Etiket: Olduğunu

  • Başkan Serbes: “Doğru yönetilmesi gereken bir operasyon olduğunu düşünüyoruz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşların yastık altındaki altınlarını değerlendirerek vatandaşa ve ülkesinin gelişmesine katkı sağlamaya davet etmesi sonrasında Sakarya Sarraf Kuyumcu ve Mücevherciler Derneği Başkanı Serkan Serbes yaptığı açıklamada, “Bunu çok doğru yönetilmesi gereken bir operasyon olduğunu düşünüyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti’nin Meclis grup toplantısında vatandaşın altınlarını Ziraat Bankası’na getirip altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası alanında değerlendirmesini istemişti. Erdoğan vatandaşların yastık altındaki altınlarını değerlendirerek vatandaşa ve ülkesinin gelişmesine katkı sağlamaya davet etmesi üzerine Sakarya Sarraf Kuyumcu ve Mücevherciler Derneği Başkanı Serkan Serbes de konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

    Başkan Serbes “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısını bir yerde olumlu buluyorum. Ama bazı soru işaretlerini de kendim bu mesleğin içinden gelen biri olarak sormaktan alamıyorum. Devlet kilo başına 24 gram veriyor senelik kar olarak. Ama buna ekstra bir kar sağlayabilmek için uluslar arası piyasalarda altın üretici konumunda değiliz. Her zaman tüketici olduk. Birde Türkiye’de iç konjonktürden oluşan aşırı dolar talebinde doları uluslar arası piyasasına göre aşırı yükselişinden bizdeki altın fiyatının da çok etkilendiğini bu işle ilgilenen herkes bilir. O yüzden Türkiye’deki yükseliş trendlerine göre bir nevi uluslar arası piyasaya göre suni görülen yükseliş trendlerine göre altın toplayıp buna da kar vermesi doğru kontrol edilemediği taktirde yan etkileri olacaktır. Üretici konumunda değiliz tüketici konumundayız. Elimizi zora sokabileceğine de inanıyorum. Uluslararası camiada Türkiye’nin Afrika ülkesi gibi altın üreten konumunda olmadığımız için bu tarz girişimi nasıl yönetileceği konusunda da tabiki soru işaretleri var. Bunu çok doğru yönetilmesi gereken bir operasyon olduğunu düşünüyoruz” dedi.

  • Mehmet Özdilek: “Kazanabilecek gücümüzün olduğunu düşünüyorum”

    UEFA Avrupa Ligi I Grubu 4. hafta maçında Avusturya’nın Salzburg takımına konuk olacak Atiker Konyaspor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek, Salzburg takımının gücünü bildiklerini belirterek, “Bunlara karşı önlemlerimizi alacağız ve kendi oyunumuzu oynamaya çalışacağız. Kazanabilecek gücümüzün olduğunu düşünüyorum. Yarın sahada bunu göreceksiniz” dedi.

    UEFA Avrupa Ligi I Grubu 4. hafta maçında Avusturya’nın Salzburg takımına konuk olacak Atiker Konyaspor, karşılaşmanın oynanacağı Red Bull Arena’daki son antrenmanla hazırlıklarını tamamladı.

    Bu zorlu mücadele öncesi takım kaptanı Ali Çamdalı ile birlikte basın açıklaması yapan Atiker Konyaspor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek, “Beş gündür takımımla birlikteyim. Çok kısa süredir birlikteyiz ama çok yol kat ettiğimize inanıyorum. Son maçı kendi evimizde kazanarak buraya geldik. Moral açısından ve oyuncularımın güveni açısından çok büyük adım attığımızı düşünüyorum, ligdeki konum itibariyle. Tabii Avrupa Ligi hem oyuncular için hem camialar için hem ülke futbolu adına çok önemli, çok kıymetli” dedi.

