Etiket: Oğlundan

  • Demokrasi şehidinin oğlundan senaryo söylentilerine tepki: “Hakkımızı helal etmiyoruz”

    15 Temmuz’da FETÖ’ye bağlı bir grup askerin gerçekleştirmek istediği darbe girişimi sırasında şehit olan Malatyalı Zekeriya Bitmez’in oğlu Cihat Bitmez, kalkışmanın senaryo olduğunu söyleyenlere tepki göstererek, “Bunları ibretle izliyorum ve bunlara hakkımı helal etmiyorum hiçbir şekilde” dedi.

    Cihat Bitmez, babası gibi 237 vatan evladının canını hiçe sayarak tankların ve tüfeklerin önünde durduğu darbe girişimini halen bir tiyatro diyerek geçiştirenlere tepki gösterdi. Bitmez, darbe haberini alır almaz İstanbul’daki babasını aradığını belirterek “Çünkü onun dışarıya çıkacağını biliyordum. Kendisi telefonda bana ‘Atatürk havaalanına gidiyorum yoldayım, tanklar var’ dedi. Ben de ‘Baba gitme seni de vururlar’ dedim. O da bana ‘Oğlum ben çok çok şehit olurum, siz de durmayın dışarıya çıkın ve bu vatanı bu şerefsizlere bırakmayın’ dedi. Zaten son konuşmamız bu oldu. Ondan sonra bir daha kendisine ulaşamadım. Ben babam kendini korur, tehlikeye atlamaz diye düşündüğüm için o saatlerde açıkçası kardeşimin derdine daha fazla düşmüştüm. Ama şehit olan babam oldu. Başta babam olmak üzere bütün şehitlere Allah rahmet etsin ve Allah bu millete bir daha böyle günler yaşatmasın. Bizim devletimizden tek isteğimiz adil olunması ve bu şerefsizlerin en ağır ceza ile cezalandırılmasını sağlamasıdır. Benim verdiğim vergi ile bu adamlar içeride yaşamasın. Ama gerçekten suçsuz olan insanların ayrılması önemli, adaletli olunması lazım” şeklinde konuştu.

    “Bayraklarına ve devletlerine sahip çıksınlar”

    Bitmez, “Bugün bazıları o kadar çok şeyler söylüyor ki, yok senaryoydu, yok şuydu, yok buydu diye. Bunlar nasıl insanlar ben anlamıyorum gerçekten, bu durum beni çok yaralıyor. Bunları ibretle izliyorum ve bunlara hakkımı helal etmiyorum hiçbir şekilde. Bunlar babama şehit değil diyorlar, demokrasi şehidi mi olur diyorlar. Bir sürü yorum yapıyorlar. Artık bıraksınlar bunları, gerçeği görsünler, sadece bayraklarına ve devletlerine sahip çıksınlar, bu sadece Recep Tayyip Erdoğan meselesi değil, bu vatan meselesi” diyerek yazılanlara üzüldüklerini söyledi.

    “Benim 4 çocuğum var onları da bu vatan için seve seve feda ederim”

    Kocasının şehit olmasının en büyük tesellisi olduğunu ifade eden Zekeriya Bitmez’in eşi Serpil Bitmez, o akşam yaşadıklarını anlattı. Darbe girişimin yaşandığı gece evde oturduklarını ifade eden Serpil Bitmez, “Haberlerde darbe olduğunu öğrenir öğrenmez çocuklarıma ‘Babanızı arayın’ dedim. Telefonla görüşmenin ardından biz saat 2-3 gibi yine aradık ama bu sefer ulaşamadık. Sonra hemen karakolu aradık, onlarda bize bilgi veremediler. Daha sonra benim İstanbul’da olan küçük çocuğuma durumu anlattık o hastaneleri gezmiş ve Bakırköy Hastanesi’nde bulmuş. Ondan sonra da şehit haberi geldi. Acımız büyük ama bizim tek tesellimiz eşimin şehit olması, inşallah ahrette de bize şefaatçi olur. Zaten onun gibi şehitler olmasa biz de var olmayız vatanda. Onlar bizim için şehit oldular. Gerekirse benim 4 çocuğum var onları da bu vatan için seve seve feda ederim” ifadelerini kullandı.

