Etiket: Öğreniyorlar

  • Sosyal mesafeli yaşamı etkinliklerle öğreniyorlar

    Sosyal mesafeli yaşamı etkinliklerle öğreniyorlar

    Modern Eğitimin Rotası (MER) Kolejinin her kademesinde olduğu gibi okul öncesi öğrencilerine de sosyal mesafeli yaşam, düzenlenen farklı etkinliklerle öğretiliyor. Minik öğrencilerin de büyük keyif aldıkları etkinlikler deneylerle de pekiştiriliyor.

    MER Koleji bünyesinde bulunan okul öncesi öğrencilerine korona virüsün nasıl bir hastalık olduğu ve korona virüsten korunma yöntemleriyle ilgili hatırlatmalar yapılarak etkinliklere devam ediliyor. Sosyal mesafe kurallarına uygun ve deneylerle yapılan etkinliklerde özellikle sosyal mesafe kuralları en küçükten okul bünyesindeki bütün öğrencilere etkinliklerle öğretiliyor.

    Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren MER Koleji Kurucu Temsilcisi ve Eğitim Koordinatörü Mehmet Kanca, “Okul öncesi öğrencilerimiz, öğretmenlerinin yardımıyla mikrop deneyini gerçekleştirerek sabunun el temizliğinde ne kadar etkili olduğunu gözlemleyerek öğrendi. Günün bir bölümünde ise etkinliklerimizi bahçede tamamlıyoruz. Öğrencilerin keyif aldıkları etkinliklerden biri olan ritim çalışmaları çocuğun duygularını ifade edebilme, empati kurabilme, aldığı rolü üstlenebilme, dikkati toplama gibi bir çok kazanım açısından önemli rol oynar. Aynı zamanda çocuğun kendisine güvenmesini sağlayarak özgüven duygusunun gelişmesine yardımcı olur. Minik öğrencilerimiz sosyal mesafeli yaşamı öğretmenleri ile etkinlikler aracılığıyla öğreniyor. Keyifli geçen dakikalarda öğrencilere hijyen kuralları, mesafe kuralları oyunla karıştırılarak veriliyor. İşte eğitimin tam bu noktasında şunu diyebiliriz ki miniklere bir şeyleri öğretmenin en güzel yolu onları oyun dünyasıyla baş başa bırakmak. En verimli öğrenme eğlenirken öğrenmedir.” dedi.

  • Proje kapsamında hem öğreniyorlar, hem uygulama imkanı buluyorlar

    Proje kapsamında hem öğreniyorlar, hem uygulama imkanı buluyorlar

    Burhaniye ilçesinde,TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Programı tarafından hazırlanan, ‘Kırsaldan Kozmosa Bilim’ projesi devam ederken, projeye katılan öğrenciler elektriksiz buzdolabı yaptı. Burhaniye, Edremit ve Havran ilçelerine bağlı köylerde eğitim gören 29 ortaokul öğrencisi proje kapsamında onlarca etkinliğe katılıyor.

    Burhaniye Öğretmen Evi’nde düzenlenen ‘Kırsaldan Kozmosa Bilim’ projesi, Edremit Körfezinin değişik yerlerinde onlarca etkinlikle devam ederken, dün gece öğretmen evinin bahçesinde bir araya gelen öğrenciler Proje Yürütücüsü Matematik Öğretmeni Dr. Satı Ceylan ve projede görev alan öğretmenlerinin öncülüğünde straforlardan elektriksiz buzdolabı yaptı. Öğrenciler, straforlardan oluşturdukları buz dolaplarını tamamlamak için bir birleriyle yarıştı. Dr. Satı Ceylan, başarılı öğrencileri kutlarken, etkinliklerin devam edeceğini açıkladı. Öğrencilere teşekkür eden proje eğitmeni Muhammet Mustafa Yılmaz, ”Etkinlikler kapsamında bu günde buzdolabı tasarladık. Bunu tasarlarken de, mühendislik becerilerini ve matematik becerilerini kullandılar. Öğrencilerimiz burada yaparak ve yaşayarak öğreniyorlar. Çok güzel ürünler ortaya çıktı. Hepsini kutluyorum” dedi. Öğrencilerden Furkan Emer de,” Projeye katıldığım için çok mutluyum. BAÇEM’e gittik. Gezdik. Bu günde buzdolabı yaptık.” dedi. Esma Nur Güner ise, “Projeye katıldığım için mutluyum. Bu güne kadar yapmadıklarımızı yaptık. Bu günde elektriksiz buzdolabı yaptık. Projede çok heyecan duydum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi. dedi. Utku Çamur da,”Buraya Kalabak’tan geldim. Satı hocama çok teşekkür ediyorum.Yapmadığımız şeyleri yaptık. Bu gün de buzdolabı yaptık” dedi. “Kırsaldan Kozmosa Bilim” projesi bir hafta devam edecek

  • Öğretmenleri ile birlikte yangına müdahaleyi öğreniyorlar

    Öğretmenleri ile birlikte yangına müdahaleyi öğreniyorlar

    Erken yaşlardan itibaren farkındalık ve bilinç oluşturma, ülkemizi tehdit eden afet risklerine karşı temel davranış ve becerilerini kazandırmayı hedefleyen Afet Bilinci Okul Eğitimlerine bu yılda devam ediliyor.

