Etiket: Olana

  • İŞKUR Genel Müdürü Uzunkaya: “Torpili olana değil, vasfı olana iş var”

    Samsun İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı’na katılan İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, Türkiye’de torpili olana değil vasfı ve mesleği olana iş imkanı olduğunu söyledi.

    Samsun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından Samsun Valiliği himayesinde, Samsun Büyükşehir Belediyesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ), Milli Eğitim Müdürlüğü, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası ile Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği iş birliğinde düzenlenen, “Samsun İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı (SAMİF 2018)” açıldı. Bu yıl yedincisi düzenlenen ve işgücü piyasası taraflarının bir araya geldiği, işçi ve işvereni, kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, üniversite ve öğrencileri bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetlerinin yapıldığı fuar; Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salonda, 23-24 Kasım tarihlerinde 09.30-18.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak.

    Fuarın açılış programında bir konuşma yapan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Kadir Beytekin, “Özel sektörde faaliyet gösteren biz iş adamları olarak, hepimiz biliyoruz ki ülkemizin kalkınmasının temel taşı bizleriz. He türlü koşul ve ortamda daha çok iş ve arzusu içerisinde gece gündüz çaba içerisindeyiz. Göstermiş olduğumuz bu gayretin amacı sadece kişisel kazanç elde etmek değil. Ülkemize ve kentimize hizmet etmenin istihdam sağlamanın, bir ailenin geçimine katkı verebilmenin yaşattığı duyguların tarifi yok. Biz üretirken sadece ekonomiyi büyütmüyoruz. Aynı zamanda sosyal ve kültürel kalkınmaya da büyük destek veriyoruz” dedi.

    İş yeri eğitiminin önemine değinen OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vedat Ceyhan, “İstihdam kelimesi sadece ekonomi kitaplarında geçen bir kelime değil. İnsanla bütünleşmiş ülkenin geleceğini etkileyen çok önemli bir kavram. Dünya çok değişti ve gelişti. Ben çok mutluyum ki biz de bu değişim ve gelişime ayak uydurmuşuz. İstihdam daha önce eğitimini bitirmiş bir kişiye odaklı değerlendirilirdi. Artık istihdamın bir şeyden sonra başlayan bir kısım olmadığının farkındayız. Bizlerin iletişimi sadece bir işçinin bir emekçinin bir kurumla buluşturulmasından öte daha işe girmeden iş yeri eğitimi ile öğrencilerimizi iş yeri ile buluşturmaya çalışıyoruz. 2016’da başlattığımız proje ile sadece 20 öğrencimiz eğitim esnasında iş hayatındayken; bugün yaklaşık 200 öğrencimiz iş yerinde eğitim yaparken çalışıyor” diye konuştu.

    İstihdamın genel bir sorun olduğunu vurgulayan Samsun Vali Yardımcısı İbrahim Avcı, “Çağımızda en büyük sorunun işsizlik olduğunu biliyoruz. Bu ne dünün ne bugünün ne de geleceğin sorunu. Bundan sonra daima olacak bir sorun. Biz de olduğu gibi dünyada da olan evrensel bir sorun. Bu sorunları asgariye indirmek, insanımızın huzuru ve istihdamı için yapacaklarımız var. Zaman zaman iş talepleri ile karşılaşıyoruz. Bunları çözme konusunda en büyük destekçimiz İŞKUR” şeklinde konuştu.

    “23 Kasım 2018 itibariyle 1 milyon 65 bin istihdam gerçekleştirdik”