    Babasının kendisinin okumasını ve başarılı olmasını çok istediğini dile getiren Zekeriya Bitmez’in kızı Feride Bitmez de, “Babam şehit olduğu günün ertesi üniversiteye giriş için yapılan sınavda yüksek bir puan aldığımı öğrendim ama maalesef bunu babama söyleyemedim. Bu benim içimde bir yara. Benim en büyük tesellim babamın şehit olması. Ben, babamı şehit edenlerin yaşamalarını istemiyorum hiçbir şekilde. Bunlar hainler ve bunların hiçbir şekilde nefes almaması lazım” dedi.

    “Dışarıya çıkın ve vatanınız koruyun, dedi”

    10 aylık bir bebeği olan Zekeriya Bitmez’in diğer oğlu Kadircan Bitmez ise, babasının 12 Eylül’de ve 28 Şubat’ta da her zaman devletinin yanında durduğunu kaydederek, “Ben babamın o akşam da evde durmayacağını biliyordum ve hemen babamı aradım. Babam telefonda direk bana nerede olduğumu sordu. Ben de evde oturduğumu ve televizyondan takip ettiğimi söyleyince bana, ‘Yazıklar olsun ben sizi böyle mi yetiştirdim? Dışarıya çıkın ve vatanınız koruyun’ dedi. Ondan sonra görüşmemiz bitti ve kendisinden bir daha da haber alamadık. Ben de babamın o geceki vasiyetini yerine getirmek için her gece sokaklara çıkıyorum ve vatanımı koruyorum. Babam nasıl bu vatan için şehit olmayı göze aldıysa ben de vatanım için gözümü kırpmadan kendimi feda ederim” şeklinde konuştu.

    Millet iradesiyle püskürtülen 15 Temmuz askeri darbe teşebbüsü sırasında İstanbul Atatürk Havalimanında darbeci askerler tarafından açılan ateş soncunda şehit olan Zekeriya Bitmez, Devlet Demiryollarından emekli ve dört çocuk babasıydı.

    Emekli olduktan sonra hem para kazanmak hem de boş durmamak için memleketini terk edip İstanbul’a çalışmaya gitti. Uzun yıllar İstanbul’da çalışan ve kazandığı parayı ailesine gönderen Bitmez, yeni doğan torununu bile göremeden hainler tarafından 57 yaşında şehit edildi.

  • (Özel Haber) Asker oğlundan haber alamayan baba yardım istiyor

    15 Temmuz darbe girişiminden bu yana İstanbul’da görev yapan oğlu er Çetin Can Günay’dan haber alamayan baba, oğlunun hayatından endişe ettiğini belirterek, devlet büyüklerinden yardım istedi.

    Vatani görevini yapmak için 10 ay önce İstanbul’daki birliğine teslim olan 20 yaşındaki er Çetin Can Günay’ın inşaat ustası babası Casım Günay, 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana oğlundan haber alamadığını söyledi.

    Baba Günay, oğluyla darbe girişimi sırasında telefonla görüştüklerini anlatarak, “Beni arayıp tatbikata gittiklerini söyledi. Halkın durmadan tanka vurduklarını söyledi. ’Bir şey yapmayın, yeleğini çıkar teslim ol’ dedim. Daha sonra da telefonla ulaşamadım. O günden bu yana haber alamıyorum” dedi.

    Oğlunun ölü mü yoksa cezaevinde mi olduğu konusunda hiçbir kurumdan bilgi alamadığını ileri süren baba Günay, “Boğaziçi Köprüsü’nde tankın içerisinde duruyorlarmış. Çocukları kandırmışlar. Daha sonra komutanları tankı üzerlerine kilitleyip çıkmış. Darbeden önce normal askerliğini yapıyordu. Ne olduysa o akşam oldu. Tek suçu tankta bulunmaktı. Her yeri araştırdık, bulamadık” ifadelerini kullandı.

