Etiket: Ödül

  • Tarafçıoğlu’na ödül

    Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından, Anadolu basınının çalışmalarını teşvik etmek ve değerlendirmek amacıyla düzenlenen Anadolu Basını Özendirme Yarışması sonuçlandı. Pusula Gazetesi’nden İrfan Tarakçıoğlu Araştırma dalında ödüle layık görüldü.

     
    Yerel Haber, Makale-Yorum (Politika-Ekonomi-Kültür-Turizm-Spor), Araştırma, Mizanpaj, Röportaj, Fotoğraf, Dergi (Türkçenin doğru kullanımı) dallarında düzenlenen yarışmada toplam 206 eser yer aldı.

     
    27 Şubat 2013 Çarşamba günü toplanan değerlendirme kurulu, yarışmada ödüle değer görülen eserleri şu şekilde belirledi:

     
    YEREL HABER:
    Birinci: Olayı ülke ve dünya gündemine taşınmadan önce ele aldığı için Manavgat’ın Sesi gazetesinden Hakan Tankaya’nın “Yüz Nakli İçin Umutlu Bekleyiş” haberi.
    İkinci: Trabzon Türk Sesi gazetesinden Kâmil Anahar’ın “İki Odalı Evden Dünya Şampiyonu Çıktı. Balıkçının Kızı Dünya Şampiyonu” haberi.
    Üçüncü: Diyarbakır Yenigün gazetesinden Mehmet Pişkin ve Mehmet Çakan’ın “Sokaktaki Tehlike” haberi.
    Mansiyonlar: Aydın Denge gazetesinden Umut Dabbağ’ın “Pehlivan Deve İcradan Satılık” haberi ile yine aynı gazeteden Emin Aydın’ın “Aşkın Gözü Kör Değil” haberi.

     
    MAKALE- YORUM:
    Birinciler: İzmir Ege’de Bugün gazetesinden Mazlum Vesek’in “Barış Muhabiri Olmak İstiyorum” başlıklı makalesi ile Yozgat gazetesinden Osman Hakan Kiracı’nın “Yozgat’tan Göçün Nedenleri” başlıklı makalesi.
    İkinci: Konya Merhaba gazetesinden Kerem İşkan’ın “Uluslararası Bir Akşam Oturması” başlıklı makalesi.
    Üçüncü: Trabzon Karadeniz’de İlkhaber gazetesinden A. Okan İsmailoğlu’nun “Kurumsallaşmak” başlıklı makalesi.
    Mansiyon: Antalya Hürses gazetesinden İhsan Coşkun’un “Babasız Evler” başlıklı makalesi.

     
    ARAŞTIRMA:
    Birinci: Sakarya Yenihaber gazetesinden Engin Arapoğlu’nun “Romanlar Kentsel Değil, Zihinsel Dönüşüm İstiyor, Adımız da Roman, Hayatımız da” başlıklı araştırması.
    İkinci: Erzurum Hakimiyet Gazetesinden İrfan Tarakçıoğlu’nun “Ana-Kız Sınıfta Kaldık” başlıklı araştırması.
    Üçüncü: İskenderun Ses Gazetesinden Akın Bodur’un “Arada Kalanlar İle Eğitim Olmazsa Savaşmaya Giderim” başlıklı araştırması.
    Mansiyonlar: Hatay Samandağ Gazetesinden Şahiye Say’ın “Türkiye’de En Fazla Otobüs İşletmesine Sahip 6 Bin Nüfuslu Mızraklı Beldesi” başlıklı araştırması ile Adana Haber Gazetesinden Murat Özkardeş’in “Nasılsa Bu Şehir Sahipsiz Yiyin Yiyebildiğiniz Kadar” başlıklı araştırması.

