Etiket: Oğlunun

  • 2,5 yıl sonra oğlunun acı haberi alan annenin feryatları yürekleri dağladı

    Tokat’ın Reşadiye ilçesinde 2,5 yıl sonra oğlundan acı haberi alan anne Adile Erol’un, “Çocuğumu balıklar yemiş, parçası olsa göreceğim” şeklinde feryatları yürekleri dağladı.

    Reşadiye ilçesinde 17 gün önce Kelkit Çayı’nda kaybolan muhtar Ayhan Cebe’yi bulmak için arama çalışmaları sırasında Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri HES göleti mazgallarında 2,5 yıl önce kaybolan çocuklardan 10 yaşındaki Bayram Erol’a ait ayakkabının içinde çorap ve kemik parçaları buldu. Acı haberi Tokat Valisi Ömer Toraman, aileye acı haber akşam saatlerinde verdi. Acı haberle büyük üzüntü yaşayan anne Adile Erol ile baba Ömer Erol ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaklaşık 2 saat sonra evine bir araçla dönen anne Erol’un feryatları yürekleri dağladı. Anne Erol, “Çocuğumun parçası olsa göreceğim. Ne olur bana gösterin. Orada yok dediler, balıklar yemiş yavrumu” diye gözyaşı döktü. Ayakta güçlükle duran anne Erol, yakınlarının yardımı ile evine götürüldü.

    Yaklaşık 2 saat acılı ailenin evinde kalan Tokat Valisi Ömer Toraman, çıkışta basın mensuplarının soruları üzerine yazılı açıklama yapılacağını kaydetti.

    Olay, Reşadiye ilçesi D-100 karayolu Dokuzdolanbaç Köprüsü yakınlarında meydana gelen kazada Niksar’dan Reşadiye’ye giden Ayhan Cebe’nin kullandığı 60 RG 322 plakalı otomobil, yaklaşık 20 metre yükseklikten Kelkit Çayı’na yuvarlanması sonucu suyun içinde kaybolan 2 çocuk babası muhtar Ayhan Cebe’yi JAK ekipleri arama çalışması başlatmıştı. Yaklaşık 2 haftadır devam eden arama çalışmaları sırasında içerisinde çorap ve insan kemiği kalıntılarının bulunduğu çocuk ayakkabısı bulundu. Kemik parçalarının 29 Aralık 2015 tarihinde kaybolan 8 yaşındaki Dursun Kağan Taşçı ile 10 yaşındaki Bayram Erol’a ait olma ihtimali nedeniyle ailelerden kan örnekleri alınarak, kemik parçaları ile birlikte DNA testi için Ankara’ya gönderildi. DNA sonucunda kemik kalıntılarının Bayram Erol’a ait olduğu tespit edildi. Tokat Valisi Ömer Torman Reşadiye ilçesine gelerek kaybolan Bayram Erol’un ailesine acı haberi verdi.

  • Kocaeli’de dini nikahlı kocası tarafından oğlunun yanında vurulan kadın öldü

    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde dini nikahlı kocası tarafından 16 yaşındaki oğlunun yanında vurulan MHP eski İzmit İlçe Kadın Kolları Başkanı Serpil Ertekin hayatını kaybetti.

    Olay, Kocaeli’nin İzmit ilçesi Yeşilova Mahallesi Aykar Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre sokak üzerinde bulunan 3 katlı apartmanda yaşayan MHP eski İzmit İlçe Kadın Kolları Başkanı Serpil Ertekin (43), henüz öğrenilemeyen bir nedenden dolayı dini nikahlı eşi olduğu iddia edilen Duran G. ile evinde tartışmaya başladı. Tartışma sonrasında Duran G., tabancasını çıkartarak Serpil Ertekin’e 16 yaşındaki oğlunun yanında 4 defa art arda ateş ederek olay yerinden kaçtı. Evden gelen sesleri üzerine çevredeki vatandaşlar durumu hemen polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

    Kısa süre sonra olay yerine gelen sağlık ekipleri, Serpil Ertekin’i kanlar içerisinde yatarken buldu. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalede Serpil Ertekin’in hayatını kaybettiği belirlendi.

    Yapılan olay yeri incelemelerinin ardından Serpil Ertekin’in cesedi otopsi için morga kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatılırken, polis ekipleri olay yerinden kaçan Duran G.’yi yakalamak için çalışma başlattı. Polis ekipleri tarafından kısa süre sonra İzmit Yuvam Akarca mevkiinde Kocaeli Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro ekipleri tarafından yakalanan Duran G., Kocaeli Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğüne götürüldü.

