Etiket: Okullarda

  • Okullarda Afet Eğitim Programı

    İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Sakarya’da bulunan okullarda öğrencilere yönelik Afet Bilinci Eğitimleri programı uyguluyor. Eğitim öğretim yılının birinci döneminde başlayan ve ikinci yarıyılında da devam eden eğitimlerden biri de Sabihahanım Ortaokulu’nda düzenlendi.

    AFAD Sivil Savunma Uzmanı İsa Demirci ile Arama Kurtarma Teknisyeni Bülent Doğru’nun katıldığı Sabihahanım Ortaokulu’nda düzenlenen eğitim programında öğrencilere afetler karşısında neler yapmaları gerektiği konusunda ayrıntılı bilgiler sunuldu. Özellikle deprem anında öğrencilerin (Çök-Kapan-Tutun) yaşam üçlüsünü unutmayarak, bulundukları ortamda sıra veya sağlam bir nesnenin kenarına çökmelerini, yere kapanmalarını ve sıkı bir şekilde tutunmalarını söyleyen AFAD uzmanları, ilk sarsıntının ardından ise öğretmenlerinin eşliğinde okul binasını kısa sürede terk etmelerini ifade ettiler.

    Afetlere karşı yapılması gerekenleri slaytlar eşliğinde anlatan AFAD uzmanlarının ilkokul ve ortaokul öğrencilerini kapsayan “Afet Bilinci Eğitimi” programı planlanan okullarda Mayıs ayı sonuna kadar devam edecek.

  • Vali Odabaş Okullarda İncelemelerde Bulundu

    Bayburt Valisi Yusuf Odabaş, il merkezinde bulunan 75. Yıl ortaokulu, Kaleardı ilköğretim okulu, İmam Hatip Erkek ortaokulu, TOKİ Şair Celali ortaokulu, Cem Nuri Başgül ilk ve ortaokulu ile İmam Hatip lisesi yanında tadilat çalışmaları devam eden Erkek Kuran Kursunda incelemelerde bulundu.

    Okul müdürleri ve öğretmenler bir araya gelen vali Yusuf Odabaş, okullar hakkından bilgi aldı. Son olarak tadilat çalışmaları devam eden İl Müftülüğüne bağlı erkek Kuran Kursunda incelemelerde bulunan vali tadilat çalışmalarının bir an önce tamamlanarak, Kuran Kursunun eğitime açılabilmesi için çalışmaların hızlı bir şekilde devam ederek inşaatın bir an önce bitirilmesi gerektiğini vurguladı.

  • Okullarda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Anlatılıyor

    Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülmekte olan Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi (ETCEP), İzmir Yerel Toplumsal Seferberlik Kampanyası ile devam ediyor.

    Proje çerçevesinde İzmir’deki 2 bin 380 öğrenci ve 59 öğretmenin “Mesleğin cinsiyeti olur mu?”, “Dilimizin cinsiyeti var mı?” gibi öğrencileri düşünmeye ve üretmeye yönlendiren interaktif etkinliklerle eğitim ortamlarında toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığının arttırılması hedefleniyor. Proje kapsamında gerçekleştirilen çeşitli etkinliklerle birlikte öğrencilerin yaptığı çizimler, kalıp yargılar ve toplumdaki kadın ve erkeklerin maruz kaldığı eşitsizliklere dikkat çekti.

    Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim ortamlarında kız çocuklar ve erkek çocuklar arasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını amaçlıyor. Projenin Trabzon’da başlayan Yerel Toplumsal Seferberlik Kampanyası, İzmir’de devam ediyor. Kampanya süresince İzmir’deki Batıçim İlkokulu, Güzelyalı Ortaokulu, Bornova İmam Hatip Anadolu Lisesi ve Özel İzmir Amerikan Koleji’nde çeşitli faaliyetler gerçekleştiriliyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı okul standartlarının geliştirilmesi çalışmalarının da yapıldığı projede ilk olarak Güzelyalı Ortaokulu ve Özel İzmir Amerikan Koleji’nde çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Güzelyalı Ortaokulu’nda rehber öğretmenler eşliğinde gerçekleştirilen Fikir Otobüsleri etkinliğinde, “Ailenin reisi babadır”, “Meslek seçiminde cinsiyetin önemi yoktur” önermelerini tartışan öğrenciler, ailede bireylerin eşit olması gerektiğini söyledi. Öğrenciler, bir erkeğin iyi bir sanatçı, bir kadının da bilim insanı olabildiğini, cinsiyet ayrımı olmaksızın herkesin istediği mesleği yapabileceğini ifade etti.

