Etiket: Öğrencileriyle

  • Başkan Külcü, Üniversite Öğrencileriyle Bir Araya Geldi

    Çorum Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Türkiye’nin en büyük gücünün genç nüfus olduğunu belirterek, “Gençliği ne kadar iyi motive edersek yarınlarımızda o kadar güçlü ve emin ellerde olur. Gençliğin duruşu, bu coğrafyanın kaderini belirleyecek” dedi.

    Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu tarafından “Yerel Yönetimler ve Üniversite” konulu bir söyleşi düzenlendi. Söyleşide üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, deneyimlerini gençlerle paylaştı.

    Hitit Üniversitesi’nin kuruluşun zorlu bir sürece sahne olduğunu dile getiren Başkan Külcü, her yasa teklifinde, her parlamento yenilendiğinde ‘Çorum’a üniversite kurulacağı’ hikayesinin başladığını her seferinde o hikayenin hüsranla sonuçlandığını hatırlattı.

    2005 yılında milletvekili olduğunda Çorum’a üniversite kurulmasının kararlaştırıldığını hatırlatan Başkan Külcü, adı konusunda yapılan görüş alışverişlerin ardından üniversiteye Hitit adının verilmesinin kararlaştırıldığını kaydetti.

    Üniversitenin kuruluşunda bazı talihsizlikler yaşandığını anlatan Başkan Külcü, “O zamana kadar rektörler hükümeti atarken, Cumhurbaşkanı o dönem bir atama yaptı. 2011 yılında ise bu görev Reha hocamıza nasip oldu. Üniversitenin kampüs meselesi vardı. Bu konu Çorum’un memleket meselesi haline geldi. Uzun bir süre kampüs meselesini tartışan bir kent olduk. Bizim için çok büyük bir sorundu. 2011 yılında bunun üstesinden gelmeye başladık. Güney kampüsünde çalışmalar devam ediyor. Orada bir Sağlık Bilimleri kampüsü başladı. Sonrasında orayı bir Sağlık Üniversitesine çevirebilir miyiz bunun gayreti içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

    Dün bir üniversitenin varlığının bir kent için önemli olurken, bulunduğu şehrin marka değerini yükseltirken bugün üniversitenin tek başına varlığının kentler için yeterli olmadığına dikkat çeken Başkan Külcü, “Japonya’daki üniversitelilik oranı yüzde 94. Her yerde üniversite olmalı. Her ilde üniversite olmalı. Bu doğru bir yaklaşım. Ancak bunların içini doldurma, oradaki eğitim kalitesiyle fark edilir hale gelmek, ayaklarımızın üzerinde durmak bizim göstereceğimiz gayretle, çabayla, fedakarlıkla doğru orantılı olacak. Bunu yapmazsak geleceğimizle ilgili iddiamız olmaz. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin iyi bir eğitim almadan buradan ayrılmanız bizleri üzer. Bunun için el birliği, gönül birliği, fikir birliği yapmak zorundayız. Bunu öncelikle kendimiz sonra millet için yapmalıyız” dedi.

    Türkiye’nin son yıllarda büyük bir değişim ve dönüşüm yaşadığını vurgulayan Başkan Külcü, “Türkiye’nin değişimini, dönüşümünü nereye geldi bakalım. 12-13 yıl önce Türkiye’nin genel bütçesi 119 milyar lira idi. 56 milyar lirası faize, geriye kalan ise işçi ve memur maaşlarına yetmiyordu. Devlet işçi ve memurun maaşını ödemek için borçlanıyor, yatırımlara ayrılan ödenek ise 13 milyar liraydı.Bu yıl ki bütçede eğitim, sağlık ve güvenliğe ayrılan bütçe 300 milyar liranın üzerinde. Nereden nereye geldik. Bu nimettir. Nimetin karşılığında o nimetin şükrünü eda etmek gerekir. Benim görevim bu şehirde ne kadar yapılacak iş varsa bunları en iyi şekilde yapmak. Siz yarının teminatısınız. Kendinizi yarın ihtiyaçları neyi gerektiriyorsa, içinde bulunduğunuz dönem, ülkeyi yöneteceğiniz yıllar neyi istiyorsa ona göre kendinizi hazırlamak zorundasınız. Bunu yapmazsak bir yanımız eksik kalır. Bunun hesabını milletimiz bizden sorar” diye konuştu.

