Etiket: Oğlunun

  • Baba Ve Oğlunun Evinden Cephanelik Çıktı

    Sakarya’da baba ve oğlunun evlerine yapılan baskında ele geçirilen mühimmat görenleri şaşkına çevirdi. Evlerinden cephanelik çıkan baba ve oğlu gözaltına alındı.

    Sakarya İl Jandarma Komutanlığı, Adapazarı ilçesinde E.Z. ve oğlu M.T.Z. isimli şahıslara ait ev ve eklentilerine ihbar üzerine baskın yaptı. Baskında ele geçirilen mühimmat görenleri şaşkına çevirdi. Yapılan baskın sonucu 78’i el yapımı 5’i antika olmak üzere 83 adet tabanca, 12’si antika olmak üzere 38 adet av tüfeği, 29 adet kuru sıkı tabanca, 2 adet havalı tüfek, silahlara ait çok miktarda mermi, 5 adet kılıç ve çeşitli kesici aletler ile birlikte toplam 740 adet mühimmat ele geçirildi. Baba ile oğlu gözaltına alınırken, olayla ilgili tahkikat başlatıldı.

  • Oğlunun Güvercin Kavgası Babayı Katil Etti

    Adana’da oğlunun güvercin alım satımı yüzünden kavga ettiği kişiyi öldürdüğü, 1 kişiyi de yaraladığı iddiasıyla gözaltına alınan zanlı adliyeye sevk edildi.

    Olay, 17 Şubat 2016 günü Seyhan ilçesine bağlı Mithatpaşa mahallesi 58191 sokakta gece yarısı meydana geldi. İddiaya göre, bir süre önce Mehmet D. güvercin alımı-satımı yüzünden Mehmet G. (44) ve Fahrettin Akkabak (54) ile tartıştı. Önceki gece Mehmet D.’nin evine gelen Mehmet G. zili çalarak anne Teslime D.’ye oğlunu çağırmasını istedi. Anne de oğlunun evde olmadığını söyledi.

    Mehmet G.’nin “Oğlun buraya gelecek” şeklinde bağırıp küfür etmesi üzerine yataktan kalkan baba Mustafa D. (53) Mehmet G.’yi “Alkol almışsın, kendinde değilsin hadi git” diyerek uyardı. Mehmet G. ile arkadaşı Fahrettin Akkabak kendisini uyaran Mustafa D. ile tartışıp küfür etmeyi sürdürdü.

    Bunun üzerine Mustafa D. av tüfeği ile ateş etti. Vurulan Fahrettin Akkabak yaşamını yitirirken, Mehmet G. de ağır yaralandı. Olaydan sonra kayıplara karışan Mustafa D. 4 gün sonra Mestanzede mahallesinde saklandığı evde Adana Emniyet Müdürlüğü Seyhan Araştırma ekipleri tarafından yakalandı. Yaralı olduğu görülen zanlı, emniyete götürülüp ifadesi alındıktan sonra adliyeye sevk edildi.

  • Şehit Oğlunun Acısını Unutmak İçin Kalay Yapıyor

    Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde sığınmacıların bulunduğu taraftan açılan ateş sonucu şehit olan polis memuru Ferhat Avcı’nın babası, kalay yaparak, şehit oğlunun acısını unutmaya çalışıyor. Hafta sonlarında evde kalmak istemediğini belirten acılı baba, Silopi, Cizre, Silvan ve Sur gibi ilçelerde PKK’lara yönelik yapılan operasyonları değerlendirerek, teröristlere tepki gösterdi.

    Suriye’nin Telabyad kenti sınırındaki Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde 2 Mayıs 2013 tarihinde sığınmacıların bulunduğu bölgeden açılan ateş sonucu, Gaziantepli Polis Memuru Ferhat Avcı şehit edilmiş, 3’ü güvenlik görevlisi 12 kişi yaralanmıştı. Şehit edilen polis memuru Ferhat Avcı’nın Gaziantep’in İslahiye ilçesinde yaşayan 81 yaşındaki babası Hacı Mustafa Avcı, oğlunun acısını unutmak için yarım asırdır yürüttüğü kalaycılık mesleğine yeniden sarıldı. Oğlunun şehit edilmesinin ardından çok zor ve acılı günler yaşadıklarını belirten Hacı Mustafa Avcı, “Evde oturamıyorum. Yatınca her yerim ağrıyor. Evde sıkılıyorum. Mesleğime sarıldım, kendimi oyalıyorum. Ancak eşim evde zor zamanlar geçiriyor. Hafta sonu olmasını istemiyorum” diye konuştu.

