Etiket: Olanı

  • Fuat Çapa: ”İsmail Kartal olanı anlattı diye görevine son verildi”

    Spor Toto 1. Lig’in 16. haftasında deplasmanda Adanaspor’a mağlup olan Eskişehirspor’da Teknik Direktör Fuat Çapa, ”Türkiye’de bazı gerçekleri söylediğini zaman kenara atılıyorsunuz, İsmail Kartal’ın ne suçu var” dedi.

    Spor Toto 1. Lig’in 16. haftasında Eskişehirspor, deplasmanda Adanaspor’a 2-0 mağlup oldu. Açıklamada bulunan Eskişehirspor Teknik Direktörü Fuat Çapa, ”Bugün en az 1 puanla dönmeyi istiyorduk. Çünkü moral olarak olsa bile barajın üzerinde kalmak istiyorduk. İlk devre rakibin bulduğu erken gol, onları istediği oyun şeklinde geliştirdi. Biz ise çok basit ve gereksiz, bireysel hatalar yaparak iki tane gol yedik. Rakibimizin çok pozisyon üreterek bulmuş olduğu gol değil. Sadece bizim gereksiz yere top kaptırmamızdan dolayı oldu. İkinci devre gayet iyi başladık özellikle ilk 10-15 dakika ama maalesef değerlendiremedik girdiğimiz pozisyonları. Biz bugüne kadar oynamış olduğumuz karşılaşmalarda mücadelemizde sahada birlikte hareket ederek sonuç alan bir takımız. Bugün biraz mücadeleden uzaktık bur bir gerçek. Oynama istediği ve arzusu vardı ama uzaktık. “ diye konuştu.

    Çapa şöyle devam etti:

    “İsmail Kartal neden gönderildi. Türkiye’de bazı gerçekleri söylediğiniz zaman kenara atılıyorsunuz. Burada İsmail hocanın ne suçu var. Adam olanı anlatıyor ve görevine son veriliyor. Bugüne kadar ben de zaman zaman kurbanı oldum bunun. Biz bildiklerimizi gerçeği söylemeye çalışacağız.”

  • İlacın Uygun Olanı Ve Uygun Kullanılanı Faydalı

    Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, yaptığı açıklamada, ilacın uygun olanı ve uygun kullanımının faydalı olduğunu ifade ederek uyarıda bulundu.

    Birden çok ilaç kullanıldığı durumlarda, ilaçların bazı ilaçlar ile veya besinler ile etkileşebileceğinin bilinmesi gerektiğini hatırlatan Dr. M. Emin Dinççağ, “Böyle durumlarda hem hekime hem de hastaya önemli görevler düşmektedir. Bazen çok ilaç içmek hastalar için kaçınılmaz bir durumdur. Böyle durumlarda hem hasta için hem de hekimler için ciddi sorunlar var demektir. Zira ilaç bir kimyasal maddedir ve birbiriyle etkileşebilir. Onun için hastanın kullandığı ilaçları hekimine göstermesi ve ne kadar ve ne sürede içtiğini açık açık anlatması gerekir. Bazı ilaçların, bazı ilaçların etkisini azalttığı, bazı ilaçların ise birlikte kullanıldığında diğer ilaçların etkisini aşırı artırdığı bilinmektedir. Bu durum hastanın hayatını riske sokabilir” dedi.

    Sadece ilaç ilaç değil, ilaçların bazı besinler ile de etkileştiği ve sağlık açısından problem oluşturabildiğinin altını çizen Dr. Dinççağ, “Bu tür gıdalar arasında en çok bilineni greyfurt suyudur. Greyfurt suyu bazı ilaçlarla etkileşerek etkilerini azaltabileceği gibi bazı ilaçların etkisini de artırabilir. Aslında polifarmasi, yani çok ilaç yazılması bazen hekimin hastanın tanısında yeterli laboratuvar desteğini bulamadığı tanı koymada zorlandığı durumlarda olabilir. Ama akılcı ilaç kullanımı ve iyi hekimlik uygulamalarında ideal olan, az ve uygun ilaçtır. Birden çok ağrı kesici ile daha çok ağrının kesilmesi, daha yüksek doz veye birden çok antibiyotik verilerek hastanın daha kısa sürede iyileşeceği inancı yanlıştır” diye konuştu.

    Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Çok ilaç kullanıldığı durumlarda hekimler yazdıkları ilacın diğer ilaçlarla etkileşmemesi için gerekli tedbirleri almalıdırlar. Özellikle antidepresan ilaçlar ve epilepsi ilaçları birden çok ilaç ile etkileşebilir. Hastalar da ilaç prospektüslerini okuyarak bilgileri hekimleriyle paylaşmalıdırlar. Görülen yan etki durumunda hekimler bilgilendirilmelidir. İlaçların bitkisel ürünler ile birlikte kullanıldığı durumlarda da bu tür etkileşimlerin olabileceği unutulmamalıdır. İlaçlar hekimin verdiği ölçüde ve sürede ve dozda kullanılmalıdır. Ülkemizde ilaçların yan etkisi konusunda geri bildirim henüz yeterince gerçekleştirilebilmiş bir uygulama değildir. Halk sağlığı açısından ilaç yan etki geri bildirimlerinin titizlikle yapılmasının çok faydalı olacağı bilinmelidir.”

  • Kozmetikte De Doğal Olanı Tercih Edin

    FEBS Biyoteknoloji Direktörü Dr. Şebnem Küçük, günümüzde insanların hem yiyeceklerinde hem de kullandıkları ürünlerde sağlıkları açısından mümkün olduğunca doğal olanları tercih ettiklerini söyledi.

    Ar-Ge kuruluşlarının da bu yöndeki araştırmalarını artırdıklarını belirten Dr. Şebnem Küçük, bu çerçevede FEBS Biyoteknoloji olarak kozmetik alanında son dönemde öne çıkan Doğal İpek Proteinlerini önerdiklerini belirtti.

    FEBS Biyoteknoloji Direktörü Dr. Küçük, kozmetik piyasasında insan sağlığını tehdit eden birçok ürün bulunduğunu, tüketicilerin ise doğal içeriklere sahip ürünleri tercih etmeye başladığını duyurdu.

    Doğal İpek proteinlerinin tüm cilt türleri için adeta mucizevi bir uyum ve başarı sağladığına değinen Dr. Şebnem Küçük, “İpeğin insan cildine sağladığı faydalar, yapılan araştırmalarda, literatürlerde detaylı olarak ortaya konulmuş durumda. İpek ürünleri tüm dünyada kabul görüyor. Türkiye’de de ipeğin yeterince tanınması ve bilinmesi gerektiğine inanıyorum. Tüketicilerin kozmetik ürün alırken ipek proteinlerini denemelerini tavsiye ediyorum” dedi.

    “İPEKSİ DEĞİL İPEK”

    Kozmetik alanında cildin korunmasının güzelliğin ilk sırrı olduğunu ifade eden Dr. Küçük, ipek proteinlerinin, Japonya’daki laboratuvarlarda biyoteknoloji teknikleri ile derinin en alt tabakasına nüfuz edecek şekilde geliştirildiğini bildirdi.

    Dr. Şebnem Küçük şöyle konuştu:

    “İpek proteinleri üstün teknoloji sayesinde suda çözünebilen, emilebilirliği yüksek moleküler forma getiriliyor. Bu sayede doğal nemlendirici özelliğe sahip ipeğin, piyasada kullanıma sunulan ’Therasilk İpek Protein Essence’ ve ’Therasilk İpek Protein Lotion’ ürünleri cildin bazal tabakasından dermise kadar bütün katmanlarına nüfuz ederek etkin bir besleme yapabilmesine imkan sağlıyor. Özel üretim ipek proteinleri derinin nem seviyesini koruyor, kurumasını da engelliyor.”

    FEBS Biyoteknoloji Direktörü Dr. Şebnem Küçük, başta UltraViyole ışınlar olmak üzere çevresel etkilere karşı koruyucu özelliği sayesinde doğal ipek proteinlerinin yaşlanmanın doğal yollarla geciktirilmesine büyük fayda sağladığını kaydetti.

    İPEĞİN CİLDİNİZE ALTIN DOKUNUŞU

    Dr. Şebnem Küçük, doğal ipek ürünlerinin etkin emilim ve organik bileşimiyle her yaş ve grubundan kişilerin rahatlıkla kullanabileceğini ifade ederek, “İçeriğinde bulunan doğal bitkisel koruyucular ve karanfil ekstraktı ile alerjik endikasyonlara yol açmaz” dedi.

    Söz konusu ürünlerin günün her saatinde rahatlıkla kullanılabileceğini vurgulayan Dr. Küçük, ciltte stresin oluşturduğu gerginliği alan Therasilk İpek Protein Essence ve Therasilk İpek Protein Lotion’ın antioksidan etkisiyle de cildi rahatlattığını ifade etti.

