Etiket: Ödüyor”

  • Limak Enerji müşterileri yüzde 10 daha az ödüyor

    Limak Enerji, Türkiye’nin ilk mobil cüzdanı olan fastPay uygulamasıyla elektrik faturalarını öderken müşterilerine yüzde 5 indirim kazandırmaya başlamıştı. Limak Enerji, bu iş birliği kapsamında müşterilerine sunacağı indirim oranını yüzde 10’a çıkardı. Şirket bu uygulama ile birlikte vatandaşın cebini korurken, dijital dönüşüme de destek verecek.

    Limak Enerji, teknolojinin hızlı gelişimi ile birlikte müşterilerine abonelik, borç sorgulama, fatura ödeme, güvence bedeli iadesi gibi alanlarda zamandan tasarruf eden uygulamaları sunuyor. Türkiye’nin online işlem merkezi ve e-Devlet üzerinden işlem kolaylığı sunan ilk şirketi olan Limak Enerji, fastPay uygulamasıyla elektrik faturası indirimli ödeme dönemini de geçtiğimiz aylarda başlattı.

    Aytac: “Bugüne kadar fastPay üzerinden 8 milyon TL’lik bir ödeme aldık”

    Müşterilerine özel olarak sunulan bu çalışma ile ilgili görüşlerini belirten Limak Enerji Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, “Şirket olarak müşterilerimize yenilikçi, hızlı, ulaşılabilir ek hizmetler ile hayatı kolaylaştıran uygulamalar sunmayı önemsiyoruz. Önceliğimizi koşulsuz müşteri memnuniyeti olarak belirledik ve müşterilerimize bu kapsamda kaliteli ve yenilikçi hizmetler sunmaya devam ediyoruz. Ülkemiz ve dünyamız büyük bir teknolojik gelişim içerisinde. Buna paralel olarak tüm sektörlerde de bir dijital dönüşüm gözlemekteyiz. Bu dönüşümde birlikte hareket ettiğimiz Denizbank fastPay mobil uygulamasıyla elektrik faturasını ödeyenlere yüzde 10 az ödeme imkanı sunuyor ve fatura ödemelerinde kazandıran dönemin 2. evresine geçmiş bulunuyoruz. Daha önce müşterilerimize yüzde 5 indirim sunan uygulamanın başladığı tarih olan 1 Mayıs’tan itibaren fastPay üzerinden yaklaşık 8 milyon TL’lik bir ödeme aldık. 1 Ocak itibarı ile indirim oranını yüzde 10’a çıkaracağız. Sunduğumuz az ödeme imkanı ile müşterilerimizin aile bütçesine de katkı sağlayacağız. FastPay uygulaması hem güvenilir olması, hem de kredi kartına komisyonsuz bir seçenek sunmasıyla müşterilerimiz açısından oldukça avantajlı bir ödeme yöntemi. Bu iş birliği kapsamında Denizbank’a tekrar teşekkür etmek istiyorum” dedi.

    Denizbank Dijital Ödeme Sistemleri Satış Grup Müdürü Lütfi Akbulut ise iş birliği ile ilgili olarak şunları belirtti:

    “Limak Enerji ile Türkiye’de heyecan uyandıran bir kampanya başlattık. Enerji sektöründe ilk olarak Limak Enerji müşterilerine sunduğumuz fastPay uygulaması ile kredi kartına komisyonsuz ve indirimli ödeme seçeneği, ciddi kullanım oranlarına ulaştı. Müşterilerimizden gelen ciddi talepler sonucu uygulamanın indirim oranını 2019 yılı boyunca yüzde 10’a yükselttik. Uygulamanın Limak Enerji’nin hizmet verdiği tüm müşterilere hayırlı olmasını diliyorum.”

