Etiket: Okurlarıyla

  • Pürlen Kıyat Karakuş Bucalı Okurlarıyla Buluştu

    Buca Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Yazar Pürlen Kıyat Karakuş’u okurlarıyla buluşturdu. Karakuş, “Başkan Levent Piriştina gibi cesur siyasetçilerin mücadelemize verdiği destek bizlerin umudunu artırıyor” dedi.

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri Buca’da sevilen yazar Pürlen Kıyat Karakuş’un söyleşi ve imza günü ile başladı. “Kadının Sesi” başlığıyla Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte okurlarıyla buluşan Karakuş, ülkemizde kadına şiddet olaylarının son 10 yılda yüzde 1400 arttığını da belirtti. Son dönemde artan kadına şiddet olaylarına karşı ülkeyi yönetenlere büyük görev düştüğünü ve siyasetçilerin söylemlerinin halk üzerinde etkin bir rol oynadığını belirten Pürlen Kıyat Karakuş, “Toplumumuzu yönlendiren insanlar, tecavüzü, tacizi normalleştirirlerse o zaman kadınlar sokağa çıkamaz hale gelirler. Söylemlerimize dikkat edip, cinsellikle ilgili mesajların çocukların bilinçaltına işlediğini unutmayalım. Başkan Levent Piriştina gibi cesur siyasetçilerin mücadelemize verdiği destek bizlerin umudunu artırıyor” diye konuştu. Karakuş söyleşinin ardından ‘Kırmızı Gece’ isimli son kitabını Bucalıokurları için imzaladı.

    “SESİMİZİ DAHA ÇOK HAYKIRABİLİRİZ”

    Kadına şiddet olaylarının artık bir son bulması gerektiğini söyleyen yazar Karakuş, şunları söyledi: “Levent Piriştina gibi cesur siyasetçiler olduğu müddetçe bizler, kadınların sorunlarını daha çok kitaplarda yazabilir, daha çok medya önüne çıkabilir ve sesimizi daha çok haykırabiliriz. Son 10 yıldır Levent Piriştina gibi açık görüşlü siyasetçiler olmadığı için kadına taciz, tecavüz ve cinayet olayları artmaya başladı. Kadının değerini siyasetçi olarak ne kadar yükseltirseniz toplum o kadar düzelir. Dolasıyla kendisine ve tüm çalışanlarına bir kez daha çok teşekkür ediyorum.”

    Karakuş, söyleşinin ardından ‘Kırmızı Gece’ isimli son kitabını okurları için imzaladı. CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya’nın da katıldığı etkinlikte, Buca Belediyesi üyeleri Canan Aydemir Özkara ile Nehir Fırtına, Karakuş’a teşekkür ederek çiçek verdi.

  • Şimşirgil, Okurlarıyla Buluştu

    Samsun’da, Yeşilyurt Alışveriş Merkezin’nin düzenlediği imza günü etkinliğiyle, ünlü tarihçi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil okurlarıyla buluştu.

    Yeşilyurt AVM food court katında düzenlenen imza gününe; Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in çok sayıda hayranı katıldı. İmzadan önce okurlarına seslenen Şimşirgil, “Az okuyan bir milletiz. Ama Osmanlı zamanında az okuyan bir millet değildik. Cumhuriyet döneminde az okuyan bir millet olduk. Bunu birbirinden ayırt etmek gerekir. Osmanlı’da biri öldüğü zaman onun mal varlığı çocukları arasında paylaşılırdı. Ölen insandan geriye kalanlara bakıldığında normal bir ailenin en az 100’e yakın kitabı olurdu. Onun için biz önceden okuyan bir millettik. Fakat sonraları ise az okuyan bir nesil olarak meşhur olduk” dedi.

    Konuşmanın ardından Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil okurlarına kitap imzaladı.

  • Türkiye Gazetesi Yazarları İzmir’de Okurlarıyla Buluştu

    İzmir’de okurlarıyla buluşan Türkiye Gazetesi yazarlarından Rahim Er ve Osman Ünlü, Türkiye’nin birlik ve beraberliğini bozmaya çalışanlara karşı kenetlenme vurgusu yaptı.

    Türkiye Gazetesi tarafından düzenlenen ‘Yazarlar Buluşması’ programı kapsamında gazete yazarlarından Rahim Er ve Osman Ünlü, İzmir’de okurlarıyla bir araya geldi. Yoğun ilgi gören programda her iki yazar da dinleyicilerine unutulmaz bir akşam yaşattı. Kültürpark İsmet İnönü Sanat ve Kültür Merkezinde dün akşam yapılan programa, İhlas Pazarlama Ege Bölge Müdürü Naci Koç, İhlas Haber Ajansı İzmir Bölge Müdürü Özcan Aydın, Türkiye Gazetesi Ege Bölgesi Reklam Müdürü Mehmet Serçe, İhlas Holding çalışanları ve çok sayıda okur katıldı.

