Etiket: Olduğunu

  • Yaralanan kişinin kendi oğlu olduğunu duyunca şoka girdi

    Yaralanan kişinin kendi oğlu olduğunu duyunca şoka girdi

    Erzurum’da geçtiğimiz gün bir grup Afganlının muşta ile saldırdığı Ömer Faruk Özkan, olay öncesi yan baktı tartışması çıktığını söyledi. Özkan’ın annesi ise olayı duyduğunda kendi oğlu olduğunu bilmeden “Allah annesine sabır versin” dediğini, daha sonra o kişinin kendi oğlu olduğunu öğrenince şoka girdiğini söyledi.

    Olay, 28 Temmuz Pazar günü saat 19.00 sıralarında Yakutiye Kent Meydanı’nda meydana geldi. Bir grup Afganlı, Ömer Faruk Özkan (20) ile yan baktı tartışmasına girdi. Tartışma sonrasında Afganlı genç cebinden çıkardığı muşta ile Ömer Faruk Özkan’ı burnundan yaraladı. Afganlılar hızla olay yerinden uzaklaşırken, çevredeki vatandaşlar ellerindeki bezlerle gencin yüzüne tampon yaptı. Ardından olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri genci Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesine kaldırdı.

    Taburcu olan Ömer Faruk Özkan yaşadıklarını anlattı. Bir anda arkasından darbe aldığını, burnunun nasıl kırıldığını ise polisin izlediği videoda gördüğünü belirten Özkan, “Arkadaşlarla halı saha maçına gidiyorduk. 8 kişilik Afgan uyruklu grup ile yolda aramızda bir sürtüşme oldu. Biz çok aldırış etmeden oradan uzaklaştık. Sonra birden arkadaşıma saldırmaya başladılar. Bende gözümdeki gözlüğü çıkarıp saldıranın üzerine yürüdüm. Arkamdaki bir kişi bir anda muşta ile vurdu. Nasıl vurduğunu polislerin izlettiği video ile gördüm nasıl olduğunu da. Çevredekiler hemen tampon yaptı. Burnumda çatlak vardı. Burnumu yerine tutturdular. Davacı ve şikayetçi oldum” dedi.

    “Allah annesine sabır versin dedim, benim oğlum çıktı”

    Olayı duyduğunda başka birisinin olduğunu zannederek “Allah annesine sabır versin, annesi acaba şimdi ne haldedir” dediğini anlatan anne Lütfiye Özkan ise, “Cezalarını çekmesini istiyoruz. Beni dün komşum aradı, bize gel önemli bir şey söyleyeceğim diye. Gittim Ömer’in olayını duydum. Olaydan önce böyle bir olay olduğunu duydum, hatta öldü diye bilgi geldi. Ama ben bu olaya karışanın oğlum olduğunu bilmiyordum, hatta Allah annesine sabır versin dedim. Akşam eve gelince baktım o benim oğlummuş” dedi.

    Baba Ali Özkan, “Bu olayın yaşanmasını istemezdik. Biz Türk milleti olarak hep mazlumun yanında olduk. Bu olayın gereğini devlet büyüklerimiz yapacaktır. Sınır dışı edilmelerini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yabancı uyruklu saldırgan Ö.Ö. ise Erzurum Adliyesinde işlemleri tamamlandıktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Tek böbreğinin olduğunu 85 yaşında öğrendi

    Trabzon’un Çaykara ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki Mahmut Çuman hayatında ilk kez gittiği hastanede tek böbreğinin olduğunu öğrendi.

    Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Baltacılı mahallesinde yaşayan 5 çocuk, 28 torun sahibi 85 yaşındaki Mahmut Çuman, hayatında ilk kez MR çekilmek için hastaneye gitti. Hastanede ultrasyona alınan Çuman’ın bir böbreğinin olmadığını fark eden doktorlar kendisine dana önce ameliyat geçirip geçirmediğini sordu. Sağ böbreği doğuştan olmayan Çuman hayatında ilk kez gittiği hastanede yıllardır tek böbrekle yaşadığını öğrendi.

    Tek böbrekli olduğunu öğrendikten sonra hayatında bir değişiklik olmadığını belirten Mahmut Çuman, “Çocuklarım Hatay’da yaşıyor onları ziyaret etmeye gittiğimde beni doktora getirdiler. Orada bana film çektiler doktor oğluma sol böbreğimin olmadığını söyledi. Nasıl tek böbrekle yaşadığımı düşündüm. 85 yaşıma kadar tek böbrekle yaşamışım ama tek bir sıkıntı bile çekmedim. Çay fabrikasında çalıştım. Emekli olduktan sonra köyde yaşamaya başladım. Hep yaylalarda yaşadım yaylalar olmadan duramam. Hayatım boyunca hep çalıştım ormana gidip kütük yapardım. Tarlada çalıştım, çayır kestim. Hep sırtımda taşırdım. O zaman yaylada yol yoktu. Tek böbreğim olduğunu öğrendiğimde hayatımda hiçbir değişiklik olmadı yine çalışmaya devam ettim” dedi.