    “Ben oyuncu arkadaşlarıma güveniyorum”

    Yarın alınacak her türlü puanın bir sonraki karşılaşmayı yakından ilgilendirdiğini belirten Özdilek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Grubumuzdaki takımlar içerisinde ve pozisyonumuz icabı yarınki oynayacağımız müsabaka Marsilya maçının önemini bir kat daha yukarıya çıkaracak ya da gruptaki pozisyonumuzu zora sokacak. Dolayısıyla yarın alacağımız puan veya puanlar bir sonraki maçı daha kıymetli ve daha değerli hale getirecek. Oynadığımız üç müsabakada tabii ki özellikle son Salzburg maçı içeride oynadığımız müsabakayı kaybetmenin getirdiği bir dezavantajlı bir durum var. Bunu pozitife çevirmek için yarın burada kazanmak çok önemli. Kazanabilecek gücümüzün olduğunu düşünüyorum. Evet belki Avrupa kupalarında onuncu müsabakamıza çıkıyoruz ama bu tecrübeyi yavaş yavaş edinen bir takım görüntümüz var. Rakibimiz tam tersi 2005 yılından beri liginde ya şampiyon olmuş ya da ikincilikle bitirmiş. Şampiyonlar Ligi, UEFA Ligi çok tecrübesi olan bir takım. Başarıda istikrar çok önemli. Biz de istikrarlı bir şekilde yolumuza devam etmek istiyoruz. Dolayısıyla ben oyuncu arkadaşlarıma güveniyorum. Bulunduğumuz süre içerisinde her dakikasından keyif almaya çalışıyoruz UEFA Ligi’nden. Çünkü hem oyuncuların gelişimi için hem kulüplerin vizyonları açısından önemli turnuvalar bu turnuvalar. Biz de ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. Dolayısıyla rakibimizin gücünün biliyoruz, etkinliğini biliyoruz. Bunlara karşı önlemlerimizi alacağız ve kendi oyunumuzu oynamaya çalışacağız. Yarın sahada bunu göreceksiniz. Tabii ki kazanma odaklı elimizden gelen tüm mücadeleyi sahada arkadaşlarımız destekleyeceklerdir. Her iki takıma da başarılar diliyorum.”

    “Bizim ne yapacağımız rakipten daha önemli”

    Mehmet Özdilek, oyun konseptiyle ilgili ufak bir çalışmalarının olduğunu da belirterek, “Rakibin oyun tarzı önemli ama bizim sahada ne yapacağımız rakipten daha çok önemli, çok daha kıymetli. Çünkü yarın ki netice pozitif anlamda bizim lehimizde dönebilmesi için bizim sahada yaptıklarımız çok önemli yer teşkil edecek. Dolaysıyla puan ve puanlar almak bizi o anlamda ileriye taşıyacak önemli unsur diye düşünüyorum” diye konuştu.

    Salzburglu bir gazetecinin Fatih Terim’in yardımcılığını yaptığı dönemde elde ettiği kazanımların sorulması üzerine tecrübeli çalıştırıcı, “Her teknik adamın bir oyun felsefesi var onu söyleyeyim. Sadece Fatih Terim ile çalışmadım. Dünyanın bir çok üst düzey teknik adamlarıyla çalıştım, bunlardan bir tanesi Fatih Terim. 12 sene önce yardımcılığını yaptım. 12 sene uzun bir süreç, bu süreçte hepimiz kendimizi çok yukarılara taşıdık ve geliştirdik. Fatih hoca da çok geliştirdi. Dolaysıyla ondan öğrendiklerim var ama diğer teknik adamlarda da oyunculuk dönemim dahil öğrendiğim bir çok şey var ama önemli olan kendi felsefem. Ben oyun felsefesi olarak oyunculuk dönemimde de ofansif oynamayı seven bir adamdım. Dolaysıyla benim takımımda zaman içerisinde ofansif bir takım olacak, bundan kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.

