Etiket: Okulları’nın

  • Türkiye, Kosova’daki FETÖ okullarının kapatılacağından umutlu

    Türkiye’nin Kosova Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç, Kosova’da kurulacak yeni hükümetin ülkedeki FETÖ okullarının kapatılması konusunda somut adım atacağına ilişkin umutlu olduğunu ifade etti.

    Türkiye’nin Kosova Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç, Türkiye Maarif Vakfı tarafından açılan “Uluslararası Kosova Maarif Okulları” ilk öğretim okulunu ziyaret etti. Maarif Vakfı okulunda incelemelerde bulunan Büyükelçi Kılıç, beraberindeki Kosova ile Türkiye temsilcileriyle birlikte okulu gezerek, öğrencilerle sohbet etti. Kılıç, okul ziyaretinde yaptığı açıklamada, 15 Temmuz’dan sonra mücadelelerinin yurt dışında da çok yoğun bir şekilde devam ettiğini belirterek terör örgütü FETÖ’nün Kosovada’ki okullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Büyükelçi Kılıç, “Eğitim alanı çok önemli bir alan. Çünkü bu örgütün yuvalandığı ve yapılandığı en önemli sektörlerden birisi. Maalesef Kosova’da da bunu görüyor ve yaşıyoruz” dedi. “Şuana kadar Kosova makamlarıyla temaslarımız oldu, belli bir noktaya da getirdik, ancak şu an ülkede bir seçim yapıldı. Seçimlerden sonra oluşturulacak hükümetin bir an önce kurulmasını , bizim beklentilerimizin ve işbirliğimizin bundan sonraki süreçte de ne yönde devam edeceğinin takibini yapmayı istiyoruz” diyen Kılıç “İnşallah bir an evvel hükümet kurulur, kadrolarla birlikte işbirliğimize devam ederiz” ifadelerini kullandı. Büyükelçi Kılıç, Maarif Vakfı’nın, eğitim standardını daha üst çıtalara taşıyarak eğitim öğretim faaliyetlerini önümüzdeki yeni eğitim öğretim yılında başlatacağını belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti olarak, bayrağımızın dalgalandığı okul olarak Maarif’in hep arkasındayız, devletimizin desteği her zaman arkasındadır. İnşallah önümüzdeki eğitim öğretim sezonundan itibaren Maarif Vakfı Kosova’ya çok kuvvetli bir giriş yapıyor. Hedef kaliteli eğitim” dedi.

    Türkiye Maarif Vakfı’nın Kosova Genel Müdürü Mesut Özbaysar, Kosova’da Türkiye Maarif Vakfı’nın dünyada açmış olduğu okullardan bir tanesi olduğunu kaydederek, Prizren kentinde de yakın bir tarihte okul açılacağını belirtti. Özbaysar, Türkiye’nin güvenli eğitim modelini Kosova’da da uygulamayı hedeflediklerini ifade ederek Kosova’daki ailelerin çocuklarını Maarif okullarına güvenle getirebileceklerini belirtti. Okulun sağladığı teknolojik imkanlarla öğrencilerin uluslararası arenada yarışabileceğini söyleyen Özbaysar, bütün imkanları kullanarak güzel bir eğitim modeli çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.

    Bugün itibariyle Uluslararası Kosova Maarif Okulları’nda 70 öğrenci eğitim görüyor. 350 öğrenci kapasiteli ilköğretim okulu 1-9 sınıflarına kadar eğitim veriyor. Uluslararası Kosova Maarif Okulları’nda en yüksek uluslararası standartlarda ağırlıklı olarak İngilizce ve Arnavutça ile seçmeli olarak Türkçe eğitim verilecek. Prizren kentinde Eylül ayında hizmete verilecek bir okulun daha açılması bekleniyor.

  • Mektebim Okulları’nın Çorlu Kampüsü’nün tanıtım toplantısı

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde Mektebim Okulları’nın yeni kampüsünün tanıtım toplantısı düzenlendi. Mektebim Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko, “Önümüzdeki üç yıl içerisinde açacağımız 60 kampüsle Türkiye’nin en büyük, 5 yıl içinde açacağımız yeni kampüslerle dünyanın en büyük eğitim zinciri olma hedefindeyiz” dedi.

