Etiket: Okurken

  • (Özel haber) Atatürk’ü Nutuk’u okurken çeken kamera ortaya çıktı

    1933 yılında Atatürk’ün 10. Yıl Nutku’nu okurken video görüntülerini çeken kamera, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nin müzesinde sergileniyor.

    10. Yıl Nutku, bizzat Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. yılı kutlamaları olan 29 Ekim 1933 tarihinde Ankara Hipodromu’nda okunmuştu. Nutuk, hem Kurtuluş Savaşı’nın hesabını veren, bir diğer deyişle ulusal mücadelenin kimlere karşı, niçin ve nasıl verildiğini anlatan, hem de bu mücadelenin Cumhuriyet kurulduktan sonraki safhasında yapılması gerekenler ve yapılacak olanlar konusunda önemli bilgiler içeren bir konuşmaydı. Mustafa Kemal Atatürk’ü, Nutku okurken farklı açılardan bir de kamera kaydediyordu. Yıllardır Türkiye’nin ilk çizgi film sanatçılarından olan Tonguç Yaşar’ın atölyesinde bulunan kamera ve çizgi film masası, artık Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Müzesi’nde sergileniyor. Ayrıca kamera ve çizgi film masası, Türkiye’deki ilk çizgi film olan ‘Amentü Gemisi Nasıl Yürüdü’nün hazırlanmasında da kullanılmış.

    İHA’ya açıklamalarda bulunan İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Halil İbrahim Gürcan, müze oluşturduklarını duyan kişilerin üniversite çeşitli cihazlar bağışladığını söyledi.

    “Bunlardan bir tanesi de bu cihaz” diyen Prof. Dr. Gürcan, “Bunu Tonguç Yaşar Bey, Türkiye’nin ilk çizgi film sanatçılarından atölyesinde kullandığını söyledi ve bize bağışlamak istediğini söyledi. Biz de ‘Olur’ dedik. Geçen sene buraya söyleşiye geldiğinde bu çizgi film masasının bir özelliğinden bahsetti. Çizgi filmleri hazırlayıp çektikleri kameranın 1930’lu yıllarda Atatürk’ün Nutku ilk defa okuduğu kamera olduğunu ve İpek Film’in ilk kameralarından sinema çekimlerinde kullanılan kameralardan olduğundan bahsetti. Dolayısıyla bu da müzemize ayrı bir anlam kattı. Ayrıca Tonguç Yaşar Bey’in bağışladığı bu masa Türkiye’deki ilk çizgi film olan ‘Amentü Gemisi Nasıl Yürüdü’nün çekildiği masa özelliğini de taşıyor. Bu bakımdan 2 tane önemli unsuru biz müzemizde bir araya getirmiş olduk” ifadelerini kullandı.

    Atatürk: “‘Evladım kameradan ses geliyor, bir baksana şuna”

    Gürcan, Tonguç Yaşar’ın kameranın bir de anısından bahsettiğini anlatarak, şunları kaydetti:

    “Kameranın anısından Tonguç Yaşar bey şöyle bahsetti. Kamerada, 8 dakikada bir filmi değiştirip ham film takmak gerekiyor. Atatürk, nutku okurken bir ara film bitmiş ve bir iki defa ses gelmeye başlamış. Bunun üzerine Atatürk dayanamamış kameramana ‘Evladım kameradan ses geliyor, bir baksana şuna’ diye bağırmış. Kameraman da o sıra başka bir şeyle uğraşıyormuş, dalmış. Hemen dönmüş filmi değiştirmiş ve Atatürk kaldığı yerden Nutku okumaya devam etmiş. Böyle de bir anısından bahsetmişti Tonguç bey.”

  • Gündüz kitap okurken zorlanıyorsanız, uyku apnesi olabilirsiniz

    ANTALYA (İHA) – Antalya Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbı Hizmetler Başkanı Uzm.Dr. Mehmet Akdağ, gündüz sürekli uykunun gelmesi, araba kullanırken veya kitap okurken zorlanmanın uyku apnesi hastalığının belirtisi olabileceğini ifade etti.

