Etiket: Olduğunu

  • Samsatlı depremzede mağdur olduğunu iddia etti

    Adıyaman’ın Samsat ilçesinde meydana gelen 5.5 büyüklüğündeki depremin ardından mağdur olduğunu iddia eden Seyfettin Yelboğa yetkililerden yardım bekliyor.

    Adıyaman’ın Samsat ilçesi Örentaş mahallesinde Seyfettin Yelboğa isimli vatandaş 2010 yılında amcasından bitiş nizamdaki evini alarak kendi eviyle birleştirdi. Tek avludan iki girişi olan konutun ikini birden kullanmaya başladı. 2 Mart 2017 tarihinde merkez üssü Samsat ilçesi olan 5.5 büyüklüğündeki depremin ardından Seyfettin Yelboğa’nın evinde yapılan hasar tespitinde yıkık-ağır hasarlı olarak belirtildi. Seyfettin Yelboğa’nın konutu ağır hasarlı olarak listede yer aldı.

    Ancak Samsat Kaymakamlığı Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonunun incelemesinde tapu kayıtlarını dikkate alarak 275 parseldeki konutun hasarlı, 290 parsel üzerindeki konutun ise sağlam olarak ayrı ayrı değerlendirildi. Konutlardan birisinin sağlam ve farklı bir konut olduğu değerlendirilince ‘hak sahipliği’ kabul edilmedi. Seyfettin Yelboğa’ya deprem konutu yapılmayacağı bildirildi.

    Seyfettin Yelboğa, Adıyaman Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne dilekçe yazarak, “Adıyaman’ın Samsat ilçesinde 2 Mart tarihinde meydana depremde afet nedeniyle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce Örentaş mahallesinde yapılan hasar tespitinde konutumun yıkık ağır listesinin 63. sırasında yazılmıştır.

    Hasarlı konutum tapuda ayrı ayrı kayıtları bulunan 275 ve 290 nolu parseller üzerinde bitişik nizam olarak bulunmakta ve her ikisi de hasarlıdır. Ancak Samsat Kaymakamlığı Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonunun incelemesinde tapu kayıtlarını dikkate alarak 275 parselde hasarlı konutumun olduğu, 290 parsel içinde ayrıca başka sağlam konutu bulunmakta denilerek hak sahibi kabul edilmediğim tarafıma bildirilmiştir. 275 ve 290 nolu parsellerin bitişik nizam ve her ikisinin de hasarlı olduğundan hasarlı konutum yıktıkları zaman geriye konutum kaymayacaktır” ifadelerini kullandı.

    Samsat Kaymakamlığı Hak Sahipliği Komisyonu ise Seyfettin Yelboğa’nın dilekçesine şu cevabı verdi:

    “Samsat ilçesi Baraj mahallesindeki konutunuz, yıkık-ağır hasarlı olarak tespit edilmiş, mülk sahibi olarak bu konuttan dolayı, 7269 Sayılı Kanuna göre açıklanan yardımlardan faydalanmak için kanuni sürede gerekli belgelerle birlikte talep ve taahhütname verdiğiniz anlaşılmıştır.

    Ancak, 7269 Sayılı Kanunun 29. Maddesi ve bu maddeye göre çıkartılan ‘Afet sebebiyle hak sahibi olanların tespiti hakkındaki yönetmelik’ esaslarına göre oluşturulan Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonunun 29.12.2017 tarih 1 nolu karar ile ‘290 Parselde müstakil başka konut var’ denilerek hak sahibi kabul edilmediğiniz belirlenmiştir.”

    Seyfettin Yelboğa yatığı açıklamada, “Ben bu iki parsel üzerindeki evi birleştirdim ve tek ev olarak kullanıyorum. Evin ağır hasarlı kısmı diye belirtilen yeri yıkılırsa diğer kısımlarda yıkılır. Bu evde oturduğumuzda üzerimize çöker. Ben 5 çocuk ile sağlam dinelen yerde yaşamımı nasıl sürdüreceğim? Yetkililerden benim sorunuma çare bulmalarını istiyorum” ifadelerini kullandı.

  • Kimya mühendisliği okurken nasıl spiker olduğunu anlattı

    Ünlü spiker Seval Çöpür, kimya mühendisliği 1. sınıfta okurken Türk dili ve edebiyatı hocasının “Seval senden çok iyi bir haber spikeri olur” tavsiyesi ile spikerlik serüveninin başladığını söyledi.

