Etiket: öğrenci

  • 2 bin öğrenci uzaktan eğitim ile ilk defa tanıştı

    2 bin öğrenci uzaktan eğitim ile ilk defa tanıştı

    Uzaktan eğitim sistemine hiç katılamayan 2 bin öğrenci, tabletlerine kavuştu. Uzaktan eğitim ile tanışan çocukların yüzlerindeki gülümseme kalpleri ısıttı.

    Korona virüs salgını tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de olumsuzluklara neden oldu. Yaşamın neredeyse tüm alanlarında yeniden planlama gerekirken, ülkemizde de eğitim uzaktan yapılmaya başlandı. Pamukkale Belediyesi, bilgisayar, laptop ve ya tablet üzerinden yapılan uzaktan eğitime katılamayan öğrencileri unutmadı. Pamukkale İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün belirlediği ve uzaktan eğitime hiç katılamayan 2 bin öğrenci için harekete geçen Pamukkale Belediyesi, meclisten geçen karar ile bu öğrencilere tablet dağıtma kararı aldı. Ekipler tabletleri belirlenen öğrencilerin evlerine kadar götürerek, onların yüzünü güldürdü. Pamukkale Belediye Başkanı Avni Örki, eğitim konusunun önemli olduğunu söyleyerek, “Her konu çok önemli ama çocuklarımızın eğitimi en önemlisi.Bu bilinçle hareket ederek bu dönemde yapılabilecek en önemli proje çocuklarımızın hayallerinden vazgeçmemeleri için eğitimlerine devam etmelerini sağlamaktı. Biz de bunun için 2000 çocuğumuzun yüzünü güldürdük. Hepsinin tabletlerini evlerine kadar ulaştırdık. Bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Bu nedenle çok değerli Pamukkaleli hemşehrilerimizden ricamız evlerinde kullanmadıkları laptop, bilgisayar ya da tabletleri uzaktan eğitime ulaşamayan öğrencilerimize ulaştırmaları. Eğer çevrelerinde bu kişileri bulamazlarsa muhtar arkadaşlarımız aracılığıyla öğrencileri tespit edebilirler. Tüm halkımıza bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum” dedi.

  • Tableti olmayan 7 yaşındaki öğrenci, canlı derslere katılmak için her gün 1 kilometre yürüyor

    Tableti olmayan 7 yaşındaki öğrenci, canlı derslere katılmak için her gün 1 kilometre yürüyor

    Mardin’in Mazıdağı ilçesinde yaşayan 7 yaşındaki Şeymanur Kaya, evlerinde internet ve bilgisayar olmadığı için her gün yaklaşık 1 kilometre yol yürüyüp komşularının evinde derslerine katılıyor.

    Mazıdağı ilçesine bağlı Kayalar Mahallesi’nde ikamet eden 1’inci sınıf öğrencisi 7 yaşındaki Şeymanur Kaya, online derslere girmek için hafta içi her gün komşularının evine gidiyor. Kaya, komşularında EBA canlı dersine katılabilmek için yaklaşık 1 kilometrelik yol yürüyor. Babası işsiz olan minik Şeymanur’un tek isteği babasının bir işe girip derslerine de evinde katılması.

    “Babam çalışmıyor, bana bilgisayar alacak parası yok”

    Babasının çalışamadığı için kendisine tablet alamadığını ifade eden Şeymanur Kaya, canlı derse girmek için her gün yaklaşık 1 kilometrelik yol yürüdüğünü söyledi. Kaya, “Her gün yürüyorum canlı derslere girmek için. Tablet veya bilgisayarım olmadığı için evde canlı derse giremiyorum. Babam işsiz, bana bilgisayar alacak parası yok. Canlı derslere girebilmem için komşulara geliyorum, havalar soğuk bazen komşulara gitmekte zorlanıyorum. Tablet veya bilgisayarım olsaydı evde canlı derslere girerdim, her gün onca yolu yürümek zorunda kalmazdım. Babam ve annemin telefonu tuşlu olduğu için derslere de katılamıyorum” dedi.

    “Maddi durumları yok, bize gelip derslere giriyor”

    Şeymanur’un ailesinin maddi durumunun iyi olmadığını kendi evlerinde derse girdiğini kaydeden Gülsüm Kaya, Şeymanur’un zorluk çektiğini kaydetti. Gülsüm Kaya, “Kendisi hafta içi her gün canlı dersi olduğu için bizim evimize geliyor. Kış mevsimine girdiğimiz için zorluk çekebiliyor. Maddi durumları olmadığı için kendisine tablet, bilgisayar alınamıyor ve canlı derslere girilmesi için evlerine de internet bağlatamıyorlar. Bu yüzden de Şeyma bize gelmek durumunda kalıyor” diye konuştu.

