Etiket: Olacaktır”

  • Erenoğlu: “Ekonomi ve maliye politikaları açısından daha verimli olacaktır”

    Yeni hükümet sistemiyle bakanlık sayısının 16’ya düşürülmesine ilişkin Demokrat Denetim Elemanları Platformu (DEDEP) Başkanı Erhan Erenoğlu, “Yeni sistemde Hazine Müsteşarlığı ile Maliye Bakanlığı’nın tek bakanlık olarak birlikte yönetilmesi, ekonomi ve maliye politikaları açısından daha verimli olacaktır” dedi.

    Demokrat Denetim Elemanları Platformu (DEDEP) Başkanı Erhan Erenoğlu, Maliye Bakanlığı bünyesinde yer alan Vergi Denetim Kurulu’nun (VDK) yeni sistemde doğrudan Başkana bağlı olması gerektiğini söyledi. Erenoğlu, “24 Haziran Seçimleri ile birlikte ülkemiz 16 Nisan referandumu ile ortaya çıkan yeni yönetim sisteminin fiili olarak icraya konulacağı bir döneme girecektir. Yeni sistemi güçlü kılacak temel etkenlerden biri de VDK’nın Cumhurbaşkanlığı Hükmet Sisteminde yer almasıdır. VDK’nın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde olması, bu sistemi çok daha güçlü kılacaktır” diye konuştu.

    “Sorunun kaynağı hiyerarşik üst-ast ilişkisi”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmalarında sıklıkla bürokratik oligarşiyle mücadeleye dikkat çektiğini ifade eden Erenoğlu, “Öteden beri siyasal sorumlular ve kamuoyunun sürekli olarak şikayet ettiği bürokratik oligarşi sorunumuz var. Platformumuza göre bu sorunun temel kaynağı denetlenen ile denetleyenin idari hiyerarşik üst-ast ilişkisi içinde yer almasıdır. Denetçinin, denetlediği idari yapının bir parçası olması ve bu idari yapıda üst idari amirlerin varlığı, tarafsız ve bağımsız denetim sorununa neden olmaktadır” şeklinde konuştu.

  • Başkan Başer: Eğitim, yaşayacağımız hayatın temeli ve teminatı olacaktır

    Kütahya’nın Çavdarhisar Belediye Başkanı Halil Başer, 2017-2018 eğitim-öğretim yılı açılış nedeniyle bir mesaj yayınladı.

    Başkan Başer, mesajında öğretmen, öğrenci ve velilere seslenerek, uzun bir tatilin arkasından eğitim-öğretim yılına daha huzur ve güven içinde girmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

    Başer, “İnsan hayatında aileden sonra en önemli basamak olan okul; bireyi hayata hazırlayan, gelişme ve çağdaşlaşma çabalarını başarıya ulaştıran, eğitim imkanlarını sistemli bir şekilde sunan ve geleceğe ilişkin hedeflerimize ulaştıracak olan bir eğitim yuvasıdır. Hayatımızın önemli aşamalarından biri olan eğitim-öğretim hayatında göstereceğimiz başarı, birer yetişkin olarak, yaşayacağımız hayatın temeli ve teminatı olacaktır.Çocuklarımızı ve gençlerimizi ne kadar iyi yetiştirebilirsek, onlara ne kadar çok imkan sunabilirsek, ülkemizin yarınları da o kadar parlak olacaktır. Eğitimin temel hedefi, sağlıklı, çalışkan, üretken, araştıran, soruşturan ve yorumlayan bireyler yetiştirmektir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu özelliklere sahip, vatanımıza, milletimize, en önemlisi kendilerine yararlı bireyler olarak, geleceğe hazırlamak bizlerin vazifesidir. Bu duygu ve düşüncelerle öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, tüm eğitim çalışanlarının ve ailelerimizin 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılının verimli geçmesini temenni eder, sevgi, saygı ve başarı dileklerimi sunarım” dedi. (YD – EFE)

  • Dr. Mustafa Aydın, “15 Temmuz son darbe girişimi olacaktır”

    İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın 15 Temmuz’un birinci yıl dönümüne ithafen hem şehitlere rahmet diledi hem de tekrar böyle bir günün yaşanmaması dileğiyle birlik ve beraberlik mesajları verdi. Mustafa Aydın aynı zamanda, “15 Temmuz son darbe girişimi olacaktır” dedi.