    Konferansta Türkiye Gazetesi Yazarı Rahim Er, konuşmasına tarihi bilgiler vererek başladı.

    “TÜRKLER ÜÇ GÖTÜRMÜŞ BİR ALMIŞ”

    Rahim Er, Macaristan ile ilgili tarihte yaşanmış bir olayı da paylaşarak, şöyle konuştu: “Macar Devleti Mohaç Meydan Muharebesi’nin cereyan ettiği sahayı milli park haline getirmiş, Kanuni’nin buraya büstünü dikmiş ve bunun açılışını yapmak için Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i davet etmiş. Demirel de gitti ve bu açılış yapıldı. Eminim ki siz de şunu soruyorsunuz, bu nasıl kafadır? Gelmiş Türkler senin ordunu ortadan kaldırmışlar, sen ise asırlar sonra senin ordunu ortadan kaldıran hükümdar adına milli park yapıyor ve büstünü dikiyorsun. Ve o milletin reisini açılışa davet ediyorsun. Böyle bir çelişki olabilir mi? İşte tam da bu noktada bir hikmet var sebep var. Macar Devleti o yıllarda ihtiyaç duymuş, kendi bilim adamlarını toplamışlar ve Türklerin, Osmanlıların kendi topraklarına ne zaman geldiğinin, ne yaptıklarının muhasebesini ve bilançosunu çıkarma adına devlet yöneticileri talimat vermişler. İncelemeler sonrasında vardıkları hükümlerden birincisi, Türkler Macaristan’da 152 sene kaldılar. İkincisi, buraya üç getirmişler bir götürmüşler. Niye çünkü ecdadımız saçının telinden ayağının tırnağına kadar Allah’ın resulünün emirlerine bağlı. Ne buyuruyor Peygamber Efendimiz (SAV) ‘Veren el alan elden hayırlıdır.’ İşte ecdadımız da bunu yapmış, Macaristan’a üç getirmişse bir götürmüş. Bunu ben söylemiyorum, Macar bilim adamları söylüyor.”

    “ECDADIMIZ GİBİ BU BAYRAK İÇİN CANLARINI VERİYORLAR”

    Macaristan’ın 152 sene sonra kaybedilmesinin ardından Türk ordusunun pes etmediğine de ve bugün de aynı şekilde pes edilmediğine dikkat çeken Er, şöyle devam etti: “152 yılın bitiminden sonra Macar ordusu ile bizim oradaki birliklerimiz en başta valimiz çatışma içerisine giriyor. Ve vali o noktada şehit düşüyor. Demiyor ki ‘Bunlar bizlerden üstün birlikler, alın şehrin anahtarını hadi eyvallah.’ Orada çarpışa çarpışa şehit oluyor. Demek ki inandırıldığında bu bayrak için bu din, bu topraklar için bu ülkenin insanları canlarını verebiliyorlardı. Bugün de verebiliyorlar. Güneydoğu’daki şehitlerimiz, Allah hepsinden razı olsun. Bunlar sadece tarihte yok”.

    “KENETLENİRSEK ALLAH’IN RAHMETİ İNER”

    Osman Ünlü de, ‘Birlikte rahmet ayrılıkta azap var’ başlıklı konferans verdi. Ünlü, Türkiye için kötü düşünenlerin düşüncelerini uygulamaya fırsat verilmemesini temenni ederek şunları söyledi: “Ecdadımızın yoluna sarılır, imanda ve itikatta birleşirsek kenetleniriz. Kenetlenince Allahü Teala’nın rahmeti iner oraya. O zaman sayı önemli değil, üç de olsa beş de olsa Allahü Teala muzaffer kılar, sırtı yere gelmez. Aynı ecdadımız da olduğu gibi. Ama aksi takdirde nefsimizin kulu kölesi olursak İngilizi de Yahudisi de boynumuza takar. Ona ‘sen haklısın’ buna ‘sen haklısın’ dersen paramparça olursun. Elde avuçta hiçbir şey kalmaz. Cenabı Hak onun için bizi parçalanmaktan muhafaza buyursun. Ecdadımızın doğru yolunda yürümek, Resullullah Efendimiz’in (sav) bildirdiği şekilde hareket etmemiz lazım. Cenabı Hak bizleri muhafaza ettiği gibi neslimizden gelecek olanları da muhafaza etsin. Onları da inşallah kendi razı olduğu yolda nasip ve müyesser eylesin. Cenabı hak memleketimiz için kötü düşünenlere de düşüncelerini uygulamaya fırsat vermesin.”

