Etiket: Okutulacak

  • 15 Temmuz askeri okullarda ders olarak, okutulacak

    Gaziantep’teki demokrasi nöbetine katılan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç, 15 Temmuz’u askeri okullarda ders olarak okutulacağını belirterek, “Bu askeri liselerde harp okullarında ne öğretiliyor, ne yediriliyor ki iki de bir, darbe yapmaya kalkıyorlar. Harp okullarının da, askeri liselerin de müfredatı düzelteceğiz” dedi.

    15 temmuz akşamı FETÖ/PDY’na bağlı bir grup asker tarafından bulunulan darbe girişimine tepki amacıyla Gaziantep’te gerçekleştirilen Demokrasi nöbetinin 12. gününde Cumhurbaşkanı recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Şeref Malkoç ve Şarkıcı Uğur ışılak, meydandaki vatandaşlarla buluştu. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç, 15 Temmuz darbe girişimindeki halkın direnişini askeri okullarda ders olarak okutulacağını söyledi. Malkoç, “Bir taarruz olduğunda bu ülkeyi Türk silahları kuvvetleri koruyacaktır. Bu eşkiyalardan da Türk silahları temizlemek boynumuzun borcudur. Türk silahlı Kuvvetleri başımızın tacıdır. Ama bu askeri liselerde, harp okullarında ne öğretiliyor, ne yediriliyor ki iki de bir darbe yapmaya kalkıyorlar. Harp okulların da askeri liselerin de müfredatını düzelteceğiz. 15 Temmuz’u askeri okullarda ders olarak okutacağız. Kimsenin yüreği darbeye yetmeyecek” dedi.

    Ülkedeki çeşitli kurum, kuruluş ve STK’larda darbecilerin olduğunu savunan Şeref Malkoç, hepsinin hesap vereceğini kaydetti. Malkoç, “Bu darbecilerin uzantıları var, yurt dışında bağlantıları var. Miting alanına gelenler var. Biz bunları gözlerinden, alınlarından tanıyoruz. Aranıza karışıp da kendilerini kurtaramayacaklar” ifadelerini kullandı.

    “İngilizler bile Meclis’i işgal etti, ama bombalamadılar”

    Başdanışman Malkoç, 15 Temmuz’da Türkiye’nin tarihinde görmediği bir alçaklıkla karşılaştığını belirterek, Osmanlı’nın son döneminde ülkeyi işgal eden İngilizlerin bile Meclisi bombalamadığını kaydetti. Malkoç, “15 Temmuz gecesi, Türkiye bir felaketi yaşadı. Tarihimizde görmediğimiz bir olayla karşılaştık. 27 Mayıs darbesinin ahlaksız yapıcılarını tanıyoruz. 12 Eylül’de Meclis’i dağıtanları biliyoruz. 28 Şubat’ın ahlaksız generallerini tanıdık. Bunlar başka. Hem aşağılık, hem de katiller. Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine sızmış aşağılık katiller. Sizler bu milletimizin direnişin en iyi anlayacak insanlarsınız. Kurtuluş savaşında tarih yazmış yiğit insanların torunlarısınız. Onlar, teröristlere haddini bildiren Özel Harekatımızı, bombaladı, polislerimizi şehit ettiler. Bu hainler TBMM’yi bombaladılar. Bu ülke işgal gördü. O dönemde, Meclisimiz Meclisi Mebusan’dı. İngilizler bile Meclisi işgal ettiler ama bombalamadılar. Bu alçaklar, Meclisimizi bombaladılar. 250 şehidimiz var, yüreğimiz yanıyor ama biz biliyoruz ki şehitler ölmez. İşte tankları yürüttüler, yetmedi, uçakları, helikopterleri uçurup, millete bomba, mermi yağdırdılar. Ama unuttukları bir şey vardı. O da milletin başında başkomutan olduğuydu. O güzel insanın sözüyle ile 80 milyon insan, sizler alanlara çıktınız” şeklinde konuştu.

