Etiket: Ocak

  • Dr. Ocak: “Mide botoksu ile kısa sürede kilo vermek mümkün”

    Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Sedat Ocak, diyet, ilaç tedavisi ve mide küçültme ameliyatının yanında mide botoksunun da fazla kilolardan kurtulmak için başlıca yöntemlerden bir tanesi olduğunu söyledi.

    Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Çiftlik Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Sedat Ocak, obeziteyle mücadelede etkin bir yol olan mide botoksu uygulaması hakkında bilgi verdi. Diyet, ilaç tedavisi ve mide küçültme ameliyatının yanında mide botoksunun da fazla kilolardan kurtulmak için başlıca yöntemlerden bir tanesi olduğunu ifade eden Opr. Dr. Ocak, “Fazla kilo yani obezite çağımızda tansiyon, şeker, akciğer hastalıkları, kalp hastalıkları gibi hastalıkların ortaya çıkmasında önemli rol oynar. Bu anlamda obezite ile mücadele kapsamında tıp dünyası önemli çalışmalar ve araştırmalar yapmaktadır. Norveçli bilim adamlarının uzun çalışmalar sonrası onay verdikleri mide botoksu uygulaması, Avrupa ve Amerika’nın ardından sağlık alanındaki gelişmeleri her zaman yakından takip eden Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından da kullanılmaya başlandı” dedi.

    “20 dakikalık işlem”

    İnatçı kilolar ile mücadelede gerçekleştirilen işlemin 20 dakika sürdüğünü ve aynı gün normal hayata dönme imkanı sunduğunu aktaran Opr. Dr. Ocak, “Botoks proteininin endoskopik olarak vücuda uygulanmasıyla yapılmaktadır. Midede uygulanan kısımdaki kaslar ve sinirler geçici olarak etkisiz hale getirilir. Uygulanan bölgedeki kaslar ve sinirler iştah ve açlık durumu üzerinde etkili olan sinirler ve kaslardır. Sinirlerinizin ve kaslarınızın etkisiz hale gelmesiyle tükettiğiniz yiyecekler midenizde uzun süre kalır ve tokluk hissi süresi uzar. Böylelikle az yiyerek uzun süre tok kalmış olur, kısa sürede kilo verebilirsiniz. Mide botoksunun bilinen ciddi yan etkisi veya zararları yoktur. Genellikle başarıyla sonuçlanan mide botoksu işlemini 4 ile 6 ay arası etkisi devam etmektedir” diye konuştu.

  • Dr. Ocak: “Hiçbir şikayeti olmayan sağlıklı kişilerin muayenesinde her üç kişiden ikisinde hemoroid tespit ediliyor”

    SAMSUN (İHA) – Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Sedat Ocak, hiçbir şikayeti olmayan sağlıklı kişilerin muayenesinde her üç kişiden ikisinde hemoroid (basur) tespit edilmekte olduğunu söyledi.

    Halk arasında basur olarak da bilinen hemoroid, daha çok toplardamar ağırlıklı submüközvenlerin genişleyerek dışarı sarkmasıyla oluşur. Genel cerrahi polikliniklerinde en sık görülen hastalıklardan birisi olduğunu belirten Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Sedat Ocak, hiçbir şikayeti olmayan sağlıklı kişilerin muayenesinde her üç kişiden ikisinde hemoroid tespit edilmekte olduğunu ifade etti. Opr. Dr. Ocak, yapılan ağrısız ve kanamasız lazerli operasyonla hastaların kısa bir zamanda mutlu bir şekilde normal yaşantılarına döndüklerini belirtti.

