Etiket: Olduğunu

  • Arslan: “Adaletli Bir Skor Olduğunu Düşünüyorum”

    Akhisar Belediyespor Teknik Direktörü Cihat Arslan, Ziraat Türkiye Kupası’nda Galatasaray ile oynadıkları maç sonrası yaptığı açıklamada, “Zemin kötü olmasına rağmen beklediğimizden iyi maç oldu. Adaletli bir skor olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Ziraat Türkiye Kupası E Grubu 5. maçında Akhisar Belediyespor sahasında ağırladığı güçlü rakibi Galatasaray ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Akhisar Belediyespor Teknik Direktörü Cihat Arslan, “Galatasaray gruptan çıkmayı garantilemişti. Bizim de Karşıyaka’nın mağlubiyetinden sonra her türlü skorda son maça kalıyorduk. Zemin kötü olmasına rağmen beklediğimizden iyi maç oldu. Her iki takımın kazanma hırsı güzeldi. İzleyenler keyif almıştır. Atsaydık, kazanabilirdik, maçın sonlarına doğru kaybede de bilirdik. Adaletli bir skor olduğunu düşünüyorum“ dedi.

    Bir gazetecinin, ’Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası’nda kadro derinliğinin eksikliği nedeniyle kadro çıkarmakta zorlanıyor musunuz?’ sorusuna Arslan, “Problem kadro derinliğinin olmamasından kaynaklanıyor. Ligde de kupada da hedefe yürüyebilirsiniz. Maalesef bizim skor üretmede eksiğimiz var. Stoper olarak da hep aynı oyunculara yükleniyoruz. Sağ bek, sol bek de değiştirebiliyoruz ama maç periyodunu ayarlamakta sorun çekiyoruz. Dar bir kadromuz var, o yüzden biraz sıkıntılı. Umudumuzu son maça taşıdık. Gruptan çıkmak istiyorduk. Hugo’yu 45 dakika oynatmayı düşünüyordum. Bir hazırlık maçı gibi oynatmak istedim. Fakat maçın gidişatı o şansı bizim elimizden aldı. Onu da dinlendirmemiz gerekiyor” diye yanıt verdi.

  • Karın Ağrısıyla Gittiği Hastanede Kanser Olduğunu Öğrendi

    Şanlıurfa’da karın ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede kanser olduğunu öğrenen hasta, başarılı bir ameliyat geçirdi.

    Şanlıurfa Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliğine bağlı Suruç Devlet Hastanesi Genel Cerrahi polikliniğine başvuran Mehmet Şahin (58) adlı hasta, karın ağrısı ve gaz gaita çıkışında yetersizlik nedeniyle gittiği hastanede kanser olduğunu öğrendi. Hasta aynı gün hastane cerrahları Fikri Ordu ve Reşat Doğan tarafından ameliyata alındı.

    Ameliyat hakkında bilgi veren Doktor Fikri Ordu, “Yapılan tetkikler sonucunda transvers kolon kaynaklı 6 çarpı 8 santimlik solid kitle ve buna bağlı subileus saptandı. Kalın bağırsağın sağ bölümü ile sol bölümü arasında kalan kısma transvers kolon denir. Kalın bağırsağın tranvers kolonda yerleşen tümörlerinde lenfatik dokunun yeterli çıkarılması için genişletilmiş sağ hemikolektomi ameliyatı tercih edildi. Hastaya uç ileostomi yapılarak ameliyat sonlandırıldı. Hasta şu anda yoğun bakımda takip edilmektedir” şeklinde konuştu.

    Hasta Mehmet Şahin ise ameliyatı gerçekleştiren Suruç Devlet Hastanesi doktorlarından Fikri Ordu ve Reşat Doğan’a teşekkür etti.

  • İnsanların Çoğu Çölyak Hastası Olduğunu Bilmiyor

    Genetik yatkınlığı olan kişilerde bir buğday proteini olan gluten ile ilişkili sistemik bir hastalık olarak görülen çölyak’ın günümüzde hızla arttığı, buna karşın birçok kişinin böyle bir hastalığı olduğundan haberinin olmadığı bildirildi.

    Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Tümgör, çok sık görülmesine rağmen toplumda çoğu kişinin çölyak hastası olduğunu bilmeden yaşamını devam ettirdiğini dile getirdi. Ülkemizde okul çocuklarında yapılan bir çalışmada hastalık sıklığının 110 çocukta bir olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Tümgör, ülke nüfusunun yaklaşık 80 milyon olduğu düşünüldüğünde ortalama 700 bin çölyak hastası olmasının beklendiğinin altını çizdi. Tümgör, “Oysa ülkemizde tanı konulmuş çölyak hastası sayısı yaklaşık 10.000-15.000 civarında, çölyak hastalığı tanısı neden bu kadar az konuluyor bu konunun da ayrı bir soru işareti olarak irdelenmesi gerekir” dedi.