    İstihdam fuarlarının işveren ile iş arayanları buluşturduğunu belirten İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, “Her yıl 30 büyükşehirimizde istihdam fuarları, diğer illerimiz de ise kariyer günleri etkinliği düzenleyerek iş gücü piyasası ile ilgili yakından tartışma imkanı buluyoruz. İstihdam hedeflerine erişebilme adına çalışmalarımıza emin adımlarla devam ediyoruz. 2017 yılı Türkiye Cumhuriyeti tarihinde İŞKUR olarak en fazla istihdamı gerçekleştirdiğimiz bir yıldı. 1 milyon 57 bin 249 rakamına ulaşmıştık. Bugün yani 23 Kasım 2018 itibariyle 1 milyon 65 bin istihdam gerçekleştirdik. En başarılı olduğumuz yılı, bu yılın bitmesine 40 gün kala geçmiş durumdayız. Yılın geri kalanını gece-gündüz durmadan çalışarak bu rakamları hedeflerimize taşımayı hedefliyoruz. 2002 yılında Türkiye’de 24 bin istihdam gerçekleştiren bir İŞKUR’dan yılın bitmesine 40 gün kala sadece Samsun’da 23 bin istihdamı gerçekleştiren bir kuruma olduk. Yılda 4 bin kadın istihdamını gerçekleştiren bir kurumdan Samsun’da 10,5 ayda 8 bin kadın istihdamı gerçekleştiren bir kurum haline geldik. Elbette bunu hep birlikte başardık. Bugün çok net bir şekilde şunu ifade etmek istiyorum: İŞKUR olarak Türkiye’de iş piyasasının nabzını tutan, piyasanın taleplerini tespit eden işgücü piyasası araştırmalarımız açıkça ortaya koymaktadır ki birilerinin zannettiği veya değerlendirdiği gibi değil; Türkiye’de adamı olana değil vasfı ve niteliği olanlara iş imkanları çalışma ortamları söz konusudur. İş gücü piyasasında yer almak isteyen kardeşlerimize açıkça söylüyoruz ki İŞKUR’la işbirliği içerisinde olsunlar. İş gücü piyasasının aradığı nitelikler için meslek kurslarımızdan iş başı eğitim programlarımızdan istifade ederek vasıf kazansınlar. Torpili olana değil; mesleği, vasfı, niteliği olana Türkiye’de iş var” ifadelerini kullandı.

    Toplantıya İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok ve bazı ilçe belediye başkanları da katıldı.

    “SAMİF 2018” 23-24 Kasım tarihlerinde ziyarete açık olacak.

  • Prematüre bebeğiniz ilk aşısını olana kadar odasına ziyaretçi almayın

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alper Özkılıç, prematüre bebeklerin hastalıklara karşı direncinin daha az olduğunu belirterek, ilk aşıları oluncaya kadar bebek odasına ziyaretçi alınmaması gerektiğini söyledi.

    Prematüre bebeğin hastaneden eve gitmeye hazır olduğu sırada çoğu ebeveyn, işin en büyük bölümünü atlattıklarını düşünebilir. Ama prematüre bebeğin evde bakımı da oldukça önemli. Medicana Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alper Özkılıç prematüre bebeklerin bakımının önemini vurguladı.

    Bebeğin kilo artışı ve beslenmesiyle ilgili endişelerin genellikle bebeğin emzirilerek mi yoksa mamayla mı besleneceği konusu olduğunu kaydeden Dr. Özkılıç, “Emziren anne, vücut depolarını korumak zorundadır. Bu nedenle annenin bünyesi güçlü olmalı ve bebeğe istediğinde gerekli beslenmeyi sağlayabilmelidir. Bazı prematüre bebekler bir süre daha burunlarından geçen bir boruyla beslenmek zorunda olabilir. Bazı prematüre bebekler eve gittiklerinde oksijene ihtiyaç duyabilir. Solunumlarının durmaması açısından sık sık izlenmeleri gerekir. Bu durum evde oksijen tüpü, gerekli hortumlar ve diğer özel donanımın bulundurulması anlamına gelir” dedi.

    Oda tercihen güneş almalı ve kapısı açık kalmalı

    Bebeğin odasının temiz ve düzenli olmasına vurgu yapan Dr. Özkılıç, “Oda tercihen güneş almalı ve kapısı açık kalmalı. Oda ısısı 26 dereceye ayarlanmalı, zamanla bebek büyüdükçe 22-24 dereceye düşürülebilir. Her gün en az 15 dakika havalandırılmalı, bu esnada bebek başka odaya alınmalı” dedi.

    Prematüre bebekler ışık ve sesten çok çabuk etkileniyor

    Dr. Özkılıç: “Prematüre bebekler uykuya meyillidirler; ancak uyaranlara da zamanında doğan bebeklere göre daha hassastırlar. Dokunulduğunda herhangi bir işlemde çabuk huzursuz olurlar. Işıktan ve gürültüden çabuk etkilenirler. Büyüme hormonu uykuda salgılandığı için bebeğinizin yeterli uyuması için gerekli ortamı sağlayınız. Bebeğinizin bulunduğu ortamda aşırı ışık, ses ve gürültü olmamasına özen gösteriniz. Gündüzleri odasında onu rahatlatacak alçak sesli bir müzik çalabilirsiniz. Beslenme çok uzarsa yorulup uykuya dalabilirler. Belli bir sürede beslenme işini bitirmelisiniz” diye konuştu.