    Erzurum merkez, ilçe ve köylerinde İlkokul, Ortaokul ve Lise yaş gruplarındaki öğrenci düzeylerine göre sınıflarda gerçekleştirilen eğitimlerde, çocuklara deprem ve depreme hazırlık konusundaki temel bilgi ve kavramların yanı sıra, okulda ve evde büyükleriyle birlikte gerçekleştirebilecekleri hazırlık çalışmaları anlatılıyor.

    Bu manada bu yıl Erzurum’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan eğitim ve iş birliği protokolü kapsamında AFAD eğitmenleri tarafından Şubat ve Mart aylarında 33 okulda 15 bin 401 öğrenci ve 729 öğretmen ile 5 kamu kurum ve özel kuruluşta 730 personele eğitim verilerek tatbikat yapıldı.

    Afet Bilinci Okul Eğitimlerinde ayrıca yangınları önleme, yangın anında doğru davranışları kazandırma ve yangınla mücadele, söndürme ve kurtarma becerilerini kazandırma konularında da öğrenci ve öğretmenlere eğitimler veriliyor.

    Özellikle pansiyon ve yurt benzeri binaları bulunan okullarda kalan öğrencilere verilen bu eğitimlerde yanma ve yangın, yangının nedenleri ve alınacak tedbirler, LPG ve Doğal Gaz kullanımı, gaz ve duman dolu ortamda hareket tarzı, yangın söndürme madde ve cihazları yangında kurtarma faaliyetleri, yangın söndürme sistemleri TSC (Taşınabilir Söndürme Cihazı) ile müdahale uygulaması konularında eğitimler verildikten sonra , alevlere müdahale edilmesi gibi konular anlatılarak ,gerekli önlemler alındıktan sonra yapılan yangın tatbikatında ile öğretmenler ve öğrencilere cihazların kullanımı uygulamalı olarak gösteriliyor.

    Afet bilinci ve yangın eğitimlerine eğitim öğretim dönemi sonuna kadar devam edilecek.

  • SGM’de minikler yemek yaparken hem eğleniyor hem de öğreniyorlar

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Sosyal Gelişim Merkezi (SGM) Çocuk Kulüplerinde dersler devam ediyor.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Çocuk Kulüplerinde dersler tüm hızıyla devam ediyor. Mutfak Atölyesi öğrencileri yemek yaparken hem eğleniyor hem de öğreniyorlar. Mutfak Atölyesi eğitmeni Hülya Koran, “Mutfak atölyemizde pratik, lezzetli ve sağlıklı tarifler öğretiyoruz. Yemek yapmanın yanında aynı zamanda paylaşmayı ve sabretmeyi de öğretiyoruz” dedi.

    Çocuk kulüpleri derslerinde paylaşmayı ve sabretmeyi öğrettiklerini Hülya Koran, “Mutfak atölyemizde pratik, lezzetli ve sağlıklı tarifler öğretiyoruz. Yemek yapmanın yanında aynı zamanda paylaşmayı ve sabretmeyi de öğretiyoruz. Dışarıda Fast Food diye tabir edilen yiyeceklerin evde sağlıklı bir şekilde yapılabileceğini öğretiyoruz yani hem yemek yapıyoruz hem de duygusal açıdan gelişmelerine olanak sağlıyoruz. Ayrıca burada saygıyla beklemeyi öğrenirken paylaşmanın da tadına varıyorlar. Burada yaptıkları öğrendikleri tarifleri eve gittikleri zaman pişirip sınıf arkadaşlarıyla ve komşularıyla paylaşıyorlar. Günümüz çocuklarının sebzeyle arası pekiyi değil. Mesela az önce ekmek yaptık ve üzerine dereotu, domates koyarak sebzeleri sevimli hale getirerek onları sebzelerle barıştırmayı amaçladık. Büyüdükleri zaman karınları acıkınca mümkün olan en kısa sürede pratik bir yemek öğrenmesini hedefliyoruz. İlkokuldayken sadece hobi olarak gelip ve yeteneğini keşfedip ileride de aşçılık okuyan bir sürü öğrencim var. 7-14 yaş aralığın da 20 öğrencimle hem yemek yapıyoruz hem de gelişimlerine katkı sağlamış oluyoruz” diye konuştu.

