Etiket: Olamayan

  • Duruşmada gözyaşlarına hakim olamayan Gülben Ergen, beraat etti

    Duruşmada gözyaşlarına hakim olamayan Gülben Ergen, beraat etti

    Şarkıcı Gülben Ergen, sosyal medya paylaşımında eski eşi Erhan Çelik’e hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davada beraat etti. Son sözleri sorulduğunda gözyaşlarını tutamayan ve duruşma çıkışında konuşan Ergen, “Kadının bir kadının yanında olmasıyla ilgili yorum yazmıştım. Onun karşılığında elbette ki yine adalet yerini buldu” dedi.

    Sunucu Erhan Çelik, boşandığı eski eşi şarkıcı Gülben Ergen’in kocası tarafından öldürülen Emine Bulut’a ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle şikayetçi olmuştu. Şikayet üzerine ‘hakaret’ suçundan 2 yıl 4 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına başlanan Gülben Ergen’in davası karara bağlandı. İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada sanık Gülben Ergen ile tarafların avukatları hazır bulundu.

    “Bir cinayet olayıyla ilgili yorum yaptım”

    Duruşmada savunma yapan sanık Gülben Ergen, “Ben namus cinayeti işleyenlere dedim. Bundan başkaca pay çıkarılamaz. Yani cinayet işleyenler bunu üstlenir. Emine Bulut cinayeti, kızının önünde işlenen bir kadın cinayeti olduğu ve ben de 3 çocuk annesi olduğum için topluma karşı hassasiyetimi gösterir tweet attım. Benim, müştekiye toplum hafızasında hedef alarak onun üzerinden kötü yorum yapılması amaçlı söylediğim söz yoktur. Bir cinayet olayıyla ilgili yorum yaptım” ifadelerini kullandı.

    Sanık Gülben Ergen’in ardından söz alan avukatları beraate ilişkin taleplerini dile getirirken, müşteki Erhan Çelik’in avukatı sanığın cezalandırılmasını istedi.

    “Yargılanmam mağduriyettir”

    Hakim, kararın açıklanmasının öncesinde sanık Gülben Ergen’e son sözünü sordu. Son sözleri sorulduğunda gözyaşlarını tutamayan sanık Ergen, “Sanık olarak yargılanmam bile mağduriyettir. Suçsuzum. Beraatimi isterim” dedi. Mahkeme, sanık Gülben Ergen’in paylaşımının Erhan Çelik’i küçük düşürmeye yönelik bir suç kastı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek beraatine karar verdi.

    “Arkadaşlar ne bekliyordunuz ki başka”

    Duruşmanın ardından açıklama yapan Gülben Ergen, “Kadın cinayeti ile ilgili yaptığım yorumla ilgili geldim. Elbette ki arkadaşlar ne bekliyordunuz ki başka. Kadının bir kadının yanında olmasıyla ilgili bir yorum yazmıştım. Onun karşılığında elbette ki yine adalet yerini buldu. Her zaman da buldu” ifadelerini kullandı.

    Olayın geçmişi

    Sunucu Erhan Çelik ile 2017 yılında boşanan şarkıcı Gülben Ergen Ağustos 2019’da kocası tarafından öldürülen Emine Bulut’un cinayetine ilişkin sosyal medya hesabında, “Konut dokunulmazlığını ihlal hafif gelir, ‘Ne var canım arabasını çizmişse’ derler. Ama o kesici aletle saatlerce beklediğinin bir önemi yoktur” ifadesini kullandı. Bu sözlerin daha önce aralarında konut dokunulmazlığı ve mala zarar verme davasına atfen yazıldığını ileri süren Erhan Çelik, eski eşini savcılığa şikayet etti. Şikayet dilekçesinde Ergen’in aynı paylaşımında yer verdiği “Gevşek gevşek gülümseyerek Namus namus diyen, dilinden düşürmeyen namussuzlar” ifadelerini içeren bir paylaşımda bulunmuştu.

    Gülben Ergen’in bu paylaşımının ardından Erhan Çelik avukatı aracılığıyla savcılığa suç duyurusunda bulunmuş, savcılık yasa gereği tarafları uzlaşmaya çağırmış ancak uzlaşma sağlanamamıştı. Uzlaşmanın sağlanmasının ardından Gülben Ergen hakkında iddianame hazırlanmıştı. Savcılıkça hazırlanan iddianamede, ‘Hakaret’ suçundan 5 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası talep edilmişti.