    “Dünyada İsrail’e özür dileten tek insan Recep Tayyip Erdoğan’dır”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çok yakınına kadar sızmalarına rağmen hainlerin Tayyip Erdoğan’ı tanıyamadığını belirten Malkoç, Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’e özür dileten tek insan olduğunu kaydetti. Malkoç, “Onlar cumhurbaşkanımızı tanımıyorlar. O güzel insan, önüne hangi engel konulduysa teker teker aşarak bu günlere geldi. Hapse girdi, parti kurdu, partisi kapatılmak istendi. Bu dünyada İsrail’e özür dileten tek insan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bunu unutuyorlar” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan’ın Binali Yıldırım ile konuşması

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Malkoç, darbe girişimi esnasında Başbakan Binali Yıldırım’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı telefonla aradığını belirterek, aralarında geçen konuşmayı da anlattı. Malkoç, “Olaylar başladığında Başbakanımız Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanımıza telefonla aradı. ‘Ne yapıyoruz’ diye sorduğunda Cumhurbaşkanımız, ‘Bu ahlaksızlara karşı ölene kadar direneceğiz’ cevabını verdi. Görüşmeden sonra da milleti sokağa çıkıp, direnmeye çağırdı” dedi.

    Genel Kurmay ile Külliye arasında yaşadıklarını anlattı

    Malkoç, darbe girişiminin olduğu akşam Genel Kurmay ve Cumhurbaşkanlığı külliyesi arasında yaşadıklarını ve gördüklerini de anlattı. Malkoç, “Millet bu kanlı katillere, bu hükümeti değiştirmek istersem, ‘sandıkta ben değiştiririm, siz dokunamazsınız dedi. O gece Ankara’yı dolaştım. Genel Kurmay ile Cumhurbaşkanlığı arasında 100 kişi şehit oldu. Millet ölümü pahasına direndi. Mermi yemiş, yaralı yaşlı insanlar gördüm, 55 yaşında merminin önüne atlayan insanlar gördüm, gençler gördüm tanka yumruk atıyorlardı. Yumruk atarak tankı durdurmaya çalışıyordu. Ey rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, ey Necmettin Erbakan hocamız, rahat uyuyun, Antep, Türkiye ayakta, sizin davanıza sahip çıkıyor” şeklinde konuştu.

    Erbakan’ın FETÖ’cülere yaklaşımı

    Necmettin Erbakan’ın da danışmanlığını yaptığını hatırlatan Malkoç, o dönemde de FETÖ’cülerin bulunduğunu belirtti. Erbakan’ın yanına gelen insanlara sık sık çocuklarını ve eğitimlerini sorduğunu belirten Malkoç, şöyle devam etti:

    “Gelenlerin bir kısmı FETÖ örgütünden geliyordu. Çocuklarını sorduğunda, ‘onların okullarına verdim’ diyenlere, ‘çocuğunu o okuldan al. İyi eğitim falan bunlar hikaye, çocuğun okursa, İsrail’e asker olur’ derdi”. Allah rahmet eylesin. Bu millet ayağa kalkmıştır, hukuka, demokrasiye, Cumhuriyete sahip çıkmıştır.”

    “Suikasta giden askerler lağım çukurunda yakalandı”

    FETÖ gibi ne eşkiyalar gördük. Anadolu’da bin yıldır varız. Bilmiyorlarsa, Osmanlı, Selçuklu tarihini okusun. Okumadıysa bu millet okutacak inşallah. PKK’yı açtığı çukurlara gömdüysek bu eşkiyaları da demokrasi çukuruna gömeceğiz inşallah. Bu katiller, bu eşkiyalar, hani Cumhurbaşkanımızı vurmaya gidiyorlardı, en iyi eğitilmişlerdi hani. Allah Recep Erdoğan’a yürü ya kulum dedi. Ne bunlar ne ağababaları karşısında duramıyor. Cumhurbaşkanımızın kaldığı otele suikaste giden askerler hani nerde? Lağım çukurunda yakalandılar. Hani o boğaz köprüsünü kesip de onlarca kişiye katledenler, nerde? Dolabın içerisinde yakalandılar. Lan eşkiyalar inlerinize gireceğiz. Girdik, gireceğiz değimli? Öyle bir evet deyin ki, ABD’deki eşkıya başı duysun yüreği ağzına gelsin” dedi.

    Alandakilerin “idam isteriz” sloganları üzerine Malkoç, “Bu talebinizi tüm Türkiye duydu. TBMM duydu. Cumhurbaşkanımız duydu, diğer partiler de gereken cevabını vereceklerdir” diye konuşmasını sürdürdü.