  • Cezaevinde hem meslek öğreniyorlar hem de para kazanıyorlar

    Kastamonu E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan hükümlü ve tutuklular, cezaevinde açılan kurslarda hem meslek öğreniyor hem de ürettikleri ürünlerden para kazanıyor.

    Yüz ölçümünün yüzde 70’i ormanlarla kaplı olan ve ahşap malzemelerinin yoğun olarak bulunduğu Kastamonu’da cezaevindeki hükümlüler de ahşabı işleyerek iş yurtlarına para kazandırıyor. Kastamonu E Tipi Kapalı Cezaevinde 150 hükümlünün istihdam edildiği atölyeler, hükümlülere meslek edindirerek gelir kazanmalarına ortam hazırlıyor. Açılan kurslar sayesinde hükümlülerin boş zamanlarında kendilerini geliştirmelerine yardımcı olan kurslar, cezaevindeki huzur ortamına da katkı sağlıyor.

    “Hükümlülerimizin ürettiği ürünleri, katıldığımız fuarlarda pazarlıyoruz”

    Cezaevinde yürütülen çalışmalar hakkında gazetecilere bilgiler veren Kastamonu Cezaevi Müdürü Ahmet Çalışkan, “Cezaevimizde 2005 yılından beri faaliyet gösteren ahşap atölyesinde 45 hükümlümüz istihdam edilmekte. Atölyemizde usta öğreticiler ve personelimizin eşliğinde hükümlülerimize ve tutuklularımıza ahşapla ilgili meslek öğretilmektedir. Öğrendikleri mesleklerden dolayı ceza infaz kurumunda şuanda belirlediğimiz 20 çeşit ahşap ürün üretilmektedir. Daha sonra kişi ve kuruluşlar tarafından belirlenen şahsi talepleri olduğunda talepleri de yerine getirilmektedir. Bunlar da işlenerek ilgililerine teslim edilmektedir. Şu anda İş Yurtları Yüksek Kurulu tarafından ülkemizin değişik illerinde büyük illerinde tertip edilen fuarlara katılmaktayız” dedi.

    “Ahşap ürünlerimizde Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait motifler kullanıyoruz”

    Cezaevi atölyelerinde ürettikleri ahşap ürünlerinden özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait motifleri kullandıklarını ifade eden Çalışkan, “Ürettiğimiz ürünlerin içerisinde çeyiz sandığı, küçük sandıklar, değişik ebatlarda saatler, adalet terazisi, saat, duvar panoları ile Selçuklu ve Osmanlı motifleri işlenerek hazırlanmakta ve pazarlanmaktadır. Burada temel gayemiz, hükümlü ve tutuklularımıza bir iş ve meslek öğretmek, tahliye olduktan sonra topluma faydalı bir birey olarak geri döndürmektir. Bu nedenle kendilerine usta öğreticiler vasıtasıyla bu mesleği öğretmekteyiz. Kendileri de zevkle bu işi yapmaktadırlar. Biz de, olumlu katkı sunduklarından dolayı bu işi daha da geliştirme amacındayız. Şu andaki hükümlü sayımız her ne kadar 45 olsa da bu sayıyı ilerideki günlerde daha da arttırmayı düşünmekteyiz. Çünkü Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında yapılacak herhangi bir iş olmadığından dolayı sadece atölye faaliyetlerine hükümlü ve tutuklularımızı çıkarmaktayız. Tabii bunun yanında sosyal ve kültürel faaliyetlerimiz olsa da hükümlüler 8 saatlik bir süre zarfında burada meslek öğrenerek kendilerine bir iş ve meslek edinmektedirler. Hem de bunun karşılığında İş Yurtları Yüksek Kurulu tarafından belirlenen ücret kendilerine ödenmektedir. Hükümlülerimiz burada çalıştığı sürece sigortalı olmaktadırlar. İş ve meslek hastalıklarına karşı sigortalı durumdadırlar” diye konuştu.

    “Gayemiz, cezaevinden çıktıklarında topluma faydalı bireyler olmalarıdır”

    Cezaevinden tahliye edilen hükümlülerin topluma faydalı bir birey olmaları için çabaladıklarını söyleyen Çalışkan, “Bizim bu konuda kendilerine iyi bir meslek öğrettiğimizi düşünmekteyiz. Aynı zamanda Kastamonu olarak ağacın başkenti sayılması ve 2018’in Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesi nedeniyle reklam noktasında herhangi bir sıkıntı yaşamamaktayız. Ürünlerimiz her gittiğimiz fuarlarda çok rağbet görmekte ve bundan da mutluluk duymaktayız. Bundan da zevk almaktayız. Çünkü hükümlülerimiz de yaptıkları ürünlerin satılmasından ve iş yurtlarının gelir elde etmesinden dolayı mutlu olmaktadırlar. Onlar mutlu olduğu zaman biz de mutlu olmaktayız. Çünkü onların topluma tekrar faydalı bir birey olmaları temel gayemiz olduğundan dolayı onları mutlu etmek adına elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