    Mahmut Çuman’ın oğlu Mehmet Çuman ise, babasının çalışmayı çok sevdiğini dile getirerek, “Babam doğuştan beri köyde ve yaylada yaşadı. Babam 1930 doğumlu ancak 1933 nüfusa yazıldı. Çay fabrikasında emekli olduktan sonra tekrar köye döndü. Özellikle yaylayı çok seviyor. Babam böbreğinin olmadığı bir MR sonucunda öğrendi. MR çekilirken doktor beni çağırdı babanın böbreği yok mu diye sordu. Var dedim ama doktor yok dedi. Sağ böbreğinin olmadığını o zaman öğrendik. Hiçbir sıkıntı çekmeden tek böbrekle bu yaşına kadar yaşadı. Kış aylarında da burada kalmayı çok istiyor. Kışın kar yağdığı için babamı Hatay’a götüreceğim. Biz baba artık dinlenmem gerekiyor diyoruz ama o çalışmak istiyor. Şuan bile yol çalışmasına giderek yardım ediyor. 3 gün önce patika yolları kazıyordu. Eskiden bu işi çok seviyordu” ifadelerini kullandı.

  • Tek böbreğinin olduğunu 85 yaşında öğrendi

    Trabzon’un Çaykara ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki Mahmut Çuman hayatında ilk kez gittiği hastanede tek böbreğinin olduğunu öğrendi.

    Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Baltacılı mahallesinde yaşayan 5 çocuk, 28 torun sahibi 85 yaşındaki Mahmut Çuman, hayatında ilk kez MR çekilmek için hastaneye gitti. Hastanede ultrasyona alınan Çuman’ın bir böbreğinin olmadığını fark eden doktorlar kendisine dana önce ameliyat geçirip geçirmediğini sordu. Sağ böbreği doğuştan olmayan Çuman hayatında ilk kez gittiği hastanede yıllardır tek böbrekle yaşadığını öğrendi.

    Tek böbrekli olduğunu öğrendikten sonra hayatında bir değişiklik olmadığını belirten Mahmut Çuman, “Çocuklarım Hatay’da yaşıyor onları ziyaret etmeye gittiğimde beni doktora getirdiler. Orada bana film çektiler doktor oğluma sol böbreğimin olmadığını söyledi. Nasıl tek böbrekle yaşadığımı düşündüm. 85 yaşıma kadar tek böbrekle yaşamışım ama tek bir sıkıntı bile çekmedim. Çay fabrikasında çalıştım. Emekli olduktan sonra köyde yaşamaya başladım. Hep yaylalarda yaşadım yaylalar olmadan duramam. Hayatım boyunca hep çalıştım ormana gidip kütük yapardım. Tarlada çalıştım, çayır kestim. Hep sırtımda taşırdım. O zaman yaylada yol yoktu. Tek böbreğim olduğunu öğrendiğimde hayatımda hiçbir değişiklik olmadı yine çalışmaya devam ettim” dedi.

    Mahmut Çuman’ın oğlu Mehmet Çuman ise, babasının çalışmayı çok sevdiğini dile getirerek, “Babam doğuştan beri köyde ve yaylada yaşadı. Babam 1930 doğumlu ancak 1933 nüfusa yazıldı. Çay fabrikasında emekli olduktan sonra tekrar köye döndü. Özellikle yaylayı çok seviyor. Babam böbreğinin olmadığı bir MR sonucunda öğrendi. MR çekilirken doktor beni çağırdı babanın böbreği yok mu diye sordu. Var dedim ama doktor yok dedi. Sağ böbreğinin olmadığını o zaman öğrendik. Hiçbir sıkıntı çekmeden tek böbrekle bu yaşına kadar yaşadı. Kış aylarında da burada kalmayı çok istiyor. Kışın kar yağdığı için babamı Hatay’a götüreceğim. Biz baba artık dinlenmem gerekiyor diyoruz ama o çalışmak istiyor. Şuan bile yol çalışmasına giderek yardım ediyor. 3 gün önce patika yolları kazıyordu. Eskiden bu işi çok seviyordu” ifadelerini kullandı.

  • Evinde hırsızlık olduğunu polisten öğrendi

    Muş’ta bir vatandaş, evine hırsız girdiğini ve televizyonun çalındığını polisten öğrendi.

    Muş Valiliğinden yapılan açıklamada, Muş İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Karşıyaka Mahallesi’nde yapılan şok uygulamasında, Sunay Mahallesi tarafında bir araca televizyon yüklendiğinin görülmesi üzerine harekete geçti. Şüpheli şahsın yakalandığı ifade edilen açıklamada, “Televizyonun üzerinde inşaat tozu bulunması ve şahsın televizyonla ilgili çelişkili beyanlarda bulunması sebebiyle çevrede araştırmaya başlanmıştır. Yakın ikametlerde herhangi bir hırsızlık olayının olmadığı, bahse konu televizyonla ilgili herhangi bir kayıp-çalıntı müracaatının olmadığı da tespit edilmiştir. Konu ile ilgili çalışmalara devam eden ekipler, televizyonun seri numarasını alarak müşteri hizmetlerini aramış, yapılan görüşme neticesinde 102 ekran LED televizyonun sahibine ulaşılmıştır. Vatandaştan evine hırsız girmiş olabileceği söylenerek ikametini kontrol etmesi istenmiştir. Görevli ekiplerle birlikte Sunay Mahallesi’ndeki ikamette yapılan kontrolde, ikamete yan taraftaki inşaattan girildiği, balkon kapısının zorlanarak açıldığı ve ikametteki televizyonun çalındığı anlaşılmıştır. Müştekiye ait televizyon kendisine teslim edilmiş ve şüpheli şahıs ikamet hırsızlığı suçundan adli makamlara sevk edilmiştir” denildi.

