Etiket: Odası

  • Kuşadası Ticaret Odası Başkanı sezonu değerlendirdi

    Kuşadası Ticaret Odası Başkanı sezonu değerlendirdi

    Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) Başkanı Serdar Akdoğan, salgın sürecinde turizm sektöründe yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. 1 Haziran’da başlayan normalleşme süreciyle birlikte Kuşadası’ndaki otellerin yarısının yarı kapasiteyle ve “Güvenli Turizm Sertifikası” alarak açıldığını kaydeden Akdoğan, bu yıl turizmde yüzde 65 ciro kaybı yaşanacağını belirterek, ayrıca 20 günde bir yapılan denetimler sonucu ceza kesilmesinin yanlış olduğunu ve sektöre darbe vurduğunu söyledi.

    Salgın sürecinin henüz bitmediğine dikkati çeken Kuşadası Ticaret Odası Başkanı Serdar Akdoğan, “Korona virüs süreci henüz bitmiş değil, devam ediyor. Bu süreçte Kuşadası’nda otellerin yarısı açıldı, yarısı açılmadı. Açabilen oteller kısmen iş yaptı. Tüm Türkiye’de turizm sektöründe salgından dolayı yüzde 65 civarında ciro kaybı yaşanacak. Yani turizm piyasası geçen seneye göre yüzde 65 civarında daha düşük iş yapacak. En azından yüzde 35-40 da olsa turizme katkısı oldu. Bir sıfırdan iyidir misali. Belarus, Rusya, İngiltere gibi seyahat izni veren ülkelerden gelen turistler var. Son dönemde Bulgaristan’dan gelen turistler var ama son dakika rezervasyonları. Fiyatlar olduğundan daha düşük. Bu sene yüzde 65 yerli turist, yüzde 35 yabancı turist ağırladık” dedi.

    “Denetimin ucu kaçtı“

    Güvenlik Turizm Sertifikası konusunda da açıklamalar yapan Akdoğan, “Oteller, bakanlığın açıkladığı şirketlerden ‘Güvenli Turizm Sertifikası’ alıyor ve böyle faaliyet gösteriyor. Bakanlığın ayda bir yaptığı denetimler var. Sertifikayı veren şirket otellerde devamlı denetim yapıyor. Salgın döneminde oteller kurallara uyma konusunda en başarılı işletmeler. Fakat Turizm Bakanlığı böyle zor bir süreçte otel işletmecilerinin beklentisini karşılayamadı. Bu süreçte otellere acımasız cezalar kesildi. Turizm, kuralları uygulama konusunda elinden geleni yapan bir sektör. Bakanlığın bu süreçte cezalar kesmesi yanlış oldu. Kuşadası salgın dönemini en temiz geçiren ilçelerden biri” ifadelerini kullandı.

    Kruvaziyer gemilerinin yaz aylarında uğrak yeri olan Kuşadası’nda bu sene Mart ayından önce birkaç geminin geldiğini, salgının Türkiye’de yayılmaya başlamasıyla yaz döneminde hiç kruvaziyer gemisinin uğramadığını ifade eden Akdoğan, “Gemilerin gelmesine bel bağlayan özellikle çarşı esnafımız zor günler geçiriyor. Esnaf bu sene iş yapamadı” diye konuştu.

    “Ciroya göre devlet hibe desteği vermeli“

    Risk devam ettiği için gelecek turizm sezonuna yönelik bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığını kaydeden KUTO Başkanı Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Gelecek sene için bir öngörüde bulunamıyoruz. Salgın riski ortadan kalktığı zaman tam olarak normale dönülecek ve turizm sektörü de o zaman nefes alacak. İşletmeler kapalıyken çalışanların ödemelerinin kısa dönem çalışma ödenekleri ile yapılması işletmecilere çok faydalı oldu. Devletin otel işletmecilerine kredi desteği oldu ama sıfır geliri olan bir işletmeye kredi verdiğiniz zaman o krediyi geri ödemek zorundasınız. Borçlusunuz. Sıfır iş yapan işletmeler için kredi desteği çözüm değil. Turizm sektörüne devlet tarafından hibe desteği gerekir. Otellerin geçen seneki cirolarının en az yüzde 30’u civarında bir hibe desteği olursa o zaman sektör çok rahatlar. Büyük işletmelere de küçük işletmelere de kredi desteği, çalışma ödeneği eşit oranda verildi. Ciro baz alınarak bir destek paketinin hazırlanması lazım.“

  • Elektrik Mühendisleri Odası, öğrencileri tercih konusunda yönlendiriyor

    Elektrik Mühendisleri Odası, öğrencileri tercih konusunda yönlendiriyor

    Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Elektrik, Elektronik, Elektrik-Elektronik, Elektronik ve Haberleşme, Kontrol ve Otomasyon, Biyomedikal ve Tıp Mühendisliği bölümlerini tercih edecek öğrencilere doğru tercih yapmaları konusunda tavsiyelerde bulunuyor.

