Etiket: ödenen

  • Önce emekli edildi, sonra ödenen paralar istendi

    Diyarbakır’da 3 yıl önce emekli olan ve emekliliğinin iptal edildiği şeklinde SGK’dan gelen yazı üzerine büyük şok yaşayan vatandaş, mağduriyetinin giderilmesini istedi.

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde yaşayan 6 çocuk babası 52 yaşındaki Mehmet Bilen, 2015 yılında emekli oldu. Aradan geçen 3 yılın ardından emekliliğinin iptal edildiğini öğrenen Bilen, büyük şaşkınlık yaşadı. İsim benzerliği sonucunda başkasının emeklilik günü bir kurum tarafından hatalı olarak Mehmet Bilen’in gününe eklendiği 3 yıl sonra tespit edildi. Emeklilik iptalinin ardından Mehmet Bilen’den 3 yılda aldığı 47 bin lira maaşı geri ödemesi istendi.

    “Emekli oldum, 3 yıl sonra ’Pardon’ yanlışlık yapmışız dediler”

    Kurum hatası hayatının şokuna mal olan Mehmet Bilen mağduriyetinin bir an önce giderilmesini istedi. Bilen, emekli olduğunu ve 3 yıl sonra gelen bir yazı ile pardon yanlışlık oldu denildiğini belirterek, “2015 yılında emekli oldum, dosyamı içeri vermiştim 3 ay sonra emekliliğe hak kazandım. Herhangi bir hile yapmadım, bütün prosedürü yerine getirdim. Aradan 3 yıl geçtikten sonra emekliliğimin iptal olduğunun haberini aldım. Gerekçe olarak SGK’nın yaptığı bir hata, başka birinin isim benzerliğinden dolayı günü benim günüme eklendiği için iptal olmuş. Müdürün kendisi bir madde bulduklarını söyledi, bu madde üzerinden emekliliğin devam edecek dedi. Bende bankadan 10 bin lira kredi çektim şuan o kredi 20 bin lira oldu hatta icraya girecek. 1 Eylül’de aradılar o maddede kabul olmamış emekliliğim hepten iptal oldu. Emekliliğim iptal olduktan sonra, bana 47 bin lira borç çıkarmışlar, 3 yıl boyunca aldığım maaşın borcu. Ben 6 çocuk babasıyım, hepsi de öğrenci ben bu çocukları şimdi nasıl okutayım. Benim burada suçum günahım yok devletin buna çözüm bulması lazım. Ben mağdur bir insanım, devlet büyüklerime sesleniyorum bu mağduriyetimi gidersinler. Şuanda ailecek psikolojimiz bozuldu, 6 yaşındaki kızım gelip bana baba artık maaş alamayacak mısın diyor. Yazık günah değil mi bize? Kurumun hatası diyorlar ama yapılacak bir şey yok, kurumun hatası benim burada suçum ne? İşsizim, çocuklarım hepsi öğrenci artık onları okula göndermeyeceğim. Geçen okuldan beni çağırdılar, çocuğumun forması olmadığından dolayı dersten çıkarmışlar, 180 liraya olan formayı alamadım. Mahkemeye dilekçemi verdim, bana yapılan haksızlıktan dolayı suç duyurusunda bulundum” dedi.

    “Mehmet Bilen dokümanda başkasına ait 500 güne ses çıkarmadı”

    SGK yetkilileri ise Mehmet Bilen’in 3 yıl önce Diyarbakır’dan başvuru yaparak daha önce çalıştığı Sakarya’dan günlerini isteyerek emeklilik başvurusunda bulunduğunu söyledi. Sakarya’dan çıkarılan günler arasında isim benzerliği olan diğer Mehmet Bilen’e ait 500 gün de emekli olan Mehmet Bilen’in dokümanlarına yansıdı. Yetkililer, emekli olan Mehmet Bilen’in aldığı dokümanlarda kendi çalışması olmayan 500 günü görmesine rağmen sessiz kaldığını, Sakarya’dan gelen günlerle birlikte emekli edildiğini dile getirdi. Yetkililer daha sonra diğer Mehmet Bilen’in Sakarya’da başvuru yapması sonucu isim benzerliğinden dolayı 500 günün emekli olan Mehmet Bilen’e kaydığının tespit edildiğini söyledi. Bunun üzerine emekli olan Mehmet Bilen’in çağrılarak durumun izah edildiğini kaydeden yetkililer, yapılan tüm uğraşlara rağmen emekli olan Mehmet Bilen’e bir formül bulunamadığı için emekliliğinin iptal edildiği belirtti. Ayrıca yetkililer bu durumun SGK’dan kaynaklanmadığını, emekli olan Mehmet Bilen’in başkasına ait günlere ses çıkarmamasından kaynaklandığını ve bu durumun görevlileri uyarmamasından dolayı yaşandığını ifade etti.

