Etiket: Ödemeyin

  • “Bloke çeke servet ödemeyin”

    Bloke çek gibi işlemlerde bazı bankalar 500 TL’nin üzerinde talep ettiğini belirten Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, bu tür tutarlar nedeni ile sahte para, dolandırıcılık, sayma ve taşıma gibi riskleri ile taraflar karşı karşıya bırakıldığını söyledi.

    Uzmanlar gayrimenkul alışverişinde, alım satım bedelinin el değiştirmesi sırasında yaşanabilecek olumsuzlukların önlenmesi amacıyla bloke çek veya tapu takas sistemi öneriliyor. Lakin bankalar tarafından bloke çek için talep edilen ücretlerinin çok farklı uygulandığı, asgari olarak 20 TL alınan bedelin, bazı bankalarda 500 TL’nin üzerine çıktığına dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Günümüzde tapu işlemleri sırasında mülkiyet hakkında alım satım bedelinin el değiştirmesi sırasında genellikle nakit para tercih ediliyor. Bloke çek ve tapu takas gibi güvenceli sistemlerin daha da yaygınlaşması gerekiyor. Lakin bloke çek gibi işlemlerde bazı bankalar 500 TL’nin üzerinde talep ediyor. Bu tür tutarlar nedeni ile sahte para, dolandırıcılık, sayma ve taşıma gibi riskleri ile taraflar karşı karşıya bırakılıyor” dedi.

    Tapu takas sistemi kullanılmıyor

    Tapu takas sisteminin güvenli para transferi için kurulduğunu ve satış bedeli olan nakdin eşanlı olarak el değiştirmesine imkan sağladığını belirten Altın Emlak Genel Müdürü, “Tarafların güven probleminin bertaraf edilmesi, nakit taşıma riskinin ortadan kaldırılması, bloke çekten daha düşük maliyetle hızlı transfer kolaylığı tapu takas sistemi ile mümkün. Lakin sistem, 17 Nisan 2015 tarihinden itibaren faal olmasına rağmen 2015’de 1, 2016 yılında 5, 2017’de 12, 2018’de şimdiye kadar sadece 2 olmak üzere bugüne kadar sadece 20 işlem de kullanıldı” dedi.

    Beyanlar gerçeği yansıtmıyor

    Türkiye’deki değer karışıklığının devam ettiğini de dile getiren Özelmacıklı “Belediye rayiç değerleri ile gerçek satış bedelleri arasındaki farklar, beş yıl içinde yapılan satışlardaki değer artış kazancı vergisi, müteahhitlerin ilk satıştaki gelir vergisi, alternatif ödeme sistemlerin bilinmemesi gibi birçok neden bu tür ödeme sistemlerinden kaçınılmasına neden oluyor. Halbuki Tapu Takas sisteminde alıcı ve satıcıdan, satış bedeline bakılmaksızın sadece 70-TL ücret tahsil ediliyor” ifadelerini kullandı.

    Bloke çek

    Banka tarafından düzenlenen ve çekte yazılı tutarın banka tarafından hesapta bloke edildiğini gösteren belge olan bloke çek, üzerine ’işbu çekin karşılığı vardır’ veya ’karşılığı bloke edilmiş olup, ibrazında ödenecektir’ şeklinde bir kayıt düşerek banka şubesi yetkililerince imzalanır. Bu yazı ile normal çeklerden farklı bir niteliğe sahip olur. Gayrimenkul alımlarında, işlemin yapılacağı gün, ödenecek meblağı taşıyan banka çeki, konutu satan kişi adına düzenlenerek alıcıya ya da banka yetkilisine teslim edilir. Bu çeki tapu idaresinde alan satıcı, ilgili banka şubesine gider ve çeki tahsil eder. Satış bir nedenle yapılamaz ise çeki hazırlatmış olan alıcı bu blokeyi kaldırabilir.

    Satıcının ise dikkat etmesi gereken unsur, bloke çeki mümkünse alıcı ile bankadan düzenlenirken görmesi veya ilgili banka ile görüşerek çekin doğruluğunu teyit etmesidir. Ayrıca, çekin üstünde yazılı olan isminin tam ve eksiksiz olarak yazıldığını teyit etmelidir. Bloke çek banka tarafından düzenlenir ve bankanın yetkili kişilerinin imzalarını içerir.