    “HASTALIĞIN BELİRTİSİ OLMAYABİLİR”

    Çölyak hastalığı olan kişilerin çok farklı belirtilerle hastaneye başvurabildiğini belirten Prof. Dr. Gökhan Tümgör, şöyle konuştu:

    “Çölyak hastalığı her organı tutabiliyor, hastalar doktora tekrarlayan demir eksikliği anemisi, kronik karın ağrısı, ishal, kabızlık, eklem ağrıları, şişlikleri, epilepsi, karaciğer enzim yüksekliği, açıklanamayan infertilite, diş problemleri, saç dökülmesi gibi yakınmalarla başvurabiliyor.”

    Küçük çocuklarda genellikle çölyak hastalığının klasik bulguları olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Tümgör, gelişme geriliği, kronik ishal, kusma, karında şişkinlik, kas güçsüzlüğü ve iştahsızlığın çoğu hastada var olduğunu aynı zamanda bazı hastalıklarla birlikte görülme sıklığının fazla olabildiğini ayrıca tiroit bezi hastalıkları, çocuklarda şeker hastalığı ve buna benzer diğer bağışık sistemin uyarılması ile gelişen hastalıklarda da çölyak hastalığının daha sık saptandığına değindi.

    Çölyak hastalığının tanısının basit bir kan testi ile konulabildiğini belirten Prof. Dr. Tümgör, eğer test sonucu pozitif saptanırsa hastaya üst gastrointestinal sistem endoskopisi yapılması gerektiğini, testin negatif çıkması durumunda büyük olasılıkla kişinin çölyak hastası olmayacağını söyledi.

    Gökhan Tümgör, çölyak tanısının konulmasının önemli olduğunu, tanı konulup uygun tedavi edildiğinde hastanın yakınmalarının düzeleceğini ve sonradan gelişebilecek sorunların önlenebileceğini dile getirdi.

    EN ÖNEMLİ TEDAVİ DİYET

    Çölyak hastalığının günümüzdeki tek tedavisinin katı diyet olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tümgör, sözlerine şöyle devam etti:

    “Diyet gluten içeren gıdaların tüketilmemesidir. Çölyak hastaları için buğday, çavdar, arpa ve yulaf toksik iken pirinç ve mısır toksik değildir. Çölyak hastalığının günümüzde başka bir tedavisi yoktur. Çölyak için farklı tedavi yöntemleri denediğini söyleyen kişilere itibar edilmemelidir. Çocuklarda diyete başladıktan sonra ishalleri durmakta, karın şişlikleri düzelmekte ve çok hızlı bir şekilde kilo almakta ve boyları uzamaktadır. Çölyak hastalığının yol açtığı tüm belirtiler kaybolmaktadır. Çölyak hastaları kesin tanı konulduğunda ömür boyu diyet yapmalıdır. Küçük yaşta çölyak tanısı konulanlar, şüpheli tanısı olanlar, endoskopi olmadan diyet başlanan çocuklar çölyak hastalığı açısından 6-7 yaşlarından sonra tekrar değerlendirilebilirler.”

    Çölyak hastalığına yatkınlığın genetik faktörle önemli derecede ilişkili olduğu saptandığına da vurgu yapan Tümgör, hastalığın aile içinde birçok kişide görülebildiğini çölyaklı kişinin birinci derece akrabalarında çölyak görülme riskinin yaklaşık yüzde 10 olduğunu belirtti.

    Prof. Dr. Gökhan Tümgör sözlerini şöyle tamamladı:

    “Çölyak hastalığı çok sık görülmesine rağmen hâlâ tanı konulan hasta sayısı azdır. Bu konunun gerek eğitimlerde gerek medyada daha çok işlenmesi gerekmektedir. Çölyak hastalığı çok yüzlü bir hastalıktır. Her türlü belirti ve bulguya yol açabilmektedir. Çocuğunuzda sebebi bulunamamış bir belirti var ise altta yatan neden çölyak hastalığı olabilir.”

  • Oğlunun Şehit Olduğunu Portakal Toplarken Öğrendi

    Van’da teröristler ile çıkan çatışmada şehit düşen 40 yaşındaki özel harekat polisi Önder Ertaç’ın Adana’nın Kozan ilçesindeki baba evine ateş düştü. Oğlunun şehit olduğu haberini portakal bahçesinde portakal toplarken alan anne, ’Guzuma doyamadım’ diyerek ağıt yaktı.

    Sabahın erken saatlerinde abisinin şehit olduğunu öğrenen şehidin kardeşi Fatih Ertaç, ilçeye bağlı Karacaoğlan mahallesinde oturan 56 yaşındaki baba Durmuş Ali Ertaç ve 53 yaşındaki anne Emine Ertaç’a durumu haber vermek istedi. Ancak annesinin portakal toplama işine gittiğini öğrenen kardeş Ertaç, telefonla annesini arayarak abisinin şehit olduğu haberini verdi. Portakal bahçesinde çalışırken oğlunun şehit olduğunu öğrenen Emine Ertaç eve geldi. Oğullarının acı haberini alan Emine Ertaç ve Durmuş Ali Ertaç çifti gözyaşlarına hakim olamadı.