    Türkiye’nin en büyük gücünün sahip olduğu genç nüfus olduğunu kaydeden Başkan Külcü, “Türkiye’nin 78 milyon nüfusunun 28 milyonu öğrenci , bunun da 6 milyonu aşkını üniversite öğrencisi. 23 milyon genç varsa yeni iş, yeni okul, yeni hastane, yeni yol demek. Bu kadar şey yük mü. Evet. Bir yük. Diğer taraftan baktığınızda bu bir zenginliktir, Türkiye’nin en büyük gücüde gençliktir. Gençliği ne kadar iyi motive edersek yarınlarımızda o kadar güçlü ve emin ellerde olur” şeklinde konuştu.

    Üniversiteler ve belediyelerin toplumu değiştirme, dönüştürme sorumluluğunun bulunduğunu anlatan Başkan Külcü, “Bizim sorumluluğumuz fiziki yatırımlarla alakalı biz yol yaparız. Park yapacağız. Kehtsel dönüşüm projelerini hayata geçiririz. Belediye olarak bu işi yaptığımızı düşünüyoruz.

    Üniversitelerinde sosyolojik dönüşüm sorumluluğu var. Kalabalıkların peşine takılıp gitme lüksü yoktur. Üniversitelerin görevi bunu sağlamaktadır. Yol yaparken zemini ve kullanacağız makineyi bilerek doğru planlama yapmanız lazım eğer üniversite toplumda dönüşüm gerçekleştirecekse önce toplumu tanımalı, anlamalı, sonra da böyle bir role girebilmelidir. Yapabiliyor muyuz burası tartışılabilir. Türkiye’de böyle bir problem var. Sadece bilim adamlarında değil, sanatçılarda da var. Siyasetçilerde de var. Biraz göze çarpmaya başlayınca elist tutumlar, davranışlar sergiliyor. Tepeden bakma hastalığı başlıyor, özünden kopmuş bir tip ortaya çıkıyor. Toplumu tanımadan nasıl değiştireceksiniz. Nasıl dönüştüreceksiniz. Oraya nasıl lokomotif olacaksınız” dedi.

    Dünyanın hızla değiştiğini anlatan Başkan Külcü, konuşmasında şunları kaydetti; “Bizde bu değişime dönüşüme adapte olmak zorundayız. Bu işin küresel aktörleri var. Uluslararası örgütler, sivil toplum kuruluşları, sermaye ve finans grupları. Küresel yapının içerisinde biz nasıl varolacağız. Benzeyerek mi, özümüzden kaybederek mi, bize ait değerleri koruyarak mı var olacağız. Bizi biz yapan değerleri koruyarak, küresel olanı da alarak en güzel şekilde kullanıp bir Türkiye modeli ortaya çıkarabiliriz. Cumhurbaşkanımız bu konunun üzerinde hassasiyetle duruyor. Biz söylenmesi gerekenleri söyleyelim, yapılması gerekenleri yapalım ondan sonra olması gerekenler olacak. Ülkemizde yaşananlar böyle bir şeyin sonucu. Bölgemde yapılan bir iş varsa operasyon yapılmasına müsaade etmem. Gücüm yeter yetmez bunu bilmiyorum. Biz bir şeye niyet etmek ve gayret etmekle mükellefiz. Bunu yaptıktan sonra gayret etmek bizden netice Allah’tan.