    TERÖRİSTLERE TEPKİ

    Oğlunun şehit edilmesini takdiri ilahı ve kader olduğunu belirten acılı baba, Güneydoğu’daki Şırnak, Diyarbakır ve Mardin gibi illerde yapılan PKK’ya yönelik operasyonları da değerlendirdi. Hendek açan ve etrafı yakıp yıkan teröristlere de tepki gösteren Hacı Mustafa Avcı, teröristlerin Kürtlerin hakkını bahane ederek, Kürtlere zulüm ettiğini söyledi. Kendisi ve şehit olan oğlunun da Kürt olduğunu vurgulayan Baba Avcı, “Güneydoğu’da meydana gelen terör olaylarında, bu olayları yapanlar hep menfaatleri için yapıyor. Bunları yapanlar Müslüman değildir, olamazlar da. Bu olayların Kürtlükle de hiçbir şekilde alakalı yok. Madem Kürtler, neden Kürtlerin evleri yıkıp, yakıyorlar. Yine orada yaşayan Kürtlerin, memleketlerinden sürgün edilmesine neden oluyorlar. Bu olayların tamamı dış devletlerin birer oyunudur. bir defa Müslüman olan Müslüman din kardeşini öldürmez. Bir yere bomba yerleştirip, atıp 5 yada 10 çocuğun ölümüne neden olmaz. Bu insanlara yazık değil mi. Bu vatana yazık değil mi. Şu güzelim ülkeye yazık değil mi. Bu vatana hiç kimse dil uzatamaz. Şimdi herkesin evinin önünde iki tane otomobil var. ne istiyorsunuz. Neymiş efendim, ’ben kürdüm’. Yok efendim, ’ben de Kürdüm, benim oğlum da Kürttü, polisti, ama şehit oldu. Bir diğer oğlum da Kürt, o da devlet memuru. Bunlar oyun. Bunların Kürtlükle alakası yok. Hepsi yalan. Yabancı mihrakların gözü bu topraklarda. Amaçları, ’Türkiye’yi nasıl böler parçalarız’dır. Yazık ya, ben yarım asırdır esnaflık yapıyor. Kimse burada bana, sen Kürtsün burada çalışamazsın’ demedi. Bu tür söylentileri çıkartanların hepsi sahtekardır. Bunlar Türkiye’yi batırmak istiyorlar” diyerek tepkisini dile getirdi.

    İLÇEDEKİ SON 2 KALAYCIDAN BİRİ

    Yarım asırdır bakır kalayladığını belirten şehit babası Avcı, her geçen gün mesleğinin unutulduğunu söyledi. Bakır eşyaların yerini cam ve alüminyum eşyaların almaya başladığını belirten Avcı, bunlarla birlikte insanların sağlığının da bozulmaya başladığını ifade etti. İlçede mesleği yapan son iki kişi kaldıklarını vurgulayan Avcı, mesleği öğretecek kimse bulamamaktan da yakındı. Avcı, “Bu mesleği kimse icra etmiyor. Halbuki bu meslek yararlı ve faydalı bir meslek. Ancak şimdi bu meslek tarihe karışmakta. Kimse bakır mutfak eşyası kullanmıyor. Evlerinde olanlar da ya süs olarak kullanıyor, ya da eskicilere veriyor. Şimdilerde çaydanlık, demlik yada tava tamiratı yapıyoruz. Kalaycılık unutuldu.Benim dışımda ilçe de bir tane daha kalaycı var. Ben bu mesleğe il başladığımda 4 yada 5 tane kalaycı vardı” diye konuştu.

    Bakırın sağlıklı olduğunu vurgulayan Avcı, “Bakır tabakta yemek şifalıdır. Bizim nesil bitti, bakır tabaklarda yemek yemek dönemi de bitti. Şimdi cam tabaklarda ya da alüminyum tabaklarda yeniyor. buda kanser başta olmak üzere bir çok hastalığa neden oluyor. 12 yaşından bu güne kadar bu mesleği yapıyorum . Babamdan devraldığım bir meslek değil, çıraklıktan yetiştim” ifadelerini kullandı.

