Etiket: Okuryazarlığı

  • Sorgun’da “Sosyal Medya Okuryazarlığı” eğitim semineri verildi

    Sorgun Türk Telekom Lisesinde öğrencilere “Sosyal Medya Okuryazarlığı” eğitim semineri verildi. Seminere katılan 156 öğrenciye katılım belgesi takdim edildi.

    Sorgun Türk Telekom Anadolu Lisesinde Habitat Derneği Gönüllü Eğitmeni Seher Öztop, tarafından “Sosyal Medya Okuryazarlığı”eğitimi semineri düzenlendi.

    Seminer hakkında açıklamalarda bulunan Öztop, sosyal medya okuryazarlığı eğitimi kapsamında katılımcılara, internetin geçmişten günümüze yaşadığı tarihsel dönüşümden başlayarak, sosyal medyanın ne olduğu ve neden önemli olduğunu konusunda hakkında çeşitli konuları anlattı.

    Öztop, “Sosyal medyanın ne gibi yararlarının ve zararlarının olabileceği, hangi araçlarla yönetildiği, sosyal medyada kişisel itibarın nasıl yönetileceği konusunda bilgilendirme içeren bir eğitim gerçekleştirdik. Aynı zamanda eğitim sosyal medyanın yaygınlaşması ile konuşulmaya başlanan sosyal medya etiği ve internet hukuku hakkında bilgilendirme sağlayan bir amacı da içinde barındırmaktır. Eğitim kapsamında, sosyal medyanın geleneksel medyadan ayrıldığı noktalar da göz önünde bulundurularak, kullanıcıların aktif ve bilinçli sosyal medya kullanıcıları olmaları sağlanmaya çalışıldı. Projenin ana ortağı Microsoft ve Habitat Derneğidir. Eğitimin gerçekleşmesinde desteğini esirgemeyen Okul idaresine ayrıca teşekkür ediyorum.” dedi.

  • Sağlık Okuryazarlığı Eğitici Eğitimi Programı başladı

    Sağlık Bakanlığı, Sağlık Okuryazarlığı Eğitici Eğitimi Programı’nı başlattı. Programla, aile sağlığı merkezi çalışanlarında farkındalık oluşturarak sağlık okuryazarlık düzeyi düşük olan hasta ve yakınlarıyla iletişimin güçlendirilmesi ve memnuniyetin arttırılması hedefleniyor.

    Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü, sağlık hizmetinde birincil başvuru noktası olan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına yönelik “Sağlık Okuryazarlığı Eğitici Eğitimi Programı” başlattı. Programla, aile sağlığı merkezi çalışanlarında farkındalık oluşturarak sağlık okuryazarlık düzeyi düşük olan hasta ve yakınlarıyla iletişimin güçlendirilmesi ve memnuniyetin arttırılması hedefleniyor.

    Söz konusu program kapsamında, 81 ilin halk sağlığı müdürlüklerinde ve toplum sağlığı merkezlerinde görev yapan 400 hekimin eğitimleri Ankara’da başladı. 2 ay sürecek eğitimi tamamlayan hekimler görev yaptıkları ildeki diğer hekimleri eğitecek. Böylece yaklaşık 45 bin aile sağlığı merkezi çalışanı eğitim düzeyi, yaş, engellilik gibi parametrelerde dezavantajlı hasta gruplarına yaklaşım konusunda eğitilmiş olacak. İllerde halk sağlığı müdürlüklerinin koordinasyonu ile yürütülecek eğitimler tamamlandığında 45 bin aile sağlığı merkezi çalışanı, sağlık okuryazarlığı konusunda daha bilgili ve donanımlı hale gelmiş olacak. Bu program sayesinde sağlık çalışanlarının, sağlık konusunda doğru bilgiye ulaşma, bilgiyi anlama ve kullanma konusunda sorunlar yaşayan hasta gruplarına karşı empati geliştirmesi kolaylaşacak. Eğitim düzeyi, yaş, engellilik, sosyoekonomik düzey gibi parametrelerde dezavantajlı hasta grupları ve ana dili Türkçeden farklı olan göçmenlerle daha sağlıklı iletişim kurulacak ve bu grupların sağlıklı bilgiye erişimindeki engeller azalacak.

