Etiket: Olanlar

  • Ağrı’da Darbe Girişiminde Şehit Olanlar İçin Mevlit Okutuldu

    Ağrı Darbeye Hayır Sivil Toplum Kuruluşları Platformu, 15 Temmuz 2016 gecesi Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) tarafından yapılan darbe girişimini engellemek üzere şehit olan 204 Polis, asker ve sivil vatandaş için mevlit okutuldu.

    Demokrasi nöbetinin 4’üncü gününde Ağrı Darbeye Hayır Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından, Ağrı Valiliği bahçesinde şehitler için Türkçe ve Kürtçe Mevlid okutuldu. Mevlit programına Ağrı Valisi Musa Işın, Adalet ve Kalkınma Partisi ( AK Parti) Ağrı Milletvekili Cesim Gökçe, AK Parti Ağrı İl Başkanı Kemal Atmaca ile kamu kurum ve kuruluş müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İlahiler eşliğinde devam eden programda Valilik binası önünde namaz kılındı. Kılınan namazın ardından vatandaşların yoğun ilgisini çeken Ağrı Valisi Musa Işın, vatandaşların arasında dolaşarak fotoğraf çektirdi.

    Mevlit Programında Türk Kızılay’ı, Beşir Derneği, Semerkant Derneği ve Ağrı Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından ücretsiz olarak simit, kek, su, meyve suyu dağıtımı yapıldı.

  • Bursa’da binler hain saldırıda şehit olanlar için gıyabi cenaze namazı kıldı

    Bursa’da binlerce vatandaş hain saldırıda şehit olan şehitler için gıyabi cenaze namazı kıldı.

    Türkiye’de gerçekleştirilen darbe girişiminde şehit olan 161 şehit için Bursa Ulucami’de ikinci namazı çıkışı binlerce Bursalı cenaze namazı kıldı. Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu tarafından organize edilen gıyabi cenaze namazına toplumun her kesiminden vatandaş katılarak, yaşanan darbe girişimini protesto etti.

    Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformlar adına konuşan Burhan Sayılgan, “Milleti iradesini hiçe sayarak bir hayal uğruna girişimde bulunan şeref ve haysiyetten yoksun bir avuç kendini bilmez vatan haini, gaflet, dalalet ve hıyanetin en kalleş örneğini sergilemiştir. Türkiye artık eski Türkiye değildir. Görüyoruz ki hainler bu hareketleriyle mazlumların, ezilenlerin ve de en önemlisi İslam ümmetinin dünyadaki tek umudu olan Türkiye Cumhuriyeti’nin imajını zedelemek ve dünya nezdindeki saygınlığını yerle yeksan etmek için adeta ant içmişlerdir. Bu haşhaşilerin yaptıklarını başka bir şekilde açıklaması ve izahı yoktur ve olamaz. Diğer terör örgütlerinin hiçbir farkı olmadığını her yaptığı ile gösteren paralel çetenin başındaki hain ve tüm mensupları eminiz ki aldıkları vebali asla ve asla ödemeyecek. Hesapları belki de ahİrete kalmayacak. Bu halkın birlik ve beraberliğine ilke değerine hedef ve sonuçlarına göz diken her ferdin ve düşüncenin Türkiye’de asla ve asla başarılı olamayacağını dün gece bu halk ispat etmiştir. Gönüllü kuruluşlar olarak şu ana kadar ki kazanımların kaybolmaması Müslüman ümmetin umudunun yitirilmemesi için dua ve dua bekliyoruz” dedi.

  • Darbe girişiminde şehit olanlar için Erzincan da gıyabi cenaze namazı kılındı

    Erzincan halkı dün yaşanan darbe girişiminde yaşanan olaylarda şehit olanlar için Cumhuriyet meydanında gıyabi cenaze namazı kıldılar.

    Erzincan il protokolü ve Erzincan halkı dün gece darbe girişiminde yaşanan olaylarda şehit olanlar için Cumhuriyet Meydanında Erzincan İl Müftüsü Yavuz Karabayır’ın kıldırmış olduğu cenaze namazında saf tuttular.

  • Tükürük Bezinde Taşı Olanlar, Ramazan’da Dikkat!

    KBB uzmanı Op. Dr. Atilla Şengör, tükürük bezi kanallarında taşı (sialolitiazis) olan hastaların susuz kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Şengör, “Aksi halde çenede ve yanakta şişme ile tükürük bezlerinde iltihaplanma yaşanabilir” dedi.