    15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıl dönümü dolayısıyla Dr. Mustafa Aydın, “Başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere bu ülkenin birlik ve beraberliği, bağımsızlığı, tam ekonomik özgürlüğü için hayatlarını seve seve hiç düşünmeden canını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” diyerek, “Arkada bıraktıkları ailelerine ve sevdiklerine baş sağlığı diliyorum. Onların bizim emanetimiz olduğunu asla unutmasınlar” dedi.

    “Bir Çanakkale ruhu içerisinde bağımsızlık mücadelesi verildi”

    O gece milletin vermiş olduğu mücadelenin Türklerin ruhunda olan bağımsızlık ateşini ortaya çıkardığını dile getiren Mustafa Aydın, “Türkiye 15 Temmuz darbe teşebbüsü ile birlikte büyük bir sınav verdi. Türk halkının genlerinde olan o özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin en belirgin örneğini, tanklara, toplara ve uçaklara karşı canlarını seve seve vererek, göğüslerini siper ederek özgürlüklerinin ve bağımsızlıklarının önünde hiçbir şey olmadığını ortaya koymuşlardır. Bu aziz millet bir Çanakkale ruhu içerisinde din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın bu vatanı ve toprakları korumuştur. Aziz milletimizin tarihin her döneminde dahili ve harici düşmanları olmuştur. Bu millet her daim içerideki ve dışarıdaki düşmanlara karşı birlik ve beraberlik ruhu içerisinde mücadele etmesini bilmiştir. Söz konusu bayraksa, bağımsızlıksa, özgürlükse canını, malını, çoluk çocuğunu ortaya koymuştur. Çünkü bu milletin genlerinde olan bu bağımsızlık ateşi 1000 yıl tarihinde bile hep ön plana çıkarmıştır” şeklinde konuştu

    “Ülkemiz ilerledikçe düşmanımız artıyor”

    Türkiye’nin ilerleme kat ettikçe düşmanın da o oranda arttığını o yüzden de daha güçlü olunması gerektiğine değinen Aydın, “Daha fazla çalışıp her alanda ilerlememiz gerekiyor. Fakat hepsinde de öte birlik ve beraberliğimize, kardeş olmaya daha fazla önem vermemiz lazım. Aramızdaki farklılıklar ve ayrımlarımız bir zenginlik olarak görülmeli ve birbirimizi kucaklamalıyız. Bu düşünceleri esas alırsak sırtımız hiçbir zaman yere gelmez. Türkiye kendi bölgesinde kardeşçe ve barış içerisinde daha güçlü ekonomiyle, bağımsız, özgür ve siyaseten daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir” ifadelerini kullandı.

    “Bu son darbe girişimi olacaktır”

    “15 Temmuz’u tarihimizdeki ve bölgemizdeki en son darbe girişimi olarak değerlendiriyorum” diyen Aydın aynı zamanda, “Bunu söylüyoruz ama eğer yarın zayıf duruma düşersek, eğer kardeşliğimizde kopmalar olursa, eğer ayrıştırmalar artarsa, krizleri tamamen ötekileştirme üzerine kurarsak, ekonomimiz zayıflarsa elbette ki yeni darbelere hazır olmamız lazım. Darbelerin tek bir panzehri vardır o da kardeşlik, el ele olmak, güçlü ekonomi, gelişmiş bilişim teknolojisi ve ileriye doğru bakmaktır” diye konuştu.