    Hastalık hakkında bilgi veren Opr. Dr. Ocak, “Hemoroid hastalığı toplumun yaklaşık yüzde 50 nüfusunu etkileyen, erkek ve kadınlarda görülen bir durumdur. Hemoroidal damar yastıkçıkları herkeste bulunur ve makat toplardamarlarının anüsün (makat) tam olarak kapanmasına yardımcı olur. Ancak bu yastıkçıklar genişler, sarkarsa şikâyetlere ve sorunlara neden olur. Mayasıl ya da tıbbi adıyla hemoroid, hastaların utanmaları, muayene olmaktan korkmaları gibi nedenlerle genellikle geç teşhis ediliyor ve zamanında tedavi edilmeyen hemoroidler ilerleyip dayanılmaz ağrılara, şişliklere, kanamalara, kansızlık ve halsizliğe neden oluyor. Kaşıntı, yanma, ağrı, hassasiyet, kanama başlıca şikâyetlerdir. Bu durum tuvalet yapılması sırasında ıkınmalarda daha belirgin hal alır. Sıklıkla makattan kendiliğinden ya da dışkılamayla kan gelmesi, klozetin kana bulanması gibi şikâyetlerle ön plana çıkan bu hastalık, 10 hastadan 4’ünde hiçbir şikâyete neden olmadan da var olabilmektedir” dedi.

    Hastalığın tedavi sürecinden de bahseden Opr. Dr. Ocak, şunları söyledi:

    Hemoroid şikâyeti olan hastalar öncelikle bir kamera vasıtasıyla (rektosigmoidoskopi) muayene edilir. Muayenenin ardından kesin tanı konur. Günübirlik bir işlem olan lazer teknolojisi ile ağrısız ve kolay bir tedavi uygulayarak, bu sağlık sorunundan kısa bir sürede tedavi ediyoruz. Son teknolojik aletle yapılan bu İşlem, istirahat gerektirmiyor. Kişi aynı gün günlük hayatına dönüyor, işbaşı yapmasına olanak sağlıyor. Uygulama yapılan cihaz dünya da bilinen son teknoloji ürünüdür. Hemoroidten kurtardığımız bölgede diğer yöntemlere göre tekrarlama riskini minimuma indiriyoruz. Lazer Proktoloji Uygulamaları merkezimize kazandırdığımız dünyanın en küçük ve en güçlü lazer cihazımız standartlara uygun, performans ve değer sahibidir. Üstün işçiliği, dizaynı patentli soğutma teknolojisi ve benzerlerinden daha küçük ebatıyla, tedavi de istenilen başarıyı elde edebilmesiyle, farkını en iyi şekilde ortaya koymaktadır.”

  • Kılıçdaroğlu: “1 Ocak 2019’dan itibaren CHP’li belediyelerin olduğu bütün yerlerde asgari ücret net 2 bin 200 lira olacak”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “1 Ocak 2019’dan itibaren CHP’li belediyelerin olduğu bütün yerlerde asgari ücret net 2 bin 200 lira olacak. Bizim belediyelerde ve kazanacağımız belediyelerde asgari ücret net 2 bin 200 lira olacak” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulunda 2019 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu teklifi üzerine CHP Grubu adına konuştu. Kılıçdaroğlu, ne zaman bütçe görüşmeleri olsa gelip kürsüden orta vadeli program ve orta vadeli mali plan üzerinde durduğunu belirterek, “Parlamento bir yasa çıkarmış, bunların ne zaman yayınlanacağı belli. Defalarca söylendi, her seferinde ’İşte, şöyle oldu, böyle oldu’ diye bir sürü gerekçe buldular. Şimdi hiçbir gerekçe yok, nasıl olsa her şey bir kişiye bağlanmış vaziyette. Bütün bunlara rağmen orta vadeli program ve orta vadeli mali plan zamanında yayınlanmadı“ dedi.

    2019 bütçesinin önce hangi koşullarda hazırlandığına bakılması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    “2019 bütçesi, daha önceki bütçeler gibi belli koşullarda hazırlanmış değildir. İki temel alan var ki bütçenin hazırlanmasında, bu iki temel alana dikkat etmemiz gerekir. Birincisi şu, bu 2019 yılı Merkezi Hükûmet Bütçesi bir ekonomik kriz döneminde hazırlanmıştır ve ekonomik krizin önümüzdeki süreçte daha da derinleşmesi beklenmektedir. İkincisiyse, bu bütçe demokratik bir ortamda değil bir darbe döneminde, bir sivil darbe döneminde hazırlanmıştır. Dolayısıyla bu bütçenin bu çerçevede dikkate alınıp değerlendirilmesi lazım.”