    Oğlunun hayatından endişe duyduğunu vurgulayan Casım Günay, ev hanımı eşi Gülten Günay’ın da İstanbul’da tüm resmi kurumları ve cezaevlerini kapı kapı gezdiğini kaydederek devlet büyüklerinden yardım istedi. Günay, şöyle konuştu:

    “Ölü müdür? Sağ mıdır? Bir haber alsak yeter. Çocuk askerdir, komutan ne derse onu yapacak. Askerliğini niye yapıyorsun? Vatanı korumak için. Adam üstüne inanmış gitmiş tanka binmiş. Çocuğa ’Darbe nedir?’ desen bilmez. 20 yaşında çocuk. Çocuğumu bana göstermelerini istiyorum. Annesi İstanbul’da her yeri araştırıyor. 4 yer söylediler. Silivri dediler, Metris dediler, Kartal, Maltepe dediler. Kadın her yere gidiyor zavallı, yok. Mahvolduk. Perişanız. İşi gücü bıraktık, haber bekliyoruz.”

  • Malatyalı şehidin oğlundan yürek burkan paylaşım

    Geçen yıl bombalı saldırıda şehit olan polis memuru Şahin Altmış’ın oğlu Enes’in bayramda babasının mezarında çektirdiği fotoğraf yürekleri dağladı. Yanağını mezara koyarak babasının kendisini öptüğünü belirten Enes’in bu davranışı sonrası sosyal medyada terör örgütüne lanet yağdı.

    13 Eylül 2015 günü teröristlerin polis noktasında düzenlediği bombalı saldırıda şehit olan Polis Memuru Şahin Altmış’ın acısı halen ilk günkü gibi taze. Hayat arkadaşından ayrı ilk bayramı geçiren acılı eş Özlem Altmış 3 çocuğu ile bayramın ilk günü şehitliğe giderek eşinin bayramını kutladı.

    Bu sırada şehidin küçük oğlu Enes’in babasının mezarına sarılıp yanağını koyması yürekleri dağladı. Bu anın fotoğrafının sosyal medyada paylaşılmasından sonra ise terör örgütüne lanet yağdı. Polis fan kulübünde yer alan paylaşımda, “Bayramda babasının elini öpüp harçlık almak için ev içinde bir koridordan öteki koridora koşturan, bu bayramda babasının kokusunu almak için bir şehitlikten öteki şehitliğe koşturacak. Küçücük çocuklara babasının yanaklarını öpecekken, toprağını öptürenlere şu gecenin yüzü suyu hürmetine Kahhar adınla kahret Allah’ım” ifadeleri yer aldı.

  • Şehit Askerin 1,5 Yaşındaki Oğlundan Yürek Dağlayan Feryat

    Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde, uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit olan Muhammed Said Çelik’in 1,5 yaşındaki oğlunun, cenaze töreninde sarf ettiği “Baba” kelimesi, yürekleri dağladı.

    Uzman Jandarma 1. Kademe Çavuş Muhammed Said Çelik, bu sabah Diyarbakır’ın Bismil ilçesindeki evinden çıkıp, birliğine gitmek üzere özel aracına bindiği sırada, terör örgütü mensuplarınca düzenlenen silahlı saldırı sonucu olay yerinde şehit oldu. Şehit asker için Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde tören düzenlendi. Törene, Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Emniyet Müdürü Adnan Taşdan, Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, askeri erkan, şehidin eşi ve 1,5 yaşındaki oğlu, aile yakınları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Tören, şehidin naaşının ambulanstan alınarak, katafalka bırakılmasıyla başladı. 1 dakikalık saygı duruşunun ardından Çelik’in öz geçmişi okundu.

