Etiket: Ödülleri

  • Altın Marka Ödülleri sahiplerini buldu; Yılın Gıda Markası Torku oldu

    ‘Doğal Olarak Bizden’ sloganıyla yola çıkan ve kısa sürede ürün sayısını hızla arttırarak yer aldığı gıda guruplarının hemen hepsinde pazarın büyükleri arasına adını yazdıran bir marka haline gelen Torku, İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi kapsamında bu yıl 2’ncisi gerçekleştirilen Türkiye Altın Marka Ödülleri’nde “Yılın Gıda Markası” kategorisinde halk oylamasıyla en fazla oyu alarak birinci seçildi.

    İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi kapsamında bu yıl 2’ncisi gerçekleştirilen “Türkiye Altın Marka Ödülleri” sahiplerini buldu. Sunuculuğunu ünlü mankenler Özlem Yıldız ve Şenol İpek’in yaptığı ödül töreni, İstanbul’da yapıldı. Türkiye’nin gıda devlerinden Konya Şeker’in gıda sektöründeki mamul ürünlerinin çatı markası olan Torku, “Yılın Gıda Markası” kategorisinde halk oylaması ile en fazla oyu alarak birinci seçildi. Türkiye’nin ekonomi, sağlık, inşaat, gıda ve daha birçok alanda başarılı iş insanları ve değerli markaları, “II. İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi” etkinliğinde buluştu. Yurtiçi ve yurt dışından 500’e yakın davetlinin katıldığı organizasyonda Torku’nun ödülünü, Konya Şeker Pazarlama Koordinatörü Kemal Keskin aldı.

    1954 yılından beri gıda sektöründe faal olan ve pancar şekeri üretimi gerçekleştiren Konya Şeker’in, 2000’li yılların başında oluşturduğu tarladan rafa kadar üreticinin tüm ekonomik zincirde yer almasını hedefleyen yeni stratejisinin temel ayağı olan markalaşma çerçevesinde hediyelik ve bayramlık çikolata çeşitlerinden oluşan ilk Torku markalı ürünler 2007 yılında tüketici ile buluşmuştu. Bir üretici kooperatifi markası olan ve kooperatif ortağı çiftçilerinin ürettiği veya üretebileceği her ürünü katma değerli mamul ürün haline getirerek üretici ile tüketici arasında aracısız bir köprü kurmayı hedefleyen Konya Şeker Torku çatı markası altında ürettiği ürün çeşitlerini her geçen yıl arttırmış raflarda listelenen ürün sayısını kısa sürede 900’ün üzerine çıkarmıştı. Tüketiciye temel vaadi kalite ve lezzetten taviz vermeden sağlıklı ve doğal gıda olan Torku, hediyelik ve bayramlık çikolata ile başladığı mamul ürün üretimini, gofret, bisküvi, kek, meyve suyu, ayçiçek yağı, süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri ile çeşitlendirmiş, son olarak da Konya ve Ankara’dan başlayarak Torku Döner Restoranları projesini hayata geçirmişti.

    “Bizim asla taviz vermediğimiz husus doğallık, hijyen ve kalitedir”

