Etiket: Öğretmenlik

  • ‘Peygamberlik mesleği öğretmenlik’ konferansı

    Erzurum Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ağırman, İslam dünyasının en büyük probleminin insan yetiştirememek olduğunu söyledi.

    Trabzon Ortahisar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Memur-Sen Trabzon İl Başkanlığı tarafından Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezinde ortaklaşa düzenlenen “Peygamberlik mesleği öğretmenlik” konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Mustafa Ağırman, “Biz 24 saat öğretmeniz. Gelin bize emanet edilen öğrencileri gelecekte dünyayı kurtaracak nesiller olarak yetişmeleri için kendimizi vakfedelim. Eğitim, örenciye bilgi yüklemek ve imtihandan ibaret değildir. Ahlak, sadakat, vefa, saygı, sevgi değerler eğitimini çocuklarımıza aşılayabilmek için Peygamberimizin, ’müjdeleyin korkutmayın, kolaylaştırın, zorlaştırmayın’ metodunu tatbik edelim” dedi.

    İslam’da, savaşta bile insan öldürmenin çok zor olduğunu belirten Ağırman, Peygamber efendimizin savaşlarından örnekler vererek, “Peygamber efendimiz elinde kılıçla savaşan bir peygamber değildi. Peygamberimiz, savaşları düşmanı imha etmek için değil her yönü ile ihya etmek için sefere çıkıyordu. 10 yıllık Medine hayatında 23 kez sefere çıktı. Seferde bile düşmanın kadınlarına, çocuklarına, hayvanlarına, tarlalarına kesinlikle zarar verilmemesini isterdi. Hatta ‘Sizi öldürmek için kılıcını çekmeyen düşmanı öldürmeyin’ diyordu. 23 yılda Türkiye’nin üç katı büyüklüğünde Arap Yarımadası’nı İslamlaştıran bir peygamberin ümmetiyiz” dedi.

    Hazreti Peygamber’in eğitim metodunun iyi anlaşılması gerektiğini ifade eden Ağırman, “ Hz. Peygamberin eğitimin temelinde önce insanı arındırma kazanma ve insan yetiştirme vardır. Bizler Kuran-ı Kerim ve Hazreti Peygamber’in metoduyla insan yetiştireceğiz. İnsanı kazanmaya çalışacağız. Nice değerler var, onları kaybediyoruz. İnsanı esas alacağız. İnsanı arındıracağız, temizleyeceğiz. Anneler, babalar, öğretmenler! Çocuklarımıza, öğrencilerimize, insanlara sık sık hatırlatalım. Peygamber insanlarla birebir ilgilenir. Uzun vaaz, konferans vermez. İnsanın hem maddi, hem de manevi problemiyle ilgilenirseniz etkili olursunuz. Nice öğrencileri ilgisizlikten kaybediyoruz. İlgisizlikten ötürü nice değerleri harcıyoruz. Bu konuda peygamberimizi örnek alamadık. Bizler insanların önce içindeki kötülükleri boşaltıp ondan sonra imanı, Allah inancını doldurmalıyız. İnsanı temizlemeden umre, hac yapmak fayda getirmez” diye konuştu.

    Prof. Dr. Mustafa Ağırman’a konferans sonunda Ortahisar Kaymakamı Numan Hatipoğlu bir plaket verdi.

  • Vali Nayir: Öğretmenlik, kutsal ama fedakarlık isteyen zor bir görev

    Kütahya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, Öğretmenler Günü sebebiyle Ali Güral Lisesi öğretmenlerini ziyaret etti.

    Öğretmenler odasındaki ziyarette İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger de hazır bulundu.

    Öğretmenler gününü kutlayarak, onları tek tek tebrik eden Vali Ahmet Hamdi Nayir karanfil hediye etti.

    Kütahya Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger ziyaretlerinden dolayı Vali Ahmet Hamdi Nayir’e teşekkür ederek tüm meslektaşlarının gününü kutladı. Dülger, “Öğretmenlik bir özveri mesleği. ‘Milletin ruhu maariftir’ diyor Nurettin Topçu. O ruhu ayakta tutan, geleceğe taşıyan tüm arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

    Aileden sonra ilk yol göstericinin öğretmenler olduğunu belirten Vali Ahmet Hamdi Nayir, peygamberlik mesleği olan öğretmenliğin kutsal ve zor bir meslek olduğunu söyledi.

