Etiket: Okulda

  • Öğrencinin üzerine okulda dolap devrildi

    Antalya’nın Korkuteli ilçesinde üzerine dolap düşen öğrenci yaralandı. Yaralı öğrenci yoğun bakımda tedavi altına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, Osman Önal İlkokulu 2’nci sınıfta okuyan Yasin Alkan’ın (7) üzerine okulda kitap dolabı devrildi. Ağır yaralanan çocuk, öğretmenlerinin ihbarıyla okula gelen 112 acil servis ekibi tarafından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Minik Yasin’in yoğun bakımda tedavisinin devam ettiği bildirildi.

    Yasin’in durumu hakkında açıklama yapan Korkuteli İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmet Yıldız, “Şuna minik Yasin, yoğun bakım ünitesinde tutuluyor. Doktorların açıklamasına göre pazartesiye kadar uyutulacak. Şu an kafasında kanama yok. Tedavisi devam ediyor. Net sonuç pazartesi belli olacak. Biz de ailesini hastanede ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerimizi ilettik” dedi.

  • Sorumluluk alan çocuklar okulda başarıyı yakalıyor

    Özel Ümit Hastanesi Uzman Psikoloğu Seda Gün Namal, çocuğun gelişiminde yaşına göre verilen sorumlulukların okul döneminde de kendisine fayda sağlayacağını belirtti.

    Çocukların okula uyum süreci hakkında konuşan Uzman Psikolog Seda Gün Namal, ailelerin de bu sürece hazır olmalarının önemine değindi. Namal, “Çocuğun okula uyum süreci, ailenin okula bakış açısı ve çocuğa hissettirdikleri ile çoğunlukla doğru orantılıdır. Bununla birlikte nasıl bir ebeveyn rolü üstlendiğimiz de çocuğun okula başlama sürecini etkiliyor. Koruyucu ve sağlıklı bağlanamayan ebeveynler, çocuklarını bırakacakları zamanı düşündüklerinde gerilim yaşıyorlar. Bu sürede çocuğa destek olmayı aksatıyor olabiliyorlar. Çocuğun da kaygılı ve bağımlı olması kaçınılmaz bir hale geliyor” dedi.

    “Çocuğun okul sürecinde onu neler beklediği net ifadelerle paylaşılmalıdır” diyen Namal, ailelere şu önerilerde bulundu:

    “Okula hazırlık sürecinde alışverişe çocuklarla birlikte çıkılmalı ve mutlaka okula giriş ve çıkışta belli saatlerde onu bırakmaya ve almaya geleceği söylenmeli. Tüm gün okulda beklemek çocuk açısından ilk 1-2 gün dışında sakıncalı olabilir. Ebeveynler, çocuğun okulda olduğu sırada herhangi bir etkinliğe katılacaksa bu konu hakkında çocuğa bilgi verilmemeli, onun yanında konuşulmamalıdır. Çünkü kendisi okuldayken anne ya da babasının eğleneceğini düşünebilir ve okula gitmeyi ceza gibi algılayabilir. Vedalaşmalar uzun sürmemeli ve net olunmalı. Gizlice ebeveynler okuldan ayrılmamalıdır. Çocukta sıkıntı, ağlama, sinirlilik, uykusuzluk, baş ağrısı, mide bulantısı, iştahsızlık gibi belirtiler görülebilir. Tepkiler okul saatleri yaklaştığında daha da artar. Bu şikayetler en sık okulların açıldığı zamanlarda yaşanır. Okul yöneticileri, öğretmen, aile ve rehber öğretmen eşliğinde güvene dayalı bilirkişi kurularak gerilim azaltılabilir. Altından kalkılamazsa, istikrarlı ve şiddetle devam ederse bir uzmandan destek alınabilir.”

