Etiket: Öldürülen

  • Öldürülen doktor için tören düzenlendi

    Elazığ’da öldürülen Doç. Dr. Mustafa Girgin için bugün tören düzenlendi.

    Olay, dün akşam saatlerine merkeze bağlı Nailbey Mahallesi Tuncay Sokak’ta bulunan bir apartmanın 5. katındaki öğrenci evinde meydana geldi. İddiaya göre, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 6. sınıf öğrencisi Fatih Şemsettin A. (23), sevgilisi pratisyen doktor Ç.G.B. ile birlikte aralarındaki sorunu görüşmek üzere Genel Cerrah Doç. Dr. Mustafa Girgin’i evine çağırdı. Evde çıkan tartışmada Girgin bıçaklanarak öldürüldü. Tıp öğrencisi ve doktor sevgilisi gözaltına aldı.

    2 çocuk babası Doç.Dr. Girgin için bugün görev yaptığı Fırat Üniversitesi Hastanesi morgu önünde tören düzenlendi. Törende 7 yaşındaki kızı Ahsen’in babasının tabutuna bakışı ve sarılıp öpmesi yürekleri dağladı.

    Son zamanlarda toplumda şiddet sarmalının ileri düzeyde olduğunu belirten FÜ Rektörü Prof. Dr. Kutbeddin Demirdağ, “Her gün televizyonlarda izliyoruz yol vermedin çek adamı vur, ters baktı git adamı vur. Bu tür olaylar bizim kültürümüzde ve inanç sistemimizde olmaması gerekiyor. Şiddeti herkesin reddetmesi gerekiyor. Şiddete başvuran herkesi kınaması gerekiyor. Olay gerçekten çok üzücü. Hayatının baharında genç bir kardeşimizi menfur bir olay sebebiyle kaybetmiş bulunuyoruz. Allah gani gani rahmet eylesin” dedi.

    Kelimelerin tükendiği yerde olduklarını ifade eden İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Cahit Polat ise, “Allah herkese akıl fikir versin. Nereye kadar. İnsanların saygılı olması lazım. Bu işler bizi çok üzüyor. Allah Mustafa Hocamıza rahmet eylesin” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Girgin’in naaşı morgdan alınarak tekbirlerle cenaze aracına konulup, İzzetpaşa Camisi’ne götürüldü.

    Törene, AK Parti Belediye Başkan adayı Şahin Şerifoğuları, FÜ Rektörü Prof.Dr. Kutbeddin Demirdağ, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Cahit Polat, üniversite personeli, hastane çalışanları, sevenleri, yakınları, ailesi, askeri erkan ve emniyet personelleri katıldı.

  • Taksiciler öldürülen arkadaşlarını uğurladı

    İstanbul Bayrampaşa’da aracında uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Nihat Elçi’yi taksici arkadaşları, oluşturdukları metrelerce uzunluğunda araç konvoyu ile son yolculuğuna uğurladı. Arkadaşlarına veda eden taksicilerin konvoyu havadan görüntülendi.

    Bayrampaşa’da aracında uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden taksici Nihat Elçi, düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Elçi için Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Camii’nde tören düzenlendi. Taksiciler son görevde arkadaşları Elçi’yi yalnız bırakmadı. Elçi’nin naaşı camiye getirilirken ve defnedilmek üzere mezarlığa götürülürken taksiciler cenaze aracının arkasından bir an olsun ayrılmadı. Taksiciler cenaze aracını, oluşturdukları metrelerce uzunluğundaki araç konvoyuyla takip etti. Taksicilerin konvoyu havadan görüntülendi.

  • 12 yıl önce öldürülen iki kuzenin davası başladı

    Balıkesir’in Savaştepe ilçesine bağlı kırsal Karacalar Mahallesi’nde 12 yıl önce iki kuzenin öldürülmesiyle ilgili dava görülmeye başlandı.

    21 Mart 2006 tarihinde okula gitmek için evlerinden çıkan Büşra Karabacak ile Tuğçe Yıldırım kuzenlerin katil zanlılarının yargılanmasına Balıkesir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı. Kuzenlerin aileleri ile birlikte Balıkesir Adliyesi önünde basın açıklaması yapan ailelerin Avukatı İbrahim Erenci, Adli Tıp Kurumunun verdiği raporların yanlış değerlendirildiğini belirterek, davayı açtıklarını söyledi. Avukat Erenci, olaydan 44 gün sonra bulunan Büşra ve Tuğçe’nin tırnak aralarından çıkan DNA’ların şüphelilerin örnekleriyle ayrıştırılmadığını ileri sürdü. Olayla ilgili olduğu düşünülen S.Y. ve A.Y’nin DNA’larının Adli Tıp Kurumunun verdiği raporda mağdurların tırnaklarının arasından çıkan dokularla uyuşmadığı belirtilerek şüpheliler serbest bırakılmıştı.