     
    MİZANPAJ:
    Birinciler: Samsun Haber gazetesinden Seyhan Demir ile Bursa Şehir gazetesinden Erol Benzer.
    İkinci: İzmir Balkan Günlüğü gazetesinden Ümit Gözlemeci.
    Üçüncü: Konya Yenigün gazetesinden Onur Kalkan.
    Mansiyon: Denizli Horoz gazetesinden Sami Canmaya

     
    RÖPORTAJ:
    Birinci: Kayseri Anadolu Haber gazetesinden Selma Kara’nın “28 Şubat Yıldırmadı, Biledi, 28 Şubat’ın Değil, Arkadaşların Mağduruyum” başlıklı röportajı.
    İkinci: Günaydın Adana gazetesinden Mustafa Özke’nin “Zifiri Karanlıkta Bir Mum Işığı” başlıklı röportajı.
    Üçüncü: Konya Merhaba gazetesinden Rasim Atalay’ın “Hiçbir Suç Kusursuz Değildir” başlıklı röportajı.
    Mansiyon: Çorum Osmancık Haber gazetesinden İlkay Yorulmaz’ın “Bedenimdeki Konuk” başlıklı röportajı.

     
    FOTOĞRAF:
    Birinci: Batman Çağdaş gazetesinden Hasan Göker’in “Yaşayabiliyorsan Yaşa” isimli fotoğrafı.
    İkinci: Diyarbakır Silvan Malabadi gazetesinden İhsan Yılmaz’ın “Güneydoğu’da Kadın Olmak Zor” isimli fotoğrafı.
    Üçüncü: Bizim Antalya gazetesinden Nizamettin Özmen’in “Kurşunlu’ya Farklı Bir Bakış” isimli fotoğrafları.

     
    DERGİ (TÜRKÇENİN DOĞRU KULLANIMI)
    Birinci: Bursa Şehrengiz dergisinden Rıza Ertekin.
    İkinci: Gaziantep Ekspres Ekstra dergisinden Semra Öztürk.
    Üçüncü: Üçüncülüğe değer eser bulunamamıştır.
    Yarışmanın ödülleri, daha sonra belirlenecek tarihte düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.

  • Aziziye’de ödül heyecanı

    Özel Aziziye Lisesi’nde bu yıl ikincisi düzenlenen Ödül Töreni’yle başarılı öğrenciler ödüllendirildi.
    Okul Müdürü Kemal Küçükkaya törende yaptığı konuşmasında en az öğrenciler kadar mutlu olduğunu ifade ederek Aziziye’de her türlü başarının ödüllendirmenin gelenek olduğunu söyledi. Gerek eğitim gerekse spor alanlarında başarılı öğrencilerin okulu her alanda örnek bir şekilde temsil ettiklerini söyleyen okul müdürü Küçükkaya, daha sonra öğrenci ve öğretmenlerini tebrik etti.
    Törende, Dönem sonu ağırlıklı not ortalaması 1.leri, Aylık deneme sınavı 1,2, ve 3.leri, Haftalık kontrol sınavı (HKS) 1,2, ve 3.leri, Ayın öğrencileri, 7. Güney Doğuanadolu Kış oyunlarında bölge 1.si Ece İş, 7. Güney Doğuanadolu (GAP) Kış oyunlarında bölge 1.si Nihat Enes Limon, Liseler arası İl 1.si olan masa tenisi takımı, Liseler arası yüzme erkekler 1.si Emirhan Güzel, Liseler arası yüzme bayanlar 1.si Lena Bülbül, Liseler arası basketbol takımı il 1.si, Liseler arası hentbol takımı il 2.si ve FEM dershaneleri İlk Adım sınavlarında il 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10.lar çeşitli hediyelerle ödüllendirildiler.

  • Her Mehmetçik bir bayrak

    Erzurum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 15 ile 20 arasında hapis istemiyle hâkim karşısına çıkan Ahmet Güreş, PKK’nın İran’da ki faaliyetleri ile ilgili olarak şok itiraflarda bulundu.

     

    Urumiye’de teröristlerin kendisini alıkoyduklarını bir daha bırakmadıklarını ileri süren Güreş, Hakruk kampında zorla asker yapıldıklarını ve İran‘ın Şehidin kampında 2- 3 yıl kadar kaldığını anlattı.