    FEBS Biyoteknoloji Direktörü Dr. Şebnem Küçük açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

    “Bu ürünlerle makyaj altı kullanımında makyajın daha uzun süre topaklanmadan dayanması sağlanabiliyor. Gün içerisinde tekrarlayan kullanımı ile de cildin nem ihtiyacı son derece uygun şekilde karşılanıyor. Therasilk İpek Protein Essence ve Therasilk İpek Protein Lotion ürünleri ciltteki mucizevi etkilerini, ölü hücrelerin atılımını kolaylaştırılması, cildin nem oranının artırması, cilde hava aldırması, genç ve parlak bir görünüm kazandırması olarak tanımlayabiliriz. Bu ürünler cildinize ipeğe benzer değil ipeğin gerçek yumuşaklığını, ferahlığını, sıcaklığını ve parlaklığını sunmaktadır.”

  • Ekoavrasya Başkanı Hikmet Eren: ‘Türkiye Cumhuriyeti Hakkı Olanı Yapmıştır’

    Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (EkoAvrasya) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, Türk Hava Sahasını ihlal eden ve defalarca uyarılmalarına rağmen ihlalden vazgeçmeyen Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait bir adet SU-24 tipi savaş jetinin Türk Hava Kuvvetlerine ait iki adet F-16 savaş jeti tarafından düşürülmesi hadisesine ilişkin olarak, ’’Olayın yaşanmasının müsebbibi Türkiye Cumhuriyeti değildir. Türkiye Cumhuriyeti hakkı olanı yapmıştır’’ dedi.

    24 Kasım 2015 tarihinde Hatay’ın Yayladağı bölgesinde Türk Hava Sahasını ihlal eden Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait SU-24 tipi savaş jetinin Türk Hava Kuvvetlerine ait iki adet F-16 savaş jeti tarafından düşürülmesi ile ilgili olarak Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (Eko Avrasya) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, önemli değerlendirmelerde bulundu.

    ’’TÜRKİYE CUMHURİYETİ HAKKI OLANI YAPMIŞTIR’’

    Rusya askeri jetlerinin Ekim 2015 başından beri Türkiye sınırını defalarca ihlal etmiş olduğunu özellikle 03-15 Ekim 2015 tarihleri arasında Rusya tarafının 9 kez uyarıldığını ifade eden Hikmet Eren, ’’İster insani, ister bölgesel gelişmeler, isterse de Türkiye-Rusya ilişkileri açısından üzücü olan bu olayın yaşanmasının müsebbibi Türkiye Cumhuriyeti değildir. Türkiye Cumhuriyeti hakkı olanı yapmıştır. En hassas noktadaki sınırlarını en hassas dönemde koruma iradesini sergilemiştir. Hatırlanacağı üzere 26 Temmuz 2012 tarihinde bir Türk F-4 uçağının Suriye tarafından düşürülmesinin ardından Türkiye angajman kurallarını ilan etmiş, sınır ihlali yapan askeri uçaklara karşı benzeri müdahalede bulunacağını vurgulamıştı. Buna rağmen Rus askeri jetleri sınır ihlallerine devam etmiştir’’ dedi.

    Rusya’nın Suriye’de Türkmenlerin yaşadıkları bölgeleri yoğun olarak bombalamaya devam etmesine ve özellikle bu bombalamalar sırasında Türkiye’nin sınırlarını ihlal etmesine Türkiye’nin asla müsamaha göstermeyeceğini belirten Hikmet Eren, ’’Rus askeri jetlerinin sınırlarımızı ihlal etmesi bu sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülkemizin sınırlarının korunması noktasındaki hassasiyetinden daha doğal bir şey olamaz’’ dedi.

    “KRİZ DİYALOGLA ÇÖZÜLEBİLİR”

    Türkiye Cumhuriyetinin kardeş cumhuriyetlere, dost ve akraba topluluklara karşı sorumlulukları olan bir devlet olduğunu da ifade eden Hikmet Eren, ’’Olay sonrasında gerek Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, gerekse Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun açıklamaları olayın bir zorunluluk çerçevesinde cereyan ettiğini göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti hiç kuşkusuz Suriye Türkmenlerine, kardeş cumhuriyetlere, dost ve akraba topluluklara gerekli dikkati her zaman göstermeye çalışmıştır ve bundan sonra da gösterecektir’’ diye konuştu.

    Geniş anlamda Avrasya`da istikrarın, barışın ve işbirliği ortamının sağlanması için özellikle Türkiye ile Rusya arasında diyalogun ve işbirliğinin sürdürülmesinin yararlı olacağına inandığını ifadelendiren Hikmet Eren, ’’Çok iyi yetişmiş diplomatlarımız var. Mevcut krizi en uygun şekilde yönetip, Türk-Rus ilişkilerinin tekrar normale dönmesini sağlayacaklarına inanıyorum. Bu süreçte Rus basını da provokasyonlara asla yer vermemeli ve Rus kamuoyu nezdinde çok hassas davranmalıdır’’ dedi.