    Tapu takas

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Takasbank arasında yürütülen ortak çalışma ile gayrimenkul alan ve satan tarafların varlıkları aynı anda, hızlı ve güvenilir bir ortamda el değiştirdiği sisteme tapu takas denir.

    Satıcı ve alıcının tapu müracaatlarının tamamlanması ve Tapu Müdürlüğü tarafından harç tutarı yatırılması için gönderilen makbuz numarasının ulaşmasından sonra Tapu Takas uygulaması kullanılabiliyor. Alıcı ve satıcı kendilerine ait bilgilerini tapu dairesine başvuru sonrasında taputakas.com.tr adresinden veya mobil uygulama üzerinden girerler. Tarafların bilgileri TAKBİS’te sorgulama yapılarak, sorgulama sonucu satış işleminin tamamlanıp, taşınmazın alıcı adına tescil edildiğinin öğrenilmesiyle, alıcının hesabındaki para Takasbank aracılığıyla anlık olarak satıcının hesabına transfer edilir. Bunun için de alıcı ve satıcıdan sadece 70 TL bir hizmet bedeli alınır.

  • KOSGEB Başkanı Recep Biçer: “Bankalara 100 TL’den fazla ödemeyin”

    KOSGEB Başkanı Recep Biçer, KOBİ’lere verilen faizsiz krediden yararlanacak olan esnafların bankalara 100 TL’den fazla ödeme yapmamalarını istedi.

    Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Recep Biçer, Kastamonu’yu ziyaret etti. KOSGEB Başkanı Biçer, KOSGEB İl Müdürlüğünü ziyaret ederek İl Müdürü Nevzat Erol ile görüştü. KOSGEB İl Müdürü Erol’dan çalışmalar hakkında bilgiler alan KOSGEB Başkanı Recep Biçer, ayrıca KOSGEB tarafından 0 faizli 20 bin TL’den 50 bin TL’ye kadar kredi kullanan KOBİ’leri ziyaret etti. Ziyarette MÜSİAD Kastamonu Şube Başkanı Oğuz Fındıkoğlu da yer aldı.

    KOBİ ziyaretlerinin ardından değerlendirmede bulunan KOSGEB Başkanı Recep Biçer, KOBİ denilince genelde küçük esnafın insanların aklına geldiğini belirterek, “Türkiye’deki toplam işletmelerin yüzde 99.8’i bu anlamda KOBİ sayılıyor. Son yaptığımız 0 faizli işletme kredi desteklerinin yaklaşık KOSGEB’e maliyeti 2.5 milyar lira olacak. Yani bunu üç yıla göre faizsiz bir şekilde bankaya parasını yatıracak. Dolayısıyla yıllık ödemesi 850 milyon lira civarında olacak. Bunu da üzerine koyduğumuz zaman bu yılki KOSGEB’in bütçesini de üzerine eklediğinizde 2017 yılı itibariyle yaklaşık 5.5 milyar lira civarında bir toplam ödemeyi 2003 yılından itibaren KOBİ’lere yapmış olacağız. KOSGEB ile asıl amaçlanan KOBİ’leri genişletmek, büyütmek, ihracat kabiliyetlerini arttırmak, yurt dışına aşmak, kurumsallaştırmak, kendi markalarını oluşturmalarını sağlamaktır. Bizden destek alan KOBİ’lerimizi biraz daha kendilerini geliştirip, satış kabiliyetlerini arttırarak belki sadece Türkiye’de değil dünyada bir marka haline getirecekler işletmelerini, biz bunu sağlamaya çalışıyoruz. Bizim, KOBİ’lerden böyle bir ümidimiz de var. Bizim KOBİ’lerden beklediğimizde tam olarak budur aslında. Yani yeni girişimci dediğimiz sıfırdan işe başlayan KOBİ’lerden dünyaya ihracat yapan KOBİ’ler haline gelmeleridir. Bu yelpazeyle hem Türkiye’ye hem de ekonomimize büyük katkı sağlamalarıdır” dedi.

