Etiket: Olamadı

  • Terör Kitap Sevgisine Engel Olamadı

    Son zamanlarda yaşanan terör korkusu Bursalıların kitap sevgisine engel olamadı. 9 gün süren Bursa 14. Kitap Fuarı toplam 170 bin kişiyi ağırladı.

    TÜYAP Bursa Fuarcılık A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğiyle KOSGEB, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Uludağ Üniversitesi’nin desteğiyle tertiplenen 14. Kitap Fuarı ve Eğitim Fuarı, pazar akşamı saat 19.00’da sona erdi. Fuarı 9 günde 170 bin kişi ziyaret etti. Bu yıl 300 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun iştirak ettiği Bursa Kitap Fuarı, söyleşi, panel gibi 80 kültürel faaliyete ev sahipliği yaptı. İmza günlerinde yüzlerce yazar okurlarıyla buluşma fırsatı buldu.

    Bursa Kitap Fuarı ile eş zamanlı olarak özel üniversitelerden özel okullara, yurtdışı eğitim kurumlarından dil kurslarına, kişisel eğitim kurumlarından eğitim araç gereç firmalarına kadar 75’in üzerinde firmanın katıldığı 12. Bursa Eğitim Fuarı da öğrencilerin akınına uğradı.

  • (Özel Haber) Uludağ Davos Olamadı, Türkler Kayak Yapmak İçin Bulgaristan’a Akın Ediyor

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 13 yıl önce talimat vermesine rağmen kış turizm merkezi Uludağ Davos yapılamayınca cazibesini kaybetti. Uludağ gözden düşünce aralarında Bursalılar’ın da aldığı Türk turistler kayak yapmak için Bulgaristan’a akın ediyor.

    Bulgaristan’daki kış turizmi merkezlerinde gece gündüz kayak yapılabilmesi ve pistlerin 15 kilometre kadar uzun olması Türk turistleri Bulgaristan’a çekiyor. Bulgaristan’da bulunan Bororets, Bonsko ve Pomporova kayak merkezleri, gelişmiş özellikleri sebebiyle Türk turistlerin cazibe merkezi haline dönüştü. Buralarda tatil yapan 10 turistten 7’sini Türkler teşkil ediyor.

    Uludağ Dağcılık Kulübü üyesi 7 dağcı, kayak yapmak için gittikleri Bulgaristan’ın Bororets, Bonsko ve Pomporova kayak merkezlerinde gördükleri manzara karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kayak merkezlerinde gece aydınlatma altında da kayak yapılabilmesi ve pistlerin 15 kilometre olması kayakçıları hayretler içerisinde bıraktı. Dağcılar, Bulgaristan’daki kayak merkezlerinde olan bu imkanların Türkiye’deki kayak merkezlerinde olmaması sebebiyle Türk turistlerin buralara gittiğini söyledi.

    Bursalı dağcılar, Türkiye’deki ayak merkezlerinde en uzun pistin 2 kilometre olduğunu hatırlattı. Dağcılar, “Türk turistler Bulgaristan’a akın etmiş. Bu durum bizi üzdü. Türkiye’de de böyle kayak merkezleri olması halinde paramız yurt dışına çıkmaz. Türkiye’deki kayak merkezlerinde de böyle gelişmiş alanlar olmasını arzu ediyoruz. Acemi kayakçıların kayak yapmayı daha rahat öğrenebilmesi için uygun kayak pistleri olmalı ve paket turlar yapılmalı” dedi.

    Öte yandan Uludağ’daki yetki karmaşası ise sürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatına rağmen Uludağ’a yıllardır beklenen altyapı hizmeti, kongre merkezi, futbol sahaları, otoparklar, sosyal tesisler, yeni pist alanları ve yeni ulaşım sistemi yetki karmaşası yüzünden inşa edilemedi.

    Orman Su İşleri Bakanlığı yetkiyi Büyükşehir Belediyesi’ne vermezken, Ankara’dan da Uludağ için hiç bir adım atılmış değil. Hafta sonu Uludağ’da yaşanan otopark çilesi de merkezi yöntemle bu sıkıntıların çözülemeyeceğini birkez daha gözler önüne sermiş oldu.

