Etiket: Olacaktır”

  • Davutoğlu: “2016 Yılı Türkiye-ab İlişkilerinde Bir Dönüm Noktası Olacaktır”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, “2016 yılının Türkiye-AB ilişkilerinde bir dönüm noktası olacağına dair inancımı Brüksel’den ayrılırken daha da pekiştirmiş olarak muhafaza ediyorum” dedi.

    Brüksel’de düzenlenen Türkiye-AB Zirvesi sonrası Başbakan Ahmet Davutoğlu, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ile birlikte ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Davutoğlu, sadece mülteciler konusu gibi ortak meseleler hususunda değil özellikle tam üyelik görüşmeleri, katılım müzakereleri konusunda çok faydalı istişareler olduğunu ifade etti. Davutoğlu, “Bütün devlet ve hükümet başkanları söz alarak Türkiye’nin bu konudaki üyelik katılım süreci konusundaki tutumlarını açıkça beyan ettiler ve hemen hemen tümü Türkiye’nin AB ile bu kritik süreçte birlikte hareket etmesinin önemini vurguladılar. 11 yıl sonra böyle bir zirvenin tertip edilmiş olması bile kendisi katılım müzakerelerine büyük bir ivme katma anlamı taşır. Ayrıca 17. faslı 3,5-4 sene aradan sonra yeni fasıl açılarak bunun açık bir göstergesi ortaya konduğu gibi diğer fasıllarla ilgili de AB Komisyonu’nun bir deklarasyonu olacak. Dolayısıyla müzakerelerde bir ivme kazanılması söz konusu. Yine ekonomi, enerji ve siyasal alanda üst düzey diyalog mekanizmaları kuruyoruz. Bu zirveleri de yılda 2 defa tekrar etmeye karar verdik. Bunun yanında da vize muafiyeti konusunda önümüzde de çok açık bir takvim var. Bu da Mart ayında ilk rapor, Haziran ayında da Türkiye’nin Geri Kabul Anlaşmasıyla birlikte uygulamaya başlamasıyla birlikte takriben Ekim ayında da vize muafiyetinin devreye girmesi. Bunun için bizim yapacaklarımız da var, AB’nin de yapacakları var. Ümit ederim 2016 yılı Türkiye-AB ilişkilerinde bir dönüm noktası olacaktır. Bizim hükümetimiz açısından da, tüm hükümet programımızda açıkladığımız gibi, AB ana gündem maddelerimizden biridir. Bir stratejik hedef olarak AB tam üyeliği 2016 yılında büyük bir ivme kazanacaktır. Bu zirve bunun işaretini vermiştir. Son derece pozitif görüşmeler oldu. Herhangi bir ihtilaf söz konusu değil bu anlamda. Ben 2016 yılının Türkiye-AB ilişkilerinde bir dönüm noktası olacağına dair inancımı Brüksel’den ayrılırken daha da pekiştirmiş olarak muhafaza ediyorum” dedi.

  • Edirne Valisi Şahin: “Benim İçin Edirne’den Ayrılış, Gurbete Gidiş Gibi Olacaktır”

    Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, “Benim için Edirne’den ayrılış, gurbete gidiş gibi olacaktır” dedi.

    Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, 2016 yılı bütçe görüşmelerinin yapıldığı İl Genel Meclisi toplantısına katıldı. 25 Aralık’ta görev süresi dolacak olan Vali Şahin, veda konuşması yaparak, Edirne’nin kendisinde ayrı bir yeri olduğunu belirtti.

    Vali Şahin, “Sizlerle 19’uncu konuşmamı yapıyorum. Bu konuşma aynı zamanda bu salona elveda deme zamanının geldiğini gösteriyor. Bir anlamda vedalar sevinçtir, hüzündür, acıklıdır. Benim için Edirne’den ayrılış gurbete gidiş gibi olacaktır. Ben kendi memleketimde, doğduğum yerlerde yaşasam bile kendimi gurbette sayacağım. Yalova ve Giresun’da da görev yaptım ancak Edirne’deki valiliğim biraz farklı oldu. Vicdanen müsterih olarak Edirne’den ayrılmak benim için güzel bir olay. Bana fahri hemşehrilik belgesini vermeniz bana olan teveccühün bir göstergesidir. Her şey bir sonla mukadderdir. Ben bu görevimi layıkıyla yaptım demek önemlidir, kendisini insanların hizmetinde tutabilmek önemlidir. Hep size söylüyorum T harfini unutmayın, yani talep ve takip etmeyi unutmayın. Halkın içinde olmadan idarecilik olmaz. Halk deyip geçmeyin. Ben bugün bütçe kararnamesinin onaylandığı bir günde karşılıklı hasbihalde bulunalım diye buradayım. Burada 20. ayımı dolduruyorum ve elveda Edirne diyeceğim. Edirne’yi geç öğrendim ancak hayatımın sonuna kadar unutmayacağım. Hakkınızı helal edin benden yana helal olsun” dedi.