    “1 Ocak itibarı ile indirim oranı yüzde 10’a çıkacak”

    Limak Enerji müşterileri, fastPay hesabından ya da diledikleri herhangi bir kredi kartıyla bu sistem üzerinden ödemelerini gerçekleştirebiliyorlar. Elektrik fatura tutarının ödemesini fastPay aracılığıyla gerçekleştiren elektrik aboneleri yüzde 10 indirim kazanırken; söz konusu indirim tutarı, kullanıcının fastPay bakiyesine yükleniyor. Müşteriler indirimlerini fastPay hesabında biriktirerek, nakit olarak ATM’den çekebilecekleri gibi farklı faturalarını ödeme imkanına da kavuşuyor. Ayrıca müşteriler, uygulama içindeki diğer anlaşmalı kurum ödemelerini de biriken tutarlar ile gerçekleştirebiliyorlar. Otomatik ödeme talimatı olan müşteriler de, son ödeme tarihine en geç bir gün kala ödemelerini fastPay üzerinden gerçekleştirirlerse, indirimden faydalanabiliyorlar. Fatura başına maksimum iade tutarı ise 10 TL olarak belirlendi.

    “Kişiye özel karekod”

    Limak Enerji müşterileri faturalarındaki QR kodu okutup fastPay uygulamasını yükleyebiliyorlar. Kişiye özel olarak tasarlanan karekod ile abone bilgileri ve fatura tutarı uygulamanın içerisinde otomatik olarak görüntüleniyor.

    2016 yılında müşterilerine yönelik Esnek Fatura uygulamasını sunan Limak Enerji, müşterilerinin ödeme tarihlerini kendilerinin belirlemesine olanak sunuyor. 2016 yılında gerçekleştirilen Yetkili İşlem Merkezi (YİM) hamlesi ile beraber müşteri işlem merkezi noktalarını 2 katına çıkaran şirketin, 100’e yakın işlem merkezi bulunuyor.

  • ’İş Dünyasında Kadın’ raporu açıklandı: Kadın az kazanıyor, çok vergi ödüyor

    TÜRKONFED, kadınların ekonomik ve sosyal hayata etkin katılımını sağlamak için politika önerileri sunan kadın raporlarının 3’üncüsünü açıkladı. Rapora göre 2007’de yüzde 23 olan kadınların işgücüne katılım oranı, 2016 yılında yüzde 32.4’e yükseldi. Artış yaşansa da bu oran yine de AB ortalaması olan yüzde 51.6’nın oldukça altında kaldı. Ayrıca 1,3 milyon civarında kadının çocuk bakımı nedeniyle işgücüne katılamadığını ortaya koyan rapora göre, kadının daha az kazanmasına rağmen erkekle neredeyse eşit vergi yüküne sahip olması da kadın istihdamını olumsuz etkiledi.

    39 kadın derneğiyle örgütlü kadın gücü Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu, kadının ekonomik ve sosyal hayatta daha etkin var olabilmesi için çözüm önerileri sunduğu 3’üncü İş Dünyasında Kadın: Sorunlar, Çözümler ve Öneriler raporunu açıkladı.

    ’Sosyal güvenlik, kayıt dışı istihdam, vergi ve yerel yönetimlere yönelik yapılandırma önerileri’ ana başlıklarını içeren rapor, 2007 ve 2014 yılları arasında açıklanan ilk iki İş Dünyasında Kadın raporundan bugüne geçen 10 yıllık sürede, Türkiye’de ve dünyada kadının iş hayatına katılımında gelinen noktayı karşılaştırıyor. Buna göre kadınların işgücüne katılım oranı 2007’de yüzde 23 iken, bu oran 2016 yılında yüzde 32.4 oldu. Artışa rağmen söz konusu oran yüzde 51.6 olan AB ortalamasının altında kaldı. Rapor ayrıca kadının daha az kazanmasına rağmen erkekle neredeyse eşit vergi yüküne sahip olmasının, kadın istihdamını olumsuz etkilediğini ortaya koydu. 2002-2013 ortalamasında kadınlar erkeklerden yüzde 12 daha az ücret geliri elde ederken, aynı vergiyi ödedi. Rapor, Türkiye’de 1,3 milyon civarında kadının, çocuk bakımı nedeniyle işgücüne katılamadığını da gösterdi.

