Etiket: Oğuz

  • Kaymakam Çiftçi tarihi Oğuz camisini inceledi

    Kargı Kaymakamı Emre Çiftci Oğuz Köyü’nde bulunan ve 16. Yüzyılda yapıldığı tahmin edinilen tarihi Oğuz Cami’ni ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

    Kaymakam Çiftci’ye cami hakkında bilgiler veren köy muhtarı Mustafa Kader, caminin kimin tarafından yaptırıldığının bilinmediğini belirterek, “Yapı tarzından 16. Yüzyılda yapıldığı düşünülüyor. Osmanlı mimarisindeki tek kubbeli camile gurubundan olan camimizin önünde bir son cemaat yeri vardır. Yapılan restorasyon çalışmalarıyla cami orjinalliğinden uzaklaşmıştır.” dedi.

    Oğuz Köyü Cami’nin Kargı için bir ayrıcalık olduğunu belirten Kaymakam Çiftci, bu gibi tarihi yapıların gelecek nesillere aktarılmasının önemli olduğunu söyledi.

    Daha sonra köy konağında köy halkı ile biraraya gelen Kargı Kaymakamı Emre Çiftci, burada köy muhtarı ve vatandaşların talep ve şikayetlerini dinledi. Mesai saati gözetmeksizin halkın huzuru ve sükuneti için 24 saat çalıştıklarını belirten Kaymakam Çiftci, “Hizmet anlayışımızda mesai saati ve tatil kavramı yok. Sizlerin huzur ve sukuneti için 7 gün 24 saat çalışıyoruz. Sorunlarınızı istediğiniz herzaman bana iletebilirsiniz. Vatandaşlarımız istediği zaman bana ulaşabilirler’’ Şeklinde konuştu.

  • Oğuz Güven 3 yıl 1 ay hapse çarptırıldı

    Cumhuriyet Gazetesi İnternet sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven, sitenin resmi Twitter hesabından atılan “İlk FETÖ iddianamesini hazırlayan Başsavcı Mustafa Alper’i kamyon biçti” tweeti nedeniyle yargılandığı davada 3 yıl 1 ay hapse çarptırıldı. Duruşma sonrası açıklama yapan Güven, mahkemenin kararını komik olarak nitelendirdi.

    Cumhuriyet Gazetesi’nin internet sitesi Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven’in ‘Terör örgütünün propagandasını yapmak’ ve ‘Terör örgütlerinin yayınlarını basmak veya yayınlamak’ suçlarından yargılandığı dava karara bağlandı.

    İstanbul 28’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, dava kapsamında bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen sanık Oğuz Güven ve avukatları katıldı.

    Mahkeme heyeti, sanık Oğuz Güven’e bir önceki celse cumhuriyet savcısının esasa dair açıkladığı ve bu duruşmada tekrar ettiği görüşüne karşı bir diyeceği olup olmadığı sordu. Güven, şehit savcının ölümü üzerine internet üzerinde yazılan tüm yazıların kendisinin suçuymuş gibi yorumlandığını belirterek, “Tüm suçum sehven yazılan bir kelimedir. Bu kelime de yayınlandıktan 52 saniye sonra silinmiştir. Tarafıma bir de PKK suçlaması yöneltilmiştir. İnternet sitesinde yayımlamak zorunda olduğum haberlerden de suç isnadı yapılmaya çalışılmaktadır. Gazeteci olarak görevimiz haber yapmak ve paylaşmaktır. Beraatimi istiyorum” dedi.

    İki ayrı suçtan 3 yıl 1 ay hapis

    Kararını açıklayan heyet, sanık Güven’i “PKK/KCK silahlı terör örgütünün bildiri veya açıklamalarını yayınlamak” suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak” suçundan ise 1 yıl 10 ay 15 gün olmak üzere toplamda 3 yıl 1 ay 1 gün hapse çarptırdı. Sanığın kişilik özellikleri ve duruşmalardaki tutum ile davranışlarını göz önünde bulunduran mahkeme, bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığı gerekçesiyle sanığın cezasını ertelemedi.