    “Bazen derslerimiz çakışıyor”

    Kendi evlerinde kısıtlı sayıda bilgisayar olduğu için Şeymanur‘un dersleri ile kendi derslerinin bazen çakıştığını dile getiren Gülsüm Kaya, “Ben de canlı derslere katılmak durumunda olduğum ve evimizde de kısıtlı sayıda bilgisayar olduğu için bazen derslerimiz çakışıyor. Elimizden geleni kendisi için yapmaya çalışıyoruz, ancak bazen derslere katılamıyor, ilkokula yeni başladığı için bir kere bile katılamazsa bir sürü şey kaçırmış olacak ve bu eksiklik ileride kendisini olumsuz yönde etkileyecek” şeklinde konuştu.

  • Erzurum’a yeni kız öğrenci yurdu

    Erzurum’a yeni kız öğrenci yurdu

    Erzurum’da yeni bir kız öğrenci yurduna kavuşmanın sevinci yaşanıyor.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Atatürk Üniversitesi Kampüsünde yaptırılan 1035 yatak kapasiteli Kız Öğrenci Yurdu’nun yapımı tamamlandı.

    Yeni yapılan ve yapımı tamamlanan Yurt Binası’nı gezerek incelemelerde bulunan Erzurum Valisi Okay Memiş, Kız Öğrenci Yurdu’nu çok beğendiğini ve son derece modern bir bina olduğunu söyledi.

    Pandemi sürecine rağmen devletimizin yatırımlarına devam ettiğini belirten Vali Memiş, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın da yüksek öğretime mükemmel bir bina kazandırdığını ifade etti.

    Vali Memiş, “İlimizde Yurt sorunu olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Türkiye’de yurt sorunu olmayan ender illerden biri Erzurum” dedi.

    Anadoluda Kurulan İlk Üniversitelerden Biriyiz

    Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi’yle gurur duyduklarının altını çizen Erzurum Valisi Okay Memiş, “Türkiye’de İzmir, İstanbul ve Ankara’dan sonra Anadolu’da ilk kurulan Üniversitelerden biri Atatürk Üniversitesi. Bir Üniversite kenti olan Erzurum’a böylesi güzel binalar gerçekten yakışıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze ve bu binanın yapımını üstlenerek başarıyla tamamlayan müteahhit firmaya teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Kadın Üniversitesine Talibiz

    Erzurum Valisi Okay Memiş, Kadın Üniversitesi’ne talipli olduklarını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile YÖK onay verirse en az 20 Bin Kapasiteli Kadın Üniversitesi için biz hazırız. Kadın Üniversitesi’nin ilimize kurulması halinde her türlü alt yapımız hazır. Yeni Kız Öğrenci Yurt binası tamamlandı. 1035 öğrenci kapasiteli yurt, Atatürk Üniversitesi Kampüsü içinde olduğu için ve fakültelere yakınlığından dolayı kız yurdu olmasını düşündük. Öğrencilerimiz için çok iyi bir iş oldu” diye konuştu.

    Pandemiye Karşı İyi Mücadele Verdik

    “Ülke ve Erzurum olarak pandemiye karşı çok iyi bir mücadele verdik” diyen Vali Okay Memiş, pandemiyi hep birlikte atlatacağımıza inandığını söyledi.

    Vali Memiş, “Covid-19 pandemisine karşı çok iyi mücadele verdik. Pandemiyi hep beraber atlatacağız. Bu zorlu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Bu arada Erzurum Valisi Okay Memiş, Yeni Yapılan Kız Yurdu Binasını gezerek incelemelerde bulunurken, Gençlik ve Spor İl Müdürü Fuat Taşkesenligil’den bina ile ilgili bilgiler aldı. Yurt Hizmetleri Müdürü Sahir Birol Dönel, GSİM Tesisler Şube Müdürü Köksal Kaçmaz, Gençlik Faaliyetleri Şube Müdürü Letif Arslan ile Yurt Müdürleri de hazır bulundu.

  • “Uzaktan eğitim; öğrenci merkezli eğitime destek oldu”

    “Uzaktan eğitim; öğrenci merkezli eğitime destek oldu”

    Korona virüs salgınıyla birlikte deneyimlenen uzaktan eğitimin, öğrenci merkezli eğitim modeline destek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Derya Kavgaoğlu, “Öğrenci merkezli eğitim felsefesi 21’inci yüzyılın ihtiyaç duyduğu özerk, kendi kendini yönlendiren ve kendine yetebilen öğrenciler yetiştirir” dedi.

