Etiket: Odaklı

  • Sedaş’tan Kocaeli’de müşteri odaklı büyük yatırımlar

    Kocaeli (İHA) – Kocaeli’de elektrik dağıtımın görevini üstlenen Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (SEDAŞ), Kocaeli’de yatırımlarını arttırıyor.

    Doğu Marmara’da faaliyet bölgesindeki 4 ilde hizmet veren Sedaş, hizmet alanın genişletmek ve geliştirmek amacıyla Kocaeli’de birçok yatırım gerçekleştirdi. İzmit’te altyapı çalışmalarını genişleten SEDAŞ, ilçede 8 kilometre kazı yapıldı ve 100 bin metre yeraltı kablolu elektrik bağlantı hattı döşedi.

    Akçaray Tramvay güzergahı boyunca alçak ve orta gerilim yeraltı şebekesi yatırımını tamamlayan SEDAŞ, İzmit Trafo merkezinden beslenmekte olan, tren garı yanındaki dağıtım merkezinden çıkış yapan, Gölcük çıkışlarına ait olan enerji hattını, bir kısmı D-100 karayolunda, bir kısmı ise Carrefour köprüsü altında ve bir kısmı da hızlı tren yolu altında kalan yeraltı kablolu şebekesini, büyük bir tesis yatırım çalışması ile Merkez Bankası ve Kocaeli Fuar Alanı içi dağıtım merkezi arasındaki yaklaşık 2 kilometrelik güzergahını tamamen yeniledi. SEDAŞ, 100 kilometrelik yeni yeraltı kablolu enerji hattı yatırımıyla, Kocaeli’nin yeni yapılan en büyük Trafo Merkezine, Köseköy, İzmit, Gölcük, aynı zamanda Kandıra üzerinden olmak üzere, Kaynarcadan da elektrik yükü alabilme imkanı yarattı ve bu merkezden besleme yapılabilmesini de sağladı. SEDAŞ tarafından yapılan bağlantı hatları ile Asım Kibar ve Ali Kahya Organize Sanayi Bölgelerinde yeni kurulacak olan fabrikaların ihtiyaç duyacakları enerji talepleri de artık karşılanabiliyor. TEİAŞ İzmit 380 KV Trafo Merkezinden 8 devre çıkış şehir şebekelerine bağlandı. Bu bağlantılar ile, Yahya Kaptan bölgesi, Gündoğdu kalıcı konutları, Kocaeli Üniversitesi Hastanesi, İzmit Sanayi bölgesi, Yenişehir mahallesi gibi bölgeleri enerjilendirilerek daha kesintisiz ve kaliteli enerji için büyük bir yatırım tamamlanmış oldu.

    İzmit Fuar Alanından çıkış yapan ve Sefa Sirmen Bulvarı Başiskele Elektrik Dağıtım Merkezi ile Yuvacık sapağı arasındaki 5,5 kilometrelik alanda alçak ve orta gerilim yeraltı kablolu enerji dağıtım hatları döşeyen Sedaş’ın çalışmalarıyla öncelikli olarak Yuvacık bölgesinin tamamı ve Seymen bölgesi artık bu hattan enerjilendirilebiliyor. İzmit Körfez Sanayi bölgesinde bulunan ekonomik ömrünü dolduran Orta Gerilim şebekesi yenilenerek yeraltına alındı. Yine sanayi sitesinde yer alan mevcut 5 adet açık şalt binası yenilendi ve modüler sisteme çevrildi. Eski Gölcük yolu üzerinde çınar ağaçları içerisinden geçen ve arıza müdahalesinde sorun yaşanan, emniyet mesafesi problemi de yaşanan Orta Gerilim şebekesi yeraltına alındı. 5 Dağıtım merkezi yapıldı ve sanayileşmenin yoğun olduğu bölgelere ek çıkışlar yapılması sağlandı.

    Körfez’de de yatırımlarını sürdüren SEDAŞ tarafından Hereke Kışladüzü Mahallesi üzerinden geçen orta gerilim hattı, proje kapsamında mahalle girişi ve çıkışı arasında tamamen yeraltına alındı. Proje kapsamında 5 km orta gerilim, 3 km alçak gerilim ve 3 kilometre aydınlatma şebekesi tesis edildi. Bölgede aydınlatma amacıyla 80 adet 9 metre çelik galvaniz aydınlatma direği, abone beslemeleri için 56 adet saha elektrik dağıtım kutusu tesis edildi.