    “Aklınız varsa, eşkıya başını bir an önce verin”

    Türkiye’nin ABD’den resmi olarak Fethullah Gülen’i istediğini belirten Malkoç, ABD’nin bu talebe olumlu yanıt vermemesi halinde uluslar arası hukuka göre suç işleyeceğini savundu. Malkoç, “Bu eşkıya başı ABD’de. İstiyoruz, ‘delil gösterin’ diyorlar. Gözüne girsin o deliller. ABD’de Hukuku çiğneyenler var. Uluslararası hukuka uymayanlar, suç işleyenler var” diye konuşmasını sürdürdü. ABD Başkanı Obama’ya da seslenen Malkoç, “Obama’ya sesleniyorum. Diğer yetkililerine sesleniyorum. Ey ABD yöneticileri, Biraz empati yapın. Türkiye’de yaşayan bir ABD vatandaşı,nın talimatı ile Obama’ya suiskast için özel birlikler gönderilseydi, aynı talimatlarla Washington’da ABD vatandaşlarına tank, helikopter ve uçaklarla ateş açılıp, bombalar yağdırılsaydı. Meclisiniz, özel birliklerine mermiler sıkılsaydı. Si ne yapardınız. Böyle bir durumda siz bu kişiyi istemekte ne kadar haklı iseniz, biz de o kadar haklıyız. Vereceksiniz, onu bize vereceksiniz. Azıcık hukuka inançları varsa, bu aziz milletin öfkesine muhatap olmasınlar. Aklınız varsa bir an önce verin” ifadelerini kullandı.

    AB ile ilişkiler

    Malkoç, Türkiye’nin AB’ye alınmamasını ve ilişkilerin dondurulacağı yönündeki söylemlere de tepki gösterdi. Malkıoç, “Bu katillerin üzerine binecekleri tank olsa bile, helikopterlerle mermi, uçaklarla bomba atsalar bile onları durduracak, yiğit, cesur insanlar var. Siz böyle olduğunuz müddetçe, AB’nin ilişkileri dondursa ne olur. AB senin göbeğinde Müslümanları katledildi, Sesin çıktı mı? Daha içerideki ekonomik sorunları çözemedin. 10 gün sonra ne olacağın belli değil. Aklınız varsa bu milletle dost olmaya bakın” dedi. .

    Elif tablosu hediye edildi.

    Şeref Malkoç’un konuşmasının sonunda tertip komitesini oluşturan STK’ların, partilerin il başkanları, temsilcileri ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu sahneye davet edildi. Tertip komitesi üyeleri tarafından Malkoç’a Elif harfinin yer aldığı tablo hediye edildi.

    Malkoç hediye nedeniyle teşekkür ederek, “Sapa sağlam dimdik, ayakta duran elif harfi hediyesini aldım. Bunu Cumhurbaşkanlığında ki odamın girişine asacağım. Siz gazientepliler geldiğinizde bu tablo da sizi karşılayacak” şeklinde konuştu. Tertip komitesi adına konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, “Elif olmak zordur. Yuvarlanan dönen dünyada mücadele etme dik durmak gerekir. Aynı sizler gibi. Elif sizlersiniz” dedi.

    CHP, MHP, BBP, Hüdapar ve Ak Partililer, kol kola Türkiyem şarkısını söyledi

    Tertip komitesi adına konuşanlardan CHP İl Başkanı Hayri Sucu ise “Darbenin karşısında nasıl durulduğunu, tüm dünyaya, Türkiye’ye gösterdiniz. Hepinizi kutluyorum. Biz de böyle dik durmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Platformdaki Malkoç ve AK Parti, CHP, MHP; BBP, Hüdapar il başkanları ve belediye başkanları birlikte Türk Bayraklarını sallayarak, çalınan Türkiye şarkısına eşlik etti.

    Sahneye çıkan Uğur ışılak ise vatan temalı şiir ve şarkılar okudu. Işılak konuşmasında ise ”15 temmuz itibariyle hem hüznü hem zafer sevincini yaşamanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Pankartta, kirada oturuyorum, ama memleket benim “ yazılı pankartı gördüm. Çok önemli. Bize özgürlük, yaşama bilinci, güvence sunan devlet ve memleket bizim. Onun için bu meydanlar dolu. Meydanlar hınca hınç dolu. 15 temmuz bir taraftan hüznümüze acımıza derdimize neden oldu. Bir taraftan sevinç zaferi yaşattı. 246 vatan evladını kahpelerin kurşunlarına feda ettik” dedi.