    En son Marka ve Kariyer Zirvesi tarafından dağıtılan Altın Marka Ödüllerinde gıda kategorisinde yılın gıda markası seçilen Torku, daha önce de çok sayıda vakıf, dernek, tüketici örgütleri, üniversiteler tarafından düzenlenen anketlerde başta sağlık olmak üzere çok sayıda ödüle layık görülmüştü. Daha önce çok sayıda ödülün yanı sıra Marka ve Kariyer Zirvesinde Torku’ya gıda kategorisinde yılın gıda markası ödülünü getiren üretim hassasiyetleri ve markalaşma yaklaşımını ise Konya Şeker’de markalaşma sürecini başlatan PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, çeşitli vesilelerle yaptığı açıklamalarda, “Torku gıda sektöründe yarım asrı aşkın bir tecrübeden güç alan Türkiye’nin en genç ve en dinamik gıda markasıdır. Divan-ı Lügatı Türk’te ipek gibi sağlam, ipek gibi saf ve temiz anlamına gelen Torku, bizim üretim yaklaşımımızı başka hiçbir söze gerek kalmadan ifade eder. Hem çikolata, şekerleme, şekerli mamuller, bisküvi, kek, gofret hem de et ve et mamulleri ile süt ve süt mamullerinin yanı sıra tüketiciye ve pazarlara sunduğumuz Konya Şeker güvenceli diğer ürünlerimiz için şunu özellikle vurgulamak istiyorum; Bizim asla taviz vermediğimiz husus doğallık, hijyen ve kalitedir. Gıda sektöründe bizim iddiamızı güçlendiren, iddialı konuşmamızı sağlayan asıl dayanağımız budur. Ben rahatlıkla şunu söyleyebilirim, bizim ürünlerimiz birinci sınıf ürünlerdir. Biz Konya Şeker’in ürettiği her ürünü üst segment ürünlere konumlandırıyor ve o standartlarda üretiyoruz. Bunun iki tane temel sebebi var. Birincisi üretim altyapımız ve en iyiyi üretme konusundaki iddiamız ile başarımız, ikincisi tüketiciye duyduğumuz saygı. Birincisinden başlarsak bu hem bir güvene dayanıyor hem de üretim altyapısını oluştururken niteliğe ve kaliteye yatırım yapmanızı gerektiriyor. Biz kendimize güveniyoruz çünkü gıda sektöründe 60 yılı aşkın bir kurumsal tecrübeye sahibiz. Öte yandan yaptığımız hiç bir yatırımda marka değerimizin düşmesine neden olacak tercihlerde bulunmadık. Mesela kurduğumuz her tesiste modern ve en yeni teknolojileri tercih ettik. Bunları da nitelikli eğitimli personele emanet ettik. Bu konuda iddialıyız üretim teknolojisi ve üretim tesisi güvenirliliği açısından da personel kalitesi açısından da Türkiye’nin en önde gelen şirketlerinden biriyiz. Yani Ferrari’yi alıp ta ehliyetsiz birine hadi yarış demedik ya da kağnıyı önüne koyup ta F1 pilotuna hadi birinci ol demiyoruz. Ferrari’yi alıp direksiyona da F1 pilotunu oturtuyoruz. Peki, bu kadar yatırımı Konya Şeker niye yapıyor? Kalite anlayışından ve tüketiciye saygısından. Biz tüketiciye sunduğumuz ürünümüzü sadece ticari bir ürün olarak görmüyoruz. O ürün bizim itibarımızdır. O nedenle de bizim ürünlerimizin en önemli farkı şudur, her şey birinci sınıftır ve maliyet düşünülerek malzemeden tasarruf anlayışıyla üretilmemiştir. Biz hem şuna inanıyoruz hem de pazar araştırmalarında şunu tespit ettik, kalitenin müşterisi var ve tüketici güvenilir ve kaliteli ürün istiyor. Asıl önemlisi ise kendi sağlığına ve tercihlerine saygı istiyor. Biz de bu tercihleri ve beklentileri paylaşıyor ve saygı gösteriyoruz. Yaklaşımımız bu olunca da bütün markalarımızın ve ürünlerimizin o tercihi yansıtması gerekiyor. Nitekim biz de markalaşma ve üretim yaklaşımımızı buna göre oluşturduk ve pazarda sağlıklı ve doğal ürünlerimiz kalite ve lezzetten taviz vermeden üreterek yer edindik ve çıkardığımız her yeni üründe de bu anlayışla pazarda yer alıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Biz kalite yaklaşımımızdan taviz vermiyoruz”

    Konuk, “Biz her ürünümüzün arkasındayız. Biz şunu biliyoruz, bizim ürettiğimiz ürünü bu ülkenin çocukları, bizim evlatlarımız tüketiyor ve bizim ürettiğimiz ürünler 900 bin çiftçinin, Türk çiftçisinin itibarını temsil ediyor. O nedenle biz kalite yaklaşımımızdan taviz vermiyoruz. Ancak bizi her gıda işletmesinden ayıran bir husus daha var. Bizim ortaklık yapımız. Yaklaşık 900.000 pancar üreticisi bizim ortağımız ve onlar adına ve onlar için üretilen bu ürünleri bizatihi onlar ve onların aileleri de tüketiyor. Benim de evlatlarım var, torunlarım var. Onların önüne koyamayacağım, onlara yedirmekten imtina edeceğim hiçbir ürünü bizim kumrumuz üretmiyor, üretmeyecek. Ben bu ülkedeki her çocuğu kendi torunlarım kadar kıymetli görüyorum ve şunu söylüyorum Konya Şeker’in ürettiği her ürünün benim ailem ve benim torunlarım da müşterisi. Bizim ürünlerimiz ve üretim tesislerimiz, doğal olamayan ve sağlık açısından tehdit oluşturan her şeye kapalıdır. Ürünlerimizde, kullandığımız şekeri biz üretiyoruz ve %100 pancar şekeri. Konya Şeker damgası taşıyan ürünlerin yağı, kakaosu, fındığı, fıstığı aklınıza ne gelirse hepsi birinci sınıftır” dedi.