  • Öztürk süt üreticilerinin zor durumda olduğunu söyledi

    Adıyaman Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sırrı Öztürk, Adıyaman’da son 1 ayda süt alımlarında yaşanan sıkıntılardan dolayı süt üreticilerinin zor durumda olduklarını vurguladı.

    800 üyeden 300 üyenin aktif süt ürettiği Adıyaman Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği, yaklaşık 7 yıldır bölgede süt üreterek soğutma zinciri içerisinde satılan sütlerin, alfatoksin bahanesi ile firmaların alımları durdurduğu öğrenildi.

    Süt üreticilerinin yaşadığı sıkıntıları anlayan Adıyaman Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sırrı Öztürk, bölgedeki hayvancılığın yok olmaması için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini söyledi.

    Bölgedeki hayvancılığın yok olmaması için yetkilileri göreve davet ettiğini belirten Başkan Öztürk, “Birliğimizin 800 üyesi var. Bunun 300 tanesi şuanda aktif bir şekilde süt üretiyor. Yaklaşık 7 yıldır bölgede süt üreterek soğutma zinciri içerisinde 7 firmaya satıyoruz. Son 1 ay içerisinde özellikle süt alımlarında sıkıntılarla karşılaşmaya başladık. Bizler saha hakim olan bir birliğiz. Sahada analizler, süt, sütün yağ oranları, su, antibiyotik vesaire tüm testleri yaparak sütleri öyle satarız. Ama nedense son bir ay içerisinde özellikle alfatoksin konusu gündeme alınarak sütlerin geri çevrilmeye başladığını görüyoruz. Yaklaşık 5 yıldır yapılan tüm çalışmalarda böyle bir sorunla karşılaşılmadığı halde son 1 ayda böyle bir sorun ortaya çıkınca üreticiler olarak kafamız karışmaya başladı. Firmalar tarafından dün itibarı ile 4 gün süt alınmadığından dolayı 6 ton sütü dökmek zorunda kaldık. Üreticiler olarak çok büyük zahmetlerle elde ettiğimiz sütü dökmek bizi derinden üzmüştür. Çünkü üreticilerimizin bunu ne kadar büyük zorluklara katlanarak elde ettiklerini biliyoruz” dedi.

    Bölgede varsa bir sorun hemen tespit edilerek üzerinde çalışmaya hazır olduklarını da belirten Öztürk, “Biz şunu öneride bulunuyoruz. Bölgemizde gerçekten böyle bir durum bir sıkıntı varsa saha hakim olan bir birlik olarak ilgili noktalar tespit edilerek üzerinde çalışıp bunu düzeltmek istiyoruz. Ama asla üreticinin sütünün tanklarda kalıp geri çevrilmesini istemiyoruz. Birlik olarak zaten yıllardır sağlığı ve kaliteyi ön planda tutarak çalıştık. Bundan dolayı da bölgemizdeki sütler her zaman konsey fiyatları üzerinden bir fiyatla satıldı. Yani bizim sütler yüksek fiyatlarla satılmıyor. Kalitesi üzerden satılıyor. Ama her nedense sözleşmelerimizin son ayına girdiğimizin bu ayda böyle bir sorunun çıkması sanki fiyatları indirmek için böyle bir yola başvurulduğunu düşünüyoruz. Birlik olarak, sütümüzün kalite ile ilgili bir problemi varsa ise buyurun kalite için açığız. Bizler bu konuda çalışacağız ve sonuna kadar da direneceğiz. Alfatoksin nerde çıkıyorsa, yemlerde çıkıyorsa zaten bu yemler fabrikasyon yemleridir. Üreticinin bu konuda herhangi bir günahı yoktur. Ama çiftlikte bir sirajda ya da samanda bir küflenme sorun varsa bu konuda bizler zaten gerekli bilgilendirmelerimizi yapıyoruz. Bu konuda toplantılar düzenliyoruz. El ilanları dağıtıyoruz, yani tamamen çalışmanın içerisindeyiz. Bizler birlik olarak yetkililerden şunu bekliyoruz. Gelin beraber çalışalım. Bunu düzeltelim. Ama asla ve asla Güneydoğu Anadolu bölgesinde bu seviye kadar gelen bu sütçülüğün yok olmasına göz yummayın. Biz bu konuda destek olun. Üreticilerimizin sütleri tanklarda kalmasın. Üretim devam etsin” diye konuştu.