Etiket: “Oğlum

  • Şehit babası: “Oğlum seni rüyamda gördüm bir durum mu var”

    Mardin’in Derik ilçesinde teröristlerce tuzaklanan patlayıcının asker ve korucuları taşıyan minibüsün geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu şehit düşen Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Alparslan’ın Adana’nın Kozan ilçesindeki baba ocağına ateş düştü.

    Kozan ilçesine bağlı Turgutlu Mahallesi’nde ikamet eden şehidin babası İsmail ile anne Fikriye Alparslan’a oğlunun şehit haberini askeri yetkililer verdi.

    78 yaşındaki baba İsmail Alparslan, “Oğlumu dün rüyamda gördüm hemen telefonla aradım. ’Oğlum seni rüyamda gördüm bir durum mu var’ diye sordum. O da ’baba hiçbir şey yok merak etmeyin, isterseniz bir durum varsa hemen geleyim’ dedi” diye konuştu.

    75 yaşındaki anne Fikriye Alparslan ise komşuları ve kızları ile birlikte ağıtlar yakıp, “Mardin’in dağlarında şehit düşen Mustafa’m, kırmızı kanlara boyanıp da kırmızı bayrakla yatan Mustafa’m” dedi.

    Turgutlu Mahallesi Muhtarı Ramazan Yurdadoğ ise, “Şehidimiz iki yıllık uzman çavuş olarak görev yapıyordu, düğün yapacaktı” dedi.

    Şehit Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Alparslan’ın nişanlısı Yasemin ile 8 Ekim 2016 tarihinde düğün yapıp dünya evine gireceği öğrenildi.

    Şehidin 6 kız kardeşi ve bir de erkek kardeşi olduğu, iki yıllık uzman çavuş olduğu öğrenildi. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Alparslan’ın cenazesi yarın Kozan Garnizon Şehitliği’nde düzenlenen törenle defnedilecek.

  • Cizre Şehidi’nin annesi: “Şehit analarına özeniyordum. Oğlum sayende şehit anası oldum”

    Cizre’deki hain saldırıda şehit olan polis memuru Gökhan Kıncak (24) memleketi Balıkesir’in Edremit ilçesinde binlerce kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı. Törene; şehit annesi Hanife Kıncak’ın, “Oğlum şehit analarına yeminle özeniyordum. Sayende şehit anası oldum, kuzum” sözleri herkesin yüreğini dağladı

    Aile yakınları, çok sayıda polis arkadaşı ve diğer yetkililer ile alınan cenaze helallik alınması için ailenin yaşadığı Tuzcumurat Mahallesi’nde bulunan evine, ardından cenaze namazı için 50 metre ilerisinde bulunan Hacı Ömer Camii’ne götürüldü.

    Binlerce kişinin ellerinde Türk Bayrakları ile katıldığı cenaze namazı sonrasında tören mangası tarafından omuzlara alınan Şehit Polis Memuru Gökhan Kıncak, Edremit Şehitliğine götürüldü. Dualar ve göz yaşları eşliğinde toprağa verilen Kıncak’ın cenaze törenine Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, TBMM Eski Başkanı Cemil Çiçek, AK Parti MKYK Üyesi ve Balıkesir Milletvekili Ali Aydınlıoğlu, AK Parti Balıkesir Milletvekili Sema Kırcı, CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Edremit Kaymakamı Ali Sırmalı, Burhaniye Kaymakamı Hüseyin Öner, Havran Kaymakamı Yasin Öztürk, Balıkesir İl Emniyet Müdürü Ercan Dağdeviren, belediye başkanları ve yakını ile binlerce vatandaş katıldı.

    Oğlunun bayrağa sarılı tabutuna sarılan anne Hanife Kıncak’ın; “Oğlum şehit analarına yeminle özeniyordum. Sayende şehit Anası oldum, kuzum” sözleri herkese duygu dolu anlar yaşattı.

  • (Özel Haber) 15 Temmuz gazisi: “Benim oğlum asker, beni vuran da asker”

    15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Borsa İstanbul binası önünde darbeciler tarafından açılan ateş sonucu ilk vurulanlardan olan ve şuan ayağını kullanamayan Halil Gram o geceyi anlattı. Kendi oğlunun askerde olduğunu söyleyen Gram, “Benim oğlum asker ve ben bir asker tarafından vuruluyorum, bu ne kadar acı bir şey” dedi.