  • Patlayan su borusunu onarmak için kazdığı çukur, oğlunun mezarı oldu

    Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde patlayan su borusunu onarmak için çukur kazan Mehmet Yılmaz’ın 1.5 yaşındaki oğlu Ali yılmaz, babasının kazdığı çukura düşerek öldü.

    Olay Gaziantep’in Oğuzeli ilçesine bağlı karadibek köyünde meydana geldi. Evlerinin bahçesinde bulunan su borusunun patlaması üzerine, baba Mehmet Yılmaz çukur kazarak arızayı gidermeye çalıştı. Mehmet Yılmaz’ın 1.5 yaşındaki oğlu Ali Yılmaz, bahçede oynarken saat 17:00 sıralarında babasının kazdığı çukura düştü. Olayı fark eden Bir yakınları çocuğu düştüğü yerden çıkararak hemen Oğuzeli devlet hastanesine kaldırdı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen 1,5 yaşındaki Ali Yılmaz kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Cenaze Gaziantep Adli Tıp Kurumundaki işlemlerin ardından defnedilmek üzere ailesine teslim edildi.

  • Oğlunun şehit sayılması için 17 yıllık onur mücadelesi

    İzmir’de 2001 yılında askerlik görevini yaparken Çanakkale’ye tank sevki sırasında elektrik çarpması sonucu hayatını kaybeden er Hasan Akçıl şehit sayılmadı. Anne Kerziban Akçıl, aradan geçen 17 yıla rağmen oğluna şehitlik unvanı verilmesi için mücadele veriyor.

    Çorum’un Kargı ilçesine bağlı Yeşilköy’de tek başına yaşayan Kerziban Akçıl, bankada memur olan evin tek çocuğu ve nişanlı olan oğlu Hasan Akçıl (21)’ı 27 Mayıs 2000 tarihinde askere uğurladı.

    İzmir Narlıdere Zırhlı birlikler Komutanlığında vatani görevini tamamlamak için gün sayan Hasan Akçıl, terhisine 2 ay kala İzmir’den Çanakkale’ye tren ile tank sevkıyatında muhafız asker olarak görevlendirildi. Sevkıyat sırasında Eskişehir garında mola verildiği sırada vagondaki tanka çıkan Hasan Akçıl, tankın kapağını açmaya çalışırken yüksek gerilime kapılarak yaralandı. Kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Er Akçıl, olaydan üç gün sonra hayatını kaybetti.

    Anne Kerziban Akçıl, oğlunun İzmir Narlıdere’de vatani görevini yaparken, Çanakkale’de yapılacak olan 30 Ağustos Zafer Bayramı törenleri için trenle sevk edilen tankta muhafız olarak görevlendirildiğini belirterek, “Trenin Eskişehir’de mola verildiği sırada oğlum Hasan Akçıl tankın üzerine çıkmış, o sırada yüksek gerilim çarpması sonucu patlama meydana gelmiş. Oğlumu Eskişehir Hava Hastanesi’ne kaldırmışlar. Orada ilk müdahaleyi yapmışlar. Hastaneye kaldırıldığında oğluma sormuşlar olay nasıl oldu diye? Hiç bir şey hatırlamıyorum demiş. İkinci kez sorduklarında cevap verememiş. Daha sonra oğlumu ambulansla Ankara Yanık Merkezine sevk etmişler. Bize haber verdiler. Biz hemen babasıyla birlikte Ankara’ya gittik. Burada 3 gün sonra hayatını kaybetti. Cenazesini köyümüze getirerek toprağa verdik’’ dedi.

    “Acımızdan şehit sayılmadığını anlamadık”

    Bugüne kadar oğlunun şehit olarak bildiklerini ve oğlunun şehit sayılmadığını ise daha sonra tesadüfen öğrendiklerini anlatan, “Oğlumu defnettikten 17 gün sonra komşu köyümüz Halıköy’e de bir şehit geldi. Daha sonra Hacıhamza köyüne de bir şehit geldi. O cenazelerin ikisine de gittim. Orada askerler mezarlıkta şehide saygı atışı ve tören yaptılar. Bizim cenaze törenimiz böyle olmadı. Niye bu şehitlerin cenazesi böyle defnediliyor da benim oğlumun cenaze töreni böyle olmadı dedim. Ben acımdan oğlumun cenazesinde hiç bir şey bilemedim. Bunu araştırdığımda bana senin oğlun şehit sayılmadı, vazife malulü sayıldı dediler. Ben de o günden sonra her zaman sesim çıktığınca yetkililerle görüşmeye çalıştım’’ şeklinde konuştu.