    Gençliğin duruşu, bu coğrafyanın kaderini belirleyecek. Sizin duruşunuz milletin duruşunu belirleyecek. Milletin duruşu da bu coğrafyada nasıl bir harita arzuluyoruz, nasıl bir haritaya razı oluyoruz onu belirleyecek. Etrafınızda olan bitenleri iyi okumanızı anlamanızı, analiz etmenizi bekliyorum. Bu ülkenin yarınını sizler belirleyeceksiniz. Olanı biteni iyi anlamak mükellefiyetiniz var. Bunu yaparsanız milletten de sizden razı olacak. Mutlaka kitap okuyun. Televizyon programlarında soruyorlar hobileriniz nedir. Kitap okumak üst düzey bir tutumya. Kitap okumak hobi değildir. Bir ihtiyaçtır zarurettir. Bugününü dünden daha anlamlı hale getirmek istiyorsanız okumanız lazım. Ne bulursanız okuyun. Siz okursanız biz destek oluruz. Spor yapın, müzik dinleyin, resim yapın”

    Başkan Külcü, konuşmasının ardından öğrencilerden gelen sorularla, istek ve taleplerini dinledi. Çanakkale Zaferinin 101. yılında ‘Ecdada 101 Mesaj’ konulu kompozisyon şiir ve kompozisyon yarışmasında dereceye girenlere ödüllerinin verilmesinin ardından, şehitler için okunan 101 hatimin duası Müftü Dr. Ahmet Akın tarafından yapıldı. Program sonunda üniversite tarafından Başkan Külcü’ye 1990 yılında öğrencisi olduğu MYO İktisadi ve İdari Bilimler Bölümü İşletme Programı’nın öğrenci belgesi verildi.

    Söyleşiyi Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Menderes Suiçmez, Sosyal Bilimler Meslek yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Işık, Gençlik ve Spor İl Müdürü Haşim Eğer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Özüdoğru ve öğrenciler izledi.

  • Rektör Özer İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Öğrencileriyle Bir Araya Geldi

    Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileriyle bir araya geldi.

    İktisadi ve İdari Bilimler fakültesini ziyaret eden Rektör Özer fakülte öğrencileriyle bir araya geldi. Üniversite öğrencilerinin görüş, öneri ve isteklerini dinleyen Prof. Dr. Mahmut Özer, Bülent Ecevit Üniversitesinin gelecekte gerçekleşmesi planlanan projelerini öğrencilerle paylaştı. Öğrenciler kendilerini ifade edebilmekten duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür toplantıların devam etmesi temennisinde bulundular.

    Ağırlıklı olarak öğrenci kulüp temsilcilerinin katıldığı toplantıda Rektör Özer öğrenciler tarafından sorulan sorulara ayrıntılı olarak cevap verdi. Yaklaşık iki saat süren toplantıda kulüp çalışmalarından, 7/24 kütüphaneye, çalışma salonlarına, kampüste yapılan etkinliklere kadar pek çok konu konuşuldu.

    Rektör Özer, hedeflerinin öğrencilerin imkanlarını arttırmak ve bunu sadece Farabi Kampüsü’nde değil tüm diğer kampüslerde sağlamak olduğunu belirterek İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerinin üniversitede yapılan etkinliklerle bu denli alakadar olmalarının memnuniyet verici olduğunu belirtti.

    BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer konuşmasında “Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, önde gelen ilkelerimizden biri, öğrenci merkezli bir üniversite olmaktır. Bu nedenle öğrencilerimizin gerçekleştirmek istedikleri projelere her zaman destek veriyoruz. Üniversitemiz bünyesinde çeşitli sempozyum, panel, söyleşi, konferans gibi etkinlikler düzenleyerek gençlerimizi alanlarında uzman olan kişilerle buluşturuyoruz. Amacımız bilimsel çalışma yapmak isteyen, mesleğinde başarılı olmak isteyen öğrencilerimizin yoluna ışık tutmaktır. Öğrenci çalışmalarının daha etkin olabilmesi için maddi ve manevi her türlü desteğimizle daima öğrencilerimizin yanındayız.” dedi.