    Antalya Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbı Hizmetler Başkanı ve aynı zamanda Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzm. Dr. Mehmet Akdağ “Horlama ve Obstruktif Uyku (Tıkayıcı) Apne Sendromu” hakkında açıklamalarda bulundu.

    Horlamanın insanlık süresince var olduğunu aktaran Uzm. Dr. Akdağ, rahatsızlığın genelde ailesel bir sorun olarak kabul gördüğünü dile getirdi. Horlamayı, nefes alma sırasında havanın dar bir alandan geçerken, çevresindeki yumuşak dokuların titremesiyle ortaya çıkan ses olarak tanımlayan Uzm. Dr. Akdağ, “Darlığın artmasıyla birlikte horlama sesi de yükselir. Üst solunum yolundaki kaslardaki tonus (kastaki gerilim) azalması sonucu dil arkaya kayarak diğer gevşek dokularla beraber vibrasyona yol açabilir. Horlamaya neden olan kas tonusunun azalmasına ise; alkol, sakinleştirici ilaçlar, bazı alerji ilaçları (antihistaminikler), tiroid bezinin az çalışması ve bazı kas hastalıkları neden olabilmektedir” dedi.

    “Yaş ilerledikçe, horlama artıyor”

    Horlamanın erkeklerin yüzde 24’ünde, kadınların ise yüzde 14’ünde görüldüğüne değinen Uzm. Dr. Akdağ, “Yaş ilerledikçe horlama sıklığı artmaktadır. Yapılan araştırmalarda ise erkeklerde 30 yaş altında horlama oranı yüzde 10 iken, 60 yaş üzerinde bu oran yüzde 66 olarak bulunmuştur. Horlama yaş dışında obezite ile de ilişkilidir; ideal ağırlığının yüzde 15 üzerinde olanların yarısından çoğunda görülür. Kişi uyandığında uykusuzluk ve aşırı uyku hali dışında ağız kuruluğundan şikayet edebilir” ifadelerine yer verdi.

    Belirtileri

    Obstrüktif (tıkayıcı) Uyku Apne Sendromu’nun (OSAS) önemli derecede ölüm oranlarına sebep olabildiğinin anlaşılması üzerine, tedavide önemli gelişmeler yaşandığını işaret eden Uzm. Dr. Akdağ, “Erişkinlerde gürültülü horlama, uygunsuz yerlerde uykuya dalma, konsantre olmada güçlük, unutkanlık, sinirlilik, depresyon, cinsel istekte azalma, uyanınca baş ağrısı gece boyunca sık idrara çıkma ya da yatağı ıslatma, çocuklarda ise fazla kilolu, büyük geniz eti ya da büyük bademcikleri olanlarda görülebilir. Çocuklarda her gece gürültülü horlama normal değildir. Mutlaka hastaneye başvurulması gerekir” dedi.

    “Faktörler ortadan kaldırılmalı”

    Horlama şikayeti ile gelen hastanın OSAS olup olmadığını polisomnografi (uyku testi) ile belirlenebildiğini kaydeden Uzm. Dr. Akdağ, “Horlamanın tedavisinde mümkünse horlamaya yatkınlık oluşturan faktörler ortadan kaldırılmalıdır. Burun etinde şişme oluşturan inflamatuar ve alerjik hastalıklar, geniz eti veya bademcikte büyüme tedavi edilmeli, hasta obez ise zayıflatıcı diyet önerilmeli, sakinleştirici etkisi olan ilaçlar kesilmeli, doğru uyku pozisyonu anlatılmalı, uykudan önceki üç-dört saat içinde alkol alınmaması tavsiye edilmelidir. Horlamanın cerrahi tedavisinde ise önce apne (uykuda solunumda durma) açısından hasta muhakkak değerlendirilmelidir” diye konuştu.