    “2019 bütçesi toplumun hangi sorunlarına çözüm üretiyor veya üretecek?”

    “2019 bütçesi toplumun hangi sorunlarına çözüm üretiyor veya üretecek?” diyen Kılıçdaroğlu, “Öyle ya, bir ekonomik kriz var. Kriz önümüzdeki süreçte derinleşecek, peki krizin faturasını kim ödeyecek? Bütçe, krizin faturasını kimin ödeyeceğini gösteren temel bir belgedir. Bakıyoruz bütçeye, asgari ücretin altında ücret alan -asgari ücret demiyorum- ya da geliri olan 1 milyon 800 bin kişi var. 1 milyon 800 bin kişi asgari ücretin altında ücret alıyor ve bunlar ailelerini geçindiriyorlar, bunlar elektrik parası, doğalgaz parası, okul masrafı vesaireyi karşılıyorlar. Bu bütçe 1 milyon 800 bin kişinin yarasına merhem olacak bir hüküm içeriyor mu? Hayır. Geçiyorum, asgari ücretliler yani altı ayda bin 603 lirayla geçinmek zorunda olan asgari ücretliler. Asgari ücretlilerle ilgili ki bunların sayısı da 6 milyon 700 bin kişinin, asgari ücretlinin yarasına merhem olacak bir düzenleme var mı? O da yok. İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. İşsiz adam kendisini, çoluk çocuğunu geçindirmek için bir noktaya gelir ki her yola başvurur. İşsizlikle mücadele etmenin iktidarın, muhalefetin değil, aslında hepimizin ortak görevi olması gerekir” ifadelerini kullandı.

    Konuşması sırasında iki fotoğraf gösteren Kılıçdaroğlu, fotoğrafların ikisinin de Kilis’te çekildiğini ve Türkiye İş Kurumunun belli bir süre bir yıldan daha az çalıştırmak için işçi aradığını, insanların da onun için kuyrukta olduğunu anlattı. Kılıçdaroğlu, “Kadınlar ayrı kuyrukta, erkekler ayrı kuyrukta. 16 yıldır Türkiye’nin geldiği nokta budur” dedi.

    Kılıçdaroğlu, bütçenin işsizlik sorununa çözüm üretmediğini, emekliye, çiftçiye, esnafa, borçlu vatandaşlara, emeklilikte yaşa takılanlara hiçbir şey getirmediğini savundu. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    “Bu bütçe, az önce de söyledim, siyasi açıdan da bir darbe bütçesidir; normal zamanlarda gelen bir bütçe değildir; toplumun baskılandığı dönemde gelen bir bütçedir. Hiç kimse korkudan sesini çıkaramıyor, hiç kimse. Ben darbe bütçesidir dediğim zaman ’hangi darbe’ diye belki sorarsınız. 20 Temmuz darbesinden sonra gelen bütçedir.”

    “Ben Almanya’da, Viyana’da, Kıbrıs’ta neleri konuştuğumu bu kürsüde anlatacağım ama bir şartla”

    Cemal Kaşıkçı’nın 2 Ekim’de öldürüldüğünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, katillerin aynı gün özel uçakla gittiğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, “Sayın Erdoğan bana diyor ki, ‘Almanya’ya gittin, Viyana’ya gittin ne konuştun çık anlat.’ Hepinizin önünde namus sözü veriyorum. Ben Almanya’da, Viyana’da, Kıbrıs’ta neleri konuştuğumu bu kürsüde anlatacağım ama bir şartla. Erdoğan bu katilleri hangi gerekçeyle serbest bıraktı çıkıp anlatsın. MİT Müsteşarı ABD’ye gitti bilgi vermeye. MİT Müsteşarı parlamentoya gelip komisyona bilgi verdi mi? Dünyanın bildiğini bizden niye saklıyorlar?” şeklinde konuştu.