    “Çocuğun yaşına uygun sorumluluk verilmeli”

    “Çocuk doğduğu andan itibaren gerekli olan gelişimine uygun olan sosyal beceri ve öz bakımını sağlayabilir” diyen Gün Namal, bu gelişim süreçleri hakkında, “Oyun çağından okul çağına geçmekte olan çocuk, geçmiş gelişim dönemlerinde gelişimine uygun sorumlulukları üstlenememişse onun için okula başlangıç ve sonrası süreç stresli geçebilir. 4 yaşından itibaren sorumluluk bilinci geliştirilmeli. Oyuncaklarını toplamak, el-yüz yıkama, diş fırçalama gibi bazı sorumlulukları yerine getirebilir. Mutfağa bardağı götürebilir ya da yatağı toplarken yardımcı olabilir. Kendi başlarına giyinip soyunmayı becerebilmeli, okula, servise yetişme gibi zamana bağlı aktivitelerin bilincinde olmalı, gereğini yapabilmelidirler. Giyinip soyunması, yemeğini yemesi için yeterli zamanı sağlayıp, bu sorumluluklarını yapmasına fırsat vermelisiniz. Hazırlıkları son dakikalara bırakıp, geç kalmasın diyerek ‘bu sefer de ben giydireyim, ben yedireyim’ derseniz bu becerilerin kazanımı geç yaşlara kayacaktır. Bu yaşlarda evcil bir hayvanın bakımını üstlenip, sorumluluğunu alabilir. Odasını, masasını düzenli tutmak, yardımsız banyo yapmak gibi eylemler 8-9 yaş çocuğunun sorumluluklarındandır. 8-12 yaş aralığında çocuklar okulla ilgili tüm sorumluluklarını alabilmelidir. Uyarmadan derslerini yapmalı, okul saatinin bilincinde olmalıdır” ifadelerini kullandı.

    12-13 yaşlarında ise çocukların okulla ilgili tüm görevlerini tek başına yürütebileceğini söyleyen Gün Namal, “Çocuk bu yaşlarda sinema, tiyatro, kütüphane gibi ortamlarda nasıl davranılacağını bilmeli, arkadaşlarıyla buralara gidebilmeli, ufak tefek alışverişleri yapabilmelidir. İlgilerini keşfetmiş olmalı, kendine uygun hobileri yapmaya çalışılmalıdır” diye konuştu.

  • 10 okulda 500 öğrenciye değerler eğitimi verildi

    Hakkari Belediye Başkanlığı tarafından 10 okulda 3-12 yaş grubu 500 çocuğa değerler eğitimi verildi.

    Hakkari Belediye Başkanlığı Çocuk Oyun ve Kültür Merkezi projesi kapsamında çocuklarda değerleri davranışa dönüştürmek ve öğrencilerin olumlu kazanımları elde etmelerini sağlamak amacıyla verilen değerler eğitiminde bu hafta içinde 10 okuldan 500 öğrenciye eğitim verildiği belirtildi. Verilen değerler eğitimine olan memnuniyetlerini dile getiren öğrenci velileri ise, bu güzel eğitimden dolayı Hakkari Belediye Başkanlığı Çocuk Oyun ve Kültür Merkezi yetkililerine teşekkür ettiler.

  • Okul servisinde ve okulda çocukları izleyen uygulama

    Çocuklarını okul servisine yollayan ve merak eden ebeveynlere yönelik SchoolBus Tracker isimli uygulama geliştirildi. Ücretsiz olarak indirilebilen uygulama okul servisine binen çocukları anbean ebeveynlerin gözetimine sunuyor.

    Telefonlara yüklenebilen milyonlarca uygulama var ve birçoğu çok farklı amaçlara hizmet ediyor. Bunlardan biri de çocuklarını okul servislerinde izleyebilmelerini sağlayan SchoolBus Tracker (SBT) ve School Attendance Tracker (SAT) isimli uygulama. Kullanıcıların, bu uygulamayı yükledikten sonra okul servisine binen çocuklarının o an nerede olduğunu öğrenebildiği, öğrenci servise bindiği anda ebeveynin telefondan bunu görebildiği belirtildi.

    Uygulamanın, okulların okul otobüsü taşıma sistemlerini verimli bir şekilde kurmasını, izlemesini ve yönetmesini sağladığı belirtirken, ebeveynlerin, çocukların toplanması ve bırakılması (bindi ve indi) noktaları ile alakalı özel bildirimler aldığı, önceden belirlenmiş toplama veya bırakma noktaları hakkında bilgi verdiği söylendi. Güvenlik için parmak izi ve ses tanıma teknolojilerini de kullanıldığı, artı hız kontrolü gibi takip eklendiği ifade edildi.