    Prematüre bebeklerde anne sütü güçlendiricisi kullanılabilir

    Prematüre bebeğin günde ortalama 15-30 gram aldığı bilgisini veren Dr. Özkılıç, “Bebeğin kilo alımında sorun yok ise ilk başlarda günde birkaç kez, sonrasındaysa daha sık emzirilmelidir. Unutmayın, her beslenme sonrası gaz çıkarmak bebeği rahatlatacaktır. Anne sütü ile beslenen bebeklerde anne sütü güçlendiricisi olarak bilinen eoprotin adlı bir mama kullanılabilir. Sütünüzü günde 3 kez 30 cc kadar sağınız. İçerisine 1 ölçek eoprotin ekleyerek; bebeğiniz 4 kg oluncaya kadar kaşıkla bebeğinize verebilirsiniz. Bebeğiniz pramatüre maması alıyorsa eoprotin kullanmanıza gerek yoktur” diye bilgilendirdi.

    Prematüre bebeğin giydirilmesinde bu önerilere dikkat

    Hipoterminin önlenmesi için prematüre bebeğin giydirilmesinin son derece önemli olduğunu söyleyen Dr. Özkılıç, “İlk etapta kıyafetleri normal bebeklere oranla iki kat daha kalın olabilir. Kıyafetlerini seçimini pamuklu, kolay giydirilebilen, yumuşak, az dikişli olanlardan yana yapılmalı. Kıyafetlerin etiketleri kesilmeli ve bebek deterjanı (Sabun tozu) ile yıkanmalı. Ayrıca, kullanılacak yatak çarşafı ve battaniyeleri de tüysüz, kolay yıkanabilir ve mutlaka ütülü olmalı. Hastaneden taburcu olduktan sonra ev ortamındaki ilk günlerde bebeğin vücut ısısını günde birkaç kez derece ile ölçerek bebeğe hangi kıyafetin giydirilebileceği de kolaylıkla seçilebilir” şeklinde konuştu.

    Prematüre bebeklerde yatış pozisyonuna bağlı apne oluşabiliyor

    Dr. Özkılıç, “Ani bebek ölümünü önlemek için evde yüzüstü ya da yan yatış pozisyonlarından kaçınılmalıdır. Evde ya da araba koltuğunda, bebeğin yatış pozisyonu ile ilgili dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da başın öne gelmesi önlenmelidir. Baş öne geldiğinde, prematüre bebekler kolayca apneye girerler. Diğer yandan özellikle beslenme sonrasında, baş ve gövdenin belden itibaren 30-45 derecelik bir eğimle yükseltilmesi, reflü ve kusmayı önler. Bunun için bebeğin yatağının altına bu eğimi sağlayacak yükselticiler konulabilir” dedi.

    6 aydan büyük prematüre bebeklere grip sezonunda grip sezonunda aşı yapılmalı

    Dr. Özkılıç, “2 kilonun üzerinde doğmuş bebekler zamanında doğan bebeklerle aynı aylarda aşılanır. Örneğin, zamanında doğmuş 2 aylık bir bebeğe hangi aşılar yapılıyorsa sizin bebeğinize de doğduktan 2 ay sonra aynı aşılar yapılacaktır. 2 kilonun altıda doğan bebeklere aşı yapılması 2 kg oluncaya kadar ertelenmelidir. Yalnız anne hepatit B taşıyıcısı ise kiloya bakılmaksızın bebeğe doğar doğmaz hepatit B aşısı yapılmalıdır. Çok küçük prematürelere özellikle 28. gebelik haftasının altında doğan ve 1,5 kg altında kilosu alan bebeklere RSV aşısı (Synagis) sonbahar ve kış ayları süresince her ay bir kez yapılmalı. Bu aşı RSV mikrobuna bağlı bronşiolitis ve zatürre geçirmesini engelleyebilir. 6 aydan büyük prematüre bebeklere ve ailelerine grip sezonu boyunca grip aşısı yapılmalıdır” şeklinde konuştu.

    Prematüre bebeklerin hastalıklara karşı direncinin daha az olduğunu vurgulayan Dr. Özkılıç, ilk aşıları oluncaya kadar bebek odasına ziyaretçi alınmaması konusunda uyardı.

    Dr. Özkılıç, “Anne, baba ve bakıcı dışında bebeğinizi kimsenin kucağına vermeyiniz. Eve ziyarete gelen insanlarda hastalık olmadığından emin olmalısınız” dedi.