    “Acı acı gülmek zorunda kalıyorum”

    Oğuz Güven, duruşma sonrası kızı Demet Güven Akyıldız, CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, TGC Yönetim Kurulu üyesi Sibel Güneş ve meslektaşlarıyla birlikte adliyenin karşısındaki meydanda basın açıklaması yaptı. Oğuz Güven, “Komik olarak nitelendiriyorum. Tutuklama kararıma da cezaevine giderken gülmüştüm. Burada bir kez daha acı acı gülmek zorunda kalıyorum. Eksik kelimeyle atılan bir tweet dolayı ceza üstüne ceza yağdırdılar” dedi. TGC Yönetim Kurulu üyesi Sibel Güneş, Oğuz Güven’in cemiyetin yönetim kurulunda olduğunu söyleyerek, tüm tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi. CHP milletvekili Barış Yarkadaş ise, twitterda 52 saniye kalan tweet nedeniyle Güven’in hapse mahkum edildiğini söyleyerek, “Duruşmada karar açıklanırken kronometre tuttum. Mahkeme de mahkumiyet kararını 52 saniyede açıkladı” diye konuştu.

  • Esenlerde helikopter destekli “Oğuz -1” uygulaması

    Esenler Asayiş Büro ekipleri, umuma açık alanlarda helikopter destekli asayiş uygulaması yaptı. Beşiktaş Vodafone Park stadı yanındaki terör saldırısında şehit olan Adem Oğuz’un soyadının verildiği Oğuz-1 uygulamasında, ilçe genelinde şüpheli şahısların yakalanmasına yönelik çalışma yapıldı.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ve Esenler Asayiş Büro ekipleri umuma açık alanlarda helikopter destekli asayiş uygulaması yaptı. Beşiktaş Vodafone Park stadı yanında meydana gelen terör saldırısında şehit olan Adem Oğuz’un soyadının verildiği Oğuz- 1 operasyonu İlçe genelinde gerçekleştirildi. Asayiş uygulamasına ilçe asayiş ekipleri, trafik ekipleri ve önleyici hizmetleri yer alırken polis ekipleri de havadan destek verdi. Esenlerde Karabayır Mahallesi, Fatih Mahallesi, Havaalanı Mahallesi, Oruç Reis ve Turgut Reis Mahalleleri başta olmak üzere ilçe genelinde akşam saatlerinde topluca hareket eden ekipler, ilçede bulunan çok sayıda mekanı ve umuma açık olan alanları denetimden geçirdi. Polis ekiplerinin şüpheli kişilere yönelik Genel Bilgi Tarama (GBT) kontrolleri yaptığı uygulamada, aranan şahıslar, silah ve bıçak taşıyan şüpheliler ile uyuşturucu satıcıları üzerinde durulduğu öğrenildi.

    Çok sayıda iş yerine baskın düzenlendi

    Oruç Reis Mahallesi’nde bulunan Şehit Ali Karahan Caddesi üzerinde çok sayıda iş yeri ve eğlenme merkezine ani baskın yapıldı. Didik didik aranan iş yerlerinin bazılarında bir miktar uyuşturucu ele geçirilirken, araması bulunan şahısların yakalandığı öğrenildi. Çalışma ruhsatı bulunmayan iş yerlerine adli ve idari işlem uygulandı. Öte yandan sabah saatlerinde düzenlenen Narkotik operasyonunun takibinde bu uygulamanın yapıldığı bölgede genel asayişi sağlamak amacıyla bu uygulamaların periyodik olarak devam edeceği öğrenildi.

  • UNESCO Türiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Ocal Oğuz:

    UNESCO Türiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Ocal Oğuz, dünyadaki öğrenen şehirlerin birbirleriyle kurdukları iletişim sayesinde dünya şehri haline geldiklerini söyledi.

    Bolu’da yarın başlayacak olan Uluslararası Köroğlu Festivali kapsamında Bolu Ticaret ve Sanayi Odası’nda “Köroğlu” konulu konferans veren UNESCO Türiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Ocal Oğuz, program sonrasında basın mensuplarının UNESCO’nun öğrenen şehir programı ve kültürel mirasların korunması konularında açıklamalarda bulundu.

