Etiket: Olduğunu

  • Tavuk üretim merkezi sahibi Aksoy: “Göğüs etine talebin obeziteyle ilgili olduğunu tahmin ediyorum”

    Tavukta göğüs eti fiyatlarının artmasıyla ilgili konuşan tavuk üretim merkezi sahibi Mustafa Aksoy, “Hangi ürüne talep daha çok olursa onun fiyatı artıyor. Göğüs etine talebin olmasının obeziteyle ilgili olduğunu tahmin ediyorum. İnsanların şişmanlık problemi var” dedi.

    Türkiye’nin beyaz et ihtiyacının yüzde 24’ünü karşılayan Bolu’da yaklaşık 20 yıldır sektörün içerisinde olan tavuk üretim merkezi sahibi Mustafa Aksoy, bu yıl olduğu gibi bir tavuk piyasasına daha önce hiç rastlamadığını belirterek, “Çünkü kurban bayramından sonra her zaman tavuk fiyatlarında nisbi düşüş olurdu. Ama bu yıl dövizin artması, maliyetlerin yükselmesi, bu fiyatların geri gelmesine imkan vermedi. İlk defa kurbandan sonra fiyatları düşürmedik. Çok enteresan bir yıl oldu” dedi.

    “6 tavuk işletmesi vardı, 3’e indi”

    Bu yıl ki tavuk trendinin çok değişik işlediğini vurgulayan Aksoy, “Göğüs etinin bu kadar talep edildiği yıl da ilk defa bu yıl. Geçmişteki tecrübelerimizle örtüşmüyor. Bu yıl farklı bir pazarla karşı karşıyayız. Ona göre de kendi pozisyonumuzu almak zorundayız. Bolu’da yakın zamana kadar 6 tane tavuk işletmesi vardı. Bunlar şimdi 3’e indi. Bu 3 firma, sektörü Bolu piyasasında devam ettiriyor. İşimiz çok zor. Tamamen kendi imkanlarımızla bu piyasanın zorluklarını göğüslüyoruz. Ne kadar daha buna dayanabiliriz bilmiyorum. Bolu’daki tavuk üretimi, önceden Türkiye’nin yüzde 30’unu karşılıyordu, şimdi 24’ünü karşılıyor” ifadelerini kullandı.

    “Bu bir arz talep işi”

    Göğüs etinin fazla tercih edilmesinin fiyatın artmasına sebep olduğunu kaydeden Aksoy, “Bunun karşılığında but etinin yenmemesi de but fiyatlarının düşmesine sebep oluyor. Tüketiciler bilinçli hareket etmedikleri, duygularıyla hareket ettikleri için göğüs etine yöneliyorlar. Göğüs etine yönelince de fiyatları artıyor. But etine yönelmeleri lazım. But eti hem besleme açısından hem lezzet açısından hem de bizim Türk geleneklerimize göre daha uyan bir et. Dolayısıyla but etini tercih ederlerse hem daha lezzetli tavuk eti yiyecekler hem de çok daha ucuz tavuk etiyle beslenmiş olacaklar. İnsanlar sadece göğüs etine yönelmesin. But etini de tercih etsinler. Pahalılık diye bir cümleyle karşılaşmayacaklar” şeklinde konuştu.

    “Yem maliyeti artınca tavuk etinin maliyeti artıyor”

    Döviz fiyatı arttıkça yem maliyetinin arttığını belirten Aksoy, “Tavuk eti olana kadar ki bütün devreleri kıymetli. Gerek civcivin ana ırklarının Türkiye’ye gelmesi dövize bağlı. Tavuk yeminde kullandığımız soya fasulyesi yüzde 95’i dövize bağlı. Dolayısıyla döviz fiyatı arttıkça yem maliyetimiz artıyor. Yem maliyeti artınca tavuk etinin maliyeti artıyor. Biz de bunu fiyatlara yansıtmak zorunda kalıyoruz. Şu anki tavuk eti fiyatları maliyet fiyatlarıdır. Entegreler hiçbir kar elde etmeden işlerini yürütüyorlar bu dönemde. Eğer döviz düşer yem ham madde maliyetleri düşerse belki kar etme imkanları olacak” diye konuştu.