    Odanın web sitesinde öğrencilere doğru tercih yapmaları konusunda bilgi verilirken, oda, sınava giren öğrencilerin mutlaka bu siteyi ziyaret edip tavsiyelerden faydalanmasını istiyor. Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Mehmet Can, “Sevgili öğrenciler, ömrünüzün büyük bir bölümünü kapsayacak kararlar alma dönemindesiniz, 27-28 Haziran 2020 tarihlerinde gireceğiniz YKS sınavı ile seçtiğiniz programlar sonucunda sırtınızda taşıyacağınız bir meslek için değil, sizi sırtında taşıyacak bir meslek sahibi olacağınız bir program seçmelisiniz. Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak, oda üyelerimizin faaliyet alanlarına giren Elektrik, Elektronik, Elektrik- Elektronik, Elektronik ve Haberleşme ve Kontrol ve Otomasyon, Biyomedikal ve Tıp Mühendisliği programlarını üniversite hayatında seçmek isteyen kardeşlerimize bazı bilgiler aktarmak amacıyla hazırladığımız kılavuzumuz Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi‘nin web sitesinde yayınlanmıştır. Bize göre ülkemizde anaokulundan doktora eğitimine kadar eğitim-öğretim A`dan Z`ye bozuk. Bunun tartışmasına girmeden yayınladığımız kılavuz ile var olan somut durum üzerine bir iki söz söyleyerek, Elektrik, Elektronik, Elektrik-Elektronik, Elektronik ve Haberleşme ve Kontrol ve Otomasyon, Biyomedikal ve Tıp Mühendisliği Bölümlerini programlarını seçecek olanlara yardımcı olmaya çalışacağız. Biz bu çalışmamız ile çok çeşitli isimler altında da olsa temelde Elektrik, Elektronik, Elektrik Elektronik, Elektronik ve Haberleşme ve Kontrol ve Otomasyon, Biyomedikal ve Tıp Mühendisliği bölümlerini tercih etmek amacı ile YKS sınavına girecek öğrencilere bazı tavsiyelerde bulunuyoruz. Bu kılavuz hazırlanırken Elektrik Mühendisleri Odası‘nın çeşitli zamanlarda yayınlanan çalışmaları ile YÖK ve ÖSYM istatistiklerinden yararlanılmıştır” dedi.

    Tıp, hukuk, mühendislik, mimarlık ve eğitim fakültelerini tercih edenlerin dikkat etmeleri gereken bazı hususlar olduğunu ifade eden Can, “Bu alanlarda tercih yapabilmek için taban puan barajını geçmek gerekiyor. Elbette ilk önce bu sene için 170 puan barajını geçeceksiniz. YÖK, bazı bölümlere başarı sırası barajı getirdi. Hukuk, tıp, mühendislik, mimarlık ve eğitim fakültelerini tercih edecek adaylar aman dikkat! Doğru tercih için bu başarı sırasını göz önünde bulundurmak şart. ÖSYM 18 Temmuz 2019 tarihinde yaptığı duyuru ile; Tıp fakültelerini tercih edecek adayların barajını 50 bin, Hukuk fakülteleri için 190 bin, mühendislik (ziraat, su ürünleri ve orman fakülteleri hariç) 300 bin ve mimarlık fakültelerini listesine yazacakların ise 250 bin olarak ilan etti. Şu anda böyle sınava kadar ne olur bunu ülkemizde kimse bilemez. Sonuç olarak yeni durumda Elektrik, Elektronik, Elektrik-Elektronik, Elektronik ve Haberleşme ve Kontrol ve Otomasyon, Biyomedikal ve Tıp Mühendisliği programlarını seçmek istiyorsanız bugün için 300 bin başarı puanı üzerinde olmanız gerekiyor. Önceki yıllarda mühendislik programlarına MF-4 puan türü ile öğrenci alınıyordu. Yaz boz tahtasına değişen eğitim sistemimizde bu sene bu da değişti. MF-1, MF-2, MF-3, MF- puan türleri sayısal adı altında birleştirildi. Bu birleştirmede dikkat edilmesi gereken başarı puanlarını da geçmiş dönemlerdeki mukayeseyi vermeyebileceğidir. Başarı sıranıza göre tercih yaparken bu hususu da göz önüne almanızı öneririz. Sınav ile ilgili tercihlerinizi yapmadan önce bursa.emo.org.tr web adresimizden hazırladığımız tercih kılavuzunu inceleyebilir” şeklinde konuştu.