    Op. Dr. Atilla Şengör’ün açıklamasına göre; yanak şişmesi (parotis bezi) veya çene altında (submandibuler bez) şişme özellikle yemek yerken meydana geliyor; buna taş yüzünden tıkanmış olan kanallarda toplanan ve boşalamayan tükürük salgısı neden oluyor. Tükürük bezleri aniden şiştiğinde bu durum hastaların endişeye kapılmalarına yol açıyor.

    “RAMAZAN AYINDA TÜKÜRÜK BEZİ TAŞI VAKALARINDA ARTIŞ OLUYOR”

    “Tükürük salgısı normalde su gibi akışkandır, eğer yoğunlaşırsa taş oluşumu kolaylaşır” diyen Op. Dr. Şengör, “Az su içilmesi, sigara kullanılması ve sebzeden fakir beslenme, tükürük bezi taşı olan hastaların ortak davranışlarındandır. Ramazan ayında oruç tutulmasıyla uzun saatler boyunca susuz kalınması, tükürük salgısının kıvamının yoğunlaşmasına neden olur ve özellikle bu dönemde tükürük bezi taşı vakalarında artış görürüz. Aslında bir taşın kanalı tıkayacak büyüklüğe gelmesi için bir kaç yıl gereklidir. Yani taş bir anda meydana gelmez. Fakat mevcut taşı tükürük kanalını kısmi olarak engelleyen, buna rağmen daha önce yanak ya da çene altı şişmesi olmamış hastaların yoğunlaşan salgıları tükürük bezlerinin şişmesine yol açabilir” ifadelerinde bulundu.

    “İLTİHAPSIZ KOŞULLARDA ANTİBİYOTİK KULLANILMASI FAYDA ETMEZ”

    Op. Dr. Şengör, “Şişme bazen dakikalar, bazen de günler sürebilir. Tükürük bezi kanallarını tıkayan taşlar veya kanal darlıkları genellikle tekrarlayan şişmelere neden olurlar. Yanak veya çene altında şişmeler her yemekte olabileceği gibi 2-3 senede bir kadar seyrek de olabilir. Senede 1mm büyüme hızı olduğu bilinen tükürük bezi taşları, bunu ihmal eden veya “taşın kendiliğinden düşmesini beklemesi” önerilen hastaların yakınmaları tahammül sınırına geldiğinde, 2,5-3 santimetre çaplarına dahi ulaşabiliyorlar. Bu tip tükürük bezi şişmeleri genellikle mekanik engellemeler nedeniyle olur ve bezin iltihabıyla (akut sialadenit) karıştırılmamalıdır. Zira iltihapsız koşullarda antibiyotik kullanılması fayda etmez; taşın çıkartılarak tükürük akışının sağlanması gerekir” dedi.

    “AMELİYAT YERİNE ENDOSKOPİK TEDAVİ YÖNTEMLERİ VAR”

    Tükürük bezi ilk defa şişen hastaların hemen telaşa kapıldıklarını ve doktora başvurduklarında da çoğu kez bezin ameliyatla çıkartılması gerektiğini önerdiklerini söyleyen Op. Dr. Şengör, “Oysa günümüzde bu tip durumlar için de endoskopik tedavi yöntemlerimiz var. Tükürük bezi kanalların içerisini görmemizi ve aynı anda tıkanıklığa yol açan taşları çıkartabilmek için artık Sialendoskopi yöntemini kullanıyoruz. Tükürük bezi endoskopisi ayrıca kanal darlıkları veya diğer bazı kronik tükürük bezi şişmelerinde de birincil tanı ve tedavi yöntemidir” açıklamalarında bulundu.

    “SİALENDOSKOPİ YÖNTEMİ İLE AMELİYATSIZ ŞİFA”

    Op. Dr. Şengör son olarak, “Sialendoskopi yeni bir yöntem değil, dünyada yaklaşık 25 senedir var; ülkemizde de 12 senedir bu teknikle tükürük bezi şişen hastalarımızı tedavi ediyoruz. İleri teknoloji ve deneyim gerektiren bu uygulamada kürdan kadar ince endoskoplar içerisinden iğne gibi araçlarla taşları tutuyor, parçalıyor ve çıkartabiliyoruz. Tedavi süresi küçük taşlarda 15 dakika kadar kısa sürebildiği gibi, bazı büyük ve zorlu taşlarda 3,5 saati bulabiliyor. Genellikle günübirlik bir uygulama olan sialendoskopiyi ağız içi diğer yaklaşımlarla beraber uygulamak da olanaklı ve bu sayede tedavi başarımız yüzde 90’ların üzerine çıkabiliyor.