    “Bu millet kendi kendine yeter”

    Son olarak da Batı’nın darbe zamanında Türkiye’nin yanında olmamasından bahseden Aydın, “Esas itibariyle insan hakları, özgürlük ve bağımsızlık üzerine temellerle kendi ülkelerini inşa ettiklerini savunan ülkeler, güçlü bir Türkiye istemedikleri için maalesef bizim bu bağımsızlık ve özgürlük hareketimizde yanımızda olmadılar. Dolayısıyla bugün hainleri bize iade etmeleri bize bir şey ifade etmiyor. Ya da Batı’nın bize 15 Temmuz sonrasında beklediğimizden daha fazla alaka göstermesi bizim için çok fazla önem taşımazdı. Bu millet kendi kendine yeten bir millettir. Bu milletin kimseye ihtiyacı yoktur. Elbette ki iyi komşuluk ilişkileri içerisinde olacağız ama asli olan içimizdeki birlik ver beraberlik, kardeşlik ve ülkenin dört bir yanının kucaklaşmasıdır. Bütün ayrışmaları ve farklılıkları bir zenginlik olarak kabul ederek birbirimizi kucaklamaktır. Biz bunu sağladığımız müddetçe bu ülkenin temel kaynakları, zenginlikleri, coğrafyası, yetişmiş insan kaynağı ve genç nüfusu bütün dünyaya bedeldir” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye’nin duruşu, dünyanın her yerindeki mazlumlar ve mağdurlar için de bir umut kaynağı olacaktır”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eyüp’te bulunan Bahariye Mevlevihanesi’nde “Mukaddes Emanetler Işığında Sergi ve Konferansı”nın açılışını gerçekleştirdi. Açılışta konuşan Erdoğan, “Türkiye’nin duruşu, dünyanın her yerindeki mazlumlar ve mağdurlar için de bir umut kaynağı olacaktır. Bu bakımdan sorumluluğumuz çok ağır” dedi.

    Eyüp’teki Bahariye Mevlevihanesi’nde “Mukaddes Emanetler Işığında Sergi ve Konferansı”nın açılışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapıldı. Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın’ın da katıldığı açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin duruşu, dünyanın her yerindeki mazlumlar ve mağdurlar için de bir umut kaynağı olacaktır. Bu bakımdan sorumluluğumuz çok ağır. Kendimizle birlikte bölgemizde ve dünyada üstlendiğimiz misyonun hakkını vermek, millet ve devlet olarak boynumuzun borcudur” diye konuştu.

    Erdoğan, asırlar boyunca İslam’ın ve Müslümanların en nadide eserlerine ev sahipliği yapmış olan Suriye ve Irak’ta yaşananlara değinerek, “Suriye ve Irak topraklarında yaşanan vahşet yüreğimizi parçalıyor, yakıyor. Bazen şunu söylüyorum, ah Suriye keşke seni tanımasaydım. Tanıdıktan sonra tabii bu çok daha ağrımıza gidiyor. Bütün o eserlerin yer ile yeksan olması bizi gerçekten yakıyor, yıkıyor” şeklinde konuştu.

    “Fırsat vermeyeceğiz”

    Her zamankinden çok daha fazla birliğe, beraberliği ihtiyaç olan bir dönemden geçildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Esasen bölgede oynanan oyunun bizim birliğimizi, beraberliğimizi, geleceğimizi hedef aldığını da çok iyi biliyoruz ama ne yazık ki hala üzülerek söyleyeceğim birliğimize, beraberliğimize, dirliğimize gayret sarf etmeyip ’Acaba nasıl kendi içimizde bölünebiliriz’, bunun gayreti içerisinde olanları da gördükçe bu bizi ayrıca yaralıyor. Her zamankinden çok daha fazla birliğe, beraberliği, kardeşliğimizi güçlendirmeye ihtiyacımızın olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bunu da özellikle vurgulamak istiyorum. Bizim bu dayanışmamız, bu birliğimiz, bu beraberliğimiz tartışılmaz. Bunun devam etmesi, güçlenerek devam etmesi olmazsa olmazımızdır. Bugüne kadar bu senaryonun neticeye ulaşmasına izin vermedik. İnşallah bundan sonra da bölünmemize zemin hazırlama gayreti içerisine girenlere bu fırsatı milletimizle beraber vermeyeceğiz.”

