Etiket: Oğlunun

  • Kazadan geriye baba ve oğlunun mutluluk pozları kaldı

    Antalya’nın Akseki ilçesinde tur otobüsüyle otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada yaralanan Çinli turistlerin Manavgat’taki hastanelerde tedavilerinin devam ettiği bildirildi. Durumu ağır olan 1 turistin tedavisi ise Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde devam ediyor.

    Çinli turist kafilesini Kapadokya’ya götüren Uğur A. idaresindeki 34 FG 091 plakalı tur otobüsü, Akseki Manavgat karayolu Geriş Mahallesi’nde karşı yönden gelen Kemal Karataş yönetimindeki 01 EUS 97 plakalı otomobil ve Tamer Kaya idaresindeki 07 YJY 07 plakalı otomobil ile çarpıştı. Kazada, otomobil sürücüsü Kemal Karataş (31) ile 2 yaşındaki oğlu Ömer Karataş hayatını kaybetti. Otobüsteki 31 Çinli turist, Türk rehber ve şoför Uğur A. yaralandı. Durumu ağır olan 1 turist ambulans helikopterle Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılırken, diğer yaralılar Manavgat Devlet Hastanesi, Özel Akdeniz Hastanesi, Side Anadolu Hastanesi, Eslem Hastanesi ve Yaşam Hastanesinde tedavi altına alındı.

    Kazada hayatını kaybeden baba ve oğuldan ise geriye birlikte çektirmiş oldukları fotoğraf kaldı.

    Manavgat’taki yaralıların büyük bölümünün ayakta tedavi edildiği ve hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Manavgat’taki hastanelerde tedavilerine devam eden 30 Çinli turistin isimleri ise şöyle; “Qin Peng,Yuanz Heng, Miaofadg Lai, Yangyi Yu, Zhao Liping, Gao Dongfa, Tang Chengcan, Hua Yu Wei, Liu Guengzhow, Wang Jing, Luo Jianwen, Wang Yanxion, Zu Tiemci, Yarkın Eslima, Suyun He, Donghai Zeng, Aiming Zhao, Xuqing Wei, Xu Weilian, Lan Hong, Dongli He, Jianfang Gan, Fan Ce, Zaigeng Yan, Lingmin Jiang, Yingshan Chinese, Lijun Huang, Guangzhou Chen, Zhang Haihua, Lixiao Ling.”

  • Oğlunun ölümüne neden olan sürücüyü arıyor

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde 9 Temmuz’da meydana gelen kazada hayatın kaybeden gencin babası kaçan sürücünün bulunmasını istiyor.

    Edinilen bilgiye göre, 9 Temmuz gecesi 01.30 sıralarında Manavgat D400 Karayolu Ilıca Mahallesi’nde bulunan akaryakıt istasyonuna girmek için servis yoluna dönen 21 yaşındaki Murat Demirel’in kullandığı 07 NBH 52 plakalı otomobile, servis yolundan çıkan ve 34 LS 7810 plakalı otomobil çarptı. Kazada Demirel, araç içerisinde sıkışarak hayatını kaybetti, diğer sürücü ise ortadan kayboldu.

    Oğlunun ölümünün ardından yaklaşık 9 gün geçtiğini belirten Murat Demirel’in babası İsmail Demirel, diğer sürücünün henüz bulunamadığını ileri sürdü. Oğlunun kaza yaptığı yerde bilgi veren Demirel, oğlunun askerden yeni geldiğini belirterek “Öncelikle kazanın meydana geldiği an her iki aracın görüş açısını kapatan park halindeki tırın yetkililerin gözünden nasıl kaçtığını anlamak mümkün değil. Burada bulunan bir tır oğlumun görüşünü kapatıyor. Diğer taraftan gelen araç da şerit ihlali yapıyor. 25 yıldır ben de araç kullanıyorum. Hal buyken bütün suçu benim oğluma yükleyip yüzde 75 hatalı diyorlar. Diğer sürücünün kimliği belli adresi belli olduğu halde kimse ilgilenmiyor” dedi.

    Demirel, “Bana ’biz bulacağız sen git evine yat’ diyorlar. Fark eden bir şey yok. Adalet nerede burada? Bu da yetmiyormuş gibi, benim oğluma tutulan tutanaklarda görüş açısını kapatan hiçbir şey yok diyorlar. Allah için, buradaki koskoca tırı kimse görmüyor. Benim oğlum daha gençliğinin baharındaydı. 21 yaşındaydı. Benim ondan başka bir evladım yok. Benim oğlumu hiç kimse dikkate almıyor. Ben artık sabahlara kadar uyuyamıyorum. Bu mu adalet? Diğer sürücü alkollüymüş, arkadaşı ifade vermiş. ’Benim arkadaşımın o gün ayakta duracak hali yoktu’ demiş. ’Kokain alırdı’ demiş. Yani normal bir durummuş gibi hiç kimsenin dikkatinde değil, olan bize oldu. Anası evde perişan, kız kardeşi perişan. Bu mu yani dünyada adalet? Günlerdir uyku uyuyamıyorum. O kadar tutanak tutuldu, buradaki tırı kimseye dikkate almamış, sanki burada yokmuş gibi. Tırın ne adı, ne bahsi geçiyor. Şahsın ismi belli, onu da dikkate alan yok. Olan benim evladıma, canıma oldu. Bugün savcıya gittim. Sen evine git biz onu bilirkişiye yollar hallederiz diyor. Karakola gidiyoruz sen evine git biz seni ararız diyor. Biricik oğlumdu o benim, askerden yeni geldi, evimizin direğiydi. O bana bakacaktı. Oğlumla benim hayallerim vardı” şeklinde konuştu.