    Öğretmenlerin Türkiye’nin geleceğinin şekillenmesini sağlayan, sevginin ve fedakarlığın birer temsilcisi olduğunu dile getiren Vali Nayir, “Öğretmenlik, meslek içerisindeki en kutsal meslek. Her şeyden önce peygamber mesleği. Anne baba birer öğretmen, yöneticilerimiz birer öğretmen. Dolayısıyla biz çok sayıda öğretmene sahibiz ve öğretmene muhtacız. Dileriz ki sağlık sıhhat içerisinde, güzel günlerde öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz hep bir araya gelmiş, ülkenin geleceğine ait güzel şeyleri paylaştıkları bir ortam oluşmuş olsun. Kutsal ama fedakarlık isteyen zor bir görev. Öğretmenlerimiz tüm bu özellikleri kendisinde barındırabiliyor, feda ve sevgi hislerini kullanabiliyorlar. Yorulmadan, usanmadan emekliliği olmayan bir görevde çalışıyorlar. İnşallah sizler de mesleğinizi memnuniyet içerisinde yapıyorsunuzdur. Yapılan işte başarının ilk şartı işi sevmek olmalı. Eğer sevilmeden bir iş yapılıyorsa başarılı olması mümkün değil. Öğretmenlerimizi kendi işlerini seven kişiler olarak görüyor, görmek de istiyoruz. Yoksa mutlaka eksiğimiz, yeterli olmayan durumlar var. Belki yeterli ilgiyi, itibarı görmediğinizi, hakettiğinizi alamadığınızı düşünüyorsunuz ama yine de bu ülke, gelecek ve çocuklar bizim düşüncesiyle sevmeniz ve güzel bir iş yaptığınızı bilmeniz lazım. Olduğumuz yerlerde olmak isteyen binler, yüz binler, milyonlar var” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Vali Ahmet Hamdi Nayir öğretmenlerle sohbet ederek istek ve arzularını dinledi. (EFE)

  • 15 Temmuz Gazisi, sözleşmeli öğretmenlik mülakatına evinde girdi

    15 Temmuz gecesinde ayağından yaralanan Gazi İsmet doğan, devam eden tedavisi nedeniyle gidemediği sözleşmeli öğretmenlik mülakatına evinde girdi.

    FETÖ’nün darbe girişimi sırasında İstanbul Saraçhane’de iki ayağından vurularak yaralanan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği mezunu Doğan (20), en büyük hayali öğretmenlik için başvuruda bulunmuş fakat Nizip ilçesindeki evinde tedavisi sürdüğü için mülakata katılamamıştı. Milli Eğitim Bakanlığı’nca oluşturulan komisyon, Kick Boks sporcusu olan Doğan’ı evinde ziyaret ederek mülakata aldı.

    Yetkililere teşekkür eden Doğan, 15 Temmuz gecesi darbe girişimini engellemek için arkadaşlarıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi önüne gittiğini söyleyerek, buradaki darbeci askerlere karşı verdikleri mücadeleyi anlattı. Darbeci askerleri halka silah doğrultmamaları konusunda ikna etmeye çalıştığı sırada bacağından G-3 mermisiyle yaralandığını belirten Doğan, doktorların 2 hafta boyunca ayakları üzerine basmaması konusunda kendisini uyardığını ifade etti. Doğan, tedavisi nedeniyle hayalini kurduğu öğretmenlik mülakatlarına katılamadığını ifade etti.

    Komisyon’da yer alan İl Milli Eğitim Müdürü Cengiz Mete de, Gaziantep’in mülakatların gerçekleştirildiği 18 ilden biri olduğunu belirterek, Doğan’a hayırlı hizmetler verebilmesi temennisinde bulundu.

  • Eğitim-iş Genel Başkanı Demir: “Ücretli Öğretmen İle Kamusal Hizmet Olan Öğretmenlik Yapılamaz”

    Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir, “Ücretli öğretmen ile kamusal hizmet olan öğretmenlik yapılamaz” dedi.

    Kırşehir teşkilatını ziyaret eden Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir, çalışanların içerisinde oldukları zorlukları yerinde tespit etmek ve görmek için ziyaretler yaptıklarını söyledi. Hükümetin eğitim alanında yaptığı uygulamaları eleştiren Demir, 3 Mart 1924 tarihinin eğitim devriminde çok önemli olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    “Tevhid-İ Tedrisat bu dönemde yok sayıldı. Cumhurbaşkanı, ‘Ben anayasayı tanımıyorum’ dedi ama herkes yasalara, anayasaya uymak zorunda. Eğitim deyince TBMM’ye sunulan, Milli Eğitim Komisyonu’nda görüşülen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Bazı Kanun Hükmünde Değişiklik Öngören Yasa Tasarısı Meclis’e sunuldu. Bazı değişiklikleri kabul etmek mümkün değildir.”

    Ücretli öğretmen ile kamusal hizmet olan öğretmenliğin yapılamayacağını söyleyen Demir, “Ücretli öğretmen ile kamusal hizmet olan öğretmenlik yapılamaz. Sadece 70 bin öğretmen varken, birçok yerde birleştirilmiş sınıf varken, kendi rakamları ile 120 bin civarında öğretmen açığı varken Ağustos ayında öğretmen ataması yapılmayacak demek eğitimle, eğitim çalışanları ile, 350 bin atanamayan öğretmen ile alay etmektir. Bu durumu kabul etmemiz mümkün değil. Milli Eğitim Komisyonu’ndan Maarif Vakfı diye bir vakıf geçti. Bu vakıf ile Milli Eğitim Bakanlığı by-pas edilerek Maarif Vakfı kuruluyor. Eğitimin devlet gözetiminde ve devlet desteği ile kamusal bir şekilde verilmesi gereğini ifade etmek isterim. Çöken eğitim sisteminin kurtarılma şansı da vardır. Kurtarmak için Cumhuriyetin fabrika ayarlarına dönmek gerekir” dedi.