    Güzelyalı Ortaokulu’nda gerçekleştirilen bir diğer etkinliğe katılan ortaokul öğrencileri, öğretmenlerinin verdiği bilgiler doğrultusunda toplumsal cinsiyet eşitliğinin nasıl olması gerektiğini çizimlere yansıttı. Bir öğrenci, bir kız öğrencinin resmini çizerek, yanına “Bu Gülsena. O erkek smaçörler gibi smaç vurmak istiyor. Kas yapmak istiyor ama utanacağı için ve erkek gibi olmuşsun diyecekleri için yapmıyor. Gülsena gibi olmayın, hayatınızı yaşayın” yazarken, bir erkek öğrenci de “Bu Eren. Evde temizlik yapmaktan hoşlanıyor. Çünkü temizlik yapmak kız işi değildir” ifadesine yer verdi.

    REKLAMLARA DİKKAT

    Pilot okullardan Özel İzmir Amerikan Koleji’nde öğrenciler, proje çerçevesinde animasyon, video sunumlar ve kolaj çalışmaları hazırlayarak sundular. Öğrenciler, çocukların cinsiyet ayrımcılığı olmadan yetiştirilmesi gerektiğini ifade ederken, reklamlardaki eşitsizliğe dikkat çekti. Özellikle temizlik ve alışveriş reklamlarının kadınlara yönelik olduğunu, kadınların yaşamının üstü kapalı bir şekilde evle sınırlanmak istendiğini çeşitli reklamları örnek göstererek belirten öğrenciler, bu konuda toplumda olumsuz bir algı oluştuğunu ve bu algının kırılması gerektiğini söyledi. Daha sonra “Kadın olmak ve erkek olmak ne demek” ve “Masallardaki toplumsal cinsiyet eşitliği” konularında drama çalışmaları gerçekleştirildi.

    Pilot okullardan Güzelyalı Ortaokulu’nun Müdürü Özcan Bakır, Millî Eğitim Bakanlığı’nın başlattığı bu projenin önemli bir kıvılcım olduğuna dikkat çekerek, “Gelişmiş toplumların tamamında kadınların çok daha fazla ön planda olduğunu görüyoruz. Bu tarz projelere bu yaşlarda başlamak çocuğun bakış açısını geliştirmede çok önemlidir” dedi.

    İzmir Özel Amerikan Koleji Müdürü Didem Erpulat ise, proje çerçevesinde okullarında çeşitli etkinlikler gerçekleştirildiğini ancak proje bittikten sonra da öğrencilerin bu konudaki hassasiyetlerinin devam etmesi için çalışmalar yapacaklarını belirterek, “Toplumda cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi için ilk adımın okullarda atılması çok önemli. Bu çocuklar da büyüyecek ve yeni nesli yetiştirecek. O nedenle şimdiden çocukların bu eşitliğin sağlanmasında ve devam ettirilmesinde eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekiyor. Sadece onların değil aslında ebeveynlerinin ve öğretmenlerinin de farkındalığının artırılması çok önemli” diye konuştu.

    ETCEP kapsamında Özel İzmir Amerikan Koleji’nde toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili öğretmen ve velilere yönelik bir sunum yapan Psikiyatrist Prof. Dr. Yankı Yazgan, kadınların sağlıkla ilgili ihtiyaçlarının karşılanmasında dahi bir eşitsizlik olduğunu söyleyerek, “Sosyal cinsiyetçi ayrımcı yaklaşımların sonucu olarak kadınlar gelişim fırsatlarından eşit ölçüde yararlanamaz. İnsani kaynaklardan yoksun kalır. Etkisi kuşaklar boyu süren travmatik etki yaratır. Toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili mücadelede çare zahmete katlanmak, emek vermek, insana değer vermek, hayatın içinde beraber olmak, yol arkadaşlığı yapmaktır” dedi.