    “12 yıldır dava açılmadı”

    Erenci, bugüne kadar olayla ilgili dava açılmadığını belirterek, “Bugün yapılacak ilk duruşma. Bugüne kadar dava açılamadı, çünkü elde maddi delil yoktu. Yani delilden kastımız şu; DNA profilleri vardı. Ancak Adli Tıp Kurumu bize erkek soy bağını gösteren kromozom tamam örtüşüyor, S.Y., A.Y. tamam diyor ama kimliklendirmeye gidildiğinde loguslar uyuşmuyor diyordu. Yani bu şahısların erkek soy bağı içinden olan birileri bu suçu işlemiştir, bunlar değil diyordu. Oysaki değerlendirme hatasının şurada olduğunu görüyoruz; Tuğçe ve Büşra’nın DNA’ları Adli Tıp literatüründe ifade biçiminde birbirlerinin üzerine aktığı söyleniyor. Bunlar ayıklanmamış, ayıklanmadığı için de bir tülbentin üzerinden gerçeğe bakmaya çalışmışlar, net görememişler. Değerlendirme hatası bu noktadadır. Yani şeni bir kan örneği, DNA örneği alınmamıştır. Yapılan hatalı değerlendirme neticesinde bu şahıslar bugüne kadar ellerini kollarını sallayarak gezdikleri gibi tutuklandıktan sonra da 5’inci İhtisas Dairesinin ‘bizim raporumuz doğrudur’ şeklindeki beyanı salıverilmelerine neden olmuştur. Biz bu çelişkinin de giderilmesi için yine Adli Tıp Kurumuna başvurduk. Adli Tıp İhtisas Kurulu, ki bunun üstünde daha bir şey yok. Adli Tıp İhtisas Kurulu da bize ‘verdiğimiz ilk rapor doğrudur’ dedi” diye konuştu.

    Avukat İbrahim Erenci, mahkemede şüphelilere verilen DNA raporlarının iyi değerlendirilmediğini ileri sürerek, davayı açtıklarını ifade etti.

    “Adli Tıp Kurumunun raporlarına inanmıyorum”

    Hayatını kaybeden Tuğçe Yıldırım’ın annesi Ayşe Yıldırım da, Adli Tıp Kurumunun verdiği raporlara inanmadığını söyledi. Ayşe Yıldırım, “Bunların verdiği rapora en başından beri ben inanmadım. Çünkü katil yok, DNA testi çocuklarda çıkıyor, doku var ama katil yok. İkincisi çocuğun birinin ölüm nedenini veremiyor. Nasıl veremez? Biz Adli Tıpa güvenmeyeceğiz de kime güveneceğiz. Vermediği için ben bunların verdiği rapora zaten inanmadım, yine de inanmıyorum” ifadelerini kullandı.

    Basın açıklamasına Büşra’nın annesi Hanife ve babası Mustafa Karabacak, Tuğçe’nin annesi Ayşe Yıldırım ve babası Yüksel Yıldırım ile akrabaları katıldı.

  • Okul arkadaşı tarafından öldürülen liseli genç, toprağa verildi

    Kastamonu’da okul arkadaşı tarafından silahla öldürülen liseli genç, gözyaşları arasında toprağa verildi.

    Olay, dün Kastamonu’da Saraçlar Mahallesi Sanatokulu Caddesi üzerinde yaşandı. Endüstri Meslek Lisesi’nde okuyan 17 yaşındaki Cihan Haylazoğlu ile aynı okuldan arkadaş olan 16 yaşındaki R.T. arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın yerini kavgaya bırakması üzerine R.T, yanında bulunan silahla okul arkadaşı Cihan Haylazoğlu’na ateş etti. Ağır yaralanan Cihan Haylazoğlu, olay yerine çağrılan 112 Acil Servis ekiplerince Özel Kastamonu Anadolu Hastanesine kaldırılmasına rağmen kurtarılamadı.

    Cihan Haylazoğlu’nun naaşı, yapılan otopsinin ardından ikamet ettiği Esentepe Mahallesine getirildi. Evinden helallik alınması üzerine Cihan Haylazoğlu’nun naaşı, Suluceviz Yıldırım Beyazıt Camisinin avlusuna konuldu. Burada kılınan cenaze namazının ardından Cihan Haylazoğlu’nun naaşı, Kastamonu Belediyesi Cenaze Nakil Aracıyla merkeze bağlı Haydarlar Köyüne götürüldü. Öğle namazına müteakip Haydarlar Köyü Camisinde tekrar kılınan cenaze namazının ardından Cihan Haylazoğlu’nun cenazesi, gözyaşları arasında aile kabristanlığına defnedildi.

    Cenaze törenine Vali Vekili Ünal Kılıçarslan, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş ile Cihan Haylazoğlu’nun okul arkadaşları ve öğretmenleri, aile yakınları ve komşuları katıldı.

  • 13 yerinden bıçaklanarak öldürülen şahsın 2 katil zanlısı tutuklandı

    Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde bir kişiyi 13 yerinden bıçaklayarak öldürdükleri iddiasıyla gözaltına alınan 5 kişiden 2’si tutuklandı.

    Olay, 22 Kasım günü Çayırova Akse Mahallesi 2407. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, akşam saatlerinde sokaktan geçen bir vatandaş, sokak üzerindeki araziden gelen yardım çığlıkları üzerine araziye gittiğinde bir kişinin kanlar içinde yattığını gördü. Vatandaş panikle durumu hemen 112 Acil Yardım ekiplerine bildirdi. Çok sayıda sağlık ve polis ekibi olay yerine sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, 13 yerinden bıçaklanan Murat Kepenek’in öldüğünü belirledi. Olayın ardından inceleme başlatan Kocaeli Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, bölgedeki güvenlik kameralarından kaçan şahısların araçlarını tespit etti. Olayla ilgili 5 kişinin İstanbul ve Gebze’de belirlenen ikametlerine operasyon düzenlendi. Eş zamanlı düzenlenen operasyonda H.Ö. (33), Ö.Ö. (25), Y.E. (36), H.S. (25) ve E.Ş. (30) gözaltına alındı. Şahısların ikametlerinde yapılan aramalarda ise 2 adet ruhsatsız pompalı tüfek ele geçirildi. İfadelerinin ardından 5 şüpheli, Gebze Adliyesine sevk edildi. Hakim karşısına çıkartılan şahıslardan H.S. ve E.Ş. tutuklanırken, Y.E., H.Ö. ve Ö.Ö. adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.