    “460 bin KOBİ’nin üzerinde işletmeye destek sağlıyoruz”

    KOSGEB tarafından çıkartılan kredinin yararlarından bahseden Biçer, “Bir seferde KOSGEB bütçesinin 2,5 katı kadar bir bütçeyle sadece bir program yapıyoruz. Bu programda yaklaşık 460 bin KOBİ’nin üzerinde işletmeye destek sağlamış olacağız. 20 bin TL’den 50 bin TL’ye kadar değişik seviyelerde işletmelerin ağırlığı mikro işletme diyebileceğimiz işletmelere inşallah desteğimiz olacak” diye konuştu.

    “Bankalara 100 TL’den fazla ödemeyin”

    KOSGEB’in 0 faizli krediden yararlanacak olan KOBİ’lere 9 tane farklı banka alternatifi sunduğunu hatırlatan Biçer, “Kefalet yönünden Kredi Garanti Fonu ve TESKOMB da kefil olması hasebiyle protokole taraftardır. Burada bir taraftan KOBİ’lerimize, mümkün mertebe değişik banka alternatiflerini kullanmalarını öneriyoruz. Çünkü bankadan bankaya bazen şartlar değişebiliyor. Yani tanıdık bankada kredi daha kolay çıkabiliyor. Biz, bankalarla yaptığımız protokolde bankaların alabileceği masraflarını 100 TL ile sınırladık. Bankanın 100 lira dışında KOBİ’den başka bir para alamaması gerekiyor. Ama bize gelen bazı şikayetlerde bazı bankaların şubelerinden şu anda sayısı çok fazla olmasa da 100 liranın dışında masraflar istendiği şeklinde şikayetler geliyor. Bu tür kendilerinden fazla masraf isteyen işletmelerimizi olursa, mutlaka müdürlüklerimize bunları bildirsinler, biz de ilgili şubelere hatta genel müdürlüklere kadar ulaşıp bu bilgileri kendileriyle paylaşırız. Bu gibi hareketlerde bulunan, protokolün dışında hareket eden personeli ya da şubeyi bir şekilde uyarıp gereğini yapmalarını sağlıyoruz” şeklinde konuştu.

    KOSGEB’in verdiği kredi oranının 11 milyar lirayı tuttuğunu aktaran Biçer, “Kredi hacmi itibariyle piyasaya girecek olan para, 11 milyar lira tutuyor. Türkiye’nin özellikle çevresinde epeyce bir sıkıntı olduğu bir dönemde tabi haliyle bu sınırlarımızda yaşanan savaşlar ülkemizi kısmi de olsa etkiliyor. Her şeye rağmen dünya ekonomileri arasında Türkiye olarak yine ön sıralarda bulunuyoruz. Ekonomik gidişat diğer ülkelere göre daha iyi ama bunlara rağmen tabii ki de sıkıntılı olan esnaflarımıza 11 milyar liralık tutarın bir şekilde çare olabileceğini, kendi ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kulandı.

    “26 bin üniversite mezunu gencimizi iş sahibi yaptık”

    Üniversitelerden mezun olmuş yaklaşık 26 bin genci iş sahibi yaptıklarına dikkat çeken Biçer, şunları söyledi:

    “Cumhurbaşkanımızın istihdam seferberliği ile ilgili çağrısına KOSGEB özelinde biz, genel desteğin altında diğer destek programları nitelikli eleman desteği dediğimiz bir istihdam modelimiz var. Özellikle üniversite veya yüksekokul mezunu gençlerimize yönelik olarak işletmelerinde nitelikli eleman istihdamı dediğimiz işletmelerde istihdam edilen personelin maaşlarının yarısına kadar ödüyoruz. Bu genel destek programında 3 yıllık bir program olduğu için şu anki limitlerde 50 bin TL’ye kadar ödeme yapabiliyoruz. Yani 3 bin TL’lik bir eleman istihdam ederseniz maaşının yarısı olan bin 500 TL’yi aylık KOSGEB veriyor. Bin 500 TL hangi ayda tamamlanırsa 50 bin TL dolana kadar 36. aydan sonra bu program tekrar sıfırlanıyor bir daha baştan başlıyor. Diğer destek programlarımızın içinde de buna benzer nitelikli eleman destekleri bulunuyor. Son 5-6 yıldır 26 binin üzerinde elemanı bu yolla değişik KOBİ’lerimizde istihdam ettirdik. Bu hakikaten ciddi bir rakam. Çünkü üniversite ve yüksekokul mezunu gençlerimizin bir şekilde özel sektörde istihdamını teşvik ediyoruz. Çünkü üniversite mezunlarının birçoğunda ve ailelerinde mezun olduktan sonra devlette iş bulma ümidi var. Bunun mutlaka kırılması gerekiyor. Herkesin her üniversite mezununun devlette istihdamı mümkün değil, aslında bu yolla özel sektördeki istihdamın biraz engellemiş oluyoruz. Özel sektörde iş imkanlarını göstermek için bu nitelikli eleman desteği modelimiz önemli bir rol oynuyor. Bunun diğer özel sektör veya kamu kurum eliyle yaygınlaştırılması gerekiyor.”

    Kastamonu özelinde de son 6 yıldır KOSGEB’in faaliyetlerde bulunduğuna dikkat çeken Biçer, şunları kaydetti:

    “Belli bir gelişme seyrinde devam ediyoruz. Kastamonulular, KOSGEB’e daha fazla başvurabilir. Yavaş yavaş desteklerimizden istifade edebilirler. Biz, bu manada sivil toplum kuruluşlarına, örgütlerimize, iş adamları derneklerine KOSGEB ile daha fazla çalışmalarını irtibatta olmalarını öneriyoruz. Sonuçta bu milletimiz için olan destekler. Bu manada devletimizin sağladığı bu desteklerden olabildiğince fazla istifade etmek gerekiyor. Bizim KOSGEB olarak şöyle bir anlayışımız yok. Devletimizin verdiği ödemeleri tasarruf edelim, artıralım değil, bilakis bunu harcayalım vadesi gelmeden daha fazlasını Maliye Bakanlığından yedek ödenek olarak alalım ve devletimize, milletimize daha fazla faydamız olsun düşüncesindeyiz. Bizim amacımız bu, inşallah bundan sonrada KOSGEB olarak KOBİ’lerimizin hizmetinde olacağız.”

    “5 milyar dolar için Avrupa kapılarında beklerken şimdi esnafa dağıtıyoruz”

    Türkiye’nin 2001’li yıllarda 5 milyar dolar kredi alabilmek için Avrupa kapılarında beklediğini belirten MÜSİAD Kastamonu Şube Başkanı Oğuz Fındıkoğlu ise şöyle konuştu:

    “2001’li yıllarda ülkemiz, 5 milyar dolar için Avrupa’da kapı kapı dolaşırken şu anda KOSGEB’in 11 milyar lirayı piyasaya dağıtması aynı zamanda yaptığı desteklerle eleman desteği istihdam gibi çok büyüktür. Aslında KOSGEB’in bu görünenin dışında bir 11 milyar lira daha destekleri var. Ülkemizin istikrarının ve refah seviyesinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Sayın Başkanımızın, Kastamonulu olması ve İl Müdürümüzün de bize hemşehrilik yapması sebebiyle KOSGEB artık kurumsal bir yapı halinden çıkmış halkın içinde KOBİ’lere yardım eden bir yapı haline gelmiştir. Kapısını rahatça açıp girebileceğimiz, ulaşımı kolay, bürokrasinin olmadığı ve esnafımıza yardımcı olan bir kurum olarak şehrimize hizmet vermektedir. KOSGEB’in son olarak açıkladığı desteklerden de MÜSİAD’a bağlı 13 üyemiz sıfır faizsiz krediden yararlanmıştır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.”