    Çamdalı: “İyi bir skorla buradan ayrılmamız gerektiğini biliyoruz”

    Yeşil beyazlı takımın kaptanı Ali Çamdalı da, kulüp tarihinde Avrupa’daki 10. maçına çıkacaklarını anımsatarak, “Yeni hocamızla birlikte son maçı kazanarak moralli şekilde buraya geldik. Umuyorum bu iyi havayı yarın tekrar sahaya yansıtırız. Grupta iddiamızı sürdürmek istiyorsak, iyi bir skorla buradan ayrılmamız gerektiğini de biliyoruz. İlk maçta zaman zaman iyi işler yaptık. Erken geriye düşmenin biraz dezavantajını yaşadık maç içinde. Umuyorum yarın ilk golü bulan takım biz oluruz ve istediğimiz skorla buradan ayrılıp tekrar ligde yolumuza devam ederiz” şeklinde konuştu.

  • Türel, sinema meslek örgütlerine cevap mektubu yazarak işbirliğine hazır olduğunu belirtmiş

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in, 54. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ulusal ve uluslararası yarışma kategorilerinin birleştirilmesi ile ilgili kendisine ortak mektup yazan Sinema Meslek Birliği ve Sinema Derneği temsilcilerine cevap mektubu yazdığı ortaya çıktı. Sinema ve Televizyon Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (SETEM) tarafından sinema camiasıyla paylaşılmadığı ileri sürülen mektubunda Türel, Türk filmlerinin gösterimi ve seyirciyle buluşması konusunda sinema meslek örgütlerinden gelecek her türlü öneriye açık olduklarını bildirdi.

    54. Uluslararası Antalya Film Festivali’nin uluslararası niteliğini güçlendirmek, çıtasını yükseltmek amacıyla ulusal ve uluslararası yarışma kategorileri birleştirilmişti. Sinema meslek birliği ve sinema derneği temsilcileri, yarışma kategorilerinin birleştirilmesi kararı ile ilgili Antalya Film Festivali Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’e ortak bir mektup yazmıştı. Sinema meslek örgütleri adına SETEM Başkanı Mehmet Güleryüz tarafından 28 Temmuz’da Başkan Türel’e gönderilen mektupta, sektörünün konuyla ilgili düşünceleri ve endişeleri iletilmişti.

    Medyada Türel’in, mektuba cevap vermediği, sinemacılarla iletişime geçmediği iddia edilmişti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in, mektubun eline ulaşmasının hemen ardından bir cevap mektubu kaleme alarak, sinema meslek örgütlerine iletilmek üzere faksla ve kurye ile SETEM Başkanı Mehmet Güleryüz’e ilettiği ortaya çıktı.

    4 Ağustos 2017 tarihinde SETEM’e fakslanan mektubun aynı gün kurye ile de İstanbul Şişli’deki adresine de gönderildiği belirtildi. Kargo kayıtlarından 7 Ağustos’ta SETEM çalışanı N.Ö. tarafından teslim alındığı anlaşılan ve sinema camiasından bugüne kadar gizlendiği iddia edilen mektupta Menderes Türel, yapılan yeniliğin tam anlaşılamadığını, festivali geleneği koruyarak geleceğe taşımak için yeni bir adım attıklarını belirtti. Mektubunda Türk filmlerinin gösterim merkezi olarak kabul edilen Antalya Film Festivali’nin aynı misyonu taşımaya devam edeceğini vurgulayan Türel, Türk filmlerinin gösterimi ve seyirciyle buluşması konusunda sinema meslek örgütlerinden gelecek her türlü öneriye açık olduklarını bildirdi. Antalya Film Festivali ve Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in SETEM’e gönderilen mektubunda şu ifadeler yer aldı:

    “Değerli Sinema Meslek Örgütü Yöneticileri;

    Bana göndermiş olduğunuz mektupta şunu görmüş bulunuyorum ki Antalya Film Festivali içerisinde yaptığımız yenilikler ve hedeflerimiz tarafınızdan tam olarak anlaşılmamıştır.