    Anneyi, eve gelen Kozan İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bayan polis memurları teselli etti. “Guzuma doyamadım” diyerek bayan polis memuruna sarılan anne, ağıtlar yaktı. Olayı öğrenen Ertaç ailesinin yakınları, komşuları ve tanıdıkları anne ve babaya taziyede bulunarak teselli etti.

    Eve dev Türk bayrağı asılırken Şehit Özel Harekat Polisi Önder Ertaç’ın annesi Emine Ertaç, “Oğlum daha önce Van’da 3 sene görev yaptı. İstanbul’a tayini çıktı, tekrar Van’da görev yapıyordu. Oğlum 16-17 yıllık polisti. Oğlum evli ve iki çocuk babasıydı” dedi.

  • Terk Ettiği Eşinin Kanser Olduğunu Öğrenince Ona Geri Döndü

    Samsun’da terk ettiği eşinin kanser olduğunu öğrenen kadın, dayanamayıp ona geri döndü. 3.5 aydır hastanede hem maddi zorluklar hem de lösemi ile mücadele eden 2 çocuk babası Recep Yalçın, hayırseverlerden yardım bekliyor.

    Dokuz yıllık evli ve iki çocuk sahibi olan 32 yaşındaki Recep ile 29 yaşındaki Fatma Yalçın, ailevi nedenlerle anlaşmazlığı düştü. Fatma Yalçın, evi terk ederek babasının evinde yaşamaya başladı. Ayrıldıktan 2 ay sonra bel ağrısı şikayetinden hastaneye başvuran Recep Yalçın’a akut lenfositik lösemi (ALL) teşhisi konuldu. Yalçın, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tedavi altına alındı. Hastanede lösemi tedavisi gören Recep Yalçın’a, evi terk eden eşi dayanamayıp geri döndü.

    Eşinin kendisine geri dönmesine çok sevindiğini söyleyen Recep Yalçın, eşinin yanında olmasının kendisine çok büyük moral olduğunu söyledi. Maddi durumu iyi olmayan Recep Yalçın, hayırseverlerden yardım bekliyor. Evi terk edip bir çocuğunu da alarak kendi ailesinin yanına taşınan Fatma Yalçın ise eşini sevdiği için dayanamayıp eşine geri döndüğünü söyledi.

    “EŞİM GİTTİKTEN İKİ AY SONRA KANSERE YAKALANDIM”

    Yaklaşık 4 aydır hastanede yattığını söyleyen Recep Yalçın, “Eşim gidince kendimi sigaraya vurdum. Yemeden içmeden kesildim. Eşim gittikten iki ay sonra kansere yakalandım. Eşimi aradım, ilk önce inanmadı. Sonra ben hastaneye yatınca buraya geldi ve beni gördü. Ben de eşimi seviyorum. Allah razı olsun başımda duruyor. Onun manevi desteği çok. Bana moral veriyor. Şu an yapılan ilik çalışmaları iyi çıkmadığı söyleniyor. Hastalığım ilerlemiş bir vaziyette. Tekrar kemoterapi almaya başlayacağım. Bu tedaviden sonra artık bundan sonra ne olacağı belli olacak. Şu an ki tedavim riskli bir tedavi. İnşallah hayırlısı olur. Maddi durumum iyi olmadığı için de zorlanıyorum. Babam elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. Ama o da bir yere kadar. Duyarlı kişilerden yardım istiyorum” dedi.

    “EŞİM YARIM OLSUN BAŞIMIZDA DURSUN”

    9 yıldır evli olduklarını söyleyen Fatma Yalçın, “İki kızımız var. Eşimin ailesiyle anlaşamıyorduk. Ayrı yaşamaya başladık. Çocuklarımın biri benimle birlikteydi, öteki de babasıylaydı. Daha sonra eşimin kanser olduğunu söylediler, ben inanmadım. Barışmamız için yalan söylediklerini düşündüm. Babam bana ’gitme, gidersen eve almam seni’ dedi. Benim de aklıma çocuklar geldi. Dayanamadım. Hastaneye geldim baktım Recep yatıyor. İlk zamanlar belden aşağısı tutmuyordu. Bu süre zarfında kendisine birçok hastalık çıktı. 3 aydır burada eşimin başındayım. Çocuklarım eşimin ailesiyle kalıyorlar. Evimiz yoktu, eşimin dedesinin evinde kalıyorduk. Evimiz yok. Maddi durumumuz da iyi değil. Hiçbir gelirimiz yok. Hayırseverlerden yardım bekliyoruz. Kendimizi değil çocuklarımızı düşünüyoruz. Allah korusun eşime bir şey olursa sığınacak kimsem yok. Ne eşimin ailesine ne de kendi aileme gidemem. Zaten benim de ailemin maddi durumu iyi değil. İki çocukla nereye gidersin. Eşim yarım olsun başımızda dursun. Malda mülkte gözüm yok. Sonuna kadar eşimin yanındayım. İnşallah düşündüğüm gibi olmaz çocuklarımızın yanına gideriz” diye konuştu.