    “Market fiyatlarına müdahale edemiyoruz”

    Marketlerdeki son fiyatlara müdahale edemediklerinin altını çizen Aksoy şunları söyledi:

    “Marketlerin fiyatlarını tespit etmelerinde biz yasa gereği etkili olamıyoruz. Çünkü Türkiye serbest piyasa ekonomisini tercih etmiş bir ülke. Bu fiyatlara müdahale edersek biz kanunlar karşısında suç işlemiş oluyoruz. Biz sadece satabilmelerini önerdiğimiz fiyatlarla teklif ediyoruz ama marketlerdeki son nihai fiyatlar marketlerin tespit ettiği fiyatlardır. Bunlara yasa gereği müdahale etme şansımız yoktur. Marketlerin kimisi yüzde 25 karla satar, kimisi yüzde 10 karla satar. Bu marketlerin tercihidir. Vatandaşların marketleri kasapları gezerek uygun fiyatlara alabilecekleri yerleri tespit etmeleri lazım. Boşuna marketçilere çok para vermenin bir anlamı yok.”

  • Dünyanın yuvarlak olduğunu ölçerek gördüler

    ’Yaşadığım Gezegeni Öğreniyorum VI’ isimli TÜBİTAK projesi kapsamında 36 ilden 4 bin 300 ortaokul öğrencisi dünyanın çevresini ve boyutlarını ölçtü.

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Fen ve Matematik Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Kalkan tarafından yapılan TÜBİTAK 4004-4005 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında ’Yaşadığım Gezegeni Öğreniyorum VI’ projesi OMÜ tarafından da destekleniyor. 2011 yılında Avrupa’da ilk defa yapılan projenin bu yıl 6’ıncısı düzenleniyor. 36 ilden 4 bin 300 öğrencinin katılımı ile saat 12.05’te Hakkari’den başlayan etkinlik saat 13.04’te İzmir’de bitiyor. Öğrencilerin bir çubuk ve çubuğun gölge boyu ile dünyanın çevresini ölçen öğrencilerin, bilime olan ilgisin artırılması amaçlanıyor. Projeyi örnek alan çeşitli Avrupa ülkeleri önümüzdeki günlerde benzer projeleri ülkelerinde bilim şölenleri olarak uygulayacak. Muğla’dan etkinliğe katılan Yönelt İlkokulu öğrencileri eskiçağ Eratosthenes dönemi kıyafetleri giyerek ölçümlerini yaptı. Minik öğrenciler ölçümlerini yüzde 1 hatayla gerçekleştirirken, dünyanın da yuvarlak olduğunu gördü.

    Proje ve etkinlik hakkında bilgi veren hakkında bilgi veren Prof. Dr. Hüseyin Kalkan, “İnsanoğlu var olduğu günden beri üzerinde yaşadığı dünyayı merak etmiş, onu tanımaya, temel işleyiş mekanizmasını algılamaya ve kendi yaşamını kolaylaştıracak şekilde onu kullanmaya çalışmıştır. Bu süreç, doğa bilimlerinin ortaya çıkmasında ve gelişmesinde en büyük tetikleyici nedenlerden biri olmuştur. En eski bilim dallarından biri olan astronomi, insanın kendisini ve çevresini anlama sürecine çok büyük etkisi olmuştur. Temel bilimler eğitiminin ayrılmaz bir parçası olan astronomi, M.Ö. 4000’lerden başlayarak günümüze değin sürekli olarak doğa-insan ilişkisinin odağında yer alarak, tarihsel süreç içinde temel bilimlerin ortaya çıkışında ve gelişiminde lokomotif rolü oynamıştır. Bu sürecin en önemli aktörlerinden biri olan Eratosthenes (M.Ö. 276), bir çubuk ve çubuğun oluşturduğu gölge boyunu kullanarak dünyanın şeklini, boyutlarını ve evrendeki konumunu, günümüz modern teknikleriyle ölçülen değerlere yakın sonuçlarla belirlemiştir. Bu felsefeye uygun olarak hazırlanmış ’Yaşadığım Gezegeni Öğreniyorum VI’ başlıklı proje, 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında TÜBİTAK ve OMÜ tarafından desteklenmektedir. Proje, ülkemizin her köşesinden yaklaşık 72 ortaokul öğretmeni ile birlikte bu öğretmenlerin görev yaptığı okullarda yaklaşık 4 bin 300 öğrencinin katılımıyla büyük bir bilim şöleni şeklinde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bu büyük bilim şölenine 30 Temmuz-03 Ağustos 2018 tarihleri arasında OMÜ gerçekleştirilen Astronomi Modelleriyle Öğretmen Eğitimi başlıklı TÜBİTAK projesine gönüllü olarak katılan 36 öğretmenimiz sayesinde projenin yaygın etkisi artmıştır” dedi.

