Etiket: öğretim

  • TÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Elemanlarından Karma Sergisi

    Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Elamanları ’Karma Sergisi’ açtı.

    Edirne’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 93. yıl dönümü anısına düzenlenen ’Öğretim Elemanları Karma Sergisi’ Merkez Kütüphane’de açıldı. Etkinliğe Rektör Vekili Prof. Dr. Süleyman Pişkin, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Muhammet Bayraktaroğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    Etkinlikte konuşan Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Muhammet Bayraktaroğlu, önemli bir günde üniversitenin güzide yerinde olmaktan gurur duyduğunu ifade etti. Rektör Vekili Prof. Dr. Süleyman Pişkin de Edirne’nin kurtuluşunu kutlayarak serginin açılmasında emeği geçen herkese teşekkür etti. Rektör Vekili Süleyman Pişkin, Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim elemanları ile birlikte sergide yer alan eserleri gezdi.

  • Koçarlı’da Deke 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı İlk Toplantısını Yaptı

    Koçarlı Düşünce Eylem ve Koordinasyon Ekibi (DEKE) 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı ilk toplantısını İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirdi.

    Sabah saatlerinde başlayarak gün boyu süren toplantıda bu yıl yapılacak olan etkinlikler görüşüldü. Yapılan toplantıda kazanım değerlendirme çalışmaları, öğrenciler arası bilgi yarışması, koşu yarışları, Koçarlı Okuyor Projesi, ilçede yapılacak tiyatro etkinlikleri, bilim şenliği, temel eğitim çalışmaları, sanat eserleri sergisi, eskiden oynanan oyuncaklar sergisi, resim ve fotoğraf yarışmaları ve diğer çalışmalar ele alındı.

    Koçarlı Kaymakamlığı bünyesinde 2014 yılında oluşturulan ekip ilçede sosyal, kültürel, sportif ve eğitsel faaliyetlerle ilgili planlamalar yapıyor. Belirlenen konu ile ilgili düşünce, görüş ve öneriler üyeler tarafından dile getiriliyor. Katılımcı demokratik bir sürecin sonunda kararlar alınıyor. Çalışmalarını İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Osman Arıkoğlu başkanlığında yürüten DEKE toplantısına: MKK Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Özel, Koçarlı İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Halil Hulusi Ertuğrul, Atatürk İlkokulu Müdürü Murat Demiroğlu, Koçarlı Öğretmenevi Müdürü Mehmet Sayın, Bıyıklı İlkokulu Müdürü Ünal Adak , Satılar Şehit Er Mustafa Aydın İlkokulu Müdürü Mehmet Orhan, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ali Galip İvren, Mersinbeleni Ortaokulu Müdürü Ali Kırcan, Cumhuriyet Ortaokulu Müdürü Turgay Arslan, Dedeköy İlkokulu Müdürü Ender Korkmaz, MKK Çok Programlı Anadolu Lisesi Rehber Öğretmeni Zafer Gün, Haydarlı İlkokulu Müdür Yetkili Öğretmeni Fikret Kalkan, MKK Çok Programlı Anadolu Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Tolga Çizmeci katıldı.

  • Öğretim Elemanları Sendikası Genel Başkanı Özkoçak:

    Öğretim Elemanları Sendikası (ÖGESEN) Genel Başkanı Vahdet Özkoçak, akademik mobbinge çok fazla maruz olduklarını belirterek, “Akademisyenlerin yaptığı çalışmaların tamamında akademik mobbing görebiliyoruz” dedi.

    Öğretim Elemanları Sendikası’nın Bölge Toplantısı Malatya’da gerçekleştirildi. Gündüzbey Mahallesi’ndeki bir restoranda yapılan toplantıya katılan ÖGESEN Genel Başkanı Vahdet Özkoçak, 2014 yılında kurulan sendikalarının amacının akademisyenlerimizin sorunlarını çözmek olduğunu söyledi. Kuruldukları günden bu yana 75 ilde 200’ün üzerinde temsilcilik oluşturduklarını ifade eden Özkoçak, “ÖGESEN bağımsız olarak sadece akademisyenlerin oluşturduğu ve üniversitelerin sorunlarını dile getirmek amacıyla kurulmuş bir sendikadır” diye konuştu.