    Işılak’tan Erol Olçak’ın adının yaşatılması isteği

    15 Temmuz akşamı köprüde şehit edilen Reklamcı Erol Olçak’ın 15 senedir, arkadaşı ve yoldaşı olduğunu belirten ışılak, Erol Olçak’ın adının Gaziantep’in önemli bir yerine verilmesini istedi. Işılak, “Şehit edilenlerin arasında 15 senedir tanıdığım, bana yoldaşlık eden biri vardı. Allah hepsine rahmet eylesin. Erol Olçak 1994 yılında n itibaren Cumhurbaşkanın da yanındaydı. Partinin ve Cumhurbaşkanımız ile ilgili tüm reklam ve tanıtım filmlerinde onun imzası vardır. Şehitlerimizin adı mutlaka caddelere, meydanlarına veriliyor. Erol Olçak isminin Gaziantep’in de önemli bir yerinde görmek istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Birinci dalga söylemlerine sert tepki”

    Işılak, darbe girişiminin birinci dalga olduğunu söyleyerek, algı operasyonu yapıldığını belirterek, söylemlere sert tepki gösterdi. Işılak, “Darbe girişiminde bu birinci dalgaydı, provaydı diye bizi tehdit ediyorlar. Bunu söyleyenler bilsin ki, bizim direnişimizde provaydı. Türk halkının, milletinin gerçek gücünü görmediniz. Sakın ha ikinci etaba yönelmeyin. İkinci etaba yönelirseniz, ikinci direniş de çok farklı olur” diye konuşmasını sürdürdü.

    “Bunlara hepimiz kandık”

    Paralel çetenin 40 yıldır tüm milleti dini duyguları sömürerek, kandırdığını belirten Işılak, “Bir sürü badire atlattık. Ne oyunlar oynanmış, bu ülkede. Koca bir milleti, hepimizi paralel çete uyuttu. Din, peygamber diyene milletimiz, kanar milletçe inanırız. Bunlara çok güvendiğimiz için değil.allah’a dine ve peygambere güvendiğimiz için. Onlar bu duyguyu suistimal ettiler. Onlar kadar dini sustimal eden bir grup, örgüt çıkmadı. İlk dergisinin adı sızıntı, çıkışta niyetleri belli. Hepsi A’dan Z’ye projeymiş. Din peygamber, kitap deyince biz kanarız. Sakına kanmadım demeyin. Hepimiz kandık. Bu bizim saf ve temizliğimizi, onların da alçaklığına gösterir” ifadelerini kullandı.

    Türkçe olimpiyatlarına katılması nedeniyle eleştirildiğini hatırlatan Işılak,eleştirilere, “Türkçe olimpiyatlarına katılmayan mı kaldı. Onların B planını düşünmedik Bu hainler bizde ne saflık, ne temizlik bıraktılar. Yatıyoruz, kalkıyoruz, gündemimizde bunlar. Entrika, takiye ve yalanı, bunlardan öğrendik. İftira bilmezdik hepsine bunlardan gördük” cevabını verdi.

    “Hak edene idam isteriz”

    Işılak, hak edene idam istediğini belirterek, “256 şehit verdik. Bu şehidi, darbeye kaşı durduk da verdik. Karşı durmasaydık. 10 bin kişinin infazına kara vermişler. 20 milyon adamı fişlemişler. 20 milyon inasanın ocağına incir ağacı dikecektiler. Bunlar efsunlanmış, gözleri dönmüş. Bir daha mağdur olunmaması için, darbe girişimi olmaması bu işin müsebbiplerin asılmasını istiyoruz. Biz kan meraklısı değiliz. Tam tersine barış istiyoruz. Daha fazla masum ve mazlumun cana mal olması diye idamı istiyoruz. Ergenkon da yargılananlar vardı. Cezeevinden ölüsü çıkacaktı. HSYK’daki ufak değişimle dışarı çıktılar. Bunların ele geçirdiği hukuk sisteminde yargılanmak hiçbir şey değişmiyor. Müebbetten yargılanan hakim seni yargılayabilir” dedi.

    “İdam yasasına gerek yok”

    Işılak, darbecilerden gerçekten suçlu olanların asılması için idam yasasına gerek olmadığını söyledi.