    Çorlu ilçesinde bir otelde düzenlenen toplantıya, Çorlu Kaymakamı Levent Kılıç, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Güçlü, Mektebim Okullar Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko ile çok sayıda öğrenci velisi katıldı.

    Toplantıda bir konuşma yapan Ümit Ümit Kalko, devletin özel eğitimi teşvik ettiğini belirterek, “Artık devletimiz, sağlık sektöründe olduğu gibi eğitimin de belli bir kısmını özel sektör üzerinden yapmak istemektedir. Sağlık sektöründeki dönüşüm, eğitim sektöründe de yapılmak istenmektedir. Artık özel okullaşma her geçen gün artıyor. Dershanelerin değişim süreci bu durumu daha da hızlandırdı. Yatırım teşvikleriyle yatırımcılar desteklendi, bu yatırımların belli bir talep alabilmesi için öğrenci başına teşvik uygulamasıyla velilerde teşvik edildi. Dolayısıyla şu anda ülke çapında özel okul sayısı hızla artmakta. Ülkemizde yaşanan eğitimdeki en büyük sıkıntı, gerek öğretmenlerimizin gerekse, idarecilerimizin mezuniyetlerinden sonra kendilerinin gelişimine yeterince zaman harcamamaları. Peki bu özel okullarda biraz daha farklı mı? Kısmen farklı çünkü bizde sözleşmeler bir yıllık. Bizler performans odaklı çalışanlarımızı yeniliyoruz. Hizmet içi eğitimler ile onları desteklememiz de tamamıyla eğitim standardını özel okullarda arttırıyor” dedi.

    “Hayatta başarılı olan nesiller yetiştirmeliyiz, sadece sınavda değil”

    Sınavlı eğitim sisteminin ülkemizde vazgeçilmez olduğunu ifade eden Kalko, “Sınav hayatımızın yadsınamayacak bir gerçeği, çevremizdeki üniversitelerin hepsi eşit standartlarda eğitim vermediği sürece sınavlar olmak zorunda. Şu anki sistem eski sistemlere göre çok daha başarılı, eskiden tek bir sınavla hayatımız şekillenebiliyordu, artık birden fazla sınavla, akabinde okullardan aldıkları puanlarla hesaplanıyor. Ancak, sadece sınavlara hazırlanan, sadece sınavlarda başarılı olan nesiller mi yetiştirmek istiyoruz. Yoksa yaşamda başarılı olan nesiller mi yetiştirmek istiyoruz. Eğer yaşamda başarılı olmasını istiyorsanız, tabi ki sınavda başarılı olmasını isteyin, sınavlar önemlidir, ama çocuklarınızın sosyal yaşamlarından da lütfen taviz verdirtmeyin. Tiyatroya, sinemaya gitsin, spor yapsın, bunları bilmeyen bir nesil gelecekte başarılı olamaz. O açıdan bizim gibi özel okullarda bu gibi konularla ilgili olarak bizlere çok büyük işler düşüyor. Bizim okullarımız çocukların yeteneklerini geliştireceği birçok ortamı barındırıyor” diye konuştu.

    “Dünyanın en büyüğü olma hedefindeyiz”

