Etiket: Odası

  • Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan Fındık Fiyatlarındaki Düşüşe Dikkat Çekti

    Fındık fiyatında yaşanan düşüşün ardından suskunluğunu bozan Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, “Fındık fiyatı yükselirken gündeme getirilen Gürcü fındığı, fiyat düşerken ağza alınmıyor” dedi.

    Fındık fiyatlarında yaşanan spekülasyonu değerlendiren Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık fiyatının normal seyrinde yükselirken birden düşüşe geçtiğini hatırlattı. Karan, fındık fiyatındaki düşüşün tamamen geçici ve psikolojik olduğunu, üreticilerin oynanan oyuna gelmemelerini istedi. 15 liradan 12,5 liraya kadar düşen fındık fiyatının dün itibariyle kendini toparlayarak yeniden 13 lirayı gördüğünü belirten Karan, fındık fiyatının çok geçmeden yeniden 15 lira seviyelerine ulaşacağını belirtti.

    Gürcü fındığının Türk fındığına hiçbir zaman alternatif olamayacağının altını çizen Karan, “Ne Gürcü fındığı, ne de Şili fındığı Türk fındığına rakip ve alternatif olamaz. Fındık fiyatı az yükselişe geçse birileri çıkıp, ’yok Avrupa Gürcü fındığına yöneldi, yok Gürcistan’da fındık üretimi artıyor’ diye piyasa üzerinde baskı kurmaya çalışıyor. Ne hikmetse bu kesimler fındık fiyatı düşerken Gürcü fındığını hiç konuşmuyor. Gürcü fındığı, Türk fındığının fiyatına mı endeksli? Fındıkta herkes şunu çok iyi biliyor ki, Türk fındığı rakipsiz. Dünya ve Avrupalı’nın önceliği Türk fındığı. Bunu ihracat rakamları açık seçik ortaya koyuyor zaten. Yalandan yere suyu bulandırmaya çalışıp, üreticinin alın teriyle kimse oynamaya çalışmasın” şeklinde konuştu.

  • Alaplı Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Ocak;

    Alaplı Ticaret ve Sanayi Odası(TSO) Recep Ocak, ilçeye Eğitim Fakültesi kazandırılması için şartsız her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.

    Alaplı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Recep Ocak, yaptığı açıklamada Alaplı OSB, Islah OSB ve ALPORT liman projelerini 2017 yılı ortalarına kadar tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti. Projeleri tamamlarken bölge milletvekillerinden de destek beklediklerini belirten Ocak, şunları söyledi:

    “Alaplı OSB projesi Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığındaki komisyondan geçtiği geçtiğimiz günlerde bize bildirildi. Bundan sonra yasal prosedür gereği 1 aylık askı süreci var.Askı süreci bittikten sonrada hedefimiz Mayıs yada, Haziran aylarındaki 2016 yılı altyapı programına aldırmak istiyoruz. İnşallah ondan sonraki hedefimizde 2016 yılı sonuna doğru OSB alanında temel atarak parsel satışlarına başlamak istiyoruz. Bu süreçten sonra işlerimiz belirli bir kademe içinde yürüyecektir. İşin en zor kısmını atlattık. Yıl sonu itibariyle buraya yatırımcılara açacağız. Alaplı ıslah OSB için çalışmalarımız ise devam ediyor. Bazı küçük sorunlarımız var. Zonguldak Milletvekillerimizin desteğini de alarak bu sorunları da aşarak yatırımcıya bu alanlara en kısa sürede aşmak istiyoruz. ALPORT liman projesi ile ilgi çalışmalarımız devam ediyor. Filyos Liman projesi artık son aşamaya geldi. Alaplı ALPORT liman projesini de önünün açılması gerektiğini düşünüyorum. 2017 yılı ortalarına kadar bu tüm projeleri mutlaka tamamlayarak başarı elde edeceğimizi düşünüyoruz. Bizim işimiz İlçemizin ekonomisine yön vererek iş dünyasına istihdam yaratarak işsizliğe çözüm bulmaktır. Bunun için Oda olarak var gücümüzle çalışıyoruz.”