     

     

     -İŞTE O “ŞOK” İTİRAFLAR…-

    PKK terör örgütünün İran’daki kolu PJAK üyesi Ahmet Güreş, İran Bazargan sınır kapısındaki yetkililerce, 24 Nisan2011 günü Gürbulak Hudut İlçe Emniyet Amirliği’ne teslim edildi. Siyasi iltica ile Fransa‘ya giden ve 2003 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılan 51 yaşındaki Kahramanmaraşlı Ahmet Güreş, 1994 yılında İran’a gittiğini söyledi. Diyarbakır‘da Fırat Dağıtım ve Gündem Denge Velat Dağıtım şirketlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen DVD’de “Gerilla” adlı klasörde örgüt mensupları arasında yer alan Ahmet Güreş’e ait örgütsel bilgiler ErzurumCumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianameye eklendi. Kod adı “Şeho Tercan” olarak gösterilen Ahmet Güreş’in örgütten ödül olarak bir silah ve terfi aldığı belirtildi.

     

     

    -“İRAN’DA PKK’NIN RESMİ EVLERİ VAR”-

    Güreş’in itiraflarından bazı bölümler şöyle:

    “1994 yılında İran’a gittiğimizde beni havaalanında İran istihbarat resmi görevlileri karşıladı. Daha doğrusu, İran istihbaratı PKK örgütünden gelen tüm şahısları karşılıyor, ilgili yerlere götürüyordu.

     

     

    İran’da PKK’nın resmi evleri vardı. Irak’tan Türkiye’ye kaçak yollardan küçükbaş hayvan gelirdi. Büyük ve küçükbaş hayvanlardan örgüt yüzde 3 gümrük vergisi alırdı.

     

     

    1996 yılında örgütün Avaşin kampında ‘Ekrem’ kod isimli kişinin anlatıma göre, HakkâriYüksekova tarafında Kürtçe ismi ‘Vargeminan’ olan askeri karakola saldırı düzenlenerek termal kamera alınıyor. Termal kamera o dönemde örgütün İran Sorumlusu olan Mustafa Karasu’yu veriliyor. Bunu haber alan İran İstihbaratı bu kamerayı geri isteme talebinde bulunuyor. Bu termal kamera İran’a verilmeyince İran’lı yetkililer ‘hastanenizi kapatırız’ diye örgütü tehdit etti. Hastanenin kapanmaması için termal kamerayı İran İstihbarat Örgütüne teslim ettiler. Bildiğim kadarı ile İsrail malı olan termal kameranın aynısından İran’da da üretiliyor.

     

     

    ASKERLER TESLİM OLMAMAK İÇİN UÇURUMDAN KENDİNİ ATTI

    Benim PKK’nın Şehriban kampında bulunduğum dönemde Şemdinli bölgesinden Kuzey Irak’a yakın tarafta bulunan bir askeri karakola 1996 yılında ‘Ekrem’ kod isimli Hıdır Sarıkaya’nın talimatı ile bir saldırı düzenlendi. Ancak, bu saldırıyı kimlerin ayrıntılı olarak yaptığını bilmiyorum.

     

     

    Bu saldırıda 40 askerin kayıp olduğu söylenmişti. İran askerlerine verildiği belirtilmiş idi, daha sonra duyduğumuza göre, askerler teslim olmamak için uçurumdan aşağı atlayarak canlarını kıymışlar.

    1999 yılında Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından sonra, PKK ile Türkiye arasında üstü kapalı olarak bir ateşkes ilan edildi. Ancak, İran Devleti ile İstihbaratı bize ısrarla ‘Ateşkes yapmayın. Türkiye ile savaşın tehditlerinde bulundu ve hatta kamplarımızın da dağıtılacağı talimatı geldi. Bu tehdit nedeniyle Bin 500 örgüt üyesi Kuzey Irak’taki kamplara gitmek zorunda kaldı.