    Marka ve Kariyer Zirvesi çerçevesinde ilk defa geçen sene verilen Altın Marka Ödülleri, direk tüketiciyle yaptığı anketler çerçevesinde belirlediği kategorilerde ödüller veriyor.

  • Şiir yarışması ödülleri sahiplerini buldu

    Efeler Belediyesi ile Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği işbirliğinde düzenlenen ’Bayrak’ konulu şiir yarışması sonuçlandı. Yarışmacılara ödülleri düzenlenen törenle verildi.

    Ulusal düzeyde düzenlenen yarışmada 30 Kasım 2018 Cuma gününe kadar şiirlerini teslim eden şairlerin şiirleri 6 kişilik seçici kurul üyeleri tarafından değerlendirildi. Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen ve ‘Efelik’ konulu şiir yarışmasında bu yıl ‘Bayrak’ konusu tema olarak belirlendi. Seçim yapmakta zorlanan kurul üyeleri 56 şiirden dereceye giren 6 şiiri belirledi. Yapılan değerlendirmeler sonucu ’Afyon Kartalı’ rumuzlu ’Al Yıldızlı Bayrağım’ şiiri 505 puan alarak birinci, ’Sitare 061’ rumuzlu ’Baharda Solanlar Var’ şiiri 498 puan alarak ikinci, ’İlkbahar 627’ rumuzlu ’Bayrak Destanı’ şiiri 495 puan alarak üçüncü oldu. İlk üçe giren şiirlerin yanı sıra ’Tuğ 046’ rumuzlu ’Bayrakla Hasbihal’ şiiri, ’Varlığım 020’ rumuzlu ’Şanlı Bayrağım’ şiiri ve ’Yörükoğlu 987’ rumuzlu ’Bayrağım’ şiiri sahipleri mansiyon ödülü almaya hak kazandı.

    Yarışmanın seçici kurulu; Prof. Dr. Duran Nemutlu, Efeler Belediyesi Özel Kalem Müdürü Abdülkadir Baş, Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği Başkanı Şükrü Öksüz, Emekli Edebiyat Öğretmeni Şair, Yazar Beyhan Erdoğan, Öğretmen Şair, Yazar, Bakanlıktan onaylı Halk Ozanı Yaşar Uyar ve Şair, Yazar, Emekli Öğretmen Naim Özdamar’dan oluşurken, yarışmada dereceye girenlere ödül ve plaket verildi.

    Milli Aydın Bankası Kültür Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde kazanan şiir sahiplerine ödüllerini şehir dışında olması nedeniyle törene katılamayan Efeler Belediye Başkanı M. Mesut Özakcan’ın yerine başkan vekili Halis Günday, Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği Başkanı Şükrü Öksüz, Efeler Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Yusuf Kalın, Emekli Edebiyat Öğretmeni Şair, Yazar Beyhan Erdoğan ve Prof. Dr. Duran Nemutlu takdim etti. Törenin sonunda şiir ve müzik dinletisi ile konuklara unutulmaz bir gece yaşatıldı.

  • Verimlilik Proje Ödülleri sahiplerini buldu

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Günümüzde yenilikçi olmak, üretkenliği artıran verimli ve orijinal fikirlerin hayata geçmesiyle mümkün. Uygulanabilir ve özgün fikirler üreten tüm gençlerimizin yanındayız” dedi.