    Her iki yazar da programın son bölümünde dinleyicilerden gelen soruları cevaplandırdı.

  • Erge, Söyleşi-imza Gününde Okurlarıyla Buluşacak

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Yaşam Merkezi Müdürü, Kavaklılar Dernek Başkanı Samsunlu şair-yazar Ersin Erge, “TUT Kİ” ve “VARDİYA” şiir kitabı ile söyleşi-imza gününde okurlarıyla buluşacak.

    Samsun Kültür Sanat Derneği Başkanı Uğur Dede’nin organizasyonu ile 22 Şubat 2016 tarihinde saat 18.00 de Samsun Öğretmenevi’nde gerçekleşecek söyleşi-imza günü ile Ersin Erge okurlarına şiir kitaplarının 3 ve 4. baskılarını imzalayacak. Erge aynı zamanda TUYAP Karadeniz 2. Kitap Fuarı’nda, 23 Şubat 2016 tarihinde de Samsun’da okurlarıyla buluşacak.

    “ŞİİR ANLAMLI OLMALIDIR”

    Şiir üzerine açıklamalarda bulunan Erge, “Türk şiiri 13. yüzyıldan beri etkilenmelerin tarihidir. Divan edebiyatı İran’dan ve Arap edebiyatından etkilenmiştir. Tanzimat, Serveti Fünun ve Fecr-i Ati, batıdan etkilenmiştir. Divan edebiyatı sarayındır. Halk şiiri bizim insanımızındır. Günümüzde aruza veya heceye yeni demek bizi çağdaşlaştırmaz! Çağdaş şiir 100-150 yıl öncesinden başlar. Biz de ise Nazım Hikmet’in 1929 da kitaplarının yayınlanması ile başlamıştır. Şiirimizde; Beş Hececiler, Yedi Meşaleciler, Milli Edebiyatçılar, Garip (Birinci Yeniciler) Maviciler, İslamcılar, Hisarcılar, Toplumcu Gerçekçiler, Yenibitüncüler ve İkinci Yeniciler v.b. yer almıştır. Günümüzde 3. Yeni şiir hareketi tartışmalar içerisinde sürmektedir. Manifestosunu 1988 de yazdığım Üçüncü Yeni Şiir hareketinin özü ’anlamcılıktır’. İkinci yeni ise bendenize göre anlamsız uydurma şiirdir. Bizler çağdaş , anlamlı, has ve özgün şiirler üreterek halkın dilinde, gönlünde, bilincinde olmalıyız” dedi.

    Ersin Erge’nin 1-Temelimiz Kültürdür, 2- Vardiya, 3- Tut Ki, 4-Samsun Göründü Paşam, 4-Herhangi Bir Geceyarısı, 5-Türk Tiyatro Tarihi adlı eserleri yayınlanmıştır. Tiyatro Tarihi Öğretim Görevliliği ve Yönetmenlik de yapmış olan Ersin Erge, Polonya’nın Yellegon Üniversitesi’nde mastır tez konusu olan Samsunlu sanatçıdır.

  • Ayşe Kulin Bursa’da Okurlarıyla Buluştu

    Yazar Ayşe Kulin, yeni kitabı Tutsak Güneş’in imza gününde Bursalı okurlarıyla bir araya geldi. Kitap imzalatmak isteyen okurlar uzun kuyruklar oluşturdu.

    Yazar Ayşe Kulin, son romanı ‘Tutsak Güneş’in imza gününde Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndaki Bursa Kitap Merkezi’nde okurlarıyla bir araya geldi. Tutsak Güneş isimli kitabıyla Kulin, okurlarını yakın gelecekte, yeryüzünde bir ülke’ye götürecek. Okurlar, polisler ordusundan oluşan ve demir yumrukla yönetilen bir ülkede bilim kadını Yuna ile tanışacak. Yuna’yı okurları için tanıtan Kulin, “Geçmişine, kaderine ve en önemlisi de, bir kadın olarak tutkularına sahip çıkarak, beklenmedik bir şekilde gerçekleri sorgulamaya başlayan Yuna, sorumluluğunu üstlenip, deyim yerindeyse, güneşe açılan kapıyı aralamayı göze alacak” dedi.

    Okurlarının isteği üzerine eski yeni tüm kitaplarını imzalayan Kulin, okurlarıyla fotoğraf çekilmeyi de ihmal etmedi. Yeni kitabı hakkında açıklamada bulunan Kulin, “Tutsak Güneş’in ardından öykü türünde eser vermeye devam edebilirim. Ayrıca Bursalı okurlarım beni çok memnun etti. İlgiden memnun kaldım. Biz edebiyatçılar okurlarımız sayesinde varız” dedi.