  • İmkansızlık nedeniyle ameliyat olamayan crohn hastası çocuk ölümü bekliyor

    Sivas’ta maddi imkansızlıklar nedeniyle ameliyat olamayan crohn hastası çocuk ölümü bekliyor. Çaresiz aile, kendilerine yardım eli uzatılmasını istiyor.

    Sivas’ın Gemerek ilçesinde yaşayan 16 yaşındaki Selahattin Yıldız, yaklaşık 4 yıldır crohn hastalığının pençesinde. Aile maddi imkansızlıklar yaşarken, Selahattin Yıldız’ın ameliyat olmaması halinde hayatta kalması çok düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor. Şiddetli ağrıları nedeniyle sürekli tedavi gören genç, ağrılarını dindirmek için geçici çareler arıyor.

    Yıldız’ın bisiklet tamirciliği yaparak geçimini sağlayan babası Ali Yıldız (50), oğlunun ameliyat olmaması halinde ölebileceğini belirtderek, “4 yıldır benim çocuğum rahatsız. Bu sene rahatsızlığı daha çok arttı. Gitmediğimiz hastane kalmadı. Sivas’a gittik, Niğde’ye, Ankara’ya gittik. En son Kayseri’de üç, dört ay içerisinde crohn hastası diye teşhis konuldu. Ameliyat olmazsa çocuğum ölecek. Yapacak bir şey yok, elimden bir şey gelmiyor, imkanlarım yok” dedi. Baba Ali Yıldız, Kayseri’de bulunan özel bir hastanenin ameliyatı yapabileceklerini fakat 22 bin Türk Lirası istendiğini belirtti.

    Anne Nebahat Yıldız (51) ise, “Bulamıyorum çaresini her yere gittik. Çaresiz kaldım ben” diye konuştu.

  • Teleperformance Türkiye uyardı: “GDPR ile uyumlu olamayan kurumları büyük riskler bekliyor”

    Teleperformance, Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) için hazırlık yapmayan kurumları bekleyen büyük ticari riskler konusunda uyardı.

    Bütünleşik çok kanallı müşteri deneyiminde önde gelen Teleperformance, Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) için hazırlık yapmayan kurumları bekleyen büyük ticari riskler konusunda uyardı. Verinin ekonomi için en değerli yakıtlardan biri haline geldiğinin altını çizen Teleperformance Türkiye DPO’su ve Bilgi Güvenliği Direktörü Ercüment Arı, günümüzde karşı karşıya kalınan siber güvenlik tehditlerini şöyle özetledi: “Eskiden ’siber tehdit’ derken sadece zararlı yazılımlardan bahsederdik. Bugün ise otomatize ve sofistike hedefli saldırılar, kimlik avı, fidye yazılımlar, DDoS saldırıları, mobil bankacılık güvenlik açıkları, organize sosyal mühendislik, kişisel verilerden yapılan profilleme ile davranışsal yönlendirme gibi güvenlik tehlikeleriyle karşı karşıyayız.”

    “Kişisel verilerin kontrolü kullanıcıya geçiyor”

    Kurumlara emanet edilen kişisel verilerin kontrolünün, GDPR ve KVKK ile kullanıcılara geçtiğini, yeni düzenlemeler ile kişilerin, verileri hangi amaçlarla ve nerelerde kullanılacağı gibi detayları öğrenme fırsatı yakaladığını belirten Arı, “Yeni kanun, kişiye artık kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, işlenme amacını ve amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme imkanı sağladı. Kullanıcılar artık yurt içi ve dışında kişisel verilerinin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini talep etme, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel verilerin silinmesi veya yok edilmesini ve bağlayıcı taraflara isteğin bildirilmesini isteme, kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması halinde zararın giderilmesini talep etme haklarına sahipler” dedi.

    “GDPR ve KVKK, şirketlere kritik sorumluluklar yüklüyor”

    Yeni düzenlemeler kurumlara pek çok sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Şirketler artık, verilerini tuttukları kullanıcıları detaylı şekilde bilgilendirmek zorunda. “Kanun şirketlere, işlenen gerçek kişilerin verilerine dair hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma, doğru ve gerektiğinde güncel olma, belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma, işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme ilkelerine uyma şartları getiriyor.” açıklamasını yapan Ercüment Arı, veri sahiplerine yönelik sorumluluklar ile ilgili, “Veri sorumlularına veri sahiplerini aydınlatma, veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari tedbir alma, veri sahiplerinin kendilerine yönelttiği başvuruları cevaplama ve kurulun açacağı VERBİS sistemindeki veri sorumluları siciline kayıt yükümlülüklerini getiriyor” diye konuştu.