    15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Borsa İstanbul’da ilk yaralananlardan olan Halil Gram o gece yaşananları anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “sokağa çıkın” çağrısı üzerine akrabaları ve arkadaşlarıyla dışarıda buluşan Gram, İstinye’de buluştukları grupla Borsa İstanbul binasına yürümeye başladı. Yürüyüş devam ettiği sırada gruba, binayı kuşatan darbeciler tarafından açılan yayılım ateşi sonucunda Gram bacağından vurularak gazi oldu.

    Vurulmasının ardından önce İstinye Devlet Hastanesi kaldırılan ardından Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Gram, tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi. Bacaktaki kemiğin kırılması nedeniyle ayağını uzun bir süre kullanamayacağı öğrenilen Gram, mesleği olan vinç operatörlüğünü de yapamıyor.

    Evli ve 2 çocuk babası 46 yaşındaki Gazi Halil Gram, “Ben evde yatarken, ağabeyim bana darbe olduğunu söyledi. Tabi ben ilk önce hangi çağda yaşıyoruz diye inanamadım. O da bunun üzerine televizyonu açmamı söyledi. Televizyonu açtığımda Cumhurbaşkanımızı gördüm. Oğlum vardı yanımda, oğlumu da yanıma aldım. O sırada salalar okunmaya başlandı. Biz burada geniş bir aile olduğumuz için, yeğenlerimi topladım, yan taraftan arkadaşlarımı topladım. Burada 30 kişilik bir grup olduk. Aşağıya İstinye’ye indik. İstinye’ye indiğimizde insanlar akın akın geliyordu. Birden 500-600 kişi olduk. Hep beraber İstinye Polis Merkezi’ne gittik. Burada karakolda herhangi bir sorun olmadığını ama Borsa İstanbul’un işgal altında olduğunu söylediler. Oradaki memur arkadaşlara yardım edebilirseniz oraya gidin dediler. Biz de 500-600 kişilik o grup elimizde Türk bayrakları slogan atarak Borsa İstanbul’un önüne gittik” dedi.

    “Sağımıza solumuza mermiler düşünce ’Bu iş buraya kadar burada şehit olacağız’ dedim”

    Borsan İstanbul’da darbecilerin halkı vurduğunu duyduklarını ifaden eden Gazi Gram, “Öyle bir şey olabilir mi? dedik. ’Mevzubahis vatansa can teferruattır’ dedik. Oradan ileriye doğru devam ettik. Tabi Borsa İstanbul’un önüne geldiğimizde ilk atış sesini duydum. Arkamda Bayram arkadaşım, burada hep birbirimizi tanıyoruz, hepimiz İstinyeliyiz. Onun vurulduğunu gördüm. Arkama düştü hemen. Çok kanaması da vardı, birden bire vurulduğu bölge açılmaya başladı. İkimiz kaldık orada, herkes sağa sola kaçıştı. Ona yardıma gideyim dedim, iki adım gitmeden ben de ayağımdan vuruldum. Ondan sonra yaylım ateşi başladı üzerimize doğru. Sağımıza solumuza mermi düşüyordu neremden vurulacağımı düşünüyordum. Dedim herhalde bu iş buraya kadar. Artık burada şehit olacağız herhalde. O ara gene çocukluk arkadaşım var Yahya, birden yanımda bulundu nereden nasıl geldi bilmiyorum. Beni tuttu yakınımızda bulunan bir bankamatiğin arkasına çekti. Ardından bir araba ile hastaneye gittik. Beni ilk önce İstinye Devlet Hastanesine götürdüler, ardından Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi’ne götürdüler” ifadelerini kullandı.

    “Benim oğlum asker, ben bir asker tarafından vuruluyorum”

    Oğullarından birinin askerden yeni geldiğini söyleyen Gazi Gram, “Üzerinden bir ay geçmeden diğer oğlum askere gitti. Sonra bizi orada vuran askerleri gördüm bir anda oğlum aklıma geldi. Benim oğlum asker, ben bir asker tarafından vuruluyorum. Ne kadar acı bir şey. O akşamı bir türlü unutamıyorum. Asker tarafından vurulmak yani askeri elbiseyi giymiş bir terörist tarafından vurulduk. Şu an benim de oğlum asker Sivas’ta görevde” diye konuştu.