    “Kadınların işgücüne katılım oranı hala AB’nin oldukça altında”

    Sürdürülebilir kalkınmanın ancak kadının ekonomik hayata aktif katılımı ile mümkün olacağını belirten TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu, “Kadınların işgücüne katılım oranı 2007’de yüzde 23 iken, 2016 yılında yüzde 32.4’e yükselmiş. Bu artışı elbette memnuniyetle karşılıyoruz ancak bu oran hala Avrupa Birliği (AB) ortalaması olan yüzde 51.6’nın oldukça altında” dedi. Kadooğlu, “Gelişmiş bir ekonomi ve demokrasi; iş dünyasında kadın istihdamının artırılmasına, kadına yönelik şiddetin son bulmasına, kadının toplumsal statüsünün yükseltilmesine bağlı. Kadın güçlenirse toplum güçleniyor. Kadının ekonomik hayata katılmasının ülkenin refah seviyesine yaptığı katkı kadar kişiye bireysel olarak da güç kazandırdığı artık tartışmaya açık olmayan bir konudur. Her alanda olduğu gibi bu noktada da bir kültürel ve zihinsel değişimin başlaması gerekmektedir” diye konuştu.

    “Ekonomik kayıp yüzde 30’lara kadar çıkıyor”

    2025’e kadar toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması halinde dünya ekonomisine 12 trilyon dolarlık bir katkının ortaya çıkacağının öngörüldüğünü hatırlatan Kadooğlu, ülkemizin sürdürülebilir kalkınması açısından elindeki potansiyeli harekete geçirmesi gerekliliğine işaret etti. Kadooğlu şunları söyledi: “Kadın elinin, emeğinin değmediği ülkelerde ekonomik kayıp yüzde 30’lara kadar çıkarken; kadının olmadığı yerde üretim, bereket, refah ve kalkınmanın olmadığı da görülüyor. Yapılması gereken; kadının çok yönlü güçlendirilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği için siyaset, iş ve toplumsal hayata kadınların aktif katılımını sağlayacak politikaların hayata geçirilmesidir. Kadınların statüsünü geliştirecek her türlü politika hem yerli hem de millidir ve ülkemizin kalkınması için de olmazsa olmaz koşuldur.”

    “Kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne katılma oranları da artmaktadır”

    Kadının işgücüne katılımı önündeki en büyük engellerden birinin eğitim ve mesleki eğitim düzeyinin düşüklüğü olduğunu ifade eden TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasemin Açık “Ülkemizde, okuma-yazma bilmeyen kadın oranı erkeklerin beş katından fazladır. Kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne katılma oranları da artmaktadır. Okur-yazar olmayan kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 16 iken; yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 71’dir. Yani, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı, okuryazar olmayan kadınlardan 4,5 kat fazladır. 2007 yılı ile kıyaslandığında 2016 yılında lise altı eğitim seviyesine sahip kadınların işgücüne katılım oranında 7 puanlık bir artış görülmektedir. Okullaşma oranlarında kız çocuklarında belirgin bir iyileşme yaşanmıştır. Genel lise eğitiminde 2007 yılında kız çocuklarında yüzde 50’nin biraz üzerinde olan okullaşma oranı 2016 yılında önemli bir artışla yüzde 80’lerin üzerine çıkmıştır. Yükseköğretimde ise 2007 yılında kız çocuklarında yüzde 18,7 olan okullaşma oranı 2015 yılında yüzde 41,1 gibi oldukça yüksek bir orana ulaşmıştır” İfadelerini kullandı.

    2007-2016 yılı kıyaslamasında lise altı eğitimli kadınlar ile üniversite mezunu kadınların işsizlik oranlarında artış söz konusu olduğunu hatırlatan Açık, “Yükseköğretim, kadınların istihdamını kolaylaştırmaktadır. Ancak eğitimli işgücü arzının artmasıyla birlikte, yükseköğrenim mezunu kadın işsizliğinde de artış gözlemlenmektedir. Bu nedenle, üniversite mezunu kadınların istihdam edilebilirliğine dönük istihdam politikalarına ihtiyaç bulunmaktadır” dedi.