    UNESCO’nun pek çok kültür, kültür koruma, diyalog, eğitim ve bilim alanında programı olduğunu ve öğrenen şehirler programının da bunlardan birisi olduğunu belirten Oğuz, “Öğrenen şehirler programının temel amacı, öğrenmenin bir okul dönemi yada bir kurs dönemi olmadığı, öğrenmenin hayat boyu olduğunu vurgulamak ve öğrenilmiş bilgileri daha yaşanabilir daha güvenli, düzenli ve sağlıklı şehirler kurmak için nasıl kullanılabileceğini göstermeye çalışmak. UNESCO’nun öğrenen şehirlerle, şehirlerin sanayinin ve teknolojinin boğduğu mekanlar değil de yaşanılan güzel doğanın, tabiatın, insanın, öğrenilmiş bilginin hayata dokunuşunun sonuçlarınn görülmesini sağlamaya çalışan bir program. Bu programa dayalı olarak dünyada yeni yeni şehirlerimiz varlıklarıyla öğrenen şehir olma yolunda hızla ilerliyorlar” dedi.

    “Bolu öğrenen şehir olma yolunda ilerliyor”

    Türkiye’de öğrenen şehir olarak Konya ve Eskişehir’in olduğunu söyleyen Oğuz, “Şu anda büyükşehir olarak Eskişehir ve Konya öğrenen şehir oldular. Bolu öğrenen şehir olma yolunda hızla ilerliyor. Ve sonuç alacağımızı düşünüyorum. Aynı zamanda dünyadaki bu şehirler birbirleriyle haberleşerek Unesco üzerinden eğitim, kültür, bilim ve iletişim alanlarında pek çok konuda işbirliği yapma imkanlarına kavuşuyorlar ve şehirlerimiz böylece dünya şehri haline geliyor. Bu süreci destekliyoruz ve mili komisyon olarak daha çok şehrimizin öğrenen şehir olması için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Kültürel mirasın korunmasında vatandaş hassasiyeti artıyor”

    Kültürel mirasların korunması konusunda gittikte artan bir hassasiyetinn olduğunu ifade eden Prof. Dr. M. Ocal Oğuz, “Eskiden devlet eliyle bu tür işler yapılmaya çalışılırken şimdi vatandaş sorumluluğu, bilinci ve duyarlılığı gittikçe yükseliyor. Bu hem devlet sorumluluğu hem vatandaş bilincinin daha da artarak kültürel mirasların korunmasına katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Mirasın geri dönüşemez olduğunu, mirasın kaybının telafi edilemez olduğunu, mirasın aynı zamanda bize miras ama gelecek kuşaklar için de emanet olduğu bilincini işlemeye çalışıyoruz. Özellikle somut mirasta daha fazla farkındalık oluştu. Şimdi bu farkındalığı taşınabilir ve kaçakçılığa maruz kalan eserlerimizle ilgili artırmaya çalışıyoruz. Yeni yeni gelişen bir miras alanı olarak somut olmayan miras konusunda da duyarlılığın güçlenmesi için çalışıyoruz. Ama bu hepimizin el birliğiyle çalışmasıyla mümkün olabilecek birşey. Yoksa bir kurumun, kişinin, yapının çözebileceği sorunlar değil bunlar. Hep beraber, mirasın değerli olduğunu, bize atalarımızdan kaldığı gibi bizim de çocuklarımıza geçirmemiz gereken emanet olduğunun bilincini taşımamız lazım” diye konuştu.

  • Ünlü komedyen Umut Oğuz ‘Mıknatıs’ ile kırdı geçirdi

    Komedi film ve dizilerinin vazgeçilmez oyuncusu Umut Oğuz, kendisinin yazıp yönettiği ilk stand-up şovu “Mıknatıs” ile Ayvalıklıları kahkahaya boğdu.

    Ayvalık’taki Açık Hava Tiyatrosu’nu dolduran Ayvalıklılar, Umut Oğuz’un tek kişilik muhteşem şovu ile keyifli bir akşam geçirdi. Stand-up gösteriminde, yaklaşık 2 saat sahnede kalan Umut Oğuz, güncel hayatta yaşanan komik olayları kendine has üslubuyla anlattı. Tek kişilik ücretsiz gösterimde, sanatçı Umut Oğuz sık sık izleyicilerle diyalog kurarak oyuna renk kattı.