Etiket: Olmadığını

  • Vatandaşlar aşı yapılacak grupta olup olmadığını e-Nabız’dan veya SMS ile öğrenebiliyor

    Vatandaşlar aşı yapılacak grupta olup olmadığını e-Nabız’dan veya SMS ile öğrenebiliyor

    Sağlık Bakanlığı, vatandaşların Covid-19 aşılamasında aşı yapılacak grupta olup olmadıklarını e-Nabız uygulaması üzerinden ya da kısa mesaj ile öğrenebileceklerini açıkladı.

    Sağlık Bakanlığı, sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, “Aşı yapılacak grupta olup olmadığınızı e-Nabız uygulaması üzerinden veya kısa mesaj (SMS) ile öğrenebilirsiniz” ifadelerine yer verdi.

    Covid-19 aşısı olacak vatandaşlar, uygulama marketleri üzerinden indirerek veya internet sayfasından e-Nabız’a giriş yaptıktan sonra aşılama gruplarında yer alıp almadıklarını öğrenebilecek. İnternet erişimi olmayan vatandaşlar ise aşı yapılacak grupta olup olmadığını kısa mesaj (SMS) ile öğrenmek için “AŞI” yazıp aralarında boşluk bırakarak sırasıyla T.C. kimlik numarası ve T.C. kimlik seri numarasının son 4 hanesini yazıp “2023”e kısa mesaj (SMS) gönderebilecek. (Örnek: AŞI 12345678910 1234)

  • Covid hastalarına bakan hekim, nasıl Covid-19 olmadığını anlattı

    Covid hastalarına bakan hekim, nasıl Covid-19 olmadığını anlattı

    Türkiye’de 10 ay önce ilk defa görülen ve tüm dünyayı bir senedir etkisi altına alan korona virüs (Covid-19) salgını korku yaymaya devam ederken en riskli grupta yer alan doktorlar da kendilerini korumak için üstün bir çaba sarf ediyor. Covid-19 ile burun buruna kalan doktorlardan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cüneyt Hayretdağ, korona virüslü hasta tedavi etmesine rağmen nasıl hastalığa yakalanmadığını anlattı ve herkesi önlemlere uyma konusunda uyardı.

    Pandemi döneminde hastalarının mağdur olmaması için tedavilere devam ettiklerini ve bu dönemde Covid-19’a yakalanmamak için kendi kliniklerinde aldıkları önlemleri anlatan Dr. Hayretdağ, “Neredeyse bir yıldır Türkiye pandemiyle yaşıyor. Biz de bu dönemde klinik olarak gerek ofiste, gerek hastanede, gerek servislerde bazı hastalarımızı evde, bazı hastalarımızı da ne yazık ki yoğun bakımda CPAP desteği ya da entübe olarak takip ettik. Bu dönemde ofisin hastalarının çok büyük bir kısmı Covid-19 hastasıydı. Standart takip ettiğimiz diyabet, kalp yetmezliği, hipertansiyon hastaları sanki iyileşmiş gibi kliniğe çok gelmedi ve Covid-19 hastası ağırlıklı baktığımız bir yıl oldu. Bu kadar korona virüslü hasta baktıktan sonra semptomatik bir dönemimiz olmadığı için ’Acaba asemptomatik Covid-19 geçirmiş miyiz?’ diye düşünerek testlerimizi yaptık. Covid-19 geçirmemişim. Aşının da Türkiye’de bizlere yapılmasına 10-15 günlük bir süre kaldı. Bu aşamada asemptomatik dahi olsa hastalığı geçirmemem nedeniyle, bu kadar Covid-19’lu hasta bakıp niye geçirmediğimi anlatmak istedim” dedi.

