Etiket: Olaylarına

  • Cinsel İstismar Olaylarına, Psikologlardan Tedavi Önerisi

    Psikolog Suna Duman, cinsel sapkınlığın linç ile değil psikolojik ve ilaç tedavisi ile çözülebileceğini söyledi.

    Muğla’dan İstanbul’a giden yolcu otobüsünde cinsel taciz gerçekleştiren muavin için psikologlar, psikolojik ve ilaç tedavisini önerdi. Muavinin işlediği suçla linç edilmek yerine ailesi ve toplum desteğiyle psikolojik ve ilaç tedavisine alınarak tedavi edilebileceğini söyleyen Psikolog Suna Duman, olaya maruz kalan C.D.’nin ise travma yaşayabileceğini ifade etti.

    “ÇOCUKLUK DÖNEMİNDEKİ BASKILAR SAPKINLIK SONUCU OLUŞTURABİLİR”

    Olayı gerçekleştiren C.D.’nin bu tarz cinsel sapkınlıkları toplum içerisinde sergilemesinin normal olmadığını belirten Atlantis Rehabilitasyon ve Özel Eğitim Merkezi Psikoloğu Suna Duman, “Baktığımızda bunun birden çok fazla sebebi olabilir. Bu sebeplerin temeline indiğimizde 3-5 yaş arası çocukluk dönemlerinde kendi benliklerinin, kendi vücutlarını tanıyan, cinsel organlarını tanıma evresinde aile tarafından çok fazla bastırılan çocuklar, aile tarafından çok fazla dikkate alınmayarak bunu bağımlılık haline getiren çocuklarda çok fazla bu tür davranışlar yetişkinlik dönemlerinde ortaya çıkabilir” dedi.

    “İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUKLAR, CİNSEL SORUNLAR YAŞAYABİLİR”

    Çocuğun yetiştiği sosyo-kültürel ortamın da etkili olduğunu söyleyen Psikolog Duman, “Çevresindeki cinsellikle ilgili konular, çocukluk döneminde suçluluk duygusu oluşturabilir. Ve bu suçluluk duygusunu bastırmakla yine aynı şekilde yetişkinlikte bu tür davranışlara yol açabilir. Her ruhsal sorunda olduğu gibi bu sorunda da çocukluk döneminde yaşadıkları çok etkilidir. Çocukluk döneminde cinsel istismara uğrayan çocuklarda da bu tür sorunlar ortaya çıkabilir. Aynı şekilde ailenin durumu da çok önemli bu durumda. Aile bu dönemde çocuğa çok fazla baskı uyguluyorsa ve aşırı da serbest ise bunlar yine yetişkinlikte ortaya çıkabilir” diye konuştu.

    “CİNSEL SAPKINLIKLAR TEDAVİ EDİLEBİLİR”

    Bu tür davranışların tedavi edilebileceğini belirten Psikolog Duman, “Bu tür davranışlar, cinsel sapkınlıklar sadece toplum içerisinde yapılmakla kalınmıyor. Daha birçok alanı var bunun. Tabi ki bunlar psikiyatri desteğiyle ve aynı şekilde psikolog desteğiyle çözülebilen rahatsızlıklardır. Kişiyi toplum içerinde linç etmek doğru değil. Aslında bu tür insanları şiddete maruz bırakmak yerine tanıdıkları ve çevresindeki insanlar tarafından desteklenerek psikolojik tedavi altına alınmaları gerekmektedir diye düşünüyorum. Bu sapkınlıkların farklı dereceleri var. Tedaviler kişinin sapkınlık dereceğine göre değişiyor. Bu 6 ay da olabilir 1 yılda. Tedavi süresinin uzunluğunda kişinin bu yolda yürümek istemesi çok çok önemlidir” şeklinde konuştu.