    10 PİLOT İLDE 40 OKULDA

    Proje iletişim faaliyetleri kapsamında öğretmenlere kampanya uygulamalarında yol gösterici olmak üzere hazırlanan “Okul Temelli Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kampanya Kılavuzu”ndan yararlanıldı. Kılavuz Türkiye genelinde benzer faaliyetler gerçekleştirmek isteyen öğretmenlerin yararlanabilmesi için proje web sitesinde de paylaşıldı. 10 pilot ilde ve 40 okulda gerçekleştirilmekte olan projede binlerce öğrenciyle yapılan etkinliklerin yanı sıra farklı seminer çalışmalarıyla yaklaşık 2 bin öğretmene eğitim veriliyor.

  • Bilecik’te Okullarda Süt Dağıtılmaya Başlandı

    Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca ortaklaşa yürütülen ’’Okul Sütü Akıl Küpü’’ projesi kapsamında Bilecik’teki okullarda okul sütü dağıtımına başlandı.

    Bilecik İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, Bilecik İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Hacı Dursun Yıldız, Bilecik İl Sağlık Müdürü Yasin Yılmaz, Bilecik İl Halk Sağlığı Müdürü Ömer Balcı, Bilecik İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Coşkun Bakırtaş ve 700. Yıl İlkokulu/Ortaokulu’nun Okul Müdürü Adem Aydın, ’’Okul Sütü Akıl Küpü’’ projesi kapsamında 700. Yıl İlkokulu/Ortaokulu’nda öğrencilere süt dağıttı. Sınıflara süt dağıtırken öğrencilere bol bol sütün faydalarını ve önemini anlatan Bilecik İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Hacı Dursun Yıldız, “Sağlıkla yaşam için, gazlı içeceklerden vazgeçin. Et, peynir, yumurta yiyin. Süt için, süt için”, dörtlüğünü sınıflarda tahtaya yazıp öğrencilerle birlikte okudu.

    İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak ise süt dağıtımında velilere gönderilen izin dilekçesiyle öğrencilere süt dağıtımı gerçekleştirildiğini söyledi.

    Konuşmanın ardından Yıldız, İl Sağlık Müdürü Yasin Yılmaz, Halk Sağlığı Müdürü Ömer Balcı, Milli Eğitim Müdürü Altınkaynak ve Müdür Yardımcısı Coşkun Bakırtaş ile Okul Müdürü Adem Aydın, öğrencilere süt dağıttı.

    Öğrenciler, “Sağlık için süt için” sloganıyla dağıtılan sütleri içerken, il genelinde bulunan 75 okulda 12 bin 700 öğrenciye Pazartesi, Çarşamba, Cuma günleri haftanın üç günü süt dağıtımı yapılacağını öğrenildi.

  • Bakan Avcı: “Çocuklarımızı Misafir Öğrenci Olarak Sorunsuz Okullarda Eğitime Alıyoruz”

    Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, terör olayları nedeniyle eğitimleri sekteye uğrayan öğrencilerle ilgili, “Biz hemen e-okul sistemine ‘misafir öğrenci’ butonu koyduk. Mesela Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki öğrencilerimiz, Diyarbakır’ın diğer okullarında misafir öğrenci olarak veya kayıtlarını oraya alarak eğitimlerine devam etti. Bu çocuklarımızı misafir öğrenci olarak sorunsuz okullarda eğitimlerine devam edecek şekilde eğitime alıyoruz” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan “Neler Oluyor” programına konuk oldu. İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularını cevaplayan Avcı, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Avcı, terör olayları nedeniyle öğrencilerin eğitimlerinin aksamaması için gerekli çalışmaların yapıldığını dile getirdi. Sorunlu bölgelerdeki öğrencilerin terör olaylarının yaşanmadığı yerlere misafir öğrenci olarak gittiklerini ya da kayıtlarını o okullara aldırabildiklerini belirten Avcı, “Biz hemen e-okul sistemine ‘misafir öğrenci’ butonu koyduk. Mesela Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki öğrencilerimiz, Diyarbakır’ın diğer okullarında misafir öğrenci olarak veya kayıtlarını oraya alarak eğitimlerine devam etti. Bu çocuklarımızı, misafir öğrenci olarak, sorunsuz okullarda eğitimlerine devam edecek şekilde eğitime alıyoruz. Yarıyıl tatili sırasında Silopi, Cizre ve Sur’daki 8. ve özellikle 12. sınıftaki öğrenciler telafi eğitimi aldı. Bu çocuklar sadece telafi eğitimi almadı; sağlık kontrolünden geçirildiler, psiko-sosyal destek aldılar, her öğrenciye 250 TL harçlık verildi, temel ihtiyaçları karşılandı. Bu durumda olan 12 binin üzerinde 12. sınıf öğrencimiz destek aldı. Silopi’de yerinde eğitime başladık. Silopi’de 30 binin üzerinde öğrencimiz eğitimlerine devam ediyor. Eğitim alamadıkları dönemler için de hafta sonlarında, ders sonlarında telafi eğitimi alacaklar” ifadelerini kullandı.