    Öte yandan olay yerinden kaçan T.A. isimli sürücünün kaza sırasında alkollü olduğu iddia edildi.

  • Katledilen baba ve oğlunun cenazeleri Diyarbakır’a getirildi

    Lice ilçesinde terör örgütü PKK mensupları tarafından 9 gün önce kaçırılıp katledilen ve cenazeleri bugün bulunan baba ve zihinsel engelli oğlunun cenazeleri Diyarbakır’a getirildi. Morg önünde toplanan baba ve oğlunun yakınları ağıtlar yaktı.

    Lice ilçesi Yalımlı köyü Leyhosor mezrası Üçyol mevkisinde cesetleri bulunan terör örgütü PKK’nın katlettiği baba Remzi Güler (48) ve zihinsel engelli oğlu Mahmut Güler’in (24) cenazeleri, Lice Devlet Hastanesinde yapılan işlemlerinin ardından otopsi için Diyarbakır’a getirildi. Cenazeler, Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Morg önünde toplanan baba ve oğlunun yakınları gözyaşlarına hakim olamazken, bazı kadınlar acılarını ağıt yakarak dile getirdi.

  • Oğlunun cenaze şakası yaptığı anne gerçeği anlattı

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde annesine cenazesi şakası yapan ve bu görüntüsü sosyal medyada yayınlanınca büyük tepki gören Ali Acar ile anne Emine Acar olayın gerçeğini anlattı.

    Kdz. Ereğli ilçesine bağlı Osmanlar Köyü’nde yaşayan Ali Acar, kefen giyip cenaze gibi annesinin önünde yattı. Anne Emine Acar oğlunun başında yas tutarken yanındakilerde gülüşmeye başladı. O anlar cep telefonu ile görüntülenip sosyal medyada paylaşılınca Ali Acar yaptığı şaka nedeniyle büyük tepki topladı. Anne Emine Acar ise o şakanın arkasında yatan gerçeği açıkladı. Oğlu kefen içerisinde yatarken gözünden bir damla bile yaş akmadığını dile getiren Emine Acar, yapılan şakadan haberi olduğunu söyledi. Anne Acar gazetecilere yaptığı açıklamada, “Oğlum öyle yatarken bizde başında oturuyorduk. Ben başında öylesine ağladım. Öyle esas ağlamak yok, şaka ile ağladım. Ne bileyim ölünce nasıl bağırıvereceksin bana, yapayım dedi. Bende böyle böyle bağırıveririm dedim ve öyle oldu. Ben oğlumun ölmediğini biliyordum. Gözümüzün önünde göre göre yapıyoruz. Hiç üzülmedim, gözümden yaş bile gelmedi. Oğlum bana böyle sürekli şaka yapar” dedi.

    Kendisinin şaka yapıp eğlenmeyi çok sevdiğini anlatan Ali Acar ise öldüğünde annesinin arkasından nasıl ağlayacağını merak ettiği için bu olayı gerçekleştirdiğini anlattı. Acar, “Evin önünde hanımlar sarma sarıp otururken ölü numarası yapacağımı söyledim. Ben içeriden beyaz bir şey getirdim, sardım. Çenemi bağlayıp, üzerime bıçak koydum. Şaka amacıyla bu işe giriştik. Bende anneme ‘Ben senin önünden ölürsem bana nasıl bağırıvereceksin?’ dedim. O da beni kırmadı, başladı bağırmaya. Üzülmek veya ciddi ağlamak yok. Böyle bir şey gerçek olursa gömerler giderler. Sonuçta Cenab-ı Allah bizi illaki alacak. Bende ölmeden önce ‘Ailem, sülalem bakalım bana nasıl bağırıverecek?’ kulağım duysun dedim. Gerçekten koynundaki eşin ağlamıyor da, seni doğuran, büyüten annemizden başka ağlayan olmadı” diye konuştu.

    Annesini çok sevdiğini, onu omzuna alıp, oynayıverdiğini, türlüler söylediğini ve şakalaştığını dile getiren Acar, bundan sonrada şakalarının devam edeceğini vurguladı.

  • Yat yangınından kurtarılan baba ve oğlunun isimleri belirlendi

    Kuşadası Körfezi’ndeki uluslararası sularda, Nero Koyu’na 1,5 mil uzaklıkta yanan ’Biblos’ isimli motoryattan denize atlayarak, canını kurtaran baba ve oğlunun isimlerinin Mustafa(55) ve Halil İbrahim Günaydın(22) olduğu açıklandı.

    Bilindiği gibi, Bodruma’a bağlı Turgutreis’ten Çeşme’ye bağlı Alaçatı’ya giderken motorundaki arıza nedeniyle yanmaya başlayan Biblos isimli yatın Biblos İnşaat firmasının sahibi Hasan Savaş’a ait olduğu belirlendi. Yatı 55 yaşındaki Mustafa Günaydın’ın kullandığı, seyir halinde yanında olan olan 22 yaşındaki oğlu Halil İbrahim Günaydın ile birlikte yangının çıkmasıyla denize atladıkları öğrenildi. Yatın kaptanı ile oğlu, yangın sırasında aynı bölgeden geçmekte olan ve dumanları gören ’Ada 6’ isimli teknenin kaptanı Cüneyt Cebeci ve eşi tarafından kurtarılmıştı. Yangından sonra sahil güvenlik ekipleri tarafından Didim’e götürülen baba ve oğlunun sağlık kontrolünden geçirilip, taburcu edildiği öğrenildi.