Etiket: Ocaklarında

  • Anadolu Selçuklu Ocaklarında istişare toplantısı

    Anadolu Selçuklu Ocakları Malatya il teşkilatı tarafından istişare toplantısı düzenledi.

    Dernek binasında gerçekleşen toplantıda konuşan Genel Başkan Ayetullah Geçen, Türkiye’de bulunan Suriyelilerin güvenli bir şekilde ülkelerine dönmesi gerektiğini söyledi. Başkan Geçen, özellikle son dönemlerde Suriyeli mültecilerin karıştığı olaylarda artış olduğunu ifade ederek, “Suriyeli kardeşlerimizin, tamamı değil ama kısmi olarak memleketimizin huzurunu kaçırmaya çalışanlara, devletin gerekli muadeleyi yapması icap eder. Bizde tabi Anadolu Selçuklu Ocakları olarak, şunu net bir dille ifade etmiş olalım. Şehitlerimizin kanlarıyla almış olduğumuz Afin, Cerablus ve Elbab gibi toprakların boş kalmasını doğru bulmuyoruz” şeklinde konuştu.

    Türkiye’de Geçen 3 milyona yakın Suriyelinin bulunduğunu kaydeden Geçen, “Şehitlerimizin kanlarıyla fetih ettiğimiz o topraklara Suriyeli kardeşlerimizi yerleştirilmesi isabetli olacaktır. Bunu iktidar kanadı ivedi bir şeklinde hayata geçirmesi zorunluluk arz etmektedir. Elbette bizler Ensar’ız, onlar mühacir, kardeşlerimize sahip çıkmaya ’da devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    Suriye’nin İdlib kentinde Esat rejimine karşı savaşan Özgür Suriye ordusuna, merhaba Türkiye’de ki genç Suriyelilerin de dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Geçen, “Burada parklarda nargile salonlarında keyif çatarak, vatan müdafaası olmaz. Buna müsaade edilemez. Biran önce bunlara muhale edilip eli silah tutan, Suriyeli gencin biran önce Suriye topraklarında özgür Suriye ordusuna katkısı sağlaması icap etmektedir” diye konuştu.

  • Adıyaman Osmanlı Ocakları’nda istifa şoku

    Osmanlı Ocakları Adıyaman İl Başkanı Engin Toklu, yönetim kurulu üyeleri, ilçelerdeki temsilcilikler ile birlikte yaklaşık 200 kişi istifa kararı aldıklarını açıkladı.

    Adıyaman merkezde, ilçelerde kadın ve gençlik olarak yapılanması olan Osmanlı Ocaklarında toplu istifa yaşandı. İstifayı basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuran Kurucu Başkan Engin Toklu, istifa kararının ortak bir karar olduğunu dile getirdi.

    İstifa etmelerinin bir dağılma ve kopma olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Osmanlı Ocakları İl Başkanı Engin Toklu, “Alınan karar tüm il ve ilçe yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızla ortak aldığımız bir istifa kararıdır. Osmanlı kültürünün, tarihinin, misyonunun her zaman yanında yer almaya ve hizmetkarı olmaya devam edeceğiz. Biz il yönetim kurulumuzu ve ilçe teşkilatlarımızı kurarken arkadaşlarımızla birlikte Osmanlı kültür, tarih, ahlak ve adaletini yansıtmak üzere Türkiye çapındaki bu oluşuma destek olmuş, il ve ilçe teşkilatlarımızı kurmuştuk. İl yönetim kurulumuzda ve ilçe teşkilatlarımızda bugüne kadar bizimle yol alan, Osmanlı misyonuna sahip çıkarak elini taşın altına koyarak büyük fedakarlık ve emek gösteren tüm arkadaşlarımıza, ayrıca Adıyaman il ve ilçelerinde kurulduğumuz ilk günden bugüne desteklerini gösteren kişi ve kuruluşlara teşekkür ediyorum” dedi.

  • Osmanlı Ocakları’nda atama

    Osmanlı Ocakları Diyarbakır ve Uşak il başkanlıkları atandı.

    Osmanlı Ocakları, Diyarbakır ve Uşak il başkanlarına atamalar yapıldı. Yapılan açıklamaya göre; Diyarbakır il başkanlığına Mehmet Savaş, atanırken Uşak İl Başkanı Cihat Bayram oldu.