    Öte yandan, ebeveyn öğrencinin devamsızlığı ve ders durumunu takip edebildiği, ebeveynler öğrencilerin ders notlarını görebildiği, öğretmen ile doğrudan iletişime geçebildiği, okulda gerçekleştirilecek etkinliklerle ilgili bilgi paylaşabildiği hatta öğrencinin okula gitmediği günlerde, öğretmene ’mazaret raporu’ app üzerinden yüklenebildiği açıklandı.

  • Okulda bayılan 6 yaşındaki Rümeysa, 5 aydır hastanede yaşam savaşı veriyor

    Antalya’nın Alanya ilçesinde beyin sapında gelişen tümörün patlaması sonucu hastanede tedaviye alınan 6 yaşındaki kız, 5 aydır yaşam savaşı veriyor. Kızının yanından 1 dakika olsun ayrılmayan anne, iyileşmesi için dua okunmasını istedi.

    Alanya’da yaşayan Hanife ve Mehmet Şahin çiftinin kızı Rümeysa Şahin, beyninde gelişen tümörden habersiz 6 yıl yaşadı. Eğitim gördüğü okulda geçtiğimiz Ocak ayında bir anda bayılıp yere düşen Rümeysa Şahin, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesinde tedaviye alındı. Burada MR (Manyetik Rezonansı) çekilen Rümeysa’nın beyin sapındaki tümörün patladığı tespit edildi. Alanya ve Antalya’daki çeşitli hastanelerde bir süre tedavi gören Rümeysa’ya, daha sonra Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde kemoterapi tedavisi uygulanmaya başlandı.

    “Biraz süre geçtikten sonra tekrar fenalaştı”

    Kızı Rümeysa Şahin’in okulla başlayarak yaklaşık bir buçuk ay eğitim gördüğünü aktaran anne Hanife Şahin, burada ciddi şekilde şiddetli baş ağrısı rahatsızlığı yaşadığını söyledi. Kızının beynindeki tümörün patlamasından dolayı okulda bayıldığını ifade eden anne Şahin, “Kızımın okulda bayılmasını öğretmenleri haber verdi. Bunun üzerine okula giderek kızımızı Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesine götürdük. Kızımı burada yoğun bakıma aldılar. Çekilen MR neticesinde beyin sapında tümör olduğunu öğrendik. Daha sonra Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edeceklerini söylediler. Daha sonra bu hastaneye geldik ve Rümeysa hemen yoğun bakıma alındı. Yoğun bakım servisinde tümörün patlayan kısmını temizlediler. Bir süre sonra beynine şant takıldı. Şanttan sonra biraz iyileşme görüldü. Biraz süre geçtikten sonra tekrar fenalaştı” dedi.

    “Kızımın iyileşmesi için dua okunmasını istiyorum”

    Kızının durumunun ağırlaşması üzerine Akdeniz Üniversitesi Hastanesine getirdiklerini anlatan Hanife Şahin, her geçen gün durumunun kötüye gittiğini belirtti.

    Şu ana kadar iki kez kemoterapi uygulandığını söyleyen Hanife Şahin, tedavilerinin devam ettiğini aktardı. Şahin, “Rümeysa 6 aydır hasta, 5 ayımız hastanede geçti. Sürekli başında kalıyoruz. Ağır durumu devam ediyor. Kızımın iyileşmesi için dua okunmasını istiyorum. Eşim Alanya’da ve diğer çocuğumuzla ilgileniyor. O çalışmak zorunda, ben çocuğumun başından ayrılamıyorum. Ayrılmamam da gerekiyor. Antalya Yardımlaşma Platformu üyeleri bize destek oluyor. Ziyaret ediyorlar, yardımlarını esirgemiyorlar. İhtiyaçlarımızı onların sayesinde alabiliyoruz. Maddi ve manevi desteğe ihtiyacımız var” diye konuştu.