    Toplantı sonunda öğrenci kulüp temsilcileri söz alarak, samimi bir ortamda böyle bir toplantı gerçekleştirmesinden dolayı Rektör Özer’e teşekkür ettiler. Toplantı toplu olarak fotoğraf çekilmesinin ardından sona erdi.

  • Bakan Bozkır Üniversite Öğrencileriyle Buluştu

    Türk-Alman Üniversitesi öğrencileriyle buluşan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Avrupa’da bazı ülkelerin terör örgütleri arasında ayrım yaptıklarını belirterek, “Bu ayrımı yaparsınız bir gün terör tsunamisi Avrupa’yı da vuracaktır” dedi.

    Türk-Alman Üniversitesi öğrencileriyle buluşan Bakan Bozkır, düzenlenen panelde öğrencilerin sorularını yanıtladı. Bozkır, konuşmasının başında Suriye’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti. Avrupa ülkelerinin Suriye’deki iç savaşa yönelik politikalarını değerlendiren Bakan Bozkır, “Suriye’de bu savaş durumu ortaya çıktığında ve bombalamalar ve terörizm artışı nedeniyle yuvalarını terk edip canlarını kurtarmak için ülkemize sığınma durumunda kalan Suriyelilere de anlayış içinde hudutlarımız açılmıştır ve Türkiye’de misafir edilmeye başlanmıştır. Fakat o yıldan itibaren yaklaşık 3.5-4 yıldır Avrupa Birliği’ne şunu söyledik; biz bunu insaniyet namına yapıyoruz. Ama öyle bir noktaya gelecek ki her depremin artçı depremleri vardır. Her depremden sonra büyük depremden sonra tsunami tehlikesi vardır. Bu illegal göç, adeta bir tsunami etkisinde bir müddet sonra Avrupa’yı vuracaktır. Dolayısıyla bunu Türkiye’deki kampları methederek ve sadece Türkiye, Ürdün ve Lübnan’ın bu sorunun üstesinden geleceğini zannederek bu sorunla mücadele edemeyiz. Onun için gelin birlikte hareket edelim, bunun köklerine gidelim, bunu çözmeye çalışalım. Ondan sonra bunun büyümesini önleyelim” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin uzun zamandır terör örgütleri ile mücadele ettiğine vurgu yapan Bozkır, bazı Avrupa ülkelerinin terör örgütleri arasında ayrım yaptığını kaydederek, “Fakat maalesef Avrupa ülkelerinin bazılarında bu terör örgütü bana zarar vermez, onun için ona ben dokunmayayım. Bu belki biraz zarar verebilir, ona azıcık dokunayım. Bu hiç zarar vermez, bu zarar verebilir onunla mücadele edeyim ayrımları olunca dedik ki bu terör öyle bir şey ki aynı kaynaktan büyür, aynı organizasyon şemaları içinde çalışırlar. Para kaynakları hemen hemen aynı yerden, silah kaynakları aynı yerlerdendir. Bu ayrımı yaparsınız bir gün terör tsunamisi Avrupa’yı vuracaktır” diye konuştu.

    “AB’NİN BÖYLE BİR LÜKSÜ YOK”

    “Türkiye Gümrük Birliği’ni güncellemiş. 300 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmışız. Vizeler kalmış, Türkiye bütün fasılları Türkiye’de kapatmış. Türkiye bugün 820 milyar dolar milli gelire sahip. İnşallah 2023’te 2 trilyon dolarlık bir milli gelire ulaşacaktır” diyen Bakan Bozkır, Avrupa Birliği’nin tüm bu gelişmeler karşısında Türkiye’yi AB’ye üye yapmamasının mümkün olmadığını söyledi. Bozkır, “Avrupa Birliği’nin böyle bir lüksünün olmadığını düşünüyorum” dedi.

    Bozkır, Suriye sorunu çözülmediği takdirde ne göç sorununun ne de terör sorununun çözülemeyeceğini kaydetti.