    “MAĞDUR ÖĞRENCİ, KARŞI CİNSE NEFRET BESLEYEBİLİR”

    Son olarak olaya maruz kalan üniversite öğrencisinin psikolojisinden bahseden Duman, “Özellikle cinsellikle ilgili konularda tamamen bir önyargı kaplayabilir kişiyi. Bunun haricinde kendi içine kapanma, insanlara karşı güvensizlik, karşı cinse karşı nefret duygusu ortaya çıkabilir. Bu medyaya yansımış olabilir ama bunu söyleyemeyen pek çok kadın var baktığımızda. Bu tarz sorunları yaşayan kadınlarda depresyona varan sorunlar yaşanabiliyor” ifadelerini kullandı.

  • Bgkp’dan Terör Olaylarına Tepki

    Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu Başkanı Burhan Sayılgan, “Bölgemizde yaşanan kaosu biz Müslümanlara reva görenler ve bu kaosu tetikleyenler, kazmak istedikleri kuyulara er ya da geç kendileri düşeceklerdir” dedi.

    Bursa’da yaklaşık 70 sivil toplum kuruluşunun birleşiminden oluşan Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu üyeleri, geçtiğimiz gün Ulucami’de yaşanan canlı bomba saldırısına ilişkin basın açıklamasında bulundu. Orhangazi Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasında konuşan Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu Başkanı Burhan Sayılgan, “Son zamanlarda ülkemizin üzerinde gezen terör belasının son hedefi Bursa olmuştur. Sivil vatandaşlarımızın ve Ulu Camiimizin hedef alındığı bu alçak saldırıyı lanetliyoruz. Öncelikle gerçekleşen menfur saldırıda yaralanan hemşerilerimize Yüce Allah’tan acil şifalar diliyor, terörü destekleyen her kim olursa olsun, bu vahşete ortak olmanın cezasını bir gün çok ağır şekilde çekeceklerini belirtmek istiyoruz.

    “BU MİLLETİN FERASETİ KARŞISINDA YOK OLMAKTAN KAÇAMAYACAKLARDIR”

    ’Son günlerde artan terör saldırıları, bizlere bağımsız güçlü ve birlik içerisinde olan Türkiye’nin birilerini rahatsız ettiğini açıkça gösteriyor’ diyen Sayılgan, “Dünya üzerinde yaşanan adaletsizlikleri dile getirmekten çekinmeyen Türkiye’ye terör belası ile ceza çektirilmek isteniyor. Ancak büyük Türkiye Cumhuriyeti asla ve asla teröre esir olacak bir ülke değildir. Her zaman aklıselim ve sağduyulu davranan Türkiye, birlik ve beraberliğinden aldığı güçle terör belasının da üstesinden gelecektir. Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu olarak, insanlıktan nasibini almamış kişiler veya kurumlar tarafından organize edilen terör faaliyetleri karşısında, ortak dayanışma içerisinde olacağımızı ifade etmek istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti bugüne kadar çok badireler atlatmış ve her sınavdan daha güçlü bir şekilde çıkmıştır. Ülkemizi istikrarsızlaştırmak ve bölgemizi yeniden yapılandırmak için ellerine gelen her fırsatı denemekten kaçınmayanlar, bu milletin feraseti karşısında yok olmaktan kaçamayacaklardır.”

    “HERKES HAK ETTİĞİ KARŞILIĞI ALACAKTIR”

    Kaosu tetikleyenlerin kazmak istedikleri kuyuları kendilerinin düşeceğini ifade eden Sayılgan, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bölgemizde yaşanan kaosu biz Müslümanlara reva görenler ve bu kaosu tetikleyenler, kazmak istedikleri kuyulara er ya da geç kendileri düşeceklerdir. Adalet yerini bulacak, herkes hak ettiği karşılığı alacaktır. Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu olarak, sınırlarımız içinde ve dışında meydana gelen olaylarda ülkemizin bağımsızlık ve milli birliğini koruyan devletimizi ve silahlı kuvvetlerimizi takdir ediyoruz. Bursa’mızı ve Ulu Camiimize kasteden vahşice saldırıyı lanetliyor, yaralanan hemşerilerimize Cenab-ı Allah’tan acil şifalar diliyoruz. Tüm Bursalıları teröre karşı ortak dayanışma içerisinde olmaya davet ediyoruz.”

