Etiket: Oğluna

  • Şehit polisten oğluna duygulandıran mesaj

    Şırnak’ta güvenlik güçleri ile teröristler arasında çıkan çatışmada şehit olan Çorumlu Özel Harekat Polisi Emre Beker’in oğluna yazdığı mektup yürekleri dağladı.

    Şehit olmadan önce oğlunun defterine yazdığı mesajı kayınpederi Ahmet Bölükbaş, sosyal medya hesabından paylaştı.

    “Şehit yavrumuz Emre’min şehadetinden önce biricik oğlu emanetimiz torunum Emir Taha’sının defterine yazdığı mesajını paylaşmak istiyorum” diyen paylaşımda şu ifadelere yer verildi; “Cümle Şehitlerimizin emanetlerine ve evlatlarımız adına Emre’min, yiğidimin bu duasına Âmin deme lütfunu bahşetmenizi istirham ediyorum. Makamın cennet olsun.

    Bu millet üzerine oyun tezgahlayanlar ve şehadetine sebeb olanlarında hesabını rabbimiz ve bu aziz milletimiz soracaktır İnşaAllah”

    Şehit polisin oğlunun defterine yazdığı mesaj

    “Oğlum;

    Öncelikle Allah’ını Peygamberini seven,dinine diyanetine bağlı,anasına babasına saygılı sevgili,vatanına milletine faydalı bir evlat olmanı Rabbimden dilerim. Rabbim bahtını yolunu açık etsin.Her zaman seni iyi insanlarla karşılaştırsın.Sende onun yolundan, izinden ayrılma.

    Annen ve baban olarak seni çok seviyoruz.

    Baban Emre Beker”

  • Tek isteği oğluna kavuşmak

    Amasya’da yaşayan Sinem Zengin Gürle, eşinin açtığı boşanma davası sonrası geçici olarak velayetinin kendisine verilmesine rağmen eşinin kendi öz ablasıyla beraber kaçırdığını öne sürdüğü 5 yaşındaki oğluna kavuşmak istiyor.

    Severek evlendikleri iki çocuğunun babası 6 yıllık eşi N. Gürle’nin kendisinden 4 yaş büyük öz ablası A.Z. ile birlik olup, kendisine ihanet ettiklerini iddia eden 25 yaşındaki Sinem Zengin Gürle, şiddetli geçimsizlik sonucu açılan davada mahkemenin geçici velayetini kendisine vermesi sonrası eşinin çocukları 3 yaşındaki Rüzgar ile 5 yaşındaki Muhammed Mustafa’yı gezdirme bahanesiyle dışarı çıkarması sonrası sadece Rüzgar’ı getirdiğini, Muhammed Mustafa’yı ise Ankara’ya kaçırdığını öne sürerek, “Ablama ve eski eşime sesleniyorum. Bana sadece çocuğumu gösterin. İstiyorsanız beraber olun ya da olmayın. Umurumda değil. Ben sadece çocuğumu görmek istiyorum. Bir anne olarak bunu sizden istiyorum” dedi.

    Polise başvurup suç duyurusunda bulunmasına rağmen Ankara Dikmen’de izini sürdüğü çocuğunu bulamaması üzerine Amasya’ya geri dönüp avukat Filiz Alakuş’a danışan Sinem Zengin Gürle, “Şu an 7 aydır ne sesini duyuyorum ne yüzünü görüyorum. Hiçbir şekilde çocuğumla irtibata geçemiyorum. Yetkililer bana yardım etsin” diye konuştu.

  • Oğluna iş vaadiyle dolandırıldı

    Konya’nın Ereğli ilçesinde yaşayan bir kadın, “Oğlunu kadrolu bir işe sokacağım” diye vaatte bulunan dolandırıcıya 3 bin 200 lirasını kaptırdığını iddia etti.

    Arkadaşları vasıtasıyla İzmir’de yaşadığı öğrenilen M.S. adlı şahıs ile tanışan 40 yaşındaki Songül Ekinler, üniversite mezunu oğlunun kadrolu bir işe girme heyecanıyla dolandırıcının verdiği hesap numarasına 3 bin 200 lira yatırdı. Oğlu bir işe girmeyen, yatırdığı parası da geri gelmeyen Ekinler, “Aylardır oyalanıyorum. İzmir’de yaşayan bu şahıs benim devlet içerisinde elim kolum uzun diyerek beni kandırdı, birkaç kez verdiği hesap numarasına dosya ve harç paraları adı altında para istedi. Ben de oğlum güzel bir işe girecek umuduyla istediği miktarları yatırdım. Eşimden ayrıyım ve elimdeki para ile ev aldım. Dolandırıcıya verdiğim parayı da sağdan soldan borç buldum. M.S. adlı şahsın eşine ait olan telefonu da buldum, durumumu ona da anlattım ancak o da belli bir zaman sonra telefonlarıma bakmadı. Şimdi yetkililerden giden paramın geri dönmesini, dolandırıcı şahsın da yargılanmasını istiyorum. Televizyonlardan sürekli dolandırılanları izleyince bu iş nasıl oluyor diye hayrete düşüyordum, şimdi benim başıma geldi. Hata yaptığımı kabul ediyorum, insanların da her söylenene inanmamaları tavsiyesinde bulunuyorum” dedi.

