Etiket: okumalara

  • Hatayspor’dan meydan okumalara yanıt

    Hatayspor’dan meydan okumalara yanıt

    Hatay’da çıkan orman yangınları sonrası Türkiye’nin önemli kulüplerinden yapılan fidan bağışlama kampanyasına Hatayspor’dan yanıt geldi. Süper Lig’in yeni ekibi, dayanışma örneği için teşekkür etti.

    Hatay’ın Belen, Arsuz ve İskenderun ilçelerinde çıkan ve yerleşim yerlerine de sıçrayan orman yangınları sonrası, Türkiye’nin her yerinden Hatay’a destek yağdı. Destekler kapsamında başta Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor ve Başakşehir kulüpleri olmak üzere çok sayıda kulüp, fidan bağışında bulundu. ’Hatay İçin El Ele’ adı altında başlatılan fidan bağışlama kampanyası hakkında açıklamada bulunan Hatayspor Kulübü, “Bizim için daha anlamlı bir ’Meydan Okuma’ yok!” açıklamasında bulundu.

    “Tüm meydan okumaları kabul ediyoruz”

    Bordo-beyazlı kulüp tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Şehrimizin çeşitli yerlerinde çıkan orman yangınlarında yok olan ağaçlarımız ciğerlerimizi yaktı. Hatayspor olarak bütün meydan okumaları kabul ediyor, ’Hatay İçin El Ele’ diyerek, Hatay’ımıza fidan bağışlayan tüm kulüplerimize teşekkür ediyoruz. Atakaş Hatayspor olarak, ormanlarımızın yanı sıra umutlarımızı da yeşerten bu kampanya için gerekli çalışmaları büyük bir titizlikle yürütmekteyiz. Biz aynı ciğerlerden nefes alan tek bir vücuduz.”

  • AK Partili Şahin: “24 Haziran’da, meydan okumalara en güzel cevabı vereceğiz”

    TBMM eski Başkanı ve AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, 24 Haziran seçimlerinde AK Parti’ye karşı olanların meydan okumalarına sandıkta en güzel cevabı vereceklerini söyledi.

    AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, partisinin Karabük İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar yemeğine katıldı. Burada partililere hitap eden Mehmet Ali Şahin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile mevcut sistemde, mecliste yaşanan hükümet kurma süreçlerinin ortadan kalkacağını kaydetti.

    Şahin, “Önemli bir süreç içerisindeyiz. Mübarek ayda çetin çalışmalar içindeyiz. 24 Haziran’da Türkiye çok önemli seçime gidiyor. 16 Nisan 2017 yılında bir anayasa değişikliği referandumu halka sunuldu. Halkımızda bu anayasa değişikliğini kabul etti. Bu değişiklikle Türkiye’de yeni bir yönetim sistemine geçiyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiyoruz. Aslında bu bir başkanlık sistemidir. Türkiye 24 Haziran’da başkanlık sistemine geçilecek. Artık hükümet kurulması ile ilgili Mecliste yaşanan süreçler bir daha yaşanmayacak. 24 Haziran’dan sonra cumhurbaşkanı, başkan seçilen kişi hükümeti kuracak ve çalışmalara başlayacak. Bu Türkiye’de işleri daha çok hızlandıracak” dedi.

    “24 Haziran’da, meydan okumalara en güzel cevabı vereceğiz”

    24 Haziran seçimlerinde AK Parti’ye karşı olanlara ve meydan okumalarına cevap vereceklerini ifade eden Şahin, “24 Haziran’da bir şey daha yapacağız. Meydan okumaya sandıkta en güzel cevabı vereceğiz. 17 Mart 2015 tarihinde Amerika’ya gidip hemen dönen ve Mecliste konuşan HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş grup konuşmasında 1 dakika konuştu ve indi. Konuşmasında ‘Recep Tayyip Erdoğan, HDP’liler var oldukça seni başkan seçtirmeyeceğiz’ dedi ve bunu üç defa tekrarladı. Bu sadece kendisinin temennisi değildi. Bu uluslararası şer odaklarının da bir temennisi ve beklentisiydi. Bunu Selahattin Demirtaş’a söylettiler. Şimdi bu meydan okumaya 24 Haziran’da milletçe cevap vereceğiz. Sandığa gittiğimizde diyeceğiz ki, sen meydan okudun, bizde Recep Tayyip Erdoğan’ı yüksek bir oyla cumhurbaşkanı seçerek bu milletin önünü 2023’lere, 2053’lere, 2071’lere kadar açacak bir süreci başlatacağız, diyeceğiz. Sadece cumhurbaşkanımızı yani başkanımızı seçmeyeceğiz aynı zamanda 24 Haziran’da güçlü bir yönetim ve güçlü bir meclis seçeceğiz. Cumhurbaşkanımızın gönderdiği kanun tasarılarını komisyon ve genel kurulda değerlendirdikten sonra hemen kabul edecek çoğunluğu oluşturmalıyız” diye konuştu.

