Etiket: obezite

  • Kilolarını eritip yaşamları değişen obezite hastaları Antalya’da buluştu

    Obezken geçirdikleri mide ameliyatıyla 50 kilonun üzerinde zayıflayarak yeni bir hayata kavuşan ve sosyal medyada açtıkları ‘Obezite Portal’ adıyla örgütlenen grup, Antalya’da buluştu.

    Aralarında yurt dışından ve Türkiye’nin farklı illerinden obezite ameliyatı geçirerek büyük bir değişimle sağlığına kavuşanlar, 1 Şubat 2006 yılında sosyal medya üzerinde ‘Obezite Portal’ adlı bir grup kurdu. 8 bin 500 üyesi olan gruptan bazı üyeler, bugün Antalya Lara’da bir araya geldi. Aralarında mide ameliyatı sonrası 50-90 kilo verenlerin de olduğu grup üyeleri, etkinlikte yemek sonrası müzik eşliğinde doyasıya oynadı.

    Grubun 90 kilo vererek en çok kilo verenlerinden olan portal kurucusu 34 yaşındaki Burak Karadaş, 1 yılda 90 kilo verdiğini söyledi. Zayıfladıktan sonra yakınlarının kendisini tanımadığını aktaran Karadaş, “Hayat kalitem arttı, oturmam, kalkmam, yürümem, nefes almam, kısacası her şeyim değişti. Tek pişmanlığım neden bu kadar süre beklediğim oldu” dedi.

    İkinci ameliyatını olan 26 yaşındaki Şefika Ulu, “120 kilodan 72 kiloya düştüm. Ameliyat olduğumuz için zayıflamıyoruz, yiyemediğimiz için zayıflıyoruz. İnsanların özgüveni artıyor, çevremde Vizontele’deki gibi yanındakine bir şey olmazsa sen de ye hesabı söylüyorlardı, artık öyle bir durum söz konusu değil” dedi.

    “İstediğim her şeyi yiyebiliyorum”

    Grup üyelerinden 1 senede 150 kilodan 65 kiloya düşen 24 yaşındaki Ramazan Kaya ise, daha önce yaşadığı sağlık sorunlarına değindi. Çocuğu olduktan sonra 130 kiloya yükseldiğini söyleyen 29 yaşındaki Pelin Kunar ise, “En son kızım doğduktan sonra 130 kiloya ulaştım. Kızım yürümeye başlayınca oyun istiyordu, ben de peşinden gidemiyordum, ona eşlik edemiyordum ve ilgilenemiyordum. Şuanda 8 ayı tamamladım ve yaklaşık 52 kilo verdim. Şuanda 76-78 kiloda gidip geliyorum ve istediğim her şeyi yiyebiliyorum” dedi.

    “130 kilo öleceğine 60 kilo öl, en azından cenazeni kaldırabilirler”

    Mide ameliyatı sonrası 118 kilodan 63 kiloya kadar düşen 37 yaşındaki Nuray Yılmaz Yüceoğlu da, “Öncesinde psikolojiniz yeterince bozuluyor kilodan dolayı. İkinci sınıf insan oluyorsunuz. İçiniz ne kadar iyi olursa olsun dışınıza bakılıyor. Zayıflayınca insanların bakışları değişti. Şu anda insanlar gülümseyerek takdir eder gibi bakıyor” derken, kendisi gibi ameliyat olan ve 128 kilodan 6 ayda 64 kiloya kadar düşen eşi Obezite Portal Antalya sorumlusu Eray Yüceoğlu, “Sabah uyanabiliyorum en azından, gece uyurken horlamıyorum. Kilonun eksileri çok, sağlıksız bir insansın nihayetinde. Adı üzerinde obezite. Obezite portalı sayesinde evlendim. Ailemizin ameliyat olma diye baskıları oluyordu, ölüm riski var şeklinde. 130 kilo öleceğine 60 kilo öl daha iyi. En azından cenazeni kaldırabilirler” dedi.

  • Spor ve diyet ile kilo veremeyenlere obezite cerrahisi

    Medicalpark Gaziantep Hastanesi Genel cerrahisi Prof. Dr. Yusuf Yağmur, obezite cerrahisinde yaşanan gelişmler hakkında bilgi vererek, spor ve diyet ile kilo veremeyenlere önerilerde bulundu.

    Prof. Dr. Yusuf Yağmur, obezitenin çağın en önemli sorunlarının başında geldiğini belirterek, obezitenin hareketsiz yaşam ve sağlıksız gıdalar ile birlikte tehdit boyutunu daha da büyütebileceğini ifade etti. Kilo verme cerrahisinde yaşanan gelişmeler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yağmur, kilo sorunu bulunanların spor ve diyete rağmen kilo veremediklerini ifade etti.