    “Gündüz uykunuz geliyorsa dikkat”

    Uzmç Dr. Akdağ şöyle konuştu: “OSAS’ın en önemli sonucu gündüz aşırı uyku halidir. Bu durumda hasta uyanık kalmakta ya da konsantre olmakta güçlük çeker. Araba kullanırken veya herhangi bir şey okurken zorlanır, çünkü bu monoton aktiviteler uykuyu daha da arttırır. Uyku Apne Sendromunun yol açtığı uykululuk pek çok trafik kazasına sebep olmuştur. Tedavi edilmeyen uyku apne sendromu sonuçları sağlığı tehdit eder. Tedavi edilmeyen uyku apne sendromunun en çok bilinen sonuçları arasında gündüz aşırı uyku hali, sabah baş ağrısı, bulantı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, yüksek tansiyon, kalp krizi, inme ve depresyon yer almaktadır.”

  • İstiklal Marşı’nı okurken ağlayan çocuktan darbecilere mesaj

    KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de demokrasi nöbetinin 19. gününde vatan hainlerine okuduğu İstiklal Marşı ile seslenen ve bu sırada ağlamaya başlayan küçük çocuk herkesi duygulandırdı.

    Tüm ülkede olduğu gibi Kırşehir’in Boztepe ilçesinde de vatandaşların demokrasi nöbeti devam ediyor. Cacabey Meydanı’nda nöbete katılan Mehmetçik İlköğretim Okulu öğrencisi Hasan Şahin (9), meydandaki görevliye hainlerin ders alması için İstiklal Marşı’nı okumak istediğini söyledi. Görevlinin kırmadığı ilköğretim öğrencisi, İstiklal Marşı’nın 3. kıtasını okurken duygulanarak ağlamaya başladı. Meydanda bulunanların ayağa kalkarak alkışlaması ile kaldığı yerden İstiklal Marşı’nı okumaya devam eden Şahin, 10. kıtayı bitirene dek gözyaşlarına hakim olamadı. İstiklal Marşı bittikten sonra Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci ve AK Parti İl Başkanı Mustafa Kendirli’nin yanına giden küçük çocuk, vatan hainlerine karşı İstiklal Marşı’nı okuduğunu söyledi.

    Ayrıca meddah Ufuk Cengiz tarafından kahramanlık hikayeleri anlatıldı.

  • Şehit İçin Yazdığı Mektubu Okurken Gözyaşlarına Boğuldu

    Siirt’in Pervari ilçesinde 10 Kasım 2012’de helikopter düşmesi sonucu şehit olan Jandarma Özel Harekat Uzman Çavuş Dinçer Ersoy’un adının verildiği Şehit Dinçer Ersoy İlkokulu öğrencilerinden 9 yaşındaki Bade Naz Kapan, şehit için yazdığı mektubu okurken gözyaşlarına boğuldu. Şehit annesi Nilüfer Hatun Ersoy da gözyaşları içinde minik kıza sarılıp, “Yüreğine sağlık” dedi.

    Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde Şehit Dinçer Ersoy İlkokulu öğrencileri, 18 Mart Şehitleri Anma Günü kapsamında okul müdürü Önder Ayaz ve öğretmenleri eşliğinde Şehit Jandarma Özel Harekat Uzman Çavuş Dinçer Ersoy’u kabri başında ziyaret etti. Ellerinde Türk bayrakları ile şehitliğe gelen minik öğrenciler, okullarına adı verilen Şehit Jandarma Özel Harekat Uzman Çavuş Dinçer Ersoy’a kabri başında dualar etti. Şehit Dinçer Ersoy İlkokulu 3’üncü sınıf öğrencisi Bade Naz Kapan, şehit annesi Nilüfer Hatun Ersoy’a sarılarak gözyaşlarına boğuldu. Hıçkıra hıçkıra ağlayan minik kız, şehit için yazdığı mektubu okudu.

    İŞTE O MEKTUP

    “Ah şehidim, sen olmasaydın bu vatan ne olacaktı? Bizi kurtarmak için canını verdin. Bizi kurtarmak için emeğini harcadın. Ah şehidim, seni çok özledik. Sen tabii ki isterdin yanımızda olmak. Seni çok özleyeceğiz.” Şehit annesi Nilüfer Hatun Ersoy da gözyaşları içinde minik kıza sarılıp, “Yüreğine sağlık” dedi.