    “Dış politikanın yeniden milli bir kimliğe kavuşması lazım”

    Dış politikanın 180 derece değişmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Suriye ile ilişkiye geçilmek zorundadır. Dış politikanın yeniden milli bir kimliğe kavuşması lazım” açıklamasında bulundu.

    “1 Ocak 2019’dan itibaren CHP’li belediyelerin olduğu bütün yerlerde asgari ücret net 2 bin 200 lira olacak”

    Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    “1 Ocak 2019’dan itibaren CHP’li belediyelerin olduğu bütün yerlerde asgari ücret net 2 bin 200 lira olacak. Arkasında da duracağız. Daha önce bin 500 lira olacak dedik ve bin 500 lira oldu. Bizim belediyelerde ve kazanacağımız belediyelerde asgari ücret net 2 bin 200 lira olacak, bu birinci öngörümüz. İkinci öngörümüz şu bize ait olmayan ve kazanacağımız belediyelerde hiç kimsenin işine son vermeyeceğiz. Kul hakkı yemeyeceğiz. Biz asgari ücreti bu kürsüden ilan ediyoruz.”

    Kılıçdaroğlu’nun Süleyman Şah Türbesi’yle ilgili sözleri ise tepki çekti. Kılıçdaroğlu’nun sözleri Meclis Genel Kurulunda tansiyonu yükseltti. AK Parti ve CHP milletvekilleri birbirine bağırarak karşılıklı laf attı.

  • Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Kesimal: “1 Ocak tarihinden itibaren plastik poşetler ücretle temin edilecek”

    Atık oluşumu ve israfın engellenmesiyle atıkların ekonomiye kazandırılmasına yönelik olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan ’Sıfır Atık Projesi’ kapsamında ’Sıfır Atık Geleceğe Değer Kattık’ semineri düzenlendi.

    Kadir Has Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminerin açılış konuşmasını Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Sibel Livdumlu, müdürlüğün çalışmaları hakkında bilgiler verdi. ’Sıfır Atık Projesi’nin hayata geçirilmesinde vatandaşlar ile birlikte belediyelere de büyük görevler düştüğünü ifade eden Livdumlu, “İlimizde bulunan yaklaşık bin 900 kurum ve kuruluşun proje kapsamında görevlendirilen personelleriyle iletişime geçilerek odak noktaları belirlenmiştir. Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve diğer ilçe belediyelerinin katılımlarıyla proje kapsamında çalışmalar hakkında bilgilendirme ve değerlendirme amaçlarıyla toplantılar düzenlenmiştir. Sıfır Atık Projesi’nin hayata geçirilmesinde elbette ilimizdeki bütün vatandaşlarımız ile birlikte belediyelerimize de büyük görevler düşmektedir. Belediye başkanlarımız tarafından projelerimizin en önemlisi çocuklarımızın bulunduğu okullarda başlaması için belediye başkanlıklarımız tarafından sıfır atık kumbaraları oluşturulmuş. 279 okul ile kamu binaları dahil olmak üzere 530 atık kumbarası dağıtılmaya başlamış ve tamamlanana kadar dağıtılması devam edecektir. İlimiz merkezinde çalışmalara bunlarla birlikte başlanmıştır. Gerek il müdürlüğümüz gerek belediyelerimiz tarafından eğitim çalışmaları devam etmektedir. Örnek teşkil etmesi amacıyla çalışmalar öncelikle kendi kurumumuzda başlatılmıştır. İlk aşamada İl Müdürlüğü personeline farkındalık eğitimi verilmiş sonrasında hizmet binamızla mevcut durum tespiti yapılarak atıkların yönetimi için atık yönetim planı oluşturulmuştur. Atık miktarları belirlenerek atık depolama alanı oluşturulmuştur. Çalışma ofislerimizde ve yemekhanelerimizde çöp kovaları kaldırılarak atık kumbaraları bütün personelimizin ulaşacağı yere yerleştirilerek personelin de bunu ayrıştırarak atmasını sağladık. Müdürlüğümüzde Mayıs ayında başladığımız atık yönetimi çalışmaları sayesinde 5 ay gibi kısa bir süre içerisinde atık kağıtlarla 14 ağacın kesilmesini önledik. Atık camlar ve plastiklerle 10 kw saat ile birlikte enerji tasarrufu sağladık. Bu değerler sıfır atık çalışmalarının ilimiz bütününde ki kurum ve kuruluşların hepsinde uygulanması halinde çevre ve doğal kaynaklar üzerinde ki baskının ne kadar azaltacağını gösteren küçücük bir örnektir” ifadelerini kullandı.