    KOSGEB binasında düzenlenen “Verimlilik Proje Ödülleri” törenine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve davetliler katıldı. İşletmelerde verimliği artıran yenilikçi uygulamaların artmasını sağlamak ve başarılı örnekleri kamuoyuyla paylaşmak amacıyla her yıl “Verimlilik Proje Ödülleri” verildiğini aktaran Bakan Varank, “Hem teknolojiyi geliştiren hem de bu teknolojileri üretim süreçlerinde kullanıp yüksek verimlilikle çalışan işletmeleri teşvik ediyoruz. Verimliliği toplumun geneline yaymak için farkındalığı artırma faaliyetlerini çok önemsiyoruz. Bu noktada verimlilik bilincinin genç nesillere aktarılmasını sağlamak üzere milli eğitim bakanlığımızla işbirliği halinde, okullarımızda verimlilik konulu yarışmalar düzenliyoruz. Gençlerimizin verimlilik konusuna gösterdikleri ilgi ve yarışmalarda ortaya çıkardıkları projeler, geleceğimiz için oldukça ümit vericidir” dedi.

    “Özgün fikirler üreten tüm gençlerimizin yanındayız”

    Uygulanabilir ve özgün fikirler üreten tüm gençlerin yanında olduğunu vurgulayan Varank, “Bilgi çağı olarak adlandırılan bu dönemde, bir yandan bilgi teknolojilerini çok iyi kullanmalı, diğer yandan da bu teknolojileri nasıl geliştirebilirim sorusuna cevap aramalısınız. Çünkü günümüzde yenilikçi olmak, üretkenliği artıran verimli ve orijinal fikirlerin hayata geçmesiyle mümkün. Uygulanabilir ve özgün fikirler üreten tüm gençlerimizin yanındayız. Farkındalığınızın artması ve fikirlerinizin hayat bulması için farklı birçok projeyi hayata geçirdiklerini” dedi.

    Yüksek katma değerli üretim hedefinde önemli gelişmelere şahit olunduğunu ifade eden Bakan Varank, “Savunma sanayimiz, artık milli imkanlarla ürettiğimiz araç ve gereçlerle her geçen gün daha da güçlü hale geliyor. Savunma sektöründe kazandığınız bir yetkinlik, ilgili alt sektörlere de ciddi geri besleme sağlıyor. Aynı şekilde havacılık, uzay, yenilenebilir enerji gibi birçok alanda da yurt içi sanayimiz ciddi kazanımlar elde etti. Tüm gurur verici gelişmelerde, yüksek verimlilikle çalışan başarılı firmalarımızın izi var. Amacımız, verimliliği ekonominin genelinde yaygınlaştırıp, daha fazla başarı örneğini ülkemize kazandırmaktır” diye konuştu.

    Milletin refahını yükseltmek için rekabet gücünü artıracak politikalara öncelik verildiğini ifade eden Varank, şunları kaydetti:

    “Firmalarımızın, verimlilik odaklı çalışmalarını teşvik ediyoruz. Bu amaçla yetkinlik ve dijital dönüşüm merkezleri açıyoruz. Geçtiğimiz hafta Ankara’da açtığımız model fabrikada, firmalarımızın yalın üretimi uygulayarak öğrenmesini amaçlıyoruz. Bu merkez, yalın üretim ve sanayinin dijital dönüşümüne ilişkin duyduğumuz pek çok teorik kavramı pratiğe dökülür hale getirecek. İnşallah bu merkezleri diğer illerimize de yaygınlaştırıp 2020’ye kadar sayılarını 10’a çıkarmayı hedefliyoruz.”

    Küresel rekabette ayakta kalmak için, dijital dönüşümü içeren bir verimlilik anlayışına ihtiyaç olduğunu ifade eden Varank, “Hala geleneksel üretim yöntemlerini kullanan üreticilerimiz var. Bu yaklaşımda rekabet algısı ucuz iş gücünden geçiyor. Ancak küresel rekabette ayakta kalmak için, dijital dönüşümü içeren bir verimlilik anlayışına ihtiyacımız var. İş yapma tarzımızı, küresel eğilimleri göz önünde bulundurarak yeniden gözden geçirmeliyiz. İşin özü, eski köye yeni adetler getirmeliyiz. Verimliliği artırmak için insan kaynağımızı, bilgiyi kullanma ve üretme kapasitemizi, nitelik ve niceliği birbirlerine çarpan etkisi yapacak biçimde kullanmalıyız. Bunun için de; ister kamuda, ister özel kesimde faaliyet göstersin, tüm kurumların verimliliğin temel belirleyicilerini yönetebilme becerisine sahip olması gerekiyor” ifadesini kullandı.