    Korona virüs salgınıyla birlikte deneyimlenen ve tüm dünyayı etkisi altına alan eğitsel dijital dönüşüm, kitleleri zaruri olarak uzaktan eğitim ve hibrit eğitim formlarıyla tanıştırdı. Normal zamanda bu eğitim formlarına geçilmesinin yıllar süreceğini ifade eden İstanbul Gelişim Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Derya Kavgaoğlu, “Pandemi dönemi, eğitsel, teknolojik, ekonomik, politik zemindeki tartışmalarla yürürlüğe koyulması uzun zaman alabilecek bir dönüşümü hızla sosyal gerçeğimiz haline getirdi. Eğitim Yönetim Sistemleri (LMS), senkron ve asenkron eğitim bağlamları, webinarlar, sanal sınıfların yönetimi, web 2.0 araçlarıyla zenginleştirilmiş öğrenme ortamları kısa sürede küresel olarak adaptasyon sağladığımız eğitsel bir terminoloji haline geldi” diye konuştu.

    “Fırsata çevrilmeli”

    Eğitim-öğretimde pandemiyle gelinen durumun korkulacak veya kaygı duyulacak bir süreçten ziyade fırsata çevrilerek yönetilecek bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kavgaoğlu, “Nitekim uzaktan veya hibrit eğitim formları öğrenci merkezli eğitimin doğasına hizmet etmede geleneksel eğitimden çok daha elverişli olabilmektedir. Dünyaca ünlü üniversitelerin de dikkat çektiği gibi muhtemel öğrenme kayıplarının önüne geçebilmek için önlemler almak, teknoloji altyapısını güçlendirmek, fırsat eşitliğini öncelemek, öğretimi yeniden tasarlamak, sağlıklı eğitsel iletişim için transaksiyonel uzaklığı asgariye indirmek, öğrenci bağlılığını sağlamak halen ve sürekli iyileştirilmesi gereken hususlardır” ifadelerini kullandı.

    “21’inci yüzyılın eğitim felsefesi: öğrenci merkezli eğitim”

    Öğrenci merkezli eğitim hakkında bilgi veren Kavgaoğlu, “Öğrenci merkezli eğitim, öğrencilerin sınıf öğretmenlerinden ve ders kitaplarından kendilerine aktarılan bilgileri pasif bir şekilde almak yerine aktif olarak, bireysel ve işbirlikli grup çalışmalarıyla, kendi bilgilerini oluşturdukları, kendi hipotezlerini kurup, test edebildikleri bir eğitim şeklidir. Bu eğitim felsefesi 21’inci yüzyılın ihtiyaç duyduğu özerk, kendi kendini yönlendiren ve kendine yetebilen öğrenciler yetiştirir” dedi.

    Öğrenci merkezli eğitimi etkili bir şekilde uygulama imkânı veren uzaktan eğitim hakkında konuşan Dr. Öğr. Üyesi Derya Kavgaoğlu, “Öğretmen ve öğrenci değişen rollerine iyi çalışmalıdır” diyerek, “Öğretmen, bilgi edinimini kolaylaştırarak öğrenmeyi teşvik etmelidir. Zor ve dağınık olan öğrenme işi yalnızca öğrenciler tarafından yapılabilir” ifadelerini kullandı.

    “Yaşam boyu öğrenme anlayışı kazandırılabilir”

    Öğrenmeyi teşvik eden öğretimin, öğrencilere ne yapmaları ve neleri bilmeleri gerektiğini dikte eden bir öğretim olmadığını söyleyen Kavgaoğlu, “Entelektüel anlamda kabulü basit olsa da gerek öğretmenler gerekse öğrenciler değişen bu rollerine iyi çalışmalıdır. Öğrenme sorumluluğu tetiklenmelidir. Geleneksel eğitim davranışçı bir yaklaşımla öğrencileri dışsal motivasyona fazlasıyla bağımlı hale getirmiştir. Böyle bir anlayışta öğrenciler dersi geçmek veya yüksek not almak için bir şeyler yapar, havuç olmadığında öğrenme etkinlikleri durma noktasına gelebilir. Oysa öğrenci merkezli eğitimde öğrenme iklimi oluşturmak esastır. Öğrencinin bu iklimi teneffüs etmesi sağlanmalıdır. Öğrencinin derse hazırlıklı olmak, sınavına çalışmak, grup çalışmalarına katkıda bulunmak gibi öğrenmeyle ilgili olarak aldığı kararların not dışındaki sosyal sonuçlarını da deneyimlemesine yardımcı olunmalıdır. Bu suretle yaşam boyu öğrenme anlayışı ve sevgisi de kazandırılabilecektir” dedi.

    “Güç dengesini değiştirin”

    Sınıftaki güç dengesinin değişmesi gerektiğini belirten Kavgaoğlu, “Geleneksel sınıflarda öğretmenler öğrencilerin neyi, nasıl, hangi hızla, nasıl bir iletişim içinde öğreneceklerine karar verip ne kadar iyi öğrenebildiklerini onaylarlar. Bu durum öğrencilerin öğrenme süreçleri üzerinde muazzam bir baskı ve kontrol hissetmelerine neden olur. Bu güç dengesini değiştirmek, öğrencilere kendi öğrenme süreçleri üzerinde bir miktar kontrol vermekle mümkün olacaktır. Bu sayede öğrencilerin öğrenme motivasyonu olumlu yönde etkilenecektir” ifadelerini kullandı.