    Öncelikle şunu tekrar söylemek isterim ki biz bir geleneği yok etmiyoruz. Geleneği koruyarak, geleceğe taşımak için yeni bir adım atıyoruz. Antalya Film Festivali, Ulusal yarışma, Uluslararası yarışma, Film Forum, özel gösterimler ve yan etkinlikler bölümlerinden oluşmaktaydı. Her yıl yerli ve yabancı binlerce kişinin katıldığı festivalimizde tek değişiklik uluslararası hale gelmesidir.

    Türk filmlerini dünya sinemasıyla aynı platformda buluşturmaya devam ediyoruz. “Uluslararası Yarışma”yı, dünyanın önde gelen sinemacılarının da içinde bulunduğu bir platform haline getiriyoruz. Uluslararası yarışmada yarışacak yerli film sayısı, bizim de çatısı altında yer aldığımız FIAPF’ın koyduğu kurallar doğrultusunda belirleniyor.

    Antalya Film Festivali’nin temel hedefi sadece festival yapmak değil, Türk film sektörünün gelişmesine ve büyümesine katkıda bulunmak için ulusal ve uluslararası sektörün tüm oyuncularının bir arada bulunduğu platform oluşturmaktır.

    Endüstrinin en büyük zorluğu proje geliştirme aşamasında yaşadığını ve endüstriye asıl bu noktada destek gerektiğini biliyoruz. İşte bu nedenle 3 yıldır Türkiye’de üretilen projelere destek verdiğimiz ve yeni sinemacılar için “keşif alanı” olarak konumlandırdığımız Antalya Film Forumu bu yıl daha güçlü bir hale getiriyor ve Türk Film Projelerine verilen desteği arttırıyoruz. Bu projelere verdiğimiz desteğin Antalya’dan sonra da devam ettiriyor proje ve proje sahipleriyle geri bildirim amaçlı toplantılar gerçekleştiriyoruz. Ayrıca yine Forum’da alanında uzman Uluslararası sinema profesyonellerini Türkiye’deki sinema profesyonelleriyle bir araya getiriyoruz. Yani Forum’da yaptığımız çalışmalarla ülkede üretilen filmleri uluslararası endüstriye sunmuş oluyoruz.

    Antalya Film Festivali’nde Türk Filmleri bundan sonra gösterilmeyecek algısı oluşturulmaktadır. Festivalimiz içerisinde farklı bölümlerde Türk filmlerimizin özel gösterimleri yapılarak Antalya seyircisi ve profesyonellerle buluşmasına devam edilecektir. Türk Filmlerinin gösterim merkezi olarak kabul edilen Antalya Film Festivali aynı misyonu taşımaya devam edecek. Bu noktada Türk Filmlerinin gösterimi ve seyirci ile buluşma noktasında sinema meslek örgütlerimizden gelecek tüm önerilere kapımızın açık olduğunu belirtmek istiyorum.

    Hedefimiz küresel varlığımızı güçlendirmek ve Türk sinemasını uluslararası yarışmayla dünya film endüstrisinin önemli oyuncularından biri haline getirmektir. Antalya gibi Turizmde dünyanın en büyüklerinden birisi olan bir şehrin film festivali de dünyanın en büyükleri arasında olmalıdır.

    Antalya Film Festivali 54. Yılına önemli yeniliklerle yeni bölümlerle Türk sinemasına verdiği desteği koruyarak sizlerle birlikte her zaman daha yükseği daha iyiyi hedeflemeye devam edecektir.”

  • FETÖ liderinin yeğeni, FETÖ’nün silahlı örgüt olduğunu kabul etmedi

    İZMİR (İHA) – İzmir’de’de FETÖ davasında hakim karşısına çıkan örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in yeğeni Mehmet Mezher Gülen, mahkeme başkanına, “Bu davaların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gidince, bu yapının silahlı terör örgütü olmayacağını biliyor musunuz?” demesi üzerine mahkeme başkanı sanık Gülen’e , “Siz bu yapının silahlı terör örgütü olmadığını mı düşünüyorsunuz?” diye sordu.

