Etiket: Olduğunu

  • Prof. Dr. Dinç: “Banu Alkan Afrodit’in Ne Olduğunu Bilse Asla Kendisine Böyle Söyletmez”

    Atatürk Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Abdülkerim Dinç, kendini her platformda Afrodit olarak değerlendiren Banu Alkan’a Afrodit’in hayatını bilmeden kendini Afrodit olarak değerlendirmesini doğru bulmadığını söyledi.

    Edirne’de, “İda’dan Kazdağı’na: Bir Coğrafya Etrafında Oluşan Kültür’’ adlı konferans düzenlendi. Trakya Üniversitesi hocaları ve öğrencilerin katıldığı konferansta Doç. Dr. Abdülkerim Dinç, Yunan ve Türk efsanelerini kıyasladı. Yunan mitolojisinde yer alan Afrodit’i, Kaz Dağları’nın ölümsüz efsanesi olarak bilinen Sarıkız ve Emine adlı hikayelerle karşılaştırdı.

    Afrodit hakkında geniş bilgiler veren Dinç, “Aslında Afrodit’in çok da masum bir doğuşu yoktur. Esasında Afrodit kültürünü ele aldığımızda Batı’ya kaymış bir tanrıçadır. Günahkar bir tanrıçadır. Kocasını durmadan aldatan Afrodit, Batı kültüründe güzellik tanrıçasının olmasının yanında aynı zamanda aldatmanın cinsel tahrikin sembolüdür. Mesela bizde bir hanımefendi var, esasında traktör tekeri gibi olan ama kendisine Afrodit diyen bir hanım. Afrodit’in ne olduğunu bilse asla kendisine böyle söyletmez. Banu Alkan’dan bahsediyorum” dedi.

    Doç. Dr. Abdülkerim Dinç, Afrodit’in aslında güzelliğin dışında cinsel tahrikin simgesi olduğunu, bu yönünü bildiğinde Banu Alkan’ın kendisine yakıştırmayacağını düşündüğünü söyledi. Dinç, “Bugün kültürümüzde Mason zihniyeti, Yahudi zihniyeti Afrodit’in anısına güzellik yarışmaları düzenlemektedir. Afroditleri Sarıkıza ve Emine’ye rağmen hayatımıza sokmak istiyorlar. Kadınları et parçası haline getirerek, kültürümüzde kayma yapmaya çalışıyorlar” dedi.

  • Başbakan Yardımcısı Şimşek, Hükümet Programının Çok Kapsamlı Olduğunu Söyledi

    Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, hükümetin 2016 eylem planı ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Başbakanımızın açıkladığı reform programı çok kapsamlı bir reform programıdır. Bir temenniler, manzumeler listesi değildir” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Şimşek, Borsa İstanbul’un 142. Yılında Global Yolculuğu kapsamında, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Ortaklık Anlaşması İmza törenine katıldı. Şimşek, EBRD Birinci Başkan Yardımcısı Phil Bennett’le atılan ortak imzanın ardından yaptığı konuşmada, dün Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı hükümetin 2016 Eylem Planına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, “Başbakanımızın açıkladığı reform programı çok kapsamlı bir reform programıdır. Bir temenniler, manzumeler listesi değildir. Bunlar uygulanacaktır ve bunlar uygulandıkça Türkiye’nin temelleri daha da sağlamlaşacak ve sürdürülebilir yüksek büyüme patikasına oturacağız” şeklinde konuştu.

    “REFORM PROGRAMIMIZ BARDAĞIN BOŞ TARAFINI DOLDURMAYA YÖNELİK”

    Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile Borsa İstanbul’un yaptığı ortaklığın kentin küresel anlamda bir finans merkezi olmasına yönelik çok önemli adımları içerdiğine de dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, şunları söyledi:

    “Bu aslında Türkiye’ye olan güveni gösteriyor. Borsa İstanbul’un attığı bu adımlar İstanbul’un küresel anlamda bir finans merkezi olmasına yönelik çok önemli adımları içeriyor. Tabii, Türkiye gelişmekte olan ülkelerin ciddi sıkıntılarla baş başa olduğu bir dönemde bunları başarıyor. Piyasalar dünkü reform programını bugün ki gelişmeleri pek kale almıyorlar. Çünkü bu aralar bardağın boş tarafına bakıyorlar. Bizim reform programımız bardağın boş tarafını doldurmaya yöneliktir. Bu çok önemli bir husustur. Bizim reform programımız sadece bir temenniler listesi değil. Reform programı çok iyi dizayn edilmiş, hangi reformun hangi kurumun gözetiminde yapılacağını belirlemişiz. Bunun için ayrı bir izleme mekanizması kurmuşuz. Bu başarı oranını ciddi oranda artıracaktır. Reformlar konusunda samimiyiz. Bunları yapacağız. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin 3 tane çıkması olacak; mali disiplin devam edecek, Avrupa Birliği sürecini yeniden canlandırıyoruz ve yapısal reformlarla Türkiye’nin ekonomik dönüşümünü geçmişte olduğu gibi 2., 3. Nesil reformlarla başaracağız ve inanıyorum ki ortalıktaki toz duman yatışınca doğru politikaları uygulayan reform yapan ülkelerin taktir edileceği bir döneme gireceğiz. Türkiye bu anlamda pozitif yönde ayrışacak. Türkiye’nin bu sıkıntılı dönemdeki performansı bile aslında ülkenin temellerinin ne kadar sağlam olduğunun dış şoklara karşı ne kadar dirençli olduğunu gösteriyor. Dikkat edin etrafımızda bir ateş çemberi var. İki seçim yapıldı, büyük belirsizliklerle karşı karşıya kaldık. Türkiye ekonomisi Çin Hindistan haricinde gelişmekte olan ülkelere oranla neredeyse 2 katı büyüyecek. Aslında bu ekonomimizin ne kadar sağlam olduğunu, şoklara karşı ne kadar dirençli olduğunu temellerinin sağlam olduğunu gösteriyor. Başbakanımızın açıkladığı reform programı çok kapsamlı bir reform programıdır. Bir temenniler, manzumeler listesi değildir. Bunlar uygulanacaktır ve bunlar uygulandıkça Türkiye’nin temelleri daha da sağlamlaşacak ve sürdürülebilir yüksek büyüme patikasına oturacağız.”

  • 7 Milyon Diyabetliden Yarısı Diyabetli Olduğunu Bilmiyor

    Türkiye’de 7 milyon diyabet hastasının yarısı diyabetli olduğunu bilmiyor.

    Uluslararası Diyabet Federasyonu rakamlarına göre diyabet tüm dünyada yaklaşık 400 milyon insanı etkilerken, bu rakamın 2035 yılında 600 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Dünyada diyabetle ilgili sağlık harcamaları 600 milyar dolar civarında iken, ülkemizde diyabete bağlı sağlık harcamaları 2014 yılında 6,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam ülkemizdeki ulusal sağlık harcamaları bütçesinin yüzde 18.2’sini oluşturuyor. Kentleşme ile birlikte yaşam ve beslenme tarzındaki değişikliler ve diğer faktörlerin etkisiyle 2035 itibarı ile ülkemizdeki diyabetli sayısının 12 milyona yükselmesi bekleniyor.

    “14 Kasım Dünya Diyabet Günü” nedeniyle dünyada ve Türkiye’de diyabetin hızlı artışına dikkat çeken Türk Diyabet Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Hasan İlkova, kentleşme ile birlikte yaşam ve beslenme tarzındaki değişiklilerin diğer etkenlerle beraber hem diyabetin hem de diğer bulaşıcı olmayan hastalıklardan etkilenen bireylerin sayısında belirgin bir artışa yola açtığını söyledi. Ülkemizde yaklaşık 7 milyon diyabetli olduğunu ve bu sayının 2035 itibarı ile 12 milyona yükselmesinin beklendiğini ifade eden İlkova, “diyabetli insanların yarısının diyabetli olduğunu bilmiyor olmasının” en önemli nokta olduğuna dikkat çekti.

    Avrupa ülkelerindekine benzer bir şekilde Türkiye’de de giderek artan yaşlı nüfusun etkileri hissedilmeye başlanıyor. İnsanlar yaşlandıkça Tip 2 diyabet gelişme olasılığının arttığını belirten Dr. İlkova, her ne kadar Türkiye’nin genel demografik profili genç bir nüfus yapısı gösterse de insanların gelişen sağlık hizmetlerinin ve tedaviye erişiminin de artmasıyla daha uzun yaşadığını söyledi.

    Diyabetin zamanında teşhis edilmemesi ve doğru yönetilmemesi ilerleyen zaman içerisinde kalp ve kan damarlarını bozarak, göz, sinir ve böbrek hasarlarına, kalp krizi ve inmeye sebep olabiliyor. Oysa toplam diyabetli nüfusun yüzde 90’ına yakınını oluşturan Tip 2 diyabeti, doğru beslenerek ve hareketsiz yaşamdan kaçınarak önlemek veya geciktirmek mümkün.

