Etiket: Öğretmeni

  • Başkan Karaosmanoğlu, Braille Alfabesi İle Kuran Öğreten Öğretmeni Ağırladı

    Uluslararası Gençlik Merkezinde düzenlediği eğitim programında altı görme engelli vatandaşa Kur’an-ı Kerim öğreten görme engelli olan Dilek Karaca, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nu ziyaret etti.

    Kur’an-ı Kerim eğitimi alan görme engelli kursiyerler için Braille elif-bağ ve Kur’an-ı Kerim temin edilmesinin ardından, Kocaeli Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olan Dilek Karaca’nın öncülüğünde 24 Ekim 2015 tarihinde başlayan Kur’an-ı Kerim eğitimi 30 Ocak 2016 tarihinde tamamlanmıştı. Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Aydınlık’ın eşliğinde gerçekleşen ziyarette kabartma yazılı Kur’an-ı Kerim’i öğrenen kursiyerlerin çok özverili bir çalışma göstererek bu aşamaya geldiklerini söyleyen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Bu başarı ve azim tüm vatandaşlarımıza örnek olmalıdır. İnanıyorum ki bu tamamlanmış eğitim programımız başlangıç olacak ve yayılarak hem ilimizde hem de ülkemizde talep edilen bir proje olacaktır” diye konuştu.

    “Ben halimden memnunum, alıştığım bir hayat tarzım var” diyerek durumuna hep şükür ettiğini söyleyen Dilek Karaca, Edebiyat fakültesini de azmederek ama yılmadan okuduğunu da görüşmede dile getirdi. Liseyi İstanbul Çamlıca Kız Anadolu Lisesi’nde tamamlayan Dilek Karaca, Ardahan’da iki yıl üniversite okumasının ardından yatay geçişle Kocaeli Üniversitesi’nde tahsilini tamamladı. Türk Dili ve Edebiyatı’ndan mezun olduktan sonra formasyon eğitimi alarak 2015 yılında mezun olan Karaca, Milli Eğitim Bakanlığı’nın görme engelliler eğitiminde öğretmenlik yaptı.

    Dilek Karaca, Kur’an-ı Kerim öğretmenin ilk defa bir görme engelli öğrencisi olduğunu bunun yanında kabartma harf bilmemesine rağmen yoğun bir çalışma ile kutsal kitabı öğrendiği söyledi. Harflerin karşılığın da hocasının nasıl seslendireceğini öğretmesi ile başlayan Kuran okuma aşkı bugüne kadar gelmiş. Dilek’in azmine hayran kaldığını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Dilek kardeşimiz engellilerin sorunlarını hakkında çalışmalar yapacak çözümleri konusunda bize bundan sonra tavsiyelerde bulunacak. Dilek artık bizim kızımız oldu. Onun bu çalışma azmi ve gayreti bizleri mutlu ediyor” dedi.

  • Müzik Öğretmeni Evinde Ölü Bulundu

    Antalya’nın Serik ilçesi Yunus Emre Anadolu Lisesi’nde görev yapan Müzik Öğretmeni 37 yaşındaki Kemal Tufan Turgut, evinde ölü bulundu. 160 kilogram ağırlığında olan Kemal Tufan’ın cenazesi tabuta sığmayınca büyük bir tabut bulundu ve pencereden vinçle çıkartılabildi.

    Bugün sabah okula gelmeyen Müzik Öğretmeni Turgut’u defalarca arayan ancak ulaşamayan okul yönetimi, acı haberi eve gönderdiği iki görevliden öğrendi. Turgut’un evine gelen görevliler, genç öğretmeni ölü buldu. Serik Orta mahalle 1017. sokaktaki apartmanın birinci katında yalnız yaşadığı öğrenilen Kemal öğretmenin kalp krizinden hayatını kaybettiği tahmin edilirken, polisin yaptığı incelemenin ardından Turgut’un cesedi, eşya taşımakta kullanılan asansörlü vinç ile çıkartılabildi. Kemal öğretmenin cenazesi, balkona uzatılan asansör vinç sayesinde büyük tabuta koyuldu.