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Gençlik Topluluğu ile Atakum Belediyesi iş birliğinde düzenlenen ve spiker Seval Çöpür’ün davetli konuşmacı olduğu “Etkili İletişim ve Hitabet” adlı seminer öğrencilere oldukça keyifli anlar yaşattı. Eğitim Fakültesi B Bloktaki Konferans Salonunda gerçekleştirilen ve OMÜ’lü öğrencilerin kişisel gelişimine önemli katkılar sağlanmasının amaçlandığı seminere; Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç, Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Şentürk, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dursun Ali Akbulut ile akademisyenler katılırken, öğrenciler de salonu tıklım tıklım doldurdu.

    “Hayata umutla bakabileceğiniz bir hikayem oldu”

    Seminerine otobiyografisinden kesitler vererek başlayan spiker Seval Çopur, “Hayata umutla bakabileceğiniz bir hikayemin olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de maalesef bir sistem sorunu var. Hayal etmenizin ve hayallerinizin doğrultusunda ilerlemenizin önünde çok büyük engeller var. Burada iş tabii kendimize düşüyor. Ama diğer taraftan Türkiye, hayallerinizin de ötesinde birtakım şeyleri elde edebildiğiniz bir ülke. En azından benim hayatım da öyle oldu. Zira bu bahsettiğim şeyleri elde edebildim. Değindiğim sistem sorunu yüzünden kimya mühendisliğinde okudum. Ancak aynı anda farklı farklı seçeneklerim varmış gibi, sanki istersem her şeyi yapabilirmişim gibi ve elimi nereye atsam başarılı olacakmışım hissini hep taşıdığım için buradayım şimdi. Çünkü ben kendimi tercihler yapabilecek kadar güçlü hissediyordum” şeklinde konuştu.

    “Bir işin ucundan tutun ve en iyisini yapmaya çalışın”

    Hayatında spikerliğe dair bir istek ve farkındalık olmamasına rağmen edindiği spikerlik kariyerine dair anekdotlar paylaşan TRT spikeri Seval Çöpür, kimya mühendisliği 1. sınıfta okurken Türk dili ve edebiyatı hocasının “Seval senden çok iyi bir haber spikeri olur” tavsiyesi ile spikerlik serüveninin başladığına vurgu yaparak ümit etmeye dair şunları dile getirdi:

    “Şuna inanıyorum arkadaşlar; doğuştan her insan mutlaka bir yetenek ve donanımla hayata adım atar. Kimi fark eder, kimi hiç fark etmez ve kendisine gelen o sesleri de duymaz, nihayetinde de maalesef o donanım ve yetenekle ölüp gider. İşte bazen biri gelir ve söyler, aslında o, Allah’ın size gönderdiği bir mesajdır. Fakat o mesajı fark edenler hayatını şekillendiren kişilerdir. Lütfen siz de bunu fark edenlerden olun. O nedenle bir işin ucundan tutun ve en iyisini yapmaya çalışın.”

    “Türkçeyi doğru ve etkili kullanın ve mutlaka Türk klasiklerini okuyun”

    Seminerine, salondaki bazı öğrencileri sahneye davet edip doğru nefes alma, diksiyon ve ses çalışması gibi spikerliğin püf noktalarını uygulamalı göstererek devam eden ünlü spiker Seval Çöpür, bu pratikleri salonu dolduran katılımcılarla da birlikte yaparken seminerde renkli ve eğlenceli görüntüler de ortaya çıktı. Çöpür sunumunda ayrıca Türkçeyi doğru ve etkili kullanmanın bütün bölümler için de geçerli olduğunu belirterek öğrencilere, Türk klasiklerini mutlaka okumaları telkininde bulundu.

    Seminerinde yapmış olduğu ses çalışmalarıyla katılımcıların dikkatini canlı tutan Seval Çöpür, psikiyatrların “Ölümden sonra en çok korkulan şey, topluluk karşısında konuşmakmış” tespitini de kendisini dinleyenlerle paylaşarak, “İnsanlar neden topluluk önünde konuşmaktan korkar? Birincisi insanlar ya hiçbir şey bilmiyordur ya da mutlaka hata yapacağına dair bir fikri vardır; ikincisi ise ‘ben nasıl hata yaparım, olacak iş değil’ der ve topluluk önünde konuşmaktan kaçınır. İşte bu noktada ikisinden de sıyrılmamız gerekiyor. Önce bileceğiz, donanımlı olacağız, ikincisi hata yapmaktan korkmayacağız ama bu hatalarımızı tekrar etmemeye özen göstereceğiz. Çünkü insanlar düştüğün yerle ilgileniyorlar, bu nedenle yerden kalkmasını bilmek zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.

    Seminerini tekerleme ve kahkaha gibi ses çalışmasıyla daha da ilginç ve zevkli hale getiren Çöpür, katılımlarından ve sabırlarından ötürü salondakilere teşekkürlerini ve minnettarlığını sundu.