    15-16 Kasım 2015 tarihleri arasında Antalya’da yapılacak olan G20 liderler zirvesi kapsamında Türk Diyabet Cemiyeti, Uluslararası Diyabet Federasyonu ile birlikte liderlere hitaben hazırladığı bir yazıda dünyadaki tüm diyabetlilerin yüzde 75’inin (yaklaşık 286 milyon insan) G20 ülkelerinde yaşadığını, tüm dünyada 400 milyon insanı etkileyen bu epideminin yalnızca bireylerin sağlığını ilgilendiren bir durum olmasının ötesinde ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için de bir engel oluşturduğuna dikkat çekiyor.

    2014 yı verilerine göre Türkiye’de diyabet rakamları şöyle:

    “20-79 yaş arası yetişkin nüfus: 49.125.000

    20-79 yaş arası diyabet vakaları: 7.227.000

    20-79 yaş arası tanı konulmamış diyabet vakası: 2.191.400

    Ulusal Diyabet Prevelansı (%) 14,7

    20-79 yaş arası diyabete bağlı ölümler: 59.755

    Diyabete bağlı sağlık harcamaları toplamı (milyar USD): 6,5

    Toplam ulusal sağlık bütçesinde diyabetin payı (%): 18.2

    Kaynak: (IDF Diabetes Atlas)

    TÜRK DİYABET CEMİYETİ, KASIM AYI BOYUNCA BİR DİZİ ETKİNLİK DÜZENLEYECEK

    Öte yandan, Türk Diyabet Cemiyeti 14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle Kasım ayı boyunca bir dizi etkinlik düzenleyecek. 14 Kasım 2015 Cumartesi günü saat 12.00’de Bahariye Caddesi başlangıç noktasında gittikçe büyüyen diyabete dikkat çekmek ve farkındalığı arttırmak amacıyla “Doğru Beslen, Hareket Et, Diyabetten Korun” isimli bir etkinlik gerçekleştirecek. Etkinlik dahilinde bando ve dans gösterileri yapılarak, bilgilendirme broşürleri ve Diyabet dergisi dağıtılacak. Bahariye Caddesi boyunca ağaçlara diyabeti simgeleyen mavi halkalar ve balonlar asılacak. Aynı gün Kadıköy Ayrılıkçeşme’de bulunan Tepe Nautilus AVM’de de diyabete dikkat çekerek benzer bir farkındalık etkinliği yapılacak.

    Bu yıl 14 Kasım Dünya Diyabet Günü vesilesiyle Türk Diyabet Cemiyeti ve Kadıköy Belediyesi işbirliğinde iki ortak çalışma yapılıyor. Sahrayıcedid Sosyal Yaşam Evi sakinlerinin iki hafta boyunca açlık tokluk kan şekeri ölçüm ve takibi yapılarak, kan şekerini en iyi kontrol altında tutan diyabetli 3 kişi 12 Kasım 2015 tarihinde yapılacak küçük bir törenle Türk Diyabet Cemiyeti tarafından ödüllendirilecek ve şekerini ve diyabetini yönetemeyen 3 kişi de Türk Diyabet Cemiyeti’ne ait Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık Diyabet Hastanesi’nde ilave tetkiklerini yaptırabilecek. Yine Türk Diyabet Cemiyeti ve Kadıköy Belediyesi işbirliğinde 16-17-18 Kasım 2015 tarihleri arasında Kadıköy Belediyesi binasında halka yönelik genel şeker taraması yapılarak diyabet konusundaki farkındalık arttırılmaya çalışılacak.

  • Hamile Olduğunu Doğumdan 1 Saat Önce Öğrendi

    ABD’de şiddetli karın ağrısı şikayeti ile hastaneye giden Judy Brown, hamile olduğunu öğrenmesinden yaklaşık bir saat sonra sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya getirdi.

    ABD’nin Massachusetts eyaletinde nadir görülen bir olay yaşandı. Karın ağrısı şikayeti ile hastaneye giden 47 yaşındaki Judy Brown, hastanede öğrendiği bir gerçekle şok geçirdi. İlk muayenede safra kesesindeki taş nedeniyle karın ağrısı olabileceği ifade edilen Brown’un kısa süre süre sonra doğum sancısı çektiği anlaşıldı. Gerçeğin anlaşılmasının ardından doğuma alınan genç kadın yaklaşık 1 saat sonra sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya getirdi. 22 yıllık evli olan ancak çocuk sahibi olmayı düşünmediğini ifade eden Brown, hamileliğinin oldukça garip olduğunu belirtti. Vücudunda meydana gelen değişiklikleri fark ettiğini ifade eden genç kadın, hamile olabileceğini düşünmediğini dile getirdi. Genç kadının ve bebeğinin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.