    Konuyla ilgili görüşmek için Kaymakamlığa ve İlçe Jandarma Komutanlığına gittiğini ifade eden acılı anne Akçıl, “Kaymakamlığa ve komutanlığa gittim. Ben oğlumun hakkını arıyorum, ben devletten şehit sayılmasını istiyorum. Ben devlete 21 yaşında oğlumu gönderdim. Onlar bana beş harfi çok görüyorlar” şeklinde konuştu.

    “Cumhurbaşkanımızdan destek bekliyorum”

    Daha sonra ilçe kaymakamıyla birlikte Jandarma Komutan’ının kendisini ziyarete geldiğini kaydeden Keziban Akçıl, “Kaymakam bey ve komutan ziyaretime geldi. Kaymakam bey bana herhangi bir ihtiyacın var mı, kömürün var mı? diye sordu. Ben de kendisine benim her şeyim var. Hiçbir şeye ihtiyacım yok. Ben sadece evladımın şehitliğini istiyorum. İhtiyacı olanlara verin. Benim alacak gücüm var dedim. Beni unutmayın beni ziyaret edin bu bana yeter dedim. Benim maddi olarak hiçbir beklentim yok. Ben sadece evladımın şehitliği istiyorum dedim” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmek istediğini belirten acılı anne, “Kaymakam beye Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da yanına gitmek istiyorum, keşke oraya da ulaşabilsem ama ulaşamıyorum. Geçenlerde Çorum’a geldi dediler fakat nereye ulaşayım, nereye gideyim. Gitsem yanaşamazdım. Bu konuyu kendisine anlatmak isterdim. Benim oğlum neden şehit sayılmasın? Askeriyenin emriyle tankın üzerinde gitmiş. Askeriyenin hastanesinde vefat etmiş. Böyle olur da nasıl şehit sayılmaz. Onlar şehit saysa da saymasa da benim oğlum Allah katında yine şehit ama resmiyette de neden şehit olmasın. Benim şimdi başka çocuklarım olsa askere gönderirken düşünürüm. Siz olsanız düşünmez misiniz?’’ diye isyan etti.

    “Oğlumun şehit sayılmamasında ihmaller var”

    Oğlunun şehit sayılmamasında ihmallerin bulunduğunu ve bu ihmallerin ortaya çıkmaması için de oğlunun şehit sayılmadığını iddia eden anne Kerziban Akçıl, “Benim oğlum yoğun bakımda ifade veremeyince, kazada diğer görevliler kendilerini kurtarmak için bir şeyler yaptılar. Oğlumun konuşma imkanı olmadı. Ben bir anne olarak oğlumu 3 gün ekrandan izledim. Yanına bile giremedim. İlk gece sadece bir kez el salladı. Sonra zaten vefat etti. Çok acı bir şey. Allah bu acıyı kimseye yaşatmasın. Evlat acını ben yaşadım hiç kimse yaşamasın. Ben şimdi korkumdan televizyon bile açamıyorum. Afrin’de şehit olur duymayayım diye. Ben aradan 17 yıl geçmesine rağmen bu yanlışlığın düzeleceğine inanıyorum. Yetkililere sesleniyorum sesimi duysunlar” ifadelerini kullandı.

  • Acılı baba 56 gündür haber alamadığı oğlunun yolunu gözlüyor

    Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde aracını terk ederek kaybolan Musa Gödek’e ailesinin ulaşma çabaları sürerken, acılı baba Güngör Gödek 56 gündür haber alamadığı oğlunun yolunu gözlüyor.

    Edinilen bilgilere göre, 36 yaşındaki Musa Gödek isimli bir kişi 14 Ocak 2018 tarihinde Kandıra ilçesi Pembe Kayalıklar mevkiinde arabasını bırakarak sırra kadem bastı. Oğullarından haber alamayan acılı aile ekiplerle birlikte Pembe Kayalıklar açıklarında Güngör Gödek’i aradı ama bir sonuç alamamıştı. Akyazı ilçesinde ikamet eden acılı baba Güngör Gödek oğlundan 56 gündür haber alamıyor. Güngör Gödek oğlunun hayatta olma ihtimalini düşünerek “geri dön” çağrısında bulundu. Baba Gödek oğluna çağrıda bulunarak, “Oğlum beni bu ızdıraptan kurtar. Tek kelimeni duyayım, sesini duyayım bana yeter. Her türlü arkandayım senin. Senden başka bu dünyada kimse gözüm görmez. Senden başka kimseyi düşünmüyorum. Her türlü peşindeyim. Lütfen bana ulaş seni çok özledim” dedi.