    Rekabet edilen ülkelere kıyasla, sanayide daha fazla enerji harcandığını dile getiren Varank, şöyle devam etti:

    “Aynı katma değere sahip üretim için OECD ülkelerinin bir buçuk katı, Almanya ve Japonya’nın ise iki katı daha fazla enerji kullanmak zorundayız. Bunu düşürmek için, enerji verimliliği alanında iyileştirmeler yapmak gerekiyor. Bu alanda yürüttüğümüz bir programdan bahsetmek istiyorum. Ülkemizde, sanayide harcanan elektriğin yüzde 70’inden fazlası, düşük verimli elektrikli motorlar tarafından tüketiliyor. Bu elektrik motorlarını, daha yüksek verimli olanlarla değiştirmeyi hedefliyoruz. İlgili uzmanlarımız, bu elektrik motorlarının özellikleri, böyle bir değişimin maliyeti, bunun ekonomiye sağlayacağı katkı ve sürecin nasıl yönetilmesi gerektiğiyle ilgili çalışmalara devam ediyorlar.”

    “Doğal kaynaklar ve ham maddenin de daha verimli bir biçimde kullanılmasına yoğunlaştıklarını ifade eden Varank, “Bu kapsamda, verimlilik alanındaki sorunların sektör ve bölge özelinde farklılaşma düzeylerini belirleyen Türkiye bölgesel sektörel verimlilik gelişimi haritasını oluşturduk. Ölçek, sektör ve bölge düzeyinde analizler yapmaya başladık. Verimlilik alanındaki bu çalışmalarımız artan ivme ve yeni projelerle devam edecek” şeklinde konuştu.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, konuşmasının ardından kazananlara ödülleri takdim etti.

  • 5. Karadeniz’in Enleri Ödülleri sahiplerini buldu

    İstanbul Üniversitesi Trabzonsporlular Kulübü’nün her yıl düzenlediği Karadeniz’in Enleri ödül töreni bu yıl İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsünde gerçekleştirildi. Ödül törenine sanat, spor, müzik ve medya camiasından önemli isimler katıldı.

    İstanbul Üniversitesi Trabzonsporlular Kulübü’nün her yıl düzenlediği Altın 61 Karadeniz’in Enleri ödüllerinin 5’incisi bu yıl İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsünde gerçekleştirildi. Sanat, spor, müzik ve medya camiasından önemli isimlerin katıldığı ödül törenine ilgi yoğun oldu. Ödül alan isimler internet üzerinden yapılan bir oylama ile belirlendi. İnternet üzerinden gerçekleştirilen oylamanın neticesinde ödüle layık görülen isimler salonda yerlerini aldı. Gecede Merve Özbey, Ebru Yaşar gibi isimlerin seslendirdiği parçalarla salondakiler eğlenceli dakikalar yaşadı. Faik Öztürk ve Safiye Soyman’ın seslendirdiği parça ile birlikte sahneye çıkan folklor ekibinin horon gösterisi ise izleyenleri coşturdu.

    “Ödül almak çok güzel bir duygu”

    Gecede Yılın En Başarılı Yayın Yönetmeni ödülünü alan Mlife Yaşam Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Kadir Balık duygularını şu sözlerle ifade etti. ‘’Aslında böyle Karadeniz enlerinin böyle gecelerin yapılması çok önemli. O gençliği gördük, heyecanlarını gördük. Binlerce genç vardı. Organizasyonu yapan Karadeniz FM’nin genel yayın yönetmeni Emrullah Gür ve birçok değerli sanatçılar sunucular ödül aldı. Bizleri gerçekten bu ödüle layık gören herkese çok teşekkür ediyorum. Yaşam dergisi ödülünü aldık. Ödül almak çok güzel bir duygu çünkü onların oylarıyla bu ödülü alıyoruz.’’