    Sendikalarının ilk amacının Yüksek Öğretim kanununun çok hızlı bir şekilde değiştirilmesini sağlamak olduğunu kaydeden Özkoçak, “Bu kanunu ucube halinden darbe döneminden kalmış bu 2547’den kurtarmak ve üniversitelerimizin akademisyenlerimizin yaptıkları çalışmaları güçlendirmektir” ifadelerini kullandı. Sendika olarak üyelerinin diğer sorunlarının başında gelen sözleşme eş durumu tahini konusunda da çalışmalar yaptıklarını söyleyen Özkoçak, öğretim elemanlarının tamamının oy kullanma hakkına kavuşması gerektiğini de dile getirdi. Normal bir vatandaşın kendi Cumhurbaşkanını seçme hakkı bulunurken, akademisyenlerin kendi rektörünü seçemediğini kaydeden Özkoçak, “Kendi amirine dekanına oy kullanamıyor. Oy kullanamadığı zaman da özlük haklarını çok fazla benimsetemiyor” diye konuştu.

    Öğretim elamanlarının arasında akademik mobbing diye bir tanımın bulunduğunu belirten Özkoçak, “Buna çok fazla maruz kalıyoruz. Gerçekten çok büyük sorun bizim için mobbing. Akademisyenlerin yaptığı çalışmaların tamamında akademik mobbing görebiliyoruz. Bu hem Türkiye’nin gerilemesine hem de akademik camianın rahatsız olmasına sebep oluyor” şeklinde konuştu.

  • ADÜ Öğretim Üyesi Ve Öğrencisi En İyi Poster Bildiri Ödülü Aldı

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) öğretim üyesi ve yüksek lisans öğrencisi ulusal kongrede ‘En İyi Poster Bildiri’ ödülünü kazandı.

    Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serap Ünübol Aypak ve Yüksek Lisans Öğrencisi Tuğçe Bayhan tarafından hazırlanan bildiri, 3-6 Kasım 2015 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen 27. Ulusal Biyokimya Kongresi’nde en iyi poster ödülüne layık görüldü.

    “Büyük Menderes Deltasından Avlanan Kefal ve Levreklerde Cu, Zn, Cd Düzeylerinin Belirlenmesi ve Metallotiyonin ile İlişkisinin Araştırılması” isimli poster bildiriyle kazandıkları ödülü Türk Biyokimya Derneği eski Başkanı Prof. Dr. Nazmi Özer’den alan ADÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serap Ünübol Aypak ve Yüksek Lisans öğrencisi Tuğçe Bayhan bu başarılarıyla da 3-8 Eylül 2016 tarihleri arasında Kuşadası’nda düzenlenecek olan 41. Uluslararası FEBS (Federation of European Biochemical Societies) Kongresi’ne katılım desteği kazandı.

  • SAÜ Öğretim Üyesi Kardaş Paristeki Saldırıyı Yorumladı

    Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncay Kardaş, Paris’te yaşanan terör saldırılarını yorumladı.

    IŞID’in son günlerde yeni bir strateji denediğine dikkat çeken Doç. Dr. Kardaş, bu son saldırıların küresel ölçekte mücadeleye başlamış bir IŞID’e işaret ettiğini dile getirdi. IŞID’in normalde savaş stratejisinin yakın düşman ve uzak düşman ayrımına dayandığını belirten Kardaş, yakın düşmanın çevre ülkelerdeki düşmanı, uzak düşmanın da ABD, AB ve Batının içinde yer aldığı bir kategorileştirme olduğunu belirtti. IŞID’in normalde yakın düşmana odaklandığını, çevresindeki ülkelere ve insanlara saldırdığını belirten Kardaş “Bu son saldırı, IŞID’ın küresel ölçekte mücadeleye başlamış olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