  • Kar, Sınavına Engel Olamadı

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bedensel engelli Emre Karabudak’ı kar engeline takılmadan sınavına yetiştirdi.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, engelli vatandaşların üniversiteye yerleştirme, Açıköğretim gibi sınavlara girerken yaşadıkları ulaşım sorunlarına merhem oluyor. Engelli vatandaşlar asansörlü nakil aracı ile evinden alınarak sınav yerlerine ulaştırılıyor. Kocaeli’yi etkisi altına alan kar yağışında Açıköğretim sınavına girecek Emre Karabudak da güvenli bir şekilde gideceği yere ulaştırıldı. Karabudak, sınav yerinden alınıp tekrar evlerine kadar götürüldü

    Engellilerin hayatını kolaylaştıran hizmetler ile her zaman vatandaşların yanında olan Büyükşehir Belediyesi onların ulaşım sorunlarını da ihmal etmiyor. Bu kapsamda eğitim ve kariyer amaçlı sınavlarda engelli vatandaşların sınav yerlerine sorunsuzca ulaşabilmesi için asansörlü nakil aracı ile hizmet veriliyor. Tekerlekli sandalyenin kolaylıkla girebildiği araç ile engelli vatandaşlar sınavlara zamanında ulaşıyor.

    Açıköğretim öğrencisi 22 yaşındaki bedensel engelli Emre Karabudak da hafta sonu yoğun kar nedeni ile sınav yerine gidebilmek için Büyükşehir Belediyesi’ne müracaat etti. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü Karabudak’ın talebi üzerine Körfez’deki evinden aldı. Karabudak, Umuttepe Yerleşkesi’ndeki sınav yerine götüren ekipler, sınav bitince tekrar evine güvenli bir şekilde ulaştırdı.

    Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı bu hizmetin kendisi için çok değerli olduğunu ifade eden Emre Karabudak, “Engelimden dolayı ulaşım benim için çok zahmetli. Tek başıma bir yerden bir yere gitmem zor. Bankacılık ve Sigortacılık açık öğretim öğrencisiyim. Kar yağışı ile birlikte açıköğretim sınavıma geç kalırım korkusu vardı. Büyükşehir Belediyesi ekiplerinden Allah razı olsun. Kapımdan alıp sınav yerine zahmetsizce taşıdılar. Bu hizmet ile gönül rahatlığı ile sınava girdim” şeklinde konuştu.

  • Kara Kış Eğitime Engel Olamadı

    Erzurum’un Narman ilçesinde öğretmenlik yapan Ömer Karahan, etkili olan kar yağışı okul yolunu kapatınca traktörüyle öğrencilerine ulaştı. Öğrencileriyle buluşma anının fotoğrafını sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta paylaşan Ömer Karahan, çok sayıda tebrik ve teşekkür aldı.

    Erzurum’un Narman ilçesine bağlı Kışlatepe köyündeki ilkokul öğretmenliği yapan Ömer Karahan, etkili olan kar yağışının yolları kapatması sonucu aracıyla okuluna gidemedi. Karlı yolu aşamayan Ömer öğretmen daha sonra evine geri dönerek traktörünü aldı. Traktörüyle karlı yolları aşan 25 yaşındaki Ömer Karahan, dersine saatinde yetişerek öğrencileriyle bir araya geldi. Yaşadığı olayı sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki kendi adresinden paylaşan Ömer Karahan, paylaştığı fotoğrafının altına “Bak okulumun olduğu köye arabayla çıkamayınca geri dönüp traktörle geldim. Hani dönüşüm muhteşem olacak diyorlar ya aynen öyle oldu. Kara kış bize sökmez, eğitime engel olamaz” diye yazdı.

    Genç öğretmen, fotoğrafı paylaşmasından sonra mail adresi ve Facebook adresine gelen tebrik ve teşekkürlerle adeta kilitlenmesiyle birlikte duygulandığını ifade ederek, “Ne güzel insanlarımız var arkadaş. Sabahtan beri mesaj atıyorlar çocuklara yardım etmek istiyorum diye. Numaramı, adresimi istiyorlar. Çok duygulandım. Ülkemle milletimle bir kez daha gurur duydum. Bana diyorsunuz helal olsun diye ama asıl sizlere helal olsun. Inşallah o küçük çocukların duası da sizi bulsun. Çok güzel, çok duygulu mesajlar aldım. Yürekten konuşmalarımız oldu bazı arkadaşlarla. Ömrümde hiç yaşamadığım duyguları yaşadım şu iki gün içinde. Ne desem bilmiyorum. Sağolun çok sağolun arkadaşlar” şeklinde konuştu.

    Öğrencilerini çok sevdiğini söyleyen Ömer öğretmen, “Her zaman söylemişimdir çocuklar beni çok seviyor diye. Tenefüse bile çıkmak istemiyorlar zorla tenefüse çıkarıyorum. Nereye gitsem bu grup peşimde dolaşıyor. Onları çok seviyorum” dedi.

  • Vali Olamadı Çiftçi Oldu

    Vali olmak amacıyla 35 yıl önce İstanbul Siyasal Bilimler Fakültesi’nden (SBF) mezun olan Ordulu Feridun Savaşkan, bu amacına ulaşamayınca çiftçi oldu. Çiçek yetiştiriciliği, sera ürünleri ve yumurta üreticiliği yapan Savaşkan, “Vali olacaktım çiftçi oldum. Biz Ankara SBF’nin kurbanı olduk” dedi.