    ’Yaşadığım Gezegeni Öğreniyorum VI’ projesindeki temel amacın katılımcıların temel astronomi alanında farklı uygulamalı etkinliklerle bu alandaki bilgilerini geliştirmek, doğaya ve evrene karşı olan ilgilerini artırmak, temel fen kavramları ile ilgili öğrenme zorluklarını en aza indirmek, gençlere fen bilimlerini sevdirerek onları geleceğin Türkiye’sinin bilim insanı adayları olmaları için cesaretlendirmek ve bu amaçla aynı boylamdaki kuzey ve güney illerinde yaşayan öğrencilerin doğrudan kendi yapmış oldukları ölçüm ve gözlemler ile elde ettikleri bilgileri paylaşmak suretiyle eğitim sisteminde sadece bilgi olarak verilen dünyanın şekli ve boyutlarıyla ilgili kazanımlara ulaşmalarını sağlamak olduğunu anlatan Prof. Dr. Kalkan, “Ayrıca bu proje, etkileşimde bulunduğumuz her nesnenin işleyiş mekanizmasının ve yasalarının olduğuna dair bir farkındalık oluşturacak ve kavranması zor olduğu düşünülen bu yasaların aslında çok basit yöntemlerle keşfedilmesine yardımcı olacaktır. Eratosthenes’in dünyanın çevresini ölçme yöntemini, ülkemizin yaklaşık aynı boylamda bulunan kuzey ve güney illerindeki ortaokul öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Bu illerden belirlenen ortaokul öğrencileri aynı anda, kuzey ve güneyde olmak üzere aynı boylamlarda bulunan iki ilde aynı büyüklükteki bir çubuğun oluşturduğu gölgenin boyunu ölçmüşlerdir. Bu ölçümlerden elde ettikleri bilgilerle, daha önce hep ezber olarak öğrendikleri sayısal büyüklük olan dünyanın çapını, hacmini, yoğunluğunu hesaplayacaklar ve kavramakta zorluk çektikleri ’dünyanın şeklini’ kendi deneyimleri ile öğrenme olanağına sahip olacaklardır. Proje kapsamındaki katılımcılar, temel bilimleri kitleselleştirerek bilgiyi paylaşmaları, ortak bir amaç etrafında birleşmeleri, farklı illerdeki öğrenci grupları arasında bilimsel olarak ortak arkadaşlıklar oluşturmaları ve bilimsel heyecanlarını sonraki eğitimlerine taşımaları amaçlanmaktadır. Bununla birlikte proje çıktılarındaki sonuçlara bağlı olarak ülkemizin diğer illerine, hatta daha sonra ülkeler arasında güneşin konumuna bağlı olarak tespit edilecek illerdeki ortaokul düzeyindeki öğrencilerin bilgiyi uluslararası düzeyde paylaşarak ortak bir amaç etrafında birleşmeleri tasarlanmaktadır” diye konuştu.

  • Bakan Çavuşoğlu: “Mali saldırının arkasında sadece ABD var dersek aldanırız. Bazı ülkelerin olduğunu biliyoruz, kardeş Müslüman ülkeler de var”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dövizdeki dalgalanmalara değinerek bunun bir saldırı olduğunun altını çizdi. Çavuşoğlu, “Mali disiplinimizi asla bozmadık. Merkez bankası rezervlerimiz de öyle. Bu saldırının arkasında sadece ABD var dersek aldanırız. Bazı ülkelerin olduğunu biliyoruz, kardeş Müslüman ülkeler de var. Bunun üzerinden de geleceğiz” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, beraberinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ile birlikte Antalya’nın Alanya ilçesinde Yeni Alanya Gazetesi’nin 51. yıldönümü ve Dim Medya A.Ş.’nin bir diğer yayın organı olan DİM TV’nin 1. yılı sebebiyle Alanya’da bir restoranda düzenlenen törene katıldı.