    Önlemleri anlattı

    Bu kadar riskli bir çalışma alanında olmasına rağmen nasıl Covid-19’a yakalanmadığını anlatan Dr. Hayretdağ, “Mutlaka hepimiz maskelerimizi taktık. El hijyenine dikkat ettik. Zaten hasta muayenesi ve sonrasında sabunla el yıkama alışkanlığım vardır. Onu standart olarak yaptık. İki saatte bir ofiste yardımcı personel de dahil herkes maskeleri değiştirdi. Hastaları maskesiz ofise almadık. Hasta yakınlarını olabildiğince ofise almadık. Hastaların maskelerini açmaması için ikramlık dağıtmadık. Personelin yemek yemesi sadece ona ayrılmış bölümde oldu. Kesinlikle koridorlarda ya da hasta odalarında çay kahve yemek ve benzeri bir şeyi kesinlikle izin vermedik. Covid-19 şüphesi olan hastaları mutlaka diğer hastalardan izole ederek baktık. Kendim ofise çıkarken asansör kullanmama rağmen dolu asansöre hiç binmedim. Yukarı çıkarken solunum sayısı maskeyle daha da artıp az sayıda virüsü derin inspirasyonla boğazımıza ve akciğerlerimize solunum hava yollarımıza çekme şanssızlığımız olmasın diye özellikle yürüyerek indim ama çıkmadım. Asansörü aşağıya inerken hiç kullanmadım. Sadece ofiste değil hastanede ve evde de böyle davrandım. Bunun dışında hastaları muayene ederken EKG toplarından tutun stetoskoplarımıza kadar hasta muayene öncesinde ve sonrasında dezenfeksiyon yaptık. Alkol dışında dezenfektan hiç kullanmadık. Kimyasal maddelerin olduğu dezenfektanlardan sakındık. Çünkü birçok maddenin bulunduğu anti dezenfektanlarda kemik iliği toksisitesi ve karaciğer toksisitesinin yüksek olduğunu düşünüyoruz. Onun için sadece alkol ve sabun kullandık. Bu arada ulaşımda her zaman tek kişi arabayla seyahat ettim. Ofise gelirken de ofisten dönerken de hatta bazen ev hastalarına gittiğimizde hemşiremiz ayrı arabayla biz kendi arabamızla hastaya ulaştık. Arabayı bulaşın en etkili olduğu yerlerden biri olarak kabul ettik ve kendimizi sakınmaya çalıştık” diye konuştu.

    Evde de izole yaşam

    Ev yaşamında da ofiste olduğu gibi izole bir yaşantı sürdürdüğünü anlatan Dr. Hayretdağ, “Evde sabah kahvaltısını yaptıktan sonra tüm gün atıştırmalık gibi şeyleri dışarıda yemedim. Çünkü maskeyi çıkarmanın riskli olduğunu düşündüm. Ofisten eve geçtiğimizde özellikle eşim ve çocuğum, hatta köpeğimi banyodan uzaklaştırdım. Direkt banyoya geçtim. Bütün kıyafetlerimi hatta o gün giydiğim ceketi dahil havalandırmak değil yıkama yoluyla günlük olarak kullandım. Arkasından kimseyle temas etmeden direkt banyoda bol sabunla yıkandım. Dişlerimi hemen fırçaladım ve alkollü bir ağız çalkalama suyuyla da her akşam çalkaladım. Bunu dışında gıda takviyesi ve benzeri bir şey kullanmadım ama bu dönemde D vitaminim 17’lerde olduğu için cilt bütünlüğünü koruması amacıyla Devit 3’ü günde 5-10 damla arasında düzenli olarak kullandım. Gıda takviyesi kullanmadım. Özel kliniğimize gelen çoğu hastamızı zatürre döneminde gribal semptom ve bulaştırıcılık dönemini geçirmiş olabilir. Bu durum da bize hastalığın bulaşma olmamasının sebebi olabilir. Normalde sabah tıraş olma alışkanlığım olmasına rağmen bu dönemde mutlaka akşamları sakal tıraşı oldum. El sağlığına her zaman dikkat ederdim. Eldiven kullanmıyorum ve kullanılmasını da önermiyorum bu dönemde. Onun için el sağlığına dikkat ettim çizik, çatlak tırnak problemleri ve benzeri bir şey olmadan ellerimi bol sabunlu su ile yıkayarak bu dönemi geçirdim. Kendimizi sosyal olarak izole ettik. Sevdiğimiz eş, dost, arkadaş, akraba ziyaretlerimizi uzun yemek oturumlarını ne yazık ki yapamadık. Çok şükür ki bu dönemi Covid-19 olmadan kazasız belasız geçirdik. İnşallah aşıya kadar da Covid-19 olmam” ifadelerini kullandı.