    Osmanlı Ocakları Teşkilat Başkanı Zennure Kiraz; “Son dönemde Batman, Bitlis, Şırnak, Muş, Ağrı, Diyarbakır ve Uşak illerinde hızlı bir şekilde il başkanlıklarını açarak Osmanlı medeniyetini yaşayıp yaşatarak kardeşlik duygularını yeşertip terörün insan kaynağının önünü kesmeyi hedefliyoruz birliğimizi pekiştirmeye çalışıyoruz. Birlik ve Beraberliğe ihtiyaç duyulan bu günlerde kimseyi ayrıştırmadan her il de her ilçe de belde ve köylerde teşkilatlanan Osmanlı Ocakları bugün Diyarbakır ve Uşak İllerine atama yaptı” dedi.

    Genel merkezde gerçekleştirilen atama törenine Osmanlı Ocakları Kurucu Genel Başkanı Kadir Canpolat da katıldı. Mülakatları bizzat gerçekleştiren Canpolat, yeni görevinde il başkanlarına başarılar dileyerek, “Güneydoğu Anadolu bölgesinin tamamında var olan Osmanlı Ocakları Türk, Kürt, Alevi, Sünni ayrımı yapmadan her kesimi her vatandaşı Gayrimüslimleri dahi aynı çatı altında birlik ve beraberlik içerisinde yaşaması için çalıştaylar yaparak kardeşliğimizi pekiştirecek toplantılar gerçekleştirip ülkemize ve irademize sahip çıkmaktan mutluyuz. Yeni atanan il başkanlarıma görevleri hayırlı olsun” dedi.

  • Türk Ocaklarında ‘Fırat Kalkanı ve Musul Harekatı’ konuşuldu

    Türk Ocakları Malatya Şubesi tarafından düzenlenen sohbet toplantılarında bu hafta ‘Fırat Kalkanı Harekatı ve Musul Harekatı’ konuşuldu.

    Dernek binasında gerçekleşen toplantıya Malatya Ülkü Ocakları Başkanı Fevzi Şahin, Türk Ocakları Malatya Şube Başkanı Nadir Günata, Arguvan eski Belediye Başkanı Mehmet Kızılay, Emekli Albay Cengiz Bircan, Oğuz Boyları Kardeşlik Derneği Başkanı Murat Ali Tutar ve Türkmen gençler ile üyeler katıldı.

    Sohbet toplantısında konuşan eğitimci Yusuf Çetinkaya, Suriye’nin Türkiye’ye 911 kilometre sınır varlığı olduğunu söyledi. Suriye coğrafyasının Anadolu coğrafyasına doğal bir uzantısı olduğunu kaydeden Çetinkaya, “Herkesin bildiği gibi sınırlar cetvelle çizildi. Bu çizim sayesinde köyün yarısı Suriye’de, diğer yarısı bizde kaldı. Akrabalık bağları devam ediyor. Suriye dünyanın en önemli ulaşım kanalları olan Süveyş ve Basra körfezi ile Kızıldeniz’e bir yaklaşma istikameti sağlıyor. Suriye, hem Asya’da hem Afrika’da bir üs bölgesi olarak kullanabilir. Tabi bu söylediklerimiz Irak için de geçerlidir” dedi.

    Suriye’de Türkmen Dağının düşmesinin, bugün harekatın yapıldığı Azez-Cerablus hattının düşmesi ve o bölgedeki Türk varlığının sona ermesi anlamına geleceğini ifade eden Çatinkaya, “Fırat Kalkanı harekatı esas olarak DEAŞ’a, Suriye demokratik güçlerine ve PYD’ye karşı başlatılmış bir harekattır. Bizim ise kendi milli unsurlarımız dışında ÖSO, koalisyon güçleri ve kısmen ABD destek vermektedir” ifadelerine yer verdi.