  • Okullarda Yaşanan Taciz Olaylarına Tepki Gösterdiler

    Eskişehir’de bir grup kadın, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanarak, okullarda yaşanan taciz olaylarına tepki gösterdiler.

    Üniversiteli Kadın Kolektifi ve Halk Evi üyeleri, okullarda yaşanan taciz olaylarına tepki için sloganlar attı. Ardından grup adına basın açıklaması yapan Tuğçe Tekmil, yaşanan bu tür olaylardan üzüntü duyduklarını dile getirdi. Tekmil, “Geçen yıl Meserret İnel İlköğretim Okulu’nda tacizci öğretmen tarafından 4. sınıf iki kız öğrenciye tacizde bulunulmuş, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından soruşturma için müfettiş yollanmış, ancak öğretmen aklanarak görevine devam etmiştir ve geçtiğimiz günlerde ise çıktığı mahkemece tutuklanmıştır. Bir yıl önce olayın üstünü kapatarak, öğretmeni aklayan İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise bu olayın gün yüzüne çıkması ile okula ziyarette bulunarak, ’bu olayların yaşanmasından üzüntü duyuyoruz ancak bunu tepkisel bir tavra dönüştürmek yanlıştır’ diyor. Neden soruşturma tamamlanana kadar tacizci öğretmen görevden alınmadı? Eskişehir’de kaç tane daha dava bu şekilde ilerliyor? Biz kadınlar bu şehirde tacizin üzerinin kapanmasına, tacizcinin aklanmasına karşı mücadelemize devam ediyoruz. Tacizcilerden, tecavüzcülerden hesabı kadınlar olarak soracağız” dedi.

    Grup, basın açıklamasının ardından İl Milli Eğitim Müdürlüğü giriş kapısına üzerinde “kadınlar çocuk istismarcılarından hesap soracak” yazılı pankart asarak dağıldı.

  • Polis Terör Olaylarına Karşı Bilgilendirdi

    Antalya’nın Kumluca ilçesi’nde mahalle muhtarları, zabıta memurları ve temizlik işçileri terör olaylarına karşı bilgilendirdi.

    Kumluca Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği tarafından, ilçede görev yapan mahalle muhtarları, zabıta memurları ve temizlik işçileri terör olaylarına karşı bilgilendirdi. Kumluca Belediyesi toplantı salonunda gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında polis memuru Sinan Önal, son zamanlarda yaşanan terör olaylarının önlenebilmesi için vatandaşların daha dikkatli olunması konusunda uyarıda bulundu.

    Önal, “sokakta görev yapan bizlerin yanı sıra, mahalle muhtarlarımız, zabıta memurlarımız ve temizlik görevlileri sürekli sokaklarda dolaşıyor, insanlarla iç içe bulunuyor. Burada biraz daha çevremize dikkatli olursak bu tür istenmeyen olayları önlenmesine katkı sağlayabiliriz. Böylece hem art niyetli insanlar kötü emellerine ulaşamazlar, hem de masum insanlar hayatlarını kaybetmezler” dedi.

    Toplantıda yaşanan terör olaylarıyla ilgili öncesinde ve sonrasında tespit edilen görüntüleri de izleten Önal, burada halkın olaylar yaşanmadan önce ve yaşandıktan sonra nasıl davranması gerektiğine dair bilgiler verdi.

  • Terör Olaylarına Karşı Ücretsiz Terapi

    Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Psikiyatrist Sümer Öztanrıöver, ölüm ve ağır yaralanma gibi hayatı tehdit eden olayların yaşanan korku ve çaresizliklerin kişilerde travmaya yol açtığını söyledi. Öztanrıöver, “EMDR Derneğinin bünyesinde kurulan EMDR-HAP felaket zamanlarında gönüllü üyeleriyle ücretsiz EMDR terapisi hizmeti vermektedir” dedi.