    Derince, Son Durak Kabinde yer alan 400 kilovolt Trafo demontaj edilerek, 630 kilovolt güç artışı yapıldı. Dumlupınar Mahallesi ile Cumhuriyet ve Rıhtım Caddelerinde mevcut havai hatların yeraltına alınması işine ait projede, modüler hücreli Çim Halı, Kuğu trafo binalarında giriş çıkış işlemleri yapıldı ve Necatibey Binası açık tip hücreleri modüler dönüşümü gerçekleştirildi. Bölgede karşılanacak güç taleplerinin de sağlanabilmesi amacıyla 3 adet yeni Trafo beton köşk kabin binası tesis edildi.

  • CHP’li gençlerden Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrı: “Feodal odaklı siyasete son verilsin”

    Beşiktaş’ta toplanan bir grup CHP’li genç, parti içi sorunlar üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetime “feodal odaklı siyasete son verilsin” çağrısı yaptı. İlçe başkanı tarafından darba uğradıklarını ve partiden atılmakla tehdit edildiklerini öne süren eski CHP Beşiktaş Gençlik Kolları Başkanı Seçkin Aybar, “Taleplerimiz gerçekleştirilmediği sürece parti içi demokrasi sadece bir hayal olarak kalacaktır” dedi.

    Beşiktaş’ta bir grup CHP’li genç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine “feodal odaklı siyasete son verilsin” çağrısı yaptı. Küçük Kartal Heykeli önünde toplanan grup, ellerinde “Gençlerin önünü açın”, “Hak, hukuk, adalet”, “CHP’yi gençler yönetsin”, “Gençleri partiden atamazsınız” yazılı dövizlerle slogan attı. Grup adına basın açıklaması yapan eski CHP Beşiktaş Gençlik Kolları Başkanı Seçkin Aybar, hak, hukuk, adalet aradıklarını belirterek, “Bizler çocukluğumuzdan beri sokaklarda sosyal demokrasi için mücadele eden gençler olarak bugün ne yazık ki partimizin ana kademe yönetimleri tarafından sürekli olarak dışlanmaktayız. CHP’nin milyonlarca seçmeninin ısrarlı gençleşme talebine rağmen partimizin İstanbul’daki yönetim kademeleri memleketçilik, lobicilik ve delege ağalığı üçgenine sıkışmış durumdadır. Genel başkanımızın parti içi demokrasi çabaları belirli odaklar tarafından sürekli engellenmektedir. Biz bugün burada yönetim kademeleri tarafından darp edilen bütün gençleri temsilen bulunuyoruz. Biz bugün burada bütün gençliğini bu partinin bir oy daha fazla kazanabilmesi için harcamış parti emekçileri için bulunuyoruz. 2019 gibi Türkiye’nin en kritik seçimlerine doğru giderken parti kadrolarımızın gençler tarafından oluşturulması gerekmektedir. Gençliğe yer vermeyen yapılar çürümeye mahkumdur” dedi.

    “Disiplin sopası gösterilerek, partiden atılmakla tehdit ediliyoruz”

    Aybar, “1 milyon 200 bin üyemizin sadece yüzde 9’unun 30 yaşın altında olduğu bir ortamda OHAL döneminde 200 üniversiteli genci örgütleyip partimize üye yapmışken bizleri partiden atmaya kalkışanlar, gençlik düşmanları olarak tarihe geçmektedirler. Bizler akrabacılık, memleketçilik, mezhepçilik, rantçılık gibi feodal ve bireysel odaklı siyaseti değil, sosyal demokrasinin evrensel ilkeleri ışığında laik, Cumhuriyetçi ve Atatürkçü bir anlayışı savunan gençleriz. Beşiktaş’taki örgütlü mücadelemiz ne yazık ki İlçe Başkanı Sebahattin Öztürk ve yönetim kurulunu tedirgin etmektedir. Gençler olarak İlçe Başkanı Sebahattin Öztürk ve yönetimi tarafından darp edildiğimiz yetmiyormuş gibi bir de il yönetim kurulu kararıyla disiplin sopası gösterilerek partiden atılmakla tehdit ediliyoruz. Bugün bizleri partimizden ihraç etmeye kalkanlar, bu partinin büyümesinden rahatsızlık duyan, üniversitelerin siyasete girmesinden korkan teslimiyetçi yönetim anlayışıdır. Bizler bu ülkenin ve bu partinin geleceği olarak partimizde gençlerin hiçbir şekilde baskı görmesini istemiyoruz” şeklinde konuştu.