    Proje kapsamında kronik hastalığı olan, düzenli ilaç kullanması gereken, eğitim düzeyi düşük hastalar için özel yöntemler kullanılacak. Hastaların sağlık okuryazarlığı düzeylerine uygun broşür ve basit görsel materyal geliştirilecek. Örneğin göçmen bir hastaya sabahları bir ilaç alması gerektiği güneş figürü ile anlatılacak. Bu sayede yanlış ilaç kullanımı önlenecek, laboratuvar tetkiklerinin doğru alınması sağlanacak. Akılcı ilaç kullanımı, bebeklik dönemi aşıları, fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, anadili farklı hastayı yönlendirme ele alınan konular arasında yer alacak. Bireylerin kendi sağlığı konusunda farkındalığını ve sorumluluğunu artırmak, sağlık okuryazarlığını geliştirmek Sağlık Bakanlığı’nın stratejik amaçları arasında yer alıyor. Bakanlık, bu sayede hem hastaların sağlık hizmeti kullanım memnuniyetlerini artırmayı hem de sağlık çalışanlarının mesleki memnuniyetlerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Ayrıca sağlık iletişiminin ve sağlık okuryazarlığının geliştirilerek daha doğru iletişim yöntemlerinin kullanılması sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınları arasında yaşanan şiddet olaylarının azalmasını da sağlayacak.

  • Sunucu Seval Yıldırım: “Medya Okuryazarlığı Anne Babalara Da Verilmeli”

    Medya okuryazarlığı dersinin okullarda okutulmasının yanı sıra anne ve babalara da verilmesi gerektiğini söyleyen duayen Sunucu Seval Yıldırım, sektördeki işsizliğe değinerek, “İletişim fakültesi öğrencilerinin alanında herkes olmamalı. Herkes alanınızda olduğu için iş olmuyor” dedi.

    Ekranların sevilen yüzü ve duayen sunucusu Seval Yıldırım, medya sektörünü değerlendirdi. Meslekte 21 yılı geride bıraktığını ifade eden duayen sunucu Yıldırım, televizyonculuğu radyo ile karşılaştırarak zorluklarını aktardı:

    “Yayıncılık hem çok keyifli hem çok zor. Geceniz gündüzünüz yok. Radyo, daha derli toplu daha hoş daha güzel. Çünkü göze hitap etmediğiniz bir yerde sadece bilgi, sesiniz ve düşünceleriniz var. O yüzden benim en keyif aldığım alan radyo. Televizyon şöyle zor: İşin görsel boyutu devreye giriyor. İyi görünmek, iyi durmak, iyi konuşmak ve bilmek zorundasınız. Bir kere özverili olacaksınız. Bu sektör içinde yer alacaksanız özel hayat ikinci planda kalacak.”

    Medya okuryazarlığı dersinin okullarda okutulmasının yanı sıra anne ve babalara da verilmesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, “Medya sunar, siz neyi seyredeceğinize karar verirsiniz. Kendi yönelimlerinize, değer yargılarınıza göre siz seçeceksiniz” diye konuştu.

    “İLETİŞİMCİLERİN ALANINDA HERKES VAR”

    İletişim fakültesi öğrencilerinin uygulamaya ağırlık vermesi gerektiğini söyleyen Yıldırım, “İletişim fakültesi öğrencileri, staj ağırlıklı gitmeliler. Biraz daha piyasada çalışabilmeliler, piyasayı da algılayabilmeliler. Onlara bu fırsat verilmeli” dedi.

    İletişim fakültesi öğrencilerinin alanında herkesin olduğunu kaydeden Yıldırım, “İletişim fakültesi öğrencilerinin alanında herkes olmamalı. Öncelik tanınmalı. Bu iş çözülmeli. İletişim fakültesi mezun öğrencilerin bence sıkıntısı bu. Herkes alanınızda olduğu için iş olmuyor. Ama bunda spikerliği ayrı tutuyorum. Spikerlik için iletişim fakültesi şartı aranmalı mı? İyi olabilir ama yetmez” şeklinde konuştu.

  • Canik’te Medya Okuryazarlığı Semineri

    Canik Kent Konseyi tarafından “Medyanın esiri olmayın, medya okuryazarı olun” sloganıyla Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültesi işbirliği ile düzenlenen ve iki gün sürecek olan “Medya Okuryazarlığı Semineri” başladı.

    Canik Kent Konseyi’nde düzenlenen seminerin açılışına Canik Belediye Başkanı Osman Genç, Başkan Yardımcıları Alican Usta, Hamza Abdurrahmanoğlu, OMÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurdan Öncel Taşkıran, Canik Kent Konseyi Genel Sekreteri Reşat Kılınçarslan, AK Parti Canik Kadın Kolları Başkanı Gülay Korucu, İletişim Fakültesi öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.

    “BÜYÜK DÖNÜŞÜM YAŞANIYOR”

    Seminerin açış konuşmasını yapan Canik Belediye Başkanı Osman Genç, “Herkesin, her yerde, her zaman, her şeyle, herkese ve her yere ulaşabildiği yeni bin yılın başında her alanda büyük dönüşüm yaşanıyor. İnsanımızı, kurumlarımızı, şehirlerimizi ve devletimizi dönüştürecek stratejiler geliştirmeliyiz. Tekstille gelişen 1. Sanayi Devrimi’ni, Buhar makinesiyle sağlanan 2. Sanayi Devrimi’ni kaçıran ve Elektrik, elektronik eşya üretimiyle başlayan 3. Sanayi Devrimi’nde geri kalan Türkiye’nin, Bilginin iktidar olduğu, üç boyutlu yazıcıdan, insansız hava, kara, deniz araçları ve nesnelerin, internetin, biyolojiden, gene dek organizmaları akıllı kılan kültürün adı olan 4. Sanayi devrimini yakalaması gerekiyor” dedi.