    “Kardeş Müslüman ülkelerde var”

    Son zamanlarda dövizde dalgalanmaların olduğunu kaydeden Bakan Çavuşoğlu, bunun bir saldırı olduğuna dikkat çekti. “Bu bir saldırıdır, geçecek” diye beklemeye gerek olmadığını vurgulayan Bakan Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Cumhurbaşkanlığımızın da liderliğinde ciddi çalışıyoruz, tedbirlerimizi alıyoruz. Güçlü bir banka disiplinimiz var. Mali disiplinimizi asla bozmadık. Merkez bankası rezervlerimiz de öyle. Bu saldırının arkasında sadece ABD var dersek aldanırız. Bazı ülkelerin olduğunu biliyoruz, kardeş Müslüman ülkeler de var. Bunun üzerinden de geleceğiz. Krizlerde nasıl güçlendiysek, bunu da atlatacağız. Bu krizi atlattıktan sonra, Türkiye’yi kimse tutamaz. Alt yapıda, üst yapıda tüm hedeflerimize ulaşacağız. Allah’tan başka kimse bizi döndüremez. Milletçe tek yürek olduk. Bu süreçte milletimizin sergilediği duruş çok önemli oy versin ya da vermesin. MHP’yle ittifak kurduk, oy verenler kadar vermeyenlerden de çok ciddi destek gördük. Uyanan bir milletiz. Sürekli ‘Bundan nasıl fayda sağlayabiliriz’ diye düşünenler, etik olmayan, kanuna aykırı hareket eden var. Devlet bunlardan hesabını sorar. Kanuna aykırı hareket edenlerden devlet hesap sorar ve soracaktır.”

    “Suriye’yle yakından ilgilenen tüm aktörlerle temasımız var”

    İdlib’deki çatışmaların devam ettiğini vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, insani dramların yaşanmaması, felaketlerin yanı başımızda ortaya çıkmaması için çaba sarf edildiğini kaydetti. Çavuşoğlu, “İnsani politikamız gereği, bu çatışmaları durdurmak için ikili ve üçüncü düzeyde yoğun çaba sarf ediyoruz. Suriye’yle yakından ilgilenen tüm aktörlerle temasımız var. ABD’yle Suriye konusunda da temaslarımız var. O başkadır, bu başkadır. Bu uluslararası çaba gerektiren bir durumdur. İnsanı dış politikamızın gereği olarak göç oluşmaması, insanların evlerini terk etmemesi ve yüzlerce insanın ölmemesi için çabamızı sarf edeceğiz. Şu anda bizi sevenlerin ve sevmeyenlerin söylediği, ’Bunu engellerse Türkiye engeller’ Türkiye’nin Suriye politikasını, Suriye’nin geleceğini düşünen ve teröristlerden temizlenmesi için çaba sarf eden şehit veren bir ülke olduğumuz için, herkes Türkiye’ye güveniyor” ifadelerini kullandı.

    “Teröre kucak açan o özgürlükten, bu özgürlükten yararlanamaz”

    Türkiye’nin her yerinde yerel medyanın dinamik ve canlı olduğunu gördüğünü dile getiren Çavuşoğlu, “Bizi eleştirsin, eleştirmesin fark etmez. Medyanın görevi eleştirmektir. Mehmet Ali’de bizi çok eleştirir. Basın ve ifade özgürlüğü bu demektir. Şahsi hakaretler olur ve mahkemeler karar verir. Devletin hassas olduğu konu, terördür. Teröre kucak açan kim olursa olsun, o özgürlükten, bu özgürlükten yararlanamaz. Terörden çok çektik, kayıplar verdik ama mücadele ettik. Kahramanlarımız sayesinde içerde temizledik, sınırda da mücadelemizi veriyoruz” diye konuştu.