    Öztanrıöver, yaptığı açıklamada, son günlerde ülkemizin oldukça zor bir dönemden geçtiğini belirtti. Artan terör olaylarının vatandaşlarının canını acıttığını ifade eden Öztanrıöver, şunları kaydetti:

    “Ölüm, ağır yaralanma gibi hayatı tehdit eden olaylarda yaşanan korku ve çaresizlik travmaya yol açar. Bunlara maruz kalmak kadar tanık olmak, tehdit altında yaşamak da travmatize edebilir. İnsan eliyle yapılan travmalar, doğal afetlerden çok daha yıkıcı etki yapar. Çözümlenmemiş bir travma sağ beyinde ve bedende hapsolur. Vücudumuzun hayati işlevlerini kontrol eden Otonom Sinir Sistemini bozar ve yanlış alarm vermesine yol açar. Travmatik olayı çağrıştıran herhangi bir ses, görüntü, koku veya düşünce ile kişi her defasında olay anına ışınlanmış gibi olur. Olayla ilgili canlı kabuslar ve gündüz düşleri görür. Anlam sistemi çöken ve güvenlik duvarı tamamen yıkılan kişi, sokağa bile çıkamaz hale gelebilir. Bazen de tersine hissizleşme, olaylara ve çevresine yabancılaşma deneyimi yaşanır. Tüm bunlar Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtileridir.”

    Öztanrıöver, travmaya maruz kalan her insanın aynı şekilde etkilenmediğini ifade ederek, “TSSB belirtileri travmadan hemen sonra çıkabileceği gibi aylar ya da yıllarca sonra da ortaya çıkabilir. Eğer travmaya maruz kalan bir çocuksa, beyin gelişimi tamamlanmadığı için hele bir de kaybı varsa (organ yitimi, yakınının ölümü gibi) ruhunda derin izler bırakacaktır. Çocukların psikolojik yaraları asla gözardı edilmemelidir. Aksi halde travmanın şekillendirdiği bir hayat; dinmemiş bir öfke ve nefret, geleceğin mağdurlarını veya zalimlerini ortaya çıkarabilir” dedi.

    Öztanrıöver, travmatik bir olaya verilen normal tepkilerin, kayıplara ilişkin yoğun bir üzüntü, koruyamayan-olayı önleyemeyen sorumlulara yönelmiş yoğun bir öfke ve olayın tekrarlanabileceğine ilişkin yoğun bir korku hissi olduğunu vurgulayarak, “Bu duyguların ifade edilmesi, travmayla başa çıkmak için gereklidir. Yapılması gereken onların haklı öfkelerini, acılarını dışa vurmaları için desteklemek ve sarıp sarmalamaktır. Aksi halde bastırılmış duygular, sonrasında çok daha gürültülü belirtilerle geri dönecektir” diye konuştu.

    Travmatik bir olay olduğunda fiziksel yaraların ihmal edilmezken psikojenik yaraların açıkta bırakıldığının görüldüğünü anlatan Öztanrıöver, şöyle devam etti:

    “Oysa tedavi edilmemiş bir psikolojik yara, sonrasında ruhsal hastalıklar yanında fiziksel hastalıklara da yol açabilir, mevcut hastalıkları ağırlaştırabilir. Günlük yaşam aktivitemizi bozan belirtilerin olması durumunda yardım alınması gerekir. Travmada EMDR terapisi hızlı etki göstermesi, toplumsal travmalarda kalabalık gruplara uygulanabilmesi nedeniyle çok avantajlıdır. EMDR Derneğinin bünyesinde kurulan EMDR-HAP felaket zamanlarında gönüllü üyeleriyle ücretsiz EMDR terapisi hizmeti vermektedir. Bunun dışında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), sanat terapisi gibi terapi yöntemleri de travmada başarıyla kullanılmaktadır. Travmatik bir olaydan sonra yaşamı tekrar rotasına sokmak önemlidir. Travma sonrası yaşanan deneyimlerle yaşam, yeniden gözden geçirilir ve belki öncelikler değiştirilebilir, anlamlı hedefler konulabilir. Böylece travma deneyimi, yaşama karşı esnek bir tutum ve direnç atışı ile sonuçlanabilir.”