Etiket: Olduğunu

  • Giresun Üniversitesi Rektörü Attar Yeniden Aday Olduğunu Açıkladı

    Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aygün Attar, bugün düzenlediği basın toplantısı ile dört yıldır sürdürdüğü rektörlük dönemini değerlendirerek, yeniden aday olduğunu açıkladı.

    Güre Yerleşkesinde rektörlük ek hizmet binasında düzenlediği basın toplantısı ile görev süresini değerlendiren Rektör Attar, “Dört yıllık süreçte Giresun Üniversitesi’nin öğrenci sayısı 13 binden 30 binlere dayandı. Akademik kadronun üç katına çıktı. Fakülte sayısı 8’den 13’e çıktı. Mevcut 8 fakültenin de kendi dönemlerinde ilk kez öğrenci alarak aktif hale geldi” dedi.

    GRÜ’nün, KTÜ’den ayrıldıktan sonraki süreçte hiç yeni fiziki yapıya kavuşturulmadığına dikkat çeken Rektör Attar, “İlk etapta Güre Yerleşkesinde 55 bin metrekarelik yeni inşaatlar rekor bir hızla tamamlanarak eğitim-öğretime başladığı. Otogar ve devlet hastanesi yanında ihalesi 29 Mart 2016’da yapılacak ve Nisan 2016’da temeli atılacak 48 bin metrekarelik Sağlık Kampüsü de hızla tamamlanacak. Fiziki anlamda gelişimin Merkez Gazi Paşa Yerleşkesi projesi, İslami İlimler Fakültesi Binası ve Mühendislik Fakültesi Binası inşaatlarıyla sürecek. Giresun Üniversitesi ’Kuzeyin Parlayan Yıldızı Olacaktır’ söylemimiz, bir söylemin ya da ifadenin çok ötesine geçmiş ve gerçekleşmiştir. Şimdi bize düşen bu yıldızı daha da parlatmak olacaktır” diye konuştu.

    REKTÖR ATTAR: “YENİDEN ADAYIM”

    “Şahsen benim açımdan yoğun ve yorucu ancak bir o kadar da Türk yükseköğretimine hizmet etmenin gururuyla dolu bir dört yıl geçirdik” diyen Attar, “Bu yoğunluk içerisinde bana destek olan bütün meslektaşlarıma, çalışma arkadaşlarıma, hizmetlisinden şoförüne kadar bütün personelime yürekten teşekkür ediyorum. Ancak onların helalliğini şimdi istemiyorum. Birlikte daha ileriye gitmek için, Cumhuriyetin 100. yılında büyük ve güçlü Türkiye hedefine Karadeniz’den ses vermek için, Giresun Üniversitesi Rektörlüğü’ne yeniden aday olduğumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Vicdanlarınıza, akıl ve gönül terazinize güveniyorum” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Kanser Olduğunu Öğrenen Avukat İntihar Etti

    Beyoğlu Taksim’de eski ceza hukuku avukatı mide kanserine yakalandığını öğrenince, kendisini iple asarak intihar etti.

    Olay, geçtiğimiz perşembe günü saat 14.00 sıralarında Beyoğlu Taksim Asmalı Mescit Mahallesi Jurnal Sokak’ta bulunan 5 katlı binanın giriş katında meydana geldi. Uzun yıllar ceza hukuku avukatlığı yapan 49 yaşındaki Ö.N.K, avukatlığı bırakmasının ardından yaklaşık 5 yıl önce Taksim’de bir daire satın aldı. Eski avukat, bir süre önce şiddetli baş ve mide ağrısı çekmeye başladı.

    SON KEZ DIŞARIDA GEZİP ARKADAŞI İLE GÖRÜŞTÜ

    Ağrılarına dayanamayan eski avukat, yaklaşık 1 hafta önce hastaneye giderek muayene oldu. Muayene sonucunda Ö.N.K beyninde iyi huylu, midesinde ise kötü huylu tümör olduğunu öğrendi. Doktorun verdiği ilaçları kullanmaya başlayan avukat, olayın yaşandığı gün evinden çıkarak dolaştıktan sonra bir yakın arkadaşı ile görüştü.