    Eğitimin doğru değerler ile verilmesi gerektiğine değinen Kalko, “Söz konusu darbe kalkışmasını yapan kişilere baktığımız zaman aslında çok eğitimli insanlardı. İçlerinde, eğitimsiz cahil olan pek yoktu. Cahil olanlar, onlara biat edenler ve inananlardı sadece. Ama o kurguyu yapan veya o mekanizmayı kuranların hepsi. Eğitimli zeki insanlardı. Ama vatan haini çıktılar çünkü, vatansever değillerdi, vatan sevgisi, içlerinde yoktu. Bayrak sevgisi, içlerinde yoktu onun için bir okulda, vatanseverlik, yoksa diğerlerinin çok fazla bir anlamı da ne yazık ki kalmıyor. Hatta ve hatta çok daha tehlikeli bir hale gelebiliyor. Onun için bizler vatanını milletini seven milli bayramlarımızı da aynı değerde, aynı kutsallıkta kutlayan bir eğitim kurumuyuz. Tabi ki de çağdaş muasır medeniyetler seviyesini hedef edinmiş, Atatürk’ün yolundan ayrılmayan bir eğitim kurumuyuz Bizler sadece eğitim sektörüne yatırım yaptık. Sektörden kazandığımızı tekrar bu sektöre geri yatırdık. Şu anda Türkiye’de 51 kampüsümüz var. Önümüzdeki üç yılı içersinde açacağımız 60 kampüsle Türkiye’nin en büyük, 5 yıl içinde açacağımız yeni kampüslerle dünyanın en büyük eğitim zinciri olma hedefindeyiz. Bunun en büyük donelerinden birisi. Bizler mektebim olarak Maarif Vakfıyla görüşme halindeyiz, biliyorsunuz Maarif Vakfı yurtdışındaki FETÖ, okullarının kapanmasından sonra hükümetimiz tarafından, milletimiz tarafından kurulan ve yurtdışında Türkiye, eğitim sisteminin bayrağını dalgalandırmak amaçlı bu sistemi kurmak, amaçlı görevlendirilmiş, vakıf. Biz maarif Vakfı ile görüşerek, Türk eğitim markası bayrağını yurtdışında dalgalandırmak istiyoruz. Yine İstanbul’da, Büyükçekmece’de 2019 yılında açacağımız Mektebim Üniversitesi ile bütün bu yatırımları taçlandırmak istiyoruz. Biz ilk yatırım yaptığımız günden beri büyük düşündük. Büyük düşünerek büyük çalıştık. Büyük bir aile olduk. Onun için neden dünyanın en büyük eğitim kurumu zinciri, Türkiye’den çıkmasın. Biz bu iddiadayız Bunu başaracak güce ve imkana sahibiz. Özellikle ülkemize çok güveniyoruz. Çok bilinçli bir toplumuz, eğitime çok önem veren bir toplumuz. Dolayısıyla gerek girişimci olmamız gerek eğitime önem veren bir toplum olmamız. Ve devletin eğitim sektörünü desteklemeleri ile beraber. Bu yatırımları büyütmek, aslında çokta zor olmayacak” ifadelerini kullandı.

    Çorlu’da açılacak olan yeni kampus hakkında bilgi veren Kalko, “Ben aslen Kars Kağızman’lıyım. Çorlulu değilim ama bir Trakyalı olsam, ancak bu kadar olurdu. Trakya bölgesinde en çok okul yatırımları olan kurum biziz. Hatta bir ara o kadar çok Marmara bölgesinde yatırımlarımız oldu ki. Sizde kabul ederseniz bizde bir Trakyalı hemşeriniz olduk. Trakya’da birçok yeri gezdim Kırklareli’de şuanda Lüleburgaz’da bir yatırımımız olacak. Tekirdağ merkezde, okulumuz var, orta, okulumuzu açıyoruz. Çorlu’da okulumuz var. Silivri’de okullarımız var. Dolayısıyla böyle baktığımız zaman bu interlandda, 2018 yılında Edirne’de olacağız. Bu bölgedeki bütün şehirlerimizde okullarımız olacak. Bizim şu ana kadar içimize sinmeyen keşke daha iyisini yapsaydık dediğimiz 3 tane okulumuz vardı. Bunlardan biri Çorlu’ydu, biri Silivri’ydi, biri de Balıkesir Edremit’teki okulumuzdu. Çok şükür bu sene 3 kampüsümüzü de yeni kampüslere taşıyarak onlardan çıkacağız. Çorlu’daki kampusumuz yaklaşık 9 bin metrekare kapalı alana sahip, bin 250 kontenjanlı, tamamıyla okula göre projelendirilmiş, tüm sınıflarından sosyal alanlarına varana kadar her şey ayrıntılı düşünülmüş bir kampüs. Kampüste bir çok sosyal alanlar var, buz pateni, sinema, yarı olimpik yüzme havuzu gibi bir çok özelliğe sahip. Adları her ne kadar özel olsa da bunlar birer milli servet. Bizler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurumlarız. Dolayısıyla bu tür milli servetlerin boşa gitmemesi adına bulunduğumuz bölgelerde il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerine ‘bu kurumlar sizindir, okullarımızda tüm Çorlu’da yaşayan öğrenciler faydalanabilirler. Sosyal imkanlarımız, tüm Çorlu’daki öğrencilerimize ücretsiz olarak açıktır bunu da burada dile getirmiş olayım” dedi.