    “Ders konularının fonksiyonu değişmelidir”

    “Ders konularının fonksiyonu değişmelidir” diyen Kavgaoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Öğrencileri öğrenme becerileriyle donatmak, onların içeriği kendi kendilerine öğrenmelerini mümkün kılar. Öğrenciyi çok sayıda işlenecek içeriğe maruz bırakmak yerine bu içerik, öğrencilerin yaşam boyunca ihtiyaç duyacakları öğrenme becerilerini geliştirmek için kullanılmalıdır. Uygulamalı dersler bu anlamda salt teorik derslerden çok daha etkilidir.”

    “Öğrenme potansiyellerini etkin olarak kullanmalarını sağlayın”

    Uzaktan eğitime ilişkin alınacak tüm önlemlerin öğretmen ve öğrenci kadar eğitim kurumlarına da sorumluluk yüklediğini ifade eden İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, “Yenilikçi öğrenme – öğretme yaklaşımlarının yakından takip edilip geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için öğrenme ve öğretmeyi geliştirme ofisleri oluşturmak, öğretmenlere öğrenci merkezli öğretim formasyonu kazandıracak hizmet içi eğitimler organize etmek, öğrenme ihtiyaçlarına uygun dijital kütüphaneler oluşturmak, ailelerin katılım ve desteğini sürece dahil etmek bu sayede öğretimin sürekliliğini sağlamak, öğrencileri öz farkındalıklarını artıracak, öz yeterliliklerini besleyecek online kurs ve seminerlerle desteklemek, ilgi ve yetkinliklerine uygun dijital sosyal etkinlikler düzenlemelerine imkan tanımak, kendi öğrenme stillerini fark ederek öğrenme potansiyellerini etkin olarak kullanmalarını sağlamak uzaktan eğitimde öğrenci bağlılığını artıracak bu suretle öğrenci merkezli öğretimi de etkin kılacaktır” diye konuştu.

  • Eğitimde ve öğrenci başarısında en etkili yöntem olan “geri bildirim” için özel el kitabı hazırlandı

    Eğitimde ve öğrenci başarısında en etkili yöntem olan “geri bildirim” için özel el kitabı hazırlandı

    Milli Eğitim Bakanlığı, öğrenci başarısını artıran en etkili ve en kolay yöntem olan “geri bildirim”e ilişkin öğretmenlere özel bir el kitabı hazırladı. El kitabında, “geri bildirimin önemi”, “geri bildirim verilirken nelere dikkat edilmesi gerektiği” gibi akla gelebilecek her türlü soruya bilimsel araştırmalar ışığında yanıtlanıyor.

    Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, öğretmenin öğrenciye verdiği doğru geri bildirim, öğrenmeyi ve başarıyı artıran en önemli yönetimlerin başında geliyor. Bu denli etkili bir öğretim aracını, en doğru şekilde kullanmak için yola çıkan Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından geniş bir literatür taramasının ardından Öğretmenler İçin Geri Bildirim El Kitabı’nı hazırlandı.

    Öğretmenler için hazırlanan kitapta, bir terim olarak “geri bildirim”in, öğrenene, kendi performansının nasıl göründüğünü gösteren bir ayna olduğunun altı çizilirken bu kavramın sıklıkla karıştırıldığı “tavsiyede bulunmak, övmek, değerlendirme ya da not vermek” edimlerinden biri olmadığı vurgulandı.

    “Öğrenciye geribildirim vermek, en etkili yöntemlerden biri”

    Geri bildirimin eğitimdeki önemine vurgu yapan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, ”Uzun yıllar boyunca binlerce sınıfı gözlemleme imkanı buldum. Gözlemlerime dayalı olarak şunu söyleyebilirim ki öğrenciye geribildirim vermek, en etkili yöntemlerden biri. Son yıllarda yapılan araştırmalar da geri bildirim vermenin başarıyı ve öğrenmeyi artıran en etkili ve maliyeti en düşük yöntemlerden biri olduğunu ortaya koyuyor. Önemli olan, geribildirimi doğru şekilde vermek. Örneğin not vermek de bir geribildirim ama yeterli değil. Bu el kitabı, geri bildirime ilişkin teorik bilgilerin yanı sıra uygulamaya ilişkin somut öneriler de içeriyor. Burada yer alan bilgiler geniş bir literatür taramasına dayanıyor. Her meslektaşımın yararlanması dileğiyle” ifadelerini kullandı.