    EV SAHİBİ ULAŞAMAYINCA KOMŞULARI KAPIYI KIRDI

    Ertesi sabah avukatın kiralarını topladığı ev sahibi, kendisini defalarca cep telefonundan aradı, ancak ulaşamadı. Yaşadığı binadaki komşuları da, kendisine ulaşamayınca Ö.N.K’nın hayatından endişe ederek dairenin kapısını kırdı. Komşuları, Ö.N.K’nın kendisini dairesindeki asma katın cumbasına iple astığını gördü. Komşuları, hemen sağlık ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Ö.N.K’nın hayatını kaybettiğini belirledi.

    BİRLİKTE YAŞADIĞI KEDİLERİ SAHİPSİZ KALDI

    Sağlık ekiplerinin ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, dairenin girişini emniyet şeridi ile kapattı. Bir süre sonra olay yerine gelen inceleme ekipleri, cumhuriyet savcısı ile birlikte inceleme yaptı. Yapılan incelemelerin ardından Ö.N.K’nın cesedi, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kurumdaki incelemelerin ardından Ö.N.K., geçtiğimiz cumartesi günü Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi. Ö.N.K’nın ölümünün ardından beraber yaşadığı kedileri ise sahipsiz kaldı.

    Avukatın yakın arkadaşı Mehmet Fevzi Üngören, “Son zamanlarda mide rahatsızlığından dolayı ilaç kullanmaya başladı, bundan dolayı da canı sıkıldı. Ben arkadaşımı sürekli kontrol halindeydim ama uzun süre kendinden haber alınamayınca kapı komşuları kapıyı kırarak içeriye girip bakmışlar ve bu durumla karşılaşmışlar. Kendisini evinin cumbasına yorgan ipiyle asmış. Beyninde tümör, midesinde de kötü huylu tümör olduğunu söylüyordu. Araştırmalar sonucunda beynindeki tümör temiz çıktı. Medisindeki ise kötü huylu çıktı. Bundan dolayı morali bozuktu ama intihar edeceğini düşünmedim. Hastalığını öğreneli 1 hafta oldu. Buna bağlı olarak ilaç kullanıyordu. Burada kiraları toplardı, kedilere mama verirdi. Yaşamayı severdi, neşe dolu bir insandı. Böyle bir şey nasıl yapabildi ben inanamıyorum. Genelde salonda oturur kedileri ve köpeklerimizi severdik. Hatta ben kendisine morali düzelsin bir hikayesi olsun diye küçük bir köpek hediye etmiştim. Demek ki o da yetmedi. Yaklaşık 5 yıldır burada oturuyor ama 3 tane evi vardı, ara sıra buraya gelirdi” dedi.

  • (Özel Haber) Sokakta Bulduğu Bebeğin Torunu Olduğunu Öğrendi

    Gaziantep’te, yasak ilişki sonrası evde dünyaya getirdiği kız çocuğunu sokağa atan genç kız, akşam saatlerinde fenalaşınca acı gerçek ortaya çıktı. Sokağa bırakılan bebeğin, genç annenin babası tarafından fark edilerek her şeyden habersiz hastaneye kaldırıldığı anlaşıldı.

    Edinilen bilgiye göre, olay, Şehitkamil ilçesi Sam mahallesinde yaşandı. Stajyer olarak çalıştığı yerde yasak ilişki sonrası hamile kaldığı iddia edilen M.Ö. (19), dün akşam saatlerinde kız çocuğu dünyaya getirdi. Evde yalnız olduğu sırada dünyaya getirdiği kızını doğum sonrası evinin penceresinin önüne bırakan M.Ö., hiç bir şey olmamış gibi yatağına girdi.