    “Parti içi demokrasi sadece bir hayal olarak kalacaktır”

    CHP lideri Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunarak taleplerini anlatan Aybar, “Bu doğrultuda gençlerin önünün açılmasını her fırsatta vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu’ndan taleplerimiz var. Bir; partinin üyelik sistemi sıfırlansın. İki; delege ağalığı sona ersin. Üç; feodal ilişkiler odaklı siyasete son verilsin. Dört; yönetim kademelerinin en az yarısı kadınlardan ve gençlerden oluşsun. Beş; gençler için her ilçede ücretsiz eğitim akademileri kurulsun. Bu taleplerimiz gerçekleştirilmediği sürece örgütlü mücadele ve parti içi demokrasi sadece bir hayal olarak kalacaktır. Gençlere disiplin sopası gösteren anlayışı reddediyoruz. Bizleri partiden atmaya kalkışan İlçe Başkanı Sebahattin Öztürk ve yönetim kurulunu, onlara ortak olarak bu kararı alan il yöneticilerini istifaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    Basın açıklamasının ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı.

  • Osmangazi’de deprem odaklı kentsel dönüşüm

    Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, 17Ağustos felaketinin yıldönümünde, depreme karşı aldıkları tedbirleri tekrar masaya yatırdı. Osmangazi’nin 5 farklı noktasına deprem istasyonu kurarak Türkiye’de master plan yapan ilk belediye olarak planlı dönüşüm alanları oluşturduklarını belirten Dündar, ilçeyi top yekûn kentsel dönüşüme hazırladıklarını söyledi.

    Başkan Dündar, Osmangazi’de deprem gerçeğini 2009’dan itibaren gündemlerine aldıklarını ifade ederek, “İlk once Osmangazi Belediyesi bünyesindeki mimarlar, uzmanlar, şehir plancıları ile birlikte, akademik odaların ve üniversitenin de desteğini alarak 2011’de Şehircilik Akademisi’ni kurduk. Şehircilik Akademisi çalışmaları ile master plan hazırladık. Master plan ile ilçemizdeki yapı stoğunu,jeolojik durumu, afet bölgelerini, koruma bölgelerini, tescilli yapıların bulunduğu bölgeleri, yapıların durumunu, kat adetlerini, yol durumunu, deprem müdahale alanlarını ve şekillerini belirledik. Bu çalışmalar neticesinde elde ettiğimiz verilerle çalışma şeklimizi, alanlarımızı ve müdahale türlerimizi belirleyerek kentsel dönüşüm çalışmalarımızı başlattık”diyekonuştu.

    Soğanlı’da başlatılan kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin bilgi veren Başkan Dündar, “Proje, 37 hektar rezerv alanı ve 6,5 hektar da riskli alanı kapsıyor. 4 etap halinde gerçekleştirdiğimiz Soğanlı kentsel dönüşüm projesi uzun vadede Bursa için düşünülen kentsel dönüşümün en büyük örneği oldu. Burada bin 769 konut ve 202 ticaret alanı ortaya çıktı ve Soğanlı’da yeni bir hayat başladı. Şehrimizin çarpık ve plansız görüntüsüne son verecek, kent siluetini koruyarak dönüşümün önünü açan ilk proje olan Soğanlı projesi örnek olacak. Ticaret alanları, pazar alanı, ibadet ve eğitim alanları, sosyal ve kültürel alanları tek bir projede Soğanlı ile buluştu” dedi.

    Dündar, Soğanlı haricinde Demirkapı, Kent Meydanı, Hisar, Çarşamba, Küçükbalıklı Yalova Yolu, Çekirge Meydanı ve Demiryolu altı gibi birçok bölgede de çalışmaların sürdüğünü söyledi.

    Başkan Dündar, “Yürüttüğümüz kentsel dönüşümün asıl amacı depreme dayanıklı ve günümüz yaşam koşullarına uygun hayat alanları oluşturmak ve şehrimizin tarihî kimliğini koruyan, yatay ve planlı şehirleşmenin önünü açan projeleri Osmangazi’ye kazandırmaktır. Vatandaşlarımız hem afet riskine karşı korunmuş, daha güvenli konutlarda yaşamayı, hem de sosyal donatı alanları olan, yeşili bol, nefes alabilecekleri alanlara sahip olmayı tercih etsinler, ‘biz bu dönüşüme hazırız’ desinler. Çünkü halk istemedikçe hiçbir dönüşüm hayata geçmez, planlar üzerinde kalır. Halkın da desteği ile yeni Osmangazi’yi, herkesin yaşamak isteyeceği Osmangazi’yi el birliği ile oluşturacağız” dedi.