    Öz geçmişinin okunmasının ardından konuşan Jandarma Yüzbaşı Mehmet Halef Çelikkollu, son zamanlarda bölücü terör örgütünün ülkedeki huzur ve güven ortamını bozmaya yönelik olarak hendek kazarak, barikat kurduğunu belirterek, “Personelimize kahpece ve sinsice saldırdılar. Vatandaşımızı silah zoruyla canlı kalkan gibi kullanarak, yol kesip ve seyahat özgürlüğünü engelleyerek tehdit ederek eylemlerin altına girmişlerdir. Hedef gözetmeksizin saldırıları devam etmektedir. Bu alçak cinayetleri işleyenler ve bunlara alkış tutanlar bunu asla unutmasınlar. Türkiye Cumhuriyeti kanunları önünde yaptıkları bu caniliğin hesabını mutlaka vereceklerdir” dedi.

    EŞİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU, MİNİK OĞLU ‘BABA’SINI ÇAĞIRDI

    Konuşmaların ardından dini vecibeler yerine getirildi. Şehit asker Çelik’in eşi Fikriye ve 1,5 yaşındaki oğlu Yusuf birlikte el açarak, dua okudu. Minik Yusuf, sık sık annesinin göğsüne yerleştirilen babasının fotoğrafına dokunarak annesine baktı.

    Dini vecibelerin yerine getirilmesinin ardından Çelik’in cenazesi katafalktan alınarak ambulansa taşındı. Ambulansın hareket etmesiyle şehidin eşi gözyaşlarına boğulurken, minik oğlu Yusuf’un “Baba” çığlığı yürekleri dağladı. Minik Yusuf, çığlığı ile birlikte ambulansa koşmak isterken çevredekiler tarafından kucağa alındı. Minik Yusuf’un babasına seslenmesinin ardından tören alanında bulunan çok sayıda kişi gözyaşlarına boğuldu.

    Törenin ardından şehit Çelik’in cenazesi memleketi Hatay’a gönderildi.

  • Oğlundan Annesine En Güzel Hediye

    Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde ilk kez canlı birinden alınan organ başka bir hastaya nakledildi.

    ÇOMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Transplantasyon Ünitesi’nin devreye girmesiyle birlikte Çanakkale’deki böbrek hastaları büyükşehirlere gitmeden sağlığına kavuşmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Yrd. Doç. Dr. Faruk Özkul’un başında olduğu heyetin yaptığı operasyonla 48 yaşındaki Gürsel Barın’dan alınan böbrek, annesi Behice Barın’a (69) başarılı bir şekilde nakledildi.

    Özkul, “Daha evvel beyin ölümü gerçekleşmiş bağışçılardan yaptığımız nakillerden sonra canlıdan canlıya yaptığımız bu nakille Çanakkale’de bir ilki daha gerçekleştirdik. ÇOMÜ organ nakli ekibi olarak başarılı olduğumuz için üniversitemiz ve şehrimiz adına çok sevindik. Çanakkale’ye sağlık alanında katkı sunmaya çalışacağız” dedi.

    Annesi eski sağlığına kavuşacağı için çok mutlu olduğunu belirten Gürsel Barın, “Haziran ayında annemin hastalığını öğrendik. Çanakkale’de böyle bir operasyonun artık gerçekleştiğini öğrenince anneme tereddüt etmeden böbreğimi verdim. Onun mutluluğuyla operasyon sonrası kendimi çok iyi hissediyorum” diye konuştu.

    Oğlunun verdiği böbrekle hayata yeniden tutunan anne Behice Barın, “Operasyon gayet başarılı geçti. Oğlum böbreğini vermeyi teklif etti. Yaşadığım şehirde bu ameliyatı olabilmenin mutluluğunu yaşıyorum” şeklinde konuştu.

    Baba Emin Barın ise büyük şehirlere verilen organ nakli yetkisinin bütün illere verilmesinin faydalı olacağını ifade etti.