    Kendisinin de herkes gibi vefat edeceğini hatırlatan Avcı, bu yaşında sağlıklı olmasını ise sürekli çocuk yaşından itibaren çalışmasından kaynaklandığını kaydetti.

  • Şehidin Annesi Oğlunun Fotoğrafına, Babası Tabutuna Sarılarak Gözyaşı Döktü

    Şırnak’ın Cizre ilçesinde 31 Ocak’ta terör örgütü PKK’lı teröristlerle girilen çatışmada yaralanan ve tedavi gördüğü GATA’da şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Enver Buğur’un naaşı, cenaze töreni öncesi Adana’daki baba ocağına getirilerek helallik alındı. Şehidin annesi oğlunun fotoğrafına, babası ise tabutuna sarılarak gözyaşı döktü.

    Şırnak’ta düzenlenen askeri törenin ardından dün akşam hava yolu ile Adana’ya gönderilen şehidin naaşı, bugün ilk olarak Seyhan ilçesi Pınar Mahallesi’ndeki baba ocağına getirildi. Türk bayrakları ile donatılan sokağa getirilen şehidi, burada ailesi ve çok sayıda seveni karşıladı. Anne Sevim Buğur, cenaze aracının önündeki oğlunun fotoğrafını severek, “Kuzum” diye ağıt yaktı. Baba Hamit Buğur ise oğlunun tabutuna başını yaslayarak gözyaşlarına boğuldu. Şehidin ağabeyleri Mehmut ve Onur Buğur’un ayakta durmakta güçlük çektiği görüldü.

    Helallik alınmasının ardından şehidin naaşı, konvoy eşliğinde Sabancı Merkez Camisi’ne götürüldü.

  • (Özel Haber) Oğlunun “Dev Anne Oldun” Cümlesi Zayıflattı

    Obez anne Gülşah Çağla Yıldırım’ın (34) yüreği, oğlunun aşırı kilolarına kızıp, “Dev Anne Oldun, seninle oyun oynayamıyoruz” demesine dayanamadı. O cümleyi duyduğu gün ‘tüp mide ameliyatı’ olmaya karar verdi. 6 ayda 42 kilo vererek 112’den 70 kiloya düşen ve oğluyla dilediği gibi oyun oynayan anne, “O gün oğlum için zayıflamaya söz vermiştim, sözümü tuttum” diyor.

    10 yıl market sektöründe çalışmasına rağmen aşırı kiloları nedeniyle iş kapıları yüzüne kapanan, kendisine “Dev anne oldun” diyerek üzüntüsünü dile getiren oğluyla vakit geçiremeyen Gülşah Çağla Yıldırım (34), tüp mide ameliyatıyla yeni bir hayata adım attı. Zayıfladıktan sonra oğluyla daha sık vakit geçiren anne, yeni iş teklifleri de almaya başladı.

    “BİZ SİZİ ARARIZ”

    İzmirli Gülşah Çağla Yıldırım, özel sebeplerden dolayı iş hayatına ara vermek zorunda kalınca hızlı bir şekilde kilo almaya başladı. Aşırı yemek ve abur cubur tüketen kadın, 2 yılda tam 112 kiloya çıktı. Market sektöründeki 10 yıllık deneyimine rağmen aşırı kiloları yüzünden iş bulamayan, kapılar tek tek yüzüne kapanan kadına bu dönemde en büyük üzüntüyü ise çok sevdiği 7 yaşındaki oğlu Sarper yaşattı. Annesinin aşırı kiloları nedeniyle onunla oyun oynayamayan ve fazla vakit geçiremeyen Sarper, bir gün annesine kızarak, “Anne sen dev anne oldun. Seninle artık oyun oynayamıyoruz” dedi. Oğlunun ‘Dev anne oldun” cümlesi içerisine bir kor gibi düşen anne, o gün obeziteye savaş açmaya karar verdi.