    En zorlu süreç karar aşaması

    Böyle durumda ise devreye obezite cerrahisinin girdiğini anlatan Yağmur, böyle durumlarda ise en zorlu sürecin karar aşaması olduğunu ifade etti. Yağmur,

    “Obezite ile savaşa başlamanın en zor tarafı, kişinin bu konuda kararlı hale gelmesidir. Çoğu insan, fazla kilolarından dolayı sıkıntı yaşayıp, yaşam kaliteleri düştüğünde kilo vermeye karar verir. Bu kişiler çoğu zaman, diyet ve sporla kilo vermeye çalışsalar da, bazen daha fazlası gerekir. Bu noktada kilo verme cerrahisi devreye girer. Bu yöntemlerin en sık uygulananların biri olan tüp mide ameliyatı ile midenin bir kısmının çıkarılmasıdır. Ameliyat laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılır. Midenin küçülmesi, hastanın daha az miktarda gıda ile doyma hissine ulaşmasını sağlar. Bir diğer yöntem gastrik bypass tekniğinde ise iki amaç vardır. Birincisi mide hacminin küçülmesi, ikincisi ise bağırsakların bir kısmını devreden çıkartarak gıdaların sindiriminin azalmasıdır. Sleeve gastrektomi ameliyatı sırasında midenin büyük bir kısmı geriye dönüşü olmadan laparaskopik yöntemle midenin büyük kenarı dikey olarak kesilip çıkarılır. Geriye bırakılan mide dokusu yaklaşık 150-200 ml civarındadır. Komplikasyon olarak tüm cerrahi girişimler için de geçerli olan kanama, organ yaralanması, emboli ve anesteziye bağlı komplikasyonlar ve midenin kesilen ve dikilen hattından olan kaçaklar görülebilir” dedi.

    Hastaya özel program şart

    Medical Park Gaziantep Hastanesi Genel Cerrahi Prof. Dr. Yusuf Yağmur, “Her hastanın ihtiyacının farklı olduğu ve programın buna göre planlanması gerektiği sonucuna ulaşılabilir. Cerrahi müdahale sonrasında da hastanın takibinin çok önemlidir. Yapılan araştırmalar, kilo verme cerrahisinden faydalanan yüzde 60-80 oranındaki kişilerin beş yıl boyunca verdikleri kiloları geri almadıklarını ortaya koyar” diye konuştu.

  • Obezite eylem planı ikinci toplantısı yapıldı

    Zonguldak Valiliği ve Bülent Ecevit Üniversitesi Arasında Obezite ile ilgili eylem planının ikinci toplantısı yapıldı.

    Zonguldak Valiliğinin öncülüğünde Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından ortaokul çağı çocuklarında obeziteye yönelik başlatılan takip ve müdahale projesi devam ediyor.

    Eylem Planı kapsamında 2. ölçümlerin yapılabilmesi ve erişilen mevcut sonuçlara göre yapılması gerekenlerin görüşülmesi için valilikte Vali Ahmet Çınar’ın başkanlığında bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, geçtiğimiz Mayıs ayında gerçekleştirilen ölçümlerin sonuçları ve bu sonuçların neticesinde yapılması gerekenler görüşüldü. Tespit edilen ve risk altında olan çocuklarımıza gerekli sağlık ve pratikte uygulanması gereken önlemler masaya yatırıldı. Toplantıya Vali Ahmet Çınar’ın yanı sıra BEÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Ali Azar, BEÜ Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu, Proje Yürütücüsü ve BESYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Gümüş, İl Özel İdaresi genel Sekreteri Recep Demirtaş, İl Sağlık Müdürü Bilal Cin, Milli Eğitim Müdürü Turgut Özbek, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Vekili Hakan Yüksel, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcısı Ali Osman Yılmaz katıldı.

    BEÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Ali Azar toplantı ile ilgili şunları söyledi:

    “Toplumun ihtiyaçlarına duyarlı bir üniversite olarak bölgemizin başlıca problemleri arasında yer alan diyabet ve obezite konusunda çalışmalar yapmaktayız. BEÜ olarak, ortaokul çağı çocuklarında obezite takip ve müdahale projesi ile sağlıklı nesiller yetiştirilmesini sağlamayı hedefliyoruz. Obezite ve diyabet, üniversitemizin öncelikli araştırma alanları arasındandır ve bilindiği üzere BEÜ Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkiye’de kamuya bağlı müstakil binası olan ilk araştırma merkezi konumundadır. Bu değerli merkezin bölgemize ve ülkemize kazandırılmasında değerli katkıları bulunan önceki Rektörümüz Prof. Dr. Mahmut Özer başta olmak üzere Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkesi Müdürü Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu, Proje Yürütücüsü ve BESYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Gümüş başta olmak üzere emeği geçen tüm yetkililere teşekkür ediyorum. BEÜ olarak, önceki Rektörümüz Prof. Dr. Mahmut Özer’in ilimizde öncülük ettiği pek çok alanda olduğu gibi diyabet ve obezite konusunda da başlatılan çalışmaları geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz.”