    Her gün para gönderdiği şahıs ile yaptığı whatsapp görüşmelerine bakan Songül Ekinler yetkililerden yardım istedi.

  • 8 yıldır uzattığı bıyıklarını sadece berber olan oğluna emanet ediyor

    Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde yaşayan Bahri Eröz, 46 santim uzunluğundaki bıyıkları ile görenleri hayrete düşürüyor. Eröz, bıyıklarını sadece berber olan oğlu Niyazi Eröz’e emanet ediyor.

    8 yıldır bıyık uzatmaya devam ettiğini belirten ve bıyıklarının uzunluğu 46 santime varan ‘Pala dayı’ lakaplı Bahri Eröz, bıyıkları sayesinde Sarıkaya’nın tanınmış simalarından biri haline geldi. Vatandaşların sevgi gösterisinde bulunup bol bol hatıra fotoğrafı çektirdiği Eröz, ömrü yettiği sürece bıyıklarını uzatacağını söyledi. Bahri Eröz, “8 yıldır bıyıklarımı uzatıyorum. Merakımdan dolayı ve bana Pala dayı dedikleri için bıyıklarımı uzatıyorum. Vatandaşlar Bahri dayı diye çok sever beni. Bıyıktan dolayı herkes bana Pala dayı der. Ömrüm yeterse uzayabildiği kadar uzasın” dedi.

    Bıyıklarına düzenli olarak bakım yaptırdığını söyleyen Eröz, “Bıyıkları kırmayacaksın, yağlayacak, tıraş ettireceksin. Bıyıkları kırarsan büyümez. Bıyıklarımı tararım, bakım verdiririm. Ben seviyorum, bıyığım dursun kellemi alsınlar. Vatandaşın bana Pala dayı demesi benim canımı alıyor. Kimseye özenmedim, hanım da çok sever. Bu bıyığı uzatacağım dedim uzattım ve uzatmaya da devam edeceğim” şeklinde konuştu.

    Bahri Eröz’ün bıyıklarını emanet ettiği berber oğlu Niyazi Eröz ise, babasının bıyıklarının bakımının 2 saat sürdüğünü belirterek, “Babam iki güne bir gelir bıyıklarının bakımı için. Bıyıkların bakımını yaparım. Babam bıyığını çok seviyor. Biz de bıyıklarına çok özen gösteriyoruz. İki saatimizi alıyor babamın bıyığını düzeltip ayarlamamız” dedi.

  • Fanatik taraftar oğluna Beşiktaş adını koydu

    Manisa’da fanatik Beşiktaş taraftarı, şu an 2 yaşında olan oğluna Beşiktaş adını verdi. Beşiktaşlı babanın tek hayali ise oğlunun Beşiktaş’ta forma giymesi.

    Manisa’da çay ocağı işleten fanatik Beşiktaşlı Mesut Karasi, yıllardır Beşiktaş’ta forma giyme hayali kurdu. Beşiktaş’ta forma giyme hayalini gerçekleştiremeyen 30 yaşındaki baba Mesut Karasi, 2 yıl önce doğan çocuğuna Beşiktaş adını vermek istedi. Bunun üzerine başta eşi Leyla Karasi ve babasından büyük bir tepki gören baba Mesut Karasi, bu kararından vazgeçmedi ve oğluna Beşiktaş adını verdi. Nüfusunda sadece Beşiktaş isminin yazmasını isteyen fanatik Beşiktaşlı baba Mesut, nüfus memurlarıyla bile bu yüzden tartıştığını söyledi. Sadece Beşiktaş isminin verilemeyeceğini öğrenen Karasi, bunun üzerine nüfus cüzdanına Muhammed Ali Beşiktaş adını yazdırdı. Kendi babasıyla bu yüzden çok tartıştığını söyleyen Karasi, babasının kendisiyle 3 ay konuşmadığını belirtti.