    Programda konuşan Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Yahya Kesimal ise 1995 yılında oluşan evsel atık miktarının 17 milyon ton olduğunu ve bu sayının 2015 yılında 31 milyon tona ulaştığının altını çizerek, “Daha temiz ve yaşanılabilir bir dünya öncelikle birey daha sonra toplum olarak katkı sağlamak, çevre bilincinin arttığı bir Türkiye’ye doğru ilerlemek için neler yapabiliriz diye kendimize bir soru soruyoruz. Sanayi devriminden bu zamana teknolojinin üretimi ve nüfusun hızlı bir şekilde arttığı, doğal kaynaklarımızın ise hızlı artışa yetişemeyerek, giderek daha fazla tükenmekte olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Verilere baktığımızda son yüzyıldan bugüne kadar kişi başına düşen enerji miktarı iki katına ham madde kullanımı üç katına çıkmıştır. Yeryüzünden toplam kaynak çıkarımı 1980 senesinden bugüne 40 milyar ton seviyelerinde iken 2030 yılında yüz milyar tona ulaşılacağı öngörülmektedir. Dünya bankası raporlarına göre yılda 1,3 milyar ton evsel atık miktarının 2025 yılında 2,2 milyar tona ulaşması beklenmektedir. Dünyadaki atığın yüzde 52’si depolama alanlarında yapılanmaktadır. Aynı rapora göre bu alanda yapılan yıllık harcamanın ise 205 milyar dolardan 2025 yılında ise 375 milyar dolara çıkacağı ön görülmektedir. Ülkemizde de benzer artışları görmek mümkündür. 1995 yılında oluşan evsel atık miktarı 17 milyon ton dolaylarında iken 2015 yılına gelindiğinde ise bu değerin 31 milyon tona ulaştığı 2023 yılında ise 38 milyon gibi çok büyük bir rakama çıkacağı öngörmekteyiz. Yeni bir ekonomi model olan Döngüsel ekonomi gündeme girmiştir. Bir ürünün tasarımdan nihai geri kazanımına kadar süreci ele almakta ve azami geri dönüşüm hedeflerken atıkların düzenli depolanması gibi bertaraf yöntemlerini de amaçlayan bir döngüdür” diye konuştu.

    “Gereksiz plastik poşet kullanımını önlemek için tüm satış noktalarında ücretli olacak”

    1 Ocak 2019 tarihinden itibaren ülke genelindeki tüm satış noktalarında plastik poşetin ücretle temin edileceğini vurgulayan Kesimal sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tüm dünyada üzerinde çok durulan plastik poşetlerin kullanımı sonucu oluşan görsel kirliliğin önlenmesi ve gereksiz plastik poşet kullanımının önüne geçilmesi hedeflenmiş ve bu kapsamda bakanlığımız 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren ülkemizde tüm satış noktalarında ücretli olarak temin edilmesi yönünde düzenleme yapmıştır. Uygulama gereksiz poşet tüketimini ciddi oranda azaltacak olup tüketicileri alışveriş yaparken yanlarında getirebilecekleri tekrar kullanımlık poşet, çanta, tekerlekli alışveriş arabaları kullanımı yönünde teşvik edecektir.”