    “Engelleri beraber aşacağımızdan bir kuşkumuz yok”

    Davete katılmanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, basının dünyadaki önemine dikkat çekti. Basına yapılan katkının esirgenmeyeceğini söyleyen Ataoğlu şu ifadeleri kaydetti:

    “Alanya olarak çok yakın bir mesafeden oluşumuzdan dolayı, 4-5 yıl ara verdikten sonra, Alanya-Girne seferlerini başlatmış oluyoruz. Umarım gerek Alanya’nın havayolunun Kuzey Kıbrıs’a da seferler düzenleyerek, Alanya’da bulunan yaklaşık 250 yatak kapasiteli turizm sektöründe karşılıklı işbirliğinde işler yapacağımızı paylaşmak istiyoruz. Mehmet Ali Dim’le nasıl hareket edeceğimizi, ve Alanya’nın kış döneminde kapatılan otellerin nasıl harekete geçirilebileceğimiz yönünde konuşmalarımız oldu. Bu girişimde bulunmasından dolayı değerli kardeşime teşekkür ediyorum. Ülkemize saldırmalarından dolayı gerek ana vatan, gerekse yavru vatan bütün engelleri beraber aşacağımızdan bir kuşkumuz yok. Biz güceniyoruz ve atılacak adımların yanındayız. Umarım önümüzdeki süre içerisindeki nesillerin nice yıllar olması dileğiyle, Mehmet Ali ve ekibine kolaylıklar diliyorum.”

    “Kendimi patron olarak görmüyorum”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun kendilerini asla yalnız bırakmadığını belirten DİM Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dim, Bakan Çavuşoğlu’nun Alanya’ya çok değer verdiğini kaydetti. Kendisini medya patronu olarak görmediğini ifade eden Dim, “Ben gazetecinin emekçisiyim. Kendimi patron olarak görmüyorum” şeklinde konuştu.

    Öte yandan kutlama törenine, DİM Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dim, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Türkiye geneli gazeteciler cemiyet başkanları, yazarlar, basın mensupları, turizmciler ve çok sayıda davetliler katıldı.

  • (Özel Haber) Eline erkek eli değmedi, 33 yaşında kızı olduğunu öğrendi

    Bursa’nın Kestel ilçesinde yaşayan ve daha önce hiç evlenmeyen 63 yaşındaki H.S. isimli kadın, ihtiyaç üzerine Kestel İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne giderek nüfus kayıt örneği almak istedi. Burada görevli memurun kendisine kızlık soy ismini sormasıyla şoka giren H.S, hiç evlenmediği halde 46 yıllık evli ve 33 yaşında bir kızı olduğunu öğrendi.

    Bursa’nın Kestel ilçesinde yaşayan 63 yaşındaki H.S. tüketici mahkemesinde görülen bir dava için ilçe nüfus müdürlüğüne nüfus kayıt örneği almaya gitti. Burada görevli memur H.S’ye kızlık soy ismini sordu. Daha önce hiç evlenmeyen H.S. duyduğu soru karşısında büyük şaşkınlık yaşadı. Niçin böyle bir soru sorulduğuna anlam veremeyen H.S. memura daha önce hiç evlenmediğini soyadının değişmediğini söyledi. Bunun üzerine görevli memur H.S’ye 46 yıllık evli olduğunu söyledi. Duydukları karşısında şok olan H.S. neler olduğunu anlamak için detaylı bilgi almak istedi.

    Kağıt üzerindeki eşini de kızını da tanımıyor

    Nüfus kayıt bilgilerine göre 01.01.1972 yılında Suriyeli Muhammed Mahir Akbey ile evli gözüktüğünü gören kadın soluğu Bursa İl Nüfus Müdürlüğü’nde aldı. Daha önce hiç evlenmediğini ve kağıt üzerinde evli olduğu görülen Muhammed Mahir Akbey isimli şahsı tanımadığını dile getiren H.S, daha fazla bilgi almak istedi. H.S’ye 1972 yılında Suriye’nin Şam şehrinde Akbey ile evlendiği, bu evliliğin 2018 yılının Mayıs ayında Türkiye’de kayıtlara geçtiği, söz konusu işlemlerin ise Gaziantep İl Nüfus Müdürlüğü’nde görevli memur A.K. tarafından yapıldığı söylendi.