    İl Genel Meclisinde duygu dolu bir veda konuşması yapan Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Meclis üyeleri tarafından ayakta alkışlandı. Vali Şahin, konuşmasının ardından İl Genel Meclisi üyeleri ile tek tek vedalaştı.

  • (Özel) Hataylı İş Adamı Tufan: “Kaybeden Türkiye Değil Rusya Olacaktır”

    Hatay’ın Dörtyol ilçesinde demir haddehanesi bulunan Tufan Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Osman Tufan, Rusya’nın demir-çelik ürünlerinde kota uygulaması halinde kaybedenin Türkiye değil Rusya olacağını söyledi.

    Rusya’nın Türkiye’de iş dünyasına çeşitli tedbirler uygulamasının veya caydırıcı olaylara yönelmesinin dünya ticaretine yakışmadığını söyleyen Osman Tufan, demir-çelik sektöründe Rusya’nın Türkiye’ye mal göndermemesi halinde farklı ülkeler ile bunun üstesinden gelebileceklerini kaydetti. Ülke güvenliği söz konusu olduğu zaman sanayiciler olarak üretimlerini durdurabileceklerini belirten Tufan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Rusya’nın demir çelik sektöründe ve bölgemizde çok önemli olaylar cereyan etmektedir. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde olan her olay hepimizi derinden üzüyor. Bu ülke sahipsiz değil, bu ülke savunmasız değildir. Yapılması gerekeni Türkiye Cumhuriyeti devleti ve büyüklerimiz yerinde, zamanında yapıyor. Haklı olduğumuz o kadar çok sebep var ki bunların yanında Rusya’nın bize çeşitli tedbirler uygulaması veya bizi caydırıcı olaylara yönelmesi dünya ticaretine yakışmıyor. Siz kendi kontrolünüzde olan uçaklarınızı ilgili prosedürler de uçurmazsanız bizim de Türkiye’mizin yetkilileri gereken hamleyi yapacaktır. İster yaş sebze ve meyvede veya demir çelikte uygulamaya koyacakları kota muhakkak bizi etkileyecek ama biz de bunun altında kalacak değiliz. Rusya bu uygulamayı yapsa dahi dünya ticaretine ayak uyduramaz çünkü savaş dönemlerinde dahi böyle tedbirler olmaz.”

    Ticaret ve uygulamaların normal ticari koşullar içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tufan, şunları söyledi: “Zaten bölge içerisinde olan savaş bizim ekonomimizi etkiliyor. Rusya’nın mal göndermemesi veya almaması bizi etkilese de inanıyorum ki üretimimizle ve farklı ülkeler ile bunun altından kalkacağız. Biz çelik sektöründe Rusya’dan ithalat yaparız. Rusya’dan hurda ve demir türevlerini ithal ediyoruz. Bunlar bizim onlara sattığımız ithal kalemlerin yanında daha az gözüküyor. Biz, Hatay’da narenciye üzerinden yoğun bir şekilde ihracat yapıyoruz. Onlardan 25 ithal ediyorsak 1 ihraç ediyoruz. Burada bizim zararımızdan çok Rusya’nın daha çok kaybedeceğini düşünüyorum. Ticari işler siyasi işlerle karıştırılmamalı. Ülke güvenliği söz konusu olduğunda gerekirse bütün sanayiciler olarak üretimlerimizi durdururuz. Bizim için önemli olan Türkiye’dir.”

  • Bakan Topçu: “Önümüzdeki Asır Mutlak Ve Mutlak Türk Asrı Olacaktır”

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Azerbaycan halk kahramanı İbad Hüseyinli’yi makamında kabul etti.