    “Çalışan kadın her gün 3,5 saatini hane halkı ve aile bakımı için harcıyor”

    Prof. Dr. Oğuz Karadeniz ve Prof. Dr. H. Hakan Yılmaz ise toplantıda, rapor sonuçlarını ve çözüm önerilerini aktardı. Türkiye’nin, kadın istihdamını son 10 yılda en fazla arttıran ülkeler arasında olduğunu kaydeden Prof. Dr. Karadeniz, Kadın istihdamının artışında üniversite mezunu eğitimli işgücünün artışı önemli bir faktör olduğunun altını çizdi. Karadeniz şöyle devam etti; “İŞKUR’un yeniden yapılanması ile uyguladığı mesleki eğitim kursları, işbası eğitim programları, sosyal sigorta prim teşvikleri gibi aktif işgücü piyasası politikalarının da kadın istihdamını kolaylaştırdığı ve arttırdığı tahmin ediliyor. Son 10 yılda İŞKUR’un düzenlediği aktif işgücü programlarına katılan yaklaşık 2.8 milyon kişinin yarısını kadınlar oluşturuyor. İŞKUR’a başvuran ve İŞKUR kanalı ile işe giren kadınların oranı yükseliyor. Bununla birlikte ücretli çalışan kadınların haftalık çalışma süreleri halen uzun (48 saat). Çalışan kadın yaklaşık her gün 1 saatini yolda harcıyor, yol ve gündüz işte çalışmasının üzerine yaklaşık 3,5 saatini hane halkı ve aile bakımı için harcıyor.”

    Prof. Dr. Yılmaz: “1,3 milyon kadın, çocuk bakımı nedeniyle işgücüne katılamıyor”

    Prof. Dr. H. Hakan Yılmaz ise, meslek lisesi mezunu kadın işçinin ücretinin asgari ücret düzeyinde olmasının, kreş hizmetlerinin yetersizliğinin, uzun çalışma sürelerinin, evdeki işlerle birleşince, kadınları ev işlerini çalışmaya tercih etmeye itebildiğini söyledi.

    2016 yılı itibariyle 1,3 milyon civarında kadının, çocuk bakımı ile ilgilendiği için işgücüne katılamadığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, yaşlı bakımıyla birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık her yıl 120 bin kadının, çocuk ya da yaşlı bakımı nedeniyle mevcut işlerinden ayrıldığının gözlendiğini ifade etti. Prof. Dr. Yılmaz, “Rapor, kadınların erkeklerden daha düşük gelir elde ederken, vergi sisteminde artan oranlılık ve kadının, çocuk başta olmak üzere bakım yükümlülüklerinin varlığına rağmen, vergi yükünde, sosyal güvenlik primleri dahil, beklenen farklılaşmanın görülmediğini ortaya koyuyor. 2002-2013 ortalamasında kadınlar erkeklerin yüzde 88’i seviyesinde ücret geliri elde ederken, ödedikleri vergilerin oranı yüzde 84 oldu. Yani kadınlar yüzde 12 daha az ücret almalarına karşın erkeklerle aynı oranda vergi ödedi. Kadının daha az kazanmasına rağmen erkekle neredeyse eşit vergi yüküne sahip olması kadın istihdamını olumsuz etkiliyor” diye konuştu.

    Raporda sunulan çözüm önerilerine göre; sosyal güvenlik programları kadınların çalışmasını teşvik edecek şekilde geliştirilmeli; prim teşvikleri işgücü maliyetinin ve kayıt dışının yüksek olduğu sektörlere daha yüksek miktarda verilmeli; belediyelerin kreş ve bakım hizmeti özellikle kadın istihdamının yoğun olduğu illerde aşamalı olarak zorunlu olmalı; kadın ve aile dostu işyerleri belgelenmeli ve ödüllendirilmeli sonucuna varıldı.