    Kırşehir’de Milli Eğitim Müdürlüğü ve Valilik biriminin farklı uygulamalarını duyduklarını iddia eden Demir, “Eğitim-İş Kırşehir Şube Başkanı Altan Mucuk, Kırşehir’de genel başkanı temsil görevini üstlenir. Her türlü açıklamayı yapma hakkına da sahiptir. Validen, Milli Eğitim Müdüründen ve diğer güvenlik görevlilerinden icazet alacak değiliz. Vesayet altında sendikacılık yapılmaz. Bunu vali de, Milli Eğitim Müdürü de, güvenlik görevlileri de bilsin. Haksızlıklar yapılırsa Genel Merkezimizi buraya taşıyıp gök kubbeyi de başlarına yıkmayı deneriz” diye konuştu.

  • Özel Çocuklara Arkadaşları Öğretmenlik Yapıyor

    Tokat’ta anaokulu bünyesinde açılan özel eğitim sınıfında “Arkadaşım Öğretmenim” adlı etkinlikle özel eğitim sınıfı çocukları ile diğer normal eğitim gören çocuklar bir araya gelerek model alma ve akran öğretimiyle kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri amaçlanıyor.

    75. Yıl Zübeyde Hanım Anaokulu’nda 3-6 yaş zihinsel engelli çocuklara yönelik olarak özel eğitim sınıfı ve destek eğitim odası açıldı. Okul öncesi kurumlar içinde ilk olma özelliğine sahip olan sınıfta erken çocukluk döneminde özel eğitim konusunda farkındalık kazandırılması amaçlanıyor. Sınıfta iki otizmli iki de zihinsel engelli olmak üzere toplamda dört özel öğrenci eğitim alıyor. Özel eğitim sınıfında “Arkadaşım Öğretmenim” adlı etkinlikle özel eğitim sınıfı çocukları ile diğer normal eğitim gören çocuklar bir araya gelerek model alma ve akran öğretimiyle kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri sağlanmaya çalışılıyor. Akranları ile birlikte aynı sınıfta eğitim alan öğrenciler her geçen gün yeni bir şeyler öğrenmenin heyecanın yaşıyor. Arkadaşlarına öğretmenlik yapan öğrencilerde özel eğitim gören çocuklarla kaynaşarak eğlenceli dakikalar geçiyor. Velileri ise çocuklarının yeni bir şeyler öğrenerek kendilerini ifade etmeye başlamasından dolayı mutlu.

    75 Yıl Zübeyde Hanım Anaokulu Müdürü Sibel Yetkin, özel eğitim olmadan çağdaş eğitim olmaz anlayışıyla okulları bünyesinde 3-6 yaş çocuklarına yönelik olarak destek eğitim odası ve özel eğitim sınıfı açtıklarını söyledi. Özel eğitim sınıfı ve destek eğitim odasının Tokat’ta okul öncesi kurumlar içinde ilk olma özelliğine sahip olduğunu ifade eden Yetkin, “Velilerimize ilimizde bulunan okul öncesi eğitim kurumlarına ve yaygınlaştırma yoluyla ulaşabileceğimiz bölge halkına erken çocukluk döneminde özel eğitim konusunda farkındalık kazandırmaya çalışmaktayız. Aynı zamanda özel eğitim sınıfı öğretmenimiz Hatice Doğu montessori eğitimi de aldığı için sınıf düzenimizi montessori mantığına göre dizayn ederek materyallerini temin ettik. Çocuklarımızın bireysel eğitim planlarını montessori materyalleriyle harmanlayarak eğitimimizi gerçekleştirmekteyiz” dedi.

    ARKADAŞLARININ ÖĞRETMENİ OLUYORLAR

    Özel çocukların erken tanı ve erken eğitimin onların ileriki yaşamlarında ne kadar büyük önem taşıdığını bildiklerini ve bu bilinçle hareket etmeye çalıştıklarını ifade eden Yetkin, “Erken müdahale ile özel çocuklarımızın mevcut işlevleri daha çok kullanılabilir düzeye getirilmiş ve böylelikle daha fazla kaybın önüne geçilmiştir. Okulumuzda eğitim öğretime devam eden normal çocukların özel gereksinimli çocuklarımıza olan bakış açısı değişmiş ve kabul düzeyi artmıştır. Bugün gerçekleştirmiş olduğumuz ‘Arkadaşım Öğretmenim’ adlı etkinliğimizle özel eğitim sınıfı çocukları ile diğer normal eğitim gören çocuklar bir araya gelerek; birlikte öğrenmeleri, eğlenmeleri, birbirlerini sevmeleri ve kabul etmeleri, aynı zamanda özel çocuklarımızın model alma yoluyla ve akran öğretimi ile kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri kısacası mutlu olmaları sağlanmıştır” diye konuştu.