    Işılak, “Bana kalırsa idama yasasının çıkmasına gerek yok. Sanatkar perspektifi ile konuya bakıyorum. Siyasiler oturup tartışırlar. Bunlar, meclisi bombalamadı mı? Bunlar, tankları, savaş uçak ve helikopterleri uçurup, milletimize kurşun sıkmadı mı? Özel harekat ekiplerimize mermi yağdırmadı mı? Bunlar, savaş ilanıdır. Savaşta ceza kanunu olmaz, savaş hukuku geçerlidir. Savaş hukukunun olduğu yerde idam serbesttir. Tekrar, tekrar yaşanmasını istemiyoruz. Önceki darbeleri yapanlar idam edilseydi sonrakiler yaşanmaz, son olaylarda ise 246 kişi de şehit olmazdı. Bunları yapanlar 3-5 terörist. Asker demiyorum. Çünkü asker kıyafeti ile asker olunmadığını, bazen şerefsizlerin de asker kıyafeti giyebildiğini gördük” ifadelerini kullandı.

    Darbecilere savunan bazı köşe yazarlarını da eleştiren Işılak, “Bir köşe yazarı 246 şehidimizi koymuş kenara, 3-4 şerefsizin derdine düşmüş. Bunların şimdi ne olacağını soruyor. Sözde barış havarileri. Ben bunlar gibi değilim. Kısasa kısa. Hak ettiği şekilde idam edilmesini istiyorum” şeklinde konuştu.

    “İp milletin elinde, isterseniz sallandırırsınız”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın idam talebi ile ilgili sorulara açıkça cevap verdiğini belirten Işılay, “Adamın kafasında hinlik yok. Pırıl pırıl. Ne düşünüyorsa kafasında o var. Kafasında olanı da açıkça söylüyor. Cumhurbaşkanımız bir röportajında, “Ben kral değilim. Demokrasi ile yönetiliyoruz. Millet talep ederse, oylarsa buda gelmiş olur. İp milletin elinde. İsterseniz sallandırırsınız” dedi.

    “Bu iş referandumda çözülecek”

    Sanatçı Işılay, idam kararı için referanduma gidileceğini düşündüğünü belirterek, referandumun ardından idam kararının geri geleceğine inandığını ifade etti. Işılay, “Öyle görünüyor ki bu iş referanduma gidecek. Benim tahminime Bu iş referandumda çözülecek. Avrupa’ya ne kadar demokrat olduğumuzu göreceğiz” dedi.

    37 bin TL talep ettiği iddialarına cevap verdi

    Işılak, paralelciler ve paralelcilere destek veren bir gazetede 37 bin TL almadan demokrasi nöbetlerine çıkmayacağını söylediğine dair hakkında haberin yayınlandığını belirtti. Işılak, “Ben de bunun üzerine çok net bir şey söyledim. Paralel çete ve işbirliklerine dedim ki, demokrasi nöbetlerinden para alan, talep eden şerefsizdir. Almadan aldı diyen de namussuzdur dedim. Sonra boşuna söylediğimi düşündüm. Olmayan bir şeyi için bu cümleyi sarf ettim. Olmayınca üzerine bile alınmamıştır. Meydanı fırsata dönüştürmek isteyenler de vardı. Tabi kazananlar da olacak. Bu onların tarzı. Bir şey diyemem. 30 yıldır sahnedeyim. Siyasete girdim. Gitmediğim yer kalmadı. Bu isme bir halel getirmedik.Bundan sonra da getirtmem” cevabını verdi.

    Darbenin olduğu günü annesi ile yurt dışında bulunduğunu belirten Işılay, o günü yurt dışında olması nedeniyle sürekli hayıflandığın ifade etti. Işılak, annesi ile yaşadığını şöyle anlattı:

    “Darbenin olduğu gün, niye yurt dışındayım diye hayıflanıyorum. İlk uçakla memlekette olmak istiyorum. Memlekete dönmeye çalışıyorum. Mesele memlekette olmak değil, ölmek. Annem olanları izlerken ağlıyor, ben de uçak arıyorum. Annem gitme dedi. Anne bize insanlık gibi ne kadar nimet varsa bu ülke nasip etti. Bunun karşında da bir can borcumuz olmasın mı’ dedim.”

    “Erol Olçak ile kol kola ölüme gidecekti”

    Işılak, 15 Temmuz akşamında yurt dışında değil de İstanbul’da olması halinde ise kendisinin de şehit edileceğine inandığını belirterek, “Erol abi ile sıkı sıkıydık. İstanbul da olsaydım, Erol abi ile kol kola olanlardan biri olacaktım. Tabi şahadet nasip meselesi. Demek ki bizim nasibimiz yoktu. Bu meydanda da bulunmak ta şahadet mertebesinden pay almaktır, inşallah” diye konuştu.