    AMELİYAT OLDU

    Diyet veya sporla kilo vermeyi başaramayan kadın, obezite cerrahisi üzerine araştırma yapmaya başladı. Ameliyat olmak isteyen genç kadın, araştırmaları sonucunda İzmir Özel Gazi Hastanesi Obezite Cerrahi Birimi Sorumlusu Genel Cerrah Doç. Dr. Serdar Kaçar ile tanışarak, kararını verdi. 112 kilo ile ameliyata giren Yıldırım, 6 ayda 42 kilo vererek 70 kiloya kadar indi. Kilolu iken yaşadığı psikolojik problemlerin yanı sıra sağlık problemleri de yaşadığını anlatan Yıldırım, “Aşırı kilonun vermiş olduğu; yüksek tansiyon, şeker gibi hastalıklarım vardı. Karaciğerimde yağlanma oluşmuştu. Bu problemlerin de üstesinden ameliyat ile geldik” ifadelerine yer verdi.

    “DEV ANNE OLDUN”

    İş bulamamaktan yakınan Yıldırım, aşırı kiloları sebebiyle aile yaşantısında da sorunlar yaşadığını anlatarak, “Oğlum benimle oyun oynamak istiyordu ama ben kilolarım sebebiyle ona ayak uyduramıyordum. Bir gün bana, ’Anne sen dev anne oldun’ dedi, çok gücüme gitti. İşte o gün ameliyat olmaya karar verdiğim gündür. Kendi kendime söz verdim, ’Ameliyat olacağım ve oğlumun karşısına sağlıklı bir anne olarak çıkacağım’ dedim. Serdar Bey’in ameliyatının ardından hızla kilo verdim. Oğluma verdiğim sözü tuttum” diye konuştu.

    “O MUTLU, BİZ MUTLU”

    Genç kadının eşi Güvenlik sektöründe görev yapan Vedat Yıldırım da şu ifadelere yer verdi:

    “Ben eşimin kalbini, yüreğini çok sevdim. Ama kilonun eşim üzerine etkisi çok acı oldu. İş bulma konusunda çok sıkıntılar çekti. Eve kapandı. Bir yıl boyunca birlikte doktor aradık. Ve sonunda Serdar Kaçar Bey’de karar kıldık. Eşimin her konuda sonuna kadar destekçisiyim. Şimdi o daha mutlu olduğu için ben de daha mutluyum.”

    ANNEM ARTIK BENİMLE OYNAYABİLİYOR

    7 yaşındaki Sarper ise annesinin kilo vermesine çok sevindiğini belirterek, “Annem zayıfladığı için çok mutluyum çünkü artık benimle oyun oynuyor” dedi.

    MORBİD OBEZLER, AİLE VE İŞ YAŞANTISINDA SIKINTI YAŞIYOR

    Annenin ameliyatını başarıyla gerçekleştiren İzmir Özel Gazi Hastanesi Obezite Cerrahi Birimi Sorumlusu Doç.Dr. Serdar Kaçar, obezitenin yarattığı sağlık problemleri yanında psikososyal birtakım problemlere de yol açtığını belirterek, şunları söyledi:

    “Obezite; şeker, yüksek tansiyon, kalp hastalıklarına neden oluyor ve bazı kanser tipleri obez kişilerde daha yüksek görünüyor. Bunun dışında bir takım psikososyal sorunlara da neden oluyor. Aynı Gülşah Hanım’da olduğu gibi. Morbid obez kişiler, psikolojik ve sosyal açıdan negatif etkileniyor, günlük hayatları zorlaşıyor. Hareket kısıtlılığı nedeniyle kişisel bakımlarını yapmakta bile zorlanıyorlar. Toplu taşıma araçlarına binmekte zorlanıyor, kısa mesafe yürüyünce bile nefes nefese kalıyorlar ve bütün bunları yaşamamak için de kendilerini geri çekiyorlar. Özellikle, anne ve babalar çocuklarıyla oynamaktan imtina ediyorlar. Bu da başta aile yaşantısı olmak üzere kişinin sosyal yaşantısını etkiliyor. Kilo verdikten sonra Gülşah Hanım’da da olduğu gibi çocuğuyla çok daha rahat oynayabiliyor. Sağlık yönünden ömrü uzatan ve psikososyal yönden de kilo verdirdiği için hayatı kolaylaştıran bir ameliyat. Özellikle hizmet sektöründe tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de görüntüye önem veriliyor. Normal kiloda biri varken morbid obez birini işe alma gerçekleşmiyor. Zayıflayan kişiler, iş görüşmelerine de öz güvenleri yüksek gidiyor.”