  • “Hizmet ve yatırımı gören vergisini ödüyor”

    Emlak Vergisi ikinci taksitlerinin 1 ile 30 Kasım 2017 tarihleri arasında yatırılacağını hatırlatan Melikgazi Belediye Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, 1 Ocak ile 31 Mayıs tarihleri arasında yatırılması gereken emlak vergisi birinci taksitlerini yatıran mükelleflere de teşekkür etti.

    Yatırımlara Kaynak

    Belediye yatırım ve hizmetlerinin temelini, vergilerin oluşturduğunu belirten Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, özellikle ilçe sınırları içerisinde tarla, arsa ve evleri bulunan mükelleflerin ödemiş olduğu vergilerin, yine hizmet olarak kendilerine geri yansıdığını kaydetti.

    Kredi Kartı İle Ödemede Yaygınlık

    Melikgazi Belediyesi olarak birçok ilk’i başlattıklarını kaydeden Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, kredi kartı ve internet üzerinden vergi ödemeyi ilk kez başlatarak; yeni bir hizmet anlayışı ile hizmet kalitesini artırdıklarını söyledi.

    İlk Taksitte tahakkukun % 93 Tahsil

    Emlak vergisinin ödenmesi süresinde mükelleflere tahakkuk ettirilen verginin ilk taksitinin % 93 tahsil edilmiş olduğunu tespit ettiklerini ifade eden Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, tahsilatın yüksek olduğunu çünkü, Melikgazi de yatırım ve hizmeti gören ve faydalanan mükelleflerin vergisini zamanında ödediğini söyledi.

    Vergiler Hizmet Olarak Geri Dönecek

    Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, Emlak vergisini yatırarak vatandaşlık görevini yerine getiren mükelleflere teşekkür ederek, bu vergilerin kendilerine hizmet olarak geri döneceğini sözlerine ekledi.

  • Yıldırımhan “Türkiye her yıl İş Sağlığı ve Güvenliği’ne 75 milyar ödüyor”

    Dünyada her yıl İş Sağlığı ve Güvenliği’nde alınmayan tedbirlerden dolayı 4 trilyon dolar para harcanırken, Türkiye’de bu rakamın 75 milyar TL olduğu belirtildi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÇASGEM) kurumsal destek kapasitesinin geliştirilmesi projesi kapsamında Trabzon Arsin Organize Sanayi Sitesi’nde bir bilgilendirme ve tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mazhar Yıldırımhan, ÇASGEM Başkanı Abdurrahim Şenocak, Başkan Yardımcısı Kenan Yavuz ile ÇASGEM Eğitim uzmanı Handan Akarsu katıldı.

    Toplantıda söz alan ÇASGEM Başkanı Abdurrahim Şenocak, nitelikli iş gücüne katkı sağlamayı hedeflediklerini belirterek “Artık Ankara’da oturan değil sahaya inen bir yönetim anlayışı var. Bütün sorunlarımızı müzakere ederek çözeceğiz” diye konuştu.

    Daha sonra söz alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mazhar Yıldırımhan ise yaptığı konuşmada “Bakanlığımız olarak çalışma hayatında milli seferberlik programı istihdam olarak devam etti. Ortaya koyduğumuz tedbirlerimizi neticesinde istihdam açısından iyi bir yol kaydettik. Bizim ortaya koyduğumuz teşvikleri kullanacak olan siz sanayicilerimizle ortak çalışıp vatan eksenli düşünerek iyi bir gayret ortaya koyuyoruz. Mesleki eğitim noktasında da ciddi bir açık var ve bunu kapatmaya çalışıyoruz. Meslek liselerinde talep edildiği gibi öğrenci yetiştirilecek. İşsizlik verileri yüzde 11.7 ye düştü. Bizler bunu yıl sonunda tek rakama indirmek için çalışacağız. İşbaşı eğitiminde yeni arayışlar içerisindeyiz. Türkiye’de sanayi sektöründe yüzde 19 sanayi, yüzde 57 oranlarında hizmet sektöründe çalışan var. Bizler sanayi sektöründe çalışan oranımızı yüzde 30’lara çıkarmayı planlıyoruz” dedi.