    Öğrenciler, kendileriyle çok iyi iletişim kurduğu belirtilen Müzik Öğretmeni Kemal Tufan Turgut’un ardından gözyaşlarını tutamadı. Genç öğretmenin cesedi, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp’a sevk edildi.

    Okul Müdürü Mustafa Duran, “Kemal öğretmenimiz okula gelmedi. Telefonlarımıza da cevap vermeyince iki arkadaşımı evine bakması için görevlendirdim. Komşusu ile birlikte pencereden girip bakmışlar ancak cesedi ile karşılaşmışlar” dedi.

  • Almanca Öğretmeni, Peteklerini Kontrol Ederken 20 Metreden Düşerek Hayatını Kaybetti

    Rize’nin Pazar ilçesinde yaşanan talihsiz kazada, Ardeşen Fen Lisesi Almanca öğretmeni Burhan Çıkıntıoğlu (54) hayatını kaybetti.

    Pazar Anadolu Öğretmen Lisesinden bu yıl Ardeşen Fen Lisesine tayin olan 54 yaşındaki Almanca öğretmeni Burhan Çıkıntoğlu, bugün ilçeye bağlı İkiztepe Mahallesi Kukulat mevkiinde peteklerini kontrol ederken yaklaşık 20 metreden yuvarlanarak beton yola düştü. Olay yerinde hayatını kaybeden Çıkıntoğlu, otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

  • (Özel Haber) Engel Tanımayan Beden Eğitimi Öğretmeni

    Geçirdiği trafik kazası sonrası tekerlekli sandalyeye mahkum olan Ramazan Sincar, azmi ile herkesi şaşırtıyor. Beden eğitimi öğretmenliği yapan Sancar, azmi ile hem öğrencilerine hem de tekerlekli sandalyeye mahkum olan yüzlerce kişiye örnek oldu.

    İstanbul’da 3 yıldır beden eğitimi öğretmenliği yapan 28 yaşındaki Türkiye Omurilik Felçliler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Ramazan Sincar, geçirdiği trafik kazası sonucu omurilik felci oldu. Kendi kullandığı arabası ile öğrencilerini tebrik için Samsun’a giden Sincar, yorulunca otoyolun cep kısmına girip uyudu. Bir süre sonra arkadan hızla gelen bir otomobil, kontrolünü kaybederek Sincar’ın içinde olduğu araca çarptı. Sincar gözlerini açtığında doktorlar ona omurilik felci olduğunu ve bir daha yürüyemeyeceğini söyledi. Hastanede tedavi görürken ziyarete gelen Sevda Yar ile Ramazan arasında bir ilişki başladı. 1 yıllık hastanede süren tedavinin ardından taburcu olan Ramazan Sincar ve Sevda Yar soluğu nikah masasında aldı. Ramazan Sincar, eşi Sevda’nın da desteğiyle tekrar beden eğitimi öğretmenliğine başlamak istedi. Milli Eğitim Bakanlığı’na başvuruda bulunan Sincar, ardından evine en yakın engelli rampaları olan Füsun Yönder Anadolu Lisesi’nde beden eğitimi öğretmenliğine başladı.

    “HERKESTE ŞAŞKINLIK BELİRTİSİ OLDU”

    Öğrencileriyle beden eğitimi dersinde beraber ısınma hareketleri yapan, masa tenisi oynayan Ramazan Sincar, “Çevremden çok olumu tepkiler alıyorum. Hatta diğer beden eğitimi arkadaşlarım kendilerinden daha iyi beden eğitimi dersi işlediğimi söylerler. Benim öğretmen olduğumu ilk başta anlayamadılar kurul toplantısına girip kendimi öğretmen olarak tanıttığım zamana kadar. Herkeste bir şaşkınlık belirtisi oldu. Gelip dersi nasıl işlediğimi gören öğretmenler ve veliler oldu. Öğrenciler başta tekerlekli sandalye ile nasıl ders işleyecek diye izlenime kapıldılar” dedi.