    Fırat Kalkanı Operasyonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin amacının güvenli bölge oluşturmak olduğunu ifade eden Çetinkaya “Bu operasyonla kazanılan bölgelerde AB’den gelecek paranın ve uluslararası kamuoyunun desteği ile uçuşa yasak güvenli bölge oluşturulsun, barınma yerleri hazırlansın ve savaştan mağdur olan insanlar bu bölgelerde yaşamlarını devam ettirsinler. Ne Ege’nin soğuk sularında can versinler ne de Avrupa da polisin askerin elinde ceza çeksinler. Bu bölgede toplansınlar, yarın ortam sakinleşince yerlerine yurtlarına geri dönsünler. Bahsedildiği gibi Türkiye’nin amacı kendisine toprak kazandırmak değildir. Temel öncelik sınır güvenliği ve kendisine sığınmış olan insanların daha iyi koşullarda bu süreci geçirmeleridir” dedi.

    Musul operasyonuna da değinen Çetinkaya, bölgedeki sıkıntının Sünni devletle Güney’deki Şii devletin hakimiyet mücadelesinden kaynaklandığını söyledi. Sünni yapının DEAŞ’a destek verdiğini Şii yapının da İran’dan destek aldığını kaydeden Çetinkaya, “Amerika Şiileri kullanıp Sünniyi harcayarak öbür tarafa geçmek istiyor. ABD körfez harekatında en büyük zayiatı Musul da vermiştir. Musul harekatında bizim için önemli bir sorun var. DEAŞ Musul’a girdiği zaman teçhizatını her şeyini bırakıp kaçan 2 tümen Irak askerinin yerine Irak merkezi hükumeti yeni bir yapılanmaya gitti. İran Devrim Muhafızlarından esinlenerek Haşdi Şaabi yapısını oluşturdu. Bu yapı Ambar başta olmak üzere birkaç yerde büyük katliam yaptı. Tamamıyla fanatik bir şekilde İran Şii yapısını gündeme getiriyor. Yani mezhep çatışmaları tetikleyebilecek bir yapıya sahip. Bunun ile Kuzey Irak’taki demografik yapıyı bozmaya çalışıyorlar. Bu Haşdi Şaabi kuvvetleri hedef gözetmeksizin kadın çocuk demeden öldürüyor. Türkiye bu durumu istemiyor. Ancak İran’ın isteklerine çok büyük hizmet eden bir yapı. Başika’daki kamptan dolayı Haşdi Şaabi’nin komutanı Türkiye’yi net bir şekilde tehdit etti. Bu güven nereden geliyor peki? Tabii ki İran’dan geliyor” şeklinde konuştu.

  • ’Vagon Ambulans’, Maden Ocaklarında Hayat Kurtaracak

    Zonguldak’ta maden ocaklarında yaşanan iş kazalarına çözüm amacıyla üretilen ambulans vagon büyük ilgi gördü. Kurumun atölyesinde üretilen ambulans vagon sayesinde, yer altında kaza geçiren işçiler daha iyi koşulda ve daha kısa sürede yer üstüne çıkartılabilecek.

    Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürülğü’ne bağlı Kilimli İşletmesi’nde üretilen “Ambulans Vagon” büyük ilgi gördü. Kurum personeli tarafından 25 günde üretilen vagon, yer altında yaşanan iş kazalarında ambulans olarak görev yapacak.

    Yer yer 30 kilometrelik mesafelerde yaşanan iş kazalarında daha çok fayda sağlayacak olan vagon ambulansın bölmelerine de sağlık malzemeleri konulabilecek. Tek kişilik sedyesi bulunan vagon ambulansa, hasta ile birlikte beş kişi sığabilecek.

    “BİRÇOK ARKADAŞIN EMEĞİ VAR”

    Karadon Müessesesi Elektro Mekanik İşletme Müdürü Orhan Hoyur, ambulans vagonun üretim sürecini anlattı. Üretilen vagonun işçiler tarafından da büyük ilgi gördüğüne dikkat çeken Hoyur, şöyle devam etti:

    “İş güvenliği toplantılarında gündeme getirdik. Toplantıda arkadaşlar fikir attı. Ocaktaki kazalıları en sağlıklı şekilde dışarı nasıl çıkartabiliriz diye fikir ortaya atınca, o fikre istinaden bizde kendi elemanlarımıza söyledik. Bir ambulans yapalım dedik. Ondan sonra ambulansı şu şekilde yapalım derken geliştirerek; gelişmesi neticesinde arkadaşlar üzerinde çok durdu. Doktor arkadaşları çağırdılar. Fikir istişare ettiler. Yaklaşık 20-25 gün zarfında böyle güzel bir eser ortaya çıktı. Burada en az 20-30 kişinin fikri vardır. Mühendisinden, işçisinden, doktorundan, iş güvenliği uzmanlarından onların fikirlerini aldık. Her aşamada da onlar da takip ettiler. Böyle güzel bir eser çıkarttık. Kuruma faydalı olacağını, çalışan arkadaşlar çok beğendi. Çok hoşlarına gitti. Bununla her kota yapmaya devam edeceğiz. Herhalde 10-15 gün sonra da faaliyete geçmiş olacak. Bu 5 tonluk olanı 360 kotuna indireceğiz. Orada bunu kullanacağız. Arkadaşlar ikincisine başladı. Gelik’te faaliyete geçecek. Toplamda beş adet ambulans vagonu kuruma kazandıracağız. Kazalı olan arkadaşları yol esnasında hasar görmeden dışarı çıkartmayı hedefliyoruz. Eksiklerimiz de olabilir ama görüntü olarak şu an iyi görünüyor. Arkadaşların ellerine sağlık.”

    “DAHA KISA SÜREDE DE ÜRETEBİLİRİZ”

    Ambulans vagonun üretilmesinde özel bir vakit harcamadıklarına dikkat çeken Orhan Hoyur, vagonun kısa sürede de üretilebileceğini söyledi. Hoyur, “Bu çalışma ekstra başına eleman yapamıyoruz. Normal işlerimizin haricinde bunu ürettik. Bu 20-25 gün zamanda üretiliyor. Ama çok zorda kalırsa 15 günde de üretilir. Ama öbür işlerimize sekte vurmadan ürettiğimiz için 20-25 günde üretilecek” diye konuştu.

    “VAGON AMBULANS KOLAYLIK SAĞLAYACAK”

    Önceki iş kazalarında işçilerin sedyeler ve vagonlarla taşındığına dikkat çeken Orhan Hoyur, vagon ambulansın yer altında kolaylık sağlayacağının altını çizdi. Vagon ambulansın çalışma sisteminden de bahseden Hoyur, şu ifadelere yer verdi:

    “Bu ambulans vagonu ana noktaya koyacağız. Bir kaza haberi alınca nakliyat servisi arkadaşlar hemen bunu vagonla beraber kaza yerine ulaştıracaklar. Orada yükledikten sonra kazalıyı ambulansa aldıktan sonra dışarı çıkıncaya kadar hiçbir yerinden kımıldamadan ambulansa gelecek. Ondan sonra ambulansa alınacak. Daha önceden getiriyorduk, sedye ile vagonlara koyuyorduk. Arabalara koyuyorduk veya bir şekilde kuyu dibine getiriyorduk. Orada bir aktarma yapıyorduk. Artık öyle olmayacak. Direk kuyu dibine getirerek asansörler yukarı getirilecek. Zorluk olmayacak. İlk yattığı pozisyon neyse o şekilde yukarı çıkartılacak. Tabii üretilen bu ambulans vagonun gözlerinde sağlık malzemeleri konulacak. İmkanımız vardı, alan da geniş olduğu için bu bölmeleri de yaptık. Büyük olasılıkla doktor arkadaşlar da inecek, orada ufak tefek müdahaleler de yapılacak.”

    “TALEP OLURSA ÜRETİRİZ”

    Gazetecilerin, “Türkiye’de birçok maden ocağı bulunuyor. Birçok acı olaylar yaşandı. Talep olması halinde dışarıya da üretim yapılabilir mi?” sorusunu yanıtlayan Orhan Hoyur, “Hiçbir sıkıntı olmaz. Yeter ki iş güvenliği olduktan sonra vagonun üretilmesi konusunda da talep olduktan sonra seve seve yaparız” şeklinde konuşmalarını tamamladı.

    Elektro Mekanik Atölyesi’nde maden işçileri tarafından üretilen vagon ambulans, 15 gün sonra maden ocaklarında faaliyete geçecek. Yaklaşık 5-6 adet daha üretilecek olan vagonlar; raylı sistemi kullanarak asansörle yer üstüne çıkartılabilecek.