    İlk tapular verildi

    Osmangazi Belediyesi’nin Türkiye’nin örnek kentsel dönüşüm projesini hayata geçirerek modern bir şehir inşa ettiği Soğanlı’da tapu dağıtımına geçtiğimiz hafta başlandı. Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, konutları, ticari merkezleri, yeşil ve sosyal donatı alanları ile Türkiye’de dönüşüme ışık tutan Soğanlı kentsel dönüşüm projesinde hak sahiplerine ilk tapuları teslim etti.

  • YDÜ’de iletişim ve medya odaklı 10 yeni sertifikalı eğitim programı 13 Mart’ta başlıyor

    Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ve YDÜ İletişim Fakültesi işbirliğinde, 2017 yılı bahar döneminde kişisel ve profesyonel gelişim odaklı, her kesimden ve her yaştan katılımcıya açık 10 yeni eğitim ve sertifika programın başlayacağı bildirildi.

    YDÜ Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğünden yapılan açıklamada, YDÜ akademisyen ve uzmanları tarafından yürütülecek eğitimlerin iletişim, halkla ilişkiler ve medya alanlarında birbirinden farklı konuları içerdiği belirtildi. Açıklamada, kısa dönemli eğitimler ve sertifika programlarının 13 Mart 2017‘de başlayacağı kaydedildi.

    YDÜ sertifikalı eğitim programları, Barış Dilini Anlamak, Film Çözümlemeleri Atölyesi, Stüdyo Fotoğrafçılığı, Etkili İletişim, Diksiyon ve Hitabet, Yeşilçam ve Sonrası Türkiye’de Sinema, Eğitimin Sosyal Temelleri, Radyo Program Yapımı, Televizyonun Temel Kavramları, Halkla İlişkiler Çalışmalarında Kurumsal İletişim ve İmaj Yönetimi konularını kapsayacak.

    “İletişim alanında sertifika verdiğimiz kurslar önümüzdeki aylarda da artarak devam edecek”

    Toplumsal yaşam pratiğini oluşturan iletişimin öneminin günümüzde her alanda görünür olduğunu vurgulayan YDÜ İletişim Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Gökçe Keçeci, “İletişimin bilim ve teknoloji desteğiyle farklı alanlara bölünmesi, kişilerarası, kurumlararası ve uluslararası çevrede yeni iletişim yöntemlerinin oluşumunu da beraberinde getirmiştir. Üniversitemizden aldığımız güçle birlikte, fakültemizin misyon edindiği topluma yarar sağlama noktasında; her yıl bilim ve uygulama alanlarında Yakın Doğu Enstitüsü ve Yaşam Boyu Eğitim Merkezinin düzenlediği sertifika programlarına dahil oluyoruz. Bu program kapsamında kısa ve uzun vadeli kurslar, donanımlı dersliklerde/stüdyolarda, konusunda uzman akademisyenler tarafından veriliyor. Geçmiş dönemlerde de birçok kuruma ve bireysel katılımcılara bilgi-deneyim kazandırmak amacıyla sertifika verdiğimiz kursların, önümüzdeki aylarda da artarak devam edeceğinin müjdesini vermek istiyorum” dedi

    “İletişim odaklı yaşam boyu eğitim programları sağlıklı bir toplumsal etkileşimin gelişimi için çok önemli”

    Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi Müdürü, Doç. Dr. Umut Koldaş da, “YABEM olarak ülkemizde yaşam boyu eğitim felsefesinin özümsenmesine ve bilimle desteklenerek sistemli bir şekilde hayata geçirilmesine yön verici paydaşlardan biri olmak vizyonumuz doğrultusunda 2017 yılında da Üniversitemizin ilgili fakülte, bölüm ve merkezleri ile yaşamın farklı alanlarında eğitimler düzenlemeye devam ediyoruz. Sertifika programlarımızla yaşamın diğer alanlarında olduğu gibi iletişim, medya ve halkla ilişkiler alanlarında da yaşam boyu eğitim anlayışının ülkemizde kurumsallaşarak sistematik bir şekilde yaygınlaşmasına öncülük ediyoruz. Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesinin değerli öğretim elemanlarının birikim, vizyon ve tecrübeleriyle hazırlanan eğitim programlarımızda katılımcılarımızın kişisel ve profesyonel gelişimlerine katkı koymayı amaçlıyoruz” ifadelerini kaydetti.