    “RAMAZAN SEN BİR DAHA YÜRÜYEMEYECEKSİN”

    Kaza sonrası doktoru ile konuştuklarının aklından çıkmadığını belirten Sincar, “Doktorların bana söylediği tek kelime; ‘Ramazan sen bir daha yürüyemeyeceksin’. Benim çok aktif bir hayatım vardı, yürüyemeyecek olmam beni çok düşündürüyordu. O süreçte küçük bir psikolojik tramvay geçirdim ama kendim bunun üstesinden gelmem gerektiğini düşündüm. Her engellinin uğraşması gereken mutlaka bir iş olmalı. Eve kapanıp üstesinden gelebileceklerini kimse düşünmesin. Ben öğretmenim ama herkesin yapabileceği bir iş vardır” diye konuştu.

    “NASIL DERS İŞLEDİĞİNİ GÖRDÜM”

    Fisun Yönder Anadolu Lisesi Okulu Müdürü Halil İbrahim Akpolat, “Görünce şaşırdım, beden eğitimi dersi biraz daha hareket isteyen bir derstir. Öğrenciler ile iç içe olunması gerektiğini düşündüm. Nasıl ders işlediğini gördüm, gayet güzel bir şekilde işliyor. Herhangi bir öğretmenden bir farkı olmadan ders işleyebileceğini gördüm” şeklinde konuştu.

    10. sınıfa giden Şerife Çağlar adlı öğrenci ise, “Daha önce hiç böyle durumda olan bir öğretmenle karşılaşmamıştık. Böyle olmasının bizim için hiçbir farkı yoktu, dersi diğer öğretmenlerimizle olduğu gibi işliyoruz. Bizimle gerçekten çok ilgilenen bir öğretmendir” dedi.

    10. sınıfa giden Levet Alp da, “Beden eğitimi hocamı gördüğüm zaman tekerlekli sandalyede olduğu için şaşırdık. Ama bu onun için bir engel olmadığını 2 senedir girdiği derslerde gördük” diye konuştu.

    ENGELİLER İÇİN DAHA YAŞANILABİLİR BİR HAYAT

    Geçirdiği kaza sonrası tekrar beden eğitimi öğretmenliğine dönen Ramazan Sincar, hayatın engeliler için daha yaşanılabilir olmasını ve yurt dışında uygulanan kişisel asistanlık hizmetinin verilmesini istediğini dile getirdi. Sincar, arkadaşı Abdürrezak Gezer olmadan okula ders vermeye gelemiyor.

  • (Özel Haber) Başbakan Davutoğlu Fedakar Öğretmeni Tebrik Etti

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Muş’ta kar nedeniyle okula gelemeyen öğrencilerin yolunu açarak kucağında taşıyan fedakar öğretmeni arayarak tebrik etti.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Muş’un merkez Güdümlü köyüne bağlı Kurtuluş mezrasında etkili olan kar yağışı nedeniyle öğrencilerinin yollarını açarak kucağında taşıyan ücretli öğretmen Cengiz Sur’u arayarak tebrik etti. Öğrencileri için yaptığı fedakarlık ve görev aşkından dolayı Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu’nun kendisini aramasından duyduğu memnuniyeti dile getiren öğretmen Cengiz Sur da, Başbakanın köye okul yaptıracağı sözü verdiğini söyledi.