    “83 TANE AĞIR HASARLI OKULUMUZ VAR”

    Terör olayları nedeniyle zarar gören okulların hemen tamir edildiğinin, kullanılamayacak hale gelen okulların ise yenisinin yapılması için çalışmaların başladığının altını çizen Avcı, “Hafif zararlı veya orta zararlı okullarımızı hemen tamir ediyoruz. Onlar bugün yakıyorlar, biz hemen çalışıyoruz, tamir ediyoruz. Buradan, öğretmenlerimizin ve öğretmenlerimizin güvenliği için, canlarını ortaya koyarak mücadele veren güvenlik güçlerimize çok teşekkür ediyorum. Okullara gündüz molotof kokteyli atılıyor, gece hemen ekiplerimiz gidiyor, gereken tamiri yapıyorlar. 83 tane ağır hasarlı, kullanılamayacak halde okulumuz var. Ama bunların tadilatları için hemen ihaleler yapılıyor. Gerekirse bunlar yıkılarak yenilerini yapıyoruz. Daha önceden de, 5-6 Ekim olaylarında aynı şeyleri yapmışlardı, o okulların tamamını 60 milyon TL harcayarak inşa ettik” diye konuştu.

    “EĞİTİMDE FİZİK TAMAM, ŞİMDİ SIRA KİMYADA”

    Eğitim sisteminin gelişen teknolojiye, hayat şartlarına ayak uydurması gerektiğini vurgulayan Bakan Avcı, “Teknoloji değişiyor, hayat değişiyor, eğitim öğretim teknikleri değişiyor, dünya değişiyor ve bizim 30 yıl, 20 yıl, 10 yıl öncesinden kalan ders kitaplarımızla, eğitim malzemelerimizle, eğitim öğretim tekniklerimizle bu işi sürdürmemiz doğru değil. Bunların çağın ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirilmesi lazım. Eğitimde müthiş bir demokratikleşme gerçekleşti. Üniversite öğrencileri bile kılık kıyafetleri yüzünden okullarına gidemiyorlardı, bunu kaldırdık. Bütün okullarımızda, öğretmenlerimizde, öğrencilerimizde, herhangi bir kısıtlama olmaksızın, temel insan haklarına müdahale sayılabilecek yasakları kaldırarak, eğitimin öğretimin önünü açtık. 4+4+4 uygulamasıyla çocuklarımızın önündeki seçenekleri geliştirdik. Her çocuğumuzun, kendi ilgi alanına, yeteneğine göre eğitim almasının önünü açtık, seçmeli derslerin sayısını arttırdık. Eğitimde fizik tamam, şimdi sıra kimyada” değerlendirmelerinde bulundu.

    “92 SAHTE DİPLOMALI ÖĞRETMEN TESPİT EDİLDİ”

    Sahte diplomalı öğretmenler konusuna da değinen Avcı, yapılan araştırmalar sonrasında 92 tane sahte diplomalı öğretmen tespit edildiğini söyledi. 117’ye yakın şüpheli istifanın da olduğunu belirten Bakan Avcı, şöyle konuştu:

    “Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor ama bunun öğretmen camiamızı tedirgin etmesinden de rahatsızım. Rehberlik ve Denetleme Başkanlığımızın yaptığı araştırmalar sonucunda, bugün itibariyle 92’yi bulan öğretmenin, aslında sahte diplomalarla atamasının yapıldığı tespit edildi. Adaylar KPSS’ye giriyor, KPSS’den bir puan alıyor, sonra alan sınavlarına giriyorlar, bunların karmasından oluşan bir puan üzerinden atamalar yapılıyor. Bu 92 öğretmenin hemen hemen tamamı şöyle: Aslında diyelim biyoloji öğretmeni ama biz biyolojiden çok fazla atama yapamıyoruz, orada doluluk oranımız yüksek, yani biyoloji öğretmeni olarak atanma şansı daha düşük. Buna mukabil özel eğitim öğretmenliği yani engelli çocuklarımızın eğitimiyle ilgili, bu alanlarda da çok açığımız var, hangi alanda daha çok alım yapılıyorsa, bir şebeke diyor ki, ‘senin biyoloji öğretmeni olarak atanma şansın çok yok, gel ben sana diploma uydurayım, seni bir özel öğretim bölümünden mezun olmuş gibi göstereyim’ diyor. Aslında biyoloji öğretmeni ama müracaatını özel eğitim öğretmeni gibi yapmış sahte diplomayla. Bir defa evrakta sahtecilik var, başkalarının hakkına tecavüz eden var. Şimdi bu 92’nin dışında, 117’ye yakın şaibeli istifa var, bunlar da araştırılacak. Bu konularda herhangi bir şekilde sorunu olmayan öğretmenlerimizin tedirgin olmasını gerektirecek hiçbir şey yok.”

    AĞUSTOSTA ATAMA YOK

    Bundan sonra bütün atamaları şubat ayında gerçekleştirmek istediklerini kaydeden Avcı, “Biz artık bütün atamaları şubata endekslemeye çalışıyoruz, bu ağustosta atama olmayabilir. Bizim bu dönemde yaptığımız çok olumlu çalışmalardan bir tanesi de özel eğitimin payını arttırmamız. Bu dershanelerin dönüştürülmesi süreci de bu amaçla yapıldı” dedi.

    “ÖDEV DOZUNDA VERİLİRSE ÇOCUK İÇİN FAYDALI OLUR”

    Bakan Avcı, öğrencilerin ev ödevleriyle çok fazla yorulmaması gerektiğini dile getirdi. Yarıyıl tatilinde öğrencilere ev ödevi vermeyen öğretmenlere ve tatilde çocuklar için etkinlikler düzenleyen belediyelere teşekkür eden Avcı, şunları ifade etti:

    “Ödev, eğitimin önemli bileşenlerinden biri ama bunun bir dozu var. Ödev, sınıfta yapılması gerekenlerin, evde yapılır hale getirilmesi demek değildir. Eğitimde okulda, sınıfta yapılacak şeyler vardır, onlar orada yapılır ve orada biter, daha sonra eve taşınmaz. Evde çocuk ayrıca yarınki dersi için veya o gün gördüğü dersin tekrarı için ufak tefek araştırmalara, alıştırmalara yönlendirmelidir ama bunun bir dozu vardır. Çocuğun dinlenmeye de, oynamaya da, sosyalleşmeye de ihtiyacı var. Eğer biz sınıfta yapmamız gereken şeyleri eve taşırsak, bir süre sonra evde veliler ödev yapmaya başlıyor. Kaldırdığımız performans ödevleri tam bu hale gelmişti. Hatta okulun karşısındaki kırtasiyelerde hazır performans ödevleri satılmaya başlanmıştı. Bunu yasakladık ama ödev dozunda, uygun şekilde verilirse çocuk için faydalı olur. ‘Yarıyıl tatilinde ödev vermeyin’ dedik. Pek çok okulumuz, öğretmenimiz buna uydular, çok teşekkür ederim. Çocuklarımız tabi ki sevdikleri kitapları okusunlar, sinemaya gitsinler, tiyatroya gitsinler, müzeleri dolaşsınlar. Bazı belediyelerimiz bu konuda bize çok büyük destek çıktılar. Erzurum, Konya, Bursa Büyükşehir Belediyeleri olağanüstü programlar yaptı. Çocuklar için satranç turnuvaları düzenlediler, müzelere götürdüler, hatta Konya Belediyesi Avrupa’ya bile tur düzenlemiş. Erzurum’da çocuklarımızı kayağa götürdüler. Bazı ilçe belediyelerimiz de çok güzel programlar düzenlemiş. Dolayısıyla ödev dozunda olacak, çocukları, aileleri bezdirmeyecek, okulu daha çok sevdirecek.”