    BABA BEBEĞİN AĞLAMA SESİNİ DUYDU

    Olaydan habersiz eve gelen baba, camın önünden gelen ağlama sesini duydu. Dışarıya çıktığında beze sarılı bebekle karşılaştı. Polis ve sağlık ekiplerini arayan baba, bebeğin hastaneye kaldırılmasını sağladı. Gaziantep Çocuk Hastanesinde tedavi altına alınan bebek yaşam mücadelesini kaybetti. Polis, pencere önünde bulunan bebeğin anne babasını bulmak için araştırma başlattı. Yapılan çalışmalarda bir ize rastlanmadı. Polis ev sahibinin kızından şüphelenmedi.

    ACI GERÇEK FENALAŞINCA ORTAYA ÇIKTI

    Bebeğin, sağlık ekipleri tarafından alınmasının ardından yeni doğum yapan M.Ö., gece geç saatlerde evinde fenalaştı. Babası C.Ö. tarafından hastaneye kaldırılan genç kızın yeni doğum yaptığı anlaşıldı. Genç kızın karnındaki şişkinliğin nedeni sorulduğunda, “gaz sancım var, şişkinliğim ondan dolayı’’ şeklinde kaçamak cevaplar verdiği öğrenildi. Kendi torununu hastaneye kaldırdığı öğrenilen baba ise, acı haberle yıkıldı.

    VİCDANSIZ ANNE GÖZALTINDA

    Olay sonrası şüpheli doğum olayı hastane yönetimi tarafından polise bildirildi. Yapılan DNA testi sonucu bebeğin annesi olduğu anlaşılan M.Ö. gözaltına alındı. Genç anne M.Ö., hastanedeki tedavinin ardından polis ekipleri tarafından sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Bebek ise dedesi tarafından Yeşilkent mezarlığına defnedildi.

    Polis, bebeğin babasının bulunması için çalışma başlattı.

  • Eşiyle Barışmasına Engel Olduğunu İleri Sürdüğü Kızını Vurup İntihar Etti

    Yalova’nın Altınova ilçesinde bir adam, ayrıldığı eşiyle barışmasına engel olduğunu ileri sürdüğünü kızına sokak ortasından kurşun yağdırdıktan sonra intihar etti.

    Edinilen bilgiye göre, bir yıl önce ayrıldığı eşi D.C. ile bir süredir barışmak için uğraşan Temel Baysal, eşinin barışmayı reddetmesinden kızı F.B’yi sorumlu tutuyordu. Kızını konuşmak için Hürriyet Mahallesi 42. Sokak’ın başına çağıran Baysal, kızıyla tartışmaya başladı. Bunun üzerine yanında getirdiği av tüfeğini kızına doğrultan baba, defalarca ateş etti. Tüfekten çıkan saçmaların vücudunun değişik bölgelerine isabet ettiği 28 yaşındaki F.B. kanlar içerisinde yere yığıldı. Baysal, ardından tüfeği boğazına dayayarak kendi kafasına bir el ateş etti. Kanlar içerisinde yere yığılan Baysal olay yerinde hayatını kaybetti.

    Olay yerine çağırılan ambulansla Yalova Devlet Hastanesi’ne götürülen genç kızın vücuduna onlarca saçma isabet ettiği ve hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.

    Anne D.C. ve kardeşi Y.B, olayı haber alır almaz hastaneye koştu. Kızını vurduktan sonra intihar eden Temel Baysal’ın cesedi ise Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

  • (Özel Haber) Bakan Çelik: “Çiftçi Ne Haklara Sahip Olduğunu Bilmiyor”

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, kırsalda yüzde 60’a varan hibeler olduğuna dikkat çekerek, “Ama bunları ne çiftçi, ne işçi, ne de memur bilmiyor. Alın teri akıtan emekçi dediğimiz kesim ne hakkını biliyor ne de hakkı arama yollarını biliyor. Ama ortadaki başka kesimler o hakları elde ediyor. Onun için bu konuda rehberlik çok önemlidir. Öncülük çok önemlidir. Ben dayanışmaların tüm bunları ortaya çıkaracağını inancı içerisindeyim” dedi.

    Uludağ Üniversitesi’nden mezun olan milletvekilleri ve Bursa milletvekilleri, Ankara’daki Bursa Evi’inde bir araya geldi. Gecede konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, İstanbul İzmir Otoyolu’nun Bursa’ya değer katacağını söyledi.