  • Bir Annenin En Acı Feryadı: “Oğlum Ölü Ya Da Diri Bulunsun”

    Malatya’da kaybolan 32 yaşındaki otizm hastası Mehmet Cici’den 14 yıldır haber alınamıyor.

    Malatya’da otizm hastası 32 yaşındaki Mehmet Cici 14 yıl önce kayboldu. Tüm çabalara rağmen kendisinden bir türlü haber alınamayan Mehmet Cici’nin ailesi yetkililerden yardım bekliyor. Mehmet Cici’nin annesi Halime Cici, oğlunun ölü ya da diri bulunmasını istiyor. Allah’tan ümit kesmediklerini ifade eden anne Cici “Kim oğlumu kaçırdıysa Allah rızası için geri göndersin” dedi.

    Çocuğunun otizm hastası olduğunu belirten anne Halime Cici, “Oğlum çok akıllıydı, hafızası çok kuvvetliydi, bir gördüğünü bir daha unutmazdı. Sabah çarşıya çıkar akşam eve sağ salim gelirdi. Çocuğumu şimdi saklıyorlar mı, dilendiriyorlar mı, bilmiyorum. Eğer çocuğumu alı koymasalardı nerede olursa olsun çocuğum evine gelirdi” diye konuştu.

    Son olarak yetkililere de seslenen anne Halime Cici, “Biz elimizden geldiği kadar her yere fotoğraflarını gönderdik. İnsanları tembihledik, Allah rızası için bize yardım etsinler, oğlumu ölü ya da diri bize bulup geri getirsinler” şeklinde konuştu.

    Ağabeyinin daha önce de kaybolduğunu belirten Mehmet Cici’nin kardeşi Mukaddes Kaya ise “Bundan önce bir kere daha kaybolmuştu, daha sonra Adana’da bulundu” ifadelerini kullandı.

    Kardeşinin en son 2002 yılında kaybolduğunu ve o tarihten itibaren bir daha görünmediğini aktaran Mukaddes Kaya, “2002 yılında kaybolduğunda ilk kez Malatya’nın Kurucaova Köyü’nde görülmüştü. Daha sonra Gaziantep’te, 2007 yılında da İstanbul Haydarpaşa Garı’nda görülmüştü. Bundan 4-5 yıl önce de İzmir Karşıyaka’da tekrar görüldüğü söylendi. Abim kaybolduğunda 18 yaşındaydı. Saçları sarı, gözleri elaydı. Biz birkaç kez bazı televizyon programlarına başvurduk, ama oradan da bir sonuç alamadık. Bu konuda herkesin bize yardımcı olmasını bekliyoruz. Tanıyan, gören, duyan, bilen varsa Allah rızası için yardımcı olsunlar” dedi.

  • Şehidin Acılı Babası: “Oğlum O Bölgeye Gitmeyi Kendisi İstemişti”

    Şırnak’ın Uludere ilçesinde teröristlerce mevziye döşenen mayının patlaması sonucu şehit olan 24 yaşındaki Uzman Çavuş Uğur Akyer’in acılısı babası İbrahim Akyer, oğlunun birçok arkadaşının mesleğini bıraktığını, ancak artan terör olayları nedeniyle oğlunun o bölgede görev yapmayı kendisinin istediğini söyledi.

    Oğluyla en son dün akşam görüştüğünü ifade eden acılı baba İbrahim Akyer (53), ”En son dün akşam görüşmüştük, annesiyle her akşam görüşürdü zaten, özellikle o bölgeye gitmeyi kendisi istemişti. İş arkadaşlarının çoğu mesleği bırakmıştı ama o bırakmadı. Yukarıda Allah’ımız var arkamızda da devletimiz var söyleyecek bir şey yok” dedi.

    Şırnak’ın Uludere ilçesi Karaçalı üs bölgesinde bir mevziye teröristler tarafından daha önceden yerleştirilen mayının infilak ettirilmesi sonucu Uzman Çavuş Uğur Akyer şehit olmuştu. Şehidin Kozcağız beldesi Kocameşe Mahallesi’ndeki evine çok sayıda gelen vatandaşlar baba Akyer’e başsağlığında bulundu. Bartın Valisi Seyfettin Azizoğlu, Garnizon Komutanı Mehmet Erdemir, Bartın İl Jandarma Komutanı Tekin Aktemur ve çok sayıda askeri erkan acılı şehit babası Akyer’i teselli etmeye çalıştı.