    Başbakan ve eşinin kendisini aramasından dolayı teşekkür eden Sur, yaptığı telefon görüşmesini şöyle anlattı:

    “Değerli başbakanımız Ahmet Davutoğlu ve çok değerli eşi Sare Davutoğlu dün akşam saat 18.15 civarında beni aradı. Fedakarlığımdan dolayı, öğrencilerime olan sevgim ve görev aşkımdan dolayı beni tebrik ettiler. Beni aradıkları için Başbakanımıza ve değerli eşine teşekkür ettim. Başbakanımızın benim için çok değerli olduğunu söyledim, benim için idol öğretmen olduğunu söyledim, Başbakanımızda bunu duyduğu için çok sevindi. Örnek aldığımı söyledim Başbakanımız da beni tebrik etti.”

    “RÜYAMDA BAŞBAKANIN BENİ ARAYACAĞINI GÖRDÜM”

    Ülkenin dört bir yanından hayırseverlerin kendisini aradığını ve Başbakanın da kendisini rüyasında aradığını kaydeden Sur,

    “Başbakanımıza, günlerdir beni ülkemizin dört bir köşesinden arayan hayırsever insanlar olduğunu söyledim. Ama içimde bir uhde kalmıştı, çünkü rüyamda Başbakanımızın beni arayacağını görmüştüm ve beni arayan her numaranın acaba Başbakanımız mı diye bakıyordum. Bunu Başbakanımıza anlatınca çok şaşırdı, ‘ilginç bir rüya’ diyerek gülümseyip bana teşekkür etti” ifadelerini kullandı.

    “SAYIN BAŞBAKANIMIZ KÖYÜMÜZE OKUL YAPTIRMA SÖZÜ VERDİ”

    Başbakan Davutoğlu ile yaptığı telefon görüşmesinde köyüne okul yaptırılacağı sözü almasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Sur, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Başbakanımız, ‘bir ihtiyacın var mı?’ diye sordu, ben Başbakanımıza şahsım adına bir sıkıntım yok ama okulumla ilgili problemler olduğunu söyledim. Değerli valimiz ve milli eğitim müdürümüz bu konuda bana yardımcı oldu ama değerli Başbakanımız bana söz verdi, ‘en kısa zamanda köyüne bir okul yaptıracağım’ dedi. Ben bu güzel haberi aldıktan sonra çok sevindim. Değerli Başbakanımıza, onu ve Cumhurbaşkanımızı çok sevdiğimi söyledim. O da aynı şekilde ‘siz değerli öğretmenleri seviyorum’ dedi.”

    Başbakanı Muş’a davet ettiğini anlatan Sur, sözlerine şöyle devam etti: “Başbakanımız kısa zamanda geleceğini söyledi, ben de ’sabırsızlıkla Muş’a gelmenizi bekleyeceğim’ dedim. Başbakanımız, dilek ve temennilerde bulundu. Ben ücretli öğretmen olarak çalışıyorum, Muş’un en ücra, öğretmenlerin gitmediği mezralarda birçok sıkıntılar, okulların olmadığı yerlerde görev yaptım. Sıkıntılarımız çok, bu sıkıntılara rağmen görev ve fedakarlık aşkıyla görevimize devam ediyoruz. Başbakanımızın bizi arayarak onore etmesi gerçekten beni mutlu etti. Okul sözü vermesi gerçekten bizi sevindirdi. Çalıştığım köyde, konteynerde eğitim ve öğretime devam etmekteyim. Konteynerde eğitim öğretim gerçekten çok sıkıntılı. Kışın zaten malum sobayı istediğimiz şekilde yakamıyoruz, okulu yakarız düşüncesiyle, elektriğimiz yok okulda. Buna rağmen görev aşkıyla öğrencilerimiz mağdur olmasın diye eğitim öğretimimize devam ediyoruz.”

    Eşinin gerçekten fedakar biri olduğunu vurgulayan Neşe Sur ise, “Eşim fedakar bir öğretmen, sonuna kadar arkasındayım. Başbakanımızın, eşimi arayarak tebrik etmesi bizi çok mutlu etti” şeklinde konuştu.