    “Devletimize Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde daha çok sahip çıkacağız”

    Eğitime Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde de destek verdiklerini anlatan Kalko, “Doğu’da ve Güneydoğu’da ihtiyaç sahibi olan okullarımıza da yardım yapıyoruz, bu sadece kardeş okul çerçevesinde yapılan yatırımlar değil, artık biz devletimize okullar bağışlıyoruz. Geçen ay Milli Eğitim Bakanımızı ziyarete gittiğimizde, orada ‘sen Karslıydın değimli Ümit’ dedi, ‘Kars’a okul yapıyoruz 24 derslikli siz yapın bunu artık’ dedi. Ben de hayatımda ilk defa Kars’a gittim bu vesileyle, biz çok seneler önce göç ettiğimiz için orada kimsemiz yok. Orada 24 derslikli bir Anadolu Lisesi bağışladık. Oraya gitmişken köyümüze uğradım, köyümüzün ilkokulunu gördüm içler acısı durumdaydı, onu yıkıp güzel bir ilkokul kazandırmak için tekrar bir protokol imzaladık. Ve orada Milli Eğitim müdürümüzle sohbet ettik, oda öğretmenlerin kış aylarında şehre gelemediklerini anlattı. Çünkü kış çok çetin geçiyor. Orada 4 tane öğretmenlere yönelik lojman yaptırma kararı aldık ki, öğretmenlerde köyün içinde bulunsunlar, bir köyde öğretmenin bulunması o köyün tüm çehresini değiştirir. Orada o yatırımı da yaptık ve o iki okulun tüm araç gereçlerini de bağışlama kararı aldık ve Mektebim’deki okul araç gereçleri ne ise, burada da aynı araç gereçleri kullanacağız. Bu okullardaki tüm öğrencilere mektebim formalarını göndereceğiz. Bu okullardaki öğrenciler ile kardeş okul anlaşması yapacağız. Oradaki öğrencileri her sene, THY ile görüştük sağ olsunlar yardımcı olacaklarını belirttiler, THY onları ücretsiz İstanbul’a getirecek, onları misafir edeceğiz, kültür gezileri yaptıracağız, vizyonlarını geliştireceğiz ve üniversiteye geçtikleri zamanda kurduğumuz vakıfla da nakdi destek sağlamaya devam edeceğiz. Yine bu okulların bakım onarımlarından tutunda diğer kırtasiye malzemelerine kadar tamamını da mektebim olarak bizler karşılayacağız. Ve biz imkanımız oldukça bunu her sene yapacağız. Her sene devletimize Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde daha çok sahip çıkacağız. O bölgeyi bizler gibi vatansever insanlar daha çok sahip çıktıkça, emin olun o bölgenin de çehresi, duruşu, tavrı çok daha farklı hale gelebilir bunu biz gittiğimizde gerçekten de gördük. Köyümde 4-5 yaşında bir çocuğa sordum, hayalin nedir bu hayattan dedim, ‘hiç hayal kurmadım ki’ dedi. Neden dedim, ‘zaten olmayacak’ dedi. Yani bizler 5 yaşındaki çocuğun umudunu almışız elinden. Hayallerini almışız, öğrenilmiş çaresizlik derler ya, zaten olmayacak diyor, kurmama gerek yok diyor. Hayali olmayan insanın gelecekle ilgili beklentisi de olmaz, o çocukta babasına bakıyor bende burada çoban olacağım diyor. Daha çocuk Kars’a gitmemiş. Aşağı köye gitmiş birkaç defa. Şimdi aslında bizler gibi imkanları yerinde olan iş adamları, bürokratlar, herkes kendi köyüne sahip çıksa, emin olun ülkemizin şartları değişir” diye konuştu.