  • Cüneyt Bekir Topçu: “Bilişim çağında bilgi odaklı ekonomik faaliyetler önem kazandı”

    DeskGate Technology CEO’su Cüneyt Bekir Topçu, ’’Bilişim çağında bilgi odaklı ekonomik faaliyetler önem kazandı. Fabrika ve diğer maddi üretimlerin ekonominin temel faktörü olmaktan çıktı ’’ dedi.

    Bilişim teknolojisi hakkında önemli bilgiler veren Cüneyt Topçu, bilişim teknolojisinin ülke ekonomisine katkısı ve ülkelerin ekonomisini sermaye, işgücü ve ihracat gibi unsurların belirlemediği konusunda değerlendirmelerde bulundu. Bilginin en büyük ekonomik güç olduğuna söyleyen Topçu, dijital suçların ve data hırsızlığının artacağını belirtti.

    Bilişim öncesi dönemlerde bir ülkenin gücünün sermaye, işgücü, gelişmiş sanayi ve ihracat gibi unsurlarla belirlediğine dikkat çeken Topçu, ’’ Günümüzde bilişim teknolojileri ile milyarlarca dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaşmak eski dönemlere oranla daha kolay ve sürdürülebilir’’dedi.

    ’’Bilgi, artık en büyük ekonomik güç’’

    Bilişim sektörünün günümüz ekonomisinin en önemli dinamikleri arasında yer aldığını belirten Topçu, “Geleneksel ekonomik faaliyetler, bilişim teknolojilerinin hızla yükselmesi ile birlikte ikinci planda kalıyor. Bilgi, artık en büyük ekonomik güç. Piyasaya sürüldükten birkaç hafta sonra popüler olup milyonlarca dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaşan yazılımlar ve uygulamalar, ekonomide bilişim sektörünün belirleyici olduğunu gözler önüne seriyor’’ diye konuştu.

    Yazılım sektörü özgün projeler ile gelişecek

    Bilişimde en önemli alan olan yazılım sektöründe uluslararası arenada söz sahibi olmak için altyapısı ve kaynak kodları hazır olan sistemler üzerinden yazılım yapmanın sektörü geliştiremeyeceğini vurgulayan Topçu, “Daha özgün ve dünyada ses getirecek yazılımlar üretilmesi için devlet desteği çok önemli. Kendi kaynak kodlarını yazabilen ya da bu konuda kurumsal yazılım firmalarından destek alarak firma yapısına özel yazılımlar geliştiren sistemler Türkiye’yi dünya yazılım sektörünün önemli oyuncularından biri yapabilir. Yazılım sektöründe sanal para fintech teknoloji yazılımları, enerjiye dayalı yazılım çözümleri, Bioinformatik DNA ve gen yazılımları, bilgi güvenliği, IT Management, takip sistemi , RDP yazılımları, yapay zeka ve robotik sistem yazılımları, insansız hava aracıyla yapılabilecek coğrafi yazılımlar gelecekte en çok ihtiyaç duyulan yazılım türleri olacak. Doğru yazılım ekibi, doğru sektör seçimi ve özgün yazılımlar ile yol alınmadığı takdirde teknokentlerin ve kuluçka merkezlerinin bilişim teknolojileri kapsamında belirlenen hedeflere ulaşması zor görünüyor’’ şeklinde konuştu.

    Dijital suçlar ve data hırsızlığı artacak

    Bilişim ekonomisinin büyümesi ile birlikte dijital suçların daha çok artacağını söyleyen Topçu, “Şirketler, kurumlar bilgi güvenliklerini ve IT Management sistemlerini önemsemeli. Değişen ticaret kuralları ile birlikte dijital suç unsurları önümüzdeki süreçte daha da artacak. Data hırsızlığı, siber savaşlar geleceğin en önemli dijital tehditleri arasında yer alıyor. Dijital tehditler arttıkça data ve network trafiği kontrolü üst seviyeye çıkacak. Şirketler ve kurumlar bilgi güvenliğini kendi server’ları ve kapalı devre sistemler üzerinden sağlayacak. Gün gelecek, tüm bilgiler loglanacak ve raporlanacak. Endüstri 4.0 gerçeğini artık daha çok duyacağız. Devletler kendi siber yasalarını ve bilgi güvenliği altyapılarını kuruyor. Çin’in siber güvenlik yasasını çıkararak ciddi yaptırımlar getirmesi bunun son örneği’’ ifadelerini kullandı.