    Azerbaycan halk kahramanı İbad Hüseyinli’yi kabulünde Türkiye’nin Azerbaycan’ın başta Karabağ meselesi olmak kaydıyla her meselesine ‘bir millet iki devlet’ prensibiyle baktığını vurgulayan Bakan Topçu, önümüzdeki asrın mutlak ve mutlak Türk asrı olacağını kaydetti. Bakan Topçu şunları dedi:

    “Öncelikle ziyareti için çok teşekkür ediyorum. Şu anda bizimle bulunan İbad Hüseyinli adeta korkuyu öldüren bir kahraman olarak duruyor. Bu heyetin içerisinde Gölbaşı Belediye Başkanımız Fatih Bey de var. Fatih Bey’i bugün buraya çağırmamın nedeni Gölbaşı’nda bir caddeye Belediye Meclisi’nden geçirerek kahramanımız İbad Hüseyinli’nin ismini vermiş olması. Biz kahramanlarımızı toplumumuzun önüne rol model olarak koymak için bütün girişimleri takdirle karşılıyoruz. Bu vesileyle tabii ki bu davranışınızdan dolayı Belediye Meclis üyelerimize şahsınızda çok teşekkür ediyorum. Bizim kahramanlarımız gelecek nesillere anlatılmalı ve yaşatılmalı. Allah’a hamdolsun İbad Hüseyinli, Ermeni işgaline ciddi bir şekilde direnmiş. Savaş bir sanattır ve stratejidir. Bunun bütün gereklerini genç yaşında yapmış, çok ciddi kahramanlıklar ve başarılar göstermiş. Bir umum Türk milletinin yiğit ve kahraman bir evladıdır. Allah onu çok ciddi bir yaralanmaya rağmen milletine bağışlamış, adeta Azrail ile olan savaşı da kazanmış, çok şükür bugün aramızda hamdolsun, daha nice zamanlar aramızda olacak. Ben bu ziyaret vesilesiyle bir şey söylemek istiyorum. Bizim buradaki medyamız, üniversitelerimiz gençlerimizin önüne bu rol modeli şerefle koyabilirler. İbad Hüseyinli, Türk dünyasının ve tabii ki İslam dünyasının bir kahramanıdır. Böyle bir kahramanı üniversitelerimizin yapacağı konferanslarla basınımızın ve medyamızın tanıtımıyla inşallah hem Anadolu’da hem Türk-İslam dünyasının tamamında önce gençlerle, sonra toplumun tamamıyla buluşturmak gibi bir gayemiz ve görevimiz olmalı. Bu çerçevede ben bakan olarak kendisinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olabilmesi için Başbakanlığa yazısını yazdım gönderdim. Bu konuyla ilgililerin, bu kahramanın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olabilmesi için mutlaka en üst düzeyde hassasiyet gösterecekleri kanaatini taşıyorum.”

    “ERMENİ İŞGALİNDE OLAN KADİM AZERBAYCAN TOPRAKLARI AZERBAYCAN’IN HAKKIDIR”

    “Bilinmeli ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti Azerbaycan’ın başta Karabağ meselesi olmak kaydıyla her meselesine ‘bir millet iki devlet’ prensibiyle bakıyor” diyen Bakan Topçu şunları kaydetti:

    “Sayın Aliyev’in G-20’ye davet edilmesi de G-20 ülkelerine bunu göstermenin önemli bir yolu ve metodu idi. Bu vesileyle tabii ki Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da çok teşekkür ediyorum. Azerbaycan Devleti’ni ve hürmetli President’i buraya davet etmiş olması G-20’de onun temsil edilmiş olması çok önemlidir. Karabağ davası, Ermeni işgalinde olan kadim Azerbaycan toprakları Azerbaycan’ın ve Azerbaycanlı kardeşlerimizin hakkıdır, uluslararası hukuk da böyle demektedir. Ben eminim ki en kısa zamanda bu işgal ve oradaki zulümler uluslararası hukukun da anlamasıyla devreye girmesiyle neticelenecek. Türkiye Cumhuriyeti bunu hem devletiyle hem milletiyle takip etmektedir. Yani Karabağ meselesi çözüldüğü zaman 78 milyonluk Anadolu’daki büyük Türk milleti bundan memnun olacak. Tabii ki Asya’daki diğer Türk Cumhuriyetleri bundan memnun olacak. Ve neticede İslam ülkeleri bundan memnun olacak. Bu memnuniyet, bu işgalin kalkması, hakkın iadesi 1,5 milyar insanı sevindirecek, aynı zamanda da demokrasiye, hakka, hukuka inanan dünyadaki bütün iyi insanları sevindirecek. Bu çerçevede inşallah önümüzdeki asır mutlak ve mutlak Türk asrı olacaktır. Bu asırda en gür seda İslam’ın sedası olacaktır. Bunda da sizin gibi kahramanların ciddi payları olmuş olacaktır. Tarih sizi altın harflerle yazmış, aynı zamanda bizim Türk-İslam milleti de sizi gönlüne yazmıştır, bunu bilmenizi istiyorum.”