    “Mağazamızın açılışında 1 TL’ye satılan ürünlerin hepsini şehit ve gazi ailelerine bağışladık”

    Törende Yılın En İyi Çıkış Yapan Firması ödülüne ise Rodi Jeans layık görüldü. Bu özel ödüle layık görüldüğü için çok mutlu olduğunu belirten Rodi Jeans sahibi Masum Dursun, geçtiğimiz günlerde Rodi mağazasında gerçekleştirdikleri ve yoğun ilgi gören ‘1 TL’ye pantolon’ kampanyasının tüm gelirini şehit ve gazi ailelerine bağışladıklarını belirtti. Dursun, “Mağazamızın açılışında 1 TL’ye satılan ürünlerin hepsini şehit ve gazi ailelerine bağışladık. O günkü satışlarımızın 1 TL olan kısmını şehit ve gazilerimize bağışladık. Mağazamızda ekstradan 1 alana 1 bedava kampanyamız da devam ediyor. Herkesi Rodi mağazalarına bekliyoruz’’ dedi.

    Faik Öztürk ve Safiye Soyman çifti ödüle layık görüldü

    Ödüle layık görülen bir diğer isim Faik Öztürk, ‘’Halk seviyor biz de geldik. Her şey bedava diye koşa koşa geldik. Güzel oldu. Hava güzeldi, gençler de çok güzeldi. Ben hayatımda hiç üniversiteye gitmedim. Üniversite ambiyansını bilmem. İlk defa buraya geldim ve çok keyif aldım. Eşim Safiye Hanım iki üniversite bitirdiği için tabii duyguları daha farklıdır.’’ İfadelerini kullandı.

    Faik Öztürk’ün ardından konuşan Safiye Soyman, ‘’Geleceğimizi sigortaları diyorum gençlerimiz. Ödülü onlardan aldık. Karadeniz’den ödül almak çok hoşuma gitti. Ödüller bizi kamçılıyor daha iyi yerlere götürüyor. İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin bizi özellikle seçmesi bize büyük bir gurur verdi. İnşallah onlara hep layık olacağız. Yeni bir albümümüz var. Konserlerimiz var. Televizyon programlarımız var. Güzel bir sinema filmimiz var. 2019 bizim yılımız olacak İnşallah’’ diyerek duygularını belirtti.

    Ödül töreni izleyen misafirler sanatçıların seslendirdiği parçalar ve horon gösterisi eşliğinde eğlenceli dakikalar yaşadı.

  • 2. Türkiye Altın Marka ödülleri sahiplerini buldu

    İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi çerçevesinde bu yıl ikincisi düzenlenen “II. Türkiye Altın Marka Ödülleri” halk oylaması sonuçlandı. Yılın Güvenlik firması ARMED Güvenlik olurken, yılın en iyi spor kulübü Beşiktaş Spor Kulübü seçildi.

    İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi etkinlikleri kapsamında bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Türkiye Altın Marka Ödülleri sahipleri ile buluştu. İstanbul’da bir otelde gerçekleştirilen ödül törenine iş, sanat ve spor camiasından çok sayıda kişi katıldı. Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başlayan programda ödül törenine geçildi. Halk tarafından yapılan oylamada yılın Güvenlik Firması seçilen ARMED Güvenlik İbrahim Yılmaz gecede ödül aldı.

    Bu ödülü ARMED ailesi adına aldığını kaydeden ARMED Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yılmaz, “Türkiye’nin sayılı markaları altın marka ödülü aldı. Türkiye’deki sayılı markaların ödül aldığı yerde ödül almak bize gurur verdi. Biz yeni yılın 2019’un Türkiye’ye ve dünyaya mutluluk, barış, kazanç sağlamasını diliyoruz. Türkiye’de ödül alan önemli ve yerli markaları savunuyoruz. Türkiye’deki yerli markaların ödül alması ve yerli markaları Türkiye’de dünyaya karşı ön planda tutup Türkiye’deki yerli markaların tercih edilmesi gerçekten gurur veriyoruz. Bu anlamda biz Türkiye’nin bir markası olarak ARMED Holding bünyesinde güvenlik şirketi, aynı zamanda film yapım, gayrimenkul, turizm alanında birçok başarıya imza attık. Bunun gurur içindeyiz. Türk Markalarına ve Türkiye’ye yatırım yapmaya devam diyorum. Türkiye’deki markaların tercih edilmesi bu dönemde çok önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye’deki markalara önem verilmesini tüm halkımıza tüm vatandaşlara rica ediyor ve önemsemelerini, hep beraber katkıda bulunmalarını rica ediyorum” dedi.