  • Dr. Kamil Furtun’un eşi Samsun Tabip Odası Başkanlığına adayı

    Dr. Kamil Furtun’un eşi Samsun Tabip Odası Başkanlığına adayı

    Samsun Tabip Odası, pandemi sebebiyle geciken seçimli olağan genel kurulunu 16 Ağustos 2020 tarihinde yapacağını açıkladı. 2015 yılında görevi başında silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Dr. Kamil Furtun’un eşi Uzm.Dr. Funda Furtun, başkan adayı olduğunu açıkladı.

    Samsun Tabip Odası, tarihinde ilk kez oda başkanın bir kadın hekim olmasını arzu ettiklerini bildirdi. Bu sebeple seçime Uzm.Dr. Funda Furtun başkanlığında bir ekiple gideceklerini duyurdu. Samsun Baro Başkanlığına da bir kadın hukukçunun adaylığını açıklamasından sonra Samsun Tabip Odasına da bir kadın hekimin aday olması şehirde heyecan oluşturdu.

    Dr. Furtun yaptığı açıklamada, “Samsun Tabip Odası şehrimizin önemli sivil toplum örgütlerinden biridir. Çağdaş Hekim Grubunun temel anlayışı içinde önemli hizmetler yaptı. Bir hekim olarak ve bir hekim eşi olarak Samsun’da çalışan tüm hekimleri en zor günlerimde yanımda hissettim. Bu sebeple tüm meslektaşlarıma müteşekkirim. Samsun Tabip Odası tüm hekimlerin örgütüdür, içinde olduğum yönetim altında da bu şiarla çalışmıştır. Böyle de kalmaya da devam edecek. Başkan seçildiğim takdirde temel önceliğim ötekileştirmeyen, tüm hekimleri kucaklayan, birleştirici bir Tabip Odası için yönetim kurulumuz ile hizmet etmeye devam edeceğiz. Tüm Samsun hekimlerini meslek odalarına sahip çıkma adına oy kullanmaya davet ediyoruz” dedi.

    Samsun Tabip Odası Başkanlığına aday olan Uzm Dr. Funda Furtun Amasya doğumlu. 1989 Ondokuz Mayıs Üniversitesi mezunu. Mezun olduğu Tıp Fakültesinde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji ihtisası yapan Furtun 1996 yılında uzman oldu. Eski Samsun Mehmet Aydın Devlet Hastanesi, Samsun Eğitim ve Araştırma hastanesinde görev yapan Dr. Funda Furtun aktif şekilde özel bir hastanede görevine devam ediyor. 2001-2002 ve 2018-2020 yılları arasında iki kez Samsun Tabip Odası yönetim kurulu üyeliği yaptı. Dr. Funda Furtun, 29 Mayıs 2015 yılında görevi başında silahlı saldırıya uğrayarak şehit olan Dr. Kamil Furtun’un eşi ve bir erkek evlat annesi.

    Samsun Tabip Odası seçimli olağan genel kurulu 16 Ağustos tarihinde gerçekleşecek.

  • Ticaret ve Sanayi Odası ile Akın Dil Eğitimi iş birliği protokolü imzaladı

    Ticaret ve Sanayi Odası ile Akın Dil Eğitimi iş birliği protokolü imzaladı

    Akın Dil Eğitim Kurumu ile Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri ve 1. derece yakınlarına yönelik indirim ve yabancı dil eğitimi kapsamında protokol imzalandı.

    Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası ile Akın Dil Eğitim Kurumu arasında kurumsal işbirliği gerçekleştirildi. Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Fındıkoğlu ve Akın Dil Eğitim Kurumu Kurucu Müdür Orhan Kurtoğlu arasında iş birliği protokolü imzalandı. Akın Dil Eğitim, imzalanan protokole göre KATSO’ya özel eğitim anlaşması kapsamında özel indirimlerle iş dünyasına yabancı dil desteği verecek. İmza sonrası yapılan görüşmelerde yabancı dilin önemi ve öğrenimini geliştirmek adına yapılabilecek projeler üzerine konuşuldu.

    İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, imzalanan protokolün hayırlı olmasını temenni etti.