    Etkinlik sonunda Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç, kendilerini aralarında görmekten ötürü Seval Çöpür’e şükranlarını sunup üniversitenin hediyesini ve çiçek takdim ederken ünlü spiker de öğrencilere yönelik “Bu tür etkinliklere rektörler nadiren katılırlar. Bu sebeple Sayın Rektörümüzün kıymetini lütfen bilin” sözlerine yer verdi. Etkinlikte bunun yanı sıra öğrencilere katılım sertifikaları verildi.

  • Çarptığı kadının öldüğünü polisten öğrendi

    Adana’da yaralı bir kadını tıp merkezine götürerek “yolda buldum” diye teslim ettikten sonra kaybolan şahsın, ölen kadına otomobiliyle çarptığı ortaya çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, olay, 11 Kasım günü Seyhan ilçesi Fevzipaşa Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Cumali Adil (67), Berrin Polat (50) isimli kadını bir tıp merkezine götürüp “otomobil ile giderken yerde yatar halde buldum bende iyilik olsun diye buraya getirdim” dedikten sonra tıp merkezinden ayrıldı. Adana Şehir Hastanesine sevk edilen Polat, bir süre sonra hayatını kaybetti. Kadının ölümünün ardından Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri harekete geçti. Hastaneye giden ekipler, kadının vücudunda morluk ve kafasında darp izi olduğunu tespit etti. Yapılan incelemelerde bir trafik kazası sonucu ölmüş olabileceği üzerinde duruldu. Bu tespit üzerine polis tıp merkezi güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye aldı. Yapılan incelemede, kadının 01 DD 530 plakalı otomobil ile tıp merkezine getirildiğini belirledi. Polis bu belirlediği otomobilin geriye dönük nereden geldiğini belirlemek için 75 güvenlik kamerası görüntülerini inceleyip kazanın Fevzipaşa Mahallesi’nde olduğunu tespit etti. Polis bu tespitlerin ardından şüpheli Cumali Adil’i evinde gözaltına aldı.

    Cumali Adil, tıp merkezindeki görevlilerin “Buna bir şey olmaz sen git” dediklerini bu nedenle hastaneden uzaklaştığını, kadının öldüğünü de polis geldikten sonra öğrendiğini söyledi. Adil, “taksirle adam öldürmek” suçundan adliyeye sevk edildi. Zanlı adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

  • Erdoğan: ” Bazı iş adamlarının varlıklarını yurt dışına kaçırma gibi gayretleri olduğunu duyuyorum”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabineye seslenerek, varlıklarını yurt dışına kaçıranlara asla izin verilmemesini istedi.

    AK Parti Muş İl Başkanlığı kongresinde konuşan Erdoğan, son günlerde bazı sinyaller aldığını söyleyerek, “Sinyal veriyorum, bazı haberler alıyorum. Sinyaller alıyorum. Bazı iş adamlarının varlıklarını yurt dışına kaçırma gibi gayretleri olduğunu duyuyorum. Bunların hiçbirine kabinedeki arkadaşlarımız çıkış için asla izin vermemelisiniz. Çünkü bu adımlar ihaneti vataniyedir. Bu ülkede kazanıp ülke dışına kaçıranlara iyi nazarda bakmayız. Merkez bankamızın varlığı 27,5 milyar liraydı şu an 117 milyar gibi bir rakamdayız. Yükselecek, şartlar ne olursa olsun” dedi.

  • Eşinin hamile olduğunu öğrenince kalbi dayanamadı

    Ordu’da eşinin hamile olduğunu öğrenen bir öğretmen, kutlama yemeğinin ardından geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre, Altınordu ilçesinde Şehit Ersin Bacaksız İlkokulu’nda sınıf öğretmeni olarak görev yapan Mutlu Kahraman, önceki gün özel eğitim öğretmeni eşi Leyla Kahraman’ın 4 aylık hamile olduğunu öğrendi. 7 yıldır çocuk özlemi çeken ve aldığı haberle çok mutlu olan Mutlu Kahraman, aynı günün akşamında öğretmen arkadaşlarıyla kutlama yemeğine giderek bu sevincini paylaştı. Eve dönünce gece rahatsızlanan Kahraman, 112 sağlık ekiplerinin evde müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Öğretmen Kahraman için Ordu’nun Gürgentepe ilçesinde Işıktepe Cem Kültür Evi önünde cenaze töreni düzenlendi. Buradaki törene Altınordu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Acu ile meslektaşları, ailesi, sevenleri ve öğrencileri katıldı. Mutlu Kahraman’ın cenazesi, buradaki törenin ardından Işıktepe Mahallesi’ndeki aile kabristanlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.