  • Özköylü: “Tam anlamıyla hazır olana kadar elde edeceğimiz her puan çok önemli”

    Denizlispor Teknik Direktörü Osman Özköylü, Hatayspor ile 0-0 berabere kaldıkları maçla ilgili olarak, “Her iki taraf 1 puan ile yetinmek zorunda kaldı. Puan puandır, özellikle bizim tam anlamıyla hazır olacağımız zamana kadar elde edeceğimiz her puan bizim için çok önemlidir. O yüzden ben aldığımız bir puan bizim adımıza olumlu olduğunu söyleyebilirim” dedi.

    Spor Toto 1. Lig’in üçüncü haftasında Denizlispor evinde Hatayspor ile karşı karşıya geldi. Mücadele 0-0 beraberlikle sona erdi. Karşılaşma sonrası maçı değerlendiren Özköylü, alınan 1 puanın harcanan emeğin karşılığını alma konusunda önemli olduğunu kaydetti. Maçın keyifli ve tempolu geçtiğini belirten Özköylü, “Gerçekten oyun içerisinde, oyun birçok bölümde gitti geldi. Rakip de bizim hatalarımızdan faydalanarak pozisyonlar buldu. Özellikle ilk yarı, karşı karşıya kaldıkları bir pozisyon, ikinci yarı olan bir pozisyon. Bizim de pozisyonlarımız var ama oyuna baktığımız zaman daha çok topa sahip olmaya çalışan, daha fazla tempo ortaya koymaya çalışan, topu üç bölgede tutmaya çalışan Denizlispor’du ama o sırada yaptığımız basit hatalar rakibin tam istediği oyunun ortaya çıkmasına sebep oldu. Çünkü onlar bizim hatalarımızı kollayarak hızlı hücumlarla etkili olmaya çalıştılar. Bunda da bazı pozisyonlarda gerçekten etkili de oldular. O noktalarda şanslı olduğumuz dakikalar vardı. Genelinde oyuncularımızın gayreti, çabası, oyun içerisinde kalma gayret, iyi geri dönüşlerde özellikle tempolu dönüşlerimiz bizim adımıza çok önemli olduğunu söyleyebilirim. Özellikle Adana Demirspor maçındaki yorgunluk, orada ortaya koyduğumuz performansın karşılığı. Çok büyük bir enerji tükettik, aşırı sıcaktan, aşırı nemden dolayı su kaybı yaşadık. Sabah çok erken kalkıp yolculuk yapmak zorunda kaldık, toparlanmayı sağlayamadık tam İstediğiniz şekilde. Yani o anlamda Adana Demirspor maçının etkileri biraz bu maçta görüldü diyebilirim” dedi.

    “Üçüncü bölgede kalma noktasında sıkıntılarımız var”

    Yeşil-siyahlı oyuncuların her şeye rağmen elinden gelen gayreti gösterdiklerini ifade eden Özköylü, takım olarak üçüncü bölgede sıkıntıları olduğunu belirterek, “Biraz üçüncü bölgede kalma noktasında sıkıntılarımız var, topu orada tutmamız mutlaka şart. Eğer orada topu tutamadığımız zaman oyun çok git gele dönüyor, bu sefer enerjimizi boşuna tüketiyoruz. Çünkü topu kazanmak için çok fazla koşmak zorunda kalıyoruz. O yüzden mutlaka topa sahip olan üçüncü bölgede topu tutan bir takım olmak durumundayız. Bunları yavaş yavaş geliştireceğiz, biz yeni bir takımız 13-14 tane yeni transfer yapılmış bir takımız, hala aramızda katılmayan yeni yeni girecek olan arkadaşlarımız var. Oyun sistemi yavaş yavaş oturmaya çalışıyor. Elimizde çok gayretli çok iyi niyetli takım için çok fedakarca mücadele eden bir oyuncu grubu var. Ben hepsine teşekkür ediyorum, gerçekten bugün iyi bir mücadele ortaya koydular. Rakibimizi de tebrik ediyorum, onlar da ligin yeni takımı olarak, ilk defa bu ligde oynayan bir takım olarak gerçekten çok güzel bir mücadele ortaya koydular. Sonucunda her iki taraf 1 puan ile yetinmek zorunda kaldı. Puan puandır, özellikle bizim tam anlamıyla hazır olacağımız zamana kadar elde edeceğimiz her puan bizim için çok önemlidir. O yüzden ben aldığımız bir puan bizim adımıza olumlu olduğunu söyleyebilirim. Tabii ki 3 puan olsa çok daha iyi olurdu ama 1 puan en azından moral anlamında, harcadığımız emeğin karşılığını almak anlamında bizim için iyi oldu diyebilirim” dedi.