    Işılak, dombra şarkısının Recep Tayyip Erdoğan versiyonunu okuyacağı esnada, platforma Fatma Şahin, Mehmet tahmazoğlu ve Rıdvan Fadıloğlu’nu da davet etti. Işılak ve başkanlar, hep birlikte dombra şarkısını okudu.

    Suriyelilerden büyük destek

    Gaziantep Demokrasi Meydanındaki nöbete, Gazianteplilerin yanı sıra çok sayıda Suriyelinin de katıldığı dikkat çekti. Nöbete katılan Suriyeli Vaat Partisi Genel Sekreteri ve Türkmen Lider Saad Wafaı, alandakilere hitaben yaptığı konuşmasında darbe girişiminde bulunan cuntacılara tepki gösterdi. Wafaı, “Tüm dünyaya ders verdiniz. Zalim Esad tankları insanların üzerine göndermişti. Tayyip Erdoğan ise tankların üzerine sizleri gönderdi. Bizler, Çanakkaleyi, Osmanlıyı, Selçukluyu unutmadık. Gerçek Müslümanları hatırlarsak yine birlik be beraberlik içinde kardeş olacağımıza inanıyoruz’ dedi. Suriyeli Minberi Şam Derneği Başkanı Cemal Mustafa ise “Bu zafer sadece sizlerin değil, sizlere umut gözüyle bakan, özgürlük mücadelesi verenlerin ve mazlumların zaferidir. Örnek oldunuz Işık oldunuz. Allah size Erdoğan gibi canını ortaya koyan, bir lider nasip etmiş. O’da sizin gibi bir halk nasip etmiş. Bizimki ise kendi silahları yetmezmiş gibi, Çin’den Rusya’dan getirilen silahlarla bizi vurmuştur. Allahım,bizlere sahip çıkan bu ülkeye sahip çık ve koru” dedi. Demokrasi nöbetine katılan Ak Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan ise, darbe teşebbüsüne karşı darbede bulunan Türk milletinin tüm dünya Müslümanlarına örnek olduğunu kaydetti. Erdoğan, “Bir olduğumuzu tüm dünyaya gösterdik. 7’den 70’e baş komutanımızın arkasında duruyoruz. Türkiye ilk defa birlik gerçekleşti.Bizler ve bizler öncesindeki kuşaklar Menderes için ağladı. Sizler, geç kalmadınız, ağlamak istemediniz. İrade koydunuz. Tankların altına yattınız, helikopterlerden sıkılan mermilere, uçaklardan atılan bombalara karşı durdunuz, helal olsun size. ABD’den gelenleri mi dersiniz, Avrupa’dan gelenlerimi dersini, hepsi bu hainlerle bir olup, Cumhurbaşkanımızı derbent etmek istediler. Tankların altına yatan, mermilerin bombaların önüne atlayan başka bir millet var mı. Tıpkı Osmanlı, Selçuklu gibi bizler yedi düvele adaleti getireceğiz” diye konuştu.

    Çeşitli kahramanlık şarkıları, şiirlerin okunduğu programda darbe girişimini gerçekleştiği 15 Temmuz’da yaşananların anlatıldığı klip de izletildi. Cumhurbaşkanın okuduğu şiirlerin de dinletildiği program sabaha kadar sürdü.

    (SD-MK-Y)

    .

  • “Klinik Tanıda Muayene Rehberi” Kitabı, Tıp Fakültelerinde Ders Kitabı Olarak Okutulacak

    Yakın Doğu Üniversitesi Yayınları’ndan çıkan “Klinik Tanıda Muayene Rehberi” kitabı tıp fakültelerinde ders kitabı olarak okutulacak.

    Yakın Doğu Üniversitesi Yayınlarından çıkan “Klinik Tanıda Muayene Rehberi” kitabı Türkiye Tıp Fakültelerinde ders kitabı olarak okutulacak. Tıp Fakültelerinin özellikle iç hastalıkları alanında büyük bir açığı kapatacak olan kitap Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel’e takdim edildi.

    Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. F. Tümay Sözen’in, Tıp Fakültesi öğretim üyelerinin kendi alanlarında kaleme aldıkları ders notlarından derlediği kitabının, klinik tıp pratiğinde hekimin hastaya tanı koymasında olmazsa olmaz sayılan, hikâye alma ve fizik muayene konuları üzerine, sağlık insanlarına yol gösterici bir yayın olduğu bildirildi. Prof. Dr. F. Tümay Sözen, kitabı Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel’e makamında takdim etti.

    “BİLİME HER ZAMAN DESTEK OLUYORUZ”

    Takdim sırasında açıklamada bulunan Prof. Dr. F. Tümay Sözen, Yakın Doğu Üniversitesi’nin araştırma ve geliştirme konularında desteğine vurgu yaparak; “Yakın Doğu Üniversitesi, araştırma ve bilimin gelişmesine katkı koyacak bir adım atma konusunda her zaman bu istekte olan üyelerine destek olmuştur. Klinik tanıda muayenenin önemine değindiğimiz bu kitabın hazırlanmasında ve basımında bu desteği bir kez daha gördük. Bizlere sağladıkları bu destek ve teşvik için kitabı Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Sayın Suat İ. Günsel’e bizzat takdim etmek istedim. Araştırma ve geliştirme alanlarında bilim insanlarına destek olmak bilim yuvası olan üniversitelerin olmazsa olmazıdır ve Yakın Doğu Üniversitesi bu konuda gerçekten çok destekleyicidir. Özellikle tıp öğrencilerine ve sağlık çalışanlarına bir rehber niteliğinde olan bu kitabın hazırlanmasında bize gösterilen destek için de hem kendi adıma hem de kitapta katkıda bulunan arkadaşlarım adına desteklerini esirgemeyen Sayın Suat Hocamız’a teşekkür etmek istedim” ifadelerini kullandı.

    “BU KİTAP TIP EĞİTİMİNDE BİR EKSİĞİ KAPATACAK”

    Tıp Fakültelerinde özellikle İç Hastalıkları alanında bir eksikliği gidermiş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Dr. Suat İ. Günsel, “Mevcut tıp fakültelerinin özellikle iç hastalıkları alanında rehber niteliğinde olacak bir kaynak eksikliği vardı. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanımız Prof. Dr. Tümay Sözen ve kitaba katkıda bulunan Yakın Doğu Üniversitesi sağlık çalışanları bu eksikliği kapattı. Sağlık alanında bir rehber niteliğinde olan kitabın tıp fakültelerinde ders kitabı olarak okutulacağının bilgisini almış olmanın memnuniyeti ve gururunu yaşıyorum. Üniversitemizin tüm araştırma ve geliştirme konularında çalışmalar yapan akademisyenlerine desteği devam edecektir. Yakın Doğu Üniversitesi olarak bilime, insan sağlığına, dolayısıyla topluma ve insanlığa değer katmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Şehit Polis İçin Okutulacak Mevlit Parasını Çaldılar

    Adana’nın Kozan ilçesinde bir okula giren hırsızlar, öğretmenlerin okullarından mezun olan ve geçen günlerde Diyarbakır’ın Sur ilçesinde şehit düşen Özel Harekatçı Ali Bulduk için topladığı mevlit parasını çaldı.

    Kozan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesine gelen kar maskeli üç kişi, öğretmenler odası, müdür yardımcısı ile memur odasının kapılarını tekme atarak kırıp içeri girdi. Odalarda bir şey bulamayan hırsızlar müdür odasının kapısını kırarak içeri girdi. Çelik kasa ve çekmeceleri kontrol eden hırsızlar, çekmecede bulunan şehit polis Ali Bulduk için okutulacak mevlit için toplanan 505 lirayı alarak olay yerinden kaçtı. Sabah okula gelen görevliler kapıların kırık olduğunu görünce polise haber verdi. Polis, olay yerinde yaptığı inceleme ve güvenlik kameralarından yola çıkarak kar maskeli ve eldivenli hırsızları yakalamak için çalışma başlattı.

    Hırsızların okula gelmeleri duvardan tırmanarak içeri girmeleri ve birisinin tırmanırken düşme tehlikesi atlatması ile içeride kapıları tekmeyle kırmaları güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi.

    Öte yandan, 1999 yılında okullarından mezun olan şehit özel harekatçı polis memuru Ali Bulduk için yeniden para toplanarak yemekli mevlit okutulduğu öğrenildi.