    “ALAPLI’YA FAKÜLTE MUTLAKA KAZANDIRILMALI”

    İlçemizde bir eğitim fakültesi kazandırılacaksa TSO olarak şartsız desteğe vermeye hazır olduklarını belirten Ocak, “Kdz. Ereğli’deki hastane alanının kampüs alanına çevrilmesinden sonra bizde Alaplı olarak artık fakülteye hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Ticaret ve Sanayi odası olarak kamuoyuna şunu söylemek istiyorum. Bu süreçte İlçemizde bir eğitim fakültesi kazandırılacaksa TSO olarak şartsız desteğe vermeye hazırız. Geçtiğimiz günlerde basında Ak Parti İlçe Başkanı Mustafa Yavuz’un fakülte ile yaptığı açıklama ile ilgi bizlerde takipçisi olacağız. Ayrıca ön planda destekçisi olmak istiyoruz. İnşallah bu konuyla ilgi çalışmalara hız vermek istiyoruz. Artık İlçemizdeki Yüksek okulun hem sayısal olarak belli bir yere geldiğini bundan sonraki sürecin artık fakülteyle devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun içinde ben şöyle bir fikir vermek istiyorum. Gerek MYO kampüs alanındaki sıkışıklık, gerekse arsa alanının olmaması veya olan arsalarında çok yüksek fiyatlarla üniversite satılmasıyla ilgili ile ilgi çalışmalar olmuştu. Buda beni üzüyor İlçedeki eğitim kalitesini ve öğrenci sayısına artması doğal olarak ta TSO olarak bizim İlçe ekonomisindeki esnafımızın ticaretini gelişmesini sağlayacaktır. Hem de ilçenin sosyolojik yapısını değiştirecektir. Öğrenciler bulunduğu yere çok büyük katma değer sağlar. Eğer Alaplı’ya bir fakülte yapılırsa İlçemizin çehresini gelişmesinin ve büyümesine büyük önem kazandırır. Bu konu hakkında değerli milletvekillerimizle büyük bir toplantı yapmak istiyoruz“ şeklinde konuştu.

  • Çaycuma Ziraat Odası Başkanı Rıza Çapkın’a Ziyaret

    Zonguldak İş-Kur İl Müdürlüğü, İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitim Müdürlüğü ile Çaycuma Ziraat Odasının katkıları ile açılan 14 kursiyerin katıldığı “Meyvecilikte Budama Kursu” ve 16 kursiyerin katıldığı “Meyvecilikte Aşılama Kursu” devam ediyor.

    İlçe Kaymakamı Serkan Keçeli, İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Coşkun Ulutaş ile İlçe Milli eğitim müdürü Mehmet Özdemir “Meyvecilikte Aşılama Kursu” programında 16 kursiyeri ve Çaycuma Ziraat Odası Başkanı Rıza Çapkın’ı ziyaret ettiler.

    Kaymakamı Keçeli yaptığı açıklamada, “Kursiyerlerin kursa olan ilgisine teşekkür eder, başarılar dilerim. Kurslarımızın hayırlı olmasını ve başarılı olmasını diliyorum. Ziraat odalarımız Çiftçilerimizin bilinçlendirilmesi, modern tarım metotlarının kullanılması için yönlendirilme yapılması noktasında ciddi bir işlevi yerine getiriyor. Bu nedenle başkan ve üyelerimizin ilçemize hayırlı hizmetler yapacağına inanıyorum, Bizler her zaman çiftçinin yanındayız. Bu vesile ile müstahsillere hayırlı bereketli bol kazançlar diliyorum, verilen bu kursların ticaretine de yansıyacağına inanıyorum. Bu nedenle tarımla ilgili olan projeler konusunda çiftçilerimizi yönlendirelim, buda sizlere düşüyor, Tarım için ne yapılması gerekiyorsa; özveri, birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız. Genç neslimiz de tarımı sevmelidir. Sizleri tebrik ediyorum” dedi.

  • İç Mimarlar Odası Eskişehir Temsilcisi Esen Ünverdi:

    Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı İç Mimarlar Odası Eskişehir Temsilcisi Esen Ünverdi, son günlerde yaşanan depremleri hatırlatarak, iç mekanlarda dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili açıklamalarda bulundu.

    İç mimarın görev tanımının doğru algılanmadığını vurgulayan Esen Ünverdi, vatandaşların iç mimarların önemi hakkında bilgisinin yetersiz olduğuna değindi. İç mimarların, iç mekanda hayati noktalara müdahale ederek, insanların yaşadıkları alanda hem fonksiyonel hem de can ve mal güvenliği açısından önemli noktaları tespit ettiğini belirtti. Lento ile çözümlenmiş geçişlerin, taşıyıcı kolon ve kirişlerin önemine de dikkat çeken Ünverdi, insanların uyku halinde depreme yakalanma olasılığını değerlendirdi.