    “BURSA’NIN GELECEK 40 YILI TEHLİKE ALTINDA”

    Otoyolun açılması ile birlikte Bursa’nın göç almaya başlayacağını ifade eden Çelik, “Eğer Bursa 70’li yıllardaki göçleri alırsa, yeni bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalırsa, burada bulunanlar eğer onun alt yapısını hazırlamaz ise Bursa’nın 40 yılını karartırız. Buda çok tehlikeli bir hal alır. Ulaşım kolaylaşınca Bursa imkanların aktığı ve bireylerin koşa koşa geldiği bir şehir haline gelecek. 5 sene önce Bursa’nın 3’üncü büyük şehre aday olduğunu ifade ettim. Yani Bursa, İzmir’i geçebilecek bir potansiyele sahiptir. Artık İnsanlar İstanbul’da oturmaktansa İznik’te Gemlik’te oturmayı tercih edecek. İnsanlar batıya gitmeyi değil Bursa’yı tercih edecek. Onun için bununla ilgili alt yapı çalışmasını şehrin içinden çıkılmaz hal almaması için bugünden planlamak gerekiyor” diye konuştu.

    “BURSA’NIN KIYMETİNİ UZAKLAŞINCA ANLARSINIZ”

    Bursa özelinde siyasetçilerin bütünleşmiş durumda olduğunu ifade eden Çelik, “Bursa’nın doğru kararlarına herkes evet diyecek. Ama burada hakem pozisyonunda doğruları ortaya koyan bir üniversite olursa ben inanıyorum ki kimsenin fazla itilaf etmediği bir yürüyüşü gerçekleştirmiş oluruz. Bursa çok önemli bir kent, biz ne yapıp edip şehrin geleceğini planlamalıyız. Bursa’nın kıymetini dışarıda olduğunuz zaman çok iyi anlarsınız. Burada yanlışların yapılmaması gerekiyor. Onun için üniversitenin de burada sorumluluğu çok büyük” dedi.

    “TÜM HİBE VE DESTEKLERDEN BURSA’NIN YARARLANMASI GEREKİYOR”

    Birçok alanda kariyer mesleklerle ilgi çok ciddi desteklerin olduğuna da değinen Çelik, “İŞKUR bünyesinde projeleri çok yaygınlaştırma imkanı var. Çünkü İŞKUR’un bünyesindeki fon imkanları her yıl 2 milyar liradır. Bunu birçok kez dile getirdim. Bursa’nın da bundan faydalanması gerekiyor. Ama proje yapılmayınca olmuyor. Şuanda Tarım bakanlığı olarak Avrupa Birliği İPARD kapsamında da projeleri var. 4 yıl içerisinde yaklaşık 3,5 milyar lira kullanılacak. Bunun yüzde 70’i hibe olarak verilecek. Ama bu istendiği zaman olmuyor. Proje üretip Avrupa birliğinin kredisini kullanacaksınız. Bursa’nın dağ ilçeleri için bu projeler tam oturmuş projeler. Ama bununla ilgili çalışma yapılmaz ise o potansiyel bursa için kullanılmayacak. Başka yerlere gidecek. Burada Bursa’nın yeteri kadar pay alması gerekiyor” dedi.

    “ÇİFTÇİ NE HAKLARA SAHİP OLDUĞUNU BİLMELİ”

    Kırsal yatırımların da olduğunu ifade eden çelik, bununla ilgili de yüzde 60’a varan hibelerin olduğuna dikkat çekti. Çelik, “Ama bunları ne çiftçi, ne işçi, nede memur bilmiyor. Alın teri akıtan emekçi dediğimiz kesim ne hakkını biliyor nede hakkı arama yollarını biliyor. Ama ortadaki başka kesimler o hakları elde ediyor. Onun için bu konuda rehberlik çok önemlidir. Öncülük çok önemlidir. Ben bu dayanışmanın tüm bunları ortaya çıkaracağını inancı içerisindeyim” dedi.