    Sonuç olarak yanağında ya da çene altında şişmesi olanların önce bir doktora başvurması gerekli. Eğer şişme tükürük bezinde ise ve bunun nedeni kanalı tıkayan bir taş olarak belirlenirse, bu hastalar artık merak etmesinler, çünkü sialendoskopi yöntemi ile ameliyatsız olarak şifa bulma şansları çok yüksek” diyerek sialendoskopi yöntemine dikkat çekti.

  • Bahar Alerjisi Olanlar Toza Dikkat

    Uzmanlar, günlük hayatı olumsuz etkileyen bahar alerjisi şikayeti bulunan kişilerin, kendisini mümkün olduğunca tozdan koruması gerektiğini belirtti.

    Özel Meciana Konya Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Bahri Gezgin, bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte alerjik reaksiyonlar ve alerjik şikayetlerin artmaya başladığını belirtti. Alerjinin günlük hayatı ciddi anlamda olumsuz etkileyebilen bir durum olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Gezgin, “Özellikle bazı iş yerlerinde çalışanların klimaya ya da toza maruz kalması, kapalı ortamlarda ya da okul ortamlarında çalışanların halı tozu alerjisi gibi durumlar çok sık karşılaştığımız durumlardır. Bahsettiğimiz hücrelerin salgıladıkları maddelere karşı etkinlik gösteren ilaç tedavileri uyguluyoruz. Ek ilaçlar kullanabiliyoruz. Burun spreyleri kullanıyoruz ki, burundaki semptomları azaltabilmek açısından ya da burunun nefes alabilirlik seviyesini yükseltebilmek açısından çeşitli ilaç seçeneklerimiz var. Tabii alerji sadece buruna özgü bir şey değil. Bizim hastalığımız kulak burun boğazı ilgilendiren kısım, daha çok burunla ilgili problemler ama kulağı etkileyebilecek, akciğerle ilgili, astımla birliktelik yönünden önemli özellikler taşıyabilecek, vücutta kızarıklıklar yapan ürtiker gibi, dermatit gibi problemler ortaya çıkarabilecek bir durum. Bunlara yönelik ek ilaç tedavi seçenekleri uygulayabilmekteyiz” dedi.

    BURUN ALERJİSİNE IŞIN TEDAVİSİ

    Uygulaması kolay ve yan etkisi olmayan bir tedavi seçeneğinin de ’greenlight’ denilen burun içerisine ışın tedavisi uygulaması yöntemi olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Gezgin, “Özellikle gebelerde ilaç kullanımının çok kısıtlı olduğunu düşünürsek başka seçeneğin olmadığı bir durumda greenlight ışın tedavi yöntemini kullanabiliyoruz. Bu tedavide biz burun içerisinde bir alet ile güneş ışığına yakın bir ışın tedavisi uyguluyoruz. Nasıl vücudumuz yazın güneşlendiğimizde yanmaya bağlı soyulma şeklinde deriyi yenileme özelliğine sahip oluyorsa ışın tedavisiyle burnun içerisindeki mukozada yani burunu döşeyen derinin içerisinde de küçük bir temizlemeyle kendini yenileme mekanizması oluşturuyor. Bu şekliyle de alerjik reaksiyonlara baskı uyguluyoruz. Alerjide uyarılmış hücre sayısını azalttığınızda alerjik şikayetler büyük oranda baskılanabiliyor. Uygulanması kolay ama birkaç seans gerektirebilen ve uzun süre etki edebilen bir tedavi çeşididir” diye konuştu.

    PRATİK TAVSİYELER

    Yrd. Doç. Dr. Gezgin, alerjisi bulunan kişilerin gündelik hayatta doktora gelmeden yapabileceği pratik çözüm önerilerini şu şekilde açıkladı:

    “Burunla teması azaltmak, bu teması nasıl azaltabiliriz? İçeri giren toz miktarını azaltmak ya da atımını arttırmak olabilir. Bunun için bol bol burun yıkama, buruna su çekme, tuzlu suyu buruna çekme gibi seçenekler ilk akla gelecek yöntemlerdir. Ev hanımları temizlik yaparken evde toz havaya bulaşıyor ve nefes olarak geri alıyor. Bu şekilde alerji ortaya çıkıyor. Bunu azaltabilmek konusunda mutlaka odaları havalandırmak, burun tıkanıklığı yönünden de çok etkili olacaktır. Çok yoğun alerjik problem yaşayan hastalarda mutlaka evde temizlik esnasında olsun, günlük yemek pişirme şeklinde olsun belki maske kullanmak zordur, sıkıcıdır, kolay değildir ama buruna giren teması azaltma konusunda faydalı olabilecek şeylerdir.”