    “Sorumluluğumuz çok ağır”

    Türkiye’nin dünyanın her yerinde mazlumlar için bir umut kaynağı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Türkiye’nin duruşu, dünyanın her yerindeki mazlumlar ve mağdurlar için de bir umut kaynağı olacaktır. Zaten halklar nezdinde bir sıkıntı yok. Sıkıntı başka yerde. Bu bakımdan sorumluluğumuz çok ağır. Kendimizle birlikte bölgemizde ve dünyada üstlendiğimiz misyonun hakkını vermek, millet ve devlet olarak boynumuzun borcudur. Milletimizin tamamının katkılarıyla oluşturulacak bir fon aracılığıyla mübarek üç aylar boyunca Mekke ve Medine’de bulunan dünyanın her köşesinden gelmiş gariplere yardım ulaştıracak bir mekanizmayı da kurabiliriz. Bunun da gayreti içinde olmamız gerekir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “Diğer dinlere mensup insanların da emanetlerinin bir yerde bekçiliğini yapıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mukaddes emanetlere olan saygımız, bunların korunması, muhafazası, çok önemli sanat eserlerinin ortaya konulmasına vesile olmuştur. Bu emanetlere kıyamete kadar canımız pahasına sahip çıkmakta, onlara hürmeten yapılan eserleri devam ettirmekte kararlıyız” dedi.

    Açılış programının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkan Remzi Aydın ve diğer davetlilerle birlikte sergiyi gezdi.

  • Bakan Elvan: “Evet çıkmasıyla birlikte CHP’de de bir değişim rüzgarı olacaktır”

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, bu anayasa değişikliği ile Türkiye’nin daha da güçlü olacağına vurgulayarak, “16 Nisan Referandumundan sonra ’evet’ çıkmasıyla birlikte CHP’de de bir değişim rüzgarı olacaktır. Onlar da demokrasiye gerçekten inanan bir yapıya döneceklerdir diye düşünüyorum” dedi.

    Referandum çalışmaları kapsamında Mersin’e gelen Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, AK Parti Akdeniz İlçe Teşkilatı üyeleriyle bir araya geldi. İl Başkanlığında gerçekleşen toplantıda Bakan Elvan’a milletvekili Hacı Özkan ile İl Başkanı Cesim Ercik eşlik etti. Burada konuşan Elvan, Cumhurbaşkanlığı sistemini her yerde anlatmak zorunda olduklarını ifade ederek, “Bu bir siyasi mesele değildir. Bu yeni ortaya çıkan bir meselede değildir. Bu sadece Mecliste bulunan partilerin de meselesi değildir. Bu bir memleket meselesidir. Son 60 yılda biriken bu sorunlar, siyasi istikrarsızlığa yol açan, sistemi tıkayan bu sorunları aşmak için Anayasa değişikliğini gündeme getirdik. Bu değişikliklerle birincisi seçimler 5 yılda bir yapılacak. Milletimiz kimi isterse o seçilecek. Cumhurbaşkanı hükümeti kuracak ve hükümetin başı olacak. Cumhurbaşkanı ve Başbakanımızın yetkileri, yeni sistemde Cumhurbaşkanında birleşecek. Sorumsuz olan Cumhurbaşkanı yetkili ve sorumlu olacak. Yetki ve sorumluluk kargaşası ortadan kalkacak” diye konuştu.

    “Diktatör seçimle gelir mi? Gelmez”

    Kimi çevreler tarafından bir ’diktatörlük’, bir ’tek adamlık’ döneminin geleceğinin söylendiğini belirten Elvan, “Diktatör seçimle gelir mi ? Gelmez. O hükümetin başını halk seçiyor. Halk seçerken de yüzde 50’nin üzerinde oy almak zorunda. Yüzde 50’in üzerinde bir oyla da hükümeti kurdu. Diyorlar ki tek adamlık. Tek adamlıkta denetim olur mu? Olmaz. Tek adamlıkta yargı olur mu? Olmaz. Tek adamlıkta soruşturma olur mu? Olmaz. Cumhurbaşkanı yaptığı her işlem ve işlerden dolayı Meclisin denetimine tabi olacak. Cumhurbaşkanı yaptığı iş ve işlemlerden ceza alabilecek. Tek adamlıkta böyle bir denetim, böyle bir cezalandırma olabilir. Bu tam tersine tek adamlığı, sorumsuzluğu ortadan kaldıran bir düzenlemedir. Cumhurbaşkanının çıkardığı kararnameyi yargı iptal edebilecek. Yasa, yürütme ve yargı arasında güçlü bir denge oluşacaktır. Burada güçlü bir hükümet ve güçlü bir yürütme olacak. Bundan korkuyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Daha güçlü bir demokrasi olacak”