    “GELİŞMELERİ DOĞRU OKUMALIYIZ”

    Kitle iletişim araçlarının önemine işaret ettiği konuşmasında, okumanın sadece kitap okumak olmadığını belirten Başkan Genç, “Medyayı, dünyadaki her alandaki gelişmeleri, ülkemizi iyi okumalı ve doğru anlamalıyız. İletişim çağını yaşadığımız yeni bin yılın başında her şeyin başı iletişimdir. Unutmayalım ki, bilgi çağındayız. Bilgi toplumunda küresel aktörlerin tüketicisi olmak da var, üreticilerden biri olmak da. Bu yüzden bilginin böylesine belirleyici olduğu çağda, dünyadaki her alandaki gelişmeleri doğru okumamız şart. Zihin yapımızı 4’üncü düzeye çıkarmak zorundayız” diye konuştu.

    “MEDYA OKURYAZARLIĞINA ÖNEM VERİLMİYOR”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurdan Öncel Taşkıran da verdiği sunumda, medya organlarının insan üzerindeki olumsuz örneklerine işaret etti. Prof. Dr. Taşkıran, “Bilinçsiz şekilde kullanılan medya özellikle çocuklarımız üzerinde büyük tehlike oluşturmaktadır. Medya organları, aynı haberleri bakış açılarına ve yayın politikalarına göre farklı yorumlayabilir ve yayınlayabilir. Türkiye’de özellikle televizyon dizileri bir hayli fazla. Bunlardan çocuklarımızı korumamız gerekiyor. Ayrıca gelişmiş ülkelerde medya okuryazarlığı dersleri verilirken, Türkiye’de maalesef bu ders önemsenmiyor ve medya okur yazarlığı dersini sosyal bilgiler öğretmenleri veriyor. Oysa bu dersi en sağlıklı şekilde İletişim Fakültesi uzmanları verebilir. Bu konuda inşallah Milli Eğitim Bakanlığımız gerekli girişimleri yapar” şeklinde konuştu.

    UZMANLAR ANLATACAK

    Canik Kent Konseyi Genel Sekreteri Reşat Kılınçarslan da, konsey olarak farkındalık oluşturacak ve toplumu bilinçlendirecek çalışmalara imza attıklarını belirterek, Medya Okuryazarlığı Semineri’nin gerçekleşmesinde işbirliği yapan OMÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taşkıran ve katkı sağlayan öğretim üyelerine teşekkür etti. Pazar günü sona erecek seminerde, Prof. Dr. Nurdan Öncel Taşkıran, Doç. Dr. Onur Bekiroğlu, Yrd. Doç. Dr. Recep Yılmaz, Yrd. Doç. Dr. Ömer Çakın, Yrd. Doç. Dr. Sinan Kaya, Yrd. Doç. Dr. M. Nur Erdem ve Uzman Nursel Bolat, medyanın kamuoyuna verdiği mesajlara, algı operasyonlarına, reklam, dizi yayınları ve sosyal medya organlarının etkisine dikkat çekecek.

  • İlkokul Öğrencilerine Medya Okuryazarlığı Hakkında Bilgi Verildi

    Bülent Ecevit Üniversitesi Zonguldak Meslek Yüksek Okulu Radyo Tv ve Televizyon programcılığı öğretim üyeleri ve öğrencileri ilkokul öğrencilerine medya okuryazarlığı hakkında bilgiler verdi.

    Bülent Ecevit Üniversitesi Zonguldak Meslek Yüksekokulu Radyo ve Televizyon Programcılığı Öğretim Elemanları Sonay Çalışoğlu ile Ceyda Demir önderliğinde, bölüm öğrencileri Ebru Tavuş, Ezgi Yavuz, Emrecan Şahin, Efe Abdullah Ermiş tarafından Kozlu Atatürk İlköğretim Okulu öğrencilerine medya okuryazarlığı eğitimi verildi. 80 kişinin katıldığı eğitimde 4. Sınıf öğrencileri ile bir araya gelen Radyo Tv ve Televizyon programcılığı öğrencileri iki saatlik bir eğitim verdi. Renkli geçen eğitimde, medyanın çocukların hayatında olumlu ve olumsuz etkileri, kitle iletişim araçlarının çocuklara neler kattığını ve akıllı işaretlerin çocukların medyanın zararlarından korunması için önemi anlatıldı.