    AK Parti Karabük milletvekili aday listesinde isminin geçmemesi hakkında da konuşan Şahin, şunları söyledi:

    “Bana çokça mesaj geliyor. Başkanım seni aday listesinde göremedik. Zaten ben aday adayı başvurusu yapmadım. Uzun süredir siyasetin içindeyim zaten. Karabük’e, ülkeye hizmet etmek sadece milletvekili olmaktan geçmez. Dolayısıyla biz her zaman vekil olsak da olmasak da Karabük’ün, ülkemizin hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Bu kardeşiniz milletvekili olmadan öncede Karabük’e birçok yönde hizmet etti. Bize ne görev verilirse onları yapacağız.”

    Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı açık ara oyla başkan yapmak için çalışacaklarını da sözlerine ekleyen Şahin, “Karabük ile ilgili bir sorun olduğunda kapımız herkese açık ve hizmet etmeye devam edeceğiz. Eski meclis başkanı olarak bana tahsis edilen odada hizmetimize devam edeceğiz. Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi Türkiye’yi dünya devletleriyle rekabet edecek konuma getiriyor. Savunma sanayiyi kurarak Türkiye’yi muhtaç etmekten kurtarmaya çalışıyor. Bu yüzden önünü kesmek istiyorlar. Bu yüzden Recep Tayyip Erdoğan’sız, AK Parti’siz seçim istiyorlar. Ama onların ne istediği önemli değil, halkımızın isteği önemli. Şimdiden seçim hepimize hayırlı olsun” ifadelerine yer verdi.

    Düzenlenen iftar yemeğine AK Parti İl Başkanı Av. İsmail Altınöz, TSO Meclis Başkanı Mehmet Mescier, belediye başkanları, STK başkanları, AK Parti Karabük milletvekili adayları ile çok sayıda davetli ve partililer katıldı.

  • AB Bakanı Çelik: “Karşı karşıya olduğumuz meydan okumalara karşı daha konsolide devlete ihtiyacımız var”

    Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Bakanlar Kurulu, Başbakan, Cumhurbaşkanı arasında tam bir uyum olmasaydı Türkiye’nin 15 Temmuz’u atlatamamış olacağına dikkat çekerek, “Önümüzdeki 100 yılda karşı karşıya olduğumuz meydan okumalara devletimizin karşı karşıya kaldığı ortam içerisinde daha konsolide devlete ihtiyacımız var” dedi.

    AK Parti’nin 83. İl Danışma Meclisi Toplantısı Yüreğir Kültür Merkezi’nde yapıldı. Toplantının başlangıcında 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin video gösterimi yapıldı.

    Açılış konuşmasını yapan AK Parti İl Başkanı Fikret Yeni, referanduma hazır olduklarını ve kentte ’evet’ oylarını birinci sırada çıkarmakla kalmayıp, Adana’yı Türkiye’de birinci sıraya taşıyacaklarını söyledi.

    AK Parti Adana Milletvekili Tamer Dağlı da Türkiye milletine hem Cumhurbaşkanı’nı seçme hem milletvekili hem de yürütme organlarını seçme iradesini sonuna kadar vereceklerini söyledi. Dağlı, “Asıl olan milletin teveccühüdür, bundan korkacak hiçbir şey yok” diye konuştu.

    Daha sonra kürsüye gelen AB Bakanı Ömer Çelik ise 15 Temmuz’da milletin iradesiyle sokaklara el koyduğunu, tanklara,savaş uçaklarına karşı ağır silahlara karşı kendi milli iradesini koruduğunu ve gereken fedakarlığı gösterdiğini anlattı. Devlet içerisinde bir çatlak ya da uyumsuzluk olması durumunda geçmişte yaşanan çok büyük sıkıntıların 15 Temmuz’da da tekrar etmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:

    “Geçmişte sadece bu uyumsuzluk yüzünden Türkiye’nin varlıkları göz önünde erirken bir krize müdahale etmekte geç kalmış hükümetler dönemini biliyoruz. Bugün bahsettiğimiz sistem değişikliğini düşünürken bunu sürekli aklımızda tutalım. 15 Temmuz’u nasıl atlattık, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu arasında tam bir uyum söz konusu olmasaydı ödeyeceği maliyeti ülkenin her zaman aklımızda tutalım. Net bir durum var. Önümüzdeki 100 yılda karşı karşıya olduğumuz meydan okumalara devletimizin karşı karşıya kaldığı ortam içerisinde daha konsolide devlete ihtiyacımız var. Sistem krizlerini daha çok açmış güçlenmiş ve kararlı bir şekilde geleceğe yürüyen bir sisteme ihtiyacımız var. 200 yıldır tartışıyoruz. Dünya enteresan bir dönemden geçiyor. İlk defa ABD’den küreselleşme karşıtı bir takım sözler yükseliyor korumacılıktan bahsediliyor. Çin küreselleşmeden serbest ticaretten bahsediyor. Çin’le ABD arasında savaş olabileceğinden bahsediliyor. Adeta dünyanın manyetik kutuplarının yer değiştirdiği dönemden geçiyoruz. 1295 km Irak sınırında bu sınırı güvenliği sağlayacak herhangi bir ordu gücü ulusal devlet kalmadı. FETÖ, PKK DHKPC ve diğer terör örgütlerinin ve pek çok istikrarsızlaştırıcı unsurun saldırısı altındayız. Tüm bunların arasında demokrasimizi hukuk devletimizi koruyoruz. Önümüzdeki yıllara bizim bu sistem krizlerini aşmış olarak girmemiz lazım. Bundan sonrasında geçmişteki gibi cumhuriyet tarihinde gördüğümüz gibi bir takım sistem krizlerine giremeyiz. Vakit kaybetmeye veya krizler yüzünden çeşitli krizlere müdahale konusunda zaaf göstermeye tahammülümüz olmaması gerekir. Parlamentoda yargıda veya hükümet içerisinde kriz çıkararak Türkiye’yi geri götürmeye çalışan reflekslere karşı bizi korunaklı kılacak iradeyi gasp etmek isteyenlere karşı güçlü bir yapı ortaya çıkaracak bir sistem değişikliğine ihtiyaç var. Bunla ilgili olarak AK Parti bir anayasa değişikliği olarak uzun zamandır halkımızın gündeminde tutuyor. Esasen Türk siyasi hayatının da gündemindedir. Özellikle 1980’de o faşist darbe gerçekleştikten sonra onun arkasından ortaya çıkan anayasa metni faşist bir fenomen olarak halkın önüne konuldu. Siyasi iradeye geçmek için cuntayı geride bırakmak için anayasa değişikliğine evet dedi. Niye? sivil siyasete alan açılsın sandık gelsin diye. Çok partili hayata geçtiğimizden beri bu halk demokrasi destanı yazıyor. Eğer Türkiye’de sandık olmasaydı, emin olun etrafımızdaki bazı ülkelerde gördüğümüz o acı sahneler Türkiye’de geçmişte de yaşanırdı, bugün de yaşanırdı. İyi ki sandık var, demokrasi var, iyi ki halka soruyoruz, iyi ki halk istediği yönetimi gerçekleştirebiliyor. En büyük gurur kaynağımızdır. Bir kere daha halka gideceğiz bir kere daha soracağız. 1980’de belki Türkiye veya Türkiye ile ilgili yapılan analizlerde söylenen şeyler vardır . Güney Kore’yle aynı yerden başlamıştır derler. Darbelerle müdahalelerle Türkiye’yi zaaflatıcı sistem içi krizlerle bizimle birlikte başlayanlar G20 de bizden daha ileri ekonomik noktalara geldiler, biz de bu krizleri aşmak için büyük çabalar büyük maliyetler ödemek zorunda kaldık. Bütün bunları geride bırakmanın zamanı gelmiştir. Sistemin çalışmasıyla ilgili bi takım ayak oyunlarıyla Türkiye’yi tökezletmeyecek bir yapıyı ortaya çıkarmamız gerekiyor.

    Sayın Cumhurbaşkanın sahip olduğu gücü biliyor musunuz? Vatana ihanet konusunda yargılanamaz. Cumhurbaşkanı makamında Ak Parti liderliğinden gitmiştir, Ak Parti aynı zamanda hükümet AK Parti hükümetidir. Aynı zamanda meclisin çoğunluğuna sahiptir. Bizim elimizde bu kadar güç varken daha çok güç peşinde koşsak bu sistemin değişmesine karşı çıkmamız gerekirdi. Alternatif bulamadığı için de CHP’nin değiştirmesi gerekirdi. Sınırsız kontrolsüz güçle ülkeyi yönetmek olsaydı amaç, değiştirilmemesi gerekirdi.

    Bugün bundan sonrasında Cumhurbaşkanı sistemi inşallah halkın oylarıyla kabul edildikten sonra en büyük güvencemiz, bir kişi hükümet kurabilmek için halkın önüne çıkabilmek için yüzde 51’lik geniş mütabakatı sağlamak zorunda. Halkın yüzde 51 i bir olması demek zaten halkın değerlerine karşı hükümet kurmayan bir sistemin öne çıkması demektir.

    Özal, Abdullah Gül, demokrat devlet adamları oldukları için vesayet sistemlerine karşı direndiler ve halkın iradesi doğrultusunda bir Cumhurbaşkanı, halka dayanan ve demokrat bir Cumhurbaşkanlığı sergilediler. Halk doğrudan Cumhurbaşkanı seçiyor ve halkın seçtiği Başbakan var. Bu fiilen başkanlık sistemine geçmek demek. Artık Türkiye zaten yarı başkanlık sistemine geçmiştir. Ama halk iradesinin ikiye bölünmesi diye bir şey söz konusu olamaz. Nasıl diyoruz egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir, bu irade bölünemez. Dolayısıyla bu iradenin halk tarafından temsil ettiği makamın da tek olması gerekiyor.”