  • İbrahim Üzülmez: “Elazığspor’un Hedefi Zirve Olacaktır”

    Elazığspor’da birinci hedefinin takımın mücadele gücünü arttırmak olduğunu belirten teknik direktör İbrahim Üzülmez, hedeflerinin zirve olacağını söyledi.

    PTT 1. Lig’in başarılı ekiplerinden Vartaş Elazığspor’da 1461 Trabzon maçının hazırlıkları bir günlük iznin ardından başladı. Geçtiğimiz hafta içerisinde teknik direktörlük görevine getirilen İbrahim Üzülmez yönetiminde, kulüp tesislerinde yapılan antrenmana tüm futbolcular katıldı. Öte yandan Üzülmez’in yardımcıları Atila Gerin, Ümit Şahin ile kaleci antrenörü Hakan Yurtvermez ve kondisyoner olarak Savche Vojneski de takıma katıldı. Isınma hareketleri ve düz koşu ile antrenmana başlayan bordo-beyazlı ekip, daha sonra pas çalıştı.

    Teknik direktör İbrahim Üzülmez, antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    “ELAZIĞSPOR’UN HEDEFİ ZİRVE OLACAKTIR”

    Elazığspor’un çok kaliteli bir takım olduğunu belirten Üzülmez, “Hem karakter anlamında hem de yetenek anlamında iyi bir takım olduğunu düşünüyorum. Tabi eksiklikler var, bu eksiklikleri de gidermemiz gerekiyor. Oyuncuları bir kere mental anlamda maça hazırlamak lazım. Elazığspor’u iyi yerlere getireceğimizi düşünüyorum. Hedeflerimiz var, benim hedefim var, oyuncularımın hedefi var. Ben başarıya aç bir insanım, dolayısıyla bunu da oyuncularıma anlattım. Benim anlayışım her zaman hangi işi yaparsanız yapın en iyi yerlere getirmektir. Elazığspor’un da hedefi zirve olacaktır. Bu yolda üstümüze düşen görev neyse hem ben hem ekibim hem de oyuncularımla beraber ulaşacağıma inanıyorum” diye konuştu.

    “İLK HEDEF TAKIMIN MÜCADELE GÜCÜNÜ ARTTIRMAK”

    Takımı yavaş yavaş tanıdığına vurgu yapan Üzülmez, “Tabi ki kolay değil. Bugün beraber çıktığımız dördüncü ya da beşinci antrenmanımız. Ekibimle sabah akşam birlikteyiz. Bir tek uyumaya çıkıyoruz odaya. Oyuncuları tanıma anlamında tanıdıklarımız var, videoları izliyoruz, maçlardaki hataları izliyoruz. Bugün itibariyle hem 1461 Trabzon maçının hazırlıklarını hem de bundan önceki maçlarda yapılan hataları oyuncularımıza göstermeye çalışacağız. Bu lig farklı bir lig. Bu ligde herkes mücadele ediyor. Dolayısıyla burada birinci görevimiz takımı saha içindeki mücadele gücünü arttırmak. Zaten mücadele olmazsa başarılı olma şansımız yok. Bir de ekip ruhunu ortaya çıkarmamız gerekiyor. Ben oyuncularıma bunun üzerine vurgu yapıyorum. Eminim ki onlar da kendilerine yakışan, kendi üstüne düşen görevi yerine getireceklerdir” şeklinde konuştu.