    “Türkiye’deki iş kazaları Avrupa’nın çok çok ötesinde”

    Yıldırımhan, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliğine çarpanları ile beraber yılda 75 milyar TL para harcandığını söyledi. Yıldırımhan “Dünyada iş sağlığı ve güvenliğinde yeterli tedbirler alınamadığından dolayı 4 trilyon dolar her yıl iş sağlığı ve güvenliğine harcanan para var. Türkiye’de bu rakam 75 milyar yani 75 katrilyon. İş sağlığı ve meslek hastalıkları dolayısıyla harcadığımız paralar. Para bir tarafa bizim için insan hayatı çok önemli. Bizde ölümlü iş kazaları Avrupa’nın çok çok üzerinde. Avrupa bu konuda hem aldığı tedbirler hem insanların eğitilmesiyle iyi bir seviye kazanmış. Biz de bu eğitim çalışmalarına hız vererek, bilgilendirme, dikkat çekme çalışmalarına hız vererek ’sıfır’ hedefimize ulaşmaya çalışıyoruz. Ölümlü iş kazalarında hedef sıfır. İş sağlığında bunları sıfıra indirmek mümkün değil ancak ölümlü iş kazalarında biz bunu sıfırlayabilir miyiz ? sıfırlayabiliriz. Bununla ilgili karşılıklı olarak ciddi bir işbirliğine ihtiyacımız var. Uygun bir iskele sistemi kurulmadığından dolayı iskeleden düşüp ölen veya sakat kalan bir insanın hayatı bitiyor. Geride onun çoluk çocuğunun hayatı ciddi manada etkileniyor. Yani biz almadığımız tedbirlerden dolayı bir insanın hayatına mal olabildiğimiz gibi geride kalan bir çok insanın da mağduriyetine sebep veriyoruz. Onun için buralara harcanan paraları çok görmememiz mutlaka mevcut mevzuatımızın gerektirdiği şartlarda bir yapılanmaya hep birlikte gitmemiz lazım. Bununla ilgili Çalışma Bakanlığı olarak üzerimize düşen her türlü göreve hazırız” ifadelerini kullandı.

    “Uzun zamandan beri bu konudaki denetimleri cezai müeyyideyi azalttık. Neden ? gidelim bilgilendirelim karşılıklı müzakerelerimizi ortaya koyalım sonra yapılmayan çalışmalardan dolayı denetimlerde gereken neyse o yapılır. Yani önce bilgilendiriyoruz. Önce karşılıklı gelin eğitimlerimizi birlikte yapalım diyoruz. İşte biz bunun için buradayız” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Arsin Organize Sanayi Bölgesi ile ÇASGEM arasında işbirliği protokolü imzalandı.

  • Kütahya Valisi: Türkiye bulunduğu coğrafyanın bedelini ödüyor

    Vali Ahmet Hamdi Nayir, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e ‘Gazi’ unvanının verildiği ‘Gaziler Günü’ nedeniyle Muharip Gaziler Derneği Kütahya Şubesi ile Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Kütahya Şube Başkanlığını ziyaret etti.

    Gazi derneklerine yapılan ziyarette Vali Ahmet Hamdi Nayir’e, Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Hava Piyade Tuğgeneral Celal Başoğlu, Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, Vali Yardımcıları Hüdayar Mete Buhara ile Yüksel Kara ve bazı daire müdürleri eşlik etti.

    Gaziler Günü nedeniyle Muharip Gaziler Derneği Kütahya Şube Başkanı Şaban Başoğul ve Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Kütahya Şube Başkanı Ahmet Asım Okat’ı dernek merkezlerinde ziyaret eden Vali Ahmet Hamdi Nayir gaziler ve şehit yakınlarıyla bir süre sohbet ederek, onların istek ve sorunlarını dinledi.