     

     

    “ÖRGÜT MENSUPLARINA YAPTIRILAN MEZARLAR, ŞİRİN GÖRÜNMEK İÇİN YIKILDI”-

    İran’daki Şehidan kampını boşaltmadık. İran İstihbaratı ‘ siz iş yapmıyorsunuz’ diyerek kampa karşı savaş başlattı. Açıkça ‘bize savaşmayacaksanız kampları boşaltın’ diyorlardı. Bunun üzerine kampta 300 kişiden 60 örgüt elamanı kaldı. Bende bu örgüt üyelerinin arasındaydım. Kamptan ayrılanları İran devletine ait resmi araçlar ile Kuzey Irak’a kadar bizzat götürdü. Yine o tarihlerde örgüt mensuplarına ait mermerden yapılan mezarlar İran tarafından Türkiye’ye şirin görünmek için yaktırıldı.

    PKK’nın Ermenistan Ülkesinde iki derneği ve birde satın aldığı iki katlı evi var. Burada Ermenistan İstihbarat Birimlerine ait binalara yaklaşık 5-6 metre mesafe uzaklığında bulunuyor. Bu evler genelde örgüt mensuplarının tedavilerine yönelik kullanılır. Tedavisi ağır olan örgüt üyeleri Ermenistan’da, durumu hafif olanlar ise Kuzey Irak’a gönderiliyor.

     

     

    -“AĞIR SİLAH VE MÜHİMMATLAR PKK’NIN NİZAMİYESİNE TESLİM EDİLİYOR”-

    ‘Ape’ Hüseyin kod isimli örgüt mensubu bize otomatik Docka silahlarını ne şekilde kullanılacağını ve uçaklara karşı nasıl isabet ettirileceği konusunda bilgi veriyordu. Buna göre tüneller kazılarak, zikzaklar yapılıyordu. İran ve Irak Hükümetleri bize silah ve malzeme konusunda yardımcı olurdu. Mesut Barzani’nin alt kadrosunda çalışanlar Barzani’nin talimatı ile bizzat gelerek görüşürlerdi. İran İstihbarat birimi bir kez 300 adet kaleşnikof, biksi, kanas, roketatar ve mühimmatı, el bombalarını getirerek örgüte teslim etti. Bu teslimatı Zinere kampına 10 kilometre yakınlarında PKK nizamiyesinde teslim yaptılar. Teslimat sırasında silah başına 500 dolar alıyorlardı.

     

     

    Bu kampın elektrik enerjilerini kendileri, üretirlerdi. Gıda ve yiyecekler ise İran Hükümeti ve Barzani tarafından karşılanıyordu.

    2005 yılında örgütten ayrılarak 2007 yılına kadar İran’da kaçak olarak yaşadım. İran’dan çıkış yolu bulamıyordum. Bu nedenle kaldım. Bu yaşadığım süre içinde imam nikâhlı İranlı bir kadınla evlendim. Benim araçta yakalattığım silah, bomba ve şarjörden bilgim yoktur. Silahlar bindiğim araç sahibine aittir. Beni Tahran’a götürecekti. Bu silahların ‘Mako’ isimli bayana ait olduğunu düşünüyorum. Ben İran’da PKK’ya üye olmaktan yargılandım. Silahlar ve diğer ele geçen malzemeler konusunda her hangi bir yargılama konusu olmadı. Ancak, bunlarla ilgili bana ceza verilmedi. Ailem bana banka yoluyla para gönderirdi. Ben ceza evinde bulunduğum sırada görevliler kart verirlerdi, bir tane de bana verdiler. Diğerini ise tanıştığım biri kredi kartı ile birlikte şifresini verdi. Bu kart İran Devleti bankalarına aittir. Ben ceza evindeyken bu kartları kullandım. İran Cezaevi içinde dükkânlar vardı. Bu kart ile alış-veriş yapardım.”

    Mahkeme heyeti, Ahmet Güreş’in tutukluluk halinin devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.