    Kendisinin Çin aşısı yaptıracağını da sözlerine ekleyen Dr. Hayretdağ, “Çin aşısını yaptıracağım. Aşıdan sonra da 15 gün daha Covid-19 olmazsam pandemi dönemini sorunsuz olarak geçirmiş olacağım” dedi.

  • İnşaat işçisi, yasaktan haberi olmadığını ileri sürdü yine de cezadan kurtulamadı

    İnşaat işçisi, yasaktan haberi olmadığını ileri sürdü yine de cezadan kurtulamadı

    Ağrı’dan Kastamonu’ya inşaatta çalışmaya gelen işçi, yasaktan haberi olmadığını ileri sürmesine rağmen cezadan kurtulamadı. Ülke genelinde saat 20.00 başlayan ikinci kısıtlamada Kastamonu’da 1 saatte 15 kişiye ceza uygulandı.

    Kastamonu’da korona virüs (Covid-19) salgınına karşı alınan önlemler çerçevesinde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamalarının ikinci gününde cadde ve sokaklarda sessizlik hakimdi. Kısıtlamanın başlaması iş çıkışlarına denk gelen vatandaşlar evlerinin yolunu tuttu. Yasakların başlamasıyla birlikte emniyet güçleri ana halterlerde denetim gerçekleştirdi. Yapılan uygulamalarda kurallara uymayan vatandaşlara ceza kesildi.

    Ağrı’dan Kastamonu’ya inşaatta çalışmak için geldiğini ifade eden Muhittin T., sokağa çıkma kısıtlamasından haberinin olmadığını belirterek, ekiplerden ceza kesmemesini istedi. Başka bir vatandaş ise misafirlikten geldiğini ve uygulamadan haberinin olmadığını belirtti. Ekiplere çeşitli mazeret sunan iki kişiye kısıtlama kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle 900’er lira idari para cezası kesildi.

    Ayrıca 3 farklı noktada yapılan denetimlerin ilk 1 saatlik bölümünde toplamda 15 kişiye kısıtlama kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle haklarında idari işlem yapıldı.

  • ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi, Trump’ın başkanlığa zihinsel olarak hazır biri olmadığını iddia etti

    ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi, Trump’ın başkanlığa zihinsel olarak hazır biri olmadığını iddia etti

    ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un kitabında ABD Başkanı Donald Trump hakkındaki açıklamalarına değinerek, Trump’ın başkanlık için zihinsel olarak, hazır biri olmadığı iddiasında bulundu.

    Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un kitabı ABD’de krize neden oldu. ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Bolton’un kitabında ABD Başkanı Donald Trump hakkındaki açıklamalara değinerek, Trump’ın başkanlık için zihinsel olarak, hazır biri olmadığı iddiasında bulundu. Pelosi, “Başkana yapılan suçlamaların yakın takipçisi olacağız. Soruşturmaları ve Başkan Trump’ın davranışlarını demokrat parti olarak gözetlemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Meclis Başkanı Pelosi, “Kitapta, Başkan Trump, hakkındaki iddialar etik olarak uygun değil ve ABD Başkanı olmaya zihinsel olarak hazırlıksız olduğunu gösteriyor. Başkan Trump, ABD Senatosundaki cumhuriyetçiler tarafından da önemli ölçüde başkanlık için yeterli görünmüyor” dedi.

  • Bakan Turhan: “Farkındalığın yaygınlaşması için kimsenin edilgen olmadığını, herkesin harekete geçmesi gerektiğini kabullenmesi lazım”

    Bakan Turhan: “Farkındalığın yaygınlaşması için kimsenin edilgen olmadığını, herkesin harekete geçmesi gerektiğini kabullenmesi lazım”

    Türkiye’de Yolcu Taşımacılığı Hizmetlerinin Erişilebilirliği Projesi’nin Erzurum Çalıştayı’nda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, “Farkındalığın yaygınlaşması için kimsenin edilgen olmadığını herkesin harekete geçmesini kabullenmesi lazım. Erişilebilirlik söz konusu ise kimse konu mankeni değildir” dedi.