    Ünverdi, “İç mekandaki profesyonel çözümlerin, hayat kurtarmada önemli yeri var. Örneğin, bir deprem esnasında yaşanabilecek yaralanmaları önlemek amacıyla eşyaların sabitlenmesi gerektiğini artık bilmeyen yoktur. Lakin sadece sabitlemek yetmiyor. Nasıl sabitlendiği ve sabitlendiği noktalar da önemli. Mesela ağırlığı fazla olan bir cismi tavana monte etmek yetmiyor. Onu taşıyabilecek bir konstrüksiyon ile kirişe sabitlemek gibi ince ayrıntılar var. İç mimarlar olarak bu kısımda devreye giriyoruz. 1999 yılında yaşanan depreme uykuda yakalanılmıştı. Orada dolapların altında kalarak can veren çok kişi oldu. Bu yüzden dolap gibi birçok eşyanın monte edilmesi önemlidir. Sadece büyük eşyalar değil, duvara monte ettiğimiz küçük eşyalar bile hayati tehlikeye yol açabilir. Bunlara sadece depremde değil, günlük yaşantımızda da dikkat etmemiz gerekmektedir. Bizim için detaylar hayati önem taşır” dedi.

    “MESLEĞİMİZİN DAHA ÇOK TANINMASI İÇİN YASAL HAKLARIMIZIN GENİŞLETİLMESİ GEREKİYOR”

    Esen Ünverdi, mimar ve mühendisler gibi denetlemelerde iç mimarın da yer alması gerektiğini, iç mimarsız projelendirilen ve denetlenen binalarda sıkıntılar bulunduğunu Ünverdi, meslek alanı olarak, tip imar yönetmeliğinde bulunmamalarından rahatsızlık duyduklarını aktardı. Gerek kamu kurumlarının gerekse özel sektörün yaşayabileceği maddi zararların minimuma inmesi için iç mimara ihtiyaç olduğunu savunan Ünverdi, “İç mimarlık son zamanlarda medyada ciddi anlamda yer almaya başladı. Ancak ne yazık ki haklarımız konusunda, yasal anlamda bu kadar olumlu gelişmeler görmüyoruz. Bir bina yapılırken mühendis ve mimarların görüşüne başvurulurken iç mimarlara yer verilmiyor. Bu durum, özellikle kamu kuruluşlarında ciddi sorunlara yol açabiliyor. Örneğin bir hastanenin koridorlarının yeterli genişlikte olmaması, inşaatı bitmiş bir yapıda tekrar düzenleme gerektirebiliyor. Bu durum da kamu kurumlarında maddi zararlara yol açarak devlet bütçesine de zarar veriyor. Mesleğimizin daha çok tanınması için yasal haklarımızın genişletilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

  • Haymana Ziraat Odası Başkanı Balıkçı: “Ölen Fareleri Gömün”

    Haymana Ziraat Odası Başkanı Halil İbrahim Balıkçı, “Kimyasal mücadele ile öldürülen fareler, onları avlayan hayvanların da hayatını tehlikeye sokuyor” dedi

    Haymana ve Polatlı’da sayıları artan ve çiftçilere zarar veren tarla faresine karşı girişilen mücadele etkin bir biçimde sürdürülürken, Haymana Ziraat Odası Başkanı Halil İbrahim Balıkçı, çiftçilerin tarla faresi mücadelesinden sonra, tarlalarında ölen fareleri mutlak suretle toplu olarak gömmeleri gerektiğini aksi takdirde doğanın yaşamsal dengesinde ciddi sıkıntılar yaşanacağı yönünde uyarılarda bulundu. Balıkçı, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda çiftçilerimiz yoğun bir şekilde tarla faresi ile zehirli yem kullanarak mücadele yapmaktadır. Doğal dengenin bozulmaması için daha önce de yapılan açıklamalarda da belirtildiği şekilde ölen farelerin toplanarak derince bir çukura gömülmesi gerekir. Çiftçilerin bu konuda duyarlı olmaları gerekir. Haymana ve Polatlı’da sayıları bu yıl normal popülasyonun üzerinde artış gösteren ve çiftçileri kimyasal mücadeleye iten tarla fareleri, çiftçinin uzmanların yönlendirmesiyle yaptığı mücadele sebebiyle tarlalarda ölüyor. Yaşamlarını tarla faresini avlayarak devam ettiren hayvanlar ise bu zehirli fareleri tükettiği takdirde ölüyor. Doğal düşmanları kedi, köpek, gelincik, sansar, baykuş, kerkenez, atmaca, doğan, şahin, kartal ve yılanlardır. Doğal dengenin bozulmadığı alanlarda tarla farelerini büyük ölçüde baskı altında tutarlar. Bu canlıların korunmaları için bilinçsiz ve gereksiz avlanma yapılmamalı ve tarlalarda hastalık ve zararlılara karşı aşırı tarım ilacı kullanılmamalıdır” ifadelerini kullandı.