    Birilerine göre atanmışın, seçilmişten daha üstün olduğunu vurgulayan Elvan, “Biz ise halk ne derse o olacak diyoruz. Milletimiz ne derse o olacak. Biz aslında Anayasa değişikliğiyle milletin yetkililerini artırıyoruz. Milletimizde evet diyerek kendisine bir anlamda oy vermiş olacak. Halkımızın büyük bir kazanımı olacaktır. Yeni sistemde doğrudan halkımız hükümeti belirleyecek. O nedenle demokrasimizi daha da güçlendireceğiz. Bu Anayasa değişikliği ile önemli değişiklikler yaptık. Sıkı yönetimi kaldırıyoruz. Askeri mahkemeleri kaldırıyoruz. Yasama ve yürütmede oluşabilecek vesayeti ortadan kaldırdık. Daha güçlü bir demokrasi olacak. Türkiye demokrasi adına sağlam temeller üzerine oturmuş, hızla büyüyen, güçlenen bir ülke konuma gelecek” ifadelerini kullandı.

    “Bu devlet demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir”

    Türkiye’nin daha fazla büyümesi için hep birlikte ’evet’ denilmesi gerektiğinin altını çizen Elvan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi. Elvan, “Kılıçdaroğlu diyor ki efendim rejim değişiyor. Rejim değişmiyor. Biz bu rejimi 1923’de Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak kurduk. Bu devlet demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Allah’ın izni ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet var olacaktır. Herhalde Kılıçdaroğlu rejim ne demek bilmiyor anlaşılan. Ya yalan söylüyor ya da rejimin ne anlama geldiğini bilmiyor. Burada yapılan iş hükümet sisteminde bir değişikliğe gidilmesidir. Türkiye’de kalıcı bir istikrar oluşmasını istiyoruz. Koalisyonların yeniden yaşanmasını istemiyoruz” dedi.

    “Evet çıkmasıyla birlikte CHP’de de bir değişim rüzgarı olacaktır”

    Bu anayasa değişikliği ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin daha da güçlü olacağına vurgu yapan Elvan, “Az çok sayın Kılıçdaroğlu’nu biz anlıyoruz. Çünkü onlar parti olarak en büyük yaşadıkları sıkıntı halkla bütünleşememeleri. Demokrasiyi tam olarak özümseyememeleri. Ben şuna da inanıyorum. 16 Nisan Referandumundan sonra ’evet’ çıkmasıyla birlikte CHP’de de bir değişim rüzgarı olacaktır. Onlarda demokrasiye gerçekten inanan bir yapıya döneceklerdir diye düşünüyorum. Çünkü hükümet olabilmek için sizlerin oyunu almak zorundalar. Halkın evet demesini istemek zorundalar. Onlarda inşallah gelecek anlamında demokrasinin ne olduğunu görecekler. Onlarda da bir değişim başlayacak” diye konuştu.

    “HDP de bölücü terör örgütünün talimatlarıyla hareket eden bir parti konumuna geldi”

    HDP’ye de yüklenen Elvan, “Biz TBMM’de HDP’li vekillere hep şunu söylüyorduk. Dedik ki Türkiye partisi olun. Bölücü terör örgütünün ağzıyla, talimatlarıyla hareket etmeyin. Maalesef HDP de bölücü terör örgütünün talimatlarıyla hareket eden bir parti konumuna geldi. Görüyorsunuz o çocuklarımıza yazık değil. Peki siz Türkiye partisi olsaydınız, gerçek anlamda halkımızın sorunlarına sahip çıksaydınız, o bölücü terör örgütünün talimatı çerçevesinde hareket etmeseydiniz, farklı bir konumda olmaz mıydınız? Olurdunuz. Ancak yapmadılar. Allah’ın izni ile bizde kış gününde dahi o 3-5 metrelik kar yığınlarının arasında dahi bölücü terör örgütünün inlerine girip, teker teker temizliyoruz” ifadelerini kullandı.