    IŞID’ın böylesi bir strateji değişikliğine gitmesinin birçok nedenleri olduğuna değinen Kardaş, “Sebeblerden bir tanesi yabancı savaşçı akımının eskisine nazaran azalması. IŞID, bu sansasyonel saldırıları ile Müslümanlardan kendi safına katılacak eleman sayısının artmasını hedefliyor, düşünüyor” diye konuştu. IŞID’ın kıyametvari bir son savaş ideali olduğunun altını çizen Kardaş, örgütün yaptığı hareketlerin önemli bir sebebinin buna dayandığını, bu son kıyamet savaşına hazırlanma anlamı taşıdığını kaydetti. Bir Müslüman-Hiristiyan savaşı başlatmanın, Paris’teki saldırıların en önemli hedeflerinden biri olduğuna dikkat çeken Kardaş sözlerinin devamında, “IŞID’ın anlatımında kutsal bir mekan olarak düşündüğü Halep yakınlarındaki Dabık’da, son bir kıyamet savaşının yapılacağı, yapılması gerektiği ön kabulu var. Bu, dini terminolojide Mehdinin tekrar yönetimi ele geçirmeden önce yapılması beklenen son savaş. Bu son savaşla, işte hilafet devleti rüştünü ispatlayacak. Bu apokaliptik düşünce IŞID’de hakim bir düşünce. Bu düşünce doğrultusunda, IŞID, Batıyı, Fransa’yı, ABD’yi savaşa çekmek istiyor. Bu saldırı ile Müslümanlarla Hiristiyanlar arasınraki büyük bir savaşın ilk işaret fişeğini attığını,düşünüyor, bunu istiyor. Ancak şunu da belirtmek gerekir, IŞID, Batılı Hiristiyan devletleri sahada görmek istiyor ancak bunları kendisinin başa çıkabileceği şekilde istiyor. Yoksa kendisini yok edecek şekilde büyük miktarlarda bir saldırı olmasını da istemiyor. Bu saldırılar sonrasında Fransızlar ve Amerikalılar IŞID’e kara saldırısı yapmaya başlarsa, IŞID’in bunu Müslüman-Hiristiyan çatışmasına döndürme isteği bu şekilde gerçekleşmiş olacak” dedi.

    IŞID’ın son haftalarda alanının daraltığını belirten Kardaş, “IŞID, özellikle son 10 gün içinde stratejik olarak önemli gördüğü noktalarda geri adım atmak zorunda kaldı. Kontrol ettiği saha daraldı. Rusya’nın devreye girmesi, ağır zayiatlar vermesine yol açtı. Bu anlamda bu son Paris saldırısıyla IŞID, ben güç kaybetmedim, hala güçlüyüm mesajını kendisine katılmak isteyen ancak bu konuda kafası karışan insanlara vermeye çalışıyor” diye konuştu.

    IŞID’in konvansiyonel ve terör yöntemlerini içeren, birçok savaş stratejisini içinde barındıran hibrit savaş denilen bir savaş stratejisi uygulayan bir yapı haline geldiğini kaydeden Doç. Dr. Kardaş, “Avrupa’da kendi ideolojisine taraftar bulmakta hiç zorlanmıyor. Bunu birtakım sosyolojik sebeplerinin olduğunun altını çizelim. Charlie Hebdo saldırısını gerçekleştiren Kouachi kardeşler 2,5 yıl gibi çok kısa sürede radikalleştiler. Fransız toplumunda ikinci sınıf vatandaş olarak görülmeleri, hayallerini gerçekleştirememeleri onları böylesi bir radikalleşmeye sevketmiş olabilir. Birçok makro ve mikro sosyolojik süreçler işin içine giriyor. Çok uzun yıllara yayılan geniş bir ideolojik dönüşüm geçirmiyor bu insanlar. Daha kısa sürede, daha hızlı radikalleşme sürecinden geçiyorlar. Çözümü zorlaştıran da bu.Çünkü tespit etmek kontrol altına almak çok zor” şeklinde konuştu. IŞID’in son saldırılarla çok geniş bir mesaj verdiğini dile getiren Doç. Dr. Kardaş, “Yani öyle bir mesaj verdi ki, hiç kimse hiçbir şekilde güvnede değil hissini Fransa’ya hissettirdi. Yani bizim 3 katmanlı korku siyaseti dediğimiz; her an, her yerden ve herhangi birinden gelen saldırı ihtimali insanlarda çok büyük korkular oluşturdu” ifadelerini kullandı.

    Avrupa’nın bu saldırılara nasıl tepki vereceğinin önemli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Tuncay Kardaş, “IŞID’in ne yapmak istediğinden çok şu anda Avrupa’nın ne yapacağı, nasıl bir tepki vereceği bence önem kazanıyor. Şu ana kadar soğukkanlılığını gerçekten başarıyla sürdüren Avrupa’nın bunu koruyup koruyamacağı henüz belli değil. Fransa’nın üçüncü bir Paris saldırısını kaldırabilir mi? Geleneksel siyasete ve siyasetçilere güveenini yitirebilir mi? Aşırı sağa kayabilir mi, çünkü önümüzdeki haftalarda yerel seçimleri var. Bütün bunlar, sadece Fransa’yı değil bütün Avrupa’yı ilgilendiren sorular. Çünkü maalesef Avrupa’da aşırı sağ yükselişte” diye konuştu.