    Fındıkoğlu, şöyle konuştu: “Amacımız, gelecek nesillerin daha eğitimli ve kültürlü yetişmesini hedeflemektir. Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odamızla hem iş birliği yapmak hem de bu iş birliğinden üyelerimizi faydalandırıp biraz daha destek olabilmek amacıyla yaptığımız protokolün eğitim camiamıza ve iş dünyasına hayırlı olmasını diliyoruz. Hedef ihracat ise yabancı dili öğrenmek zorundayız”

    Akın Dil Eğitim Kurumu Kurucu Müdür Orhan Kurtoğlu ise, Kastamonu’da iş dünyasında yabancı dilin önemine dikkat çekti. İş dünyasına verecekleri yabancı dil eğitim desteğinin gerekliliğini kaydeden Kurtoğlu: “Yabancı dil eğitimiyle odamız üyelerinin uluslararası alandaki gelişmeleri takip ederek ilimiz ve Ülkemiz ticaret faaliyetlerine yansıtabilmesi, verilen hizmetlerde Dünya standartlarının yakalanması, kalite, etkinlik ve verimliliğinin artırılmasının sağlanması ve kişisel gelişim konusunda da katkıda bulunmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

  • Sağlık Bakanı Koca, ABD Ticaret Odası Toplantısına katıldı

    Sağlık Bakanı Koca, ABD Ticaret Odası Toplantısına katıldı

    Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, ABD Ticaret Odası, ABD-Türkiye İş Konseyi ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) işbirliğiyle gerçekleştirilen video konferansa katıldı. Aralarında TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ABD Ticaret Odası Türkiye Ortadoğu Bölümü Kıdemli Başkan Yardımcısı Khush Choksy’nin de olduğu 60’tan fazla yetkili ve iş insanı toplantıda bir araya geldi.

    Türkiye’nin korona virüs salgınıyla mücadelesine dair katılımcılara bilgi veren Bakan Koca, salgının yıkıcı etkileri itibarıyla ülkeler arasında gelişmişlik farklarıyla açıklanamayacak bir seyir izlediğine dikkat çekti. “Devletlerin salgınla başa çıkmaktaki başarısı, gelişmiş/azgelişmiş, demokratik/otoriter, liberal/devletçi gibi klasik kategorilerle açıklanamamaktadır. Bunların yerine ‘devlet kapasitesi’ kavramı öne çıkmıştır” diyen Koca; Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde, güçlü sağlık altyapısı ve tecrübeli sağlık çalışanları ile tüm dünyanın ilgi odağı olduğunu vurguladı. Bakan Koca sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Diğer ülkelerle kıyasladığımızda, salgının daha erken bir süreçte kontrol edilmesi ve ölüm oranlarının düşük olması, hükümet olarak zamanında aldığımız tedbirlerle yakından ilişkilidir. Sağlık, gıda, tedarik zincirleri ve fiziksel altyapı gibi stratejik sektörlere yatırım yapmış ülkelerin salgınla başarılı bir mücadele dönemi geçirdikleri görülmüştür. Gelişmiş ülkelerin, COVID-19 salgınından çıkaracakları derslerle, insan odaklı stratejik sektörlere kâr amacı dışında sosyal fayda anlayışıyla yaklaşan ekonomik modeller üzerinde çalışmaları beklenmektedir.”

    Türkiye’nin aralarında ABD’nin bulunduğu 135 ülkeye ilaç, tanı kiti, koruyucu medikal ekipman ve solunum cihazı yardımında bulunduğunu söyleyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, salgının küresel ekonomi üzerinde ağır maliyeti olduğunu hatırlattı. Bu salgını en az zararla atlatmak adına uluslararası işbirliğinin önemini vurgulan Bakan Koca, şunları kaydetti:

    “Bu tehdit karşısında en güçlü silahımız her alanda dayanışma olacaktır. Aşı ve ilaç çalışmalarında ortak hareket etme, salgına çare bulunması bağlamında önemli bir husustur. Türkiye, Almanya, İngiltere, Rusya, Çin ve ABD olmak üzere birçok ülke aşı çalışmalarında ilerleme kaydetme çabasındadır. Türkiye’de yürütülen çalışmalarda hayvan deneyleri aşamasına geçtik. Çalışmalarımız planlandığı şekilde devam etmektedir. Koronavirüs salgını, ülkelerin başta sağlık olmak üzere birçok alandaki teorik ve pratik kapasitelerini test etmesi yönünden önemli bir sınav olmuştur. Ayrıca diğer önemli bir konu ise dostların ve dostlukların test edilmesidir. Türkiye ve ABD, bu zor günlerde karşılıklı dayanışma içerisinde omuz omuza hareket etmişlerdir. Bu dayanışmanın sadece pandemi sürecinde değil, başta sağlık olmak üzere, güvenlik, ekonomi, bilimsel araştırmalar gibi diğer farklı sektörlerde devam etmesini arzu ediyoruz.”