, nadir hastalıklarına karşın, yaşama tutunmayı başarmış iki kardeş. Tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdüren Alişan, iki yıllık üniversite mezunu. Sıla ise Tevfik Sırrı Gür Anadolu Lisesi birinci sınıf öğrencisi. Alişan, ‘Düşlerim ve Kameram’ adlı bir kendi yaşamını anlatan bir belgesel de çekmiş ve belgesini sosyal medyada yer almış. Sıla da çok başarılı bir öğrenci.

    Sıla, 2018’den beklentilerini şöyle dile getiriyor: “İyi, mutlu bir yıl olsun istiyorum. Yeni yılda daha mutlu olmak istiyorum. Derslerim güzel. Eczacılık okumak ve yeni, güzel ilaçlar geliştirmek istiyorum.”

    “Oğlumun tek ihtiyacı iş”

    Alişan ve Sıla’nın annesi Cavide Kutlu da hastalığın tedavisinde yeni ilaçlar çıktığı için çok mutlu olduklarını söyledi. Alişan yürüyemediği için bu tedaviyi alamadığını belirten Anne Kutlu, “İnşallah ona da bir tedavi uygulanır. Sağlık Bakanlığımıza sesleniyorum, biraz daha çocuklarımıza gayret ve destek gösterirlerse seviniriz” dedi.

    Oğlu Alişan’ı tekerlekli sandalyede üniversitede okuttuğunu ifade eden Kutlu, “Oğlum, üniversitede iki yıllık lojistik bölümünü bitirdi. Tek dileğim oğluma bir iş. Şu an benim oğlum 4 duvar arasında, ben onu dışarı çıkarmasam bütün hayatı evin içinde. Ama ben ikisine elimden geldiği kadar yetişmeye çalışıyorum. Oğlumun tek ihtiyacı iş. Oğlum, şu an iş arıyor, iş bekliyor. İş başvurusu yapıyoruz, ‘bizim aradığımız kriterde değilsin’ diyorlar. Bu sefer oğlumun anında psikolojisi bitiyor. Neden, ne eksiği var? Benim oğlum bilgisayar kullanıyor. Tamam tekerlekli sandalyede ama bu şekilde de okul bitirdi. Ben onu eve kapatmadım. Tek isteğim çocuklarımın geleceği. Oğlum çalışmayı gerçekten işitiyor. Yarım gün de olsa yeter. Biz parasında değiliz. Oğlum hayata tutunsun, bir işe yaradığını hissetsin. Biraz daha duyarlı olmalarını istiyoruz” diye konuştu.