    Ordu’nun Altınordu ilçesi Sağırlı Mahallesi’nde çiftçilik yapan 60 yaşındaki Feridun Savaşkan, 1978 yılında babasının yönlendirmesiyle İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi Siyasal Bilimler Fakültesi’ne girdi. Ancak ‘kaymakam, vali’ olmayı beklediği okulun ismi, 12 Eylül ihtilalinden sonra Marmara Üniversitesi olarak değişti. Savaşkan, 1980 yılında mezun olduktan sonra kaymakam adayı olarak bir süre devlet memurluğu yaptı. Ancak o dönemde mülki idare amiri olmak ‘Mülkiye’ olarak bilinen Ankara Üniversitesi mezunu olmak gerektiğini öğrenen Savaşkan, istifa ederek yıllarca seyyar satıcılık ve serbest esnaflık yaptı. En sonunda çiçek yetiştiriciliğine başlayan Savaşkan, özel bir firmanın desteğiyle köyüne çiçek serası kurdu. Seralarda yetiştirdiği çiçekleri Antalya ve Isparta’ya satan Feridun Savaşkan, daha sonra tavukçuluk sektörüne girerek yumurta üretimi de yaptı. 2013 yılında yoğun kar yağışı sonucu meydana gelen afet sonucu seraları yıkılan Savaşkan, halen ağır bir hastalık geçiren kızının tedavisi ve yıkılan seraların onarımı için para kazanmaya çalışıyor.

    “SBF’NİN KARŞISINDA TUTUNAMADIK”

    Vali olamama ezikliğinin içinde hep ukde olarak kaldığını belirten Feridun Savaşkan, “Siyasal okumak istiyordum. Babam hep vali olmamı isterdi. İstanbul’da da siyasal var dediler. Gittik kaydolduk. Mezuniyet yaklaşırken siz yüksekokulsunuz, siz akademiye bağlısınız dediler. Mülki idare amiri olamayacağımız söylendi. O dönemde mülki idare amiri olmak Ankara SBF’nin tekelindeydi. Tabi hayallerimiz söndü. Akademi daha sonra hep lağvedildi. Siyasal olarak girdiğimiz okuldan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi olarak mezun olduk. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin karşısında tutunamadık. Mezun olunca bir müddet İçişleri Bakanlığı bünyesinde müdür olarak görev yaptım. Ancak içimdeki ukdeler sebebiyle istifa edip ayrıldım. Memleketime dönüp çiftçiliğe başladım. 15 yıldır seracılık, çiçekçilik, yumurta üreticiliği gibi alanlarda faaliyet gösteriyorum” dedi.

    “SIRA DIŞI VALİ OLURDUM”

    Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde mevzuatın değiştirilerek herkesin önünün açıldığını dile getiren Savaşkan, vali olsa yapacağı işleri şöyle sıraladı:

    “Üretime dönük çalışmalar yapan sıra dışı bir vali portresi çizerdim. Şimdiki valilere de tavsiyem üretime dönük insanlarla diyalogları iyi olsun. Çünkü insanları ‘şunu dikin, bunu dikin’ diyerek insanları tarıma, üretime ve köye yönlendiremezsiniz. Ben vali olsaydım sıra dışı ve uçuk fikirli insanları bulup onları elimden geldiğince mevzuatlar dahilinde desteklerdim.”

    “KARADENİZ’DE YILIN 12 AYI ÇİÇEK YETİŞTİRİLECEĞİNİ İSPATLADIM”

    15 yıldır tarım alanında önemli çalışmalar yaptığını belirten Savaşkan, “Kimsenin cesaret edemediği çiçekçilik işine girdim. Karadeniz’de yılın 12 ayı çiçek üretilebileceğini ispatladım. Kimsenin çiçek sektörüne girmediği ortamda ben ürettiğim çiçekleri İstanbul’da bulunan bir kooperatif aracılığıyla Ankara, Kayseri, Konya, Adana, Samsun illerine pazarladım. 2013 kışında meydana gelen afet sonucu seralarım çöktü. Büyük zarara uğradım. Daha yeni yeni toparlanıyorum. Halen marul, fasulye ve yumurta üreticiliği ile geçimimi sağlıyorum. Türkiye’de toprakla uğraşmak, köyde yaşamak bir baltaya sahip olamamak olarak algılanıyor. Bu algıyı kırmamız gerekiyor. Özellikle Karadeniz’de çiçek sektörüne destek verilmesi gerekir. Çünkü ülkemiz hâlâ Kolombiya ve İsrail’den çiçek ithal ediyor” diye konuştu.