  • Çocukları FETÖ’den cezaevinde bulunan baba: “Suçsuz oldukları ispat olana kadar onları görmeye gitmiyorum”

    Adana’nın Kozan ilçesinde, yedi çocuğundan beşi FETÖ soruşturmaları kapsamında görevden alınan, dördü cezaevinde olan 72 yaşındaki baba Mahmut Kurtgöz, “Suçsuz oldukları ispat olana kadar onları görmeye gitmiyorum” dedi.

    Fetullahçı Terör Örgütü soruşturması kapsamında öğretmen olan çocukları Ahmet, Ender, Ercan ile komiser olan oğlu Adem tutuklanırken, yine öğretmen olan bir kızı da açığa alınan baba Adem Kurtgöz, çocuklarının beyninin örgüt tarafından yıkandığını söyledi. Çocuklarına, bu yoldan vazgeçmeleri için tavsiyelerde bulunduğunu ancak onların kendisini dinlemediğini anlatan baba Mahmut Kurtgöz, “Sol gözüm hiç görmüyor. Sağ gözüm de yüzde yirmi görüyor. Akli dengem yerinde şükür. Bu çocukları okutmak için çok zor şartlardan geçtim. Çocuklarımı zor şartlarda köylerden yumurta, canlı tavuk ve hayvan derisi toplayarak okuttum, adam ettim. Çocuklarımın böyle olmasını beklemiyordum” dedi..

    “Suçsuz oldukları ispatlanana kadar cezaevine onları ziyarete gitmiyorum”

    Yedi çocuğunun beşinin üniversitede okuyarak devletin çeşitli kademelerinde göreve başladığını kaydeden Kurtgöz, “Çocuklarıma üniversite okuttum. Dördü öğretmendi, birisi komiserdi. Onlar sehven mi yoksa saflıktan mı FETÖ’cü gözüktüler. Şuan hepsi içerideler, cezaevindeler. Biri dışarıda dördü içeride” dedi. Eğer çocuklarının Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı bir saygısızlık ederek FETÖ’ye hizmet etmişlerse onlara hakkını helal etmeyeceğini ifade eden Mahmut Kurtgöz, “Ben çocuklarıma şu yönden acımıyorum. Türkiye Cumhuriyeti ve devletinin insanları varken FETÖ’ye inanarak onların safına geçtiyse, çocuklarım ceza evinde yatıyorsa yatsın. Ama suçu yoksa da Allah’ım yardım etsin. Büyük oğlum Ahmet Kurtgöz öğretmen, onun küçüğü Ender Kurtgöz, onun küçüğü Ercan Kurtgöz öğretmen, Adem Kurtgöz komiser ama suçları var mı bilmiyorum? Mahkemeye çıkmadılar. Ziyarete gitmiyorum. Türkiye Cumhuriyetine karşı eğer onlar bir saygısızlık yaptılarsa Allah onu benden sorar yarın. Ya tövbe edecekler, önce Allah’a ondan sonra bana. Öyle af edeceğim. Az önce kızım da geldi Samsun’dan. O da öğretmendi onu da görevden aldılar. Bana ’ağabeylerimin yanına git’ dedi ’gitmiyorum’ diye cevap verdim” dedi.

    “Ben çocuklarıma değil 16 torunuma acıyorum”

    FETÖ’den dolayı cezaevine giren çocuklarına acımadığını ancak 16 torununa acıdığını söyleyen Kurtgöz, “Beni yoran burada 16 torunum var. Acıdığım torunlarım benim. Oğullarıma ve damadıma acımıyorum ben. Ben onlara acımıyorum ama gelecek nesil olan torunlarıma acıyorum” diyen baba Kurgöz, FETÖ örgütünün bir numaralı ismi Fetullah Gülen’i daha önce abdestli ve namazlı olduğu için kendisinin de sevdiğini ve övdüğünü ancak son dört yıl içinde Fetullah Gülen’deki olumsuzlukları görünce kendisinin çocuklarına bu yoldan dönmeleri için tavsiyelerde bulunduğunu anlattı. Mahmut Kurtgöz, “Fetullah’ı ben önce çocuklarıma övdüm. Dürüst, abdestli, namazlı dedim ama bundan diyelim ki dört beş sene önce şüphe duymaya başladım. Yalvardım dedim ki çocuğum bu yol kötü yoldur. Bunun okulunda okuyan öğretmenlik yapan kızım vardı. Çık kızım buradan devlete gel devlet bizim devletimiz. Yok baba bura çok iyidir, biz inandık dediler. Ama ben artık inanmıyorum, İslam’ın müslümanlığın düşmanı Fettullah’tır. En büyük düşmanı Fetullah’tır. Ocağını söndüren Fetullah’tır” diye konuştu.