    Zonguldak Valisi Sayın Ahmet Çınar toplantı ile ilgili yaptığı açıklamada; “Bu çapta bir projenin ülkemizde ilk olarak Zonguldak ilimizde başlamış olmasından ve çok değerli çocuklarımızın bu sayede çağımızın hastalığı obezite bakımından korunacak ve kontrol altında tutuluyor olmasından memnuniyet duymaktayım. Bu eylem planı ile genel ve yerel sağlık otoriteleri ile yerel yöneticilerine stratejik hedefler oluşturmaya başladık. İlk sonuçları aldık ve yol haritamız belirlendi. Ancak 2. Ölçümler ile duruma daha da hâkim olacağız. Fakat şimdiden yapmamız gereken önemli işler olduğunu gördük ve kurumlarımızla işbirliği halinde yapılacakları planladık. Bu projede emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza ve çalışan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

  • Obezite sonrası estetik

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mesut Özcan, obezite tedavisinden sonra vücut deformitelerinin kombine estetik ameliyatla çözüme kavuşturulabildiğini söyledi.

    Bireylerin gündelik yaşamda cinsiyet, yaş, genetik ve fizyolojik özelliklerine göre değişen günlük enerji ihtiyacı olduğunu belirten uzmanlar, ihtiyaçtan fazlasının tüketilmesi ve harcanamaması halinde vücudun artarak devam eden yağ depolaması ile durumun çağımızın hastalığı obeziteye kadar gittiğine de dikkat çekti. Obezitenin vücut fonksiyonlarına zarar verdiği gibi kişinin sosyo-psikolojik konumu içinde olumsuzluklar oluşturduğunu ifade eden Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mesut Özcan, “Uzman doktor kontrollü disipliner obezite tedavisi sonrasında bu kişilerde yüksek oranda kilo kaybı sağlanabilir. Obezite tedavisinde mide küçültme ameliyatı olan veya olmadan hızla kilo veren hastalarda oluşan cilt sarkmaları şikayetleri gelmektedir. Vücut ağırlığının yüzde ellisi veya daha fazlasının kaybedildiği vakalarda haliyle büyük kilolara alışkın vücudun artık gereksiz olarak tanımlanabilecek gevşek, sarkmış cilt yığını vardır” diye konuştu.

    Estetik boyutunda değerlendirme yapıldığında yaşanan deformasyonlarla ilgili en sık gelen başvuruların; meme estetiği, karın estetiği, kol bacak estetiği olduğunu ifade eden Özcan, “Estetik ameliyatlar tek tek yapılabileceği gibi kişinin ihtiyaçları doğrultusunda ve sağlık durumu uygunluğu da göz önünde bulundurularak tek ameliyatla da çözüme kavuşturulabilmektedir. Obezite tedavisi sonrasında zayıflayan kişilerde oluşan vücut deformiteleri için estetik cerrahi talebi de her geçen gün artmaktadır. Estetik cerrahi prosedürlerin uygulanabilmesi için kişinin hedeflenen kiloya ulaşmış olması ve ulaştığı kiloyu da en az 6 aydır sabit koruyor olması gerekmektedir” dedi.

  • Eski obezite hastaları yeni hayatlarını anlattı

    Obezite Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Recep Aktimur, “Obezite günümüzde en büyük sağlık sorunlarından biri. Hastalarımız obeziteden kurtulduktan sonra yeni bir hayata başlıyor” dedi.

    Samsun Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Recep Aktimur tedavi ettiği hastalarıyla Fevzinin Yeri’nde düzenlenen 4 . Geleneksel Obezite ve Diyabet Söyleşi Kokteyli’nde bir araya geldi. Obezite cerrahisi deneyimi ile fazlalıklarından kurtulup ikinci baharını yaşayan misafirler doktorlarının eşliğinde birbirlerine yaşadıkları süreçleri anlatarak anılarını paylaştılar. Hastalarının hepsinin istediği kiloya kavuştuğunu söyleyen Samsun Liv Hospital Obezite Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Recep Aktimur, “Obezite günümüzde en büyük sağlık sorunlarından biri. Hastalarımız obeziteden kurtulduktan sonra yeni bir hayata başlıyor. Kronik hastalıklarından (tip 2 diyabet yüksek tansiyon, kolesterol, uyku apnesi kurtuluyor) her konuda daha iyiye gidiyorlar. Sağlıklarının iyileşmesinden başta kendilerine güvenleri artıyor, hayata bakışları değişiyor” diye konuştu.

    Doç. Dr. Recep Aktimur, kilolu olan ya da bahsedilen kronik hastalıklara sahip hastaların mutlaka deneyimli bir cerrah tarafından değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

    Yoğun ilgi ve katılımla gerçekleşen buluşmada misafirler, düzenlenen gece için teşekkürlerini ilettiler.