    Gazilerin gününü kutlayan Vali Ahmet Hamdi Nayir, “Bugün, Mustafa Kemal Atatürk’e ‘Gazi’ unvanının verildiği 19 Eylül Gaziler Günü. Vatan için yapılmış çok kıymetli fedakarlıklar. Bunların başında şehitlik arkasından da gazilik geliyor. Bu fedakarlıkları yapanları bu millet hiçbir zaman unutmadı, unutmayacak. Sizin asıl değeriniz Cenab-ı Hakk’ın yanında ancak millet de size aynı duygularla minnet borcunu ifa ediyor. Temennimiz, geride kalanların sağlık sıhhat içerisinde hayatlarını devam ettirmesi, şehit yakınlarımızın bize emanet olduğu duygusuyla onların sağlık ve sıhhat içerisinde hayatını devam ettirmesidir. Atatürk’ün onurlu unvanına sahip sizlere ve ailelerinize minnet borçluyuz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin coğrafya olarak zor bir bölgede bulunduğuna ve bu yüzden bedeller ödendiğine dikkat çeken Vali Ahmet Hamdi Nayir, “Allah bizlere tekrar aynı sıkıntıları yaşatmasın. Bu coğrafya zor bir coğrafya. Bu coğrafyada yaşayan milletler bazı risklerle karşı karşıya kalıyor maalesef. Onun için biz bu işin kıymetini bilerek, gerektiğinde şehit ve gazi olmak için o eğitimi, terbiyeyi almış yeni gençlikle yola devam etmek istiyoruz. 15 Temmuz gecesi bizlere gösterdi ki üzerimizdeki oyunlar bitmiş değil. Bu coğrafyada olmanın bir bedeli var ve bu bedel ödeniyor. Atalarımız bize cennet gibi bir vatan bırakmışlar ama bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu, oyunların oynandığı bir coğrafya üzerindeyiz. Dolayısıyla biz istemesek dahi şehitliğe ve gaziliğe hazır olmalıyız. Yeni yetişen gençliği de vatanı, bayrağı, bağımsızlığı ve mukaddesatı uğrunda yine can verecek şekilde yetiştirmeliyiz. Bugünlerin belki de en büyük önemi bu olacak. Yeni yetişen gençlik sizlerin, ailelerinizin göstermiş olduğu fedakarlığı bugünler vesilesiyle daha yakından takip edecek ve öğrenecek. Bizler de hazırız aynı fedakarlığı yapmaya ve gençlerimizden de bekleyeceğiz. Dünya’nın birçok ülkesi bu kadar büyük bir riske tabi değil. Bu vesileyle gazilerimize sağlıklı bir ömür, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine şükranlarımı ve saygılarımı sunuyorum” diye konuştu.

    Vali Ahmet Hamdi Nayir konuşmasının ardından İstiklal Savaşı gazilerinden İsmail Hakkı Nekanlı’nın fotoğrafının yer aldığı tablo ile İstiklal Savaşı Madalya Beratını inceledi. Vali Nayir’in ardından İstiklal Savaşı Madalya Beratını inceleyen Başkan Saraçoğlu Osmanlıca olan İstiklal Savaşı Madalya Beratını alarak yeni Türkçe’ye çevrilmesi için gereken çalışmayı yapacaklarını söyledi.

    Vali Ahmet Hamdi Nayir daha sonra beraberindeki protokol üyeleriyle birlikte Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği tarafından hazırlanan içerisinde şehit ve gazilerin bilgilerinin kristallere işlenmiş halinin sergilendiği ‘Şehit ve Gazi Müzesi’ni ziyaret etti.

    Kütahya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından tahsis edilen alan içerisinde oluşturulan müzeyi inceleyen Vali Nayir, güzel bir örnek teşkil eden müzenin oluşturulmasında emeği geçen herkese teşekkür etti. (EFE)