    “4 çocuğum FETÖ’den içeride on defa da evet diyorum bin defa da evet diyorum”

    Baba Kurtgöz, referanduma ilişkin düşüncelerini de paylaşarak şöyle devam etti:

    “Erbakan’a da oy verdim ama AK Parti kurulduktan bu yana başka hiçbir yere oy vermedim. Hiç de verdiğim oydan pişman değilim. Yarın evet hayır mı var, açıktan evet diyorum. Ben evet diyorum. On defa da evet diyorum, bin defa da evet diyorum”.

  • Beyoğlu’nda doğaya destek olana, buz pisti bileti hediye

    Beyoğlu’nda vatandaşların geri dönüştürülebilecek herhangi bir madde getirmesi karşılığında ücretsiz bilet alabildikleri buz pistinin açılışı vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşti. 7 yıldır çocuklara buz pateni keyfi sunan etkinliğin açılışında renkli görüntüler oluştu.

    Beyoğlu Belediyesi 7 yıldır ilçede çocuklara hizmet veren buz pistinin bu yılki açılışını Kasımpaşa İskelesi önündeki Cezayirli Gazi Hasan Paşa Parkında düzenlenen törenle yaptı. Parka kurulan buz pistinin açılış törenine, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, çok sayıda çocuk, aileleri ile birlikte katıldı. Geri dönüşüme dikkat çekilerek bireylerin bilinçli bir şekilde doğayı koruması amacıyla ‘Doğaya destek sizden, buz pateni biletiniz bizden’ sloganıyla açılan buz pisti ilk gününden çocukların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Buz pistinde kayabilmek için geri dönüştürülebilir herhangi bir madde getirilmesi gerekirken pist, alanında uzman eğitmenleriyle vatandaşlara hizmet veriyor. Pistin açılışı kurdele kesiminin ardından yapılan gösteri maçıyla başlarken açılış topunu Başkan Demircan attı. Açılışta engelli vatandaşlara yardımcı olarak buz pistinde dengeli bir şekilde kaymalarını sağlayan eğitmenler, vatandaşların sakatlık yaşamalarına da engel oldu.

    “Yavrularımızın bir spora gönül vermelerini çok arzu ediyoruz”

    Çocukların sporla ilgilenmelerinin kişiliklerinin gelişimi açısından da önemli yararlar sağlayacağını belirten Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “12 ay boyunca etkinlik yapıyoruz kendimizi en kötü hissettiğimiz kış mevsimi, bu mevsimi de buz pistiyle doldurmaya çalışıyoruz. Ocak, şubat, mart aylarında buz pateniyle kayma keyfini yaşatmaya çalışıyoruz. 7 yıl oldu, yavrularımız mutlu oluyorlar, ilgi gösteriyorlar. Bu sene de başladık 20 bin çocuğa ulaşmış olacağız. Buz pateniyle kaymak kolay değil, onunla ayakta durmayı öğrendiklerinde hayat boyu onlara iyi bir tecrübe diye düşünüyorum. Dolayısıyla biz yavrularımızın bir spora gönül vermelerini çok arzu ediyoruz” dedi.

    “Eğlenerek kayabiliyorum burada zevkli oluyor”

    Buz pistinin açılışındaki gösteri maçında yer alan Durhan Korkmaz, “İki senedir buz pistinde kayıyorum. Derslerimden vakit buldukça boş vaktimi burada değerlendiriyorum. Eğlenerek kayabiliyorum burada zevkli oluyor benim için 9 yaşında başladım. Eğitici bir spor oluyor benim için başka çocuklara da tavsiye ederim” diye konuştu.

    “Gayet güzel bir spor, herkese de tavsiye ediyorum”

    Buz pateni yapmayı çok sevdiğini dile getiren Aleyna Karataş, “Arkadaşlarımızla eğlenmeye, spor yapmaya, belediye başkanımızı görmeye geldik. Daha önce de çok kaydım tatil günlerinde her gün geldim. Bence gayet güzel bir spor, herkese de tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.

    Buz pisti 31 Mart tarihine kadar sabah saat 09.00’dan akşam 19.00’a kadar vatandaşlara hizmet vermeye devam edecek.