    AVRUPA’NIN VİZE KORKUSU

    Türkiye’nin komşu ülkelerde yaşanan sorunlara rağmen büyüme hızını sürdürdüğünü ve Avrupa’da bu durumun tam tersi olduğunu hatırlatan Bozkır, Türkiye ve AB arasında yaşanan vize sorununa değindi. Bakan Bozkır, şunları söyledi:

    “Yıllarca Avrupa bir korkuyla yaşadı, ben vizeyi kaldırırsam, serbest dolaşımı açarsam milyonlarca Türk bir anda Avrupa piyasalarını istila edecek, işimi kaybedeceğim. Oysaki bugün öyle bir tablo yok. Bizim vatandaşımız ne için gider Avrupa’ya? Sizin gibi gençler tahsil için veya üniversite sonrası kendini geliştirmek için, görmek için gider. Başka bir nedenle gitmez. Örneğin Belçika’ya gittiniz. 10 bin firma iflas etti bir senede. Bugün Brüksel’e gitseniz, Belçika’ya, iş yok güç yok. Şehir meydanını gezer geri gelirsiniz. Ama Türkiye’de öyle değil. Türkiye’de ekonomik büyüme bütün bu etrafımız yangınlarla çevrilirken, hala yüzde 4, 4.5 büyümelerden bahsediyoruz. Avrupa’da eksi 3, eksi 2’ye nasıl getiririm diyen bazı ülkeler alkışlanıyor. İşsizlik gençler arasında İspanya gibi, Yunanistan gibi ülkelerde yüzde 50’lerde. Böyle bir tabloda normal akış oradan buraya gelir. Çünkü iş burada.”

  • Ünlü Kemancı Cihat Aşkın İmza Gününde ERÜ Öğrencileriyle Buluştu

    Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından Cihat Aşkın imza günü ve söyleşi programı düzenlendi.

    Güzel Sanatlar Fakültesi Konser Salonunda düzenlenen Hilal Doğanay’ın kalem aldığı ve ünlü kemancı Cihat Aşkın’ın hayatını anlatan ‘Artık Melekleri Hissetme Vaktidir’ kitabıyla ilgili söyleşi ve imza günü düzenlendi.

    Cihat Aşkın söyleşide “Müzik, sanat kendini ifade etmenin bir parçasıdır. Müzik kendini seslerle, resim kendini şekillerle, çizgilerle ifade edebilmektir. Dolayısıyla sanat dediğimiz şey kendimizi ifade edebilmektir. Bugün toplum olarak biz bunun yoksunluğunu çekiyoruz. Hayatta güzellikleri yakalayalım bu kitabın çıkış amacı budur. Artık melekleri hissetme vaktidir kitabı benim yetki verdiğim, doğrudur dediğim bir kitap değil çünkü kitabı ben yazmadım. Yapılan röportajlar, izlenimler sonucu bu kitap ortaya çıktı, benim bir katkım olmadı” dedi.

    Kitabın yazarı Hilal Doğanay ise “Artık Melekleri Hissetme Vaktidir isminde ısrar ettim çünkü kitabın içerisinde böyle bir bölüm yer alıyor. Aynı zamanda bu isimde aynı zamanda bir irini var. 35 yıla çok şey sığdırılmış ve artık melekleri hissetme vaktidir diye böyle bir isim koydum” şeklinde konuştu.

  • Milletvekili İshak Gazel Ensar Vakfı’nın Öğrencileriyle Buluştu

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlık Divanı üyesi ve AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel, Ensar Vakfı öğrencileriyle kahvaltıda buluştu.

    Vakfın Meydan Mahallesi’ndeki öğrenci yurdunda Dumlupınar Üniversitesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr Ahmet Türkan’ın sohbeti sonrası bir konuşma yapan Gazel, öğrencilere önemli tavsiyelerde bulundu.

    Ensar Vakfı Şube Başkanı Ali İhsan Özdemir de, Gazel’e ziyaretleri sebebiyle teşekkür etti. (EFE)