    İzmir 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan 3’üncü duruşmaya FETÖ lideri Fethullah Gülen’in yeğeni tutuklu sanık Mehmet Mezher Gülen ile birlikte 14 tutuklu sanık, sanıkların avukatları ve sanıkların yakınları katıldı. ’Yıldız’ ve ’Yeğen’ kod adlı iki gizli tanık olmak üzere üç tanık dinlendi. Sanıklar, tanıkların ifadelerinin FETÖ üyelikleri ile ilgili gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. FETÖ lideri Fetullah Gülen’in yeğeni sanık Mehmet Mezher Gülen, kendisine yönelik FETÖ’nün Türkiye okullar sorumlusu suçlamasını kabul etmezken, mahkeme başkanına, FETÖ davalarını kast ederek “Bu davaların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidince, bu yapının silahlı terör örgütü olmayacağını biliyor musunuz?” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı da sanık Gülen’e, “Siz bu yapının silahlı terör örgütü olmadığını mı düşünüyorsunuz?” diye sordu.

    FETÖ’yü silahlı bir terör örgütü olarak kabul etmedi

    Sanık Mehmet Mezher Gülen sorulan soruyu çarptırarak, “15 Temmuz’da bir darbe girişimi olmuştur. Kim yaptıysa lanetliyorum; ancak kim yaptı belli değil” diyerek FETÖ nün darbe girişimi yaptığını söylemedi. Mahkeme başkanının ısrarla “FETÖ, silahlı bir terör örgütü olduğunu kabul etmiyor musunuz?” sorusuna sanık Gülen cevap vermedi. Duruşma savcısı verdiği mütalaasında, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Sanık ve sanık avukatları tahliye taleplerinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

    Olayın geçmişi

    İzmir’de FETÖ/PDY’nin sözde Karşıyaka eyaletine yönelik soruşturma kapsamında, 27 Mayıs 2016’da İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin düzenlediği operasyonda, örgütün okullar ve dershaneler Türkiye sorumlusu olduğu iddia edilen ve aynı zamanda Fethullah Gülen’in yeğeni Mehmet Mezher Gülen’in de aralarında bulunduğu 32 şüpheli gözaltına alınmış, 14’ü tutuklanmıştı. İzmir Cumhuriyet Savcısı Ayhan Yılmaz, tutuklu 14 sanık hakkında hazırladığı iddianamede, yeğen Gülen hakkında ’silahlı terör örgütü yöneticisi olmak’ suçlamasıyla 22,5 yıla kadar, diğer sanıklar hakkında da “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

  • Bahçesinde 300 kök Hint keneviri bulunan kadın: “Esrar olduğunu bilmiyordum”

    Konya’da evinin bahçesinde 300 kök Hint keneviri yetiştirirken polis ekiplerince yakalanan kadın, bitkilerin esrar maddesi olduğunu bilmediğini iddia etti.

    Edinilen bilgiye göre, Konya Emniyet Müdürlüğüne bağlı Uyuşturucuyla Mücadele Şubesi ekipleri kent genelinde uyuşturucuya karşı yürüttükleri çalışmalar neticesinde Karatay ilçesi Fetih Mahallesi’nde bulunan müstakil evin bahçesinde Hint keneviri yetiştirildiği bilgisine ulaştı. Ekipler bunun üzerine eve baksın yaptı. Yapılan baskın sonrası evin bahçesinde boyları ortalama 1 metre olan 300 Hint keneviri ve 1,5 kilo esrar maddesi ele geçirildi. Olayla ilgili evde bulunan Zeynep G. gözaltına alındı.

    “Domateslerle birlikte ekmiştim, bilmiyordum”

    Gözaltına alınan şüpheli Zeynep G. ifadesi alınmak üzere şubeye götürüldü. Şüpheli Zeynep G. ilk polisteki ilk ifadesinde, “Bahçeme domateslerle birlikte ekmiştim. Ektiğim bu bitkilerin kenevir olduğunu bilmiyordum. Bahçemde bulunanların esrar maddesi olduğunu bilmiyordum” dediği öne sürüldü.

    Polis ekiplerince sökülen Hint kenevirleri imha edildi.