  • Baraj için ödenen istimlak bedelleri çiftçileri memnun etmedi

    Burhaniye’de Reşitköy Barajı inşaatı devam ederken, ödenen istimlak bedelleri çiftçileri memnun etmedi. Yörede arazi fiyatlarının çok arttığına dikkat çeken çiftçiler, dekar başına, açık alanlarda 8-10, zeytinliklerde ise 15-18 bin lira ödendiğini belirterek bunun az olduğunu söylediler.

    İlçeye 13 kilometre uzaklıktaki Subeylidere Mahallesinde, arazileri baraj sahası içinde kalan çiftçilere ödemeler yapılırken, istimlak bedelleri çiftçileri memnun etmedi. Burhaniye yöresinde son iki yılda arazi fiyatlarının çok yükseldiğini anlatan Sübeylidere Muhtarı Mustafa Demir, artan arazi fiyatlarının yanında istimlak bedellerinin düşük kaldığını söyledi. Çok sayıda arazinin baraj havzası içinde kaldığını anlatan Demir, “İstimlak bedelleri ödenmeye başlandı. Şu anda, açık alanlarda dekarda 8-10, zeytinliklerde ise 15- ile 18 bin lira arasında para ödeniyor. Oysa, Artvin’in Yusufeli ilçesindeki kamulaştırmalarda dekara 65 bin ile 120 bin lira arasında para ödendiğini öğrendik. Bize ödenen bedellerin artırılmasını bekliyoruz. Aksi halde, çiftçiler mağdur olacak” dedi. Mehmet Budak da arazisi istimlak edilen vatandaşların bir başka yerden aynı ölçüde arazı satın alabilecek paranın ödenmesini istediklerini söyledi.

  • Tapuda ödenen harçlar geri alınabilecek

    Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan yapılarda, müteahhitlerin, yaptıkları satışlarda yatırılan tapu devir harçlarını ve müteahhitlerden daire satın alanların ödedikleri tapu harçlarını geri alabilecekleri bildirildi. Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Deniz Karataş yıllardır harçlar konusunda verilen mücadelede bir iyileşme ve düzeltme yapıldığını belirterek, “Yargı da bu durumu destekleyerek olumlu bir sonuç ortaya koydu” dedi.

    Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Deniz Karataş, konunun yıllardır takip edildiğini söyleyerek, kentsel dönüşüm kapsamında yapılan inşaatlardan müteahhidin veya arsa sahibinin 2014 yılının Temmuz ayından sonra tapuda işlemi yapılan daire satışında ödenen tapu harçlarını geri alma yolunun açıldığını dile getirdi. Karataş, “2014 yılının Temmuz ayından başlamak üzere yapılan tapu satışları için yeni inşaatlarda daireleri paylaşan müteahhidin ve hatta arsa sahibinin, daireleri satmasında satıcı sıfatıyla tapuda ödediği yüzde 2 harcın ‘harç muafiyeti kapsamında’ olduğu ve ‘kanuna aykırı olarak alındığı’ konusunda İstanbul’da yürütülen davalarda mahkemeler kararını açıkladı” diye konuştu.

    “Yasal işlemlere müracaat için başvurabilecekler”

    Bu kapsamda sözü edilen tarihten itibaren, tapuda işlem yapılarak müteahhitten veya arsa sahibinden daire alan müşteri ve alıcıların ödemiş olduğu yüzde 2 tapu devir harcının da harç muafiyetinden yararlanması gerektiğini, kanuna aykırı alındığı, yapılacak yasal başvurular ve açılacak davalarla geri alınabileceğinin de ortaya çıktığını söyleyen Başkan Karataş, “6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan yeni yapılardan müteahhidin veya arsa sahibinin yaptığı ilk satışlardan dolayı satıcı taraf olarak ödediği yüzde 2 ve daireyi ve iş yerini alan müşterinin alıcı taraf sıfatıyla ödediği yüzde 2 tapu devir harçlarının geri alınması amacıyla yasal işlemlere müracaat için başvurabilecekler” dedi.