    Suç duyurusunda bulundu

    Hayatının şokunu yaşayan kadın durumu ailesi ile paylaştı. H.S’nin yurt dışında yaşayan kardeşi konuyla ilgili yaptığı araştırmada, ablasının üzerine kayıtlı bir kız olduğunu fark ederek durumu ablasına bildirdi. Yeniden nüfus müdürlüğüne giden H.S, üzerine Ola Akbey isimli 33 yaşında bir kızın kayıtlı olduğunu ve bu kızın 2 Ağustos 2018 yılında Türkiye vatandaşlığına geçtiğini gördü. Yaşadıkları karşısında büyük şaşkınlık yaşayan H.S. Cumhuriyet Savcılığı’na giderek söz konusu olay ve bu işlemleri gerçekleştiren memur hakkında suç duyurusunda bulundu.

    İkametini de aldırmışlar

    Yaşadıklarının bir dolandırıcılık işi olabileceğinden şüphelenen H.S, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, nüfus müdürlüklerinde çalışan görevli memurların ve yetkililerin bu tür konularda hassas davranmaları gerektiğini kaydederek, “Olayı ilk öğrendiğimde büyük şok yaşadım. Olayın bir dolandırıcılık işi olmasından şüpheleniyorum. Gaziantep’te nüfus müdürlüğünde yapılmış bütün işlemler. Gaziantep İl Nüfus Müdürü’nün bu işi araştırması gerektiğini düşünüyorum. Üzerime kayıtlı şahsi mal varlığım hakkında gerekli işlemleri yaptım ve daha önce hiç evlenmediğimi gerekli yerlere ispatlayacağım. Konuyu ailemle birlikte yakından takip ediyorum. Çok kısa bir sürede bu tür işlemler yapabiliyorlar. Benim ikametimi benden habersiz Gaziantep’e almışlar. Ben ikametimi geri Bursa’ya aldırdım ve bu işlemleri gerçekleştiren memur hakkında suç duyurusunda bulundum” dedi.

  • BBP İl Başkanı Kıraç: “PKK bebek katili olduğunu bir kez daha ispat etmiştir”

    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde Nurcan Karakaya ve 11 aylık bebeğinin şehit edilmesiyle ilgili açıklama yapan Büyük Birlik Partisi Karabük İl Başkanı Dursun Kıraç, “PKK bebek katili olduğunu bir kez daha ispat etmiştir” dedi.

    Başkan Kıraç, saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin en ağır şekilde bedelini ödeyeceklerini ve Eren Bülbül’ü şehit eden teröristlerin cenazesine katılan sözde milletvekillerinin de terörist olduğunu ifade etti.

    “CHP aynı tavrı devam ettirecek midir?”

    Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın terörist cenazelerine katılma talimatı verdiklerini hatırlatan Kıraç, “Astsubayımızın masum eşi Nurcan Karakaya ve bebeği Mustafa Bedirhan’ı şehit eden teröristlerin cenazesine katılma talimatı verecekler mi? Bu talimatı veren Demirtaş’ı, İnce tekrar ziyaret etmeyi düşünüyor mu? Ona özgürlük diyenler aynı tavırdalar mı? HDP’ye destek verip barajı geçiren CHP pişman mıdır, yoksa aynı tavrı devam ettirecek midir?” diye konuştu.

    Kıraç, terörle mücadelenin bir devlet politikası olduğuna ve milletçe mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, “Terör örgütünün sözcülüğünü yapanlar dışındaki diğer partilerin hepsini, bu mücadelede Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yle ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile birlikte olmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    OHAL’in kaldırılmasının ardından çıkarılan güvenlik yasasına, bazı Batılı ülkelerin kasıtlı olarak karşı çıktığını dile getiren Kıraç şunları söyledi:

    “Annesi ve yavrusunun şehit edilmesinden sonra PKK’ya destek veren, arka çıkan batılı liderlerin yüzü kızarmayacak mı? Türkiye’ye karşı bir özür borçları olmayacak mı? Son olarak terör ve cinsel istismar suçlarının faillerinin idamla cezalandırılmaları gerekiyor. Şehit annemize, şehit bebeğimize Allah’tan rahmet diliyorum. Kahraman Astsubay Çavuşumuza Allah sabırlar versin diyor, başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Acı hepimizin, şehitler milletimizin. Vatan sağ olsun, millet sağ olsun.”