    Bakan Turhan, Erzurum Atatürk Üniversitesi Nene Hatun Kültür Merkezi’nde, Türkiye ve AB tarafından ortaklaşa finanse edilen, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülen “Türkiye’de Yolcu Taşımacılığı Hizmetlerinin Erişilebilirliği Projesi”nin Erzurum Çalıştayı’na katıldı. Bakan Turhan çalıştayda işaret dili eğitimine de eşlik etti.

    Bakan Turhan ardından yaptığı konuşmada, farkındalığın yaygınlaşması için kimsenin edilgen olmaması gerektiğini ifade ederek, “Hiçbir panelde hiçbir konferansta olmayan ilgi Erzurum’da takip ediliyor. Gerçekleştirdiğimiz Ankara, Konya, İzmir, Gaziantep ve Trabzon’da kamuoyunu aydınlatmıştık. Yapacak çok işimiz var. Daha çok çabalayacağız ve sizlerden destek isteyeceğiz. Rol ve sorumlulukları netleştirilen ve yapılması gerekli olanları nasıl yapacağımız konusundaki çalışmalar çok önem taşıyor. Hizmeti veren de kullanan da bizimdir. Daha açık bir ifadeyle farkındalığın yaygınlaşması için kimsenin edilgen olmadığını herkesin harekete geçmesini kabullenmesi lazım. Erişilebilirlik söz konusu ise kimse konu mankeni değildir. Engelli arkadaşlarımız konunun önemini bizlerden çok daha önce önemsedikleri için güzel geri dönüşler yaptılar. Biz pozitif ayrımcılık ve indirim istemiyoruz dediler. Siz bize hizmeti öyle sunun ki biz bedelini ödeyerek kullanalım dediler. Çok haklıydılar ve farkındalıkları o kadar yüksek ki bu tip projelerde en çok onların desteğine ihtiyacımız var” dedi.

    Turhan, ülkede yaşayan her vatandaşın aynı imkanlara sahip olması için çalıştıklarını belirterek “Herkes kendi üstüne düşen rolü üstlenirken bir yardım değil hak meselesi olduğunu bilmeli. Bir eksiklik varsa bu da hizmetin eksikliği olur. Bugün diğer illerde gerçekleştirdiğimiz çalıştaylardaki gibi harekete geçiyoruz. Farkındalığı Türkiye’nin her yerine gerçekleştireceğiz. Hareket kabiliyeti kısıtlı, engelli ya da yaşlı bireyler için sunulan her fırsat erişebilir olacaktır. Erişilebilir bir Türkiye herkes için önemlidir. Eşitlenmenin temel amaçlarından birisi ulaşım ve haberleşme hürriyetidir. Ülkedeki bütün insanların aynı imkanlarla başka bir yere ulaşımı teslim edilmelidir. Ülkemizin her tarafının ulaşılabilir olması için Cumhurbaşkanımızın önderliğinde 17 yıldır gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz. 20 bin bölünmüş yol ile Türkiye’nin her köşesine güvenli seyahat edebiliyoruz. Dünyanın en büyük havaalanını inşa ettik. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, Marmaray gibi projeleri hizmete açtık. İnsanlarımıza yüksek hızlı treni sunduk. Bu hizmetten 11 şehrimiz yararlanıyor. İleride Ankara’nın doğusundaki illerimiz de bundan yararlanacak. Ulaşılabilir ve erişilebilir Türkiye için fiber kablo uzunluğumuzu 360 bin kilometreye ulaştırdık. 5 G için hummalı bir çalışma içerisindeyiz. Erzurum için 2002 sonundan 49 bin kilometre olan yolu 607 kilometreye çıkardık. Bütün bu çalışmalar farkındalık ile daha çok anlam kazanacaktır. Ülkemiz için değerli olan bu şehirde projemizin layığı ile devam edeceğine eminiz. Çalışmalarımızı Erzurumlu vatandaşlarımıza daha fazla duyurmak gerekiyor. Biz bugün bu yüzden buradayız” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Bakan Turhan engelli bireylere hediye takdim etti.