  • Avukat Rezan Epözdemir: “Münevver Karabulut ailesi ödenen tazminat emsal olacak”

    İstanbul’da 8 yıl önce sevgilisi tarafından vahşice öldürülen Münevver Karabulut’un otopsisi esnasında yan masadaki erkek cesetten sperm bulaşmasıyla ilgili ailenin açtığı davada, Adalet Bakanlığı’nın aileye 225 bin lira tazminat ödemesine ilişkin açıklamada bulunan Avukat Rezan Epözdemir, Türk hukuk tarihinde ilk defa Adli Tıp Kurumu’nun kusuru nedeniyle böylesine yüksek bir manevi tazminat kararı çıktığını söyledi. Epözdemir, “Bakanlık, 30 gün içerisinde mağdur ailenin hak etmiş olduğu tazminatı ödemek zorundadır. Biraz emsal, belirleyici ve caydırıcı maiyette manevi tazminat kalemleri artık çıkabilecek” dedi.

    İstanbul’da 3 Mart 2009 yılında sevgilisi Cem Garipoğlu tarafından vahşice öldürülen Münevver Karabulut’un otopsisinin tutanağında genç kızın iç çamaşırında sperm bulunduğu belirtilmişti. Araştırmalar sonucunda spermin otopsi esnasında yan masada bulunan ölmüş bir erkek cesedinden bulaştığı tespit edilmişti. Bunun üzerine Münevver Karabulut’un annesi Nagihan ve babası Süreyya Karabulut, avukatları Rezan Epözdemir aracılığıyla Adalet Bakanlığı’na 250 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı. İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nde görülen davada, mahkeme Karabulut ailesine 25 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Bunun üzerine davanın avukatı Epözdemir, Danıştay’a itiraz etti. İtiraz sonucunda tazminatın az olduğunu ifade eden Danıştay 10. dairesi de kararı bozdu. İstanbul 4. İdare Mahkemesi, geçtiğimiz günlerde Karabulut ailesine Adalet Bakanlığı tarafından 225 bin lira tazminat ödemeye mahkum etti.

    “Türk hukuk tarihinde ilk defa böylesine bir karar çıktı”

    Gelişmenin ardından verilen karar hakkında açıklamalarda bulunan Avukat Rezan Epözdemir, “7 yıl sonucunda çok ciddi bir hukuki mücadele verdik. Biliyorsunuz, Adli Tıp Kurumu’nda yaşanan sperm skandalı nedeniyle biz Türk hukuku tarihinde ilk defa Adli Tıp Kurumu’nun hizmet kusuru var gerekçesiyle hak arama özgürlüğümüzü kullanmıştık. Sonrasında da manevi tazminat davası açmıştık. İlk mahkemede 250 bin liralık tazminatın fazla olduğunu ve 25 bin liralık manevi tazminatın hükmedilmesi gerektiğini söylemişti. Biz de bu kararı Danıştay’da temyiz ettik. O zamana kadar Yargıtay ve Danıştay’ın yüksek ve kontrol mahkemeleri, ‘Manevi tazminat zenginleştirme aracı olamaz’ diyordu. İlk defa bu kararla bu ülkeyi terk etti ve Danıştay; ‘Manevi tazminat bir özel hukuk cezası olmalıdır. Failde ceza ve caydırıcılık mağduru değilse tatmin duygusu oluşturmalıdır, caydırıcı maiyette olmalıdır’ dedi. 250 bin liranın tamamının kabul edilmesi gerektiğinden bahisle bu kararı bozdu. Bu tabi bizim hukuk sistemimiz açısından emsal bir karar, Türk hukuk tarihinde ilk defa Adli Tıp Kurumu’nun kusuru nedeniyle böylesine yüksek bir manevi tazminat kararı çıkıyor. Bunun pratikteki yansımaları ve tezahürlerine baktığımız da iş, trafik kazalarında ve kasten öldürmelerde bütün bu ölümlü olaylarda mağdur aileler, ‘biz acı ve keder duyduk manevi tazminat talep ediyoruz’ derken, biraz emsal, belirleyici ve caydırıcı maiyette manevi tazminat kalemleri artık çıkabilecek. Bunlar söz konusu olabilecek. Bu kararda bunun önünü açtı” dedi.

    “Adalet Bakanlığı 30 gün içerisinde bu tazminatı ödeyecektir”

    Epözdemir, “7 yıllık hukuki mücadelemiz sonucunda böylesine emsal bir karar almamız son derece sevindirici. Bundan sonraki süreçte Danıştay’ın kararı bozmasının ilanından sonra dosya İlk Derece Mahkemesi’ne geldi. Bu mahkemede kararı bozarak, Danıştay’ın bozma kararına uydu. 30 gün içerisinde bu karar Adalet Bakanlığı’na gidecek. Bakanlıkta 30 gün içerisinde mağdur ailenin hak etmiş olduğu tazminatı ödemek zorundadır. Bakanlıkta 30 gün içerisinde bunu ödeyecektir” diye konuştu.