    Ümit Kalko’nun konuşmasının ardından, Çorlu Mektebim Okulu’nun ilk mezunlarına madalya, öğretmenlerine ise plaket takdim edildi. Daha sonra etkinlik çeşitli ikramlar ve klasik müzik dinletisi ile son buldu.

  • Nesibe Aydın Okullarının bursluluk sınavına öğrenci akını

    Nesibe Aydın Ankara ve Konya Okullarının, Liselere Giriş ve Bursluluk Sınavı öğrenci akınına uğradı. Sınava 11 bin 600 öğrenci katıldı.

    Toplam 850 kontenjan için, 11 bin 600 lise öğrencisinin yarıştığı sınav, 26 Şubat Pazar günü, Gölbaşı Kampüsü, Kızılay Yıldızlar Lisesi ve Konya Kampüsü’nde yapıldı. Yoğun başvuru sebebiyle gün içerisinde dörder seansta gerçekleşen sınavda, gerekli güvenlik önlemleri alındı.

    Kızılay Hatay Sokak’ta bulunan Yıldızlar Lisesi’ne giden yollar trafiğe kapatıldı ve Gölbaşı Kampüsü’ne giden Haymana yolunda da trafik kitlendi. Emniyet görevlileri, güvenliğin sağlanabilmesi için okulların çevresinde yoğun mesai harcadı. Veli ve öğrenciler, güvenlik kontrolünden geçmek için, okulların önünde uzun kuyruklar oluşturdu.

    Sınava giren çocuklarını yalnız bırakmayan veliler, okul tanıtım sunumunu izleyerek ve tanıtım stantlarında öğretmen ve yöneticilerle konuşarak, okul hakkında bilgi sahibi oldu.

  • İş dünyası meslek okullarının yönetiminde söz sahibi olacak

    Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Osman Nuri Gülay, meslek okullarını iş dünyası temsilcileriyle ile birlikte yöneteceklerini söyledi.

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Akademi Eğitimleri kapsamında ‘Mesleki ve Teknik Eğitimde Teşvikler’, Bursalı firmalara anlatıldı. Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen programda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Bulut, bir ülkenin sahip olduğu insan kaynağı niteliği kalkınmışlık düzeyinin en önemli ölçütlerinden birisi olduğunu söyledi. Bulut, 2023 hedeflerine ulaşılabilmesinin yolunun ekonomik kalkınmadan, ekonomik kalkınmanın yolunun da mesleki ve teknik eğitimden geçtiğini belirtti. Zafer Bulut, “Yüksek teknolojinin kullanıldığı bilgi temelli ekonomilerde iş gücünden beklenen nitelikler dünden daha fazla bilgi ve beceri gerektiriyor. Eğer ülke olarak dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olmak istiyorsak, eğitimin her basamağında sıçrama yapmalıyız” dedi.

    MEB Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci, eğitime katkı sunan iş dünyası temsilcilerine teşekkür ederek, “Çocukların yüzündeki gülümsemeye ve umutla bakan gözlere ihtiyacımız var. Bugün burada olmamızın sebebi o gözlerdeki ışıltıyı daim kılmaktır. Toplantıya yoğun ilgi gösteren firmalarımıza katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Osman Nuri Gülay, mesleki ve teknik eğitimde ülke genelinde 3 bin 264 okulda, 1 milyon 600 binin üzerinde öğrenci, 130 bin öğretmenle birlikte ülke sanayisine katkı sunacak iş gücünü yetiştirme çabası içerisinde olduklarını söyledi. “Bursa iş dünyasının her zaman emrindeyiz” diyen Osman Nuri Gülay, mesleki ve teknik eğitimde iş dünyasından gelen her talebin çok önemli olduğunu ifade etti. İş dünyası olmadan mesleki eğitimi yönlendirmenin mümkün olmadığını kaydeden Gülay, “İş dünyası isteyecek talep edecek, biz yerine getireceğiz. Meslek okullarımız, sektörle istişare halinde olacak. Sektör hangi alanda istihdam istiyorsa, biz derhal o alanları revize edeceğiz. İş dünyamızın istihdam edemeyeceği alanları devam ettirmek istemiyoruz” diye konuştu.