  • Bakan Kurum: “Mersin Millet Bahçesi ocak, şubat aylarında başlayacak”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Mersin’de Tevfik Sırrı Gür Stadyumu’nun bulunduğu yeri ’Millet Bahçesi’ yapmak için projelendirdiklerini belirterek stadın yıkımına başlandığını, Millet Bahçesi yapımının da ocak, şubat aylarında başlanacağını söyledi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan, bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Mersin’e geldi. İlk olarak Tunceli’nin Nazımiye ilçesi kırsalında operasyonda soğuk havadan etkilenen ve kaldırıldığı hastanede şehit olan Ferruh Dikmen ve Asım Türkel’in ailelerine taziye ziyaretinde bulunan Kurum ve Elvan, daha sonra Mersin Valiliği’ne geldi.

    “Çarpık bir yapılaşma gördük”

    Sahil Valilik makamında gerçekleşen ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Kurum, Mersin’deki şehit ailelerini ziyaret ettiklerini ve taziyelerde bulunduklarını belirtti. Taziyeler esnasında Mersin’i helikopterle gezme fırsatı bulduklarını kaydeden Kurum, “Mersin’i yukarıdan inceleme fırsatı bulduk. Fakat gördük ki, kuzeyden güneye rüzgarını kesen bir yapılaşma var. Sırf bu yeni yapılaşmaların dışında da çarpık bir yapılaşmayı Mersin’de gördük. Tabi bu bugünün sorunu değil, geçmişten bugüne gelen maalesef yerel yönetimlerimizin aldığı kararların sonucu. Kuzeyden güneye rüzgarımızı engelleyen bir yapılaşmayla karşı karşıyayız” dedi.

    “Vatandaşların da rıza gösterdiği bir kentsel dönüşüm projesi yapmak istiyoruz”

    Mersin ile ilgili bir master plan hazırlayacaklarını vurgulayan Kurum, “Akdeniz ilçemizde Ataş ve Bahçe Barış mahallelerinden başlamak üzere, vatandaşların rıza ettiği bir kentsel dönüşüm projelerini yapmak istiyoruz. Bu artık elzem. Çünkü, altyapı anlamında büyük sıkıntılar var. Burada çalışmaları, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) eliyle başlatıyor olacağız. Bunları yaparken de derelerin üzerinde birçok yapılaşmayı da gördük. Bu yapılaşmalardan kaynaklı taşmalar, su basmalar alt yapıyı alt üst eden bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. Mersin’de dere güzergahı üzerinde bulunan ne kadar yapı varsa bu derelerin ıslah edilip, olması gereken düzeye getirilmesinde çalışmalarımızı yapıyor olacağız” ifadelerini kullandı.

    “Millet Bahçesi’ni 110 dönüm alana yapacağız”

    Millet Bahçesi’nin Mersin’de 110 dönüm alanda yapılacağını aktaran Kurum, “Stadyumun bulunduğu yeri biz Millet Bahçesi yapma noktasında projelendirme çalışmaları yapıyoruz. Valiliğimiz yıkımını gerçekleştiriyor. İnşallah aralık ayına kadar yıkımını gerçekleştirecek. Bizde ocak, şubat ayında inşallah yapımına başlayacağız. 50 bin metre kare bir alan. Birde bu alanın önünde denizpark diye bilinen yaklaşık 60 dönümlük bir alan daha var. Bunu da Mersinlilere kazandıracak şekilde Millet Bahçemizi büyütüyoruz. 110 dönüm alanda, içinde Millet Kıraathanesinin olduğu, sosyal anlamda bütün vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacını karşılayabileceği bir alan projesini gerçekleştirmiş olacağız” şeklinde konuştu.

    Kurum ayrıca, emeklilerin ve sosyal anlamda alt gelir grubunda bulunan vatandaşların beklediği TOKİ konutlarıyla ilgili de açıklamalarda bulunarak, “Konutların yapılması için gereken arazilere baktık. Bunlarla ilgili kararları aldık. İnşallah önümüzdeki süreçte bu projeyi de Mersin’de gerçekleştirmiş olacağız” diye konuştu.