    “Hayalim Beşiktaş 1903 koymaktı”

    Çocukluğundan beri evlendiğinde çocuğuna Beşiktaş adını vermenin hayalini kurduğunu belirten baba Karasi, “Çocukluk hayalimdi. Ortaokuldaydım, daha yeni evliliği öğrenmeye başladığımda evlendiğimde çocuğum olursa adını Beşiktaş koyacağımı söylemiştim. Ailem çocuğum olduktan sonra buna karşı çıktı. Muhammet Ali ismi de babamın hayaliydi. Benim asıl hayalim Beşiktaş 1903 koymaktı. O da olmuyor zaten. Ben de ön ismine Muhammet Ali’yi yazdım. Sonra da Beşiktaş ismini koydum” dedi.

    Nüfus Müdürlüğü’ndeki memurlarla isim yüzünden tartıştığını sözlerine ekleyen Karasi, “Oradaki memurla da biraz tartıştık. Babam 3 ay benimle hiç konuşmadı. Benim babam dini konularda toplumda sevilen biridir. Aslında bir şey yok bunda. Sonuçta Beşiktaş da bir özel isim. Ben de bu ismi koyunca babam biraz alındı. Bana tavır yaptı. Her şeye rağmen babamı karşıma aldım. İsmi değiştirmedim. Hala git değiştir diyorlar. ’Yarın sınavlara girecek, askerde tekmil verecek’ diyorlar. İlerde kendi değiştirmek isterse değiştirsin. Babam keşke benim adımı Beşiktaş koysaydı. Ben babamı sırtımda taşırdım” diye konuştu.

    Parka gittiklerinde insanların Beşiktaş’ı çok sevdiğini ve özellikle Beşiktaşlıların omuzlarında taşıdığını söyleyen Karasi, “Parka gittiğimiz zaman ’O Beşiktaş geldi’ diyorlar. Özellikle Beşiktaşlılar onu omuzlarında taşıyor. ’Çocuğun hayatıyla oynadın’ diyen çok oluyor. Ben de göreceğim, hayatıyla mı oynadım, hayatına hayat mı kattım büyüyünce göreceğiz” dedi.

    “Anne baba demeden önce ’Beşiktaş’ dedi”

    Anne-baba demeye başladığı günden beri Beşiktaşlı olduğunu ve oğlunun da anne-baba demeden önce ’Beşiktaş’ dediğini söyleyen baba Karasi, “Anne baba demeyi bildiğim günden beri Beşiktaş demeyi de biliyorum. Benim oğlum anne baba demeden önce ’Beşiktaş’ dedi. Çocuğum 3 farklı ortamda büyüyor. Annem ona ilahi konularda eğitim veriyor. Eşim de ona okul eğitimi veriyor. Ben de ona marş öğretiyorum” diye konuştu.

    “Bana gelip müjdeyi verdiklerinde saate baktım, 19.03’tü”

    Oğlunun da saat 19.03’te doğduğunu belirten Karasi, “Bana gelip müjdeyi verdiklerinde saate baktım. 19.03’tü. Hatta yanımda bir arkadaşım vardı ona da gösterdim. Ben kimliğini 19 Mart’ta çıkartmak istiyordum. Olmadı.” dedi. Spor kanallarında Beşiktaş’tan bahsedildiğinde oğlunun hemen tepki verdiğini belirten baba Karasi, en büyük hayalinin oğlu Beşiktaş’ın, Beşiktaş’ta forma giymesi olduğunu söyledi. Kendisinin de Beşiktaş’ta futbol oynamak istediğini söyleyen Karasi, “Ben oynayamadım. Şimdi en büyük hayalim oğlumun Beşiktaş’ta futbol oynaması. İnşallah olacak. Gitsin malzemeci olsun ama Beşiktaşlı olsun” dedi.

    İş sözleşmelerine ’Beşiktaş’ın maç günleri çalışmam’ maddesi koyuyor

    Beşiktaş maçının olduğu gün işe gidemediği için işten kovulduğunu sözlerine ekleyen baba Karasi, “24 saat çalışırım hiç sıkıntı yok ama Beşiktaş maçının olduğu gün çalışmam. Yazıyla olmasa bile sözle bunu belirtirim. Ben sözleşmeme bir madde koydururum Beşiktaş maçı olduğu gün çalışmam. İsterlerse hiç izin kullanmam. Mesai ücreti de istemem. Ben işimi severdim. Ama Beşiktaş maçı olduğu gün mağazaya gidemezdim” dedi.

    Şu an Şehzadeler ilçesine bağlı Ege Mahallesi’nde çay ocağı işeten Mesut Karasi’nin en büyük hayali oğlu Beşiktaş’ın, Beşiktaş’ta forma giymesi.