    “Cezaevinde hem meslek öğreniyorlar hem de para kazanıyorlar”

    Cezaevine gelen hükümlülerin herhangi bir meslek sahibi olmadığını ve açtıkları kurslarda meslek edindiklerini sözlerine ekleyen Çalışkan, “45 hükümlümüz tabii ki bu mesleği dışarıdan öğrenerek gelmiş değillerdir. Tamamen bizim burada açmış olduğumuz kurslardan öğrenerek usta öğreticilerin öğretmesiyle kazanmışlardır. Biz buradaki ürünlerimizde çoğu zaman Osmanlı ve Selçuklu motiflerini işlemekteyiz. Tabii bu motifleri işlerken kişi ve şahıslar biraz öncede bahsettim kendi özel talepleri olduğu zaman isimlik bazında işte spor kulüplerinin sembollerini işleyerek veyahut herhangi bir kabartma resmine çıkartarak tamamen desinatörlerimiz ve çizicilerimiz tarafından şekiller oluşturulmakta ve işleyici, oymacı arkadaşların da tamamen el emeği göz nuru ile bu işler çıkarılmaktadır ve pazarlanmaktadır. Bundan da iş yurtlarımız gelir elde etmektedir” ifadelerini kullandı.

    “Cezaevinde bulunan hükümlülerin yüzde 25’i iş atölyelerinde istihdam ediliyor”

    Kastamonu Cezaevinde bulunan hükümlülerin yüzde 25’inin iş atölyelerinde istihdam edildiğine işaret eden Çalışkan, şunları kaydetti:

    “Bizim oymacılık iş kolumuz 2005 yılında faaliyetine alınmış. Daha sonraki gelişen süreçlerde gelişerek bugünkü konumuna gelmiş bulunmaktadır. Oymacılık iş kolundaki faaliyetlerin hükümlülerin dediğim gibi iyi bir meslek edinmeleri hem ceza infaz kurumumuzdaki huzur ve barışa katkı sağlamakta hem de hükümlülerin burada günün 8 saatini birlikte geçirdiklerinden bir arkadaş ortamı oluşmakta, idare ile birlikte hareket ettiklerinden her hangi bir sıkıntı, problem yaratmadan tamamen işe odaklı yetişmektedirler. Bu da tabi bizim huzurumuzu sağlamaktadır. İçeride şu anda bizim atölyelerimizde tekstilde, oymada ve fırınımızda olmak üzere 150 hükümlümüz atölyelerimizde istihdam edilmekte. O da bugünkü sayımıza bakarsan yüzde 25’ine tekabül etmektedir. Bu şekilde huzur ortamının sağlandığı ne kadar iyi bir iş yaptığımızın göstergesidir.”

    “Bu sanatı sadece hobi olarak değil gelecek planlaması olarak da yapmayı düşünüyoruz”

    Kastamonu Cezaevinde bir suçtan dolayı hükümlü bulunan B.S. ise, cezaevinde öğrendiği ahşap oymacılığı sanatını hobi olarak değil gelecek planlaması olarak da yapmayı düşündüğünü ifade ederek, “Ben, bu cezaevine ilk geldiğimde böyle bir atölyenin olduğunu bilmiyordum. Sağ olsun müdürlerimiz, baş memurlarımız, memurlarımız bu konuda yardımcı oldular. Bizim böyle bir faaliyetlerinin olduğunu, işte çalışabileceğimizi bize anlattılar. Bende bunun kendimiz için ve geleceğimiz için buradaki arkadaşlarımız için bir de sanatsal bir yönü olduğundan ben burada çalışmak istedim. Sağ olsunlar kendileri de izin verdiler. Buraya başladığımızda tabi bizde bir şeyler bilmiyorduk. Bu sanatı bize öğrettiler. Biz, bu sanatı sadece burada öğrenip hobi olarak değil gelecek planlaması olarak da yapmayı düşünüyoruz. Geleceğimizi kazanabileceğimiz bir sanat olarak görüyoruz. Ayrıca buradaki ortamda çok güzel bir çalışma ortamı var. Bundan sonraki hayatımızda devletimize faydalı olmak istiyoruz. İstemeyerek buralara gelmiş olsak da tabi pişmanız. Bundan sonraki hayatımızı daha düzenli daha düzgün böyle sanatsal faaliyetlerle geçirmek istiyoruz. Hem psikolojik olarak hem bedensel olarak insanlar burada rahatlıyor. Sanatsal ne biliyim ürünler ya da hediyelik eşyalar ürettiğinde mutlu oluyor. Ben burada çalışmaktan çok memnunum” dedi.