    KOSGEB’in kendilerine adeta dost kredisi verdiğini söyleyen YÜKSEKPEN şirketinin sahibi Orhan Yüksek de şunları kaydetti:

    “Ben, en son KOSGEB’in sıfır faizsiz esnaflara sunmuş olduğu krediden yararlandım. Zaman olarak gerçekten sıkıntımız olduğu bir dönemde denk gelmesi, şartlar kış olduğu için piyasa durgun ve çok kolay bir şekilde bu 50 bin liralık krediyi kullandık. Şimdiye kadar kullandığımız krediler arasında en anlamlısıydı. Aslında bu kredi değil bize verilen emanet bir para. Yani al ihtiyacını gör ve çok rahat bir şekilde zamanı geldiğinde elin rahatlayınca bize geri öde diye olan dostane bir dostumuzdan alacağımız tarzında bir paraydı. Herkesten Allah razı olsun, teşekkür ediyoruz. Bu tür kredilerin ilerleyen zamanda da tekrarlanmasını ümit ediyoruz.”

  • Boş Yere Emlak Vergisi Ödemeyin

    Yeminli Mali Müşavir Ahmet Gündüz, emlak vergisini 200 metrekareyi geçmeyen tek meskene sahip olanların, ev hanımlarının, gazilerin, işsizlerin, dulların, yetimlerin ve emeklilerin ödemeyebileceğini söyledi. Gündüz, ödenen fazla vergilerin ise geriye dönük son 5 yıl için tahsil edilebildiğini açıkladı.

    2015 emlak vergisi ikinci taksit ödemeleri kasım ayı sonunda bitiyor. Konuyla ilgili bilgi veren AG Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı ve Yeminli Mali Müşavir (YMM) Ahmet Gündüz, mükelleflerin, gayrimenkulün bağlı bulunduğu belediyeye ödeme yapabildiğini, ödenmeyen vergiler için ise her ay yüzde 1.4 gecikme cezası verildiğini belirtti.

    YMM Ahmet Gündüz, birçok vatandaşın devletin kendilerine sunduğu olanaktan haberdar olmadığını belirterek “Emlak Vergisi Kanununa göre, tek bir evi olup, geliri olmayan kişiler, belirli şartları taşıyorlar ise emlak vergisinden muaftır” dedi.

    YMM Ahmet Gündüz, geliri sadece kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından alanların da kanun gereği vergiden muaf olduğunu ifade etti. Bunun dışında geliri olup da 2014 yılı itibariyle bu geliri 26 bin TL’yi aşmayanlar, kışlık evin yanında yazlık eve sahip olmayanlar, bir başka meskende hisse sahibi olmayanların da vergiden muaf olduğunu hatırlatan Gündüz, gayrimenkulün satıldığı yıla ait verginin satana, takip eden yılların vergisinin ise alana ait olduğunu, lakin satış işleminin yılın sonuna kadar belediyeye kaydettirilmesi gerektiğini belirtti.

    “DİLEKÇEYİ VERMEYEN, VERGİYİ VERİR”

    YMM Ahmet Gündüz, vatandaşın olanaklardan habersiz olması, bazı belediyelerin bu konuda vatandaşı uyarmaması, ya da vatandaşın dilekçe vermemesi sebebiyle hak mağduriyetleri yaşandığını söyledi. Gündüz, açıklamasında, “Ev hanımı, engelli, gazi, işsiz, dul, yetimler ve emekliler emlak verisinden muaf olabilirler. Ancak bu kişiler meskenin bağlı bulunduğu belediyeye bir dilekçe müracaat etmelidir. Aksi halde bu olanaktan faydalanmak mümkün değildir” dedi.

    FAZLA ÖDEDİĞİNİZ VERGİLER GERİ ALABİLİRSİNİZ

    YMM Ahmet Gündüz, bu şartları taşıyan emlak vergisi mükelleflerinin, geçmişte fazladan ödedikleri emlak vergilerini de geri isteyebileceklerini belirtti. Gündüz, değerlendirmesinde, “Bu durumda olan emlak sahipleri, ilgili belediyeye muaf olduklarını yazılı bir dilekçe ile bildirmelidir. İade talepleri geriye dönük 5 yıl süre için yapılabilecektir. İçinde bulunduğumuz yılı baz aldığımızda 2011 yılından bugüne kadar fazla ödenen vergilerin iadesi talep edilebilir. Belediyeler, Emlak Vergisi Kanunu kapsamında bu parayı iade etmek zorundadır” dedi.