    Türkiye’deki şirketler GDPR’dan nasıl etkilenecek?

    Avrupa Birliği (AB) tarafından yürürlüğe sokulan GDPR, sadece AB üyesi ülkeleri değil, bu ülkelerdeki kişi ve kurumlarla iş yapan her kuruluşu doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla Türkiye merkezli şirketler, AB vatandaşlarına mal veya hizmet sunuyor ya da davranışlarını takip ediyorlarsa, bir ödeme yapılmasına bakılmaksızın GDPR düzenlemelerinden sorumlu tutuluyor. Dolayısıyla şirketler, GDPR’ın yükümlülüklerini bilmek ve bu yükümlülüklere göre de faaliyet göstermek zorundalar.

    Arı, GDPR uyumluluğu noktasında şirketlerin en sık gözden kaçırdığı detayı şu şekilde anlattı: “İnsan faktörü hafife alınıyor. Ne kadar gelişmiş, mükemmel ve yenilikçi sistemler kullanılsa da insana ait bir hata veya kasıt, sistemin çarklarına ve işleyişine çok büyük zarar verebiliyor. Bu yüzden bir güvenlik gurusunun altını çizdiği gibi gelecekteki güvenlik sistemleri teknolojik gelişmelere göre değil insan hatası ve kasıtlarının önlenmesine göre dizayn edilecektir. Bu bağlamda sistem ve süreçleri bu yaklaşıma göre dizayn edip, insanları etkin ve efektif eğitmeye de bütçe ayırmak gerekir.” diyor ve ekliyor: “Müşteri deneyimi yönetimi söz konusu olduğunda bu hatalar şirketlere; müşteri, itibar, finansal kayıplar, personel kayıpları, regülasyon ve kanun koyuculara uyumsuzluk maliyetleri, içsel süreç iyileştirme maliyetleri, sigorta maliyetleri gibi maliyetler yüklüyor.”

    “Teleperformance’ın deneyimi şirketlere yol gösteriyor”

    Arı son olarak şunları kaydetti: “Teleperformance Türkiye, iş süreçlerini Teleperformance’ın GECSP global standartlarına göre düzenleyerek, Bilgi Güvenliği Yönetimi Sistemi (ISMS) gereksinimlerini tanımlayan tek uluslararası denetlenebilir standart olan ISO/IEC 27001 sertifikasına ve kredi kartıyla işlem yapan firmalar için kritik bir standart olan PCI DSS sertifikasına sahip. Bunlara ek olarak Teleperformance Türkiye, Aralık 2016’da organizasyon şemasına Data Protection Officer (Veri Koruma Sorumlusu) pozisyonunu birçok Avrupa ülkesinden önce dahil ederek Türkiye’de ve Avrupa’daki ilk uygulayıcılardan oldu. Beraber çalıştığımız paydaşlarımızla, veri işleyen olarak global veri gizliliği ve bilgi güvenliği sertifikasyonları ile taçlandırdığımız (ISO 27001, PCI/DSS) standartlarımız çerçevesindeki süreçleri beraber yürütmeyi, bilgi birikimimizi ve gerektiğinde lokal ve global veri koruma tavsiyelerimizi paylaşıyor ve şirketlere ihtiyaçları doğrultusunda yol gösteriyoruz.”

  • (Özel Haber) 9 Bin TL İçin İlik Nakli Olamayan Minik Elif’in Umuda Yolculuğu Başladı

    Gaziantep’te lösemi hastası Elif’e ilik nakli için gereken paranın bulunmasının ardından, küçük kız ve ailesi bir yıl sürecek olan tedavi için Antalya’ya yola çıktı.

    Tüm Türkiye’nin tedavisi için gerekli paranın bulunması noktasında seferber olduğu 9 yaşındaki lösemi hastası Elif Vural’ın dilekleri kabul oldu. Duyarsız kalmayan iş adamları ve vatandaşların desteği ile küçük Elif bugün ameliyat olmak için Antalya’ya doğru yola çıktı.