    Meslek liselerinin yönetiminde iş dünyası temsilcilerinin de söz sahibi olacağını belirten Gülay, “Meslek okullarımızı iş dünyamız ile birlikte yönetmek istiyoruz. Öğrencilerin uluslararası tekniğe göre yetişmesi, yabancı dil, işletme, staj ve istihdamı gibi konularda iş dünyamızın desteğine ihtiyacımız var. İlçelerde ‘mesleki eğitim yönetim kurulu’ oluşturacağız. Burada il ve ilçe milli eğitim müdürünün başkanlığında toplanacak yönetim kurulunda esnaf ve zanaatkar ile sektör temsilcilerimiz de yer alacak. Okulun yönetimini müdürümüz, iş dünyamızla birlikte yürütecek” dedi.

    Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Veli Sarıkaya, Bursa’da mesleki ve teknik eğitimde 156 okul olduğunu, 92 bini aşkın öğrencinin de eğitim gördüğünü söyledi. Bursa’da mesleki eğitimin oranının yüzde 61 olduğunu belirten Veli Sarıkaya, ülke ortalamasının ise yüzde 45’lerde olduğunu ifade etti. BTSO’nun “Bursa Büyürse Türkiye Büyür” sloganını kurum olarak benimsediklerini de kaydeden Sarıkaya, konuşmasının diğer bölümünde mesleki ve teknik eğitimde Bursa modeli ve müdürlüğünü diğer çalışmaları hakkında bilgiler aktardı.

    Konuşmaların ardından MEB bürokratları, Bursalı firmalarından gelen soruları cevaplandırdı. Programa, BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri Fahrettin Gülener ve İbrahim Gülmez, kamu kurum yetkilileri ve Bursa iş dünyası temsilcileri katıldı.

  • Doğa Okulları’nın yeni CEO’su Devrim Karaaslanlı oldu

    Eğitim sektöründe yaptığı başarılı çalışmalarla adından söz ettiren deneyimli isim Devrim Karaaslanlı, Doğa Okulları’nın yeni CEO’su oldu.

    100’ü aşkın kampüsüyle Türkiye’nin en büyük okullar grubu olan Doğa Okulları, genel müdür görevine iş dünyasının başarılı isimlerinden Devrim Karaaslanlı’yı getirdi. En son Bahçeşehir Okulları’nda Genel Müdür olarak görev yapan Karaaslanlı, Michigan State Universitesinden Ekonomi ve İstatistik alanlarında Yüksek Lisans derecesi alarak profesyonel iş hayatına Amerikan Merkez Bankası’nda başladı. 2001-2005 yılları arasında bu bankanın Kansas City ve Boston birimlerinde Ekonomist olarak görev yaptı. Türkiye’ye döndükten sonra, Vodafone Türkiye Finans bölümünde yöneticilik görevlerinde bulundu. Provus Bilişim A.Ş’de Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışan Devrim Karaaslanlı, evli ve bir çocuk babası olup iyi derecede İngilizce biliyor.

    Eğitimin Türkiye’deki lideri olan Doğa Okulları’na katılmaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getiren Karaaslanlı, “Doğa Okulları, bugün, ürettiği eğitim modelleriyle dünyada birçok kurumun örnek aldığı bir okul. Ben de bu büyük ailenin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. Doğa Okulları’nı diğer eğitim kurumlarından ayıran en temel özelliği; eğitimde klasik kalıpları yıkarak modern, vizyoner modeller hayata geçirmesi. Bu anlamda sorumluluğum elbette ki çok büyük. Bunun bilinciyle hareket ederek ülkesine ve değerlerine bağlı, sorgulayan, donanımlı liderler yetiştirmeye devam edeceğiz.” dedi.