    “310 BİN SURİYELİ ÖĞRENCİYİ EĞİTİME ALDIK”

    Suriye’den gelen eğitim çağındaki çocukların yarısının eğitim imkanına kavuştuğunu ifade eden Avcı, Avrupa Birliği’nin bu konuda 3 milyar dolar yardım paketi hazırladığını belirtti. Bir öğrencinin eğitim masrafının 3 bin 250 TL olduğunu ve Türkiye’de eğitime alınmayan 310 bin civarında Suriyeli çocuğun bulunduğunu kaydeden Bakan Avcı, “Suriye’den gelen eğitim alma çağında olan çocukların sayısı yaklaşık 620 bin ama bu kayıtlılar üzerinden yaptığımız bir hesaplama. Bu 620 binin 310 binini bugün itibariyle eğitime almış durumdayız. Ya geçici barınma merkezlerinde, kamplarda açtığımız okullarda, ya kendi okullarımızın öğleden sonraki bölümlerinde veya onlar için yapılan prefabrik okullarda veya bazı STK’ların ve belediyelerin imkanlarıyla biz bu çocuklarımızın 310 binini eğitiyoruz. Avrupa Birliği’nin Londra’da yapılan konferansının amacı şuydu; ‘Avrupa Birliği olarak 3 milyar dolar bir yardım paketi hazırlayalım da Türkiye’nin yükünü paylaşalım.’ Biz kendi adımıza Milli Eğitim Bakanlığı olarak ‘biz ne yapıyoruz ve AB olarak yardımda bulunmak istiyorsanız siz ne yapmalısınız’ bu çerçevede bir hazırlık yaptık. Biz devlet okulundan özel okula geçen öğrencilerimize 3 bin 250 TL destek veriyoruz. Bizim devlet olarak bu çocuk için devlet olarak yaptığımız harcama 3 bin 250 TL, o özel okula gittiği zaman devletin üzerinden bu yük kalkıyor, biz de bu miktarı ona veriyoruz. 3 bin 250 TL’yi çarpın 620 bin öğrenciyle. ‘Bir öğrenciyi daha sen eğitim sistemine al’ diyorsan bunun bedeli 3 bin 250 TL. Bir AB ülkesinin büyükelçisi ziyaretime geldi, ‘Siz eğitimde olağanüstü başarılar sergiliyorsunuz, 310 bin çocuğu eğitime aldınız, bunu hiçbirimiz yapamazdık, bu Avrupa’da bazı küçük ülkelerin bütün öğrenci nüfusu kadardır, siz bunları gönüllü eğitiyorsunuz’ falan dedi. Dedim ki, ‘Sayın büyükelçi iltifatlarınız için çok teşekkür ediyorum ama artık bizi alkışlamayın, şimdi biraz da biz sizi alkışlamak istiyoruz.’ Alkışlanmak istiyorlarsa yapacakları çok açık, 620 bin kayıtlı öğrenci adayı var” şeklinde konuştu.

    Yeni atanan öğretmenlerin 4 aylık oryantasyon eğitimi boyunca maaş alabileceklerini söyleyen Bakan Avcı, bu eğitimi kendi talepleri doğrultusunda yaşadıkları ya da atandıkları şehirlerde alabileceklerini ifade etti.

    “2 BİN 705 ENGELLİ ÖĞRETMEN ATAMASI YAPTIK”

    “2003 yılından bugüne kadar 2 bin 705 engelli öğretmen ataması yaptık” diyen Bakan Avcı, “Son 3 yılda da müracaat eden bütün engelli öğretmen adaylarının atamasını yaptık. Mesela 100 tane kontenjan açılıyor, biz 150 tane aldık. Onların da kendi puan sistemleri var, yani ‘ben engelliyim, beni açıktan alın’ olmuyor. Bir sınava giriyorlar, onların da puanları var, bu puanlar üzerinden son 3 yılda müracaat eden adaylarımızın hepsini görevlendirdik” ifadelerini kullandı.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın en büyük kamu kuruluşu olduğunu vurgulayan Avcı, ayrıca hafızası çok güçlü, kurumsal kimliği çok gelişmiş bir kurum olduklarının altını çizdi. Bakan Avcı, program sırasında izleyicilerden çok fazla soru geldiğinin hatırlatılması üzerine, öğretmen adaylarının atama ve yerleştirme üzerine merak ettikleri soruların cevaplarını Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinden alabileceklerini söyledi.