    Şehitkamil ilçesi, Yenimahalle, 57 nolu sokakta ikamet eden Ayşe ve Orhan Vural çiftinin en büyük çocuğu olan Elif, 2 yıldır uygun ilik bekliyordu. Doktorlar kısa süre önce Elif’e Amerika’da uygun ilik bulunduğunu ve bir ay içerisinde Antalya’da nakil olması gerektiğini bildirdi. Kızları Elif için uygun iliğin bulunması sevincini yaşayan Vural çifti, maddi sıkıntılardan dolayı tedaviyi yaptıramadı. İlik nakli için gereken 42 bin doların 39 bin dolarını Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) karşıladı. Ancak geri kalan 3 bin doları ailenin karşılaması gerekiyor. Yaklaşık 9 bin TL’yi denkleştiremeyen aile, ilik hakkını kaybetmenin endişesini yaşarken, İhlas Haber Ajansı’nın “9 bin TL olmadığı için eriyor” haberi üzerine tekrar umutlandı. Haberin üzerine harekete geçen hayırseverler minik Elif’in 9 bin TL’lik ilik nakli ücreti ve 1 yıllık konaklama imkanını sağladı.

    Uygun iliğin bulunmasının yanı sıra gerekli paranın da denkleştirilmesi dolayısıyla çok mutlu olduklarını dile getiren Ayşe ve Orhan Vural çifti, seslerinin duyurulmasını sağlayan medya kurumlarına ve desteklerini esirgemeyen hayırseverlere teşekkür ettiler.

    “OKUYUP DOKTOR OLMAK İSTİYORUM’’

    Son zamanlarda hastalığının şiddeti arttığı için, okula gidemeyen lösemi hastası Elif Vural (9), “En kısa zamanda iyileşip okuluma devam etmek istiyorum. Ben büyüyünce doktor olup, benim gibi hasta olan çocukları iyileştirmek istiyorum” demişti. Bu sabah kardeşleriyle vedalaşan küçük Elif, yola çıkmadan önce, “Dualarım ve dileklerim kabul oldu, çok mutluyum. Tedavimi olup iyileşeceğim ve yarım kalan okuluma devam edeceğim. Bana yardım eden herkesten Allah razı olsun” diye konuştu.

    Kemoterapi öncesi doktorların tavsiyesi üzerine saçları yavaş yavaş kesilerek kısaltılan minik Elif, 3 kardeşi ile vedalaşarak sabah saatlerinde Antalya’ya gitmek için yola çıkarken, ilik nakli ve sonrasındaki tedavi sürecinin 1 yılı bulacağı öğrenildi.

  • ’Usta’ Olamayan İnşaatta Çalışamayacak

    Ordu Çevre ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Öztürk, mesleki yeterlilik(ustalık) belgesi olmayanların inşaatlarda çalışamayacağını söyledi.

    5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu’nun Ek-1’inci maddesine dayanılarak çıkarılan ‘Mesleki Yeterlilik Kurumu Mesleki Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ’in, 25.05.2015 tarihli ve 29366 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığını belirten Hüseyin Öztürk, “Resmi Gazete’de yayımlanan bu tebliğe göre, 40 meslek için mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu getirilmiştir. Belirtilen tebliğde yer alan ‘mesleki yeterlilik belgesine sahip olmayan kişiler, tebliğin yayım tarihinden itibaren 12 ay sonra çalıştırılamazlar’ hükmüne göre geçici ustalık belgesine sahip olanlar dahil olmak üzere 25 Mayıs 2016 tarihinden sonra çalıştırılmalarının yasaklanacağı belirtilmiştir” dedi.

    ÜÇ BAKANLIK ARASINDA PROTOKOL İMZALANDI

    Yapı sektöründe çalışanların mesleki yeterlilik belgesi alabilmelerine yardımcı olunabilmesi ve yapı sektöründe yeterlilik belgeli inşaat ustası darboğazının yaşanmaması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında protokol imzalandığını ifade eden Hüseyin Öztürk, “Üç Bakanlık arasında imzalanan protokol çerçevesinde, daha önce geçici ustalık belgesi olan veya hiç belgesi olmayan inşaat ustalarına yönelik olarak açılacak kurslara kayıt işlemleri şahsen veya web sitesi aracılığıyla İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne yapılacaktır. Eğitim kursları, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından verilecektir. Kurslara katılanların eğitim süresince iş kazası ve meslek hastalığı ile genel sağlık sigortası primleri, sınav ücretleri ve eğitici giderleri ise Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nce karşılanacaktır” diye konuştu.

    Hüseyin Öztürk, mesleki yeterlilik(ustalık) belgesi olmayan ve 25.05.2016 tarihinden itibaren inşaatlarda çalışamayacak olan inşaat ustalarının, eğitim kayıt işlemleri için bir an önce Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne başvurmalarını istedi.